KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcükte Anlam — Test 4

KPSS Türkçe dersinin Sözcükte Anlam konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 130 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 4. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

4 kolay9 orta2 zor

  1. Soru 1

    Orta

    İşyerinde herkesin övgüsünü toplayan Serdar, uzun süren hastalığı yüzünden aylarca çalışamadı. O dönemde kapısını çalan tek kişi, yakınlık kurduklarını hiç düşünmediği arşiv görevlisi oldu. Bu parçada anlatılanlara en uygun atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Rüzgâr eken fırtına biçer.
    • B)Dost kara günde belli olur.
    • C)Balık baştan kokar.
    • D)Su akar, yatağını bulur.
    • E)Armut dibine düşer.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Dost kara günde belli olur.

    "Dost kara günde belli olur." atasözü, gerçek dostun ancak sıkıntılı günlerde ortaya çıkacağını anlatır; parçada iyi günlerde çevresinde çok kişi bulunan Serdar'ı hastalığında yalnızca bir kişinin araması bu yargıyı örnekler. D'deki "Su akar, yatağını bulur." ise işlerin zamanla kendi doğal seyrine gireceğini bildirir, dostlukla ilgisi yoktur.

  2. Soru 2

    Zor

    "Yıllarca mahallenin en gözde fırıncısıydı; sokağın başına yeni bir fırın açılınca pabucu dama atıldı." Bu cümledeki altı çizili deyimle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)işini büyütüp çevredeki sokaklarda yeni şubeler açmak
    • B)rakiplerine karşı fiyatlarını düşürmek zorunda kalmak
    • C)müşterilerine karşı ilgisiz davranmaya başlamak
    • D)eskiden gördüğü ilgiyi ve değeri yitirir duruma gelmek
    • E)işini bırakıp bambaşka bir mesleğe yönelmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — eskiden gördüğü ilgiyi ve değeri yitirir duruma gelmek

    "Pabucu dama atılmak", daha iyisi ortaya çıktığı için eski değerini ve tutulurluğunu yitirmek anlamına gelir; cümlede yeni fırının açılmasıyla eski fırıncıya duyulan ilginin azalması anlatılmaktadır. B'deki fiyat indirimi, deyimin doğrudan anlattığı şey değildir; deyim, alınan bir önlemi değil, itibarın kaybedilmesini bildirir.

  3. Soru 3

    Orta

    Aşağıdaki atasözlerinden hangisi "Kişi, harcamalarını gelirine göre ayarlamalıdır." anlamına gelir?

    • A)Gün doğmadan neler doğar.
    • B)Söz gümüşse sükût altındır.
    • C)Ayağını yorganına göre uzat.
    • D)Her horoz kendi çöplüğünde öter.
    • E)Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Ayağını yorganına göre uzat.

    "Ayağını yorganına göre uzat." atasözü, kişinin harcamalarını elindeki imkânla sınırlaması gerektiğini öğütler; istenen anlamı tam olarak karşılar. E'deki "Ağlamayan çocuğa meme vermezler." ise isteğini dile getirmeyenin istediğine kavuşamayacağını bildirir; harcama ölçüsüyle ilgisi yoktur.

  4. Soru 4

    Orta

    Üç yıldır sürdürdüğü ortaklıkta her ay biraz daha borçlanan Tuncay, dördüncü yılın başında ortaklığı bitirme kararı aldı. "Bunca emek verdin, biraz daha dayan." diyenlere, "Bu gidişle kaybım yalnızca büyür." diye karşılık verdi. Bu parçada anlatılanlara en uygun atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Aç ayı oynamaz.
    • B)Yolcu yolunda gerek.
    • C)Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
    • D)Bir koltuğa iki karpuz sığmaz.
    • E)Zararın neresinden dönülse kârdır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Zararın neresinden dönülse kârdır.

    "Zararın neresinden dönülse kârdır." atasözü, zarara yol açan bir işten vazgeçmenin ne kadar geç olursa olsun kazanç sayılacağını anlatır; Tuncay'ın kaybı büyümeden ortaklığı bitirmesi bu düşünceyi yansıtır. D'deki "Bir koltuğa iki karpuz sığmaz." ise aynı anda iki işi birden yürütmenin güçlüğünü bildirir; parçada böyle bir durum yoktur.

  5. Soru 5

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eş anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır?

    • A)Bahçedeki ihtiyar çınarın gölgesinde yaşlı bir adam kitap okuyordu.
    • B)Sabah erkenden kalkıp uzun bir yürüyüşe çıktı.
    • C)Camdan sızan ilk ışık, odanın çıplak duvarlarında usulca dolaşıp kayboluyordu.
    • D)Yağmur dinince çocuklar sokağa döküldü.
    • E)Masanın üzerinde bir demet papatya duruyordu.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bahçedeki ihtiyar çınarın gölgesinde yaşlı bir adam kitap okuyordu.

    "İhtiyar" ile "yaşlı" aynı kavramı karşılayan eş anlamlı sözcüklerdir; A'da ikisi de aynı cümlede geçmiştir. C'de sözcükler arasında yalnızca betimleme ilişkisi vardır, anlamdaşlık yoktur; sözcüklerin aynı cümlede bulunması tek başına eş anlamlılık kurmaz.

  6. Soru 6

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır?

    • A)Denizin dalgaları kıyıdaki kayalara vuruyordu.
    • B)Bu şehirde kışın soğuğu da yazın sıcağı da insanı zorlar.
    • C)Elindeki kitabı usulca masaya bıraktı.
    • D)Çocuklar akşama kadar bahçede koştu.
    • E)Pencereden içeri, bahçedeki ıhlamurların taze kokusu doluyordu.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Bu şehirde kışın soğuğu da yazın sıcağı da insanı zorlar.

    "Soğuk" ile "sıcak" birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir; B'de ikisi aynı cümlede kullanılmıştır. C'de "bıraktı" fiilinin karşıtı olan "aldı" cümlede yer almadığı için zıt anlam ilişkisi kurulmaz.

  7. Soru 7

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükler arasında zıt anlam ilişkisi yoktur?

    • A)Yarışı kazanan da kaybeden de aynı kürsüde alkışlandı.
    • B)Uzun yolu değil, kısa yolu seçtik.
    • C)Toplantıya katılanlar değil, katılmayanlar eleştirildi.
    • D)Ağır çantayı bırakıp hafif olanı sırtladı.
    • E)Genç öğretmenle yaşlı müdür uzun uzun konuştu.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Toplantıya katılanlar değil, katılmayanlar eleştirildi.

    C'deki "katılanlar – katılmayanlar" ikilisi arasında zıt anlam değil olumsuzluk ilişkisi vardır; bir sözcüğün olumsuz biçimi, o sözcüğün karşıt anlamlısı sayılmaz. A'daki "kazanan – kaybeden" ise ayrı köklerden gelen ve birbirinin karşıtı olan sözcükler olduğu için gerçek bir zıtlık kurar.

  8. Soru 8

    Orta

    "Yolcular, otobüsün bir türlü gelmemesinden dolayı tedirgin olmuştu." cümlesindeki altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?

    • A)mahcup
    • B)kayıtsız
    • C)müteşekkir
    • D)huzursuz
    • E)mahzun
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — huzursuz

    "Tedirgin", içi rahat olmayan, kaygılı anlamına gelir; bu anlamı tam olarak karşılayan sözcük "huzursuz"dur. "Mahzun" üzgün olmayı bildirdiği için yakın anlamlı görünse de gecikmenin yarattığı kaygıyı değil hüznü anlatır; bu ince fark nedeniyle sözcüğün yerini tutamaz.

  9. Soru 9

    Kolay

    Aşağıdaki sözcük çiftlerinin hangisi arasında genel–özel anlam ilişkisi vardır?

    • A)kalem – silgi
    • B)masa – sandalye
    • C)kapı – pencere
    • D)deniz – göl
    • E)ağaç – çınar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — ağaç – çınar

    "Çınar" bir ağaç türüdür; bu nedenle "ağaç" genel, "çınar" özel anlamlıdır ve aralarında kapsayan-kapsanan ilişkisi vardır. D'deki "deniz – göl" ise birbirini kapsamayan, aynı düzeyde iki ayrı varlığı gösterdiği için genel–özel ilişkisi kurmaz.

  10. Soru 10

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük nicel anlamda kullanılmıştır?

    • A)Odaya derin bir sessizlik çökmüştü.
    • B)Kuyunun ne kadar derin olduğunu attığımız taştan anladık.
    • C)Akşamları derin düşüncelere dalardı.
    • D)İkisi arasında derin bir dostluk vardı.
    • E)Şairin doğaya ve insana karşı derin bir duyarlılığı olduğu söylenirdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Kuyunun ne kadar derin olduğunu attığımız taştan anladık.

    B'de "derin", kuyunun ölçülebilen bir özelliğini bildirdiği için nicel anlamdadır. A'da ise sessizliğin ölçülemeyen, kişiden kişiye değişen bir niteliği anlatıldığından sözcük nitel anlam taşır.

  11. Soru 11

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük cümleye olasılık anlamı katmıştır?

    • A)Sanırım bu akşam yağmur yağacak.
    • B)Tren tam sekizde mutlaka kalkacak.
    • C)Bu işi elbette zamanında bitiririm.
    • D)Toplantı yarın yapılacak.
    • E)Ödevini eksiksiz tamamlamış.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sanırım bu akşam yağmur yağacak.

    "Sanırım" sözcüğü yargıyı kesinlikten uzaklaştırıp tahmine dönüştürdüğü için cümleye olasılık anlamı katar. B'deki "mutlaka" ise tam tersine yargıya hiçbir kuşku payı bırakmaz; kesinlik bildiren bu sözcük olasılıkla karıştırılmamalıdır.

  12. Soru 12

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eş anlamlı sözcükler bir arada kullanılmamıştır?

    • A)Hekimin verdiği ilacı içen hasta, bir daha doktora gitmedi.
    • B)Öğretmenin sorusuna verdiği yanıt, arkadaşlarının cevaplarından farklıydı.
    • C)Kelimelerin gücünü, sözcüklerin inceliğini yeni yeni fark ediyordu.
    • D)Sınıfın en uzun boylu öğrencisi en arka sıraya oturdu.
    • E)Bu güç işi o zor koşullarda kimse başaramazdı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Sınıfın en uzun boylu öğrencisi en arka sıraya oturdu.

    D'de anlamdaş bir sözcük çifti bulunmaz; cümlede yalnızca aynı konuyla ilgili sözcükler yan yana gelmiştir. A'da "hekim – doktor", B'de "yanıt – cevap", C'de "kelime – sözcük", E'de "güç – zor" eş anlamlı çiftleri bir arada kullanılmıştır.

  13. Soru 13

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün yerine ayraç içindeki sözcük getirilirse cümlenin anlamı bozulur?

    • A)Yıllar önce yitirdiği kardeşini hâlâ anıyordu. (yâd ediyordu)
    • B)Hâkim, uzun süren duruşmanın ardından sanığı yöneltilen bütün suçlamalardan akladı. (temize çıkardı)
    • C)Konuşmacı, sözlerini örneklerle pekiştirdi. (güçlendirdi)
    • D)Yazar, romanında savaşın acılarını dile getirmiş. (anlatmış)
    • E)Öğrenciler, öğretmenin anlattıklarını dikkatle izliyordu. (seyrediyordu)
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Öğrenciler, öğretmenin anlattıklarını dikkatle izliyordu. (seyrediyordu)

    E'de "izlemek" sözcüğü "dikkatle takip etmek" anlamındadır; "seyretmek" yalnızca göze dayalı bir bakışı bildirdiği için anlatılanların zihinle takip edilmesini karşılamaz ve cümlenin anlamı bozulur. C'de ise "pekiştirmek" ile "güçlendirmek" aynı anlam alanını paylaştığından değişim cümleyi bozmaz.

  14. Soru 14

    Orta

    Bahçemizde birçok gül (I) ile lale (II) yetişir; annem bu bitkileri (III) her sabah sular. Komşumuz balkonundaki menekşeleri (IV), kardeşim ise saksıdaki sardunyayı (V) ihmal eder. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi diğerlerini kapsayan en genel anlamlı sözcüktür?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    "Bitki" sözcüğü gül, lale, menekşe ve sardunyanın tümünü içine alan üst kavramdır; bu nedenle en genel anlamlı sözcüktür. I, II, IV ve V ise "bitki"nin kapsamına giren türleri gösterdiği için özel anlamlıdır.

  15. Soru 15

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük sözcüğü nitel anlamıyla kullanılmıştır?

    • A)Salonun en büyük masasını bize ayırdılar.
    • B)Yanında büyük bir bavulla geldi.
    • C)Evin büyük odasında oturup sohbet ettik.
    • D)Bu buluş, insanlık için büyük bir adımdı.
    • E)Şehrin dışında büyük bir arsa satın almışlar.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Bu buluş, insanlık için büyük bir adımdı.

    D'de "büyük", ölçülüp sayılamayan bir önemi, değeri anlattığı için nitel anlamdadır. A, B, C ve E'de ise sözcük boyut bildirir; boyut ölçülebilir bir özellik olduğundan bu cümlelerde nicel anlam söz konusudur.

Sponsorlu