KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Temel Kavramlar — Test 9

KPSS Vatandaşlık dersinin Temel Kavramlar konusundan 5 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 125 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 9. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

0 kolay2 orta3 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile 3. maddesindeki iyiniyet kavramı hakkında aşağıdaki öncüllerden hangisi ya da hangileri doğrudur? I. Dürüstlük kuralı, hakkın kullanılmasında ve borcun yerine getirilmesinde herkes için geçerli objektif bir davranış ölçüsü getirir. II. Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. III. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılması hâlinde hukuk düzeni hak sahibini korumaya devam eder; karşı tarafa yalnızca tazminat isteme imkânı tanınır.

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız III
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — I ve II

    I doğrudur: Türk Medeni Kanunu m.2/1, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu söyler; bu objektif bir davranış ölçüsüdür. II de doğrudur: m.3, kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda asıl olanın iyiniyetin varlığı olduğunu, ancak beklenen özeni göstermeyenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağını düzenler; yani iyiniyet sübjektif bir bilme-bilmeme hâlidir. III yanlıştır: m.2/2 açıkça 'bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz' der; yaptırım tazminatla sınırlı değildir, hak sahibi hukuki korumadan yoksun kalır. Bu nedenle III'ü içeren D ve E elenir, yalnız I diyen A ise doğru olan II'yi dışarıda bıraktığı için eksiktir. Cevap C.

  2. Soru 2

    Orta

    Bir sürücüye, trafik kuralına aykırı davrandığı gerekçesiyle kolluk görevlilerince idari para cezası uygulanmış; aynı sürücü hakkında ayrıca taksirle yaralama suçundan mahkemece adli para cezasına hükmedilmiştir. Bu iki para cezası karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)İki ceza da yalnızca hâkim kararıyla verilebilen adli yaptırımlardır.
    • B)İdari para cezası da adli sicile kaydedilir ve tekerrüre esas olur.
    • C)Ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilebilir, idari para cezası çevrilemez.
    • D)Adli para cezası, idari makamlarca da doğrudan uygulanabilen bir yaptırımdır.
    • E)İdari para cezasına karşı hiçbir yargı merciine başvurulması mümkün değildir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilebilir, idari para cezası çevrilemez.

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.52 ve 5275 sayılı Kanun m.106 uyarınca adli para cezası bir suç karşılığı mahkemece hükmedilir ve ödenmemesi hâlinde hapis cezasına çevrilir; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17'ye göre idari para cezası ise idari yaptırımdır, ödenmezse 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir, hapse çevrilmez. A yanlıştır; idari para cezası tanımı gereği idari makamlarca verilir, hâkim kararı şartı yoktur. B yanlıştır; adli sicile yalnızca mahkemelerce verilen ceza mahkûmiyetleri işlenir, kabahat karşılığı idari para cezaları işlenmez. E de yanlıştır; Anayasa m.125 gereği idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolu açıktır, idari para cezalarına karşı kanunda gösterilen mercie başvurulabilir. Cevap C.

  3. Soru 3

    Orta

    Hukuk kurallarının zaman bakımından uygulanmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • A)Kural olarak kanunlar, yürürlüğe girdikten sonraki olay ve ilişkilere uygulanır.
    • B)Ceza hukukunda failin lehine olan kanun, geçmişte işlenmiş fiile de uygulanabilir.
    • C)Fiilden sonra yürürlüğe giren kanun daha ağır sonuç doğuruyorsa fiile uygulanmaz.
    • D)Bir fiil, işlendiği sırada suç sayılmasa bile sonradan çıkan kanunla cezalandırılabilir.
    • E)Usul kuralları, derhal uygulanma ilkesi gereği görülmekte olan davalarda da uygulanır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Bir fiil, işlendiği sırada suç sayılmasa bile sonradan çıkan kanunla cezalandırılabilir.

    Anayasa m.38/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7/1 uyarınca kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; bu nedenle D'deki ifade suçta ve cezada kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır ve yanlıştır. B ve C doğrudur; TCK m.7/2'ye göre suçun işlendiği zamanki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır, aleyhe kanun geçmişe yürümez. A, kanunların geriye yürümezliği genel kuralının kendisidir. E de doğrudur; usul kuralları kazanılmış hak doğurmadığından yürürlüğe girdiği anda derdest davalarda da uygulanır. Cevap D.

  4. Soru 4

    Zor

    Zamanaşımı ile hak düşürücü süre karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)Zamanaşımı hakkın kendisini sona erdirmez, dava yoluyla istenebilmesini engeller.
    • B)Hak düşürücü sürenin dolmasıyla hakkın kendisi kendiliğinden ortadan kalkar.
    • C)Zamanaşımı kanunda sayılan sebeplerle durur ve kesilir, yeniden işlemeye başlar.
    • D)Zamanaşımı bir def'idir; ileri sürülmedikçe hâkim onu kendiliğinden gözetemez.
    • E)Hak düşürücü süreyi hâkim, ancak taraflardan biri ileri sürerse dikkate alabilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Hak düşürücü süreyi hâkim, ancak taraflardan biri ileri sürerse dikkate alabilir.

    Hak düşürücü süre, hakkın varlığına ilişkin bir itiraz sebebidir; sürenin geçmesiyle hak kendiliğinden düşer ve hâkim bunu davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alır. Bu nedenle E söylenemez. Buna karşılık zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu m.161'e göre bir def'idir ve ileri sürülmedikçe hâkimce göz önünde tutulamaz; D doğrudur. A doğrudur; zamanaşımına uğramış borç eksik borç hâline gelir, borçlu isteyerek öderse ödediğini geri isteyemez. C de doğrudur; TBK m.153 ve 154 zamanaşımının durmasını ve kesilmesini ayrıca düzenler, oysa hak düşürücü süre kural olarak durmaz ve kesilmez. Cevap E.

  5. Soru 5

    Zor

    Bir grup, belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelerek örgütlenmek istemektedir. Aynı dönemde bir iş insanı da malvarlığının bir bölümünü aynı amaca sürekli olarak özgülemeyi düşünmektedir. Dernek ile vakıf bu bakımdan karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Her iki tüzel kişi de ancak mahkeme kararıyla kurulur ve tescille kişilik kazanır.
    • B)Dernek kişi topluluğu, vakıf ise mal topluluğudur; vakıf tescille kişilik kazanır.
    • C)Dernek kurulabilmesi için en az üç gerçek kişinin bir araya gelmesi yeterlidir.
    • D)Vakıflarda üyelik esastır; üyeler genel kurulda oy kullanarak yönetimi belirler.
    • E)Derneğin amacı kazanç paylaşmak, vakfın amacı ise kamu yararı sağlamaktır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Dernek kişi topluluğu, vakıf ise mal topluluğudur; vakıf tescille kişilik kazanır.

    Türk Medeni Kanunu m.56'ya göre dernek, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kişilerin birleşmesiyle oluşan bir kişi topluluğu; m.101'e göre vakıf ise yeterli malvarlığının belirli ve sürekli bir amaca özgülenmesiyle oluşan bir mal topluluğudur. Vakıf, m.102 uyarınca yerleşim yeri mahkemesindeki vakıflar siciline tescille tüzel kişilik kazanırken dernek m.59 gereği kuruluş bildirimini mülki amirliğe verdiği anda tüzel kişilik kazanır; bu nedenle 'her ikisi de mahkeme kararıyla kurulur' diyen A yanlıştır. C yanlıştır; m.56 dernek kuruluşu için en az yedi gerçek veya tüzel kişi arar. D yanlıştır; vakıfta üyelik ve genel kurul yoktur, yönetim vakıf senedine göre oluşur. E de yanlıştır; dernekler m.56/2 gereği kazanç paylaşma dışında bir amaç için kurulur. Cevap B.

Sponsorlu