KPSS Pusulası — Ana Sayfa

KPSS Tarih · 11. konu · konu anlatımı

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi

Sınavda sorulan 26 kavram · havuzdan 147 çözümlü soru · son güncelleme 20 Eylül 2026

Kurtuluş Savaşı'nın hazırlık dönemi, KPSS Tarih'in en çok soru üreten alanlarından biridir ve soruların büyük bölümü belge–karar eşleştirmesi ister: bir karar ya da ifade verilir, hangi genelgede ya da kongrede yer aldığı sorulur ("millî sınırlar" → Erzurum, "manda ve himayenin kesin reddi" → Sivas, "milletin azim ve kararı" → Amasya Genelgesi). İkinci soru tipi "ilk kez" sorularıdır: millî egemenlik düşüncesi, mandanın reddi ve Temsil Heyeti ilk kez nerede ortaya çıktı. Üçüncüsü kronolojik sıralama (Havza – Amasya Genelgesi – Erzurum – Sivas – Amasya Görüşmeleri – Mebusan Meclisi – Misak-ı Millî – İstanbul'un işgali – TBMM), dördüncüsü de bir kararın hangi ilkeyi "gösterdiği" (ulusal egemenlik, tam bağımsızlık, ulusal birlik) üzerine kurulu yorum sorularıdır.

Puan en çok üç yerde kaybedilir: Amasya Genelgesi ile Amasya Görüşmeleri'nin karıştırılması, Erzurum'un bölgesel toplanıp ulusal karar alması ile Sivas'ın ulusal kongre olmasının birbirine karışması ve TBMM'nin 24 Nisan kararlarında padişah-halife hakkındaki ihtiyatlı ifadenin "saltanat kaldırıldı" diye yorumlanması. Misak-ı Millî'de rejime ilişkin hüküm bulunmadığı, Sevr'in Mebusan Meclisi'nce onaylanmadığı için hukuken geçersiz olduğu ve ayaklanmaların hangi kaynaktan çıktığı da sık sorulan ayrıntılardır. Aşağıdaki kartlar her belgeyi tarihi, ayırt edici kararı ve sınav tuzağıyla verir; kartların altında havuzumuzdan o konuyu ölçen gerçek sorular listelenir.

Sınavda sorulan kavramlar

Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.

  1. 1.Mustafa Kemal'in İstanbul'daki çalışmaları (13 Kasım 1918 – 16 Mayıs 1919)

    Mondros'tan sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı lağvedilince Mustafa Kemal 13 Kasım 1918'de İstanbul'a döndü; aynı gün Boğaz'a demirleyen İtilaf donanması karşısında "Geldikleri gibi giderler" dedi. Altı ay boyunca hükûmete girmeyi denedi, padişahla görüştü, Ali Fethi Bey ile Minber gazetesini çıkararak kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Bu yolların sonuç vermemesi, kurtuluşun ancak Anadolu'da halka dayanarak sağlanabileceği kanısını kesinleştirdi.

    Sınav ipucu: "İstanbul'da siyasi yolla çözüm arama" aşaması, Anadolu'ya geçiş kararının gerekçesi olarak sorulur; Minber gazetesini Sivas'taki İrade-i Milliye ile karıştırma.

    Soru 17Mustafa Kemal Paşa'nın 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geldiği gün İtilaf Devletleri'ne ait savaş gemileri de Boğaz'a demirlemişti. Bu manzara karşısında Mustafa Kemal Paşa'nın söylediği belirtilen "Geldikleri gibi giderler!" sözü tarihe geçmiştir. Bu söz, Mustafa Kemal Paşa'nın aşağıdakilerden hangisine olan inancını yansıtır?
    1. A)İşgallerin geçici olduğuna ve bağımsızlığın yeniden kazanılacağına
    2. B)İstanbul Hükûmeti'nin izlediği uzlaşmacı siyasetin doğruluğuna
    3. C)Manda yönetiminin bir çıkış yolu olabileceğine
    4. D)Boğazlar'ın açılmasının yerinde bir karar olduğuna
    5. E)Ordunun terhis edilmesinin zorunlu olduğuna
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Söz, işgalin kalıcı olmadığına ve ulusun kendi gücüyle bağımsızlığını geri alacağına duyulan güveni ifade eder. Mustafa Kemal Paşa manda düşüncesine ve ordunun dağıtılmasına karşı çıktığı için C ve E seçenekleri onun tutumuyla bağdaşmaz.

    Orta · Test 2

    Soru 18Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da bulunduğu dönemde Ali Fethi Bey ile birlikte bir gazete çıkararak kamuoyunu etkilemeye çalışmıştır. Sözü edilen gazete aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Hâkimiyet-i Milliye
    2. B)Minber
    3. C)İrade-i Milliye
    4. D)Tanin
    5. E)Peyam-ı Sabah
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'daki çalışmaları sırasında Ali Fethi Bey ile birlikte Minber gazetesini çıkarmıştır. İrade-i Milliye Sivas Kongresi'nden sonra, Hâkimiyet-i Milliye ise Ankara'da yayımlanmaya başladığından A ve C doğru değildir.

    Orta · Test 2

    Soru 19Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da kaldığı süre içinde hükûmete girmeyi denemiş, padişahla görüşmüş ve basın yoluyla kamuoyu oluşturmaya çalışmış; ancak beklediği sonucu elde edememiştir. Bu durumun aşağıdakilerden hangisinde etkili olduğu savunulabilir?
    1. A)Saltanatın hemen kaldırılmasında
    2. B)Mebusan Meclisi'nin toplanmasının ertelenmesinde
    3. C)İtilaf Devletleri'nin İstanbul'dan çekilmesinde
    4. D)Mücadelenin Anadolu'da millî bir temele dayandırılması düşüncesinde
    5. E)Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerinin yeniden görüşülmesinde
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. İstanbul'daki siyasi yollardan sonuç alınamaması, kurtuluşun ancak Anadolu'da halka dayanan bir örgütlenmeyle sağlanabileceği düşüncesini güçlendirmiştir. Saltanat 1922'de kaldırıldığı ve işgaller sürdüğü için A ve C seçenekleri bu dönemle bağdaşmaz.

    Orta · Test 2

  2. 2.Samsun'a çıkış ve 9. Ordu Müfettişliği (19 Mayıs 1919)

    Karadeniz'de Rum çetelerine karşı oluşan Türk direnişini bahane eden İngiltere, asayiş sağlanmazsa bölgeyi işgal edeceğini bildirince İstanbul Hükûmeti Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirdi. Resmî görevi bölgedeki asayişi sağlamak, silah ve cephanenin toplanıp teslimini denetlemek ve halkın kurduğu direniş örgütlerini dağıtmaktı; yetkileri ise askerî birliklerin yanı sıra çevre illerin sivil yöneticilerine de emir verebilecek kadar genişti. 16 Mayıs'ta Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrıldı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı; bu tarih Millî Mücadele'nin başlangıcı kabul edilir.

    Sınav ipucu: "Resmî görev" sorusunda direnişi örgütlemek şıkkı YANLIŞTIR; İstanbul'un verdiği görev direnişi dağıtmaktır, geniş yetki bu görevi tersine çevirmeyi mümkün kıldı.

    Soru 20Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıkarken İstanbul Hükûmeti tarafından verilmiş resmî bir askerî göreve sahipti. Bu görev aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Temsil Heyeti Başkanlığı
    2. B)Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı
    3. C)9. Ordu Müfettişliği
    4. D)Harbiye Nazırlığı
    5. E)Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Mustafa Kemal Paşa 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliği'ne atanmış ve bu sıfatla Samsun'a çıkmıştır. Temsil Heyeti Başkanlığı Erzurum Kongresi'nden sonra ortaya çıktığı için A, Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı ise Mondros'tan sonra kaldırıldığı için B doğru değildir.

    Kolay · Test 2

    Soru 23Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan bir vapurla ayrılmış ve birkaç gün sonra Anadolu'ya ayak basmıştır. Bu yolculukta kullanılan araç ve Samsun'a çıkış tarihi aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?
    1. A)Bandırma Vapuru - 15 Mayıs 1919
    2. B)Agamemnon Zırhlısı - 19 Mayıs 1919
    3. C)Gülcemal Vapuru - 19 Mayıs 1919
    4. D)Bandırma Vapuru - 22 Haziran 1919
    5. E)Bandırma Vapuru - 19 Mayıs 1919
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Mustafa Kemal Paşa, Bandırma Vapuru ile 16 Mayıs 1919'da yola çıkmış ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a varmıştır. 15 Mayıs 1919 İzmir'in işgal edildiği, 22 Haziran 1919 ise Amasya Genelgesi'nin yayımlandığı tarih olduğu için A ve D yanlıştır.

    Kolay · Test 2

    Soru 21Mustafa Kemal Paşa'ya Anadolu'ya gönderilirken İstanbul Hükûmeti tarafından bir dizi resmî görev verilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu resmî görevler arasında yer almaz?
    1. A)Anadolu'da millî bir meclis toplamak
    2. B)Bölgedeki asayişsizliği ortadan kaldırmak
    3. C)Halkın elindeki silahları toplayıp teslim etmek
    4. D)Bölgedeki direniş örgütlerini dağıtmak
    5. E)Samsun çevresindeki çatışmaların nedenlerini araştırmak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Mustafa Kemal Paşa'ya verilen görev, bölgedeki asayişi sağlamak, silahları toplamak ve direniş örgütlerini dağıtmakla sınırlıydı; millî bir meclis toplamak bu görevin kapsamında değildir. Nitekim Mustafa Kemal Paşa bu resmî görevin dışına çıkarak Millî Mücadele'yi örgütlemiştir.

    Orta · Test 2

  3. 3.Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919)

    Samsun'da İngiliz birlikleri bulunduğu için 25 Mayıs'ta Havza'ya geçen Mustafa Kemal, komutanlıklara ve mülki amirlere gönderdiği bu ilk genelgeyle işgalleri protesto eden mitingler düzenlenmesini, İstanbul'a ve İtilaf temsilcilerine protesto telgrafları çekilmesini istedi; orduya da terhisleri durdurma ve silahları teslim etmeme talimatı verdi. Mitinglerde Hristiyan halka saldırılmaması özellikle vurgulandı; amaç İtilaf Devletleri'ne yeni bir işgal bahanesi vermemekti. Genelgenin ardından yurt genelinde mitingler başlayınca İstanbul Hükûmeti Mustafa Kemal'i geri çağırdı, o ise çağrıya uymadı.

    Sınav ipucu: Havza Genelgesi'nin amacı millî bilinci uyandırmaktır; kongre toplama ya da millî egemenlik çağrısı yoktur, bunlar Amasya Genelgesi'ndedir.

    Soru 30Mustafa Kemal Paşa, 28 Mayıs 1919'da Havza'dan bütün komutanlıklara ve mülkî amirliklere bir genelge göndermiştir. Havza Genelgesi'nde yer alan çağrılardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sivas'ta millî bir kongre toplanmalıdır.
    2. B)İşgalleri protesto etmek için mitingler düzenlenmelidir.
    3. C)Yurdun tamamını temsil eden bir heyet seçilmelidir.
    4. D)Manda ve himaye kesinlikle reddedilmelidir.
    5. E)Düzenli bir ordu kurularak cepheye gönderilmelidir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Havza Genelgesi, işgallerin mitinglerle protesto edilmesini ve İstanbul Hükûmeti ile İtilaf temsilcilerine protesto telgrafları çekilmesini istemiştir. Sivas'ta kongre toplanması Amasya Genelgesi'nde, mandanın kesin reddi ise Sivas Kongresi'nde kararlaştırıldığı için A ve D doğru değildir.

    Kolay · Test 2

    Soru 31Havza Genelgesi'nde, düzenlenecek mitinglerde Hristiyan halka karşı herhangi bir saldırı ve düşmanlıkta bulunulmaması özellikle vurgulanmıştır. Bu uyarının amacı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Azınlıklara siyasi ayrıcalık tanımak
    2. B)Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesini uygulamaya koymak
    3. C)İstanbul Hükûmeti'nin resmî desteğini sağlamak
    4. D)İşgallerin genişletilmesine gerekçe oluşmasını önlemek
    5. E)Paris Barış Konferansı'na delege gönderilmesini kolaylaştırmak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Azınlıklara yönelik olaylar, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın işgale imkân tanıyan hükümleri gereğince yeni işgallere bahane yapılabilirdi; bu nedenle mitinglerin düzeni bozmadan yapılması istenmiştir. Genelge azınlıklara ayrıcalık tanımayı amaçlamadığı için A seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 3

    Soru 32Havza Genelgesi'nin ardından yurdun birçok yerinde protesto mitingleri düzenlenmiş, bunun üzerine İstanbul Hükûmeti Mustafa Kemal Paşa'yı geri çağırmıştır. Mustafa Kemal Paşa bu çağrıya uymayarak çalışmalarını sürdürmüştür. Bu gelişme aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Mustafa Kemal Paşa ile merkezî yönetim arasındaki ayrılığın belirginleştiğinin
    2. B)İtilaf Devletleri'nin Anadolu'dan çekilmeye başladığının
    3. C)Temsil Heyeti'nin ülke yönetimine ilişkin yürütme yetkisi kazandığının
    4. D)Mebusan Meclisi'nin çalışmalarına ara verdiğinin
    5. E)Kuva-yı Milliye birliklerinin dağıtıldığının
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Geri çağrılma emrine uyulmaması, Millî Mücadele'nin İstanbul Hükûmeti'nden bağımsız bir çizgide yürütüleceğini göstermiştir. Temsil Heyeti henüz kurulmadığı ve işgaller sürdüğü için B ve C seçenekleri bu tarihte söz konusu değildir.

    Orta · Test 3

  4. 4.Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)

    Millî Mücadele'nin gerekçesini ("vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir"; "İstanbul Hükûmeti sorumluluğunun gereğini yerine getirememektedir") ile amacını ve yöntemini ("milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır") ilan eden belgedir. Her sancaktan halkın güvenini kazanmış üçer delegeyle Sivas'ta millî bir kongre toplanması, Doğu illeri için Erzurum'da kongre yapılması, her türlü etki ve denetimden uzak millî bir heyet kurulması, askerî ve millî örgütlerin dağıtılmaması ve genelgenin gizli tutulması kararlaştırıldı. Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy imzaladı; Kâzım Karabekir ile Mersinli Cemal Paşa telgrafla onayladı.

    Sınav ipucu: "Milletin azim ve kararı" ifadesi millî egemenlik düşüncesinin ilk kez dile getirilmesi olarak sorulur; "millî bir heyet" ifadesi Temsil Heyeti'nin habercisidir. Manda ve himaye Amasya Genelgesi'nde geçmez.

    Soru 33Amasya Genelgesi, Millî Mücadele'nin yol haritasını çizen temel belgelerden biridir. Aşağıdakilerden hangisi Amasya Genelgesi'nde yer alan hükümlerden biri değildir?
    1. A)Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
    2. B)Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
    3. C)Sivas'ta millî bir kongrenin acele toplanması kararlaştırılmıştır.
    4. D)İstanbul Hükûmeti üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir.
    5. E)Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Manda ve himayenin kesin biçimde reddi, uzun tartışmaların ardından Sivas Kongresi'nde karara bağlanmıştır. Diğer seçeneklerde verilen ifadeler ise 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi'nin maddeleri arasında yer alır.

    Kolay · Test 3

    Soru 34Amasya Genelgesi'nde yer alan "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." ifadesi Millî Mücadele'nin temel şiarlarından biri olmuştur. Bu ifadeyle aşağıdakilerden hangisinin ilk kez ortaya konulduğu savunulabilir?
    1. A)Saltanatın kaldırılacağının
    2. B)Düzenli orduya geçileceğinin
    3. C)Kurtuluşun ulusun kendi iradesine dayanacağının
    4. D)Manda yönetiminin benimseneceğinin
    5. E)Azınlıklara tanınan hakların genişletileceğinin
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Bu cümle, kurtuluşun padişahtan ya da yabancı bir devletten değil doğrudan ulusun kendi kararından doğacağını belirterek ulusal iradeyi öne çıkarır. Manda düşüncesi Millî Mücadele'nin bu belgesinde savunulmadığı için D seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 3

    Soru 37Amasya Genelgesi'nde, ülkenin geleceğini belirleyecek delegelerin toplanacağı yer açıkça gösterilmiştir. Genelgede millî bir kongrenin toplanması kararlaştırılan şehir aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sivas
    2. B)Erzurum
    3. C)Balıkesir
    4. D)Ankara
    5. E)Amasya
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Amasya Genelgesi, Anadolu'nun en güvenli yeri olarak görülen Sivas'ta millî bir kongre toplanmasını kararlaştırmıştır. Erzurum'da toplanacak kongre ise doğu illerini kapsayan bölgesel bir toplantı olarak ayrıca belirtildiği için B doğru değildir.

    Kolay · Test 3

  5. 5.Mustafa Kemal'in askerlikten istifası (8 Temmuz 1919)

    İstanbul Hükûmeti'nin geri çağırma ve görevden alma girişimleri üzerine Mustafa Kemal 8 Temmuz 1919 gecesi Erzurum'da askerlik görevinden ve müfettişlikten istifa ederek "sine-i millette bir ferd-i mücahit" olarak çalışacağını duyurdu. Kâzım Karabekir'in "emrinizdeyim" desteği, resmî sıfatını yitiren Mustafa Kemal'in Erzurum Kongresi'ne katılıp başkan seçilmesini mümkün kıldı.

    Sınav ipucu: İstifa Erzurum Kongresi'nden ÖNCEDİR (8 Temmuz → 23 Temmuz); Mustafa Kemal kongreye sivil olarak katıldı.

    Soru 131İstanbul Hükûmeti'nin geri çağırma emrine uymayan Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi'nin toplanmasından kısa süre önce resmî görevinden ayrılmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın askerlik görevinden istifa ettiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)19 Mayıs 1919
    2. B)28 Mayıs 1919
    3. C)8-9 Temmuz 1919
    4. D)4 Eylül 1919
    5. E)16 Mart 1920
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Mustafa Kemal Paşa 8-9 Temmuz 1919 gecesi Erzurum'da askerlik görevinden istifa etmiştir. 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkış tarihi, 4 Eylül 1919 ise Sivas Kongresi'nin toplandığı tarih olduğundan A ve D doğru değildir.

    Kolay · Test 9

    Soru 46Sivas Kongresi'nden sonra Temsil Heyeti, İstanbul ile haberleşmeyi keserek merkezî yönetim üzerinde baskı kurmuş ve bu gelişmelerin ardından Damat Ferit Paşa Hükûmeti istifa etmek zorunda kalmıştır. Bu sonuç aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin yeniden açıldığının
    2. B)Anadolu'daki işgallerin sona erdiğinin
    3. C)Temsil Heyeti'nin siyasi bir güç hâline geldiğinin
    4. D)Saltanat makamının kaldırıldığının
    5. E)Düzenli ordunun kurulmuş olduğunun
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Bir hükûmetin istifasında etkili olabilmesi, Temsil Heyeti'nin artık ülke siyasetini etkileyen bir otorite hâline geldiğini göstermektedir. İşgaller sürdüğü ve saltanat 1922'de kaldırıldığı için B ve D seçenekleri bu gelişmeyle bağdaşmaz.

    Orta · Test 4

    Soru 83Büyük Millet Meclisi'ne karşı çıkarılan ayaklanmalar sırasında Kuva-yı Milliye birliklerinin bir bölümü cephelerden ayrılarak iç bölgelere kaydırılmıştır. Bu durumun aşağıdakilerden hangisine yol açtığı söylenebilir?
    1. A)Batı Cephesi'ndeki direnişin zayıflamasına
    2. B)Doğu sınırının kesin olarak çizilmesine
    3. C)İstanbul Hükûmeti'nin istifa etmesine
    4. D)Sevr Antlaşması'nın yürürlüğe girmesine
    5. E)İtilaf Devletleri'nin işgale son vermesine
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İç ayaklanmalar hem insan gücünün hem de zamanın cephe dışında harcanmasına neden olduğu için işgale karşı direniş zayıflamış, düzenli orduya geçiş de gecikmiştir. Doğu sınırı Gümrü ve Kars antlaşmalarıyla çizildiği için B seçeneği bu durumla ilgili değildir.

    Zor · Test 6

  6. 6.Erzurum Kongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)

    Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk cemiyetlerinin girişimiyle Doğu illerinin delegeleriyle toplandı; toplanışı bölgesel, kararları ulusaldır. Millî sınırlar içinde vatanın bölünmez bir bütün olduğu (millî sınır kavramı ilk kez), manda ve himayenin kabul edilemeyeceği (ilk kez), İstanbul Hükûmeti görevini yapamazsa geçici bir hükûmet kurulacağı, Kuva-yı Milliye'yi etkin ve millî iradeyi hâkim kılmanın esas olduğu, azınlıklara siyasi hâkimiyeti bozacak ayrıcalık verilemeyeceği ve Mebusan Meclisi'nin derhal toplanması kararlaştırıldı. Dokuz kişilik Temsil Heyeti ilk kez burada seçildi; Doğu illerinin cemiyetleri Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla birleştirildi.

    Sınav ipucu: "Geçici hükûmet" kararı TBMM'nin, "millî sınırlar" kararı Misak-ı Millî'nin habercisi olarak sorulur. Erzurum'da manda İLK KEZ reddedildi; KESİN ret Sivas'tadır.

    Soru 38Erzurum Kongresi, 23 Temmuz 1919'da toplanmış ve Millî Mücadele'nin temel ilkelerinin belirlenmesinde önemli rol oynamıştır. Aşağıdakilerden hangisi Erzurum Kongresi'nde alınan kararlar arasında yer alır?
    1. A)Bütün millî cemiyetler tek bir çatı altında birleştirilecektir.
    2. B)Ankara, Temsil Heyeti'nin merkezi olarak kabul edilecektir.
    3. C)Millî sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür.
    4. D)Düzenli ordu kurularak Kuva-yı Milliye kaldırılacaktır.
    5. E)Saltanat ve halifelik makamları kaldırılacaktır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Vatanın millî sınırlar içinde bölünmez bir bütün olduğu ilkesi Erzurum Kongresi'nde kabul edilmiş ve daha sonra Misak-ı Millî'ye temel oluşturmuştur. Cemiyetlerin birleştirilmesi Sivas Kongresi'nde gerçekleştiği için A seçeneği yanlıştır.

    Kolay · Test 3

    Soru 39Erzurum Kongresi, toplanış biçimi ve katılan delegeler bakımından bölgesel; aldığı kararlar bakımından ise ulusal nitelik taşımaktadır. Kongrenin ulusal sayılmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kongreye yurdun bütün illerinden seçilmiş delegelerin katılması
    2. B)Kongrenin İstanbul Hükûmeti tarafından toplantıya çağrılması
    3. C)Kongrede düzenli orduya geçilmesi konusunda kesin karar alınması
    4. D)Yalnızca doğu illerini değil bütün vatanı ilgilendiren kararlar alınması
    5. E)Kongre çalışmalarına padişahın başkanlık etmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Kongreye yalnızca Doğu Anadolu ve Trabzon çevresinden delegeler katılmış, ancak alınan kararlar vatanın bütününü kapsayan ilkeler ortaya koymuştur. Delegeler bütün illerden gelmediği ve kongre halkın girişimiyle toplandığı için A ve B seçenekleri yanlıştır.

    Orta · Test 3

    Soru 40Erzurum Kongresi'nde "İstanbul Hükûmeti görevini yerine getiremezse geçici bir hükûmet kurulacaktır." kararı alınmıştır. Bu karar aşağıdakilerden hangisinin habercisidir?
    1. A)Padişahlık makamının güçlendirileceğinin
    2. B)Ulusal iradeye dayanan yeni bir yönetimin kurulacağının
    3. C)Yabancı bir devletin manda yönetiminin kabul edileceğinin
    4. D)İşgallerin kısa sürede sona ereceğinin
    5. E)Düzenli ordunun hemen kurulacağının
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Yeni bir hükûmet kurulabileceğinden söz edilmesi, İstanbul'dan bağımsız ve ulusal iradeye dayanan bir yönetimin habercisidir; bu düşünce TBMM'nin açılmasıyla gerçekleşmiştir. Karar merkezî yönetimin yetersizliğine dayandığı için padişahlık makamını güçlendirmeye yönelik değildir.

    Orta · Test 3

  7. 7.Balıkesir ve Alaşehir kongreleri (1919 yazı)

    İzmir'in işgalinden sonra Batı Anadolu'da Yunan ilerleyişini durdurmak amacıyla Hacim Muhittin Bey öncülüğünde toplanan bölgesel kongrelerdir; Kuva-yı Milliye'nin örgütlenmesi, asker toplanması, vergi alınması ve cepheye malzeme sağlanması kararlaştırıldı ve uygulandı. Bu kongreler yalnız kendi bölgeleriyle ilgilendi, ülkenin bütününü kapsayan karar almadı; ancak Batı Cephesi'nin ilk çekirdeğini oluşturdu.

    Sınav ipucu: Balıkesir Kongresi Erzurum Kongresi ile aynı günlerde toplandı; "asker toplama ve vergi alma" kararı, bölgesel bir hükûmet gibi davranıldığını gösterir sorusu buradan gelir.

    Soru 48Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinde asker toplama, vergi alma ve cepheye malzeme sağlama konularında kararlar alınıp uygulanmıştır. Bu durum aşağıdakilerden hangisini gösterir?
    1. A)Bölgede düzenli ordunun kurulmuş olduğunu
    2. B)İstanbul Hükûmeti'nin bölgeye yardım gönderdiğini
    3. C)Yunan işgalinin bölgede sona erdiğini
    4. D)Yerel kongrelerin devlete ait bazı yetkileri kullandığını
    5. E)Temsil Heyeti'nin bölgede seçim yaptırdığını
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Asker toplamak ve vergi almak devlete ait yetkiler olduğundan, bu kararlar merkezî otoritenin boşluğunu yerel örgütlerin doldurduğunu gösterir. Düzenli ordu 1920 sonunda kurulduğu ve bölgede işgal sürdüğü için A ve C seçenekleri doğru değildir.

    Zor · Test 4

    Soru 42Millî Mücadele döneminde toplanan bir kongrede, o güne kadar ayrı ayrı çalışan bütün millî cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir. Sözü edilen kongre aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sivas Kongresi
    2. B)Erzurum Kongresi
    3. C)Balıkesir Kongresi
    4. D)Alaşehir Kongresi
    5. E)Nazilli Kongresi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Cemiyetlerin tek çatı altında toplanması 4 Eylül 1919'da başlayan Sivas Kongresi'nde gerçekleşmiştir. Erzurum Kongresi doğu illerini kapsayan bölgesel bir toplantı, Balıkesir ve Alaşehir kongreleri ise Batı Anadolu'daki direnişi düzenlemeye yönelik toplantılar olduğu için diğer seçenekler yanlıştır.

    Kolay · Test 3

    Soru 471919 yazında Balıkesir ve Alaşehir'de bölgesel nitelikte kongreler toplanmıştır. Bu kongrelerin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Doğu Anadolu'daki Ermeni faaliyetlerini önlemek
    2. B)Batı Anadolu'daki direnişi düzenleyerek cepheyi güçlendirmek
    3. C)Manda yönetimini halka kabul ettirmek
    4. D)Son Osmanlı Mebusan Meclisi için milletvekili seçimi yaptırmak
    5. E)Düzenli ordu birliklerini terhis etmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Balıkesir ve Alaşehir kongreleri, Yunan işgaline karşı Batı Anadolu'da dağınık biçimde savaşan Kuva-yı Milliye birliklerini düzenlemek ve cepheyi beslemek amacıyla toplanmıştır. Ermeni faaliyetleri Doğu Cephesi'ni ilgilendirdiği için A seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 4

  8. 8.Sivas Kongresi (4–11 Eylül 1919)

    Amasya Genelgesi'nin kararı gereği yurdun her yanından gelen delegelerle toplanan ilk ulusal kongredir; Mustafa Kemal başkan seçildi, delegeler İttihatçılıkla ilişkileri olmadığına yemin etti. Erzurum kararları bütün yurdu kapsayacak biçimde genişletildi, uzun tartışmalardan sonra manda ve himaye kesin olarak reddedildi, bütün millî cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısında birleştirildi, Temsil Heyeti bütün yurdu temsil eder hâle getirildi ve İrade-i Milliye gazetesi çıkarıldı. Elazığ Valisi Ali Galip'in kongreyi basma girişimi önceden öğrenilerek engellendi; İstanbul ile haberleşmenin kesilmesi üzerine Damat Ferit Paşa Hükûmeti düştü, yerine Ali Rıza Paşa Hükûmeti kuruldu.

    Sınav ipucu: "Bütün cemiyetlerin birleştirilmesi" ve "manda ve himayenin kesin reddi" yalnız Sivas'a aittir; Mebusan Meclisi'nin toplanması kararı Sivas'ta yinelenmiştir.

    Soru 42Millî Mücadele döneminde toplanan bir kongrede, o güne kadar ayrı ayrı çalışan bütün millî cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir. Sözü edilen kongre aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sivas Kongresi
    2. B)Erzurum Kongresi
    3. C)Balıkesir Kongresi
    4. D)Alaşehir Kongresi
    5. E)Nazilli Kongresi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Cemiyetlerin tek çatı altında toplanması 4 Eylül 1919'da başlayan Sivas Kongresi'nde gerçekleşmiştir. Erzurum Kongresi doğu illerini kapsayan bölgesel bir toplantı, Balıkesir ve Alaşehir kongreleri ise Batı Anadolu'daki direnişi düzenlemeye yönelik toplantılar olduğu için diğer seçenekler yanlıştır.

    Kolay · Test 3

    Soru 45Sivas Kongresi'nden sonra Millî Mücadele'nin sesini duyurmak amacıyla bir gazete yayımlanmaya başlamıştır. Sivas'ta çıkarılan bu gazete aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Minber
    2. B)Tanin
    3. C)Peyam-ı Sabah
    4. D)Hâkimiyet-i Milliye
    5. E)İrade-i Milliye
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Sivas Kongresi'nden sonra İrade-i Milliye gazetesi yayımlanmaya başlamıştır. Minber, Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'da çıkardığı gazete; Hâkimiyet-i Milliye ise Ankara'da yayımlanan gazete olduğu için A ve D doğru değildir.

    Kolay · Test 3

    Soru 138Sivas Kongresi toplanırken İstanbul Hükûmeti, bir valiyi görevlendirerek kongreyi dağıtmayı ve Mustafa Kemal Paşa'yı tutuklatmayı denemiş; ancak bu girişim önceden öğrenilerek engellenmiştir. Sözü edilen olay aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)31 Mart Olayı
    2. B)Babıali Baskını
    3. C)Amasya Görüşmeleri
    4. D)Anzavur Ayaklanması
    5. E)Ali Galip Olayı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Elazığ Valisi Ali Galip'in Sivas Kongresi'ni basma girişimi Ali Galip Olayı olarak bilinir ve girişim önceden haber alınarak sonuçsuz bırakılmıştır. 31 Mart Olayı 1909'da yaşandığından A, Amasya Görüşmeleri ise kongreden sonra yapılan resmî görüşmeler olduğundan C doğru değildir.

    Orta · Test 10

  9. 9.Manda ve himayenin reddi

    Mondros sonrasında İngiliz Muhipleri Cemiyeti İngiliz mandasını, Wilson Prensipleri Cemiyeti ise Amerikan mandasını kurtuluş yolu olarak savunuyordu; ortak yönleri bağımsız bir Türk devleti kurulabileceğine inanmamalarıydı. Erzurum Kongresi'nde "manda ve himaye kabul edilemez" kararıyla bu düşünce ilk kez reddedildi; Sivas Kongresi'nde Amerikan mandası yanlılarıyla yapılan tartışmalardan sonra kesin biçimde reddedildi. Bu karar Millî Mücadele'nin tam bağımsızlık ilkesine dayandığının kanıtıdır.

    Sınav ipucu: "Manda ilk kez nerede reddedildi" → Erzurum; "kesin olarak" → Sivas.

    Soru 13İngiliz Muhipleri Cemiyeti İngiliz mandasını, Wilson Prensipleri Cemiyeti ise Amerikan mandasını savunmuştur. Bu iki cemiyetin ortak yönü olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
    1. A)Saltanatın kaldırılmasını istemeleri
    2. B)Anadolu'da silahlı direniş örgütlemeleri
    3. C)Ulusal egemenlik ilkesini savunmaları
    4. D)Kurtuluşu güçlü bir devletin himayesinde aramaları
    5. E)Azınlık haklarının genişletilmesine karşı çıkmaları
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Her iki cemiyet de bağımsız bir devlet yerine büyük bir devletin himayesi altında yaşamayı çözüm olarak görmüştür; bu nedenle ortak yönleri manda düşüncesini benimsemeleridir. Manda anlayışı ulusal egemenlikle bağdaşmadığı için C seçeneği yanlıştır.

    Zor · Test 1

    Soru 145Sivas Kongresi'nde uzun tartışmaların ardından manda ve himaye düşüncesi kesin biçimde reddedilmiştir. Bu karar, Millî Mücadele'nin aşağıdaki ilkelerden hangisine dayandığını gösterir?
    1. A)Adem-i merkeziyetçilik
    2. B)Tam bağımsızlık
    3. C)Osmanlıcılık
    4. D)Ümmetçilik
    5. E)Devletçilik
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Manda ve himaye, bir devletin yönetimini başka bir devletin vesayetine bırakmak anlamına gelir; bunun reddedilmesi, Millî Mücadele'nin kayıtsız şartsız bağımsızlık hedefine bağlı olduğunu ortaya koyar. Osmanlıcılık ve ümmetçilik, imparatorluğu bir arada tutmayı amaçlayan ve XX. yüzyıl başında geçerliliğini yitiren düşünce akımlarıdır, manda tartışmasıyla ilgileri yoktur. Devletçilik ekonomik bir ilke olup 1930'lu yıllarda uygulanmaya başlamıştır; adem-i merkeziyetçilik ise Prens Sabahattin'in savunduğu yönetim anlayışıdır. Cevap B.

    Orta · Test 10

    Soru 43Sivas Kongresi'nde uzun tartışmalardan sonra manda ve himaye düşüncesi kesin biçimde reddedilmiştir. Bu karar aşağıdakilerden hangisinin benimsendiğini gösterir?
    1. A)Meşrutiyet yönetimine geri dönüleceğinin
    2. B)Kapitülasyonların sürdürüleceğinin
    3. C)Kayıtsız şartsız bağımsızlık ilkesinin
    4. D)Azınlıklara tanınan hakların genişletileceğinin
    5. E)Ateşkes hükümlerinin aynen kabul edileceğinin
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Manda ve himayenin reddi, hiçbir devletin denetimini kabul etmeyen tam bağımsızlık anlayışının benimsendiğini gösterir. Manda tartışmasının konusu yönetim biçimi ya da azınlık hakları olmadığı için A ve D seçenekleri bu kararla ilgili değildir.

    Orta · Test 3

  10. 10.Temsil Heyeti (Heyet-i Temsiliye)

    Erzurum Kongresi'nde dokuz üyeyle seçilen ve Doğu Anadolu'yu temsil eden kurul, Sivas Kongresi'nde üye sayısı on altıya çıkarılarak bütün yurdu temsil eder hâle geldi; başkanı Mustafa Kemal'dir. Kongreler dağıldıktan sonra Millî Mücadele'nin yürütme organı gibi çalıştı: Ali Fuat Paşa'yı Batı Anadolu Kuva-yı Milliye Komutanlığı'na atadı, İstanbul Hükûmeti ile Amasya'da görüştü, Mebusan Meclisi seçimlerini yönlendirdi ve Ankara'ya taşındı. Görevi TBMM'nin açılmasıyla sona erdi.

    Sınav ipucu: Temsil Heyeti'nin komutan ataması, TBMM'den önce yürütme yetkisinin fiilen kullanıldığının kanıtı olarak sorulur. Üye sayısının artırılması Sivas'ın ulusal nitelik kazanmasına bağlanır.

    Soru 44Sivas Kongresi'nin ardından Temsil Heyeti, Ali Fuat Paşa'yı Batı Anadolu Kuva-yı Milliye Komutanlığı'na atamıştır. Bu atama aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Düzenli orduya geçilmiş olduğunun
    2. B)İstanbul Hükûmeti'nin onayının alındığının
    3. C)Kuva-yı Milliye birliklerinin kaldırıldığının
    4. D)Temsil Heyeti'nin yürütme yetkisi kullandığının
    5. E)Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin yeniden açıldığının
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Komutan atamak bir yürütme işlemi olduğundan, bu karar Temsil Heyeti'nin ilk kez hükûmet gibi davrandığını göstermektedir. Düzenli orduya geçiş 1920 sonunda gerçekleştiği ve atama İstanbul'un onayı alınmadan yapıldığı için A ve B yanlıştır.

    Zor · Test 3

    Soru 57Erzurum ve Sivas kongreleri farklı bölgelerde toplanmış olmakla birlikte bazı temel ilkelerde birleşmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu iki kongrede de alınan kararlardan biridir?
    1. A)Bütün millî cemiyetlerin tek çatı altında birleştirilmesi
    2. B)Doğu illeri adına dokuz üyeli bir heyet seçilmesi
    3. C)Ali Fuat Paşa'nın cephe komutanlığına atanması
    4. D)Millî sınırlar içinde vatanın bölünmez bir bütün sayılması
    5. E)Ankara'nın Temsil Heyeti merkezi olarak belirlenmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Vatanın millî sınırlar içinde bölünmez bir bütün olduğu ilkesi Erzurum'da kabul edilmiş, Sivas Kongresi'nde de yinelenmiştir. Cemiyetlerin birleştirilmesi ve Ali Fuat Paşa'nın ataması yalnızca Sivas Kongresi ile ilgili olduğu için A ve C yanlıştır.

    Orta · Test 4

    Soru 4920-22 Ekim 1919 tarihleri arasında yapılan Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti ile İstanbul Hükûmeti bir araya gelmiştir. Bu görüşmelerde İstanbul Hükûmeti'ni temsil eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bahriye Nazırı Salih Paşa
    2. B)Sadrazam Damat Ferit Paşa
    3. C)Kâzım Karabekir Paşa
    4. D)Bekir Sami Bey
    5. E)Ali Fuat Paşa
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Amasya Görüşmeleri'nde İstanbul Hükûmeti'ni Bahriye Nazırı Salih Paşa temsil etmiştir. Bekir Sami Bey ve Rauf Bey ise Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Temsil Heyeti adına görüşmelere katıldığı için D seçeneği yanlıştır.

    Kolay · Test 4

  11. 11.Amasya Görüşmeleri (20–22 Ekim 1919)

    Damat Ferit'in düşmesinden sonra kurulan Ali Rıza Paşa Hükûmeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti'nin Amasya'da yaptığı görüşmelerdir. Mebusan Meclisi'nin toplanması, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin hukuki varlığının tanınması, Sivas Kongresi kararlarının mecliste kabul ettirilmesi, azınlıklara ayrıcalık verilmemesi ve barış konferansına Temsil Heyeti'nin onayladığı kişilerin gönderilmesi kararlaştırılarak bir kısmı gizli tutulan protokollere bağlandı. Temsil Heyeti meclisin İstanbul dışında toplanmasını istedi ama bunu kabul ettiremedi; İstanbul Hükûmeti de kararlardan yalnız Mebusan Meclisi'nin toplanmasını uyguladı.

    Sınav ipucu: "İstanbul Hükûmeti millî hareketi hukuken tanıdı / Temsil Heyeti'ni muhatap kabul etti" ifadesi bu görüşmeleri anlatır; Haziran'daki Amasya Genelgesi ile karıştırma.

    Soru 14220-22 Ekim 1919'da yapılan Amasya Görüşmeleri'nde İstanbul Hükûmeti'ni temsil eden Bahriye Nazırı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Tevfik Paşa
    2. B)Damat Ferit Paşa
    3. C)Ahmet İzzet Paşa
    4. D)Salih Paşa
    5. E)Ali Rıza Paşa
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Bekir Sami Bey, İstanbul Hükûmeti adına ise Bahriye Nazırı Salih Paşa masaya oturmuştur. Ali Rıza Paşa bu tarihte sadrazamdır, görüşmelere bizzat katılmamıştır; Damat Ferit Paşa ise Millî Mücadele'ye karşı tutumu nedeniyle daha önce istifa etmek zorunda kalan sadrazamdır. Ahmet İzzet Paşa, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalandığı dönemin sadrazamı olarak tanınır. Cevap D.

    Kolay · Test 10

    Soru 4920-22 Ekim 1919 tarihleri arasında yapılan Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti ile İstanbul Hükûmeti bir araya gelmiştir. Bu görüşmelerde İstanbul Hükûmeti'ni temsil eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bahriye Nazırı Salih Paşa
    2. B)Sadrazam Damat Ferit Paşa
    3. C)Kâzım Karabekir Paşa
    4. D)Bekir Sami Bey
    5. E)Ali Fuat Paşa
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Amasya Görüşmeleri'nde İstanbul Hükûmeti'ni Bahriye Nazırı Salih Paşa temsil etmiştir. Bekir Sami Bey ve Rauf Bey ise Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Temsil Heyeti adına görüşmelere katıldığı için D seçeneği yanlıştır.

    Kolay · Test 4

    Soru 50Amasya Görüşmeleri sonunda düzenlenen protokollerle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile bu cemiyetin karar organı, merkezî yönetim tarafından muhatap kabul edilmiştir. Bu durum görüşmelerin hangi sonucunu öne çıkarır?
    1. A)Sivas'ta bir kongre toplanmasının kararlaştırılmasını
    2. B)Misak-ı Millî kararlarının kabul edilmesini
    3. C)Düzenli ordunun kurulmasının kabul edilmesini
    4. D)İstanbul Hükûmeti'nin Temsil Heyeti'ni hukuken tanımasını
    5. E)Barış antlaşmasının hemen imzalanmasını
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Amasya Görüşmeleri'nin en önemli sonucu, İstanbul Hükûmeti'nin Temsil Heyeti'ni ve dolayısıyla Millî Mücadele'yi hukuken tanımasıdır. Sivas Kongresi bu görüşmelerden önce toplandığı ve Misak-ı Millî 1920'de kabul edildiği için A ve B seçenekleri yanlıştır.

    Orta · Test 4

  12. 12.Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişi (27 Aralık 1919)

    Mebusan Meclisi seçimleri tamamlanırken Temsil Heyeti Sivas'tan ayrılıp 27 Aralık 1919'da Ankara'ya yerleşti. Ankara'nın seçilmesinde Batı Cephesi'ne yakınlığı, İstanbul'daki meclis çalışmalarının yakından izlenebilmesi, demiryolu ve telgraf bağlantısı, işgal altında olmaması ve Anadolu'nun ortasındaki güvenli konumu etkili oldu. Bu tarihten sonra Ankara Millî Mücadele'nin yönetim merkezi hâline geldi.

    Sınav ipucu: Ankara'nın merkez oluşu (27 Aralık 1919) ile başkent oluşu (13 Ekim 1923) farklı tarihlerdir; "Ankara'ya geliş" sorusunda Batı Cephesi'ne yakınlık ve İstanbul'u izleme nedenleri aranır.

    Soru 147Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiş ve kent Millî Mücadele'nin yönetim merkezi hâline gelmiştir. Aşağıdakilerden hangisi Ankara'nın merkez olarak seçilmesinin nedenlerinden biri değildir?
    1. A)Batı Cephesi'ne yakın bir konumda bulunması
    2. B)Demir yolu ve telgraf bağlantısının bulunması
    3. C)Ülkenin en kalabalık ve en gelişmiş kenti olması
    4. D)İstanbul ile haberleşmesinin kolay biçimde sürdürülebilmesi
    5. E)Ülkenin ortasında ve işgal bölgelerinden uzakta olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Ankara, 1919'da nüfusu ve ekonomik gelişmişliği bakımından İstanbul, İzmir gibi kentlerin gerisinde kalan orta ölçekli bir kentti; bu nedenle en kalabalık ve gelişmiş kent olması bir seçim gerekçesi olamaz. Buna karşılık Anadolu'nun ortasında, işgal bölgelerinden uzak ve Batı Cephesi'ne yakın olması, ayrıca demir yolu ile telgraf hattının buradan geçmesi kenti yönetim merkezi olmaya elverişli kılmıştır. İstanbul ile haberleşmenin sürdürülebilmesi de Mebusan Meclisi süreci açısından önem taşıdığından D bir nedendir. Cevap C.

    Orta · Test 10

    Soru 60Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919'da Sivas'tan ayrılarak Ankara'ya gelmiş ve çalışmalarını burada sürdürmüştür. Bu kararın alınmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?
    1. A)Ankara'nın haberleşme bakımından elverişli olması
    2. B)Batı Cephesi'ne yakın bir konumda bulunması
    3. C)Ulaşım ağı bakımından merkezî bir yerde olması
    4. D)Ankara'nın o tarihte başkent ilan edilmiş olması
    5. E)İstanbul'daki gelişmelerin yakından izlenebilmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Ankara; telgraf hattı, demir yolu bağlantısı ve Batı Cephesi ile İstanbul'a yakınlığı nedeniyle tercih edilmiştir. Ankara'nın başkent ilan edilmesi ise 13 Ekim 1923'te gerçekleştiğinden bu tarihte böyle bir gerekçe söz konusu olamaz.

    Orta · Test 4

    Soru 61Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelmesinden sonra kent, Millî Mücadele'nin yönetim merkezi hâline gelmiştir. Bu gelişmenin aşağıdakilerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?
    1. A)Ulusal iradeye dayanan yeni bir meclisin burada toplanmasına
    2. B)İşgal kuvvetlerinin Anadolu'dan çekilmesine
    3. C)Mondros Ateşkes Antlaşması'nın yürürlükten kalkmasına
    4. D)Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Ankara'da toplanmasına
    5. E)Sevr Antlaşması'nın görüşmeye açılmasına
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Ankara'nın merkez seçilmesi, kısa süre sonra 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin burada açılmasının zeminini hazırlamıştır. Son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul'da toplandığı için D seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 5

  13. 13.Son Osmanlı Mebusan Meclisi (12 Ocak 1920)

    Amasya Görüşmeleri'nde kararlaştırılan seçimlerin ardından meclis İstanbul'da toplandı. Erzurum mebusu seçilen Mustafa Kemal tutuklanma tehlikesi nedeniyle gitmedi, meclisi Ankara'dan yönlendirdi; kendisinin meclis başkanı seçilmesini, Müdafaa-i Hukuk Grubu kurulmasını ve Misak-ı Millî'nin kabulünü istedi. Mebuslar Müdafaa-i Hukuk Grubu yerine Felah-ı Vatan Grubu'nu kurdu, Mustafa Kemal başkan seçilmedi; ancak Misak-ı Millî kabul edildi. İstanbul'un resmen işgali ve meclisin basılmasının ardından meclis çalışmalarına ara verdi, padişah 11 Nisan 1920'de meclisi feshetti.

    Sınav ipucu: Meclis Ankara'da değil İSTANBUL'da toplandı; Mustafa Kemal'in üç isteğinden yalnız Misak-ı Millî gerçekleşti. Grubun adı Felah-ı Vatan'dır, Müdafaa-i Hukuk Grubu adı kabul edilmedi.

    Soru 64Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Müdafaa-i Hukuk düşüncesini benimseyen milletvekilleri bir grup oluşturmuştur. Mecliste kurulan bu grubun adı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Müdafaa-i Hukuk Grubu
    2. B)Felah-ı Vatan Grubu
    3. C)İkinci Grup
    4. D)Tesanüt Grubu
    5. E)Islahat Grubu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Mustafa Kemal Paşa'nın istediği Müdafaa-i Hukuk Grubu kurulamamış, bunun yerine Felah-ı Vatan Grubu oluşturulmuştur. Bu nedenle A seçeneği doğru değildir; sözü edilen diğer gruplar ise bu meclisle ilgili değildir.

    Kolay · Test 5

    Soru 62Amasya Görüşmeleri'nde alınan kararlar doğrultusunda yapılan seçimlerin ardından Son Osmanlı Mebusan Meclisi toplanmıştır. Bu meclisin toplandığı yer ve tarih aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?
    1. A)Ankara - 23 Nisan 1920
    2. B)Sivas - 4 Eylül 1919
    3. C)İstanbul - 12 Ocak 1920
    4. D)Erzurum - 23 Temmuz 1919
    5. E)Amasya - 22 Haziran 1919
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Son Osmanlı Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplanmıştır. 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açıldığı tarih olduğu için A, 4 Eylül 1919 ise Sivas Kongresi'nin tarihi olduğu için B doğru değildir.

    Kolay · Test 5

    Soru 63Mustafa Kemal Paşa, Son Osmanlı Mebusan Meclisi için yapılan seçimlerde Erzurum mebusu seçilmesine karşın İstanbul'a giderek meclis çalışmalarına katılmamıştır. Bu tercihin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Meclis başkanlığına aday olmak istememesi
    2. B)Erzurum'da bir kongre toplamayı planlaması
    3. C)Ankara'da yeni bir meclis açılmış olması
    4. D)Seçim sonuçlarının hükûmetçe geçersiz sayılmış olması
    5. E)İstanbul'un güvenli olmaması ve tutuklanma tehlikesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. İstanbul işgal kuvvetlerinin denetimi altında olduğundan Mustafa Kemal Paşa'nın burada tutuklanma tehlikesi vardı; ayrıca Anadolu'daki örgütlenmenin sürdürülmesi gerekiyordu. Büyük Millet Meclisi henüz açılmadığı için C seçeneği tarih bakımından mümkün değildir.

    Orta · Test 5

  14. 14.Misak-ı Millî (28 Ocak 1920)

    Mebusan Meclisi'nin kabul ettiği ve 17 Şubat 1920'de kamuoyuna açıkladığı altı maddelik belge, Millî Mücadele'nin siyasi programıdır; Erzurum ve Sivas kararlarındaki millî sınır düşüncesine dayanır. Mondros imzalandığında düşman işgali altındaki Arap çoğunluklu yerlerin, gerekirse Kars-Ardahan-Batum'un ve Batı Trakya'nın geleceği halkoyuyla belirlenecek; ateşkes sınırları içinde Türk-İslam çoğunluğunun yaşadığı yerler bölünmez bir bütündür. İstanbul ve Marmara'nın güvenliği sağlanmak koşuluyla Boğazlar dünya ticaretine açılacak, azınlık hakları komşu ülkelerdeki Müslümanlara tanınan haklar ölçüsünde olacak, siyasi-adli-mali gelişmeyi engelleyen sınırlamalar (kapitülasyonlar) kaldırılacaktır.

    Sınav ipucu: Misak-ı Millî'de yönetim şekli, millî egemenlik ya da manda ile ilgili hüküm YOKTUR; "halkoyu" ifadesi Wilson ilkelerinden yararlanıldığını, "sınırlamaların kaldırılması" tam bağımsızlığı ve kapitülasyonların reddini gösterir. Lozan'da Türk heyetinin dayanağı bu belgedir.

    Soru 66Misak-ı Millî'de, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada düşman ordularının işgali altında bulunan ve Arap çoğunluğun yaşadığı yerlerin geleceğinin halkoyu ile belirlenmesi öngörülmüştür. Bu hüküm aşağıdakilerden hangisinin benimsendiğini gösterir?
    1. A)Halkların kendi geleceğini belirlemesi ilkesinin
    2. B)Kapitülasyonların sürdürülmesi düşüncesinin
    3. C)Manda yönetiminin kabul edilmesinin
    4. D)Sınırların İtilaf Devletleri'nce çizilmesinin
    5. E)Ateşkes hükümlerinin aynen uygulanmasının
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Halkoyuna başvurulması, milletlerin kendi geleceğini kendisinin belirlemesi ilkesinin benimsendiğini gösterir. Misak-ı Millî kapitülasyonların kaldırılmasını istediği ve manda düşüncesini reddettiği için B ve C seçenekleri yanlıştır.

    Orta · Test 5

    Soru 67Misak-ı Millî'de, siyasi, adli ve mali gelişmemizi engelleyen sınırlamaların kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu hükümle doğrudan aşağıdakilerden hangisinin hedeflendiği söylenebilir?
    1. A)Boğazlar'ın kapatılması
    2. B)Azınlıklara ayrıcalık tanınması
    3. C)Ordunun asker sayısının azaltılması
    4. D)Halifeliğin kaldırılması
    5. E)Kapitülasyonların sona erdirilmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Söz konusu sınırlamalar, yabancı devletlere tanınan kapitülasyonlardır; bu hüküm tam bağımsızlık isteğini yansıtır. Misak-ı Millî Boğazlar'ın belirli koşullarla dünya ticaretine açılmasını öngördüğü için A seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 5

    Soru 69Misak-ı Millî'de Boğazlar konusunda, İstanbul'un ve Marmara Denizi'nin güvenliğinin sağlanması koşuluyla Boğazlar'ın dünya ticaretine açılabileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
    1. A)Boğazlar'ın tümüyle yabancı denetimine bırakıldığını
    2. B)Güvenlik koşuluna bağlı bir çözümün benimsendiğini
    3. C)Boğazlar'ın süresiz olarak kapatılmak istendiğini
    4. D)İstanbul'un boşaltılmasının kabul edildiğini
    5. E)Kapitülasyonların yeniden yürürlüğe konulduğunu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Misak-ı Millî, Boğazlar'ın ticarete açılmasını kabul etmekle birlikte bunu İstanbul ve Marmara'nın güvenliği şartına bağlamıştır. Boğazlar'ın yabancı denetimine bırakılması Sevr Antlaşması'nda öngörüldüğü için A seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 5

  15. 15.İstanbul'un resmen işgali (16 Mart 1920)

    Misak-ı Millî'nin kabulü ve Anadolu hareketinin güçlenmesi üzerine İtilaf Devletleri, 13 Kasım 1918'den beri fiilen işgal altında tuttukları İstanbul'u 16 Mart 1920'de resmen işgal etti; Mebusan Meclisi basıldı, Rauf Bey ve Kara Vasıf gibi mebuslar tutuklanarak Malta'ya sürüldü. Mustafa Kemal buna İstanbul ile her türlü resmî haberleşmeyi keserek, İstanbul Hükûmeti'nin işlemlerini geçersiz sayarak ve Anadolu'daki İtilaf subaylarını tutuklatarak karşılık verdi; 19 Mart 1920 genelgesiyle Ankara'da olağanüstü yetkili bir meclisin toplanacağını duyurdu. İşgal, padişah ve hükûmetin esir durumunda olduğunu göstererek Ankara'nın meşruiyetini artırdı.

    Sınav ipucu: Fiilî işgal (13 Kasım 1918) ile resmî işgal (16 Mart 1920) karıştırılır; resmî işgalin asıl nedeni Misak-ı Millî, sonucu ise TBMM'nin açılmasıdır.

    Soru 120İstanbul'un resmen işgalinin ardından Mebusan Meclisi basılmış, tutuklanan milletvekillerinin bir bölümü yurt dışına sürgün edilmiştir. Bu milletvekillerinin sürgün edildiği yer aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Limni Adası
    2. B)Malta Adası
    3. C)Rodos Adası
    4. D)Kıbrıs Adası
    5. E)Girit Adası
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. İstanbul'un işgalinden sonra tutuklanan milletvekilleri ve aydınlar İngilizler tarafından Malta Adası'na sürülmüştür. Limni Adası Mondros'un imzalandığı yer olduğundan A, Rodos ise Uşi Antlaşması ile İtalya'ya bırakılan ada olduğundan C doğru değildir.

    Orta · Test 8

    Soru 65Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde alınan Misak-ı Millî kararları, Millî Mücadele'nin siyasi programını oluşturmuştur. Misak-ı Millî'nin kabul edildiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)12 Ocak 1920
    2. B)16 Mart 1920
    3. C)23 Nisan 1920
    4. D)28 Ocak 1920
    5. E)10 Ağustos 1920
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Misak-ı Millî 28 Ocak 1920'de kabul edilmiş, 17 Şubat 1920'de kamuoyuna duyurulmuştur. 12 Ocak 1920 meclisin açıldığı, 16 Mart 1920 ise İstanbul'un resmen işgal edildiği tarih olduğu için A ve B yanlıştır.

    Kolay · Test 5

    Soru 51Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti, toplanacak Mebusan Meclisi'nin İstanbul dışında güvenli bir yerde çalışmasını istemiş; ancak bu istek kabul ettirilememiştir. Temsil Heyeti'nin bu isteğinin gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Meclisin işgal baskısı altında çalışmasını önlemek
    2. B)Ankara'yı ülkenin başkenti hâline getirmek
    3. C)Temsil Heyeti'ni görevinden ayırmak
    4. D)Padişahın yetkilerini artırmak
    5. E)İtilaf Devletleri ile görüşmeleri kolaylaştırmak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İstanbul işgal kuvvetlerinin denetiminde olduğu için meclisin burada özgürce karar alamayacağı öngörülmüş, nitekim 16 Mart 1920'de meclis basılarak bu endişe haklı çıkmıştır. Ankara'nın başkent olması 1923'te gerçekleştiği için B seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 4

  16. 16.TBMM'nin açılışı (23 Nisan 1920)

    19 Mart genelgesine göre her sancaktan seçilen beşer üye ile İstanbul'dan kaçabilen Osmanlı mebusları Ankara'da toplandı; ilk oturumu meclis geleneğine uygun olarak en yaşlı üye Sinop Mebusu Şerif Bey yönetti, ertesi gün Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi. Kurucu meclis niteliği taşımasına karşın tepki çekmemek için "olağanüstü yetkili meclis" adı kullanıldı; meclisin çıkardığı ilk kanun ağnam (hayvan) vergisinin artırılmasına ilişkindir. Osmanlı mebuslarının katılımı meclisin meşruiyetini güçlendirdi.

    Sınav ipucu: İlk oturuma başkanlık eden kişi (Şerif Bey, yaş ölçütü) ile ilk seçilen meclis başkanı (Mustafa Kemal) farklı sorulardır.

    Soru 74Büyük Millet Meclisi açıldığında ilk oturumun yönetimi, meclis geleneğine uygun olarak belirli bir ölçüte göre bir üyeye verilmiştir. Meclisin ilk oturumuna başkanlık eden üye aşağıdakilerden hangisine göre belirlenmiştir?
    1. A)En çok oy alan üye olmasına
    2. B)Üyeler arasında en yaşlı kişi olmasına
    3. C)Ordu içinde en yüksek rütbeye sahip olmasına
    4. D)Temsil Heyeti üyesi olmasına
    5. E)Erzurum mebusu seçilmiş olmasına
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Meclisin ilk oturumuna, en yaşlı üye sıfatıyla Sinop mebusu Şerif Bey başkanlık etmiştir. Mustafa Kemal Paşa ise 24 Nisan 1920'de yapılan seçimle meclis başkanlığına getirildiğinden diğer ölçütler geçerli değildir.

    Orta · Test 5

    Soru 136Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisi, açılışının hemen ardından başkanını seçmiştir. Meclisin ilk başkanlığına seçilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sinop Mebusu Şerif Bey
    2. B)Celalettin Arif Bey
    3. C)Fevzi Paşa
    4. D)Mustafa Kemal Paşa
    5. E)Kâzım Karabekir
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Büyük Millet Meclisi 24 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa'yı başkanlığa seçmiştir. Sinop Mebusu Şerif Bey yalnızca en yaşlı üye sıfatıyla ilk oturumu açtığından A, Celalettin Arif Bey ise meclis başkan vekilliği yaptığından B doğru değildir.

    Kolay · Test 10

    Soru 115Büyük Millet Meclisi, yeni Türk devletinin hukuki temelini oluşturmak amacıyla bir anayasa kabul etmiştir. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabul edildiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)23 Nisan 1920
    2. B)29 Nisan 1920
    3. C)3 Aralık 1920
    4. D)20 Ocak 1921
    5. E)16 Mart 1921
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu 20 Ocak 1921'de kabul edilmiştir. 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı, 29 Nisan 1920 ise Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun kabul edildiği tarih olduğu için A ve B doğru değildir.

    Kolay · Test 8

  17. 17.TBMM'nin 24 Nisan kararları ve nitelikleri

    Mustafa Kemal'in önergesiyle kabul edilen kararlara göre hükûmet kurmak zorunludur; geçici kaydıyla bir hükûmet başkanı tanımak ya da padişah vekili atamak doğru değildir; mecliste toplanan millî iradeyi vatanın geleceğine hâkim kılmak esastır; TBMM'nin üstünde hiçbir güç yoktur; yasama ve yürütme yetkisi mecliste toplanır; meclisten seçilecek bir heyet hükûmet işlerini görür, meclis başkanı bu heyetin de başkanıdır; padişah ve halife baskıdan kurtulunca meclisin belirleyeceği esaslar içinde yerini alır. Bu kararlar meclisin güçler birliği, meclis hükûmeti sistemi, ulusal egemenlik ve kurucu-ihtilalci meclis niteliklerini gösterir; yürütme organı olan İcra Vekilleri Heyeti 2 Mayıs 1920'de kanunla kuruldu.

    Sınav ipucu: "Padişah ve halifenin durumunu meclis belirleyecek" ifadesi saltanatın kaldırıldığı anlamına gelmez; makam korunmuş, kararı ertelenmiştir. "Üstünde hiçbir güç yoktur" ulusal egemenliğin benimsendiğini gösterir.

    Soru 76Büyük Millet Meclisi'nin ilk kararları arasında "Büyük Millet Meclisi'nin üzerinde hiçbir güç yoktur." ilkesi yer almıştır. Bu karar aşağıdakilerden hangisinin benimsendiğini gösterir?
    1. A)Meşrutiyet yönetiminin sürdürüleceğinin
    2. B)Manda yönetiminin kabul edildiğinin
    3. C)Kuvvetler ayrılığına geçildiğinin
    4. D)Ulusal egemenliğin esas alındığının
    5. E)Saltanatın yetkilerinin genişletildiğinin
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Meclisin üzerinde bir güç tanınmaması, egemenliğin kaynağının ulus olduğunu ve padişahın üstün konumunun kabul edilmediğini gösterir. Meclis güçler birliğine dayandığı ve manda düşüncesi reddedildiği için B ve C seçenekleri yanlıştır.

    Orta · Test 6

    Soru 137Büyük Millet Meclisi'nin açılışıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Meclis kurucu meclis niteliği taşımaktadır. II. Yasama ve yürütme yetkileri mecliste toplanmıştır. III. Meclis açılır açılmaz saltanata son verilmiştir. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
    1. A)Yalnız I
    2. B)Yalnız II
    3. C)II ve III
    4. D)I ve II
    5. E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Meclis yeni bir devletin temellerini attığı için kurucu meclis niteliği taşır ve güçler birliği ilkesi gereği yasama ile yürütme yetkilerini kendisinde toplamıştır; bu nedenle I ve II doğrudur. Saltanat 1 Kasım 1922'de kaldırıldığından III yanlıştır ve III'ü içeren C ile E elenir.

    Zor · Test 10

    Soru 75Büyük Millet Meclisi'nde yasama, yürütme ve yargı yetkileri tek bir organda toplanmış; meclis hem kanun yapmış hem de hükûmet görevini yürütmüştür. Bu durum meclisin hangi özelliğini yansıtır?
    1. A)Güçler birliği ilkesine dayandığını
    2. B)Çok partili düzeni benimsediğini
    3. C)Padişaha bağlı olarak çalıştığını
    4. D)Yetkilerinin sınırlandırılmış olduğunu
    5. E)İki meclisli bir yapı kurduğunu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin aynı organda toplanması güçler birliği ilkesinin göstergesidir; bu yapı olağanüstü koşulların hızlı karar alma ihtiyacından doğmuştur. Meclis padişahın yetkisini tanımadığı ve tek meclisli olduğu için C ve E yanlıştır.

    Orta · Test 5

  18. 18.Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920) ve İstiklal Mahkemeleri

    Meclisin otoritesine karşı gelenleri, ayaklanma çıkaranları ve düşmanla iş birliği yapanları vatan haini sayan Hıyanet-i Vataniye Kanunu, açılıştan altı gün sonra çıkarıldı. Kanunun hızla uygulanması ve asker kaçaklarının önlenmesi için Eylül 1920'de Firariler Hakkında Kanun ile İstiklal Mahkemeleri kuruldu; üyeleri milletvekillerinden seçilen bu mahkemelerin kararları kesindi, temyiz edilemezdi.

    Sınav ipucu: İstiklal Mahkemeleri'nin ilk kuruluş amacı ayaklanmadan çok ASKER KAÇAKLARINI önlemektir; üyelerinin milletvekili olması, meclisin yargı yetkisini de kullanması (güçler birliği) olarak sorulur.

    Soru 140Büyük Millet Meclisi, 29 Nisan 1920'de Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkarmış, aynı yılın eylül ayında da İstiklal Mahkemeleri'ni kurmuştur. Bu iki düzenlemenin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Azınlıkların hukuki durumunu yeniden düzenlemek
    2. B)Ordunun gereksinimlerini karşılamak üzere halktan mal toplamak
    3. C)Yeni devletin anayasasını hazırlayacak kurulu oluşturmak
    4. D)Meclise karşı çıkan ayaklanmaları ve kaçakları bastırmak
    5. E)İstanbul Hükûmeti ile ortak bir barış heyeti kurmak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Her iki düzenleme de Büyük Millet Meclisi'ne karşı çıkarılan iç ayaklanmaların ve ordudan kaçışların hızla bastırılması, böylece cephe gerisinde otoritenin sağlanması amacını taşır; İstiklal Mahkemeleri bu kanunu uygulayan özel yetkili mahkemelerdir. Orduya mal ve malzeme sağlamak, 1921'de Sakarya öncesinde yayımlanan Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin konusudur, bu nedenle B yanlıştır. Anayasa çalışması ayrı bir süreçtir ve 1921'de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile sonuçlanmıştır; dolayısıyla C de doğru değildir. Cevap D.

    Orta · Test 10

    Soru 80Büyük Millet Meclisi, kendisine karşı çıkarılan ayaklanmalarla mücadele edebilmek için hukuki bir düzenleme yapmıştır. 29 Nisan 1920'de kabul edilen bu kanun aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
    2. B)Takrir-i Sükûn Kanunu
    3. C)Hıyanet-i Vataniye Kanunu
    4. D)Tekâlif-i Milliye Emirleri
    5. E)Başkomutanlık Kanunu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. 29 Nisan 1920'de kabul edilen Hıyanet-i Vataniye Kanunu, meclise karşı ayaklananların yargılanmasına hukuki dayanak oluşturmuştur. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu 1921 tarihli anayasa, Takrir-i Sükûn Kanunu ise 1925 tarihli bir düzenleme olduğu için A ve B yanlıştır.

    Kolay · Test 6

    Soru 81Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun uygulanmasını hızlandırmak amacıyla 1920 yılında özel yetkili mahkemeler kurulmuştur. Sözü edilen mahkemeler aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Divan-ı Hümayun
    2. B)Nizamiye Mahkemeleri
    3. C)Divan-ı Harp
    4. D)Ticaret Mahkemeleri
    5. E)İstiklal Mahkemeleri
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. 1920 yılında kurulan İstiklal Mahkemeleri, ayaklanmaların bastırılmasında ve asker kaçaklarının yargılanmasında etkili olmuştur. Divan-ı Hümayun ve Nizamiye Mahkemeleri Osmanlı döneminin kurumları olduğundan A ve B doğru değildir.

    Kolay · Test 6

  19. 19.TBMM'ye karşı ayaklanmaların nedenleri ve sonuçları

    İstanbul Hükûmeti'nin Millî Mücadele'yi "padişaha isyan" olarak göstermesi ve Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın Kuva-yı Milliyecileri hedef alan fetvası, İngilizlerin Boğazlar ve çevresini denetim altında tutma isteği, azınlıkların devlet kurma çabası, Kuva-yı Milliye'nin bazı keyfî uygulamaları ve asker kaçakları ayaklanmaların başlıca nedenleridir. Ayaklanmalar Millî Mücadele'yi uzattı, Kuva-yı Milliye birliklerinin cephelerden iç bölgelere kaydırılmasıyla Yunan ilerleyişini kolaylaştırdı; bastırılmaları ise TBMM'nin otoritesini pekiştirdi.

    Sınav ipucu: Şeyhülislam fetvasına karşı Ankara Müftüsü Rifat Börekçi'nin karşı fetvası hazırlandı; soru hangisinin Millî Mücadele lehine olduğunu sorar.

    Soru 79Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonra Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde meclise karşı ayaklanmalar çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu ayaklanmaların nedenleri arasında gösterilemez?
    1. A)İstanbul Hükûmeti'nin kışkırtıcı yayın ve bildirileri
    2. B)Sevr Antlaşması'nın Büyük Millet Meclisi'nce onaylanması
    3. C)İşgalci devletlerin azınlıkları desteklemesi
    4. D)Bazı çevrelerin çıkarlarının zedelenmesi
    5. E)Din duygularının siyasi amaçla kullanılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nı hiçbir zaman onaylamamış, tam tersine imzalayanları vatan haini ilan etmiştir; bu nedenle böyle bir onay ayaklanma nedeni olamaz. Diğer seçeneklerde verilen etkenler ise ayaklanmaların bilinen nedenleri arasındadır.

    Orta · Test 6

    Soru 82İstanbul'da şeyhülislam tarafından Millî Mücadele'ye katılanlar aleyhine bir fetva yayımlanmış; buna karşılık Ankara Müftüsü Rifat Börekçi öncülüğünde karşı bir fetva hazırlanmıştır. Ankara'da hazırlanan bu fetvanın amacı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Halifeliğin kaldırılmasını sağlamak
    2. B)Düzenli orduya geçişi hızlandırmak
    3. C)Kapitülasyonların kaldırılmasını istemek
    4. D)Halkın Millî Mücadele'ye olan güvenini korumak
    5. E)Meclise yeni üyeler seçilmesini sağlamak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Karşı fetva, İstanbul'dan gelen fetvanın halk üzerindeki olumsuz etkisini gidermeyi ve Millî Mücadele'ye desteği sürdürmeyi amaçlamıştır. Halifelik 1924'te kaldırıldığı için A seçeneği bu dönemle bağdaşmaz.

    Orta · Test 6

    Soru 93Kuva-yı Milliye birlikleri, ihtiyaçlarını bulundukları bölgeden karşılamış, zaman zaman halktan zorla malzeme toplamış ve suçlu gördükleri kişileri kendi kurdukları düzenle cezalandırmıştır. Bu durumun aşağıdakilerden hangisine yol açtığı savunulabilir?
    1. A)Cephelerde kesin başarı elde edilmesine
    2. B)Ayaklanmaların tümüyle sona ermesine
    3. C)İşgal alanlarının daraltılmasına
    4. D)Merkezî otorite ve hukuk birliği sorunlarının doğmasına
    5. E)Düzenli ordunun kurulmasının uzun süre ertelenmesine
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Kendi başına ceza verme ve zorla el koyma uygulamaları, devlet otoritesi ile hukuk birliğini zedeleyerek düzenli orduya geçişi zorunlu kılan nedenlerden biri olmuştur. Bu uygulamalar ayaklanmaları sona erdirmediği için B seçeneği doğru değildir.

    Orta · Test 7

  20. 20.İstanbul Hükûmeti'nin doğrudan çıkardığı ayaklanmalar: Anzavur ve Kuva-yı İnzibatiye

    Ahmet Anzavur, Balıkesir-Manyas-Gönen çevresinde Kuva-yı Muhammediye adını verdiği kuvvetlerle Ekim 1919'dan itibaren birkaç kez ayaklandı; Çerkez Ethem'in Kuva-yı Seyyare'si tarafından bastırıldı. Damat Ferit Hükûmeti ise Nisan 1920'de İngilizlerin desteğiyle Kuva-yı İnzibatiye'yi (Hilafet Ordusu) kurarak İzmit-Adapazarı yönünden Ankara üzerine gönderdi; bu resmî birlik Ali Fuat Paşa'ya bağlı Kuva-yı Milliye tarafından Geyve civarında dağıtıldı.

    Sınav ipucu: Kuva-yı İnzibatiye "Hilafet Ordusu" adıyla da sorulur ve İstanbul Hükûmeti'nin kurduğu RESMÎ birliktir; Anzavur'un kuvveti ise Kuva-yı Muhammediye'dir, Kuva-yı Milliye ile karıştırma.

    Soru 122İstanbul Hükûmeti, Ankara'daki meclise karşı çıkan ayaklanmaları desteklemek amacıyla resmî nitelikte bir birlik kurmuştur. Halifelik Ordusu olarak da anılan bu birlik aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kuva-yı İnzibatiye
    2. B)Kuva-yı Seyyare
    3. C)Kuva-yı Milliye
    4. D)Hareket Ordusu
    5. E)Yıldırım Orduları Grubu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İstanbul Hükûmeti'nin 1920'de kurduğu Kuva-yı İnzibatiye, Halifelik Ordusu adıyla da anılmış ve Millî Mücadele'ye karşı kullanılmıştır. Kuva-yı Seyyare Çerkez Ethem'in birliklerinin adı olduğundan B, Hareket Ordusu ise 1909'da 31 Mart Olayı'nı bastıran birlik olduğundan D doğru değildir.

    Orta · Test 9

    Soru 129Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonra Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde meclise karşı ayaklanmalar çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemde çıkan ayaklanmalar arasında yer almaz?
    1. A)Anzavur Ayaklanması
    2. B)Düzce-Bolu-Hendek Ayaklanması
    3. C)Yozgat Ayaklanması
    4. D)Konya Ayaklanması
    5. E)Şeyh Sait Ayaklanması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Şeyh Sait Ayaklanması 1925'te, yani Cumhuriyet Dönemi'nde çıkmıştır; Millî Mücadele yıllarındaki ayaklanmalar arasında yer almaz. Anzavur ve Düzce-Bolu-Hendek ayaklanmaları 1920'de Büyük Millet Meclisi'ne karşı çıktığından A ve B bu sorunun cevabı olamaz.

    Kolay · Test 9

    Soru 138Sivas Kongresi toplanırken İstanbul Hükûmeti, bir valiyi görevlendirerek kongreyi dağıtmayı ve Mustafa Kemal Paşa'yı tutuklatmayı denemiş; ancak bu girişim önceden öğrenilerek engellenmiştir. Sözü edilen olay aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)31 Mart Olayı
    2. B)Babıali Baskını
    3. C)Amasya Görüşmeleri
    4. D)Anzavur Ayaklanması
    5. E)Ali Galip Olayı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Elazığ Valisi Ali Galip'in Sivas Kongresi'ni basma girişimi Ali Galip Olayı olarak bilinir ve girişim önceden haber alınarak sonuçsuz bırakılmıştır. 31 Mart Olayı 1909'da yaşandığından A, Amasya Görüşmeleri ise kongreden sonra yapılan resmî görüşmeler olduğundan C doğru değildir.

    Orta · Test 10

  21. 21.Kışkırtılan, azınlık kaynaklı ve Kuva-yı Milliye kaynaklı ayaklanmalar

    İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletleri'nin kışkırtmasıyla Bolu-Düzce-Hendek-Adapazarı, Yozgat (Çapanoğlu), Afyon (Çopur Musa), Konya (Delibaş Mehmet), Urfa çevresinde Milli Aşireti ve 1921'de Sivas-Erzincan arasında Koçgiri ayaklanmaları çıktı. Azınlıklardan Rumlar Karadeniz'de Pontus çeteleriyle, Ermeniler doğuda ve güneyde ayaklandı. Düzenli orduya katılmayı reddeden Kuva-yı Milliye komutanlarından Demirci Mehmet Efe (Aralık 1920) ve I. İnönü Savaşı sırasında Yunanlara sığınan Çerkez Ethem (Aralık 1920 – Ocak 1921) ise düzenli ordu tarafından bastırıldı.

    Sınav ipucu: Çerkez Ethem önce Anzavur ve Yozgat ayaklanmalarını BASTIRAN, sonra kendisi AYAKLANAN kişidir; sorularda "düzenli orduya geçişe direnen Kuva-yı Milliye komutanı" olarak geçer.

    Soru 129Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonra Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde meclise karşı ayaklanmalar çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemde çıkan ayaklanmalar arasında yer almaz?
    1. A)Anzavur Ayaklanması
    2. B)Düzce-Bolu-Hendek Ayaklanması
    3. C)Yozgat Ayaklanması
    4. D)Konya Ayaklanması
    5. E)Şeyh Sait Ayaklanması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Şeyh Sait Ayaklanması 1925'te, yani Cumhuriyet Dönemi'nde çıkmıştır; Millî Mücadele yıllarındaki ayaklanmalar arasında yer almaz. Anzavur ve Düzce-Bolu-Hendek ayaklanmaları 1920'de Büyük Millet Meclisi'ne karşı çıktığından A ve B bu sorunun cevabı olamaz.

    Kolay · Test 9

    Soru 12Mondros sonrasında Karadeniz kıyılarında, Trabzon ve Samsun çevresini kapsayan bağımsız bir Rum devleti kurmayı amaçlayan bir cemiyet faaliyet göstermiştir. Bu cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Pontus Rum Cemiyeti
    2. B)Taşnak Cemiyeti
    3. C)Makabi Cemiyeti
    4. D)Wilson Prensipleri Cemiyeti
    5. E)Millî Kongre Cemiyeti
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Pontus Rum Cemiyeti, Karadeniz Bölgesi'nde Trabzon merkezli bir Rum devleti kurma amacı taşımıştır. Wilson Prensipleri Cemiyeti Amerikan mandasını savunan bir örgüt, Millî Kongre Cemiyeti ise millî varlığı koruyan bir cemiyet olduğu için D ve E yanıt olamaz.

    Kolay · Test 1

    Soru 122İstanbul Hükûmeti, Ankara'daki meclise karşı çıkan ayaklanmaları desteklemek amacıyla resmî nitelikte bir birlik kurmuştur. Halifelik Ordusu olarak da anılan bu birlik aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kuva-yı İnzibatiye
    2. B)Kuva-yı Seyyare
    3. C)Kuva-yı Milliye
    4. D)Hareket Ordusu
    5. E)Yıldırım Orduları Grubu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İstanbul Hükûmeti'nin 1920'de kurduğu Kuva-yı İnzibatiye, Halifelik Ordusu adıyla da anılmış ve Millî Mücadele'ye karşı kullanılmıştır. Kuva-yı Seyyare Çerkez Ethem'in birliklerinin adı olduğundan B, Hareket Ordusu ise 1909'da 31 Mart Olayı'nı bastıran birlik olduğundan D doğru değildir.

    Orta · Test 9

  22. 22.Kuva-yı Milliye

    İzmir'in işgalinden sonra düzenli ordu bulunmadığı için halkın kendi imkânlarıyla kurduğu bölgesel, gönüllü ve düzensiz direniş birlikleridir; ihtiyaçlarını bulundukları yöreden karşıladı, kimi zaman halktan zorla malzeme topladı ve kendi kurduğu düzenle ceza verdi. Sivas Kongresi'nden sonra Temsil Heyeti'ne, TBMM açıldıktan sonra meclise bağlandı; işgalcileri kesin yenilgiye uğratamadı ama ilerleyişlerini yavaşlatarak düzenli ordunun kurulmasına zaman kazandırdı. Batı Cephesi'ndeki başarısızlıklar ve bazı birliklerin emir dinlememesi üzerine 1920 sonunda düzenli orduya geçildi.

    Sınav ipucu: "Kuva-yı Milliye'nin özelliği değildir" sorusunda "merkezî bir komutaya bağlı düzenli birlik" şıkkı yanlıştır; en önemli katkısı zaman kazandırmaktır, kesin sonuç almak değil.

    Soru 92Kuva-yı Milliye birlikleri, işgalci kuvvetler karşısında kesin sonuç alamamakla birlikte düşmanın ilerleyişini yavaşlatmayı başarmıştır. Bu durumun Millî Mücadele açısından en önemli katkısı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)İşgalci devletlerin Anadolu'dan çekilmesini sağlaması
    2. B)Düzenli ordunun kurulması için zaman kazandırması
    3. C)Doğu sınırının kesin olarak çizilmesini sağlaması
    4. D)Sevr Antlaşması'nın imzalanmasını engellemesi
    5. E)Kapitülasyonların kaldırılmasını sağlaması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Kuva-yı Milliye'nin düşmanı oyalaması, Büyük Millet Meclisi'ne düzenli orduyu kurabilmesi için gereken zamanı kazandırmıştır. Bu birlikler işgalleri sona erdirecek güçte olmadığı ve Sevr 1920'de imzalandığı için A ve D seçenekleri yanlıştır.

    Orta · Test 7

    Soru 91Kuva-yı Milliye birlikleri Millî Mücadele'nin başlangıç aşamasında önemli görevler üstlenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi Kuva-yı Milliye'nin özellikleri arasında yer almaz?
    1. A)Gönüllülük esasına dayanması
    2. B)İhtiyaçlarını bulundukları bölgeden karşılaması
    3. C)Belirli bir merkezden düzenli olarak yönetilmesi
    4. D)Bölgesel nitelikte örgütlenmiş olması
    5. E)Cepheyi terk edenleri engelleyecek yetkisinin bulunmaması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Kuva-yı Milliye birlikleri tek bir merkezden yönetilmeyen, birbirinden bağımsız ve düzensiz gruplardır. Gönüllülüğe dayanmaları, ihtiyaçlarını yöre halkından karşılamaları ve bölgesel olmaları ise bilinen özellikleridir; bu nedenle yanıt C'dir.

    Orta · Test 7

    Soru 41Erzurum Kongresi'nde alınan kararlardan biri "Kuva-yı Milliye'yi etkin, millî iradeyi hâkim kılmak esastır." biçimindedir. Bu karar aşağıdakilerden hangisinin benimsendiğini gösterir?
    1. A)Düzenli ordunun kurulmasının
    2. B)Saltanatın hemen kaldırılmasının
    3. C)Kapitülasyonların sürdürülmesinin
    4. D)İstanbul Hükûmeti'ne mutlak bağlılığın
    5. E)Ulusal egemenlik anlayışının
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Millî iradenin egemen kılınması ilkesi, yönetme yetkisinin kaynağını ulusa bağlayan ulusal egemenlik anlayışını yansıtır. Saltanat 1922'de kaldırıldığı ve kararda merkezî yönetime mutlak bağlılık öngörülmediği için B ve D seçenekleri doğru değildir.

    Zor · Test 3

  23. 23.Millî Mücadele'nin basın-yayın organları

    Sivas Kongresi'nin ardından 14 Eylül 1919'da çıkarılan İrade-i Milliye, Millî Mücadele'nin ilk yayın organıdır; Temsil Heyeti Ankara'ya gelince 10 Ocak 1920'de Hâkimiyet-i Milliye gazetesi yayımlanmaya başladı. Doğru haberi yurda ve dünyaya duyurmak için 6 Nisan 1920'de, yani TBMM açılmadan önce, Anadolu Ajansı kuruldu; meclis kanunlarının duyurulması için de 7 Ekim 1920'de Ceride-i Resmiye (bugünkü Resmî Gazete) çıkarıldı.

    Sınav ipucu: Anadolu Ajansı'nın TBMM'den ÖNCE kurulması sıralama sorularında tuzaktır; İrade-i Milliye Sivas'ta, Hâkimiyet-i Milliye Ankara'da çıkmıştır.

    Soru 84Millî Mücadele döneminde haberleşmenin ve kamuoyunu doğru bilgilendirmenin önemi göz önünde bulundurularak 1920 yılında Ankara'da bir haber ajansı kurulmuştur. Sözü edilen kurum aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Matbuat Umum Müdürlüğü
    2. B)Anadolu Ajansı
    3. C)Telgraf Nezareti
    4. D)Basın Yayın Kurumu
    5. E)İrade-i Milliye İdaresi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. 1920 yılında kurulan Anadolu Ajansı, Millî Mücadele'nin haberlerini yurt içinde ve dışında duyurmuştur. İrade-i Milliye Sivas'ta çıkarılan bir gazetenin adı olduğu için E seçeneği doğru değildir.

    Kolay · Test 6

    Soru 18Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da bulunduğu dönemde Ali Fethi Bey ile birlikte bir gazete çıkararak kamuoyunu etkilemeye çalışmıştır. Sözü edilen gazete aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Hâkimiyet-i Milliye
    2. B)Minber
    3. C)İrade-i Milliye
    4. D)Tanin
    5. E)Peyam-ı Sabah
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'daki çalışmaları sırasında Ali Fethi Bey ile birlikte Minber gazetesini çıkarmıştır. İrade-i Milliye Sivas Kongresi'nden sonra, Hâkimiyet-i Milliye ise Ankara'da yayımlanmaya başladığından A ve C doğru değildir.

    Orta · Test 2

    Soru 45Sivas Kongresi'nden sonra Millî Mücadele'nin sesini duyurmak amacıyla bir gazete yayımlanmaya başlamıştır. Sivas'ta çıkarılan bu gazete aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Minber
    2. B)Tanin
    3. C)Peyam-ı Sabah
    4. D)Hâkimiyet-i Milliye
    5. E)İrade-i Milliye
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Sivas Kongresi'nden sonra İrade-i Milliye gazetesi yayımlanmaya başlamıştır. Minber, Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'da çıkardığı gazete; Hâkimiyet-i Milliye ise Ankara'da yayımlanan gazete olduğu için A ve D doğru değildir.

    Kolay · Test 3

  24. 24.1921 Anayasası – Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (20 Ocak 1921)

    TBMM'nin savaş koşullarında hazırladığı kısa ve çerçeve nitelikli ilk anayasadır. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesiyle ulusal egemenliği, "Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur" hükmüyle yasama ve yürütmenin mecliste toplandığı güçler birliğini ve meclis hükûmeti sistemini benimsedi; yargı ayrıca düzenlenmedi, devletin dini, başkenti ve temel haklar konusunda hüküm konmadı. Kanun-i Esasi'nin aykırı olmayan hükümleri yürürlükte kaldı. 1923'te yapılan değişiklikle Cumhuriyet ilan edildi, devletin dini, dili ve başkenti anayasaya eklendi.

    Sınav ipucu: 1921 Anayasası'nda yargı yetkisi ayrı bir organa verilmemiştir; bu boşluğu İstiklal Mahkemeleri doldurur. "Devletin dini İslam'dır" hükmü 1921'de değil 1923 değişikliğiyle girmiştir.

    Soru 1161921 Anayasası'nın ilk maddesinde egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Meşrutiyet yönetiminin sürdürüldüğünün
    2. B)Saltanat makamının hukuki dayanağının güçlendirildiğinin
    3. C)Egemenliğin kaynağı bakımından köklü bir değişime gidildiğinin
    4. D)Kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsendiğinin
    5. E)Halifelik makamının yetkilerinin genişletildiğinin
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Egemenliğin ulusa ait sayılması, yönetme yetkisinin kaynağını padişahtan alıp ulusa veren köklü bir değişikliktir. 1921 Anayasası güçler birliğine dayandığı ve saltanatın üstünlüğünü tanımadığı için B ve D seçenekleri yanlıştır.

    Orta · Test 8

    Soru 14320 Ocak 1921'de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda "Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur" hükmü yer almıştır. Bu hükümden aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
    1. A)Osmanlı'dan ayrı yeni bir devletin hukuken biçimlendiği
    2. B)Cumhuriyet yönetiminin resmen ilan edilmiş olduğu
    3. C)Yasama ile yürütme yetkilerinin birbirinden ayrıldığı
    4. D)Halifelik makamının tümüyle kaldırılmış olduğu
    5. E)Meclisin yetkilerini padişahla paylaşmayı sürdürdüğü
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda ülke için "Osmanlı Devleti" yerine "Türkiye Devleti" adının kullanılması ve yönetimin doğrudan Büyük Millet Meclisi'ne bağlanması, Osmanlı'dan ayrı yeni bir devletin hukuki temellerinin atıldığını gösterir. Cumhuriyet 29 Ekim 1923'te ilan edildiği için B, halifelik 3 Mart 1924'te kaldırıldığı için D anakronik ifadelerdir. Anayasa yasama, yürütme ve yargıyı mecliste topladığından kuvvetler ayrılığını benimsediğini söyleyen C de yanlıştır; metinde padişaha herhangi bir yetki tanınmamıştır. Cevap A.

    Orta · Test 10

    Soru 115Büyük Millet Meclisi, yeni Türk devletinin hukuki temelini oluşturmak amacıyla bir anayasa kabul etmiştir. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabul edildiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)23 Nisan 1920
    2. B)29 Nisan 1920
    3. C)3 Aralık 1920
    4. D)20 Ocak 1921
    5. E)16 Mart 1921
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu 20 Ocak 1921'de kabul edilmiştir. 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı, 29 Nisan 1920 ise Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun kabul edildiği tarih olduğu için A ve B doğru değildir.

    Kolay · Test 8

  25. 25.Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)

    San Remo Konferansı'nda (Nisan 1920) hazırlanan taslak, Saltanat Şurası'nın kararıyla gönderilen heyet tarafından Sevr'de imzalandı. Boğazlar Osmanlı'nın temsil edilmediği, kendi bayrağı ve bütçesi olan uluslararası bir komisyona bırakılıyor; Doğu Trakya, Ege adaları ve İzmir çevresi Yunanistan'a veriliyor, Doğu Anadolu'da Ermeni devleti ve güneyinde özerk bir Kürt bölgesi öngörülüyor; Suriye-Lübnan Fransa'ya, Irak-Filistin İngiltere'ye bırakılıyor, Antalya-Konya çevresi İtalya'nın nüfuz bölgesi oluyor; ordu 50.700 kişiyle sınırlanıp zorunlu askerlik, ağır silah ve donanma yasaklanıyor; kapitülasyonlar bütün İtilaf Devletleri'ne tanınıyor ve azınlıklara geniş haklar veriliyordu.

    Sınav ipucu: Sevr'de İzmir görünüşte Osmanlı egemenliğinde kalıyor, yönetimi Yunanistan'a bırakılıyor ve beş yıl sonra halkoyu öngörülüyordu; bu ayrıntı "İzmir Yunanistan'a verildi" ifadesini yanlışlamaz.

    Soru 85Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı sonrası paylaşımını belgeleyen antlaşma, Paris yakınlarındaki bir kentte imzalanmıştır. Sevr Antlaşması'nın imzalandığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)30 Ekim 1918
    2. B)16 Mart 1920
    3. C)23 Nisan 1920
    4. D)10 Ağustos 1920
    5. E)16 Mart 1921
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Sevr Antlaşması 10 Ağustos 1920'de imzalanmıştır. 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması'nın, 16 Mart 1921 ise Moskova Antlaşması'nın tarihi olduğundan A ve E doğru değildir.

    Kolay · Test 6

    Soru 87Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti adına Saltanat Şurası kararıyla gönderilen bir heyet tarafından imzalanmış; ancak Mebusan Meclisi tarafından onaylanmamıştır. Bu durum antlaşma ile ilgili aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
    1. A)Antlaşmanın Büyük Millet Meclisi'nce kabul edildiğini
    2. B)Antlaşmanın hukuken geçerlilik kazanmadığını
    3. C)Antlaşmanın işgalleri sona erdirdiğini
    4. D)Antlaşmanın kapitülasyonları kaldırdığını
    5. E)Antlaşmanın azınlık haklarını sınırlandırdığını
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Bir antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yasama organınca onaylanması gerekir; Mebusan Meclisi dağıtılmış olduğundan Sevr hiçbir zaman hukuken geçerli hâle gelmemiştir. Büyük Millet Meclisi antlaşmayı reddettiği ve imzalayanları vatan haini ilan ettiği için A seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 6

    Soru 123Sevr Antlaşması, Saltanat Şurası'nın kararıyla gönderilen bir heyet tarafından imzalanmıştır. Büyük Millet Meclisi'nin bu heyet üyeleri hakkındaki tutumu aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Heyeti resmen kutlamıştır.
    2. B)Heyet üyelerini vatan haini ilan etmiştir.
    3. C)Heyeti Ankara'ya davet etmiştir.
    4. D)Heyetin kararlarını onaylamıştır.
    5. E)Heyete yeni görevler vermiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nı imzalayan heyet üyelerini ve antlaşmayı kabul edenleri vatan haini ilan etmiştir. Meclis antlaşmayı tanımadığından D, heyeti onaylamadığından A doğru değildir.

    Orta · Test 9

  26. 26.Sevr'in hukuki durumu ve Millî Mücadele'ye etkisi

    Kanun-i Esasi'ye göre antlaşmaların Mebusan Meclisi'nce onaylanması gerekiyordu; meclis 11 Nisan 1920'de feshedildiği için Sevr hiçbir zaman onaylanmadı ve hukuken geçersiz kaldı. TBMM antlaşmayı tanımadığını ilan etti, imzalayanları ve Saltanat Şurası'nda kabul oyu verenleri vatan haini saydı. Antlaşma koşullarının duyulması Anadolu'da Millî Mücadele'ye katılımı artırdı; uygulanamayan Sevr, Lozan Antlaşması ile tamamen tarihe karıştı.

    Sınav ipucu: "Sevr yürürlüğe girmedi çünkü TBMM tanımadı" gerekçesi tek başına yetersizdir; asıl hukuki gerekçe Mebusan Meclisi onayının bulunmamasıdır.

    Soru 87Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti adına Saltanat Şurası kararıyla gönderilen bir heyet tarafından imzalanmış; ancak Mebusan Meclisi tarafından onaylanmamıştır. Bu durum antlaşma ile ilgili aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
    1. A)Antlaşmanın Büyük Millet Meclisi'nce kabul edildiğini
    2. B)Antlaşmanın hukuken geçerlilik kazanmadığını
    3. C)Antlaşmanın işgalleri sona erdirdiğini
    4. D)Antlaşmanın kapitülasyonları kaldırdığını
    5. E)Antlaşmanın azınlık haklarını sınırlandırdığını
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Bir antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yasama organınca onaylanması gerekir; Mebusan Meclisi dağıtılmış olduğundan Sevr hiçbir zaman hukuken geçerli hâle gelmemiştir. Büyük Millet Meclisi antlaşmayı reddettiği ve imzalayanları vatan haini ilan ettiği için A seçeneği yanlıştır.

    Orta · Test 6

    Soru 124Sevr Antlaşması'nın hukuken geçerlilik kazanmamasıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından onaylanmamıştır. II. Büyük Millet Meclisi antlaşmayı tanımamıştır. III. İtilaf Devletleri antlaşmayı imzalamamıştır. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
    1. A)Yalnız I
    2. B)Yalnız III
    3. C)I ve III
    4. D)I ve II
    5. E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Sevr, Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı ve Büyük Millet Meclisi tarafından tanınmadığı için hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir; bu nedenle I ve II doğrudur. Antlaşmayı hazırlayan ve imzalayan taraf İtilaf Devletleri olduğundan III yanlıştır ve III'ü içeren B, C ile E elenir.

    Zor · Test 9

    Soru 79Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonra Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde meclise karşı ayaklanmalar çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu ayaklanmaların nedenleri arasında gösterilemez?
    1. A)İstanbul Hükûmeti'nin kışkırtıcı yayın ve bildirileri
    2. B)Sevr Antlaşması'nın Büyük Millet Meclisi'nce onaylanması
    3. C)İşgalci devletlerin azınlıkları desteklemesi
    4. D)Bazı çevrelerin çıkarlarının zedelenmesi
    5. E)Din duygularının siyasi amaçla kullanılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nı hiçbir zaman onaylamamış, tam tersine imzalayanları vatan haini ilan etmiştir; bu nedenle böyle bir onay ayaklanma nedeni olamaz. Diğer seçeneklerde verilen etkenler ise ayaklanmaların bilinen nedenleri arasındadır.

    Orta · Test 6

Karıştırılan noktalar yan yana

Belge / olayTarih · ayırt edici nokta
Havza Genelgesi28 Mayıs 1919 · ilk genelge; işgalleri protesto mitingleri, Hristiyan halka saldırılmaması
Amasya Genelgesi22 Haziran 1919 · gerekçe-amaç-yöntem; "milletin azim ve kararı" (millî egemenlik ilk kez); Sivas'ta kongre çağrısı
Erzurum Kongresi23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 · bölgesel toplanış, ulusal karar; millî sınırlar, manda ilk ret, geçici hükûmet, Temsil Heyeti ilk kez
Sivas Kongresi4–11 Eylül 1919 · ulusal kongre; manda kesin ret; cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk çatısında birleşti; İrade-i Milliye
Amasya Görüşmeleri20–22 Ekim 1919 · Salih Paşa; İstanbul Hükûmeti Temsil Heyeti'ni tanıdı; Mebusan Meclisi'nin toplanması
Temsil Heyeti Ankara'da27 Aralık 1919 · Ankara Millî Mücadele'nin yönetim merkezi oldu
Son Osmanlı Mebusan Meclisi12 Ocak 1920 · İstanbul'da toplandı; Felah-ı Vatan Grubu; 11 Nisan 1920'de feshedildi
Misak-ı Millî28 Ocak 1920 · siyasi program; halkoyu, Boğazlar, azınlıklar, kapitülasyonların reddi
İstanbul'un resmen işgali16 Mart 1920 · Mebusan Meclisi basıldı, mebuslar Malta'ya sürüldü; 19 Mart genelgesi
TBMM'nin açılışı23 Nisan 1920 · Şerif Bey ilk oturum; 24 Nisan kararları; olağanüstü yetkili kurucu meclis
Sevr Antlaşması10 Ağustos 1920 · Saltanat Şurası kararıyla imzalandı; Mebusan Meclisi onaylamadı, hukuken geçersiz
1921 Anayasası20 Ocak 1921 · egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; güçler birliği; yargı düzenlenmedi

Sık düşülen tuzaklar

  • Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) ile Amasya Görüşmeleri (20–22 Ekim 1919) karıştırılır; ilki Millî Mücadele'nin ilanı, ikincisi İstanbul Hükûmeti'nin Temsil Heyeti'ni tanımasıdır.
  • Erzurum Kongresi bölgesel toplanmış ama ulusal kararlar almıştır; "bölgesel kararlar aldı" ifadesi yanlıştır, hem toplanış hem karar bakımından bölgesel olan Balıkesir ve Alaşehir kongreleridir.
  • Manda ve himaye ilk kez Erzurum'da reddedilmiş, Sivas'ta kesin olarak reddedilmiştir; "ilk kez Sivas" seçeneği tuzaktır.
  • Temsil Heyeti ilk kez Sivas'ta değil Erzurum'da seçilmiştir; Sivas'ta yalnızca üye sayısı artırılıp bütün yurdu temsil eder hâle getirilmiştir.
  • Misak-ı Millî'yi kabul eden meclis TBMM değil Son Osmanlı Mebusan Meclisi'dir ve toplantı yeri İstanbul'dur; belgede rejim ya da millî egemenlikle ilgili hüküm yoktur.
  • TBMM'nin 24 Nisan kararlarındaki "padişah ve halifenin durumunu meclis belirleyecek" ifadesi saltanatın kaldırıldığı anlamına gelmez; saltanat 1 Kasım 1922'de kaldırılmıştır.
  • Sevr'i Osmanlı Hükûmeti imzalamıştır ama antlaşma Mebusan Meclisi'nce onaylanmadığı için hukuken geçersizdir; "Osmanlı'nın uyguladığı son antlaşma" ifadesi yanlıştır.

Şimdi bu konunun testlerini çöz

147 çözümlü soru, 10 test; üyelik gerekmez.

Testlere geç →