KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcükte Anlam — Test 7

KPSS Türkçe dersinin Sözcükte Anlam konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 130 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 7. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

1 kolay8 orta6 zor

  1. Soru 1

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, adı niteleyen bir görevde kullanılmıştır?

    • A)Çocuk, merdivenleri ikişer ikişer çıkarak yukarı koştu.
    • B)Kapıyı usul usul araladı.
    • C)Masanın üzerinde yamru yumru bir bakır tas duruyordu.
    • D)Sınav sonuçlarını tek tek okudu.
    • E)Çocuklar sokakta öteye beriye koşuşturuyorlardı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Masanın üzerinde yamru yumru bir bakır tas duruyordu.

    C'deki "yamru yumru" ikilemesi "tas" adının biçimini bildirdiği için sıfat, yani niteleme görevindedir. A'daki "ikişer ikişer" ise "çıkmak" eyleminin nasıl gerçekleştiğini bildiren bir zarftır; adı değil eylemi belirtir.

  2. Soru 2

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir benzetme yapılmıştır?

    • A)Çocuğun elleri soğuktan buz gibi olmuştu.
    • B)Bahçedeki çiçekleri sabah erkenden suladık.
    • C)Yeni aldığı ayakkabı ayağını vurmuştu.
    • D)Otobüs, durakta yalnızca iki dakika bekledi.
    • E)Akşam yemeğinde çorba ve pilav vardı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Çocuğun elleri soğuktan buz gibi olmuştu.

    A'da eller (benzeyen) soğukluk bakımından buza (kendisine benzetilen) "gibi" edatıyla benzetilmiştir; bu, sözcük düzeyinde bir benzetme örneğidir. C'de ise "vurmak" sözcüğü deyimleşmiş bir kullanımdır, iki varlık arasında kurulmuş bir benzetme ilgisi taşımaz.

  3. Soru 3

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama değil, güzel adlandırma söz konusudur?

    • A)Derin mavinin dibinde yıllarca bekleyen gemiyi dalgıçlar geçen ay buldu.
    • B)Kara elmasın çıkarıldığı bölgeye yeni bir yol yapıldı.
    • C)Genç adam, uzun süren hastalığın ardından gözlerini hayata yumdu.
    • D)Ormanların kralı, sürüsünden ayrılıp gölgeye çekilmişti.
    • E)Bacasız sanayi, bu yıl beklenenin üzerinde gelir sağladı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Genç adam, uzun süren hastalığın ardından gözlerini hayata yumdu.

    C'de "gözlerini hayata yummak", söylenmesi ürkütücü bulunan ölüm kavramının incelikle anılmasıdır; bu bir güzel adlandırmadır. A, B, D ve E'de ise tek sözcükle karşılanabilecek kavramlar (deniz, kömür, aslan, turizm) birden çok sözcükle anlatılmıştır; bunlar dolaylamadır.

  4. Soru 4

    Orta

    Bir yazarın ilk kitabını okuduğunuzda onun sesini tanımaya başlarsınız. İkincide bu ses biraz daha netleşir; üçüncüde artık cümlenin ortasında bile kimin konuştuğunu anlarsınız. Oysa kimi yazarlar her kitapta başka bir kılığa girer, okurunu şaşırtmayı sever. Ben bu ikinci türü daha çok seviyorum. Çünkü onlarda okur, her seferinde kapıyı yeni bir odaya açar; ne bulacağını bilmeden girer içeri ve bu bilmeyiş, okumayı bir keşfe dönüştürür. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Yazarın anlatımını her yeni yapıtında biraz daha yalınlaştırması
    • B)Okurun kitabı defalarca okumak zorunda kalması
    • C)Yazarın kendi üslubunu bulmakta zorlanması
    • D)Okurun yazarla kişisel bir bağ kurması
    • E)Okurun her yapıtta beklemediği bir dünyayla karşılaşması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Okurun her yapıtta beklemediği bir dünyayla karşılaşması

    Parçada her kitapta başka bir kılığa giren, okurunu şaşırtan yazarlardan söz edilir; altı çizili söz de okurun her yapıtta tanımadığı, önceden kestiremediği bir dünyayla karşılaşmasını anlatır. Bu nedenle yanıt E'dir. D'deki kişisel bağ ise parçada ilk türdeki, sesi tanınan yazarlarla ilgilidir.

  5. Soru 5

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcüklerden kurulmuş bir ikileme vardır?

    • A)Çocuk, akşam karanlığında yorgun argın eve döndü.
    • B)Yağmur, sabaha kadar şakır şakır yağdı.
    • C)Toplantıda konuyu enine boyuna tartıştık.
    • D)Yolun kenarında irili ufaklı taşlar vardı.
    • E)Kapıyı açar açmaz hızla içeri girdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Yağmur, sabaha kadar şakır şakır yağdı.

    B'deki "şakır şakır", yağmurun sesini taklit eden "şakır" sözcüğünün yinelenmesiyle kurulmuş bir yansıma ikilemesidir. A'daki "yorgun argın" ise yakın anlamlı sözcüklerden oluşan bir ikilemedir; herhangi bir sesi taklit etmediği için yansıma değildir.

  6. Soru 6

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme yoktur?

    • A)Bulutlar, dağın tepesinde birbirine sokulup fısıldaşıyordu.
    • B)Yağmur, pencereme parmaklarıyla vurup duruyor.
    • C)Sonbahar, sararan yaprakları tek tek uğurladı.
    • D)Rüzgâr, akşam saatlerinde şiddetini artırdı.
    • E)Deniz, bütün gece sahille dertleşti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Rüzgâr, akşam saatlerinde şiddetini artırdı.

    D'de rüzgârın şiddetinin artması doğal bir olay olarak verilmiştir; insana özgü bir davranış ya da nitelik yüklenmemiştir. C'deki "uğurlamak" ise yalnızca insanın yapabileceği bir davranıştır ve sonbahara yüklendiği için kişileştirme oluşturur.

  7. Soru 7

    Zor

    Şehre ilk geldiğim yıl, her akşam aynı caddede yürürdüm. Vitrinler, tabelalar, kalabalık; hepsi bana yabancıydı. Aradan on yıl geçti. Aynı caddede yine yürüyorum; ama artık hangi köşede hangi dükkânın olduğunu, hangi saatte hangi ışığın yanacağını biliyorum. Bu yüzden yürüyüşlerim kısaldı, bakışlarım daraldı. Şimdi anlıyorum ki bir yeri tanımak, onu görmeyi bırakmakla başlıyor. Alışkanlık, gözün önüne çekilen ince bir perdedir. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Bir yerde uzun süre yaşayan insanların oraya duygusal olarak bağlanması
    • B)Kentlerin zaman içinde değişip tanınmaz hâle gelmesi
    • C)Tanıdıklaşan çevrenin, insanın dikkatinden kaçar duruma gelmesi
    • D)İnsanın yeni yerlere alışmakta güçlük çekmesi
    • E)Yürüyüşün kişiye gözlem yapma olanağı vermesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Tanıdıklaşan çevrenin, insanın dikkatinden kaçar duruma gelmesi

    Parçada alışkanlığın "gözün önüne çekilen ince bir perde" olduğu söylenir; tanıdık hâle gelen çevre artık fark edilmez, bakışlar daralır. Altı çizili söz bu durumu anlatır, bu nedenle yanıt C'dir. B'de sözü edilen değişim parçada yoktur; değişen kentin kendisi değil, ona bakan kişinin dikkatidir.

  8. Soru 8

    Orta

    Aşağıdaki ikilemelerden hangisi kuruluş bakımından diğerlerinden farklıdır?

    • A)tıkır tıkır
    • B)usul usul
    • C)damla damla
    • D)dörder dörder
    • E)süklüm püklüm
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — süklüm püklüm

    A, B, C ve D aynı sözcüğün yinelenmesiyle kurulmuştur. E'deki "süklüm püklüm" ise tek başına anlamı olmayan, yalnızca bir arada kullanıldığında anlam kazanan iki ayrı sözcükten oluşur; bu yönüyle kuruluşu diğerlerinden ayrılır.

  9. Soru 9

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ad aktarması, "parça-bütün" ilişkisine dayanmaktadır?

    • A)Sabah olur olmaz yelkenler açıldı, kıyıdan uzaklaştık.
    • B)Bütün okul, törende meydanda toplanmıştı.
    • C)Bu yaz tatilinde bütün Sedef Aran'ı okumayı düşünüyorum.
    • D)İstanbul, o gün sabaha kadar yağmurla uğraştı.
    • E)Ocağı yakınca mutfak birden ısındı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sabah olur olmaz yelkenler açıldı, kıyıdan uzaklaştık.

    A'da "yelken", geminin bir parçası olduğu hâlde geminin bütünü yerine kullanılmıştır; bu, parça-bütün ilişkisine dayalı bir ad aktarmasıdır. B ve D'de yer adı orada bulunan insanlar yerine (yer-insan), C'de sanatçı adı yapıtları yerine, E'de ise dış olan ocak adı içindeki yakıt yerine kullanılmıştır.

  10. Soru 10

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde güzel adlandırma örneği vardır?

    • A)Çocuk, bahçedeki iri köpekten korktuğu için hemen içeri kaçtı.
    • B)Yaşlı kadın, geceleri üç harflilerden söz edilmesini istemezdi.
    • C)Kapının önünde uzun süre bekledik ama kimse açmadı.
    • D)Otobüs yolculuğu boyunca yolculardan hiçbiri tek kelime bile konuşmadı.
    • E)Sınavda soruların ancak yarısını yanıtlayabildi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Yaşlı kadın, geceleri üç harflilerden söz edilmesini istemezdi.

    B'deki "üç harfliler", halk arasında ürkütücü sayıldığı için adı doğrudan anılmak istenmeyen bir kavramın yerine kullanılmıştır; bu bir güzel adlandırmadır. A'da ise korku duygusu ve korkulan varlık hiçbir yumuşatmaya gidilmeden açıkça söylendiği için örtmece yoktur.

  11. Soru 11

    Zor

    Kasabanın tek sineması yıllar önce kapanmıştı. Beyaz perdenin (I) ışığı sönünce gençler akşamlarını meydanda geçirmeye başladı. Yaşlılar ise çay ocağının (II) önünde toplanır, eski günleri anardı. Salonun yeniden açılacağı duyulduğu sabah sevinçli bir telaş (III) vardı; bütün kasaba (IV), bu haberi birbirine yetiştirdi. Koltuklar onarıldı, perde yenilendi. Gösterim gecesi salon tıklım tıklım (V) doldu. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinde ad aktarması vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    IV numaralı sözde "kasaba" yer adı, orada yaşayan insanlar yerine kullanılmıştır; bu, yer-insan ilişkisine dayalı bir ad aktarmasıdır. I numaralı "beyaz perde" ise sinema yerine kullanılmış bir dolaylamadır; dolaylama ile ad aktarması karıştırılmamalıdır. V'teki "tıklım tıklım" ise yalnızca bir pekiştirme ikilemesidir.

  12. Soru 12

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, anlamı pekiştirme amacıyla kullanılmıştır?

    • A)Bahçedeki toprak, yağmurdan sonra mis mis kokuyordu.
    • B)Kütüphaneden üç beş kitap alıp aceleyle çıktı.
    • C)Öğrenciler sınıfa ikişer ikişer sıralanarak girdi.
    • D)Kutuları birer birer raflara yerleştirmeye başladı.
    • E)Aşağı yukarı iki saat kadar yolda beklemek zorunda kaldık.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bahçedeki toprak, yağmurdan sonra mis mis kokuyordu.

    A'daki "mis mis" ikilemesi kokunun güzelliğini artırarak anlamı pekiştirir. B ve E'deki "üç beş" ile "aşağı yukarı" kesin olmayan bir miktar bildirdiği için yaklaşıklık anlamı katar; C ve D'deki "ikişer ikişer" ile "birer birer" ise üleştirme anlamı taşır. Hiçbiri pekiştirme işlevinde değildir.

  13. Soru 13

    Zor

    Ustam, tezgâhın başında bana hep aynı şeyi söylerdi: "Ölçmeden kesme." İlk yıllarda bunu yalnızca bir marangozluk kuralı sandım. Sonra fark ettim ki söylediği şey tahtayla ilgili değildi. Acele verilmiş bir karar da yanlış kesilmiş bir tahta gibidir; geri yapıştırılmaz. Yıllar sonra kendi atölyemi açtığımda çırağıma aynı cümleyi kurdum. O da önce şaşırdı. Ama bir gün gelecek, elindeki tahtaya bakarken ustasının sesini kendi içinde duyacak. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Ustaların çıraklarını sürekli denetlemesi
    • B)Bir mesleğin ancak uzun yıllar süren bir çıraklık dönemiyle öğrenilmesi
    • C)Çırağın ustasını her fırsatta anması
    • D)Deneyimin kuşaktan kuşağa yazıyla aktarılması
    • E)Öğrenilen öğüdün zamanla kişinin kendi düşüncesine dönüşmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Öğrenilen öğüdün zamanla kişinin kendi düşüncesine dönüşmesi

    Parçada ustanın sözü önce anlaşılmaz, yıllar içinde anlamı kavranır ve kişinin kendi ölçüsü hâline gelir; altı çizili söz bu içselleşmeyi anlatır. Bu nedenle yanıt E'dir. C'de sözü edilen "anma" yüzeysel bir hatırlamadır; parçada vurgulanan ise öğüdün kişinin kendi düşüncesine dönüşmesidir.

  14. Soru 14

    Zor

    Dedem, konuşurken sözcükleri hep dolambaçlı seçerdi. Kendi hastalığından söz ederken "şu rahatsızlık" der, komşusunun ölümünü anlatırken "aramızdan ayrıldı" diye başlardı. Denize "engin" derdi, sinemaya gitmeye ise "beyaz perdeye gitmek". Bir keresinde maçtan dönen torununa "File bekçisi ne yaptı?" diye sormuştu. Onun ağzında hiçbir şey adıyla anılmazdı; her kavram karşımıza bir başka giysiyle çıkardı. Bu parçada geçen "aramızdan ayrıldı" sözü için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A)Bir sözcüğün, ilgili olduğu başka bir sözcük yerine kullanıldığı ad aktarmasıdır.
    • B)Tek sözcükle anlatılabilecek bir varlığın birden çok sözcükle anlatıldığı dolaylamadır.
    • C)Doğadaki bir sesin taklit edilmesiyle oluşmuş yansıma bir sözdür.
    • D)Söylenmesi ürkütücü sayılan bir kavramın incelikle anıldığı güzel adlandırmadır.
    • E)Bir varlığın başka bir varlığa benzetildiği bir benzetmedir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Söylenmesi ürkütücü sayılan bir kavramın incelikle anıldığı güzel adlandırmadır.

    "Aramızdan ayrılmak", ölmek gibi söylenmesi ürkütücü bulunan bir kavramı doğrudan anmamak için kullanılan bir güzel adlandırmadır (örtmece). B'de tanımlanan dolaylama, tek sözcükle anlatılabilecek bir varlığın birden çok sözcükle anlatılmasıdır; parçada bunun örnekleri "beyaz perde" ve "file bekçisi" sözleridir. Tek sözcük olan "engin" ise deniz yerine kullanılan bir ad aktarmasıdır. Bu kavramlar birbirine karıştırılmamalıdır.

  15. Soru 15

    Zor

    Aşağıda verilen atasözü çiftlerinden hangisinde iki atasözü anlamca birbirine en yakındır?

    • A)Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır. / Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
    • B)Üzüm üzüme baka baka kararır. / Bin bilsen de bir bilene danış.
    • C)İyilik eden iyilik bulur. / Isıracak it dişini göstermez.
    • D)Taşıma su ile değirmen dönmez. / Ödünç ile düğün olmaz.
    • E)Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. / El için kuyu kazan kendi düşer.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Taşıma su ile değirmen dönmez. / Ödünç ile düğün olmaz.

    D'deki iki atasözü de geçici ve başkasından sağlanan imkânlarla kalıcı bir işin yürütülemeyeceğini anlatır; her ikisi de sürekli ve kendine ait kaynağın gerekliliğini vurgular. B'de ise "Üzüm üzüme baka baka kararır." kişinin çevresinden etkilendiğini, "Bin bilsen de bir bilene danış." ise danışmanın önemini bildirir; bu iki yargı birbirinden ayrıdır.

Sponsorlu