KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcükte Anlam — Test 6

KPSS Türkçe dersinin Sözcükte Anlam konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 130 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 6. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

7 kolay6 orta2 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde genel–özel anlam ilişkisi yoktur?

    • A)Duygularımı en çok şiir anlatır; edebiyat bana bu yüzden yakın gelir.
    • B)Yemekte balık vardı; deniz ürünlerini pek sevmem aslında.
    • C)Bu dükkânda her tür giysi bulunur; özellikle gömlekleri beğenilir.
    • D)Masanın üstünde bir defter ile bir silgi duruyordu.
    • E)Ülkemizde birçok kuş yaşar; leylek bunların en tanınmışıdır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Masanın üstünde bir defter ile bir silgi duruyordu.

    D'de "defter" ile "silgi" birbirini kapsamayan, aynı düzeydeki iki ayrı nesnedir; aralarında genel–özel ilişkisi kurulmaz. A'da ise "edebiyat" genel, "şiir" özel anlamlıdır; şiir edebiyatın bir türü olduğu için kapsayan-kapsanan ilişkisi vardır.

  2. Soru 2

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ağır sözcüğü nicel anlamıyla kullanılmıştır?

    • A)Bu ağır sözleri hiç hak etmemişti.
    • B)Kutu o kadar ağırdı ki yerinden kımıldatamadık.
    • C)Geçen yıl ağır bir hastalık atlattı.
    • D)Omuzlarına ağır bir sorumluluk yüklenmişti.
    • E)Odaya, dün akşamdan kalma ağır bir çiçek kokusu sinmişti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Kutu o kadar ağırdı ki yerinden kımıldatamadık.

    B'de "ağır", kutunun tartılabilen bir özelliğini bildirdiği için nicel anlamdadır. A, C, D ve E'de sözcük sırasıyla incitici, tehlikeli, güç ve yoğun anlamlarında kullanılmıştır; bu özelliklerin hiçbiri ölçülebilir olmadığından buralarda nitel anlam söz konusudur.

  3. Soru 3

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecazımürsel) vardır?

    • A)Yağmur başlayınca çocuklar eve koşarak döndü.
    • B)Akşam olunca sobayı yakar, odanın ortasına toplanırdık.
    • C)Bu kitabı geçen yaz tatilinde okumuştum.
    • D)Camı silerken elini kesti diye hepimiz üzüldük.
    • E)Dedem her sabah bahçeyi sular, sonra verandada çayını içerdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Akşam olunca sobayı yakar, odanın ortasına toplanırdık.

    B'de yanan, sobanın kendisi değil içindeki odun ya da kömürdür; dış adı iç yerine kullanıldığı için burada iç-dış ilişkisine dayalı bir ad aktarması vardır. C'de ise "kitap" sözcüğü gerçek anlamıyla, nesnenin kendisi için kullanılmıştır; herhangi bir aktarma söz konusu değildir.

  4. Soru 4

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama vardır?

    • A)Kaleci, son dakikada gelen sert şutu güçlükle kornere çıkardı.
    • B)Yeni aldığımız halı odaya sıcak bir hava kattı.
    • C)Sabah erkenden kalkıp pazara gitmeyi severdi.
    • D)Beyaz perdenin unutulmaz yüzleri o gece yeniden anıldı.
    • E)Öğretmenimiz sınav sonuçlarını tahtaya yazdı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Beyaz perdenin unutulmaz yüzleri o gece yeniden anıldı.

    D'de "beyaz perde", tek sözcükle karşılanabilecek olan "sinema" kavramının birden çok sözcükle anlatılmasıdır; bu, dolaylamanın tanımına birebir uyar. A'da ise kaleci doğrudan kendi adıyla anıldığı için dolaylama yoktur; dolaylama olsaydı "file bekçisi" gibi bir söz kullanılırdı.

  5. Soru 5

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde güzel adlandırma (örtmece) örneği vardır?

    • A)Komşumuz uzun bir hastalıktan sonra Hakk'a yürüdü.
    • B)Yolun kenarındaki ağaçlar rüzgârda hafifçe sallanıyordu.
    • C)Çocuk, korkudan bir köşeye büzülmüştü.
    • D)Kapıyı çalan adamı hiçbirimiz tanımıyorduk.
    • E)Sınavdan sonra hep birlikte çay içmeye gittik.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Komşumuz uzun bir hastalıktan sonra Hakk'a yürüdü.

    A'daki "Hakk'a yürümek", söylenmesi ürkütücü sayılan "ölmek" kavramının incelikli bir sözle anılmasıdır; bu bir güzel adlandırmadır. C'de ise korku duygusu hiçbir yumuşatmaya gidilmeden doğrudan adıyla verilmiştir, dolayısıyla örtmeceden söz edilemez.

  6. Soru 6

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, cümleye "yaklaşıklık" anlamı katmıştır?

    • A)Çocuklar bahçede koşa koşa oyun oynuyordu.
    • B)Konuyu ağır ağır anlattı ki herkes anlasın.
    • C)Kütüphaneden beş on kitap alıp eve döndü.
    • D)Rüzgârda sallanan kapı gıcır gıcır ses çıkarıyordu.
    • E)Odanın ortasında eğri büğrü bir masa duruyordu.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Kütüphaneden beş on kitap alıp eve döndü.

    C'deki "beş on" ikilemesi kesin bir sayı bildirmez, kitapların sayısı konusunda bir tahmin sunar; bu nedenle cümleye yaklaşıklık anlamı katar. E'deki "eğri büğrü" ise yakın anlamlı sözcüklerden kurulmuş bir niteleme ikilemesidir ve yaklaşıklık değil, masanın biçimini pekiştirerek belirtme işlevi taşır.

  7. Soru 7

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yoktur?

    • A)Bütün sınıf, öğretmenin anlattıklarını dikkatle dinledi.
    • B)Salondaki koltuklardan biri gıcırdayarak kırıldı.
    • C)Ankara, konuya ilişkin açıklamayı akşam saatlerinde yaptı.
    • D)Kitaplığından bir cilt alıp Refik Sarıca'yı yeniden okumaya başladı.
    • E)Bütün köy, düğün için akşamüstü meydanda toplanmıştı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Salondaki koltuklardan biri gıcırdayarak kırıldı.

    B'de bütün sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır; kırılan gerçekten koltuktur, bir sözcük başka bir sözcüğün yerini tutmamaktadır. C'de ise "Ankara" yer adı, orada görev yapan yetkililer yerine kullanılmıştır; bu, yer-yönetim ilişkisine dayalı bir ad aktarmasıdır.

  8. Soru 8

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama yoktur?

    • A)Bu sabah bahçedeki güller birer birer açmıştı.
    • B)Ormanların kralı, uzun bir uykudan sonra ağır ağır doğruldu.
    • C)Yavru vatanda geçirdiğimiz iki hafta çok güzeldi.
    • D)Bacasız sanayinin gelirleri bu yıl beklentiyi fazlasıyla aştı.
    • E)Kara elmas çıkarılan ocaklarda çalışma saatleri yeniden düzenlendi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bu sabah bahçedeki güller birer birer açmıştı.

    A'daki sözcüklerin tümü gerçek anlamıyla kullanılmıştır; bir kavram başka sözcüklerle dolanılarak anlatılmamıştır. C'deki "yavru vatan" ise Kıbrıs yerine kullanılmış tipik bir dolaylamadır; aynı biçimde B'de "ormanların kralı" aslan, E'de "kara elmas" kömür yerine kullanılmıştır.

  9. Soru 9

    Orta

    Aşağıdaki ikilemelerden hangisi diğerlerinden farklı biçimde kurulmuştur?

    • A)iyi kötü
    • B)er geç
    • C)aşağı yukarı
    • D)ileri geri
    • E)mırıl mırıl
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — mırıl mırıl

    A, B, C ve D karşıt anlamlı iki sözcüğün yan yana gelmesiyle kurulmuştur (iyi-kötü, er-geç, aşağı-yukarı, ileri-geri). E'deki "mırıl mırıl" ise bir yansıma sözcüğün yinelenmesiyle oluştuğu için kuruluş bakımından diğerlerinden ayrılır.

  10. Soru 10

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme (teşhis) vardır?

    • A)Sabahleyin pencereden içeri güneş ışığı giriyordu.
    • B)Rüzgârın etkisiyle dalların üzerindeki kar yere döküldü.
    • C)Yaşlı söğüt, dere kıyısında yıllardır bizi bekliyor.
    • D)Yağmur, çatıdaki oluklardan aşağı akıyordu.
    • E)Dağların ardında kar bulutları toplanmıştı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yaşlı söğüt, dere kıyısında yıllardır bizi bekliyor.

    C'de "beklemek" gibi insana özgü bir davranış söğüt ağacına yüklendiği için kişileştirme yapılmıştır. B'de ise karın dökülmesi rüzgârın doğal bir etkisidir; insana özgü bir nitelik aktarılmadığı için kişileştirmeden söz edilemez.

  11. Soru 11

    Orta

    Yıllardır aynı kasabada yaşayan Muhtar Kerim, sabahları kahvenin önünde oturur, gelip geçenleri selamlardı. Kasabaya yeni taşınan biri olduğunda ilk onun kapısını çalar, bir bardak çay eşliğinde derdini anlatırdı. Kimin tarlası sınırda sorun yaşasa, kimin oğlu askere gitse haber ona uğrardı. Bir gün rahatsızlanıp tedavi için şehre gittiğinde kasabalı, pusulasını kaybetmiş gibiydi; kimse kime danışacağını, hangi işi kiminle çözeceğini bilemedi. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalma
    • B)Geçmişteki alışkanlıklarını sürdürememe
    • C)Birbirine güvenmeyen insanlarla çevrili olma
    • D)Yol gösterecek kişiden yoksun kalma
    • E)Beklenmedik bir olayla sarsılma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Yol gösterecek kişiden yoksun kalma

    Parçada muhtarın, kasabada herkese danışmanlık eden, sorunları çözen bir kişi olduğu anlatılır; o yokken kimsenin kime danışacağını bilememesi, kasabalının yönünü gösteren kişiden yoksun kalmasıdır. Bu nedenle yanıt D'dir. E'deki "beklenmedik bir olayla sarsılma" ise parçaya uymaz: kasabalıyı çaresiz bırakan, olayın kendisi değil, yol gösterecek kişinin ortada olmayışıdır.

  12. Soru 12

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde güzel adlandırma yoktur?

    • A)Ninem, geceleri iyi saatte olsunlardan söz etmemizi hiç istemezdi.
    • B)O yıllarda ince hastalığa yakalananlar dağ havasına gönderilirdi.
    • C)Yakınlarını kaybedenlere baş sağlığı dilemek için köye gittik.
    • D)Görme engelli öğrenciler için ayrı bir okuma salonu düzenlendi.
    • E)Bahçedeki kuyunun suyu yazın iyice azalırdı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Bahçedeki kuyunun suyu yazın iyice azalırdı.

    E'de sözcüklerin tümü gerçek anlamıyla kullanılmıştır; kaba ya da ürkütücü bulunan bir kavramı yumuşatma çabası yoktur. C'deki "kaybetmek" ise ölmek yerine kullanılan yaygın bir güzel adlandırmadır; aynı biçimde A'daki "iyi saatte olsunlar" ve B'deki "ince hastalık" da örtmece örnekleridir.

  13. Soru 13

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ad aktarması, diğerlerinden farklı bir ilişkiye dayanmaktadır?

    • A)Salonda toplananlar akşam boyunca Nedim Aksoy dinledi.
    • B)Bütün mahalle, yangın haberini duyunca sokağa döküldü.
    • C)Stat, son dakikada atılan golle birlikte ayağa kalktı.
    • D)Okul, bayram sabahı erkenden meydanda toplandı.
    • E)Kasaba, düğün hazırlıkları yüzünden o gece hiç uyumadı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Salonda toplananlar akşam boyunca Nedim Aksoy dinledi.

    B, C, D ve E'de yer ya da kurum adı, orada bulunan insanlar yerine kullanılmıştır; bunlar yer-insan ilişkisine dayalı ad aktarmalarıdır. A'da ise sanatçının adı, onun yapıtları yerine kullanıldığı için ilişki türü farklıdır; burada sanatçı-yapıt ilişkisine dayalı bir ad aktarması vardır.

  14. Soru 14

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma bir sözcükten türemiş eylem kullanılmıştır?

    • A)Çocuklar bahçede sessizce oyun kuruyordu.
    • B)Ocaktaki tencere uzun süre fokurdayıp durdu.
    • C)Akşam yemeğini erkenden hazırladık.
    • D)Misafirler kapının önünde ayakkabılarını çıkardı.
    • E)Pencereden bakınca sokağın boşaldığını gördük.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Ocaktaki tencere uzun süre fokurdayıp durdu.

    B'deki "fokurdamak" eylemi, kaynayan suyun çıkardığı sesi taklit eden "fokur" yansımasından türemiştir. A'da geçen "sessizce" ise bir sesin taklidi değil, sesin yokluğunu bildiren bir zarftır; yansımayla ilgisi yoktur.

  15. Soru 15

    Orta

    Dedemin köy evinde sabahlar hep aynı seslerle başlardı. Damdaki kuşlar cıvıldarken (I) avludaki tavuklar bir yandan gıdaklar (II), ahırdan yükselen böğürtü (III) bu koroya karışırdı. Dedem, dışarıdaki bu telaşı (IV) duyunca sofrayı kurmaya girişir, bizi seslenerek uyandırırdı. Ben ise yorganın altından hemen çıkmaz, ocaktaki çaydanlığın fıkırtısını (V) yatağımdan dinlerdim. Yıllar geçti; o sesleri hâlâ aynı sırayla hatırlıyorum. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi yansıma bir sözcük değildir?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    "Cıvıldamak", "gıdaklamak", "böğürtü" ve "fıkırtı" doğadaki sesleri taklit eden köklerden türemiş yansıma sözcüklerdir. IV numaralı "telaş" ise bir sesi değil, bir durumu ve duyguyu karşılar; bu nedenle yansıma değildir. Yansıma sözcüğün ölçütü ikileme ya da ses çağrışımı değil, doğrudan bir sesi taklit etmesidir.

Sponsorlu