KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcük Türleri — Test 12

KPSS Türkçe dersinin Sözcük Türleri konusundan 9 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 174 soru kitap sırasına göre 12 teste bölünmüştür; bu sayfa 12. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

0 kolay4 orta5 zor

  1. Soru 1

    Zor

    "O eski defteri bugün yine karıştırdım." cümlesindeki sözcüklerin türleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A)zamir - sıfat - ad - zarf - zarf - fiil
    • B)sıfat - ad - ad - zarf - edat - fiil
    • C)zamir - sıfat - ad - ad - zarf - fiil
    • D)sıfat - sıfat - ad - zarf - bağlaç - fiil
    • E)sıfat - sıfat - ad - zarf - zarf - fiil
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — sıfat - sıfat - ad - zarf - zarf - fiil

    Cümlede "o" sözcüğü kendisinden sonra gelen "defter" adını belirttiği için işaret zamiri değil işaret sıfatıdır; bu ayrım A ve C seçeneklerini eler. "eski" niteleme sıfatı, "defteri" addır. "bugün" eylemin zamanını, "yine" ise tekrarını bildirdiği için ikisi de zarftır; "yine" hiçbir sözü birbirine bağlamadığından bağlaç sayılamaz, bu da D'yi eler. "karıştırdım" ise çekimli fiildir. Cevap E.

  2. Soru 2

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "-ki", kendisinden sonra bir ad gelmediği için ilgi zamiri görevindedir?

    • A)Masadaki kitabı bana uzatır mısın?
    • B)Akşamki toplantıya trafik yüzünden yetişemedim.
    • C)Bizim bahçemiz sizinkinden çok daha büyük.
    • D)Duvardaki saat çoktan durmuştu.
    • E)Dünkü yağmur bütün yolları göle çevirdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Bizim bahçemiz sizinkinden çok daha büyük.

    İlgi zamiri olan "-ki", tamlananın yerini tutar ve kendisinden sonra nitelediği bir ad bulunmaz. C'deki "sizinkinden" sözcüğünde "-ki" düşen "bahçeniz" tamlananının yerini tutmaktadır; bu yüzden ilgi zamiridir. A'da "masadaki" sözcüğü "kitap" adını, D'de "duvardaki" sözcüğü "saat" adını belirttiği için buradaki "-ki" sıfat yapan ektir. B'deki "akşamki" ile E'deki "dünkü" de kendilerinden sonra gelen adları belirtmektedir. Cevap C.

  3. Soru 3

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "-acak / -ecek" eki, sıfat-fiil kurmak yerine kalıcı bir ad türetmiştir?

    • A)Kışlık yakacak parasını şimdiden ayırmışlar.
    • B)Yarın gelecek konukları sabırsızlıkla bekliyoruz.
    • C)Okunacak kitapları rafın alt gözüne dizdim.
    • D)Onarılacak arabayı bu sabah servise bıraktık.
    • E)Söylenecek sözü o anda kimse bulamadı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Kışlık yakacak parasını şimdiden ayırmışlar.

    "-acak / -ecek" eki bir adın önüne gelip onu nitelediğinde sıfat-fiil kurar; bazı örneklerde ise sözlüğe geçmiş kalıcı bir ad türetir. A'daki "yakacak" sözcüğü bir eylemi değil, yakmaya yarayan maddeyi karşıladığı için kalıcı bir addır ve "yakacak parası" tamlamasının tamlayanıdır. B'deki "gelecek" sözcüğü "konuklar" adını, C'deki "okunacak" ise "kitaplar" adını nitelediği için sıfat-fiildir. Aynı biçimde D'deki "onarılacak" ve E'deki "söylenecek" de kendilerinden sonraki adları niteleyen sıfat-fiillerdir. Cevap A.

  4. Soru 4

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde adlaşmış sıfat, cümlenin öznesi görevindedir?

    • A)Bu soruyu yalnızca dikkatliler çözebildi.
    • B)Yaşlı komşumuz bize kapıyı kendisi açtı.
    • C)Öğretmen, ödevini yapmayan tembelleri uyardı.
    • D)Küçük çocuk parkta uzun süre oyun oynadı.
    • E)Gençlere kasabanın girişinde yeni bir alan ayrıldı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bu soruyu yalnızca dikkatliler çözebildi.

    Adlaşmış sıfat, nitelediği ad düşünce onun yerine geçen sıfattır. A'da "dikkatli" sıfatı nitelediği adı yitirip "dikkatliler" biçiminde adlaşmış ve "çözebildi" fiilinin öznesi olmuştur. C'deki "tembelleri" de adlaşmış bir sıfattır, ancak belirtili nesne görevindedir; E'deki "gençlere" ise dolaylı tümleçtir. Bu iki seçenek yapıyı doğru, görevi yanlış verdiği için en güçlü çeldiricilerdir. B'deki "yaşlı" ile D'deki "küçük" sözcükleri nitelediği adlarla birlikte kullanıldığından adlaşma söz konusu değildir. Cevap A.

  5. Soru 5

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerde tırnak içine alınan sözcüklerin hangisi zarf görevinde kullanılmamıştır?

    • A)Çocuk "hızlı" koşarak otobüse yetişti.
    • B)Bugün hava dünkünden "çok" sıcak.
    • C)"Erken" kalkmak bana hep zor gelmiştir.
    • D)Dün akşam ona "uzun" bir mektup yazdım.
    • E)Odanın kapısını "yavaşça" araladı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Dün akşam ona "uzun" bir mektup yazdım.

    Zarf, fiili ya da fiilimsiyi, bir sıfatı veya başka bir zarfı niteleyip belirten sözcüktür. D'deki "uzun" sözcüğü "mektup" adını nitelediği için zarf değil niteleme sıfatıdır. A'daki "hızlı" ile E'deki "yavaşça" eylemin nasıl yapıldığını gösteren durum zarfıdır. B'deki "çok" sözcüğü "sıcak" sıfatını derecelendirdiği için, C'deki "erken" de "kalkmak" fiilimsisini nitelediği için zarftır. Cevap D.

  6. Soru 6

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ancak" sözcüğü bağlaç görevinde kullanılmıştır?

    • A)Toplantıya davetlilerin ancak yarısı katıldı.
    • B)İşi zamanında bitirdik ancak çok yorulduk.
    • C)Bu paketi ancak iki kişi taşıyabilir.
    • D)Söylediklerinin doğrusunu ancak o biliyor.
    • E)Buraya yarın sabah ancak gelebilirim.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — İşi zamanında bitirdik ancak çok yorulduk.

    "ancak" sözcüğü "ama, fakat" anlamıyla kullanıldığında iki cümleyi birbirine bağlayan bir bağlaç, "yalnızca, en erken" anlamıyla kullanıldığında ise zarf olur. B'de sözcük "işi bitirdik" ile "çok yorulduk" cümlelerini karşıtlık ilgisiyle bağladığı için bağlaçtır; yerine "ama" konabilmesi bunu gösterir. A, C ve D'de "ancak" sözcüğü "yalnızca" anlamında kullanılmış, bir sınırlama bildirmiştir. E'de ise "en erken" anlamı taşıdığı için yine zarftır. Cevap B.

  7. Soru 7

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü zarf görevinde kullanılmıştır?

    • A)Sırtındaki ağır çantayı sonunda yere bıraktı.
    • B)Masanın üstünde ağır bir kitap duruyordu.
    • C)Ağır yükleri hep birlikte kamyona yüklediler.
    • D)Bu ağır sözleri hiç hak etmemiştim.
    • E)Hastalıktan sonra ağır konuşmaya başladı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Hastalıktan sonra ağır konuşmaya başladı.

    Aynı sözcük, bir adı nitelediğinde sıfat, bir fiili nitelediğinde zarf olur. E'de "ağır" sözcüğü "konuşmak" eyleminin nasıl yapıldığını gösterdiği için durum zarfıdır. A'da "çanta", B'de "kitap", C'de "yükler" adlarını niteleyen "ağır" sözcükleri ise niteleme sıfatıdır. D'deki "ağır sözler" tamlamasında da sözcük "sözler" adını nitelediği için sıfattır; anlamının mecaza kayması türünü değiştirmez. Cevap E.

  8. Soru 8

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerde tırnak içine alınan sözcüğün türü ayraç içinde gösterilmiştir. Bu belirlemelerin hangisi yanlıştır?

    • A)Seni akşama kadar bekledik "ama" gelmedin. (bağlaç)
    • B)Bu küçük hediyeyi senin "için" aldım. (edat)
    • C)"Eyvah", anahtarı içeride unutmuşum! (ünlem)
    • D)Sınav bitince salonda "yalnız" o kalmıştı. (bağlaç)
    • E)"Hem" çalışıyor hem okuyordu. (bağlaç)
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Sınav bitince salonda "yalnız" o kalmıştı. (bağlaç)

    "yalnız" sözcüğü "ama, fakat" anlamıyla iki cümleyi bağladığında bağlaç olur; D'de ise "sadece" anlamındadır ve "o" sözcüğünü sınırlandırmaktadır, yani bağlaç değildir. A'daki "ama" iki cümleyi karşıtlık ilgisiyle bağladığı için bağlaçtır; E'deki "hem ... hem" de eş görevli sözleri bağlayan bir bağlaç öbeğidir. B'deki "için" tek başına anlamı olmayan, kendinden önceki sözle öbek kuran bir edattır. C'deki "eyvah" ise korku ve şaşkınlık bildiren bir ünlemdir. Cevap D.

  9. Soru 9

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz anlam taşıyan sözcük, sıfat değil zamir görevindedir?

    • A)Birkaç arkadaşım toplantıya katılamadı.
    • B)Bazı öğrenciler sınava geç kalmıştı.
    • C)Kimse bu soruya yanıt veremedi.
    • D)Her sabah aynı otobüse biniyorum.
    • E)Birçok insan bu filmi çok beğenmiş.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Kimse bu soruya yanıt veremedi.

    Belgisiz sözcükler bir adın önüne gelip onu belirtirse sıfat, adın yerini tutarsa zamir olur. C'deki "kimse" sözcüğü herhangi bir adı belirtmez, kendisi adın yerini tutarak cümlenin öznesi olur; bu yüzden belgisiz zamirdir. A'da "birkaç" sözcüğü "arkadaşım" adını, B'de "bazı" sözcüğü "öğrenciler" adını belirttiği için sıfattır. D'deki "her" ile E'deki "birçok" da kendilerinden sonra gelen adları belirttiğinden belgisiz sıfat görevindedir. Cevap C.

Sponsorlu