KPSS Tarih · 14. konu · konu anlatımı
Atatürk Dönemi Dış Politika
Sınavda sorulan 18 kavram · havuzdan 128 çözümlü soru · son güncelleme 16 Eylül 2026
Atatürk dönemi dış politikası (1923-1938), KPSS Tarih'te İnkılaplar'dan hemen sonra gelen ve her yıl en az bir soru getiren konudur. Sınav bu dönemi iki parçaya ayırır: 1923-1932 arası, Lozan'dan arta kalan sorunların (nüfus mübadelesi, Musul, yabancı okullar, Osmanlı borçları, Bozkurt-Lotus) ikili görüşmelerle ya da uluslararası yargı yoluyla çözüldüğü dönem; 1932-1938 arası, Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne girdiği ve bölgesel paktlarla (Balkan Antantı, Sadabat Paktı), Montrö ve Hatay ile güvenlik alanını genişlettiği dönem.
Soruların çoğu hangi sorun hangi ülkeyle, hangi antlaşmayla, hangi yıl üçlüsünü kurar; bir kısmı ise "Türkiye'nin hangi ilkesi doğrultusunda" ya da "hangi kurumun kararıyla" biçiminde yorum ister. En sık kaybedilen puanlar Musul'da (Milletler Cemiyeti kararı + 1926 Ankara Antlaşması), nüfus mübadelesinde ("yerleşik" kavramı ve 1930 çözümü) ve Balkan Antantı ile Sadabat Paktı'nın üye listelerinde (Bulgaristan ve Arnavutluk'un Antant'ta olmaması; Sadabat'ta İran, Irak, Afganistan) yaşanır. Kartlar her sorunu taraf, tarih ve sonuç üçlüsüyle verir; altlarında havuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular vardır.
Sınavda sorulan kavramlar
Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.
1.Dış politikanın temel ilkesi: "Yurtta barış, dünyada barış"
Atatürk dönemi dış politikası gerçekçilik, bağımsızlık, uluslararası hukuka ve antlaşmalara bağlılık, sorunları barışçı yollarla çözme ve Misakımillî sınırlarını koruma ilkelerine dayanır. Türkiye yayılmacı bir hedef gütmemiş, komşularıyla saldırmazlık ve dostluk antlaşmaları imzalamış, sorunlarını görüşme ve uluslararası yargı yoluyla çözmüştür. "Yurtta barış, dünyada barış" sözü bu anlayışın özetidir.
Sınav ipucu: Sınav "barışçı dış politika" sorusunda Musul, Hatay ve Boğazlar örneklerini ister: üçü de savaşsız, görüşme ve uluslararası kurum yoluyla çözülmüştür.
Soru 11Türkiye'nin Musul konusunda askerî bir çözüm yerine görüşme yolunu tercih etmesi, Atatürk dönemi dış politikasının hangi ilkeleriyle en iyi açıklanır?
- A)Yayılmacılık ve saldırganlık
- B)Yalnızcılık ve tarafsızlık
- C)Manda ve himaye arayışı
- D)Bölgesel hâkimiyet kurma
- E)Gerçekçilik ve barışçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Ülkenin askerî ve ekonomik olanakları ile iç güvenlik koşulları göz önünde tutularak izlenen bu tutum, gerçekçilik ve barışçılık ilkelerinin somut yansımasıdır. Yayılmacılık, Atatürk dönemi dış politikasının reddettiği bir anlayıştır ve bu tercihi açıklayamaz.
Orta · Test 1
Soru 49Türkiye ile İran arasındaki sınır sorununun görüşmeler yoluyla çözülmesi ve ardından ilişkilerin gelişmesi, Türk dış politikası açısından hangi çıkarımı desteklemektedir?
- A)Türkiye'nin komşularından toprak talep ettiğini
- B)Sınır sorunlarının yalnızca askerî yolla çözülebildiğini
- C)Türkiye'nin uluslararası antlaşmalardan çekildiğini
- D)İran'ın Türkiye'nin iç işlerine karıştığını
- E)Komşularla sorunların barışçı yollarla çözülmesine öncelik verildiğini
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Sorunun görüşmelerle çözülmesi ve ardından iş birliğinin gelişmesi, barışçı çözüm anlayışının somut örneğidir. Türkiye komşularından toprak talebinde bulunmamış; bu tutum dış politikanın temel ilkeleriyle de bağdaşmazdı.
Orta · Test 4
Soru 88Türkiye, hem Boğazlar hem de Hatay konusunda hedeflerine savaşa başvurmadan, uluslararası hukuk ve görüşme yollarını kullanarak ulaşmıştır. Bu değerlendirme, Atatürk dönemi dış politikası için en kapsayıcı hangi yargıyı destekler?
- A)Gerçekçi ve barışçı bir çizginin izlendiğini
- B)Yayılmacı hedeflerin benimsendiğini
- C)Uluslararası kuruluşlardan uzak durulduğunu
- D)Hiçbir bölgesel iş birliğine girilmediğini
- E)Komşularla ilişkilerin önemsenmediğini
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Türkiye ulaşabileceği hedefleri belirleyip bunları hukuki yollarla elde ettiğinden dönemin dış politikası gerçekçi ve barışçı olarak nitelenir. Her iki süreçte de Milletler Cemiyeti ve uluslararası konferanslar kullanıldığından kuruluşlardan uzak durulduğu söylenemez.
Zor · Test 6
2.Nüfus mübadelesi ve "yerleşik" (établi) sorunu
30 Ocak 1923'te Lozan'da imzalanan sözleşmeyle Türkiye'deki Rumlar ile Yunanistan'daki Müslümanlar karşılıklı değiştirildi; İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri mübadele dışı bırakıldı. Yunanistan İstanbul'da daha çok Rum bırakmak için "yerleşik" (établi) kavramını geniş yorumlayınca anlaşmazlık çıktı; konu Milletler Cemiyeti ve Lahey Adalet Divanı'na gitti. 10 Haziran 1930 Ankara Antlaşması'yla yerleşme tarihine bakılmaksızın İstanbul'daki Rumlar ve Batı Trakya'daki Türkler yerleşik sayıldı; Türk-Yunan ilişkileri düzeldi, Venizelos Ankara'yı ziyaret etti.
Sınav ipucu: Mübadele dışı iki grup: İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri. Sorunun çözüm yılı 1930'dur; Balkan Antantı'na (1934) giden yolu açmıştır.
Soru 126Lozan'da kararlaştırılan nüfus mübadelesinde yerleşik anlamına gelen "etabli" sayılanlar mübadele dışında tutulmuş; ancak bu sözcüğün kapsamı konusunda Türkiye ile Yunanistan anlaşmazlığa düşmüştür. Bu anlaşmazlık nasıl giderilmiştir?
- A)Uluslararası Adalet Divanı'nın bağlayıcı kararıyla
- B)Milletler Cemiyeti'nin belirlediği takvimin uygulanmasıyla
- C)Sorunun Montrö Konferansı gündemine alınmasıyla
- D)İki ülke arasında 1930'da imzalanan antlaşmalarla
- E)Mübadele uygulamasının tümüyle yürürlükten kaldırılmasıyla
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sorun Milletler Cemiyeti'ne ve Uluslararası Adalet Divanı'na götürüldüğü hâlde sonuç alınamamış; çözüm 1930'da Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan antlaşmalarla gelmiştir. Bu antlaşmalarla İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler, yerleşme tarihlerine bakılmaksızın etabli sayılmış ve iki ülke ilişkileri normalleşmiştir; bu nedenle A ve B seçenekleri gerçeği yansıtmaz. Montrö Konferansı 1936'da yalnızca Boğazlar rejimini görüştüğünden C de doğru değildir. Cevap D.
Orta · Test 9
Soru 2Nüfus mübadelesinin uygulanmasından doğan anlaşmazlığın giderilmesi ve iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi, Türkiye ile Yunanistan arasında hangi yıl imzalanan antlaşmalarla sağlanmıştır?
- A)1923
- B)1926
- C)1934
- D)1930
- E)1937
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Mübadeleden doğan 'etabli' anlaşmazlığı yıllarca sürmüş, 1930'da Ankara'da imzalanan antlaşmalarla çözülmüştür. 1923 mübadele sözleşmesinin imzalandığı, 1934 ise Balkan Antantı'nın kurulduğu yıldır; her ikisi de anlaşmazlığın çözüm tarihi değildir.
Kolay · Test 1
Soru 14Mübadele uygulamasında Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Mübadelenin hangi tarihte başlatılacağı konusunda uzlaşılamaması
- B)"Yerleşik (etabli)" sayılacak kişilerin tanımı konusunda görüş ayrılığı bulunması
- C)Taşınacak kişilerin ulaşım ve iskân masraflarının paylaşılamaması
- D)Mübadele işlemlerine üçüncü bir devletin de katılmak istemesi
- E)Mübadele sözleşmesinin Lozan görüşmelerinde imzalanmamış olması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anlaşmazlık, İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türklerden hangilerinin 'yerleşik' sayılacağı konusundaki tanım farkından kaynaklanmıştır. Mübadele sözleşmesi Lozan görüşmeleri sırasında imzalandığından, sözleşmenin bulunmadığı yönündeki seçenek yanlıştır.
Orta · Test 1
3.Musul sorunu ve 1926 Ankara Antlaşması
Lozan'da çözülemeyen Musul meselesi Türkiye ile İngiltere arasında ikili görüşmelere bırakıldı; 1924 Haliç Konferansı sonuçsuz kalınca konu Milletler Cemiyeti'ne gitti. Bu sırada patlak veren Şeyh Sait İsyanı (1925) Türkiye'nin pazarlık gücünü zayıflattı. Milletler Cemiyeti Musul'un Irak'a bırakılmasına karar verdi; 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması ile Türkiye bu durumu kabul etti, karşılığında Musul petrol gelirlerinin yüzde onunu 25 yıl süreyle alması kararlaştırıldı (Türkiye sonradan bu hakkı toplu bir ödeme karşılığında bıraktı).
Sınav ipucu: Musul, Misakımillî'den verilen ilk topraktır; "Milletler Cemiyeti'nin İngiltere lehine karar verdiği sorun" ifadesi Musul'u işaret eder.
Soru 91926 Ankara Antlaşması ile Türkiye'ye tanınan mali hak aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Irak'ın dış ticaret gelirlerinin yarısını alma hakkı
- B)Yirmi beş yıl süreyle Musul petrol gelirlerinden pay alma hakkı
- C)İngiltere'den süresiz askerî yardım alma hakkı
- D)Basra Körfezi limanlarını serbestçe kullanma hakkı
- E)Bağdat Demiryolu'nun işletme gelirlerine ortak olma hakkı
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Antlaşmaya göre Türkiye, yirmi beş yıl süreyle Musul petrol gelirlerinden pay alacaktı; bu hak daha sonra toplu bir ödeme karşılığında devredilmiştir. Bağdat Demiryolu işletmesi ya da Basra limanlarının kullanımı antlaşmanın konusu değildir.
Kolay · Test 1
Soru 29Aşağıdakilerden hangisi 1926 Ankara Antlaşması'nın sonuçları arasında gösterilemez?
- A)Musul'un Irak sınırları içinde kalması
- B)Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki askerî sınırlamalardan kurtulması
- C)Türkiye ile İngiltere arasındaki gerginliğin azalması
- D)Türkiye'nin güney sınırının büyük ölçüde belirlenmesi
- E)Türkiye'ye petrol gelirlerinden pay alma hakkı tanınması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Boğazlar üzerindeki askerî sınırlamalar 1936 Montrö Sözleşmesi ile kaldırıldığından bu sonuç 1926 Ankara Antlaşması'na bağlanamaz. Musul'un Irak'ta kalması, ilişkilerin yumuşaması ve petrol gelirinden pay hakkı ise antlaşmanın doğrudan sonuçlarıdır.
Zor · Test 2
Soru 1Lozan Barış Antlaşması'nda çözüme kavuşturulamayan Musul meselesi, Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması'yla hangi tarihte sonuca bağlanmıştır?
- A)24 Temmuz 1923
- B)18 Temmuz 1932
- C)5 Haziran 1926
- D)9 Şubat 1934
- E)20 Temmuz 1936
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Musul, Lozan'da çözülemeyip Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılmış ve 5 Haziran 1926 tarihli Ankara Antlaşması ile sonuca bağlanmıştır. 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması'nın imzalandığı, 18 Temmuz 1932 ise Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne katıldığı tarihtir; bunlar Musul'un çözüm tarihi değildir.
Kolay · Test 1
4.Yabancı okullar sorunu
Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924) sonrası yabancı okullar Millî Eğitim Bakanlığı denetimine alındı; Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenlerce okutulması, dinî sembollerin ve propagandanın kaldırılması, müfettiş denetimi şartı kondu. Fransa başta olmak üzere bazı devletler bunu görüşme konusu yapmak istedi; Türkiye "iç mesele" diyerek görüşmeyi reddetti. Kurallara uymayan okullar kapatıldı. Sorun, eğitimde ulusal egemenliğin dış müdahaleye kapatılmasının örneğidir.
Sınav ipucu: Yabancı okullar sorununda Türkiye kimseyle antlaşma imzalamamıştır; "Fransa ile antlaşma yapıldı" seçeneği yanlıştır, sorun iç hukukla çözülmüştür.
Soru 13Türkiye'nin yabancı okullar sorununu ikili antlaşmalarla değil, kendi çıkardığı yasa ve yönetmeliklerle düzenlemesi öncelikle neyin göstergesidir?
- A)Türkiye'nin yabancı sermaye yatırımlarına tümüyle kapandığının
- B)Azınlıkların Lozan'la tanınan bütün haklarının kaldırıldığının
- C)Eğitim alanının ulusal egemenlik kapsamında bir iç mesele sayıldığının
- D)Eğitim işlerinin denetiminin Milletler Cemiyeti'ne devredildiğinin
- E)Yabancı devletlerle diplomatik ilişkilerin kesilmiş olduğunun
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Türkiye, eğitimin denetimini egemenlik hakkının bir parçası saymış ve konuyu tek yanlı düzenlemelerle çözmüştür. Lozan'ın azınlıklara tanıdığı haklar kaldırılmamış, yalnızca okulların Türk hukukuna uyması istenmiştir.
Orta · Test 1
Soru 23Yabancı okullar sorununda bazı okulların Türk hukukuna uymadıkları için kapatılması karşısında ilgili devletlerin girişimlerinin sonuçsuz kalması, hangi çıkarımı desteklemektedir?
- A)Türkiye'nin ülkedeki yabancı okulların tümünü kapattığını
- B)Lozan Antlaşması'nın eğitimle ilgili hiçbir hüküm içermediğini
- C)Yabancı devletlerin Türkiye ile diplomatik ilişkilerini kestiğini
- D)Eğitim konusunun Milletler Cemiyeti tarafından karara bağlandığını
- E)Türkiye'nin egemenlik alanına giren konularda dış baskıya boyun eğmediğini
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Türkiye konuyu bir iç mesele saymış ve dış girişimleri dikkate almamıştır; bu tutum egemenlik anlayışının yansımasıdır. Okulların tamamı kapatılmamış, yalnızca kurallara uymayanlar hakkında işlem yapılmıştır.
Orta · Test 2
Soru 5Yabancı okullar sorununda Türkiye'nin öne sürdüğü temel talep aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yabancı okullara yalnızca yabancı uyruklu öğrencilerin kabul edilip Türk öğrencilerin alınmaması
- B)Yabancı okulların öğretim programlarının ilgili devletlerin elçilikleri tarafından hazırlanması
- C)Yabancı okulların bütçelerinin ve harcamalarının Milletler Cemiyeti komisyonlarınca denetlenmesi
- D)Yabancı okullarda öğretimin tümüyle yasaklanarak bütün okul binalarına el konulması
- E)Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenlerce okutulması ve Türk müfettişlerce denetim yapılması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Türkiye, yabancı okulların varlığını kabul etmekle birlikte Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenlerce Türkçe okutulmasını ve okulların Türk müfettişlerce denetlenmesini istemiştir. Okulların tümüyle kapatılması istenmemiştir; amaç eğitimin devlet denetimine alınmasıdır.
Kolay · Test 1
5.Osmanlı borçları (Düyun-ı Umumiye) sorunu
Lozan'da Osmanlı borçlarının Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırılması ve Türkiye payının taksitle ödenmesi kabul edildi; ödemenin altın mı kâğıt para mı olacağı sorunu 1928'de Paris'te imzalanan anlaşmayla çözüldü. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ödemeyi güçleştirince 1933'te yeniden düzenleme yapıldı; son taksit 1954'te ödendi. Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin Türkiye'deki faaliyeti Lozan'la sona ermiştir.
Sınav ipucu: Borç sorununda muhatap ağırlıkla Fransa'dır (alacaklıların çoğu Fransız). Son taksit 1954'te, yani Atatürk döneminden sonra ödenmiştir.
Soru 191929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın ardından Osmanlı borçlarının ödeme koşullarının yeniden düzenlenmesi, hangi çıkarımı desteklemektedir?
- A)Devletlerin dış borçlanmasının uluslararası hukukta yasaklandığını
- B)Türkiye'nin borçlarını ödemekten tümüyle vazgeçtiğini açıkladığını
- C)Alacaklı devletlerin Türkiye'ye çeşitli siyasi ayrıcalıklar tanıdığını
- D)Ekonomik gelişmelerin devletlerin dış yükümlülüklerini etkileyebildiğini
- E)Buhranın yalnızca sanayileşmiş ülkeleri etkileyebildiğini
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Buhranın yarattığı ödeme güçlükleri, borç koşullarının yeniden ele alınmasını gerektirmiş; bu da ekonomik konjonktürün dış yükümlülükler üzerindeki etkisini göstermektedir. Türkiye ödemelerden vazgeçmemiş, yalnızca koşulların yeniden düzenlenmesini sağlamıştır.
Orta · Test 2
Soru 931929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın ardından tarım ürünleri fiyatlarının hızla düşmesi ve dış ticaretin daralması, Türkiye'de hangi ekonomik yaklaşımın benimsenmesinde etkili olmuştur?
- A)Devletçilik
- B)Kapitülasyonların yeniden tanınması
- C)Serbest ticaretin sınırsız uygulanması
- D)Tarımsal üretimin tümüyle terk edilmesi
- E)Dış borç ödemelerinin durdurulması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Özel sermayenin yetersiz kaldığı koşullarda sanayileşmeyi sürdürebilmek için devletin doğrudan yatırımcı rol üstlendiği devletçilik uygulaması benimsenmiştir. Türkiye bu dönemde Osmanlı borçlarını ödemeyi sürdürdüğünden E seçeneği gerçeklerle bağdaşmaz.
Orta · Test 7
Soru 4Musul görüşmelerinin sürdüğü dönemde Türkiye'nin bölgedeki durumunu güçleştiren Nasturi İsyanı hangi yıl ortaya çıkmıştır?
- A)1919
- B)1924
- C)1921
- D)1928
- E)1931
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Nasturi İsyanı 1924'te Hakkâri çevresinde çıkmış, Musul konusundaki görüşmeler sürerken Türkiye'yi iç güvenlik sorunlarıyla uğraşmak zorunda bırakmıştır. 1921 Sakarya Meydan Muharebesi'nin yapıldığı yıldır ve isyanla ilgisi yoktur.
Kolay · Test 1
6.Bozkurt-Lotus davası (1926-1927)
1926'da Fransız Lotus gemisi ile Türk Bozkurt gemisi Ege'de çarpıştı; Bozkurt battı, Türk denizciler öldü. Türkiye Lotus'un kaptanını yargılayınca Fransa buna itiraz etti; dava Lahey Uluslararası Adalet Divanı'na götürüldü. Divan 1927'de Türkiye'nin yargılama yetkisini haklı buldu. Türk tezini Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt savundu. Karar, Türkiye'nin uluslararası hukuktaki egemenlik haklarının tanınması bakımından önemlidir.
Sınav ipucu: Bozkurt-Lotus, Atatürk döneminde Türkiye'nin uluslararası bir mahkemede kazandığı ilk davadır; Fransa ile yaşanmıştır.
Soru 38Milletler Cemiyeti'nin merkezi hangi şehirde bulunmaktaydı?
- A)Paris
- B)Lahey
- C)Brüksel
- D)Cenevre
- E)Viyana
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Milletler Cemiyeti'nin merkezi İsviçre'nin Cenevre kentindeydi. Lahey, Uluslararası Adalet Divanı'nın bulunduğu şehir olduğu için sıkça karıştırılır; ancak Cemiyet'in merkezi değildir.
Kolay · Test 3
Soru 15Etabli anlaşmazlığının Milletler Cemiyeti ve Uluslararası Adalet Divanı'na taşınmasına karşın çözülememesi, ancak 1930'da doğrudan görüşmelerle sonuçlandırılması hangi çıkarımı desteklemektedir?
- A)Uluslararası hukukun bu dönemde tümüyle ortadan kalktığını
- B)Yunanistan'ın Milletler Cemiyeti üyeliğinden ayrıldığını
- C)Türkiye'nin uluslararası kuruluşlarla ilişki kurmayı reddettiğini
- D)İkili diplomasinin bazı durumlarda uluslararası yargıdan daha etkili olabildiğini
- E)Mübadelenin 1930'da yeniden başlatıldığını
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Uzun süre sonuç alınamayan sorun, iki devletin karşılıklı görüşmeleriyle çözülmüş, bu da ikili diplomasinin etkisini göstermiştir. Türkiye 1932'de Milletler Cemiyeti'ne katılacağından, uluslararası kuruluşlarla ilişki kurmayı reddettiği görüşü de gerçeğe uygun değildir.
Orta · Test 1
Soru 126Lozan'da kararlaştırılan nüfus mübadelesinde yerleşik anlamına gelen "etabli" sayılanlar mübadele dışında tutulmuş; ancak bu sözcüğün kapsamı konusunda Türkiye ile Yunanistan anlaşmazlığa düşmüştür. Bu anlaşmazlık nasıl giderilmiştir?
- A)Uluslararası Adalet Divanı'nın bağlayıcı kararıyla
- B)Milletler Cemiyeti'nin belirlediği takvimin uygulanmasıyla
- C)Sorunun Montrö Konferansı gündemine alınmasıyla
- D)İki ülke arasında 1930'da imzalanan antlaşmalarla
- E)Mübadele uygulamasının tümüyle yürürlükten kaldırılmasıyla
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sorun Milletler Cemiyeti'ne ve Uluslararası Adalet Divanı'na götürüldüğü hâlde sonuç alınamamış; çözüm 1930'da Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan antlaşmalarla gelmiştir. Bu antlaşmalarla İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler, yerleşme tarihlerine bakılmaksızın etabli sayılmış ve iki ülke ilişkileri normalleşmiştir; bu nedenle A ve B seçenekleri gerçeği yansıtmaz. Montrö Konferansı 1936'da yalnızca Boğazlar rejimini görüştüğünden C de doğru değildir. Cevap D.
Orta · Test 9
7.Türk-Sovyet ilişkileri ve 1925 Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması
Millî Mücadele yıllarında başlayan yakınlık, 17 Aralık 1925'te imzalanan Türk-Sovyet Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması ile pekişti; taraflar birbirlerine karşı ittifaklara katılmamayı ve saldırıya uğrayanın tarafsız kalınacağını taahhüt etti. Sovyetler 1934 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'na kredi ve teknik destek verdi (Kayseri ve Nazilli dokuma fabrikaları). İlişkiler 1936 Montrö'den sonra soğumaya başladı.
Sınav ipucu: 1925 antlaşması Musul krizinin en gergin döneminde imzalanmıştır; Türkiye'nin İngiltere'ye karşı Sovyet desteği araması olarak yorumlanır.
Soru 36Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması hangi yıla aittir?
- A)1919
- B)1929
- C)1934
- D)1938
- E)1925
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması 1925'te imzalanmış, sonraki yıllarda süresi uzatılmıştır. 1929 antlaşmanın yenilendiği bir yıldır, ilk imza yılı değildir.
Kolay · Test 3
Soru 55Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Sadabat Paktı
- B)Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması
- C)Sadabat Paktı – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği
- D)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Sadabat Paktı
- E)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sıralama 1925, 1932, 1934 ve 1937 biçimindedir. Milletler Cemiyeti üyeliğini Balkan Antantı'ndan sonraya koyan seçenekler, 1932 ve 1934 tarihlerinin sırasıyla çelişmektedir.
Zor · Test 4
Soru 120Verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Sadabat Paktı
- B)Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması
- C)Sadabat Paktı – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği
- D)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Sadabat Paktı
- E)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sıralama 1925, 1932, 1934 ve 1937 biçimindedir. Milletler Cemiyeti üyeliğini Balkan Antantı'ndan sonraya koyan seçenekler, 1932 ve 1934 tarihlerinin sırasıyla çelişmektedir.
Zor · Test 8
8.Milletler Cemiyeti'ne giriş (18 Temmuz 1932)
Türkiye, Musul kararı nedeniyle mesafeli durduğu Milletler Cemiyeti'ne 18 Temmuz 1932'de İspanya ve Yunanistan'ın önerisiyle davet edilerek katıldı; başvuru yapmadan davetle giren ülkeler arasındadır. Üyelik, Türkiye'nin uluslararası alanda kabul görmesinin ve barışçı politikanın sonucudur; 1934'te Cemiyet Konseyi'ne geçici üye seçildi. Bu üyelik Balkan Antantı ve Montrö'ye giden yolu açmıştır.
Sınav ipucu: Türkiye Milletler Cemiyeti'ne "başvurarak" değil "davet edilerek" girmiştir; yıl 1932'dir.
Soru 31Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olduğu tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)24 Temmuz 1923
- B)18 Temmuz 1932
- C)5 Haziran 1926
- D)9 Şubat 1934
- E)8 Temmuz 1937
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne 18 Temmuz 1932'de üye olmuştur. 5 Haziran 1926 Musul'a ilişkin Ankara Antlaşması'nın, 9 Şubat 1934 ise Balkan Antantı'nın tarihidir; bunlar üyelik tarihi değildir.
Kolay · Test 3
Soru 37Türkiye ile İran arasındaki sınır anlaşmazlığı hangi yolla çözüme kavuşturulmuştur?
- A)Milletler Cemiyeti'nin tek yanlı olarak aldığı kararla
- B)1932'de imzalanan antlaşmayla sınır hattının yeniden düzenlenmesiyle
- C)İngiltere'nin arabuluculuğuyla hazırlanan bir protokolle
- D)Sınır bölgesinde yapılan halk oylaması sonucunda
- E)Sovyetler Birliği'nin öngördüğü bir hakem kararıyla
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Türkiye ile İran arasındaki sınır sorunu 1932'de imzalanan antlaşmayla, karşılıklı görüşmeler yoluyla çözülmüştür. Sorunun halk oylamasıyla çözüldüğü yönündeki seçenek gerçeğe aykırıdır; halk oylaması Hatay sürecinde gündeme gelen bir yöntemdir.
Kolay · Test 3
Soru 40Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne kendi başvurusuyla değil, Cemiyet'in daveti üzerine üye olması hangi çıkarımı desteklemektedir?
- A)Türkiye'nin Cemiyet'in kararlarını bağlayıcı saymadığını
- B)Türkiye'nin bağımsızlığından ödün vermeyi kabul ettiğini
- C)Türkiye'nin uluslararası alanda eşit ve saygın bir konum gözettiğini
- D)Cemiyet'in yeni üye kabul etmeyi durdurduğunu
- E)Türkiye'nin Balkan devletlerinden destek almadığını
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Davet edilerek üye olunması, Türkiye'nin eşit bir devlet olarak tanınmasını önemsediğini göstermektedir. Türkiye üyelikten sonra Cemiyet kararlarına uymuş, örneğin İtalya'ya uygulanan yaptırımlara katılmıştır; bu nedenle kararları bağlayıcı saymadığı söylenemez.
Orta · Test 3
9.Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
İtalya'nın Balkanlar'a yönelik yayılmacı tutumu ve Almanya'nın silahlanması karşısında Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya 9 Şubat 1934'te Atina'da Balkan Antantı'nı imzaladı. Taraflar sınırlarını karşılıklı güvence altına aldı ve birbirlerine danışmadan bir Balkan devletiyle siyasi antlaşma yapmamayı kabul etti. Bulgaristan (toprak istekleri nedeniyle) ve Arnavutluk (İtalya etkisi nedeniyle) katılmadı. Antant, II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla işlevini yitirdi.
Sınav ipucu: Üye ezberi: Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya. "Bulgaristan üyedir" seçeneği en sık tuzaktır.
Soru 127Balkan Antantı ve Sadabat Paktı ile ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmiştir: I. Balkan Antantı'nı Türkiye ile birlikte Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya imzalamıştır. II. Sadabat Paktı'nın tarafları arasında Suriye de yer almıştır. III. Her iki antlaşma da sınırlara saygı ve saldırmazlık esasına dayanmaktadır. Bu bilgilerden hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)II ve III
- E)I ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Balkan Antantı 1934'te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanmıştır; her iki antlaşma da tarafların sınırlarına saygı ve saldırmazlık ilkesine dayandığı için I ve III doğrudur. Sadabat Paktı'nın tarafları Türkiye, İran, Irak ve Afganistan'dır; Suriye bu tarihte Fransız mandası altında bulunduğundan pakta taraf olmamıştır, bu nedenle II yanlıştır ve II'yi içeren B, C, D seçenekleri elenir. Bulgaristan ve Arnavutluk ise toprak istekleri nedeniyle Balkan Antantı'na katılmamıştır. Cevap E.
Zor · Test 9
Soru 34Aşağıdaki devletlerden hangisi Balkan Antantı'nın kurucu üyeleri arasında yer almaz?
- A)Bulgaristan
- B)Türkiye
- C)Yunanistan
- D)Yugoslavya
- E)Romanya
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Balkan Antantı Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında kurulmuştur. Bulgaristan, sınırların karşılıklı güvence altına alınmasını öngören hükümler nedeniyle antanta katılmamıştır.
Kolay · Test 3
Soru 56Antlaşma ve taraf devlet eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A)Sadabat Paktı – Türkiye, İran, Irak, Afganistan
- B)Balkan Antantı – Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya
- C)Ankara Antlaşması (1926) – Türkiye, İngiltere, Irak
- D)Mübadele Sözleşmesi (1923) – Türkiye, Yunanistan
- E)Balkan Antantı – Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Bulgaristan Balkan Antantı'na katılmamış, antantın dördüncü üyesi Yugoslavya olmuştur. Diğer eşleştirmeler tarihsel olarak doğrudur; Sadabat Paktı'nın üyeleri Türkiye, İran, Irak ve Afganistan'dır.
Zor · Test 4
10.Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)
Lozan'da Boğazlar askersiz hâle getirilmiş ve geçişi uluslararası Boğazlar Komisyonu'na bırakılmıştı. İtalya ve Almanya'nın silahlanması üzerine Türkiye değişiklik istedi; 20 Temmuz 1936'da imzalanan Montrö Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu kaldırıldı, Boğazların yönetimi ve savunması Türkiye'ye geçti, Türkiye Boğazları silahlandırma hakkı kazandı. Ticaret gemilerine barışta serbest geçiş tanındı; savaş gemilerine tonaj ve süre sınırı kondu; savaşta Türkiye'ye geniş yetki verildi.
Sınav ipucu: Montrö, Lozan'ın Türkiye aleyhine olan bir hükmünün görüşme yoluyla düzeltilmesidir; "Misakımillî'ye uygun hâle gelen ilk konu" olarak sorulur.
Soru 61Montrö Boğazlar Sözleşmesi hangi tarihte imzalanmıştır?
- A)24 Temmuz 1923
- B)9 Şubat 1934
- C)20 Temmuz 1936
- D)8 Temmuz 1937
- E)29 Haziran 1939
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Montrö Boğazlar Sözleşmesi 20 Temmuz 1936'da imzalanmıştır. 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması'na, 9 Şubat 1934 Balkan Antantı'na, 8 Temmuz 1937 ise Sadabat Paktı'na ait tarihlerdir.
Kolay · Test 5
Soru 65Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu kaldırılmış ve komisyonun görevleri hangi devlete devredilmiştir?
- A)İngiltere
- B)Sovyetler Birliği
- C)Yunanistan
- D)Türkiye
- E)Fransa
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sözleşmeyle komisyon kaldırılmış, Boğazların yönetimine ilişkin yetkiler Türkiye'ye geçmiştir. Sovyetler Birliği ve İngiltere sözleşmeye taraf devletlerdir; ancak Boğazların yönetimi bu devletlere değil Türkiye'ye bırakılmıştır.
Kolay · Test 5
Soru 68Aşağıdakilerden hangisi Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümleri arasında yer almaz?
- A)Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılması
- B)Türkiye'nin Boğazlar bölgesinde asker bulundurabilmesi
- C)Ticaret gemilerine barış zamanında geçiş serbestliği tanınması
- D)Savaş gemilerinin geçişine sınırlamalar getirilmesi
- E)Boğazların Milletler Cemiyeti yönetimine bırakılması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Montrö ile Boğazların yönetimi uluslararası bir kuruluşa değil Türkiye'ye bırakılmıştır. Komisyonun kaldırılması, bölgenin yeniden silahlandırılabilmesi ve savaş gemilerine sınırlama getirilmesi sözleşmenin temel hükümleridir.
Kolay · Test 5
11.Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937)
İtalya'nın Habeşistan'ı işgali (1935) ve Doğu Akdeniz'deki tehdit üzerine Türkiye, İran, Irak ve Afganistan 8 Temmuz 1937'de Tahran'daki Sadabat Sarayı'nda saldırmazlık paktı imzaladı. Taraflar iç işlerine karışmamayı, ortak sınırlara saygıyı ve birbirlerine karşı saldırgan bir eyleme katılmamayı kabul etti. Pakt Türkiye'nin doğu sınırlarını güvence altına aldı; Balkan Antantı'nın batıda yaptığını doğuda tamamladı.
Sınav ipucu: Üye ezberi: Türkiye, İran, Irak, Afganistan (Tahran). "Suriye" ya da "Pakistan" içeren seçenekler yanlıştır (Pakistan 1947'de kuruldu).
Soru 123Türkiye'nin 1937'de Tahran'da İran, Irak ve Afganistan ile imzaladığı; taraflara sınırlara saygı ve saldırmazlık yükümlülüğü getiren antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Balkan Antantı
- B)Sadabat Paktı
- C)Montrö Sözleşmesi
- D)Nyon Antlaşması
- E)Ankara Antlaşması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937'de Tahran'daki Sadabat Sarayı'nda Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmış; taraflar birbirlerinin sınırlarına saygı göstermeyi ve saldırıda bulunmamayı kabul etmiştir. Balkan Antantı 1934'te Atina'da Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya ile imzalandığı için A yanlıştır. Montrö Sözleşmesi 1936'da Boğazlar rejimini, Nyon Antlaşması ise 1937'de Akdeniz'de ticaret gemilerine yönelik saldırıları konu alır; ikisi de doğu komşularıyla yapılmış bir güvenlik antlaşması değildir. Cevap B.
Kolay · Test 9
Soru 32Balkan Antantı hangi tarihte ve hangi şehirde imzalanmıştır?
- A)18 Temmuz 1932 – Cenevre
- B)8 Temmuz 1937 – Tahran
- C)20 Temmuz 1936 – Montrö
- D)5 Haziran 1926 – Ankara
- E)9 Şubat 1934 – Atina
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Balkan Antantı 9 Şubat 1934'te Atina'da imzalanmıştır. 8 Temmuz 1937 – Tahran ise Sadabat Paktı'na, 20 Temmuz 1936 – Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne aittir.
Kolay · Test 3
Soru 35Sadabat Paktı hangi tarihte imzalanmıştır?
- A)9 Şubat 1934
- B)18 Temmuz 1932
- C)20 Temmuz 1936
- D)8 Temmuz 1937
- E)29 Haziran 1939
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sadabat Paktı 8 Temmuz 1937'de Tahran'da imzalanmıştır. 9 Şubat 1934 Balkan Antantı'nın, 29 Haziran 1939 ise Hatay'ın anavatana katılmasının tarihidir.
Kolay · Test 3
12.Hatay sorunu ve Türkiye'ye katılım (1936-1939)
1921 Ankara Antlaşması'yla Fransız mandası Suriye'de kalan Hatay'a özel yönetim tanınmıştı. 1936'da Fransa Suriye'ye bağımsızlık verme kararı alınca Türkiye Hatay'ın geleceğini Milletler Cemiyeti'ne taşıdı; 1937'de Hatay'a iç işlerinde bağımsız statü verildi. 2 Eylül 1938'de Hatay Devleti kuruldu, Tayfur Sökmen cumhurbaşkanı oldu. 23 Haziran 1939 Türk-Fransız antlaşmasının ardından Hatay Meclisi 29 Haziran 1939'da Türkiye'ye katılma kararı aldı; 7 Temmuz 1939'da Hatay ili kuruldu.
Sınav ipucu: Hatay'ın katılımı Atatürk'ün ölümünden (10 Kasım 1938) sonra, 1939'da gerçekleşmiştir; ama sorun Atatürk döneminin son dış politika konusudur ve Misakımillî'ye katılan son topraktır.
Soru 821938'de kurulan Hatay Devleti'nin ilk cumhurbaşkanı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Tayfur Sökmen
- B)Abdurrahman Melek
- C)Fevzi Çakmak
- D)Tevfik Rüştü Aras
- E)Şükrü Saracoğlu
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Hatay Devleti'nin cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen seçilmiştir. Abdurrahman Melek aynı devlette başbakanlık görevini üstlendiğinden cumhurbaşkanı olarak gösterilemez.
Kolay · Test 6
Soru 86Aşağıdakilerden hangisi Hatay sorunuyla doğrudan ilgili değildir?
- A)1921 Ankara Antlaşması
- B)1938'de Hatay Devleti'nin kurulması
- C)Milletler Cemiyeti'nin 1937 tarihli kararı
- D)1939'da Türkiye ile Fransa arasında yapılan antlaşma
- E)1926 Ankara Antlaşması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. 1926 Ankara Antlaşması İngiltere ile imzalanmış olup Musul sorununu sonuçlandırmıştır; Hatay ile ilgisi yoktur. Diğer seçenekler Hatay'ın statüsünün belirlenmesi ve anavatana katılması sürecinin aşamalarıdır.
Kolay · Test 6
Soru 63Hatay Millet Meclisi'nin Türkiye'ye katılma kararı aldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)2 Eylül 1938
- B)20 Ekim 1921
- C)23 Temmuz 1936
- D)18 Temmuz 1932
- E)29 Haziran 1939
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Hatay Millet Meclisi 29 Haziran 1939'da Türkiye'ye katılma kararı almıştır. 2 Eylül 1938 Hatay Devleti'nin kurulduğu, 18 Temmuz 1932 ise Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olduğu tarihtir.
Kolay · Test 5
13.Türk-Yunan ilişkileri ve 1930 dönüşümü
Lozan sonrasında mübadele, Patrikhane ve Batı Trakya sorunlarıyla gergin olan Türk-Yunan ilişkileri, 1930 Ankara Antlaşması'yla düzeldi. Aynı yıl Yunan Başbakanı Venizelos Ankara'ya geldi; iki ülke dostluk, tarafsızlık ve deniz kuvvetlerinde denge antlaşmaları imzaladı. Bu yakınlaşma 1934 Balkan Antantı'nın temelidir. Venizelos, Atatürk'ü 1934'te Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermiştir.
Sınav ipucu: Türk-Yunan yakınlaşmasının yılı 1930'dur; Balkan Antantı (1934) bu yakınlaşmanın sonucudur, nedeni değil.
Soru 28Bir öğrenci, "Lozan'dan kalan sorunların çözümü, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini iyileştirerek bölgesel iş birliğine giden yolu açmıştır." savını hangi örnek ikili ile en güçlü biçimde destekleyebilir?
- A)Nasturi İsyanı ile Şeyh Sait İsyanı
- B)Yabancı okullar sorunu ile Osmanlı borçları
- C)Kapitülasyonların kaldırılması ile Duyûn-ı Umûmiye
- D)Mübadele sözleşmesi ile Musul meselesi
- E)Türk-Yunan yakınlaşması ile Balkan Antantı
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Mübadele anlaşmazlığının çözülmesiyle gelişen Türk-Yunan yakınlaşması, doğrudan Balkan Antantı'nın kurulmasına katkı sağlamıştır. Yabancı okullar ve borçlar konuları ise bölgesel iş birliğiyle değil, iç düzenlemeler ve mali yükümlülüklerle ilgilidir.
Zor · Test 2
Soru 50Türkiye ile Afganistan arasında 1921'de imzalanan Dostluk Antlaşması'nın en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Afganistan'ın Balkan Antantı'na katılmasını sağlaması
- B)TBMM Hükûmeti'nin uluslararası alanda tanınmasına katkı sağlaması
- C)İki ülke arasında ortak bir ordu kurulmasını öngörmesi
- D)Kapitülasyonların Afganistan'da da kaldırılmasını sağlaması
- E)Musul meselesinin çözümüne doğrudan katkı sunması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Antlaşma, TBMM Hükûmeti'nin bağımsız bir devlet olarak tanınması sürecine katkı sağlamıştır. Afganistan bir Balkan devleti olmadığından Balkan Antantı'na katılması söz konusu değildir.
Orta · Test 4
Soru 55Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Sadabat Paktı
- B)Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması
- C)Sadabat Paktı – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği
- D)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Sadabat Paktı
- E)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sıralama 1925, 1932, 1934 ve 1937 biçimindedir. Milletler Cemiyeti üyeliğini Balkan Antantı'ndan sonraya koyan seçenekler, 1932 ve 1934 tarihlerinin sırasıyla çelişmektedir.
Zor · Test 4
14.İngiltere ve Fransa ile ilişkilerin seyri
İngiltere ile ilişkiler Musul (1926) çözülünceye kadar gergin, sonrasında giderek yakın oldu; 1936 Montrö ve 1939 karşılıklı yardım antlaşması bu yakınlaşmanın sonucudur. Fransa ile ilişkiler yabancı okullar, Osmanlı borçları, Bozkurt-Lotus ve Hatay nedeniyle uzun süre sorunlu kaldı; Hatay'ın 1939'da Türkiye'ye katılmasıyla normalleşti. Türkiye II. Dünya Savaşı öncesinde Batı demokrasileriyle aynı safta yer aldı.
Sınav ipucu: "Fransa ile yaşanan sorunlar" sorusunda dört başlık aranır: yabancı okullar, borçlar, Bozkurt-Lotus, Hatay. Musul ise İngiltere iledir.
Soru 128Türk dış politikasında Ankara Antlaşması adıyla anılan iki ayrı antlaşma bulunmaktadır. Bu antlaşmalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)1921 tarihli olanın Fransa, 1926 tarihli olanın İngiltere ile yapıldığı
- B)1921 tarihli olanla Güney Cephesi'ndeki çatışmaların sona erdiği
- C)1926 tarihli olanla Musul'un Irak sınırları içinde bırakıldığı
- D)1921 tarihli olanla Hatay'ın Türkiye'ye katılmasının kabul edildiği
- E)Her ikisinin de Türkiye'nin güney sınırına ilişkin hüküm içerdiği
Çözümü göster
Doğru cevap: D. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile İskenderun ve Hatay yöresi, özel bir yönetim tanınmak kaydıyla Fransız mandasındaki Suriye sınırları içinde bırakılmıştır; Hatay'ın Türkiye'ye katılması ancak 1939'da gerçekleşmiştir, bu nedenle D söylenemez. Aynı antlaşma Fransa ile imzalanmış ve Güney Cephesi'ndeki çatışmaları sona erdirmiştir. 5 Haziran 1926 tarihli Ankara Antlaşması ise İngiltere ile yapılmış, Musul Irak'ta kalmış ve Türkiye-Irak sınırı belirlenmiştir; dolayısıyla her iki antlaşma da güney sınırına ilişkin hükümler içerir. Cevap D.
Zor · Test 9
Soru 10Musul görüşmelerinin sürdüğü 1925 yılında Doğu Anadolu'da çıkan Şeyh Sait İsyanı'nın Türk dış politikası açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Türkiye'nin Milletler Cemiyeti üyeliğinden çıkarılması
- B)Lozan Antlaşması'nın bazı maddelerinin geçersiz sayılması
- C)Türkiye'nin İngiltere ile ticaret ilişkilerini tümüyle kesmesi
- D)Türkiye'nin Musul konusundaki pazarlık gücünü zayıflatması
- E)Boğazlar'ın yönetiminin Türkiye'ye bırakılmasının ertelenmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. İç güvenlik sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalan Türkiye, Musul'da askerî bir seçeneği zorlayamamış ve masadaki gücü zayıflamıştır. Türkiye 1925'te henüz Milletler Cemiyeti üyesi olmadığından üyelikten çıkarılma seçeneği tarihsel olarak olanaksızdır.
Orta · Test 1
Soru 661930'lu yıllarda Almanya'nın silahlanmaya başlaması, İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi ve Milletler Cemiyeti'nin bu gelişmeler karşısında etkisiz kalması, Türkiye'yi harekete geçirmiştir. Bu ortamın Türk dış politikasındaki en somut yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Musul sorununun İngiltere ile çözüme kavuşturulması
- B)Nüfus mübadelesinin tamamlanması
- C)Boğazlar rejiminin yeniden görüşülmesinin istenmesi
- D)Osmanlı borçlarının ödenmeye başlanması
- E)Yabancı okullar sorununun sonuçlandırılması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Avrupa'da artan savaş tehlikesi, askerden arındırılmış Boğazlar bölgesinin savunmasızlığını Türkiye açısından ciddi bir sorun hâline getirmiş ve rejimin değiştirilmesi talebini doğurmuştur. Musul sorunu 1926'da, nüfus mübadelesinden doğan anlaşmazlık ise 1930'da çözüldüğünden bu ortamın yansıması sayılamaz.
Orta · Test 5
15.İtalya tehdidi ve Türkiye'nin güvenlik arayışı
Mussolini'nin "Roma İmparatorluğu" söylemi, Oniki Ada'daki silahlanma ve 1935 Habeşistan işgali Türkiye'yi doğrudan tehdit etti. Bu tehdit Türkiye'nin 1934 Balkan Antantı'na, 1936 Montrö'de Boğazları silahlandırma isteğine, 1937 Sadabat Paktı'na ve İngiltere ile yakınlaşmaya yönelmesinin ortak nedenidir. Sınav bu dört gelişmenin arkasındaki "İtalya endişesi"ni tek soruda birleştirir.
Sınav ipucu: "Montrö'de Boğazların silahlandırılmasını istememizin nedeni" sorulursa cevap İtalya ve Almanya'nın silahlanmasıdır.
Soru 44Sadabat Paktı'nın imzalanmasında etkili olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sovyetler Birliği'nin İran'la ittifak kurması
- B)İngiltere'nin Irak üzerindeki mandasını sürdürmek istemesi
- C)Afganistan'ın Milletler Cemiyeti'nden ayrılması
- D)Almanya'nın Orta Doğu'da manda yönetimi kurması
- E)İtalya'nın Habeşistan'ı işgal ederek Doğu Akdeniz'de etkisini artırması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. İtalya'nın Habeşistan'ı işgali, Orta Doğu devletlerinde güvenlik kaygısı yaratmış ve doğuda bir dayanışma arayışını hızlandırmıştır. Almanya'nın Orta Doğu'da manda yönetimi kurması ise tarihsel olarak gerçekleşmemiştir.
Orta · Test 3
Soru 77İtalya'nın 1935'te Habeşistan'ı işgal etmesi karşısında Milletler Cemiyeti'nin aldığı yaptırım kararlarının sonuç vermemesi, hangi çıkarımı desteklemektedir?
- A)İtalya'nın Balkan Antantı'na katıldığını
- B)Habeşistan'ın Milletler Cemiyeti üyesi olmadığını
- C)Uluslararası güvenlik sisteminin işlemediğini
- D)Türkiye'nin Cemiyet üyeliğinden çıktığını
- E)Avrupa'da silahlanmanın durduğunu
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Cemiyet'in kararlarını uygulatacak bir gücünün bulunmaması, saldırgan devletlerin caydırılamamasına ve güvenlik sisteminin çökmesine yol açmıştır. Türkiye bu dönemde Cemiyet üyeliğini sürdürdüğü ve yaptırım kararlarına uyduğu için D seçeneği yanlıştır.
Orta · Test 6
Soru 78İtalya'nın Oniki Ada'daki askerî varlığını güçlendirmesi, Türkiye açısından öncelikle hangi bakımdan tehdit oluşturmuştur?
- A)Doğu sınırının güvenliği bakımından
- B)Karadeniz ticaretinin sürdürülmesi bakımından
- C)Osmanlı borçlarının ödenmesi bakımından
- D)Suriye sınırının belirlenmesi bakımından
- E)Ege ve Akdeniz kıyılarının güvenliği bakımından
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Oniki Ada, Türkiye'nin güneybatı kıyılarına çok yakın olduğundan buradaki askerî yığınak doğrudan Ege ve Akdeniz kıyılarını tehdit etmiştir. Doğu sınırının güvenliği İran ve Irak'la ilişkileri ilgilendirdiğinden İtalyan tehdidiyle açıklanamaz.
Orta · Test 6
16.Kellogg-Briand Paktı (1928) ve Litvinov Protokolü (1929)
Savaşı ulusal politika aracı olmaktan çıkaran Kellogg-Briand Paktı'na Türkiye 1929'da katıldı; aynı yıl Sovyetler Birliği'nin önderliğinde imzalanan ve paktı Doğu Avrupa'da yürürlüğe koyan Litvinov Protokolü'ne de imza attı. Bu katılımlar Türkiye'nin barışçı dış politikasının uluslararası belgelerle kanıtıdır ve Milletler Cemiyeti'ne giriş öncesi güven kazandırmıştır.
Sınav ipucu: Kellogg-Briand "savaşı yasaklayan" pakttır; Türkiye kurucu değil sonradan katılan ülkedir.
17.Kars Antlaşması'nın (1921) doğu sınırına etkisi
Sovyet Rusya ile Moskova (16 Mart 1921) ve Kafkas cumhuriyetleriyle Kars (13 Ekim 1921) antlaşmaları doğu sınırını kesinleştirmişti; Atatürk döneminde bu sınırda bir sorun yaşanmadı. Kars, Ardahan ve Artvin Türkiye'de kaldı, Batum Gürcistan'a bırakıldı, Nahçıvan'ın Azerbaycan'a bağlı özerk statüsü güvence altına alındı. Bu antlaşmalar Sovyetlerle dostluğun temelidir.
Sınav ipucu: Doğu sınırı Lozan'da değil Moskova ve Kars antlaşmalarında çizilmiştir; Batum Moskova Antlaşması ile Gürcistan'a bırakılmıştır.
Soru 21Musul'un Irak sınırları içinde kalmasının Türkiye açısından doğrudan sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Boğazlar üzerindeki Türk egemenliğinin tamamlanmış olması
- B)Doğu sınırının ilk kez bir antlaşmayla çizilmiş olması
- C)Ege adalarının hukuki statüsünün yeniden belirlenmesi
- D)Güney sınırının Hatay dışında büyük ölçüde belirlenmiş olması
- E)Batı Trakya'daki Türklerin sorunlarının çözüme kavuşması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. 1926 Ankara Antlaşması, Türkiye'nin güney sınırını Hatay meselesi dışında büyük ölçüde kesinleştirmiştir. Doğu sınırı ise daha önce 1921 tarihli antlaşmalarla belirlendiğinden ilk kez çizildiği söylenemez.
Orta · Test 2
Soru 45Sadabat Paktı'nın Türkiye açısından doğrudan sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Musul bölgesinin Türkiye sınırları içine yeniden alınması
- B)Hatay'ın anavatana katılma sürecinin tamamlanmış olması
- C)Doğu sınırında güvenliğin artması ve komşularla iş birliğinin gelişmesi
- D)Boğazlar'ın yönetiminin bütünüyle Türkiye'ye bırakılması
- E)Kapitülasyonların sınırlı biçimde yeniden yürürlüğe girmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Pakt, Türkiye'nin doğu sınırındaki güvenliği artırmış ve bölge devletleriyle iş birliğini geliştirmiştir. Musul konusu 1926'da sonuçlandığından paktın bir sonucu olarak gösterilemez.
Orta · Test 3
Soru 71Hatay'ın, özel bir yönetim tanınmak kaydıyla Fransız yönetimindeki Suriye sınırları içinde bırakılması hangi antlaşmayla kabul edilmiştir?
- A)1921 Ankara Antlaşması
- B)1926 Ankara Antlaşması
- C)Montrö Boğazlar Sözleşmesi
- D)Sadabat Paktı
- E)Balkan Antantı
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Fransa ile 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması'yla Hatay, özel yönetim tanınarak Suriye sınırları içinde bırakılmıştır. 1926 Ankara Antlaşması ise İngiltere ile imzalanmış olup Musul sorununa ilişkindir.
Kolay · Test 5
18.Dış politikada kronoloji
Sıralama soruları için ana omurga: 1923 nüfus mübadelesi sözleşmesi ve Lozan; 1925 Türk-Sovyet antlaşması; 1926 Musul (Ankara Antlaşması) ve Bozkurt-Lotus; 1928 borç anlaşması; 1930 Türk-Yunan yakınlaşması; 1932 Milletler Cemiyeti; 1934 Balkan Antantı; 1936 Montrö; 1937 Sadabat; 1938 Hatay Devleti; 1939 Hatay'ın katılımı. Sınav genelde 1932-1937 arasındaki dört gelişmeyi (Cemiyet, Antant, Montrö, Sadabat) sıralatır.
Sınav ipucu: Ezber dizisi: 32 Cemiyet - 34 Antant - 36 Montrö - 37 Sadabat - 39 Hatay; ikişer yıl artar, sonda bir yıl.
Soru 25Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı – Musul sorununu çözen Ankara Antlaşması
- B)Nasturi İsyanı – Lozan Antlaşması – Musul sorununu çözen Ankara Antlaşması – Şeyh Sait İsyanı
- C)Şeyh Sait İsyanı – Nasturi İsyanı – Lozan Antlaşması – Musul sorununu çözen Ankara Antlaşması
- D)Musul sorununu çözen Ankara Antlaşması – Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı
- E)Lozan Antlaşması – Şeyh Sait İsyanı – Musul sorununu çözen Ankara Antlaşması – Nasturi İsyanı
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Lozan Antlaşması 1923, Nasturi İsyanı 1924, Şeyh Sait İsyanı 1925, Musul sorununu çözen Ankara Antlaşması ise 1926 tarihlidir. Doğru kronolojik sıra bu nedenle A seçeneğidir. Dikkat: 20 Ekim 1921 tarihli Türk-Fransız Ankara Antlaşması da aynı adı taşır. Bu sorudaki antlaşma, Musul sorununu çözen ve Türkiye-Irak sınırını belirleyen 1926 tarihli olandır; şıklarda bu nedenle ayrıca nitelenmiştir. Ankara Antlaşması'nı Lozan'dan önce gösteren sıralamalar, Musul sorununun Lozan'dan artakalmış bir mesele olması gerçeğiyle çelişir.
Zor · Test 2
Soru 121Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı – Ankara Antlaşması (1926, Musul)
- B)Nasturi İsyanı – Lozan Antlaşması – Ankara Antlaşması (1926, Musul) – Şeyh Sait İsyanı
- C)Şeyh Sait İsyanı – Nasturi İsyanı – Lozan Antlaşması – Ankara Antlaşması (1926, Musul)
- D)Ankara Antlaşması (1926, Musul) – Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı
- E)Lozan Antlaşması – Şeyh Sait İsyanı – Ankara Antlaşması (1926, Musul) – Nasturi İsyanı
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Lozan 1923, Nasturi İsyanı 1924, Şeyh Sait İsyanı 1925, Musul'a ilişkin Ankara Antlaşması ise 1926 tarihlidir. Ankara Antlaşması'nı Lozan'dan önce gösteren sıralama, sorunun Lozan'dan artakalmış olması gerçeğiyle çelişir.
Zor · Test 9
Soru 55Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Sadabat Paktı
- B)Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması
- C)Sadabat Paktı – Balkan Antantı – Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği
- D)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Milletler Cemiyeti üyeliği – Balkan Antantı – Sadabat Paktı
- E)Türk-Sovyet Dostluk Antlaşması – Balkan Antantı – Sadabat Paktı – Milletler Cemiyeti üyeliği
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sıralama 1925, 1932, 1934 ve 1937 biçimindedir. Milletler Cemiyeti üyeliğini Balkan Antantı'ndan sonraya koyan seçenekler, 1932 ve 1934 tarihlerinin sırasıyla çelişmektedir.
Zor · Test 4
Karıştırılan noktalar yan yana
| Sorun / gelişme | Taraf · yıl · sonuç |
|---|---|
| Nüfus mübadelesi | Yunanistan · 1923-1930 · İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri yerleşik sayıldı |
| Musul | İngiltere · 1926 Ankara Antlaşması · Musul Irak'a, petrol gelirinden pay |
| Yabancı okullar | Fransa vb. · 1925-1926 · iç mesele, MEB denetimi |
| Osmanlı borçları | Fransa ağırlıklı alacaklılar · 1928 Paris · taksit, son ödeme 1954 |
| Bozkurt-Lotus | Fransa · 1927 Lahey · Türkiye haklı bulundu |
| Milletler Cemiyeti | Davet · 18 Temmuz 1932 · üyelik |
| Balkan Antantı | Yunanistan, Yugoslavya, Romanya · 9 Şubat 1934 · batı sınırları güvence |
| Montrö | Lozan imzacıları · 20 Temmuz 1936 · Boğazlar Türkiye'ye |
| Sadabat Paktı | İran, Irak, Afganistan · 8 Temmuz 1937 · doğu sınırları güvence |
| Hatay | Fransa · 1938 devlet, 1939 katılım · Misakımillî'ye son katılan toprak |
Sık düşülen tuzaklar
- Musul Milletler Cemiyeti kararıyla Irak'a bırakıldı, Türkiye bunu 1926 Ankara Antlaşması'yla kabul etti; "Lozan'da Irak'a verildi" ifadesi yanlıştır, Lozan konuyu ertelemiştir.
- Balkan Antantı'nda Bulgaristan ve Arnavutluk yoktur; Sadabat Paktı'nda Suriye ve Pakistan yoktur.
- Türkiye Milletler Cemiyeti'ne 1932'de davetle girdi; başvurarak girmedi.
- Hatay 1939'da, yani Atatürk'ün ölümünden sonra katıldı; ama sorun Atatürk dönemi dış politikasının konusudur.
- Yabancı okullar sorunu antlaşmayla değil iç hukukla çözüldü; Türkiye görüşmeyi "iç mesele" diyerek reddetti.
- Montrö Boğazlar Komisyonu'nu kaldırdı ve Boğazları Türkiye'ye verdi; "Lozan'da Boğazlar Türkiye'ye bırakıldı" ifadesi yanlıştır.
- Bozkurt-Lotus Fransa ile, Musul İngiltere ile, mübadele Yunanistan ile yaşanan sorundur; ülke-sorun eşleştirmesi sık karıştırılır.