KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Paragraf — Test 7

KPSS Türkçe dersinin Paragraf konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 120 soru kitap sırasına göre 8 teste bölünmüştür; bu sayfa 7. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

6 kolay7 orta2 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Bir şiirde imge, okurun zihninde beliren resim değildir yalnızca; sözcüklerin birbirine sürtünmesinden çıkan kıvılcımdır. Bunu anlamak için şu soruyu sormak gerekir: Bir dize neden başka bir dizeyle yan yana gelince ısınır? Sanırım yanıt, dilin kendi alışkanlıklarını unutmasında saklı. Şair “akşam” der, biz gökyüzünü görürüz; “akşam demir gibi ağırdı” der, artık gördüğümüz şey gökyüzü değil, omuzlarımızdır. İşte bu yer değiştirme, imgenin asıl işidir. Onu bir süs sayanlar, şiirin çatısını taşıyan kirişi duvara asılmış bir tablo sanmış olurlar. Bu parçadaki yazarın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Sayısal verilere dayanarak genellemeye ulaşmıştır.
    • B)Öyküleyici anlatımla kişileri ayrıntılı biçimde betimlemiştir.
    • C)Soru sorup yanıtlayarak ve benzetmelere başvurarak düşüncesini geliştirmiştir.
    • D)Karşıt görüşleri tek tek sıralayıp her birini örnekler vererek çürütmüştür.
    • E)Alanında yetkin kişilerin sözlerine başvurarak savını desteklemiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Soru sorup yanıtlayarak ve benzetmelere başvurarak düşüncesini geliştirmiştir.

    Yazar, “Bir dize neden başka bir dizeyle yan yana gelince ısınır?” sorusunu sorup “Sanırım yanıt…” diyerek kendisi yanıtlamış; ayrıca “demir gibi ağırdı” ve kirişin duvara asılmış tabloya benzetildiği son cümleyle benzetmelere başvurmuştur. Bu iki somut özellik C'yi doğrular. Parçada hiçbir kişinin sözüne başvurulmadığı için E, sayısal hiçbir veri geçmediği için A söylenemez.

  2. Soru 2

    Kolay

    Yıllarca ıssız bir adada fener bekçiliği yapmış yaşlı bir adamla konuştum. Kışın haftalarca kimseyi görmediğini, tek arkadaşının rüzgârın sesi olduğunu anlattı. Sonra gülümseyip şunu söyledi: “Ben orada susmayı öğrendim, konuşmayı ise unutmadım.” Karaya döndüğünde herkesin durmadan konuştuğunu, ama kimsenin bir başkasını dinlemediğini fark etmiş. Adada geçen yıllar ona, söylenecek sözü içinde bekletmeyi, ancak gerektiğinde söylemeyi öğretmiş. Şimdi kahvede oturuyor, saatlerce dinliyor, ağzını yalnızca sözünün karşılığı olduğuna inandığında açıyor. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Gereksiz konuşmaktan kaçınmayı öğrendiği, söz söyleme yetisini ise koruduğu
    • B)İnsanlarla iletişim kurma isteğini adadaki yıllar boyunca yitirdiği
    • C)Yalnızlığın onu çevresinden uzak, içine kapanık biri hâline getirdiği
    • D)Konuşma becerisini kullanmadığı için körelttiği
    • E)Doğa seslerini insan sesinden daha değerli bulduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Gereksiz konuşmaktan kaçınmayı öğrendiği, söz söyleme yetisini ise koruduğu

    Son cümledeki “ağzını yalnızca sözünün karşılığı olduğuna inandığında açıyor” ifadesi, adamın gereksiz konuşmayı bıraktığını, buna karşılık söz söyleme yetisini yitirmediğini gösterir; bu da A'yı karşılar. Sözün ikinci bölümündeki “konuşmayı ise unutmadım” bilgisi, D'deki körelme ve B'deki büsbütün vazgeçme yorumlarını doğrudan geçersiz kılar.

  3. Soru 3

    Kolay

    Bir kentte bisiklet yolu yapmak, asfalta boya çekmekten ibaret değildir. Yolun kesintisiz olması, yani okulla, pazarla, otobüs durağıyla birleşmesi gerekir; kopuk kopuk çizilen şeritler kimseyi selesine oturtmaz. Ayrıca yolun kenarında gölge veren ağaçlar, güvenli park yerleri ve iyi bir aydınlatma bulunmalıdır. Sürücülerin bu şeritleri park alanı sanmasını önleyecek fiziksel ayırıcılar da şarttır. Bütün bunlar sağlandığında bisiklet, spor aracı olmaktan çıkıp gündelik bir ulaşım seçeneğine dönüşür; sağlanamadığında ise pahalı bir süs olarak kalır. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

    • A)Bisikleti gündelik yaşamda kullanmak insan sağlığını nasıl etkiler?
    • B)Kentlerde otomobil trafiği neden her yıl artmaktadır?
    • C)Bisiklet yolları dünyada ilk kez nerede yapılmıştır?
    • D)Bir kentte bisiklet yollarının işlevli olması için neler gerekir?
    • E)Bisiklet sürücüleri trafikte hangi kurallara uymalıdır?
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Bir kentte bisiklet yollarının işlevli olması için neler gerekir?

    Parçanın tamamı; kesintisizlik, gölge, güvenli park yeri, aydınlatma ve fiziksel ayırıcı gibi koşulları sıralayarak bisiklet yollarının işlevli olmasının gereklerini anlatır, bu da D'yi karşılar. E'deki soru yalnızca sürücü davranışlarına ilişkindir; oysa parçada sürücülere yönelik hiçbir kural sıralanmamış, yolun tasarımı ele alınmıştır.

  4. Soru 4

    Orta

    Atölyesine girdiğimde masanın üstünde onlarca küçük kâse gördüm; her birinde başka bir renk vardı. Boyalarını kendisi hazırlıyor, taşları elle öğütüyordu. “Hazır tüpten sıkılan renk benim değil.” dedi. Bir yaprağın damarını çizmek için kimi zaman bir haftasını verdiğini, işini bitirmediği sürece kimseye göstermediğini anlattı. Sergi açmayı, ödül almayı düşünmüyordu; öğrencilerine de aynı sabrı kazandırmaya çalışıyordu. Odanın duvarında yalnızca tek bir çalışma asılıydı, o da yıllar önce ustasının ona armağan ettiği bir sayfaydı. Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Yapıtlarını satmayı reddettiği için geçim sıkıntısı çektiği
    • B)Üretimin her aşamasını kendi emeğiyle yürüttüğü
    • C)Yeni tekniklere karşı çıkarak geleneği olduğu gibi koruduğu
    • D)Öğrencilerini kendi üslubunu sürdürmeye zorladığı
    • E)Ustasının çalışmalarını kendininkilerden üstün gördüğü
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Üretimin her aşamasını kendi emeğiyle yürüttüğü

    Boyalarını kendisinin hazırlaması, taşları elle öğütmesi ve “Hazır tüpten sıkılan renk benim değil.” demesi, üretimin her aşamasını kendi emeğiyle yürüttüğünü gösterir; yanıt B'dir. Parçada satıştan ya da geçim sıkıntısından hiç söz edilmediği için A, öğrencilere aktarılanın üslup değil sabır olduğu belirtildiği için D söylenemez.

  5. Soru 5

    Kolay

    Kırk yıldır çeviri yapıyorum; ilk yıllarda sözcüklerin peşinden koşardım, şimdi cümlenin soluğunu arıyorum. Bir metni Türkçeye aktarırken kendimi yazarın yerine koymuyorum, onun sesini duyabileceğim bir uzaklıkta duruyorum. Beğenilen çevirilerim oldu, ama en çok yeniden gözden geçirdiklerimi severim. Genç arkadaşlar bana sık sık hızı soruyor; oysa çeviride hız, ancak metni tanıdıktan sonra kazanılır. Ben hâlâ her sabah, çevireceğim bölümü önce yüksek sesle okurum. Kulağıma yerleşmeyen bir cümleyi kâğıda geçirmem. Bu sözleri söyleyen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Çeviride hızlı çalışmanın niteliğe her durumda zarar verdiğini savunduğu
    • B)Yazarın üslubunu bütünüyle kendi üslubuna dönüştürdüğü
    • C)Genç çevirmenlerin çalışmalarını yetersiz bulduğu
    • D)Sözcüğü sözcüğüne aktarmayı temel ilke edindiği
    • E)Metne yaklaşırken sesi ölçüt alan bir yöntem geliştirdiği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Metne yaklaşırken sesi ölçüt alan bir yöntem geliştirdiği

    “Cümlenin soluğunu arıyorum”, “yüksek sesle okurum” ve “kulağıma yerleşmeyen bir cümleyi kâğıda geçirmem” sözleri, çevirmenin sesi ölçüt alan bir çalışma yöntemi geliştirdiğini gösterir; yanıt E'dir. “Hız, ancak metni tanıdıktan sonra kazanılır.” diyerek hızı büsbütün reddetmediği için A, sözcüklerin peşinden koşmayı geride bıraktığını söylediği için D yanlıştır.

  6. Soru 6

    Orta

    Belgesel sinemayla kurmaca sinema arasındaki fark, çoğu kişinin sandığı gibi gerçekle hayal arasındaki fark değildir. Belgeselci de bir şeyler seçer: Kamerayı nereye kuracağını, hangi görüntüyü keseceğini o belirler; yani onun elinde de bir kurgu vardır. Kurmacacı ise uydurduğu olayı inandırıcı kılmak için gerçeğin ayrıntılarına yaslanır. İkisi de seyirciyi bir bakış açısına çağırır. Ayrıldıkları nokta şudur: Belgeselci elindeki malzemeyi bulur, kurmacacı ise kurar. Biri dünyayı çerçeveler, öteki dünyayı yeniden yapar. Bu parçada karşılaştırılan iki sinema anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)Belgesel sinemanın seyirciyi yönlendirmekten kaçındığı
    • B)Her ikisinin de bir seçme ve düzenleme işi içerdiği
    • C)Kurmaca sinemanın inandırıcılık için gerçekten yararlandığı
    • D)İkisinin malzemeye ulaşma biçimlerinin ayrıldığı
    • E)Her ikisinin de seyirciyi belli bir bakışa yönelttiği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Belgesel sinemanın seyirciyi yönlendirmekten kaçındığı

    “İkisi de seyirciyi bir bakış açısına çağırır.” cümlesi, belgeselcinin de seyirciyi yönlendirdiğini söyler; bu nedenle A parçaya aykırıdır ve söylenemez. “Belgeselci elindeki malzemeyi bulur, kurmacacı ise kurar.” cümlesi D'yi, “gerçeğin ayrıntılarına yaslanır” ifadesi ise C'yi doğruladığından bu seçenekler parçadan çıkarılabilir.

  7. Soru 7

    Orta

    Sabahın altısında vardığım kasabada sokaklar hâlâ ıslaktı. Fırının önünde bekleyen üç kişi vardı; biri şapkasını çıkarmış, ekmeğin çıkmasını sayar gibi bekliyordu. Yokuşu tırmandım. Solda kireç badanalı evler, sağda kurumuş bir dere yatağı uzanıyordu. Meydana çıkınca kahvenin camında buğu, buğunun ardında iskambil oynayan eller gördüm. Bir kadın balkonundan halı silkeliyordu; toz, güneşin içinde bir an altın rengine döndü. Bütün bunları not defterime yazarken, kasabanın beni değil, benim kasabayı seyrettiğimden kuşkuya düştüm. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Tanımlamalara ve tanık göstermelere yer verilmiştir.
    • B)Gözleme dayalı betimlemeler birinci kişi ağzından aktarılmıştır.
    • C)Karşılaştırmalardan yararlanılarak bir sonuca varılmıştır.
    • D)Öznel yargılar sayısal verilerle desteklenmiştir.
    • E)Karşılıklı konuşmalarla olay akışı hızlandırılmıştır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Gözleme dayalı betimlemeler birinci kişi ağzından aktarılmıştır.

    “Vardığım”, “tırmandım”, “gördüm” gibi birinci kişi çekimleriyle ıslak sokaklar, buğulu cam ve altın rengine dönen toz gibi görsel ayrıntılar bir arada kullanılmıştır; bu da B'yi doğrular. Parçada hiçbir karşılıklı konuşma bulunmadığı için E, bir yargıyı destekleyen sayısal veri yer almadığı için D söylenemez.

  8. Soru 8

    Kolay

    Köyün en yaşlı kadını, sandığının dibinde bez torbalarda sakladığı tohumları gösterdi bize. Her torbanın ağzına, tohumun hangi yıl hangi tarladan alındığını yazmıştı. Yeni tohumların bir kez ekildiğini, ertesi yıl yeniden satın alınması gerektiğini anlattı. “Bizimkiler öyle değil.” dedi, “Bizimkiler kendi kendini yazan bir defterdir; her yıl bir sayfa ekler, hiçbir sayfayı kaybetmez.” Torbadan bir avuç aldı, avucunda yuvarladı. Bu tohumların kuraklığı da doluyu da gördüğünü, gördüğünü de unutmadığını söyledi. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Tohum saklamanın düzenli kayıt tutmayı gerektirdiği
    • B)Eski tohumların yeni tohumlardan daha çok ürün verdiği
    • C)Her yıl yeni tohum almanın üreticiye yük getirdiği
    • D)Bu tohumların kendini yenilerken geçmiş deneyimini de taşıdığı
    • E)Tohumların yazılı kayıtlar sayesinde günümüze ulaştığı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Bu tohumların kendini yenilerken geçmiş deneyimini de taşıdığı

    Son cümledeki “kuraklığı da doluyu da gördüğünü, gördüğünü de unutmadığını” ifadesi, “her yıl bir sayfa ekler, hiçbir sayfayı kaybetmez” sözüyle birleşince tohumun kendini yenilerken geçmiş deneyimini koruduğu anlaşılır; yanıt D'dir. Torbaların üstündeki yazı gerçek bir defterle değil, benzetmenin çıkış noktasıyla ilgilidir; bu yüzden A ve E yanıltıcıdır.

  9. Soru 9

    Orta

    Gün içinde öğrendiklerimiz, zihnimizde henüz yerini bulmamış eşyalar gibidir; ortalıkta dururlar. Uyku, bu eşyaları raflara yerleştiren sessiz bir çalışandır. Uyurken beyin, gündüz kurduğu bağlantıları yeniden gözden geçirir; işe yaramayanları zayıflatır, sık kullanılanları güçlendirir. Bu yüzden bir konuyu geç saatlere kadar tekrar edip uykusuz kalmak çoğu zaman öğrenmeyi kolaylaştırmaz, tersine zorlaştırır. Sınavdan önceki gece iyi uyuyan biri, aynı süreyi uyanık geçirenden daha çok şey anımsar. Bilgi, ancak dinlenmiş bir zihinde kalıcı bir düzene kavuşur. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

    • A)İnsan günde kaç saat uyumalıdır?
    • B)Uykusuzluk bedende hangi rahatsızlıklara yol açar?
    • C)Sınava hazırlanırken hangi tekrar yöntemleri kullanılmalıdır?
    • D)Beyin, uyku sırasında hangi bölümleriyle çalışır?
    • E)Uykunun öğrenme üzerindeki etkisi nedir?
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Uykunun öğrenme üzerindeki etkisi nedir?

    Parçanın tamamı, uykunun bağlantıları düzenlemesini ve uykusuz kalmanın öğrenmeyi zorlaştırmasını açıklayarak uyku ile öğrenme arasındaki ilişkiyi ortaya koyar; yanıt E'dir. C'deki soru yalnızca “geç saatlere kadar tekrar etmek” geçen tek cümleyle ilgilidir; parçada herhangi bir tekrar yöntemi önerilmemiştir.

  10. Soru 10

    Orta

    Geçen ay okuduğum romanda ne büyük bir olay ne de göz kamaştırıcı bir kahraman var. Kitap, bir apartmanın kapıcı dairesinde geçen üç günü anlatıyor. Yazar; kapıcının borç defterini, merdiven boşluğundaki sesleri, kalorifer kazanının homurtusunu öyle sabırla anlatıyor ki okur bir süre sonra dairenin nemini yüzünde duyuyor. Olay örgüsü neredeyse yok; buna karşılık her ayrıntı, o evde yaşayanların yoksulluğunu sessizce büyütüyor. Kitabı bitirdiğimde hiçbir şeyin olmadığını, ama çok şeyin anlatıldığını düşündüm. Bu parçada sözü edilen romanla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Kahramanının iç dünyasını uzun konuşmalarla yansıttığı
    • B)Toplumsal eleştirisini doğrudan yargı cümleleriyle dile getirdiği
    • C)Etkisini olaydan çok ayrıntıların birikmesinden aldığı
    • D)Geriye dönüşlerle geniş bir zaman dilimini kapsadığı
    • E)Ağır diliyle okurunu hayli zorladığı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Etkisini olaydan çok ayrıntıların birikmesinden aldığı

    “Olay örgüsü neredeyse yok; buna karşılık her ayrıntı, o evde yaşayanların yoksulluğunu sessizce büyütüyor.” cümlesi, romanın gücünü ayrıntıların birikiminden aldığını söyler; yanıt C'dir. Yoksulluğun “sessizce” sezdirilmesi B'deki doğrudan yargı cümlelerini, romanın üç günü anlatması ise D'deki geniş zaman dilimini geçersiz kılar.

  11. Soru 11

    Kolay

    Sahneye ilk çıktığım gece ellerim titriyordu; otuz yıl sonra hâlâ titriyor, ama artık bundan korkmuyorum. Bir rolü çalışırken önce yürüyüşünü bulurum, sesi sonra gelir. Ezber benim için en son iştir. Seyirci her akşam değişir; aynı repliği aynı biçimde söylersem oyun ölür. Bu yüzden yüzüncü temsilde de provaya gelirim. Bana “Yorulmuyor musun?” diye soruyorlar. Yoruluyorum elbette, ama perde kapandıktan sonra duyduğum şey yorgunluk değil, boşalmış bir kova hafifliği. Bu sözleri söyleyen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Sahne heyecanını yıllar içinde bütünüyle yendiği
    • B)Rolünü hazırlarken metnin sözlerinden yola çıktığı
    • C)Uzun süre oynanan oyunların oyuncuyu yıprattığına inandığı
    • D)Her temsili yeniden hazırlanmayı gerektiren bir iş saydığı
    • E)Seyircinin beklentisine göre rolünü baştan yazdığı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Her temsili yeniden hazırlanmayı gerektiren bir iş saydığı

    “Aynı repliği aynı biçimde söylersem oyun ölür.” ve “yüzüncü temsilde de provaya gelirim” sözleri, oyuncunun her temsili yeniden hazırlanmayı gerektiren bir iş saydığını gösterir; yanıt D'dir. Ellerinin hâlâ titrediğini söylediği için A, “Ezber benim için en son iştir.” dediği için B söylenemez.

  12. Soru 12

    Orta

    Basılı kitapla ekrandan okumayı yan yana koyunca ilk göze çarpan, birinin ağırlığı ötekinin hafifliğidir. Basılı kitap okura fiziksel bir harita sunar: Sayfanın kalınlığı nerede olduğumuzu, kenardaki not nerede durduğumuzu söyler. Ekranda ise metin kaygan bir yüzeyde akar; aradığımız cümleyi saniyede buluruz ama nereden geldiğimizi çoğu zaman unuturuz. Birincisi belleği mekâna bağlar, ikincisi aramaya. Hangisinin daha iyi olduğunu sormak yerine, hangi okuma türü için hangisinin uygun olduğunu sormak daha doğru olur. Bu parçada karşılaştırılan iki okuma biçimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Ekrandan okumanın basılı kitabı kısa sürede tümüyle geride bırakacağı
    • B)Basılı kitabın her tür metin için daha elverişli olduğu
    • C)Ekrandan okuyanların metni daha iyi anımsadığı
    • D)Aralarındaki farkın yalnızca alışkanlıktan kaynaklandığı
    • E)Her birinin okurun belleğiyle ayrı bir ilişki kurduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Her birinin okurun belleğiyle ayrı bir ilişki kurduğu

    “Birincisi belleği mekâna bağlar, ikincisi aramaya.” cümlesi doğrudan E'yi karşılar. Yazar son cümlede hangisinin daha iyi olduğunu sormanın yanlış olduğunu belirttiği için B, ekranda “nereden geldiğimizi çoğu zaman unuturuz” dediği için C söylenemez.

  13. Soru 13

    Zor

    Kalabalık bir vapurda oturmuş, karşımdaki adamın ayakkabılarına bakıyorum. Bağcıklarından biri yeni, biri eski. Neden mi ilgimi çekti? Çünkü ben de yıllardır böyle yaşıyorum: Bir yanım tazelenmiş, bir yanım eskimiş. Denemeyi seviyorum, çünkü bu yazı türü insanın kendini bir başkasının ayakkabısında görmesine izin veriyor. Belki de her deneme, yazarın kendi kendine ettiği bir laftır; okur ise bunu kapı aralığından duyar. Ne öğretmeye çalışırım ne de kanıtlamaya; yalnızca düşüncemin nasıl yürüdüğünü göstermek isterim. Bu parçadaki yazarın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Günlük bir gözlemden yola çıkıp konuşma havasında kendi üzerine düşünmüştür.
    • B)Karşıt görüşleri sıralayarak bunları örneklerle çürütmüştür.
    • C)Somut bir sorunu gidermek için okura öneriler getirmiştir.
    • D)Alanında yetkin kişilerin görüşlerine başvurarak savını güçlendirmiştir.
    • E)Olayları zaman sırasına göre anlatarak bir öykü kurmuştur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Günlük bir gözlemden yola çıkıp konuşma havasında kendi üzerine düşünmüştür.

    Yazı, vapurdaki bağcık gözlemiyle başlayıp “ben de yıllardır böyle yaşıyorum” denerek yazarın kendi üzerine düşünmesine dönüşür; “Neden mi ilgimi çekti?” gibi içten sorular da konuşma havasını kurar, yanıt A'dır. Son cümledeki “Ne öğretmeye çalışırım ne de kanıtlamaya.” ifadesi, B'deki çürütme ile C'deki öneri getirme seçeneklerini doğrudan geçersiz kılar.

  14. Soru 14

    Orta

    Yeni yapılan kültür merkezini gezdiren mimar, en çok hangi ayrıntıyı beğendiğimizi sordu bize. Kimimiz cephedeki cam yüzeyi, kimimiz geniş fuayeyi söyledi. Gülümsedi ve avlunun ortasındaki alçak duvarı gösterdi: “Buraya oturmayı ben tasarlamadım, bina tasarladı.” Duvarın yüksekliğini bilerek düşük tuttuklarını, gölgenin öğleden sonra tam oraya düştüğünü anlattı. Nitekim biz konuşurken iki öğrenci gelip oturdu, sonra bir kadın çantasını yanına bıraktı. Mimar, iyi yapının insana ne yapacağını söylemediğini, yalnızca imkân sunduğunu ekledi. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Yapının kullanıcı isteklerine göre sonradan değiştirildiği
    • B)Tasarımın en önemli bölümünün ortadaki avlu olduğu
    • C)Yapının, kullanımı kendiliğinden davet eder biçimde kurgulandığı
    • D)Mimarın tasarımdaki kendi payını abartmaktan kaçındığı
    • E)İnsanların binayı tasarımcının umduğundan başka türlü kullandığı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yapının, kullanımı kendiliğinden davet eder biçimde kurgulandığı

    Duvarın yüksekliğinin bilerek düşük tutulması ve gölgenin öğleden sonra tam oraya düşmesi, oturma davranışının yapının kendisi tarafından davet edildiğini gösterir; “iyi yapı yalnızca imkân sunar” cümlesi de bunu pekiştirir, yanıt C'dir. Mimar tasarımın ayrıntısını açıkça anlattığı için D'deki alçakgönüllülük yorumu sözün anlamını karşılamaz.

  15. Soru 15

    Kolay

    Kışın yiyecek bulmanın güçleştiği yerlerde kimi hayvanlar açlıkla savaşmak yerine beklemeyi seçer. Vücut ısılarını düşürür, kalp atışlarını yavaşlatır, günlerce hiç kımıldamadan durur. Böylece sonbaharda depoladıkları yağı çok az harcarlar; aynı yağla dört beş ay geçinebilirler. Uyanık kalsalardı bu yağı birkaç haftada tüketir, sonra da soğuğun ortasında yiyecek aramak zorunda kalırlardı. Yani kış uykusu bir tembellik değil, kıt bir mevsimi en az kayıpla atlatmayı sağlayan bir hesaptır. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

    • A)Hangi hayvanlar kış uykusuna yatar?
    • B)Kimi hayvanlar kış uykusuna neden yatar?
    • C)Kış uykusundaki hayvanlar nasıl uyanır?
    • D)Hayvanlar sonbaharda hangi besinleri depolar?
    • E)Kışın hava sıcaklığı canlıları nasıl etkiler?
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Kimi hayvanlar kış uykusuna neden yatar?

    Parça baştan sona, yağ tüketimini azaltmanın hayvana ne kazandırdığını açıklar; son cümledeki “kıt bir mevsimi en az kayıpla atlatmayı sağlayan bir hesaptır” ifadesi nedeni doğrudan verir, yanıt B'dir. Parçada tek bir hayvan adı bile geçmediği için A'daki soru karşılıksız kalır.

Sponsorlu