KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcükte Anlam — Test 10

KPSS Türkçe dersinin Sözcükte Anlam konusundan 8 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 143 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 10. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

1 kolay1 orta6 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerde tırnak içinde gösterilen sözcüklerden hangisi, bir bilim ya da sanat dalına özgü anlamıyla kullanılmamıştır?

    • A)Ressam, tablonun ön “planına” iki küçük figür yerleştirmiş.
    • B)Öğretmen, tahtaya çizdiği üçgenin “alanını” hesaplattı.
    • C)Şair, şiirin son bölümünde “ölçüyü” bozmamak için çabalamış.
    • D)Çocuk, elindeki ipi makasla tam ortadan ikiye “böldü”.
    • E)Hemşire, hastanın “nabzını” bir dakika boyunca saydı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Çocuk, elindeki ipi makasla tam ortadan ikiye “böldü”.

    Terim anlam, bir sözcüğün belli bir bilim, sanat ya da meslek dalına özgü kavramı karşılamasıdır. A’daki “plan” resim ve sinemanın, B’deki “alan” matematiğin, C’deki “ölçü” şiirin, E’deki “nabız” tıbbın terimidir. D’de geçen “bölmek” sözcüğü matematikte terim değeri taşısa da bu cümlede bir ipin makasla ikiye ayrılması anlatılmaktadır; yani sözcük günlük dildeki gerçek anlamıyla kullanılmıştır. Terim değeri taşımayan tek kullanım bu nedenle D’dedir. Cevap D.

  2. Soru 2

    Zor

    Aşağıdaki cümle çiftlerinin hangisinde “kalmak” sözcüğü her iki cümlede de aynı anlamda kullanılmıştır?

    • A)Yolda benzinimiz bitince ortada kaldık. / Matematik sınavından kalınca çok üzüldü.
    • B)Bu yaz iki hafta Sinop’ta kaldık. / Tencerede birkaç kaşık çorba kalmış.
    • C)Maç, yağmur yüzünden yarına kaldı. / Toplantı, başkan gelmeyince haftaya kaldı.
    • D)Bu evde tam beş yıl kaldık. / Söyleyecekleri boğazında kaldı.
    • E)Sepette yalnızca üç elma kaldı. / Dün gece amcamlarda kaldık.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Maç, yağmur yüzünden yarına kaldı. / Toplantı, başkan gelmeyince haftaya kaldı.

    C’deki iki cümlede de “kalmak” sözcüğü “ertelenmek, sonraya bırakılmak” anlamındadır; maçın yarına, toplantının haftaya kalması aynı anlamı taşır. A’da birinci cümlede “çaresiz duruma düşmek”, ikincisinde “sınavda başarısız olmak” anlamı vardır. B’de birinci cümle “bir yerde geçici olarak oturmak”, ikincisi “artmak, geriye kalmak” anlamındadır; aynı ayrım, ögeleri yer değiştirmiş biçimde E’de de görülür. D’de ise “oturmak” ile “söyleyememek” anlamları karşı karşıya gelmiştir. Cevap C.

  3. Soru 3

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir varlık, kendi adı yerine onu çağrıştıran birden çok sözcükten oluşan kalıplaşmış bir sözle anlatılmıştır?

    • A)Bacasız sanayi, bu yıl bölge ekonomisine güç kattı.
    • B)Müzenin girişindeki taş merdiven yıllar içinde aşınmıştı.
    • C)Balıkçılar, sabahın ilk saatlerinde ağlarını denize bıraktı.
    • D)Şairin geçen ay çıkan kitabı beklenen ilgiyi görmedi.
    • E)Çocuklar, tatilin ilk gününü bahçede koşarak geçirdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bacasız sanayi, bu yıl bölge ekonomisine güç kattı.

    Bir varlığın adını doğrudan söylemek yerine onu birden çok sözcükle anlatmaya dolaylama denir. A’daki “bacasız sanayi” sözü, turizm sektörünün adı yerine kullanılan kalıplaşmış bir dolaylamadır. C’de balıkçı, ağ ve deniz; D’de şair ve kitap kendi adlarıyla anılmıştır, yerlerine geçen bir söz öbeği yoktur. B’deki “taş merdiven” de bir nitelemedir; merdiven zaten kendi adıyla söylenmiştir. Cevap A.

  4. Soru 4

    Zor

    Küçük kasabanın pazarı, her cumartesi aynı (I) canlı görüntüsüne kavuşur. Tezgâhlarda çevre köylerden o sabah getirilen (II) taze sebzeler sergilenir. Satıcılar, müşterileriyle uzun uzun (III) pazarlık eder. Alışverişini bitirenler, meydandaki çay ocağında (IV) aceleyle oturup saatlerce sohbet eder. Akşamüstü tezgâhlar toplanınca meydan yeniden (V) sessizliğe bürünür. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisi, bulunduğu cümlenin anlamıyla bağdaşmamaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    Bir sözcüğün parçaya uygunluğu, bulunduğu cümlenin geri kalanıyla tutarlı olmasına bağlıdır. IV’te “aceleyle oturup” denmesine karşın aynı cümlede “saatlerce sohbet eder” denmektedir; acele etmekle saatlerce oturmak birbiriyle çelişir. Oysa I’deki “canlı görüntü”, pazarın kalabalığıyla; II’deki “taze”, sebzelerin o sabah getirilmiş olmasıyla doğrudan uyumludur. V’teki “sessizliğe bürünür” de tezgâhların toplanmasının doğal sonucudur. Cevap D.

  5. Soru 5

    Zor

    Aşağıda “sürmek” sözcüğünün kullanıldığı cümleler numaralandırılmıştır: I. Yağmur, üç gün boyunca aralıksız sürdü. II. Tarlayı sabahtan akşama kadar traktörle sürdüler. III. Çocuğun ekmeğine biraz bal sürüp eline verdi. IV. Toplantı, akşam saatlerine kadar sürdü. V. Arabayı garajdan dikkatle dışarı sürdü. Bu cümlelerin hangi ikisinde “sürmek” sözcüğü aynı anlamda kullanılmıştır?

    • A)I ve II
    • B)II ve III
    • C)II ve V
    • D)III ve V
    • E)I ve IV
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — I ve IV

    “Sürmek” çok anlamlı bir eylemdir; çözüm, her cümledeki anlamı ayrı ayrı belirlemeyi gerektirir. I’de yağmurun, IV’te toplantının sürmesi aynı anlamı taşır: belli bir zaman boyunca devam etmek. II’de sözcük “toprağı işlemek”, III’te “bir maddeyi bir yüzeye ince bir tabaka hâlinde yaymak”, V’te ise “bir taşıtı yönlendirerek hareket ettirmek” anlamındadır. Bu üç anlam hem birbirinden hem de I ile IV’ten ayrıldığı için II, III ve V’i eşleyen B, C ve D seçenekleri yanlıştır. A da II’yi I ile eşlediği için elenir. Cevap E.

  6. Soru 6

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, yüklem görevinde kullanılmamıştır?

    • A)Beklediği haberi alınca etekleri zil çaldı.
    • B)Bu işi bitirmek istiyorsan elini çabuk tutmalısın.
    • C)İşleri yoluna girince rahat bir nefes aldı.
    • D)Ağzı kulaklarına varan çocuk, hediyeyi kucakladı.
    • E)Yeni müdür, kısa sürede herkesin gözüne girdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Ağzı kulaklarına varan çocuk, hediyeyi kucakladı.

    Deyimler cümlede yüklem olabildiği gibi ad, sıfat ya da zarf görevinde de kullanılabilir; soru bu görev farkını ölçmektedir. A’daki “etekleri zil çaldı”, B’deki “elini çabuk tutmalısın”, C’deki “rahat bir nefes aldı” ve E’deki “herkesin gözüne girdi” sözleri bulundukları cümlelerin yüklemidir. D’de ise “ağzı kulaklarına varan” deyimi “çocuk” adını niteleyen bir sıfat görevindedir; bu cümlenin yüklemi “kucakladı” sözcüğüdür. Bu yüzden deyimin yüklem olmadığı tek cümle D’dir. Cevap D.

  7. Soru 7

    Kolay

    “Ustabaşı, çırağın ilk günlerde yaptığı küçük yanlışlara göz yumdu; ona kendini toparlaması için zaman tanıdı.” Bu cümlede geçen “göz yummak” deyimiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Bir işin sorumluluğunu bütünüyle başkasına bırakmak
    • B)Kusurları görmezlikten gelerek hoşgörüyle karşılamak
    • C)Yapılan bir işi baştan sona ayrıntılı biçimde incelemek
    • D)Bir kimseyi uzun süre gözetim altında tutmak
    • E)Verdiği sözden hiçbir gerekçe göstermeden dönmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Kusurları görmezlikten gelerek hoşgörüyle karşılamak

    “Göz yummak” deyimi “bir kusuru görmezlikten gelmek, hoş görmek” anlamına gelir. Cümlede ustabaşının çırağa “kendini toparlaması için zaman tanıması”, yanlışların üzerine gitmediğini, onları hoşgörüyle karşıladığını gösterir; dayanak budur. A’daki “sorumluluğu başkasına bırakmak” cümlede yoktur; ustabaşı işi devretmemiş, yalnızca hataları görmezden gelmiştir. D ise deyimdeki “göz” sözcüğünden yola çıkılarak kurulmuş bir çeldiricidir; birini gözetim altında tutmak, hoşgörünün tam karşıtı bir tutumdur. Cevap B.

  8. Soru 8

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içindeki sözcüğün yerine ayraç içinde verilen sözcük getirilirse cümlenin anlamı değişir?

    • A)Bu kitabı beklediğimden “kolayca” okuyup bitirdim. (rahatça)
    • B)Yolun sonunda “küçük” bir dağ köyü görünüyordu. (ufak)
    • C)Hava, öğleden sonra “birden” kararıverdi. (aniden)
    • D)Öğrenciler sınav sonucunu “sabırsızlıkla” bekliyordu. (umutla)
    • E)Sorularımıza her zamanki gibi “içtenlikle” karşılık verdi. (samimiyetle)
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Öğrenciler sınav sonucunu “sabırsızlıkla” bekliyordu. (umutla)

    Yakın anlamlı görünen sözcükler her zaman birbirinin yerine kullanılamaz; aralarındaki ince fark cümlenin anlamını değiştirir. D’de “sabırsızlıkla beklemek”, beklemeye katlanamamayı, tedirgin bir aceleyi bildirir; “umutla beklemek” ise sonucun olumlu çıkacağına inanmayı anlatır. Bu ikisi farklı duyguları karşıladığı için değişiklik cümlenin anlamını başkalaştırır. A’daki “kolayca” ile “rahatça”, C’deki “birden” ile “aniden” bu bağlamlarda eş değerdir; B’deki “küçük” ile “ufak”, E’deki “içtenlikle” ile “samimiyetle” de aynı kavramı karşılar ve yer değiştirdiklerinde anlam korunur. Cevap D.

Sponsorlu