KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

İdare Hukuku — Test 11

KPSS Vatandaşlık dersinin İdare Hukuku konusundan 6 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 156 soru kitap sırasına göre 11 teste bölünmüştür; bu sayfa 11. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

Bu testteki sorular şu kavramları ölçüyor: İdari yargı denetiminin sınırları ve yürütmenin durdurulması (madde 125), Başkent teşkilatı ve yardımcı kuruluşlar: Danıştay, Sayıştay, MGK, Görevden uzaklaştırma, soruşturma izni (4483), tazminat ve kanunsuz emir, Kamu hizmeti ilkeleri, görülüş usulleri, kolluk ve kamu malları, İdari dava türleri, süreler ve idari başvurular (2577), Merkezden yönetim, yetki genişliği ve yerinden yönetim (madde 126), 2017 sonrası düzenleyici işlemler: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik (madde 124), Mahallî idarelerin anayasal esasları (madde 127). Bu kavramların kartları konu anlatımında; her kartın altında bu ve benzeri sorular, karıştırılan noktalar ve sınav ipuçları var.

0 kolay3 orta3 zor

  1. Soru 1

    Orta

    5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre bir idari yaptırım kararıyla uygulanan idari para cezasına karşı başvurulacak kanun yolu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Karara karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
    • B)Karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.
    • C)Karara karşı yalnızca Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir; ayrı bir yargısal başvuru yolu yoktur.
    • D)İdari para cezaları niteliği gereği kesin olup, hiçbir idari ya da yargısal kanun yoluna tabi tutulmamıştır.
    • E)Karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'a başvurulur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Karara karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

    5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası, idari yaptırım kararına karşı kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabileceğini düzenler. Bu nedenle kabahatlerden doğan idari para cezaları, kural olarak idari yargının değil sulh ceza hâkimliğinin denetimindedir; otuz gün içinde idare mahkemesine ya da altmış gün içinde Danıştay'a başvurulacağını söyleyen seçenekler yanlıştır. Anayasa'nın 125. maddesindeki yargı yolu güvencesi karşısında bu cezaların hiçbir kanun yoluna tabi olmadığı da söylenemez. Başsavcılığa şikâyet ise idari yaptırıma karşı öngörülmüş bir kanun yolu değildir. Cevap A.

  2. Soru 2

    Orta

    Anayasa'nın 125. maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır; ancak Anayasa bazı işlem ve kararları bu kuralın dışında tutmuştur. Yargı denetimi dışında bırakılan işlem ve kararlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Yüksek Askerî Şûranın kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma dışındaki ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır.
    • B)Hâkimler ve Savcılar Kurulunun meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
    • C)Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler, Anayasa'nın açık hükmü gereği yargı denetimi dışındadır.
    • D)Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemlerine ilişkin kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaz.
    • E)Sayıştay'ın kesin hükümleri dolayısıyla ilgililer on beş gün içinde idari yargı yoluna başvurabilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemlerine ilişkin kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaz.

    Anayasa'nın 125. maddesinin 2017'de değiştirilen ikinci fıkrasına göre Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır; dolayısıyla terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma kararları yargı denetimi dışında kalır. Bu yüzden D doğru, ilişik kesme kararlarını genel olarak yargıya kapalı sayan A yanlıştır. 'Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler' ibaresi 2017 değişikliğiyle 125. maddeden çıkarıldığından C bugün geçerli değildir. 159. madde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yalnızca meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlarını yargıya açık tuttuğundan B tersinden yanlıştır; 160. madde ise Sayıştay'ın kesin hükümleri dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamayacağını belirtir, on beş günlük süre yalnızca karar düzeltme istemi içindir. Cevap D.

  3. Soru 3

    Zor

    Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Bu sözleşmeler baştan sona özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğundan uyuşmazlıkları adli yargıda görülür.
    • B)İdare, sözleşme yürürlükte olduğu sürece kamu yararı gerekçesiyle dahi tek yanlı hiçbir değişiklik yapamaz.
    • C)Bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.
    • D)İmtiyaz yöntemiyle yürütülen bir hizmette hizmetin bedeli imtiyaz sahibince değil yalnızca idarece tahsil edilir.
    • E)İmtiyaz sözleşmesiyle kamu hizmetinin kurulması özel kişiye bırakılamaz; yalnızca işletilmesi devredilebilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.

    Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrası, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesinin öngörülebileceğini düzenler. İmtiyaz sözleşmesi tipik bir idari sözleşme olduğundan uyuşmazlıkları kural olarak idari yargıda görülür; bu nedenle sözleşmeyi özel hukuk sözleşmesi sayan seçenek yanlıştır. İdari sözleşmelerin ayırt edici yanı idareye üstün yetkiler tanınmasıdır: idare kamu yararı gerektirdiğinde tek yanlı değişiklik yapabilir ve sözleşmeyi sona erdirebilir, dolayısıyla bunu tümüyle yasaklayan seçenek de hatalıdır. İmtiyazda hizmetin kurulması ve işletilmesi özel kişiye bırakılır ve bedel kural olarak imtiyaz sahibi tarafından hizmetten yararlananlardan tahsil edilir. Cevap C.

  4. Soru 4

    Zor

    Bir idare mahkemesi, memur P hakkında tesis edilen atama işlemini iptal etmiş ve karar idareye tebliğ edilmiştir. 2577 sayılı Kanun'a göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)İdare kararı temyiz ettiği sürece, temyiz incelemesi sonuçlanana kadar kararın gereğini yerine getirmek zorunda değildir.
    • B)Kararın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası yalnızca ilgili kamu görevlisine karşı açılabilir.
    • C)İptal kararı, işlemi ancak kararın verildiği tarihten sonrası için ortadan kaldırır; geçmişe dönük sonuç doğurmaz.
    • D)İdare, kararın gereğini kararın tebliğinden başlayarak en çok otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır.
    • E)Kararın uygulanabilmesi için ilgilinin ayrıca idareye başvurması ve idarenin cevabı için altmış gün beklemesi gerekir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — İdare, kararın gereğini kararın tebliğinden başlayarak en çok otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır.

    2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi, idarenin yargı kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem yapmak zorunda olduğunu ve bu sürenin kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemeyeceğini düzenler. Aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca temyiz başvurusu kural olarak kararın yürütülmesini durdurmadığından, temyize gitmenin uygulama yükümlülüğünü kaldırdığı yönündeki seçenek yanlıştır. 28. madde kararı uygulamayan idare aleyhine tam yargı davası açılabileceğini söyler; kamu görevlisine karşı dava ancak kişisel kusur hâlinde ve idare aleyhine dava açmaya ek bir olanak olarak gündeme gelir, dolayısıyla yalnızca görevliye dava açılacağını söyleyen seçenek de hatalıdır. İptal kararı geçmişe etkilidir ve kararın uygulanması için ayrıca başvuru ve bekleme koşulu öngörülmemiştir. Cevap D.

  5. Soru 5

    Zor

    İdarenin sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • A)Bir kamu hizmetinin hiç işlememesi, kötü işlemesi veya geç işlemesi hizmet kusuru oluşturur.
    • B)Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, rücu edilmek kaydıyla idare aleyhine açılır.
    • C)Kusursuz sorumlulukta idarenin hukuka aykırı bir davranışı bulunmasa da zararı karşılama yükümlülüğü doğabilir.
    • D)Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi, idarenin kusursuz sorumluluğunun dayanaklarından biri olarak kabul edilir.
    • E)Hizmet kusurunda idarenin sorumluluğu ikincil niteliktedir; zarar gören öncelikle kusurlu kamu görevlisine başvurmalıdır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Hizmet kusurunda idarenin sorumluluğu ikincil niteliktedir; zarar gören öncelikle kusurlu kamu görevlisine başvurmalıdır.

    Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki bozukluktur ve hizmetin hiç işlememesi, kötü işlemesi ya da geç işlemesi biçiminde ortaya çıkar; bu hâlde idarenin sorumluluğu asli ve doğrudandır, zarar görenin önce kamu görevlisine başvurması gerekmez. Anayasa'nın 129. maddesinin beşinci fıkrası da kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabileceğini söyleyerek bu asli sorumluluğu pekiştirir. Risk ilkesi ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi kusursuz sorumluluğun dayanaklarıdır; bu hâllerde idarenin hukuka aykırı bir davranışı olmasa da zararı karşılaması gerekir. Bu nedenle idarenin sorumluluğunu ikincil sayan yargı yanlıştır. Cevap E.

  6. Soru 6

    Orta

    Anayasa'nın 127. maddesine göre mahallî idareler bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Seçilmiş organların organlık niteliğini kazanma ve kaybetmelerine ilişkin denetim ancak yargı yolu ile yapılır.
    • B)Mahallî idarelerin karar organları, merkezî idare tarafından atanan üyelerden oluşacak biçimde kurulur.
    • C)Mahallî idarelerin seçimleri, milletvekili genel seçimlerinden bağımsız olarak dört yılda bir yapılır.
    • D)İçişleri Bakanı, görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle soruşturma açılan mahallî idare organlarını görevden kesin olarak alır.
    • E)Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, merkezî idarece çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Seçilmiş organların organlık niteliğini kazanma ve kaybetmelerine ilişkin denetim ancak yargı yolu ile yapılır.

    Anayasa'nın 127. maddesi, mahallî idarelerin seçilmiş organlarının organlık niteliğini kazanma ve kaybetmelerine ilişkin denetimin ancak yargı yolu ile olacağını açıkça belirtir. Aynı madde bu idarelerin karar organlarının kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulacağını, kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceğini ve seçimlerinin beş yılda bir yapılacağını öngörür; bu nedenle atama, yönetmelikle düzenleme ve dört yıl diyen seçenekler yanlıştır. Maddenin dördüncü fıkrası İçişleri Bakanına tanıdığı yetkiyi, görevleriyle ilgili bir suç sebebiyle soruşturma veya kovuşturma açılanları geçici bir tedbir olarak kesin hükme kadar görevden uzaklaştırmakla sınırlar; görevden kesin olarak alma yetkisi vermez. Cevap A.

Sponsorlu