KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Atatürk Dönemi Dış Politika — Test 10

KPSS Tarih dersinin Atatürk Dönemi Dış Politika konusundan 9 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 144 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 10. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

Bu testteki sorular şu kavramları ölçüyor: Milletler Cemiyeti'ne giriş (18 Temmuz 1932), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936), Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937), Hatay sorunu ve Türkiye'ye katılım (1936-1939), Balkan Antantı (9 Şubat 1934), İtalya tehdidi ve Türkiye'nin güvenlik arayışı, Nüfus mübadelesi ve "yerleşik" (établi) sorunu, Musul sorunu ve 1926 Ankara Antlaşması. Bu kavramların kartları konu anlatımında; her kartın altında bu ve benzeri sorular, karıştırılan noktalar ve sınav ipuçları var.

0 kolay1 orta8 zor

  1. Soru 1

    Orta

    İtalya'nın 1935'te Habeşistan'ı işgal etmesi ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu'ya yönelik yayılmacı söylemini artırması, Türkiye'nin bölge komşularıyla iş birliği arayışını hızlandırmıştır. Bu arayışın ürünü olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Balkan Antantı'nın imzalanması
    • B)Sadabat Paktı'nın imzalanması
    • C)Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması
    • D)Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması
    • E)Nüfus mübadelesinin tamamlanması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Sadabat Paktı'nın imzalanması

    İtalyan yayılmacılığının Orta Doğu'yu tehdit etmesi üzerine Türkiye, İran, Irak ve Afganistan 8 Temmuz 1937'de Tahran'da Sadabat Paktı'nı imzalamış; taraflar sınırlara saygı, saldırmazlık ve iç işlerine karışmama konusunda anlaşmıştır. Balkan Antantı 1934'te ve Balkanlardaki sınırları korumak amacıyla kurulduğu için A, Montrö yalnızca Boğazlar rejimini düzenlediği için C konu dışıdır. Türkiye'nin Milletler Cemiyeti üyeliği 1932'de gerçekleştiğinden Habeşistan'ın işgalinden öncedir. Cevap B.

  2. Soru 2

    Zor

    Hatay sorunuyla ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Türkiye sorunu Milletler Cemiyeti gündemine taşımıştır. II. 1937'de Hatay'a iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı bir statü tanınmıştır. III. Hatay'ın Türkiye'ye katılması Atatürk'ün sağlığında tamamlanmıştır. Bu yargılardan hangileri doğrudur?

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız III
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — I ve II

    Fransa'nın 1936'da Suriye'ye bağımsızlık tanıma sürecini başlatması üzerine Türkiye Hatay konusunu Milletler Cemiyeti'ne götürmüş; 1937'de alınan kararla Hatay ayrı bir varlık sayılarak iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı kılınmıştır. Böylece I ve II doğrudur. 2 Eylül 1938'de Hatay Devleti kurulmuş, katılma ise 29 Haziran 1939'da Hatay Millet Meclisi'nin kararıyla gerçekleşmiştir; Atatürk 10 Kasım 1938'de vefat ettiği için III yanlıştır ve III'ü içeren B, D, E seçenekleri elenir. Cevap C.

  3. Soru 3

    Zor

    Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile Montrö Boğazlar Sözleşmesi karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi iki düzenlemede de yer alan bir hükümdür?

    • A)Boğazlar bölgesinin askerden arındırılmış olması
    • B)Boğazlar'ın yönetiminin uluslararası bir komisyona bırakılması
    • C)Ticaret gemilerinin barış zamanında serbestçe geçebilmesi
    • D)Türkiye'nin savaş tehdidi altında Boğazlar'ı kapatabilmesi
    • E)Boğazlar'ın denetiminin bütünüyle Türkiye'ye bırakılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Ticaret gemilerinin barış zamanında serbestçe geçebilmesi

    Ticaret gemilerinin barış zamanında Boğazlar'dan serbestçe geçmesi hem Lozan'da hem Montrö'de kabul edilen ortak hükümdür. Lozan bölgeyi askerden arındırmış ve Türkiye'nin başkanlığında uluslararası bir komisyon kurmuşken 1936 Montrö Sözleşmesi bu iki düzenlemeye de son verdiğinden A ve B yalnızca Lozan'a aittir. Savaş tehdidi durumunda Boğazlar'ı kapatma yetkisi ile denetimin Türkiye'ye geçmesi ise Montrö'nün getirdiği yeniliklerdir; bu yüzden D ve E ortak hüküm değildir. Cevap C.

  4. Soru 4

    Zor

    Balkan Antantı ile Sadabat Paktı'nın ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Aynı devletlerin taraf olması
    • B)Sınırlara saygı ve saldırmazlık esasına dayanması
    • C)Sovyetler Birliği'nin garantörlüğünde imzalanmış olması
    • D)İtalya'nın kurucu üyeler arasında yer alması
    • E)II. Dünya Savaşı boyunca işlerliğini koruması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Sınırlara saygı ve saldırmazlık esasına dayanması

    Her iki anlaşma da tarafların sınırlarına saygı, saldırmazlık ve iç işlerine karışmama esasına dayanır. Balkan Antantı'nı (1934) Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya; Sadabat Paktı'nı (1937) Türkiye, İran, Irak ve Afganistan imzaladığı için ortak olan tek devlet Türkiye'dir ve A yanlıştır. İki paktın oluşmasında İtalyan yayılmacılığı etkili olmuş, İtalya taraf olmamıştır; Sovyetler Birliği de garantör değildir. Her iki oluşum II. Dünya Savaşı'nın yaklaşmasıyla işlevini yitirdiğinden E de doğru değildir. Cevap B.

  5. Soru 5

    Zor

    1926'da Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması'yla Musul Irak sınırları içinde bırakılmış, buna karşılık Türkiye'ye Musul petrol gelirlerinden yirmi beş yıl süreyle pay verilmesi kabul edilmiş; Türkiye daha sonra bu payını toplu bir ödeme karşılığında devretmiştir. Bu bilgilerden aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

    • A)Musul'un petrol kaynakları bakımından önem taşıdığına
    • B)Türkiye'nin Musul üzerindeki toprak talebinden vazgeçtiğine
    • C)Türkiye'nin antlaşmadan doğan mali hakkını nakde çevirdiğine
    • D)Musul petrollerinin ortak yönetime bırakıldığına
    • E)Sorunun savaş yoluyla değil antlaşmayla çözüldüğüne
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Musul petrollerinin ortak yönetime bırakıldığına

    Ankara Antlaşması Türkiye'ye petrolün işletilmesinde herhangi bir yönetim hakkı değil, yalnızca gelirden belirli bir süre pay alma hakkı tanımıştır; bu nedenle ortak işletme yargısına ulaşılamaz. Petrol gelirinin pazarlık konusu olması Musul'un ekonomik önemini gösterdiği için A, Brüksel Hattı'nın sınır olarak kabul edilmesi toprak talebinden vazgeçildiğini gösterdiği için B çıkarılabilir. Payın toplu ödeme karşılığında devredilmesi C'yi, sorunun bir antlaşmayla kapanması E'yi doğrular. Cevap D.

  6. Soru 6

    Zor

    Musul sorunu ile Hatay sorununun çözüm süreçleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi ikisinin ortak yönüdür?

    • A)Her ikisinde de Milletler Cemiyeti'nin devreye girmesi
    • B)Her ikisinin de Lozan Antlaşması'yla çözüme bağlanması
    • C)Her ikisinin de Türkiye'nin istediği biçimde sonuçlanması
    • D)Her ikisinde de Türkiye'nin muhatabının Fransa olması
    • E)Her ikisinin de silahlı çatışma sonunda çözülmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Her ikisinde de Milletler Cemiyeti'nin devreye girmesi

    Musul sorunu ikili görüşmelerden sonuç alınamayınca Milletler Cemiyeti'ne götürülmüş, Hatay'ın 1937'deki özel statüsü de Milletler Cemiyeti kararıyla belirlenmiştir; ortak yön budur. İki sorun da Lozan'da çözülemediği için B yanlıştır. Musul Irak'ta kaldığından Türkiye'nin istediği sonuç alınmamış, dolayısıyla C geçersizdir. Musul'da muhatap İngiltere, Hatay'da Fransa olduğu için D, iki sorun da savaşla değil antlaşma ve kararlarla çözüldüğü için E doğru değildir. Cevap A.

  7. Soru 7

    Zor

    Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Lozan'da kurulan Boğazlar Komisyonu'nun görevine son verilmiştir. II. Türkiye'nin Boğazlar bölgesinde asker bulundurmasının önündeki engel kaldırılmıştır. III. Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçişi tümüyle yasaklanmıştır. Bu yargılardan hangileri doğrudur?

    • A)Yalnız I
    • B)I ve II
    • C)I ve III
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — I ve II

    20 Temmuz 1936 Montrö Sözleşmesi, Lozan'da kurulan uluslararası Boğazlar Komisyonu'nu kaldırmış ve Boğazlar bölgesindeki askerden arındırılmış statüyü sona erdirmiştir; böylece I ve II doğrudur. Sözleşme, Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerine tonaj, sayı ve kalış süresi bakımından sınırlamalar getirmiş, ancak geçişi tümüyle yasaklamamıştır; bu yüzden III yanlıştır ve III'ü içeren C ile E elenir. Yalnız I diyen A ise doğru olan II'yi dışarıda bıraktığı için eksiktir. Cevap B.

  8. Soru 8

    Zor

    Aşağıdakilerden hangisi, Lozan Antlaşması'ndan sonra Türkiye'nin egemenlik haklarını tamamlamaya yönelik adımları arasında gösterilemez?

    • A)Boğazlar'ın yönetiminin Montrö Sözleşmesi'yle Türkiye'ye geçmesi
    • B)Yabancı okulların Türk eğitim mevzuatına bağlanması
    • C)Kabotaj hakkının yalnızca Türk gemilerine tanınması
    • D)Hatay'ın anavatana katılması
    • E)Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması

    Türkiye'nin 1932'de Milletler Cemiyeti'ne üye olması, dünya barışına katkı ve uluslararası iş birliği amacı taşıyan bir adımdır; Türkiye'ye yeni bir egemenlik hakkı kazandırmamıştır. Montrö Sözleşmesi Boğazlar'daki uluslararası komisyonu kaldırıp yönetimi Türkiye'ye bıraktığı için A, 1926'da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu Türk karasularında taşımacılığı Türk gemilerine ayırdığı için C açık egemenlik adımlarıdır. Yabancı okulların Türk mevzuatına bağlanması eğitimde devlet denetimini, Hatay'ın 1939'da katılması ise ülke sınırlarının tamamlanmasını sağlamıştır. Cevap E.

  9. Soru 9

    Zor

    Balkan Antantı, 1930'ların sonunda kurulduğu amaca hizmet edemez hâle gelmiştir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Bulgaristan'ın antanta üye olarak katılması
    • B)Türkiye'nin antanttan çekildiğini açıklaması
    • C)Bazı üye devletlerin Almanya'nın etkisine girmesi
    • D)Milletler Cemiyeti'nin antantı geçersiz sayması
    • E)İtalya'nın Balkanlar'a yönelik iddialarından vazgeçmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Bazı üye devletlerin Almanya'nın etkisine girmesi

    Balkan Antantı, Balkanlarda mevcut sınırların birlikte korunması amacıyla kurulmuştu; ancak 1930'ların sonunda Almanya'nın siyasi ve ekonomik baskısı altına giren üyelerin ortak tutum alması imkânsız hâle gelmiş ve antant işlevini yitirmiştir. Bulgaristan antanta hiç katılmadığı için A, Türkiye antanttan çekilmediği için B yanlıştır. Milletler Cemiyeti'nin antantı geçersiz sayan bir kararı olmamış, İtalya ise Balkanlardaki iddialarından vazgeçmek yerine 1939'da Arnavutluk'u işgal etmiştir. Cevap C.

Sponsorlu