KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Paragraf — Test 9

KPSS Türkçe dersinin Paragraf konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 148 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 9. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

0 kolay10 orta5 zor

  1. Soru 1

    Orta

    Toprağın verimliliği, yalnız içindeki besin maddelerinin miktarıyla ölçülmez. ---- Açtıkları kanallar suyun derine sızmasını, havanın köklere ulaşmasını sağlar. Yüzeydeki yaprak parçalarını aşağı taşıyıp sindirdiklerinde toprağın yapısını da değiştirirler; sert ve sıkışmış bir toprak birkaç mevsim içinde gevşer. Bu yüzden sayıları bol olan bir tarla, aynı ürünü daha az gübreyle verir. Toprağı korumak, çoğu zaman onu rahat bırakmakla başlar. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A)Toprak analizi, tarımda son yıllarda yaygınlaşan bir uygulamadır.
    • B)Toprağı işleyen makineler her geçen yıl biraz daha ağırlaşmaktadır.
    • C)Toprağı canlı kılan asıl güç, içinde yaşayan solucan gibi küçük canlılardır.
    • D)Gübrenin toprağa ne zaman verileceği, ekilen bitkinin türüne ve toprağın yapısına göre değişir.
    • E)Kurak geçen yıllarda toprağın üst tabakası kolayca savrulup gider.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Toprağı canlı kılan asıl güç, içinde yaşayan solucan gibi küçük canlılardır.

    Boşluktan sonraki cümle “Açtıkları kanallar…” diye başlar; bu iyelik eki, kendisinden önce kanal açan canlıların anılmış olmasını zorunlu kılar. Yalnızca C böyle bir özne sunar ve sonraki cümlelerdeki “sindirdiklerinde”, “sayıları bol olan bir tarla” ifadeleriyle de uyuşur. A, D ve E’de canlılardan hiç söz edilmez; bu seçeneklerden sonra gelen “Açtıkları kanallar” sözü havada kalır. B ise makinelerden söz ettiği için parçanın konusundan uzaklaşır, üstelik makinelerin kanal açıp yaprak sindirmesi söz konusu olamaz. Cevap C.

  2. Soru 2

    Orta

    Kervan yollarının üzerine belirli aralıklarla kurulan kervansaraylar, yalnızca bir konaklama yeri değildi. Yolcu burada parasız kalabilir, hayvanı bakılır, yükü güvence altına alınırdı. Yapının kalın duvarları ve tek girişi, hem soğuğa hem de yol kesenlere karşı korunma sağlardı. İçeride küçük bir mescit, bir hamam, çoğu zaman da bir nalbant bulunurdu. Böylece ticaret yolu boyunca ilerleyen kervan, birkaç günde bir eksiklerini tamamlayıp yoluna kaldığı yerden devam edebilirdi. Bu parçada kervansaraylarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

    • A)Yolcuların ücret ödemeden kalabildiğine
    • B)Yapıyı dış tehlikelerden koruyan özelliklerine
    • C)İçinde hangi birimlerin yer aldığına
    • D)Kervanların burada eksiklerini giderebildiğine
    • E)İlk kez hangi dönemde yapıldıklarına
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — İlk kez hangi dönemde yapıldıklarına

    Parçada kervansarayların hangi yüzyılda ya da hangi dönemde yapılmaya başlandığına ilişkin tek bir bilgi yoktur; bu yüzden değinilmeyen yargı E’dir. A, “Yolcu burada parasız kalabilir” cümlesinde; B, “kalın duvarları ve tek girişi… korunma sağlardı” cümlesinde açıkça yer alır. C, mescit, hamam ve nalbandın sayıldığı cümlenin karşılığıdır. D ise son cümledeki “eksiklerini tamamlayıp yoluna… devam edebilirdi” sözüyle doğrulanır. Cevap E.

  3. Soru 3

    Orta

    Bir mahallenin sokak adları, o yerin geçmişini çoğu zaman haritadan daha açık anlatır. Değirmen Sokak adını taşıyan bir yerde bugün değirmen yoktur ama bir zamanlar vardı. Bostan, Tabakhane, Mumhane gibi adlar da orada hangi işin yapıldığını, hangi kokunun sindiğini söyler. Bu adlar sırf eski göründükleri için değiştirildiğinde yalnız bir tabela değil, mahallenin kendisi hakkında bildiği şey de silinir. Yeni bir ad, her zaman yeni bir başlangıç anlamına gelmez. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Sokak adları mahallenin geçmişini taşıdığı için korunmalıdır.
    • B)Eski mahallelerde bugün hiçbir zanaat sürdürülmemektedir.
    • C)Haritalar, bir yerin tarihini öğrenmek için her zaman yetersiz kalır.
    • D)Mahalle adları, kent adlarına göre çok daha hızlı değişmektedir.
    • E)Sokaklara verilen yeni adlar halk tarafından hiçbir zaman benimsenmez.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sokak adları mahallenin geçmişini taşıdığı için korunmalıdır.

    Yazar, sokak adlarının geçmişi anlattığını söyledikten sonra bunların değiştirilmesiyle “mahallenin kendisi hakkında bildiği şey”in silineceğini belirtir; bu da adların korunması gerektiği düşüncesini doğurur. C, metnin söylediğinden fazlasını iddia eder: parçada haritanın her zaman yetersiz olduğu değil, sokak adlarının çoğu zaman daha açık anlattığı söylenmiştir. E’deki “hiçbir zaman benimsenmez” yargısı da metinde yoktur; yazar benimsenme değil, bellek yitimi üzerinde durur. B ve D’deki zanaat ve değişim hızı bilgileri ise parçada hiç geçmez. Cevap A.

  4. Soru 4

    Orta

    Bir yapının depremde ayakta kalması, kullanılan malzemenin çokluğundan çok taşıyıcı sistemin düzeninden gelir. Kolonlar kat boyunca aynı hizada sürüyorsa yük düzgün biçimde aşağıya aktarılır. Alt katta kolon kaldırılıp geniş bir dükkân açıldığında ise aynı yük, yerinde kalan birkaç kolonun üzerine biner. Bir yapıyı asıl kötüleştiren şey, çoğu zaman sonradan yapılan bu tür değişikliklerdir. Betonun sağlamlığı elbette önemlidir, ama düzeni bozulmuş bir taşıyıcı sistemi tek başına kurtarmaz. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olarak yazılmış olabilir?

    • A)Deprem sırasında bina içinde bulunanlar nasıl davranmalıdır?
    • B)Bir yapının depremdeki dayanıklılığını belirleyen nedir?
    • C)Beton üretiminde hangi ölçütler gözetilmelidir?
    • D)Deprem bölgelerinde kaç katlı yapılar yapılmalıdır?
    • E)Yıpranmış eski yapılar nasıl güçlendirilebilir?
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Bir yapının depremdeki dayanıklılığını belirleyen nedir?

    Parçanın ilk cümlesi sorunun yanıtını doğrudan verir: dayanıklılık “taşıyıcı sistemin düzeninden” gelir. Sonraki cümleler de kolon düzeninin bozulmasının sonuçlarını açıklayarak bu yanıtı örneklendirir; dolayısıyla parça B sorusuna karşılık yazılmıştır. C’de sorulan beton üretim ölçütleri metinde yoktur; beton yalnızca tek başına yeterli olmadığını belirtmek için anılır. E ise güçlendirme yöntemlerini sorar, oysa parçada güçlendirmeden değil, sonradan yapılan değişikliklerin zararından söz edilir. A ve D’deki davranış ve kat sayısı konuları da metinde hiç geçmez. Cevap B.

  5. Soru 5

    Orta

    Anadolu kentlerinde esnafın örgütlendiği loncalar, üretimi belli kurallara bağlardı. Bir ustanın kaç çırak çalıştıracağı, malın hangi ölçüde ve hangi fiyattan satılacağı bu kurullarda kararlaştırılırdı. Kurala uymayan esnaf önce uyarılır, uymamayı sürdürürse dükkânı kapatılırdı. Bu düzen, ucuz ve kötü malın çarşıya girmesini güçleştirdiği gibi esnaf arasında sert bir rekabetin doğmasını da önlerdi. Buna karşılık yeni bir üretim biçimi denemek isteyen için lonca, çoğu zaman aşılması güç bir sınır oluştururdu. Bu parçadan loncalarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

    • A)Üretimin niteliğini korumaya yönelik kuralları vardır.
    • B)Esnaf arasındaki rekabeti sınırlayan bir işlev görmüştür.
    • C)Kurallara uymayan esnafa yaptırım uygulayabilmiştir.
    • D)Yeni bir yol denemek isteyenler için engelleyici olabilmiştir.
    • E)Üyelerinin gelirlerini eşit düzeyde tutmayı amaçlamıştır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Üyelerinin gelirlerini eşit düzeyde tutmayı amaçlamıştır.

    Parçada fiyatın ve ölçünün ortak kararla belirlendiği söylenir; ancak esnafın gelirlerinin eşitlenmesi gibi bir amaçtan hiç söz edilmez. Fiyatın ortak belirlenmesi, herkesin aynı kazancı elde etmesi anlamına gelmez; bu yüzden E çıkarılamaz. A, “ucuz ve kötü malın çarşıya girmesini güçleştirdiği” bilgisinden; B, “sert bir rekabetin doğmasını da önlerdi” cümlesinden çıkar. C, uyarı ve dükkân kapatma yaptırımlarının anlatıldığı cümlenin karşılığıdır; D ise son cümlede “aşılması güç bir sınır” sözüyle açıkça verilmiştir. Cevap E.

  6. Soru 6

    Orta

    Telefonun ekranında beliren her bildirim, yapmakta olduğumuz işten küçük bir parça koparır. Asıl kayıp, bildirime ayrılan birkaç saniye değildir; dikkatin bölündükten sonra eski derinliğine dönmesi çoğu zaman dakikalar alır. Gün içinde onlarca kez bölünen biri, çalıştığı sürenin önemli bir bölümünü yeniden toparlanmakla geçirir. Bu yüzden bildirimleri kapatmak, iletişimden kopmak anlamına gelmez; yalnızca ne zaman bakılacağına kişinin kendisinin karar vermesi demektir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

    • A)Telefon kullanımı, gün geçtikçe her yaş grubunda yaygınlaşmaktadır.
    • B)İletişim araçlarından bütünüyle uzak durmak gerekmektedir.
    • C)Çalışma saatlerinin kısaltılması iş verimini artırmaktadır.
    • D)Asıl kayıp, dikkatin yeniden toplanması için geçen süredir.
    • E)Dikkat dağınıklığı, yalnızca telefon kullanımıyla ilgili bir sorundur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Asıl kayıp, dikkatin yeniden toplanması için geçen süredir.

    Parçanın ikinci cümlesi vurguyu doğrudan belirtir: “Asıl kayıp, bildirime ayrılan birkaç saniye değildir; dikkatin… eski derinliğine dönmesi çoğu zaman dakikalar alır.” Üçüncü cümle de bu yargıyı somutlaştırır. B, metinle çelişir; son cümlede bildirimleri kapatmanın “iletişimden kopmak anlamına gelmediği” açıkça söylenmiştir. E’deki genelleme de parçada yer almaz; yazar dikkat dağınıklığının tek kaynağını göstermez, yalnızca bildirimlerin etkisini anlatır. A ve C’deki yaygınlık ve çalışma saati konuları ise metinde hiç geçmez. Cevap D.

  7. Soru 7

    Orta

    (I) Karikatür, bir düşünceyi birkaç çizgiyle söyleme sanatıdır. (II) Çizer, anlatmak istediğini uzun uzun açıklamaz; gereksiz gördüğü her ayrıntıyı, çoğu zaman arka planı bile siler. (III) Bu yüzden iyi bir karikatürde çizgi kadar boşluk da anlam taşır; boş bırakılan yer, söylenmeyeni söylemenin yoludur. (IV) Son yıllarda dijital çizim tabletlerinin fiyatları oldukça düşmüştür. (V) Okur, silinen ayrıntıları kendi zihninde tamamladığı için anlatıya ortak olur ve karikatürü yalnızca bakarak değil, kurarak izler. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    Parçanın bütünü tek bir düşünce çevresinde kurulmuştur: karikatürde anlam, çizilenler kadar çizilmeyenlerden doğar. I bu düşünceyi ortaya koyar, II ayrıntıların silinmesini anlatır, III boşluğun anlam taşıdığını söyler, V ise okurun bu boşluğu tamamladığını belirterek zinciri kapatır. IV ise çizim araçlarının fiyatından söz eder; anlatımla, boşlukla ya da okurla hiçbir bağı yoktur ve kendisinden sonra gelen V ile de bağlantı kurmaz. Bu yüzden akışı bozan cümle IV’tür. Cevap D.

  8. Soru 8

    Orta

    İlk sikkeler, değeri üzerinde yazmayan küçük metal parçalarıydı; değerlerini yapıldıkları madenden alırdı. Bu yüzden her alışverişte para tartılır, gerektiğinde ayarı sınanırdı. Zamanla üzerlerine basılan damga, o parçanın ağırlığının ve ayarının bir güvence altında olduğunu göstermeye başladı. Böylece alışveriş her seferinde tartıyla değil, sayıyla yapılabilir oldu. Bugün cebimizdeki bozuk paranın madeni değeri, üzerinde yazan sayının çok altındadır; buna karşın kimse onu tartmayı düşünmez. ---- Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A)Bu nedenle madeni para basımı dünyanın pek çok ülkesinde azalmaktadır.
    • B)Demek ki paranın değeri, madeninden çok ona duyulan güvenden gelir.
    • C)Sikke basımı, uzun yıllar boyunca elde yürütülen bir işti.
    • D)Bu yüzden eski sikkeler bugün koleksiyoncularca aranmaktadır.
    • E)Alışverişte tartı kullanımı bugün de pek çok yerde sürmektedir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Demek ki paranın değeri, madeninden çok ona duyulan güvenden gelir.

    Parça, paranın değerinin madenden damgaya, yani bir güvenceye kayışını adım adım anlatır ve son cümlede bozuk paranın madeni değerinin yazılı değerinin altında olduğunu söyler. Bu gidişin doğal sonucu, değerin madende değil güvende olduğu yargısıdır; bu yüzden B gelmelidir. C ve D, paranın nasıl basıldığı ve koleksiyonculuk gibi yan konulara sapar, önceki cümleden çıkan bir sonuç değildir. E ise parçada geçen “tartıyla değil, sayıyla” karşıtlığına ters düşer ve düşünceyi geriye çeker. A’daki basım miktarına ilişkin bilgi de metinde hiç yer almaz. Cevap B.

  9. Soru 9

    Orta

    Deniz ticaretini değiştiren şey daha büyük gemiler değil, hepsi aynı ölçüde yapılmış çelik kutular oldu. Konteynerden önce yük limanda tek tek elden geçirilir, bir geminin boşaltılması günler alırdı. Kutular standartlaşınca vinç, kamyon ve tren aynı yükü hiç açmadan birbirine devredebildi. Böylece limanda geçen süre saatlere indi, taşıma maliyeti hızla düştü. Bugün dünyanın öbür ucundaki bir ürünün ucuza gelmesinin arkasında, çoğu zaman bu sıradan görünen kutu vardır. Bu parçaya göre konteynerin deniz ticaretine sağladığı temel katkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Gemilerin taşıma kapasitesini büyütmesi
    • B)Limanlarda çalışan işçi sayısını artırması
    • C)Gemilerin daha hızlı yol almasını sağlaması
    • D)Yükün limanda açılmadan aktarılabilmesi
    • E)Ürünlerin dayanıklı biçimde paketlenmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Yükün limanda açılmadan aktarılabilmesi

    Parçanın üçüncü cümlesi katkıyı açıkça söyler: “Kutular standartlaşınca vinç, kamyon ve tren aynı yükü hiç açmadan birbirine devredebildi.” Bunun sonucu olarak limanda geçen süre ve maliyet düşmüştür. A, metnin ilk cümlesiyle doğrudan çelişir; değişimi sağlayan şeyin “daha büyük gemiler” olmadığı belirtilmiştir. C de yanlıştır, çünkü parçada geminin hızından değil, limanda geçen süreden söz edilir. B ve E’deki işçi sayısı ve paketleme dayanıklılığı konuları metinde hiç geçmez. Cevap D.

  10. Soru 10

    Orta

    Antibiyotikler, bakterilerin neden olduğu hastalıklarda işe yarar; virüslerin yol açtığı grip ya da nezlede hiçbir etkisi yoktur. Buna karşın pek çok kişi, ateşi çıktığında ilk olarak antibiyotiğe başvurur. Gereksiz kullanım yalnız boşa gitmekle kalmaz; ilaca dayanıklı bakterilerin çoğalmasını da kolaylaştırır. Bu bakteriler zamanla yaygınlaştığında, ilaç gerçekten gerektiği durumda etkisiz kalır. Bu yüzden antibiyotiğin ne zaman kullanılacağına karar vermek, onu kullanmak kadar önemlidir. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

    • A)Gereksiz kullanım, ilacın gerektiğinde etkisiz kalmasına yol açabilir.
    • B)Antibiyotikler, ateşle seyreden bütün hastalıklarda etkili olabilmektedir.
    • C)Virüslerin yol açtığı hastalıklar, bakteri hastalıklarından daha tehlikelidir.
    • D)Antibiyotik kullanımı son yıllarda belirgin biçimde azalmıştır.
    • E)Dayanıklı bakteriler yalnızca hastane ortamlarında ortaya çıkmaktadır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Gereksiz kullanım, ilacın gerektiğinde etkisiz kalmasına yol açabilir.

    Parçanın üçüncü ve dördüncü cümleleri bir zincir kurar: gereksiz kullanım dayanıklı bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırır, bu bakteriler yaygınlaşınca ilaç “gerçekten gerektiği durumda etkisiz kalır”. A tam olarak bu zincirin sonucudur. B, ilk cümleyle çelişir; virüs kaynaklı grip ve nezlede antibiyotiğin “hiçbir etkisi yoktur” denmektedir. C’deki tehlike karşılaştırması parçada hiç yapılmamıştır. D ve E’deki kullanım azalması ve hastane koşulu da metinde bulunmayan yargılardır. Cevap A.

  11. Soru 11

    Zor

    (I) Yaz aylarında kent merkezinin çevresindeki kırlardan birkaç derece sıcak olması bir rastlantı değildir. (II) Asfalt ve beton, gün boyunca aldığı ısıyı gece yarısına kadar tutar. (III) Ağaçların gölgesi ise hem yüzeyin ısınmasını önler hem de yapraklardan buharlaşan suyla havayı serinletir. (IV) Bu nedenle kent içinde ağaç dikmek, elektrik harcamayan bir serinletme yöntemi sayılabilir. (V) Kentlerde ağaç türü seçilirken köklerin altyapı borularına vereceği zarar da hesaba katılmalıdır. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — V

    Parça, kentin niçin daha sıcak olduğunu açıklayıp ağacın serinletici etkisine varan bütünlüklü bir akış izler: I sorunu ortaya koyar, II nedeni verir, III çözümün nasıl işlediğini anlatır, IV ise bundan bir sonuç çıkarır. V, ağaç dikimini sürdürür gibi görünse de konuyu serinletmeden altyapı zararına kaydırır; parçada savunulan düşünceye bir katkısı yoktur, üstelik IV’teki sonucu da izlemez. Bu yüzden akışı bozan cümle V’tir. II ile III birbirinin karşıtı iki yüzeyi (beton–gölge) karşılaştırdığı için akışa uygundur; IV de bu karşılaştırmanın doğal sonucudur. Cevap E.

  12. Soru 12

    Zor

    (I) Açık kaynaklı bir yazılımın kodu herkese açıktır; isteyen inceleyebilir, isteyen değiştirebilir. (II) Bu açıklık, bir hatanın çok sayıda göz tarafından görülmesini ve kısa sürede giderilmesini sağlar. (III) Kullanıcı, bir güncelleme beklemek zorunda kalmadan programı kendi gereksinimine göre yeniden düzenleyebilir. (IV) Ücretli yazılımların çoğu, satın alındıktan sonra da düzenli güncelleme almaktadır. (V) Böylece yazılım, tek bir şirketin kararlarına ve o şirketin ayakta kalmasına bağlı olmaktan kurtulur. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    Parça baştan sona açık kaynaklı yazılımın sağladığı olanakları sıralar: kodun açık olması (I), hataların çok gözle görülmesi (II), kullanıcının programı kendine göre düzenleyebilmesi (III) ve bunun sonucunda tek bir şirkete bağımlı kalınmaması (V). IV ise ücretli yazılımların güncelleme düzeninden söz ederek konuyu değiştirir; açık kaynağın bir özelliğini anlatmadığı gibi V’teki “böylece” bağlacının dayanacağı bir bilgi de vermez. V’in “Böylece” diye başlaması, kendisinden önce açık kaynakla ilgili bir olanağın anlatılmış olmasını gerektirir; bu da III’tür. Cevap D.

  13. Soru 13

    Zor

    Matbaanın yaygınlaşması yalnız kitabın ucuzlamasını sağlamadı. Elle çoğaltılan bir metinde her kopya biraz farklıydı; bir yazıcının atladığı satır, bir başkasının kenara düştüğü not, zamanla metni asıl biçiminden uzaklaştırırdı. Uzakta bulunan iki okurun aynı kitabı okuduğundan emin olması güçtü. Baskıyla birlikte aynı kitabın binlerce özdeş kopyası dolaşıma girdi. Artık iki okur, aralarında yüzlerce kilometre olsa bile aynı sayfanın aynı satırını tartışabiliyordu. ---- Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A)Böylece matbaa, bilgiyi çoğaltmakla kalmadı, onu ortak bir zemine de oturttu.
    • B)Bu nedenle el yazması kitaplar bugün de değerinden hiçbir şey yitirmiş sayılmaz.
    • C)Matbaanın bulunuşu, kâğıt üretiminin de hızla artmasına yol açmıştır.
    • D)Baskı makineleri ilk yıllarda oldukça yavaş çalışan araçlardı.
    • E)Kitap okuma oranı bu dönemde bütün ülkelerde aynı hızla yükselmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Böylece matbaa, bilgiyi çoğaltmakla kalmadı, onu ortak bir zemine de oturttu.

    Parça, ilk cümlesinde “yalnız… ucuzlamasını sağlamadı” diyerek okuru ikinci bir sonuca hazırlar ve bu sonucu adım adım kurar: kopyalar özdeşleşmiş, böylece uzaktaki iki okur aynı satırı tartışabilir olmuştur. Sonuç cümlesi bu ortaklığı adlandırmalıdır; A bunu yapar. C ve D, matbaanın başka yönlerine (kâğıt üretimi, makine hızı) geçtiği için son cümledeki ortak tartışma düşüncesini tamamlamaz. B, parçanın gidişine ters düşer; metin el yazmasının değerini değil, kopyalar arasındaki farklılığın yarattığı sorunu anlatmaktadır. E ise parçada hiç desteklenmeyen, bütün ülkeleri kapsayan bir genellemedir. Cevap A.

  14. Soru 14

    Zor

    Bir üretici kooperatifinin asıl işi, ürünü toplayıp satmak değildir. Tek başına pazarlık edemeyen küçük üreticiyi, alıcıyla aynı masada oturabilecek büyüklüğe getirmektir. On üreticinin ayrı ayrı sattığı süt, alıcının belirlediği fiyata gider; bir araya geldiklerinde ise fiyat, konuşulabilir bir şeye dönüşür. Üstelik soğutma deposu, taşıma aracı, ölçüm aygıtı gibi tek başına karşılanamayacak masraflar da bölüşülmüş olur. Ortaklık büyüdükçe üreticinin alıcı karşısındaki yeri de değişir. ---- Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A)Bu yüzden üretici kooperatiflerinin sayısı son yıllarda hızla artmayı sürdürüyor.
    • B)Süt üretimi, bölgeden bölgeye değişen bir tarım koludur.
    • C)Yani kooperatif üreticiye yeni bir pazar değil, pazarlık gücü kazandırır.
    • D)Kooperatiflerde yönetim, seçimle belirlenen kurullara bırakılır.
    • E)Küçük üreticilerin çoğu, ürününü doğrudan tüketiciye satmayı yeğler.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yani kooperatif üreticiye yeni bir pazar değil, pazarlık gücü kazandırır.

    Parçanın ilk iki cümlesi kooperatifin işini “ürünü satmak” değil, üreticiyi “aynı masada oturabilecek büyüklüğe getirmek” diye tanımlar; sonraki cümleler de bunu fiyat ve masraf örnekleriyle açar. Sonuç cümlesi bu tanımı özetlemelidir; C bunu yapar ve ilk cümledeki karşıtlığı (“pazar değil, pazarlık gücü”) tamamlar. A ve D, kooperatiflerin sayısına ve yönetim biçimine geçtiği için anlatılan düşüncenin sonucu olamaz. E ise metinle çelişir; parçada üreticinin tek başına satış yaptığında fiyatı belirleyemediği anlatılmaktadır. B de konuyu süt üretiminin coğrafyasına kaydıran, bağlantısız bir bilgidir. Cevap C.

  15. Soru 15

    Zor

    Okurken kenara not almak, kitabı kirletmek değildir. Altı çizilen bir cümle, o gün neyin önemli göründüğünü kaydeder; yanına yazılan üç sözcük ise okurun metne verdiği ilk karşılığı saklar. Yıllar sonra aynı kitabı açtığınızda orada iki metin bulursunuz: yazarın yazdığı ve sizin bıraktığınız. Bu ikincisi çoğu zaman kitabın kendisi kadar öğreticidir; çünkü size, o kitabı okurken nasıl biri olduğunuzu gösterir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Kitaplara not almak, kitabın değerini düşüren bir alışkanlıktır.
    • B)Okurken alınan notlar, okurun o günkü hâlini de kaydeder.
    • C)Aynı kitabı ikinci kez okumak her zaman daha verimli olur.
    • D)Bir yazarın anlatmak istediği, ancak not alarak anlaşılabilir.
    • E)Okuma sırasında not almak, okuma hızını belirgin biçimde düşürür.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Okurken alınan notlar, okurun o günkü hâlini de kaydeder.

    Parçanın son cümlesi vurguyu açıkça koyar: notlar “size, o kitabı okurken nasıl biri olduğunuzu gösterir”; ikinci cümlede de altı çizilen cümlenin “o gün neyin önemli göründüğünü” kaydettiği söylenir. Yani not, yalnız metni değil okurun o günkü hâlini de kaydeder; “iki metin” benzetmesi de bu düşünceyi hazırlar. A, parçanın ilk cümlesiyle doğrudan çelişir; yazar not almayı kirletmek saymadığını daha baştan belirtir. D ise metnin söylediğinden fazlasını iddia eder: yazarın anlatmak istediğinin ancak notla anlaşılabileceği hiçbir yerde söylenmez. C ve E’deki ikinci okuma verimi ve okuma hızı konularına da parçada hiç değinilmemiştir. Cevap B.

Sponsorlu