KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Türkiye'de Doğal Afetler ve Kalkınma Projeleri — Test 8

KPSS Coğrafya dersinin Türkiye'de Doğal Afetler ve Kalkınma Projeleri konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 122 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 8. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

3 kolay6 orta6 zor

  1. Soru 1

    Orta

    Uluslararası öneme sahip sulak alanların korunması amacıyla imzalanan ve Türkiye'de Sultan Sazlığı ile Göksu Deltası gibi alanların bu kapsamda ilan edilmesini sağlayan sözleşme hangisidir?

    • A)Kyoto Protokolü
    • B)Ramsar Sözleşmesi
    • C)Montreal Protokolü
    • D)Paris Anlaşması
    • E)Viyana Sözleşmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Ramsar Sözleşmesi

    Ramsar Sözleşmesi, özellikle su kuşlarının yaşama ortamı olan sulak alanların korunmasını amaçlar ve taraf ülkeler uluslararası öneme sahip alanlarını bu listeye kaydeder. Türkiye'de Sultan Sazlığı, Kuş Cenneti ve Göksu Deltası bu kapsamdaki alanlardır. Kyoto, Paris ve Viyana belgeleri ise atmosferle ilgili sorunları düzenlediğinden sulak alan korumasıyla ilgili değildir.

  2. Soru 2

    Kolay

    Türkiye'de erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkların korunması alanlarında çalışan sivil toplum kuruluşu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)DSİ Genel Müdürlüğü
    • B)MTA Genel Müdürlüğü
    • C)TÜİK
    • D)TCDD
    • E)TEMA Vakfı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — TEMA Vakfı

    TEMA Vakfı, toprak erozyonuyla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkların korunması amacıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur ve kamuoyu bilinçlendirme çalışmalarıyla öne çıkar. DSİ su yapılarını, MTA yer altı kaynaklarının araştırılmasını, TÜİK istatistik üretimini yürüten kamu kurumlarıdır. Sivil toplum kuruluşu ile kamu kurumu ayrımı bu soruda ölçülen temel noktadır.

  3. Soru 3

    Orta

    Türkiye'de birçok kentte hava kirliliğinin özellikle kış aylarında belirgin biçimde arttığı gözlenmektedir. Buna göre bu duruma yol açan etken olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

    • A)Isınma amacıyla fosil yakıt tüketiminin artması
    • B)Kış aylarında sanayi tesislerinin tamamının kapatılması
    • C)Çanak biçimli alanlarda kirli havanın hareketsiz kalması
    • D)Yüzey soğumasına bağlı olarak terselme olayının görülmesi
    • E)Rüzgârın zayıf olduğu günlerde kirleticilerin dağılamaması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Kış aylarında sanayi tesislerinin tamamının kapatılması

    Kışın hava kirliliğinin artmasının nedeni ısınma amaçlı yakıt tüketiminin yükselmesi ve terselme (inversiyon) olayıdır; soğuyan yüzeyin üzerinde oluşan soğuk hava kütlesi kirleticileri yere yakın tabakada hapseder. Çanak biçimli topografya ve zayıf rüzgâr bu birikmeyi ağırlaştırır. Sanayi tesislerinin kapanması ise kirletici kaynağını azaltacağı için kirliliği artıran bir etken olarak gösterilemez.

  4. Soru 4

    Orta

    Aşağıdakilerden hangisi küresel ısınmanın beklenen sonuçlarından biri değildir?

    • A)Okyanuslardaki buzul kütlesinin sürekli olarak kalınlaşması
    • B)Deniz seviyesinin yükselerek kıyı alanlarını tehdit etmesi
    • C)Kurak ve yarı kurak alanlarda çölleşme riskinin artması
    • D)Bazı bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanlarının daralması
    • E)Aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin artması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Okyanuslardaki buzul kütlesinin sürekli olarak kalınlaşması

    Küresel ısınmayla birlikte kutup ve dağ buzulları erimekte, bu erime deniz seviyesinin yükselmesine yol açmaktadır; buzul kütlesinin kalınlaşması bu süreçle bağdaşmaz. Isınmanın diğer beklenen sonuçları çölleşme riskinin artması, tür yaşam alanlarının daralması ve aşırı hava olaylarının sıklaşmasıdır. Bölgesel soğuma örneklerinden yola çıkarak küresel eğilimi tersine çevirmek, ölçek karıştırmasından doğan bir hatadır.

  5. Soru 5

    Zor

    Bir sanayi kentinde bacalara filtre takılması zorunlu tutulmuş, kömür yerine doğal gaza geçiş desteklenmiş ve toplu taşıma yaygınlaştırılmıştır. Buna göre bu uygulamaların ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Kent çevresindeki yüzey sularında tuzluluk oranını düşürmek
    • B)Kent çevresindeki erozyon şiddetini azaltmak
    • C)Atmosfere salınan kirletici madde miktarını azaltmak
    • D)Kentteki gürültü düzeyini ölçülebilir kılmak
    • E)Kentin katı atık depolama alanını genişletmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Atmosfere salınan kirletici madde miktarını azaltmak

    Baca filtresi partikül tutar, doğal gaza geçiş kükürt ve partikül salımını düşürür, toplu taşıma ise egzoz kaynaklı kirletici yükünü azaltır; üç uygulamanın da ortak sonucu havaya verilen kirletici miktarının düşmesidir. Bu önlemler suya, toprağa ya da katı atığa değil, doğrudan atmosfere yöneliktir. Uygulamaların ortak paydasını bulmak yerine tek tek etkilerine takılmak, bu soru tipinde yanlış seçime yol açar.

  6. Soru 6

    Zor

    Bir ülkede elektrik üretiminde kömürden rüzgâr ve güneş enerjisine geçiş hızlandırılmıştır. Buna göre bu geçişin beklenen çevresel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Ülkedeki toplam elektrik tüketiminin kendiliğinden azalması
    • B)Sera gazı salımının ve asit yağmuru riskinin azalması
    • C)Ülkedeki deprem riskinin belirgin biçimde düşmesi
    • D)Yer altı su kaynaklarının tümüyle yenilenmesi
    • E)Ülkedeki toprak erozyonunun tamamen sona ermesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Sera gazı salımının ve asit yağmuru riskinin azalması

    Kömürün yanmasıyla açığa çıkan karbondioksit ve kükürt dioksit, sırasıyla küresel ısınmanın ve asit yağmurlarının başlıca kaynağıdır; rüzgâr ve güneşe geçiş bu salımları azaltır. Enerji kaynağının değişmesi tüketim miktarını, deprem riskini ya da erozyonu doğrudan belirlemez. Yenilenebilir kaynakların her çevre sorununu çözeceği düşüncesi, bu soruda ölçülen aşırı genelleme hatasıdır.

  7. Soru 7

    Orta

    Marmara Denizi'nde son yıllarda yaşanan müsilaj oluşumu, evsel ve sanayi atık sularının yeterince arıtılmadan denize verilmesiyle ilişkilendirilmektedir. Buna göre bu sorunu azaltmada en etkili çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Atık suların ileri arıtma tesislerinden geçirilerek deşarj edilmesi
    • B)Denize dökülen akarsuların yataklarının makinelerle derinleştirilmesi
    • C)Kıyı boyunca yeni dolgu alanlarının oluşturulması
    • D)Deniz taşımacılığı yerine karayolu taşımacılığının artırılması
    • E)Balıkçılık sezonunun her yıl daha erken başlatılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Atık suların ileri arıtma tesislerinden geçirilerek deşarj edilmesi

    Müsilajın temel nedeni denize ulaşan azot ve fosfor yükünün su kütlesini besin bakımından aşırı zenginleştirmesidir; bu nedenle kalıcı çözüm kirletici yükü kaynakta azaltan ileri arıtmadır. Yatak derinleştirme ya da dolgu çalışmaları besin girdisini azaltmaz, kıyı ekosistemini ayrıca zorlar. Sonuçla değil kaynakla mücadele etmek, çevre sorunlarında çözümün temel ilkesidir.

  8. Soru 8

    Orta

    Bir akarsu üzerinde kurulan büyük bir barajın çevresel etkileri değerlendirilmektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi barajın olumsuz etkilerinden biridir?

    • A)Taşkın riskinin denetim altına alınabilmesi
    • B)Verimli taban arazilerin ve yerleşmelerin su altında kalması
    • C)Sulanabilen tarım alanlarının genişlemesi
    • D)Elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artması
    • E)Çevrede nem oranının artarak mikroklima oluşması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Verimli taban arazilerin ve yerleşmelerin su altında kalması

    Baraj gölleri çoğunlukla vadi tabanlarında kurulduğu için verimli alüvyal araziler ve yerleşmeler su altında kalır; ayrıca alüvyonun gölde tutulması aşağı havzayı ve delta oluşumunu olumsuz etkiler. Taşkın denetimi, sulama olanağı ve yenilenebilir elektrik üretimi ise barajların yararlarıdır. Nem artışının yerel iklimi yumuşatması da genellikle olumlu bir etki olarak değerlendirilir.

  9. Soru 9

    Zor

    Bir gölün havzasında sulama amaçlı su çekimi artmış, göle su taşıyan akarsuların debisi düşmüş ve göl yüzey alanı yıllar içinde belirgin biçimde küçülmüştür. Buna göre bu sürecin beklenen sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Göl suyundaki tuz yoğunluğunun azalarak suyun tatlı su niteliği kazanması
    • B)Göl suyundaki tuz yoğunluğunun artarak canlı çeşitliliğinin azalması
    • C)Göl çevresinde yağış miktarının belirgin biçimde artması
    • D)Göl tabanında yeni akarsu kaynaklarının ortaya çıkması
    • E)Göl çevresindeki tarım alanlarının nem oranının yükselmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Göl suyundaki tuz yoğunluğunun artarak canlı çeşitliliğinin azalması

    Göle giren tatlı su miktarı azalırken buharlaşma sürdüğü için sudaki çözünmüş tuz aynı kütlede kalır, hacim küçüldükçe yoğunluğu artar. Tuzluluğun yükselmesi tatlı su canlılarının yaşam koşullarını bozarak tür çeşitliliğini düşürür ve kıyıda tuzlu toprakların yayılmasına yol açar. Su azalınca tuzluluğun da azalacağını düşünmek, tuz kütlesi ile su hacmi arasındaki ilişkinin ters kurulmasından kaynaklanır.

  10. Soru 10

    Zor

    Okyanuslarda giderek artan plastik atıkların parçalanarak mikroplastiklere dönüşmesi, çevre açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Buna göre bu sorunun insan sağlığını da ilgilendirmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Mikroplastiklerin deniz suyunun tuzluluğunu yükseltmesi
    • B)Mikroplastiklerin atmosferdeki ozon oranını düşürmesi
    • C)Mikroplastiklerin besin zinciri yoluyla insana ulaşması
    • D)Mikroplastiklerin deniz tabanında deprem üretmesi
    • E)Mikroplastiklerin okyanus akıntılarının yönünü değiştirmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Mikroplastiklerin besin zinciri yoluyla insana ulaşması

    Mikroplastikler önce planktonlar ve küçük deniz canlıları tarafından alınır, ardından besin zincirinin üst basamaklarına taşınarak insanın tükettiği balıklara ulaşır. Bu birikim süreci, sorunun yalnızca deniz ekosistemini değil insan sağlığını da ilgilendirmesinin nedenidir. Plastik atığın tuzluluğu ya da akıntı yönünü değiştirmesi ise fiziksel olarak olanaklı olmayan çeldiricilerdir.

  11. Soru 11

    Zor

    İki ülkeden birinde kişi başına düşen enerji tüketimi yüksek ve enerji büyük ölçüde kömürden sağlanmakta, diğerinde ise tüketim düşük ve yenilenebilir kaynaklar ağırlıktadır. Buna göre birinci ülke için kesin olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Nüfus yoğunluğunun daha fazla olduğu
    • B)Yüz ölçümünün daha geniş olduğu
    • C)Kişi başına karbon salımının daha yüksek olduğu
    • D)Orman alanlarının kapladığı yerin daha dar olduğu
    • E)Yıllık yağış miktarının daha az olduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Kişi başına karbon salımının daha yüksek olduğu

    Karbon salımı, tüketilen enerjinin miktarı ile kaynağının karbon içeriğine bağlıdır; tüketimi yüksek ve kömür ağırlıklı olan ülkede kişi başına salımın da yüksek olması zorunlu bir sonuçtur. Nüfus yoğunluğu, yüz ölçümü, orman alanı ve yağış hakkında verilen bilgilerden çıkarım yapılamaz. Enerji verilerinden coğrafi büyüklüklere sıçramak, bu soru tipinde ölçülen aşırı yorum hatasıdır.

  12. Soru 12

    Zor

    Bir ülkede çevre politikası hazırlanırken, çevre sorunlarının ülke sınırlarını aşan bir nitelik taşıdığı vurgulanmıştır. Buna göre bu vurguyu en iyi destekleyen örnek aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Bir kentin ürettiği katı atıkların kent sınırındaki düzenli bir alanda depolanması
    • B)Bir fabrikanın çevresinde gürültü düzeyinin yükselmesi
    • C)Bir tarım alanında aşırı gübre kullanılması
    • D)Bir mahallede çöp toplama sıklığının azalması
    • E)Bir ülkedeki bacalardan çıkan gazların komşu ülkede asit yağmuru oluşturması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Bir ülkedeki bacalardan çıkan gazların komşu ülkede asit yağmuru oluşturması

    Atmosfere verilen kükürt ve azot bileşikleri rüzgârlarla yüzlerce kilometre taşınabildiği için bir ülkede üretilen kirlilik başka ülkede asit yağmuru olarak yeryüzüne inebilir; bu durum çevre sorunlarının sınır tanımadığını en açık biçimde gösterir. Diğer seçeneklerdeki örnekler etkisi dar bir alanla sınırlı kalan yerel sorunlardır. Uluslararası çevre anlaşmalarının gerekliliği de tam olarak bu sınır aşan nitelikten doğar.

  13. Soru 13

    Kolay

    Aşağıdakilerden hangisi hava kirliliğini azaltmaya yönelik önlemler arasında yer almaz?

    • A)Toplu taşıma sistemlerinin yaygınlaştırılması
    • B)Sanayi bacalarına filtre takılmasının zorunlu tutulması
    • C)Yüksek kükürtlü yakıtların kullanımının sınırlandırılması
    • D)Kent merkezlerinde özel araç kullanımının özendirilmesi
    • E)Kent içinde ve çevresinde yeşil alanların artırılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Kent merkezlerinde özel araç kullanımının özendirilmesi

    Özel araç kullanımının özendirilmesi, taşıt başına düşen yolcu sayısını düşürerek egzoz kaynaklı kirletici yükünü artırır; bu nedenle hava kirliliğini azaltan bir önlem değildir. Toplu taşıma, baca filtresi, düşük kükürtlü yakıt ve yeşil alan artışı ise kirletici salımını azaltan ya da havayı temizleyen uygulamalardır. Ulaşım politikalarının hava kalitesi üzerindeki belirleyiciliği bu örnekte açıkça görülür.

  14. Soru 14

    Kolay

    Aşağıdakilerden hangisi doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımı ilkesine aykırıdır?

    • A)Atık suların arıtılarak yeniden kullanıma kazandırılması
    • B)Damla sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması
    • C)Ambalaj atıklarının kaynağında ayrıştırılması
    • D)Yer altı sularının yenilenme hızının üzerinde çekilmesi
    • E)Enerji verimliliği yüksek cihazların desteklenmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Yer altı sularının yenilenme hızının üzerinde çekilmesi

    Yer altı sularının yenilenme hızını aşan biçimde çekilmesi su seviyesini kalıcı olarak düşürür, obruk oluşumuna ve çölleşmeye zemin hazırlar; bu nedenle sürdürülebilirlik ilkesine açıkça aykırıdır. Atık suyun geri kazanımı, damla sulama, atık ayrıştırma ve enerji verimliliği ise kaynak kullanımını azaltan uygulamalardır. Sürdürülebilirliğin ölçütü, kaynağın kendini yenileme hızının aşılmamasıdır.

  15. Soru 15

    Orta

    Uluslararası çevre anlaşmalarının çoğunda ülkelerin ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluk taşıdığı ilkesi benimsenmiştir. Buna göre bu ilkenin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Yalnızca gelişmiş ülkelerin sorumlu tutulması, diğer tüm ülkelerin dışarıda bırakılması
    • B)Yalnızca gelişmekte olan ülkelerin salım azaltımıyla yükümlü kılınması
    • C)Tüm ülkelerin aynı oranda ve aynı sürede salım azaltması
    • D)Tüm ülkelerin sorumlu olması, ancak yükümlülüğün gelişmişlik düzeyine göre değişmesi
    • E)Sorumluluğun yalnızca yüz ölçümü büyük olan ülkelere verilmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Tüm ülkelerin sorumlu olması, ancak yükümlülüğün gelişmişlik düzeyine göre değişmesi

    Ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluk ilkesi, iklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğunu ve bütün ülkeleri ilgilendirdiğini kabul eder; ancak tarihsel salım birikimi ve ekonomik kapasite farklı olduğu için yükümlülükleri eşit dağıtmaz. Böylece gelişmiş ülkelerden daha ağır azaltım ve mali destek beklenir. Kimi ülkelerin tümüyle sorumluluk dışında bırakıldığını sanmak, ilkenin ortak sözcüğünü göz ardı etmektir.

Sponsorlu