KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Ses Olayları — Test 7

KPSS Türkçe dersinin Ses Olayları konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 153 soru kitap sırasına göre 11 teste bölünmüştür; bu sayfa 7. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

2 kolay6 orta7 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte ünlü daralması ile ünsüz benzeşmesi bir arada bulunur?

    • A)Kapıyı açar açmaz bize ne diyecekti, bilmiyorum.
    • B)Bütün gün pencereden dışarıyı sessizce izliyordu.
    • C)Sabah erkenden hazırlanıp işe gitmişti.
    • D)Küçük çocuk elindeki ekmeği arkadaşıyla paylaştı.
    • E)Yaşlı kadın o kalabalıkta yapayalnız kalmıştı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Kapıyı açar açmaz bize ne diyecekti, bilmiyorum.

    “Diyecekti” sözcüğü “de-ecek-di” biçiminde çözümlenir: “de-” kökü daralarak “di-” olmuş (ünlü daralması), sert ünsüz k’den sonra gelen “-di” eki de “-ti” biçimine girmiştir (ünsüz benzeşmesi). B’deki “izliyordu” yalnızca ünlü daralması, C’deki “gitmişti” yalnızca ünsüz benzeşmesi içerir. D’deki “ekmeği” ünsüz yumuşamasına, E’deki “yapayalnız” ise ünlü türemesine örnektir.

  2. Soru 2

    Zor

    Köyün çıkışındaki değirmenin çarkı yıllardır dönmüyordu. Duvarlarındaki taşlar yer yer dökülmüş, çatısı çökmüştü. Yine de yolu buradan geçenler, içeriden un kokusu geliyormuş gibi bir an duraklar; çocukluklarında burada geçirdikleri günleri hatırlarlardı. Değirmencinin oğlu şimdi şehrin öbür ucunda yapayalnız yaşıyordu. Bu parçada aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

    • A)Ünsüz yumuşaması
    • B)Ünlü düşmesi
    • C)Ünlü daralması
    • D)Ünlü türemesi
    • E)Ünsüz düşmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Ünsüz düşmesi

    “Ucunda” (uç-u-n-da) sözcüğünde ünsüz yumuşaması, “oğlu” (oğul-u) ve “şehrin” (şehir-in) sözcüklerinde ünlü düşmesi vardır. “Dönmüyordu” (dön-me-yor) ve “yaşıyordu” (yaşa-yor) sözcüklerinde ünlü daralması, “yapayalnız” sözcüğünde ise ünlü türemesi görülür. Parçada “küçücük, ufacık, yükselmek” gibi kökten ünsüz düşen bir sözcük bulunmadığından ünsüz düşmesi yoktur.

  3. Soru 3

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kaynaştırma ünsüzü kullanılmamıştır?

    • A)Bahçedeki en olgun elmayı özenle topladık.
    • B)Kapının kolu dün akşam kırılmış.
    • C)Odanın penceresi sabaha kadar açık kalmış.
    • D)Arabası yolun ortasında birden bozuldu.
    • E)Çocuklar getirdikleri kitapları rafa dizdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Çocuklar getirdikleri kitapları rafa dizdi.

    Kaynaştırma ünsüzleri y, ş, s, n’dir ve iki ünlünün yan yana gelmesini önler. A’da “elma-y-ı”, B’de “kapı-n-ın”, C’de “oda-n-ın” ve “pencere-s-i”, D’de “araba-s-ı” örneklerinde kaynaştırma ünsüzü kullanılmıştır. E’deki “kitapları” ve “rafa” sözcüklerinde ise ekler ünsüzle biten köklere geldiği için kaynaştırmaya gerek kalmamıştır.

  4. Soru 4

    Orta

    Yaz akşamlarında bahçeye (I) çıkar, uzun uzun konuşurduk. Babam sandalyeleri (II) dizer, annem ağzımıza (III) layık bir çay demlerdi. Biz de ellerimizde (IV) birer bardak tutarak yıldızları (V) sayardık. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    III numaralı "ağzımıza" sözcüğü "ağız" kökünden gelir; ünlüyle başlayan iyelik eki alınca ikinci hecedeki "ı" ünlüsü düşmüştür (ağız-ım-ız-a → ağzımıza). Buna orta hece düşmesi de denir. I'deki "bahçeye" (bahçe-y-e), II'deki "sandalyeleri", IV'teki "ellerimizde" (el-ler-imiz-de) ve V'teki "yıldızları" sözcüklerinde kök korunmuş, düşen bir ünlü olmamıştır. Doğru yanıt C'dir.

  5. Soru 5

    Zor

    Akşam iner denizin üstüne, Bir kayık uzanır ufka doğru, Balıkçı ağını toplar usulca, Kalır ardında köpüklü bir yol. Bu şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)Ulama yapılabilecek sözcükler vardır.
    • B)Ünsüz yumuşamasına örnek bir sözcük vardır.
    • C)Ünsüz benzeşmesine örnek bir sözcük vardır.
    • D)Ünlü daralmasına örnek bir sözcük vardır.
    • E)Kaynaştırma ünsüzü kullanılmıştır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Ünlü daralmasına örnek bir sözcük vardır.

    “Akşam-iner”, “kayık-uzanır” ve “Kalır-ardında” öbeklerinde ulama yapılabilir. “Ardında” sözcüğü “art” kökünden geldiği için ünsüz yumuşaması, “Balıkçı” (balık-çı) sözcüğü ise ünsüz benzeşmesi içerir. “Üstüne” ve “ağını” sözcüklerinde n kaynaştırma ünsüzü kullanılmıştır. Buna karşılık şiirdeki eylemlerin hiçbirinde geniş ünlünün daraldığı bir yapı bulunmadığından ünlü daralması söz konusu değildir.

  6. Soru 6

    Kolay

    Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde ünsüz yumuşaması yoktur?

    • A)ağacı
    • B)kitabı
    • C)yaprağı
    • D)kanadı
    • E)sepeti
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — sepeti

    Ünsüz yumuşaması, p, ç, t, k sert ünsüzleriyle biten sözcüklerin ünlüyle başlayan ek alınca b, c, d, ğ’ye dönüşmesidir. “Ağacı” (ağaç-ı), “kitabı” (kitap-ı), “yaprağı” (yaprak-ı) ve “kanadı” (kanat-ı) sözcüklerinde bu değişim gerçekleşmiştir. “Sepet” sözcüğü ise ünlüyle başlayan ek aldığında yumuşamaz; “sepeti” biçiminde t ünsüzü korunur.

  7. Soru 7

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte iki ayrı ses olayı bir arada bulunur?

    • A)Bahçenin dibindeki ufacık kulübeyi birlikte boyadık.
    • B)Gencecik yaşında büyük işler başarmıştı.
    • C)Cebinde kalan azıcık parayı da bilet için harcadı.
    • D)O uzun kış gecesinde evde yapayalnız kalmıştı.
    • E)Aralık kapıdan içeri küçücük bir kedi girdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Gencecik yaşında büyük işler başarmıştı.

    “Gencecik” sözcüğü “genç + -cik” biçiminde türemiştir: kök ile ek arasına bir e ünlüsü girmiş (ünlü türemesi), ayrıca kökteki sert ünsüz ç, iki ünlü arasında kalarak c’ye dönüşmüştür (ünsüz yumuşaması). “Ufacık” (ufak-cık) ve “küçücük” (küçük-cük) yalnızca ünsüz düşmesi, “azıcık” (az-cık) ve “yapayalnız” ise yalnızca ünlü türemesi içerir.

  8. Soru 8

    Orta

    Sabah erkenden (I) yola çıktık. Otobüs durağında (II) bizden başka kimse yoktu. Hava soğuktu (III) ama gökyüzü pırıl pırıldı. Şoför geldiğinde (IV) hepimiz sıraya girdik; yolculuk boyunca (V) kimse konuşmadı. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünsüz benzeşmesi vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    Ünsüz benzeşmesi (sertleşme), sert ünsüzle biten bir sözcüğe "c, d, g" ile başlayan bir ek geldiğinde bu ünsüzlerin "ç, t, k"ye dönüşmesidir. III numaralı "soğuktu" sözcüğünde kök sert ünsüz "k" ile bittiği için "-dı" eki "-tu" biçimine girmiştir; bu bir ünsüz benzeşmesidir. I'deki "erkenden" ve V'teki "boyunca" sözcüklerinde ekler yumuşak ünsüzle biten köklere geldiği için sertleşme olmamıştır. II'deki "durağında" (durak-ı-n-da) ve IV'teki "geldiğinde" (gel-dik-i-n-de) sözcüklerinde ise benzeşme değil, tam tersi bir olay olan ünsüz yumuşaması görülür. Doğru yanıt C'dir.

  9. Soru 9

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte ünlü düşmesi vardır?

    • A)Sınavda ne yapacağını şaşırıp kalmıştı.
    • B)Bütün öğleden sonra sizi kapıda bekliyordum.
    • C)Yaşlı adamın oğlu uzun yıllardır yurt dışındaydı.
    • D)Perdeyi örttükten sonra usulca koltuğa oturdu.
    • E)Çocuk elindeki simidi güvercinlere ufalayıp attı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yaşlı adamın oğlu uzun yıllardır yurt dışındaydı.

    “Oğlu” sözcüğü “oğul-u” biçiminde çözümlenir; ünlüyle başlayan iyelik eki alınca ikinci hecedeki u ünlüsü düşmüştür. A’daki “yapacağını” ve E’deki “simidi” (simit-i) yalnızca ünsüz yumuşamasına, D’deki “örttükten” ünsüz benzeşmesine, B’deki “bekliyordum” (bekle-yor) ise ünlü daralmasına örnektir.

  10. Soru 10

    Zor

    Dağların ardında bir köy uyanır, Bacalardan tüter yapayalnız duman, Çoban türküsünü usulca söylüyor, Sürüler ağıla iner ağır ağır. Bu şiirde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

    • A)Ünsüz yumuşaması
    • B)Ünlü türemesi
    • C)Ünlü daralması
    • D)Ulama
    • E)Ünlü düşmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Ünlü düşmesi

    “Ardında” sözcüğü “art” kökünden geldiği için ünsüz yumuşaması içerir. “Yapayalnız” sözcüğünde ünlü türemesi, “söylüyor” (söyle-yor) sözcüğünde ünlü daralması vardır. “Dağların-ardında”, “köy-uyanır” ve “iner-ağır” öbeklerinde de ulama yapılabilir. Buna karşılık şiirdeki hiçbir sözcükte kök ünlüsünün düştüğü bir yapı bulunmadığından ünlü düşmesi yoktur.

  11. Soru 11

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte ünsüz türemesi vardır?

    • A)Sabahın erken saatinde sıcacık bir çorba içtik.
    • B)Kalabalıktan gelen uğultu giderek yükseldi.
    • C)Küçük kız daracık bir sokakta ip atlıyordu.
    • D)O, hiç kimsenin hakkını yemeyecek kadar dürüsttü.
    • E)Onun ne söylediğini bir türlü anlamıyordum.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — O, hiç kimsenin hakkını yemeyecek kadar dürüsttü.

    “Hakkını” sözcüğü “hak-ı-n-ı” biçiminde çözümlenir; ünlüyle başlayan ek alınca kökteki k ünsüzü ikizleşmiştir, bu bir ünsüz türemesidir. “Sıcacık” (sıcak-cık) ve “yükseldi” (yüksek-l-) sözcüklerinde ünsüz düşmesi, “daracık” (dar-cık) sözcüğünde ünlü türemesi, “anlamıyordum” (anla-ma-yor) sözcüğünde ise ünlü daralması vardır.

  12. Soru 12

    Zor

    Bahçenin ucundaki (I) incir ağacı her yıl bol ürün verirdi. Dedem sabahları sepetleri (II) alır, dallardan topladığı (III) meyveleri özenle dizerdi. Bize de küçücük (IV) tabaklarda ikram eder, sonra yorulduğunu (V) söyleyip gölgeye çekilirdi. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde herhangi bir ses olayı yoktur?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — II

    I numaralı "ucundaki" (uç-u-n-da-ki), III numaralı "topladığı" (topla-dık-ı) ve V numaralı "yorulduğunu" (yorul-duk-u-n-u) sözcüklerinde sert ünsüz, ünlüyle başlayan ek alınca yumuşamıştır; bu ünsüz yumuşamasıdır. IV numaralı "küçücük" sözcüğünde ise ünsüz düşmesi görülür (küçük + -cük → küçücük). II numaralı "sepetleri" sözcüğünde "sepet" köküne gelen ekler ünsüzle başladığı için ne yumuşama ne de başka bir ses olayı gerçekleşmiştir. Doğru cevap B'dir.

  13. Soru 13

    Zor

    Yağmur iner ağır ağır toprağa, Kuşlar susar, dallar eğilir yere, Bir çocuk koşar avluda yalınayak, Gülüşü karışır uzak bir sese. Bu şiirde kaç yerde ulama yapılabilir?

    • A)3
    • B)4
    • C)5
    • D)6
    • E)7
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — 6

    Birinci dizede “Yağmur-iner”, “iner-ağır” ve “ağır-ağır” olmak üzere üç ulama vardır. İkinci dizede “dallar-eğilir”, üçüncü dizede “koşar-avluda”, dördüncü dizede ise “karışır-uzak” öbeklerinde ulama yapılabilir. Böylece şiirde toplam altı yerde ulama söz konusudur; “susar” sözcüğünden sonra noktalama işareti bulunduğu için orada ulama yapılamaz.

  14. Soru 14

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte birden çok ses olayı yoktur?

    • A)Ona ne diyeceğini günlerce düşünüp durdu.
    • B)Masanın üstündeki kitabı alıp çantasına koydu.
    • C)Komutan, geri dönmelerini kısa bir sesle emretti.
    • D)Bahçeye gencecik bir çınar fidanı dikmişlerdi.
    • E)Yıllar öncesine ait bir kaybın acısını taşıyordu.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Masanın üstündeki kitabı alıp çantasına koydu.

    “Kitabı” sözcüğünde yalnızca ünsüz yumuşaması (kitap-ı) vardır. Oysa “diyeceğini” sözcüğünde ünlü daralması ile ünsüz yumuşaması, “emretti” sözcüğünde ünlü düşmesi ile ünsüz benzeşmesi, “gencecik” sözcüğünde ünlü türemesi ile ünsüz yumuşaması, “kaybın” sözcüğünde ise ünlü düşmesi ile ünsüz yumuşaması bir aradadır.

  15. Soru 15

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) yoktur?

    • A)Denizin rengi akşamüstü koyulaşırdı.
    • B)Vapurdan inince kalabalığa karıştı.
    • C)Kuşlar ağaçtan havalanıp uzaklaştı.
    • D)Yorgunluktan gözleri kapanıyordu.
    • E)Sabahtan beri hiçbir şey yememişti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Denizin rengi akşamüstü koyulaşırdı.

    B'de "karış + -dı → karıştı", C'de "ağaç + -dan → ağaçtan" ve "uzaklaş + -dı → uzaklaştı", D'de "yorgunluk + -dan → yorgunluktan", E'de "sabah + -dan → sabahtan" biçiminde sertleşme vardır. A'da ise "renk + -i → rengi" ünsüz yumuşamasıdır ve "koyulaşırdı" sözcüğündeki "-dı" eki yumuşak "r" sesinden sonra geldiği için sertleşmemiştir. Bu nedenle benzeşmenin bulunmadığı cümle A'dır.

Sponsorlu