KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Karma Sorular — Test 13

KPSS Vatandaşlık dersinin Karma Sorular konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 198 soru kitap sırasına göre 14 teste bölünmüştür; bu sayfa 13. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

0 kolay7 orta8 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Bir kişi, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bir kamu kurumundan bilgi istemiş, kurum istemi gerekçe göstererek reddetmiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Ret kararına karşı on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edilebilir; itiraz dava süresini durdurur.
    • B)Ret kararına karşı yalnızca doğrudan idari yargıda dava açılabilir; kanunda öngörülmüş bir idari itiraz yolu bulunmamaktadır.
    • C)Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı hiçbir yargı yoluna başvurulması olanaklı değildir.
    • D)Kurula itiraz süresi altmış gün olup, yapılan itiraz idari yargıda dava açma süresinin işlemesini hiçbir biçimde durdurmaz.
    • E)Bilgi edinme başvurusu yalnızca Türk vatandaşlarınca yapılabilir; Türkiye'de ikamet eden yabancıların böyle bir hakkı yoktur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Ret kararına karşı on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edilebilir; itiraz dava süresini durdurur.

    4982 sayılı Kanun'un 13. maddesi, bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibinin yargı yoluna gitmeden önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebileceğini ve bu itirazın idari yargıya başvurma süresini durduracağını düzenler. Dolayısıyla idari itiraz yolu bulunmadığını söyleyen ve süreyi altmış gün gösterip durdurucu etkiyi reddeden seçenekler yanlıştır. Kurul kararı da bir idari işlem olduğundan Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca yargı denetimine tabidir. Aynı Kanun'un 4. maddesi, karşılıklılık ilkesi çerçevesinde Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişilere de bu hakkı tanıdığından, hakkı yalnızca vatandaşlara özgüleyen seçenek de hatalıdır. Cevap A.

  2. Soru 2

    Orta

    1982 Anayasası'nın 90. maddesine göre usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Anayasa'nın üstünde yer alırlar; bu nedenle Anayasa hükümleri milletlerarası antlaşmalara aykırı olamaz.
    • B)Temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalarla kanunların çatışması hâlinde kanun hükümleri esas alınır.
    • C)Kanun hükmündedir ve bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
    • D)Milletlerarası antlaşmalar iç hukukta yönetmelik değerinde sayılır ve yönetmelik rejimine tabi tutulur.
    • E)Antlaşmalar iç hukukta ancak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmasıyla yürürlüğe girebilir ve uygulanabilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Kanun hükmündedir ve bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

    Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrası, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağını belirtir. Aynı fıkra, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi hâlinde antlaşma hükümlerinin esas alınacağını söylediğinden, kanunu öne çıkaran seçenek yanlıştır. Antlaşmaların Anayasa'nın üstünde olduğu yönünde bir kural Anayasa'da bulunmaz; onlara tanınan değer kanun değeridir, yönetmelik değeri değildir. Antlaşmaların uygun bulunması 90. maddeye göre kanunla gerçekleştirildiğinden, yürürlüğü kararnameye bağlayan seçenek de hatalıdır. Cevap C.

  3. Soru 3

    Zor

    Bir uyuşmazlıkta adli yargı yeri ile idari yargı yeri kendilerini görevsiz sayarak kararlarını kesinleştirmiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Bu nitelikteki görev uyuşmazlıklarını kesin biçimde çözme yetkisi Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna tanınmış bulunmaktadır.
    • B)Bu nitelikteki görev uyuşmazlıklarını kesin biçimde çözme yetkisi Danıştay İdari İşler Kuruluna tanınmış bulunmaktadır.
    • C)Uyuşmazlık Mahkemesi bulunmakla birlikte, bu mahkemenin başkanlığını Yargıtay Birinci Başkanı yürütmektedir.
    • D)Adli ve idari yargı arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye Uyuşmazlık Mahkemesi yetkilidir.
    • E)Yargı kolları arasındaki görev uyuşmazlıklarında son sözü söyleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Kuruluna aittir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Adli ve idari yargı arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye Uyuşmazlık Mahkemesi yetkilidir.

    Anayasa'nın 158. maddesi, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili olduğunu düzenler; olayda iki yargı kolunun da görevsizlik kararı vermesi olumsuz görev uyuşmazlığı oluşturur. Aynı madde Uyuşmazlık Mahkemesinin başkanlığını Anayasa Mahkemesince kendi üyeleri arasından görevlendirilen üyenin yapacağını belirttiğinden, başkanlığı Yargıtay Birinci Başkanına bağlayan seçenek yanlıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Danıştay İdari İşler Kurulu kendi yargı kolları içindeki görevleri yerine getirir; yargı kolları arasındaki uyuşmazlığı çözme yetkileri yoktur. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ise hâkim ve savcıların özlük işlerine ilişkin bir kuruldur, yargı yeri değildir. Cevap D.

  4. Soru 4

    Orta

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre bir Türk vatandaşı ile evlenen yabancının Türk vatandaşlığını kazanması bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Evlenme, evliliğin kurulduğu tarihten itibaren kendiliğinden ve başka hiçbir koşul aranmaksızın Türk vatandaşlığı kazandırır.
    • B)Başvuruda bulunabilmek için Türk vatandaşı olan eşle en az beş yıldan beri evli olmak ve Türkiye'de ikamet etmek gerekir.
    • C)Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması yalnızca kadın eş bakımından öngörülmüş bir kazanma yoludur.
    • D)Evliliğin Türk vatandaşı eşin ölümüyle sona ermesi hâlinde başvuru hakkı her durumda ortadan kalkmış sayılır.
    • E)Evlenme kendiliğinden vatandaşlık kazandırmaz; en az üç yıldan beri evli olma ve evliliğin sürmesi gibi koşullar aranır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Evlenme kendiliğinden vatandaşlık kazandırmaz; en az üç yıldan beri evli olma ve evliliğin sürmesi gibi koşullar aranır.

    5901 sayılı Kanun'un 15. maddesi, bir Türk vatandaşıyla evlenmenin doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmayacağını açıkça belirtir; 16. madde ise en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancıların başvurusu üzerine vatandaşlığın kazanılabileceğini, bunun için aile birliği içinde yaşamak ve evlilikle bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmamak gibi koşulların da arandığını düzenler. Bu nedenle kendiliğinden kazanmayı öngören ve süreyi beş yıl gösteren seçenekler yanlıştır. Kanun kazanma yolunu cinsiyete göre ayırmadığından yalnızca kadın eşe özgüleyen seçenek de hatalıdır. 16. maddenin ikinci fıkrası, başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi hâlinde aile birliği içinde yaşama koşulunun aranmayacağını söylediğinden, başvuru hakkının her durumda düştüğü söylenemez. Cevap E.

  5. Soru 5

    Zor

    Bir kamu hastanesinde görevli hekimin tıbbi uygulaması sonucu zarara uğradığını ileri süren hasta, bu zararın giderilmesini istemektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)İstem doğrudan hekime karşı adli yargıda ileri sürülür; hizmetin kötü işlemesi hâlinde de idarenin sorumluluğu doğmaz.
    • B)Hizmet kusuruna dayanan istem idari yargıda tam yargı davasıyla görülür; ancak önce idareye başvurulmalıdır.
    • C)Hiçbir ön başvuru koşulu bulunmaksızın doğrudan idari yargıda dava açılır ve bu davada zamanaşımı süresi işlemez.
    • D)İstem, sağlık hizmetinden yararlanma bedeline ilişkin olduğu için görevli yargı yeri vergi mahkemesi olarak belirlenir.
    • E)Zararın giderilmesi yalnızca Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvuru yoluyla istenebilecek bir konudur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Hizmet kusuruna dayanan istem idari yargıda tam yargı davasıyla görülür; ancak önce idareye başvurulmalıdır.

    Kamu hastanesinde sunulan sağlık hizmetinin kötü işlemesinden doğan zararlar hizmet kusuru kapsamındadır ve Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür; Anayasa'nın 129. maddesinin beşinci fıkrası da görev sırasındaki kusurlardan doğan tazminat davalarının rücu kaydıyla idare aleyhine açılmasını öngörür. 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi idari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalarını zorunlu kılar. Bu nedenle ön başvuru koşulunu ve süreleri yok sayan seçenek yanlıştır; istemin doğrudan hekime yöneltileceğini söyleyen seçenek de anayasal kuralla bağdaşmaz. Uyuşmazlık bir malî yüküme ilişkin olmadığından vergi mahkemesinin görevine girmez ve bireysel başvuru olağan kanun yollarının yerini almaz. Cevap B.

  6. Soru 6

    Orta

    1982 Anayasası'na göre Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı ve karar yeter sayıları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Karar yeter sayısı, konusu ne olursa olsun her durumda üye tamsayısının salt çoğunluğu olarak uygulanır ve bunun altına düşülemez.
    • B)Toplantı yeter sayısı üye tamsayısının salt çoğunluğu olup, bu sayı sağlanmadan Genel Kurul görüşmelere başlayamaz.
    • C)Toplantı yeter sayısı üye tamsayısının en az üçte biridir; karar yeter sayısı toplantıya katılanların salt çoğunluğudur.
    • D)Karar yeter sayısı üye tamsayısının üçte ikisi olarak belirlenmiş olup bu oran bütün oylamalar için geçerlidir.
    • E)Genel Kurulda herhangi bir yeter sayı aranmaz; hazır bulunan üyelerin oylarıyla karar alınması yeterli sayılır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Toplantı yeter sayısı üye tamsayısının en az üçte biridir; karar yeter sayısı toplantıya katılanların salt çoğunluğudur.

    Anayasa'nın 96. maddesi, Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tamsayısının en az üçte biriyle toplanacağını ve toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar vereceğini; ancak karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamayacağını düzenler. Altı yüz üyeli Meclis bakımından bu sayılar toplantı için iki yüz, karar için en az yüz elli birdir. Bu nedenle karar yeter sayısını her hâlde salt çoğunluk ya da üçte iki olarak gösteren seçenekler yanlıştır; bunlar Anayasa'nın ayrıca nitelikli çoğunluk öngördüğü özel hâllere ilişkindir. Toplantı yeter sayısını salt çoğunluk sayan ve hiç yeter sayı aranmadığını söyleyen seçenekler de maddeye aykırıdır. Cevap C.

  7. Soru 7

    Zor

    1982 Anayasası'na göre Anayasa değişikliği usulü bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Değişiklik teklifi için üye tamsayısının salt çoğunluğu, kabulü için ise üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu aranır.
    • B)Üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla kabul edilen bir değişiklik, Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan Resmî Gazete'de yayımlanır.
    • C)Üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla kabul edilen bir değişiklik, hiçbir takdir tanınmaksızın zorunlu olarak halkoyuna sunulur.
    • D)Teklif üye tamsayısının en az üçte biriyle yazılı verilir; kabulü beşte üç çoğunluğun gizli oyunu gerektirir.
    • E)Anayasa değişikliği teklifleri, ivedilikle görüşülmek üzere Genel Kurulda yalnızca bir kez görüşülerek oylanır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Teklif üye tamsayısının en az üçte biriyle yazılı verilir; kabulü beşte üç çoğunluğun gizli oyunu gerektirir.

    Anayasa'nın 175. maddesi, Anayasa'nın değiştirilmesi teklifinin üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazılı olarak verileceğini, tekliflerin Genel Kurulda iki kez görüşüleceğini ve değiştirilmesinin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla kabulüne bağlı olduğunu düzenler. Aynı madde, beşte üç ile üçte iki arasında bir çoğunlukla kabul edilen değişikliğin Cumhurbaşkanınca Meclise geri gönderilmediği takdirde zorunlu olarak halkoyuna sunulacağını; üçte iki veya daha fazla çoğunlukla kabul edilende ise halkoyuna sunma ya da doğrudan yayımlama konusunda Cumhurbaşkanına takdir tanındığını öngörür. Bu nedenle beşte üç ile kabul edilen değişikliğin doğrudan yayımlanacağını ve üçte iki ile kabul edilenin zorunlu olarak halkoyuna sunulacağını söyleyen seçenekler tam tersini ifade ettiği için yanlıştır. Teklifin tek görüşmeyle oylandığı yönündeki seçenek de maddeye aykırıdır. Cevap D.

  8. Soru 8

    Zor

    2577 sayılı Kanun'a göre idari yargıda kanun yolları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)İstinaf süresi on beş gün olup, bu yol yalnızca vergi mahkemesi kararları bakımından öngörülmüş bir denetim yoludur.
    • B)Bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusu üzerine verdiği kararların tamamı, konusuna bakılmaksızın temyize açıktır.
    • C)İdari yargıda istinaf yolu bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan Danıştay'a temyize gidilir.
    • D)Danıştay'a temyiz süresi, kararın ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gün olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
    • E)İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı kural olarak tebliğden itibaren otuz gün içinde istinafa başvurulur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı kural olarak tebliğden itibaren otuz gün içinde istinafa başvurulur.

    2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceğini düzenler; bu nedenle istinaf yolunun bulunmadığını ya da yalnızca vergi mahkemeleri için öngörüldüğünü söyleyen seçenekler yanlıştır. Aynı Kanun'un 46. maddesi temyiz süresini de otuz gün olarak belirlediğinden altmış gün diyen seçenek hatalıdır. 46. madde temyiz yolunu yalnızca orada sayılan dava türleriyle sınırladığı için bölge idare mahkemesi kararlarının tamamının temyize açık olduğu söylenemez. Cevap E.

  9. Soru 9

    Orta

    2017 Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçilmesinin ardından aşağıdaki kurum ve araçlardan hangisi Anayasa'da yer almaya devam etmektedir?

    • A)Bakanlar Kurulu
    • B)Başbakanlık
    • C)Gensoru
    • D)Kanun hükmünde kararname
    • E)Meclis araştırması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Meclis araştırması

    Anayasa'nın 98. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları arasında meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soruyu saymaya devam eder; meclis araştırması belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir. 2017 değişikliğiyle parlamenter sisteme özgü Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık kaldırılmış, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında toplanmıştır. Güvenoyu mekanizmasına dayanan gensoru da aynı değişiklikle Anayasa'dan çıkarılmıştır. Kanun hükmünde kararname yetkisi kaldırılmış, yerini Cumhurbaşkanlığı kararnamesi almıştır; bu nedenle sayılan diğer dört seçenek yürürlükte değildir. Cevap E.

  10. Soru 10

    Zor

    1982 Anayasası'nın 98. maddesinde düzenlenen bilgi edinme ve denetim yolları bakımından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • A)Yazılı soru, en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere yazılı olarak sorulan sorudur.
    • B)Meclis soruşturması, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında yürütülebilen bir denetim yoludur.
    • C)Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek amacıyla yapılan incelemeden oluşan bir denetim yoludur.
    • D)Gensoru yoluyla Cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların görevine son verilebilir.
    • E)Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun Genel Kurulda görüşülmesidir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Gensoru yoluyla Cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların görevine son verilebilir.

    Anayasa'nın 98. maddesi denetim yollarını meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru olarak sayar; yazılı soru, milletvekillerinin Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere yazılı olarak soru sormasıdır. Meclis soruşturması 106. madde uyarınca Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında yürütülür; meclis araştırması ve genel görüşmenin tanımları da maddede yer aldığı gibidir. Gensoru ise güvenoyuna dayanan parlamenter sisteme özgü bir araç olup 2017 Anayasa değişikliğiyle Anayasa'dan çıkarılmıştır; bugün gensoru yoluyla hiçbir yürütme organı üyesinin görevine son verilemez. Cevap D.

  11. Soru 11

    Zor

    1982 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanının kanunları yayımlama ve geri gönderme yetkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Uygun bulmadığı kanunu on beş gün içinde gerekçeli olarak geri gönderir; Meclis salt çoğunlukla aynen kabul ederse yayımlanır.
    • B)Geri gönderme süresi otuz gün olup bütçe kanunu da bu yetkinin kapsamına girer ve gerekçe gösterilerek geri gönderilebilir.
    • C)Geri gönderilen bir kanunun Meclis tarafından aynen kabul edilebilmesi için üye tamsayısının üçte iki gizli oy çoğunluğu gerekir.
    • D)Cumhurbaşkanı bir kanunu Meclise geri gönderdiğinde o kanun, ayrıca bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın yürürlükten kalkar.
    • E)Cumhurbaşkanı kanunları yayımlamak zorunda olmadığından, uygun bulmadığı bir kanunu hiçbir süreyle bağlı olmaksızın bekletebilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Uygun bulmadığı kanunu on beş gün içinde gerekçeli olarak geri gönderir; Meclis salt çoğunlukla aynen kabul ederse yayımlanır.

    Anayasa'nın 89. maddesi, Cumhurbaşkanının kanunları on beş gün içinde yayımlayacağını; yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları bir daha görüşülmek üzere aynı süre içinde gerekçeli olarak Meclise geri göndereceğini düzenler. Aynı madde, bütçe kanunlarının geri gönderilemeyeceğini ve Meclisin geri gönderilen kanunu üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul etmesi hâlinde kanunun Cumhurbaşkanınca yayımlanacağını belirtir. Bu nedenle süreyi otuz gün gösteren ve bütçeyi kapsama alan seçenek ile aynen kabul için üçte iki çoğunluk arayan seçenek yanlıştır. Geri gönderme kanunu yürürlükten kaldıran bir işlem değildir; Meclis geri gönderilen kanunda değişiklik yapabileceği gibi aynen de kabul edebilir, dolayısıyla kanunun süresiz bekletilmesi de olanaklı değildir. Cevap A.

  12. Soru 12

    Orta

    1982 Anayasası'na göre Anayasa Mahkemesinin kuruluşu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)On yedi üyeden oluşur ve üyelerin tamamı dört yıllık bir görev süresi için Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir.
    • B)On beş üyeden oluşur; üyelerin üçü Meclis, on ikisi Cumhurbaşkanı tarafından seçilir ve görev süresi on iki yıldır.
    • C)Üyelerin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından seçilir; Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye seçiminde herhangi bir payı bulunmaz.
    • D)Üyeler görev süreleri sonunda yeniden seçilebilir ve bir kimse birden çok kez Anayasa Mahkemesi üyesi olarak görev yapabilir.
    • E)Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararları, kural olarak geçmişe etkili biçimde sonuç doğuracak şekilde yürürlüğe girer.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — On beş üyeden oluşur; üyelerin üçü Meclis, on ikisi Cumhurbaşkanı tarafından seçilir ve görev süresi on iki yıldır.

    Anayasa'nın 146. maddesi, Anayasa Mahkemesinin on beş üyeden kurulduğunu; üç üyenin Türkiye Büyük Millet Meclisi, on iki üyenin Cumhurbaşkanı tarafından seçildiğini ve üyelerin on iki yıl için seçilip bir kimsenin iki defa üye seçilemeyeceğini düzenler. Bu nedenle üye sayısını on yedi ya da seçimi tek bir organa bağlayan seçenekler ile yeniden seçilebilmeyi öngören seçenek yanlıştır. Anayasa'nın 153. maddesi iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiğini ve geriye yürümeyeceğini açıkça belirttiğinden, kararların geçmişe etkili olduğunu söyleyen seçenek de hatalıdır. Cevap B.

  13. Soru 13

    Zor

    1982 Anayasası'na göre kanunların iptali için Anayasa Mahkemesinde açılacak dava bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Şekil ve esas bakımından iptal davası açma süresi aynı olup, her iki hâlde de süre altmış gün olarak uygulanır.
    • B)İptal davası açma hakkı yalnızca Cumhurbaşkanına tanınmıştır; Meclis üyelerinin bu yolu kullanması olanaklı değildir.
    • C)Esas bakımından iptal davası, kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altmış gün içinde açılabilir.
    • D)Şekil bozukluğuna dayalı iptal davası, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğu tarafından açılabilir.
    • E)İptal davası açma süresi, kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı değil Genel Kurulda kabul edildiği tarihte işlemeye başlar.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Esas bakımından iptal davası, kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altmış gün içinde açılabilir.

    Anayasa'nın 150. maddesi doğrudan iptal davası açma hakkını Cumhurbaşkanına, Mecliste en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye sayısı en az yüz olmak koşuluyla Meclis üyelerinin beşte birine tanır; 151. madde ise bu hakkın iptali istenen metnin Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşeceğini belirtir. Bu nedenle süreyi kabul tarihine bağlayan ve dava hakkını yalnızca Cumhurbaşkanına özgüleyen seçenekler yanlıştır. Anayasa'nın 148. maddesi şekil denetimini Cumhurbaşkanı veya Meclis üyelerinin beşte biri ile sınırlar ve şekil bozukluğuna dayalı davanın kanunun yayımından itibaren on gün içinde açılmasını öngörür; dolayısıyla iki dava türünün süresini eşitleyen ve şekil denetimini salt çoğunluğa bağlayan seçenekler de hatalıdır. Cevap C.

  14. Soru 14

    Orta

    1982 Anayasası'nın 160. maddesine göre Sayıştay bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Sayıştay denetimini Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapar; kesin hükümleri hakkında bir kez karar düzeltilmesi istenebilir.
    • B)Sayıştay denetimini Cumhurbaşkanı adına yapar ve denetim sonuçlarını yalnızca Cumhurbaşkanlığına sunmakla yükümlüdür.
    • C)Sayıştay'ın hesapların denetimine ilişkin kesin hükümlerine karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulması olanaklıdır.
    • D)Sayıştay kararları hakkında karar düzeltilmesi istemi, herhangi bir süre koşuluna bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.
    • E)Sayıştay'ın denetim yetkisi yalnızca mahallî idarelerin hesap ve işlemleriyle sınırlı olacak biçimde düzenlenmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sayıştay denetimini Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapar; kesin hükümleri hakkında bir kez karar düzeltilmesi istenebilir.

    Anayasa'nın 160. maddesi Sayıştay'ı, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemekle ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli kılar. Aynı madde, Sayıştay'ın kesin hükümleri hakkında ilgililerin yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabileceğini ve bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamayacağını düzenler. Bu nedenle Danıştay'a temyiz öngören ve karar düzeltilmesini süresiz sayan seçenekler yanlıştır. Denetimin Meclis adına yapıldığı ve mahallî idarelerle sınırlı olmadığı da maddede açıkça yer alır. Cevap A.

  15. Soru 15

    Orta

    1982 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanı seçimi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yedi yıllık bir görev dönemi için ve yalnızca bir kez seçilir.
    • B)Cumhurbaşkanı seçilebilmek için otuz yaşını doldurmuş olmak yeterli olup ayrıca bir öğrenim koşulu aranmaz.
    • C)Cumhurbaşkanı adaylığı yalnızca siyasi parti grupları tarafından ileri sürülebilir; seçmenlerin aday gösterme yolu yoktur.
    • D)Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış adaylar arasından halk tarafından beş yıl için en çok iki kez seçilir.
    • E)Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda en çok oyu alan aday, oy oranına bakılmaksızın seçilmiş sayılır ve göreve başlar.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış adaylar arasından halk tarafından beş yıl için en çok iki kez seçilir.

    Anayasa'nın 101. maddesi Cumhurbaşkanının kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından halk tarafından seçileceğini, görev süresinin beş yıl olduğunu ve bir kimsenin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceğini düzenler. Aynı madde aday gösterme yetkisini siyasi parti gruplarının yanında en az yüz bin seçmene de tanıdığından, seçmen adaylığını dışlayan seçenek yanlıştır. 102. madde geçerli oyların salt çoğunluğunu alan adayın seçilmiş olacağını, bu çoğunluk sağlanamazsa ikinci oylamaya gidileceğini öngördüğü için en çok oyu alanın doğrudan seçilmiş sayıldığını söyleyen seçenek de hatalıdır. Meclis tarafından yedi yıl için seçilme ve otuz yaş ölçütü ise 2007 öncesi ya da hiç var olmamış kurallardır. Cevap D.

Sponsorlu