KPSS Tarih · 10. konu · konu anlatımı
Mondros Ateşkes Antlaşması ve Cemiyetler
Sınavda sorulan 31 kavram · havuzdan 106 çözümlü soru · son güncelleme 20 Eylül 2026
Mondros ve cemiyetler, KPSS Tarih'te Kurtuluş Savaşı'nın "hazırlık dönemi" sorularının kapısıdır ve soru tipleri bellidir: Mondros'un hangi maddesi hangi sonucu doğurdu (7. madde → işgallerin gerekçesi, 24. madde → Vilayat-ı Sitte, terhis → savunmasızlık), ateşkesin niteliği (adı ateşkes, içeriği teslim belgesi), işgallerin hangi devlet – hangi bölge eşleşmesi ve İzmir'in işgalinin sonuçları. İkinci büyük soru kümesi cemiyetlerdir: bir cemiyetin adı verilip amacı, amacı verilip adı ya da "hangisi zararlı/azınlık/millî cemiyet değildir" biçiminde sorulur.
En çok puan iki yerde kaybedilir. Birincisi, zararlı cemiyetlerin iki alt grubu: azınlıkların kurdukları (Mavri Mira, Pontus, Hınçak-Taşnak, Alyans İsrailit) ile Türklerin kurduğu millî varlığa düşman cemiyetler (İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri, Teali-i İslam, Kürt Teali, Sulh ve Selamet, Hürriyet ve İtilaf). İkincisi, millî cemiyetlerin ortak özellikleri: bölgesel kurulmaları, işgallere tepki olarak Mondros'tan sonra doğmaları, önce basın-miting-kongre yolunu seçmeleri ve Sivas Kongresi'nde tek çatıda birleşmeleri. Bir de raporlar: Bristol İzmir'i, Harbord Doğu Anadolu'daki Ermeni iddiasını inceler; ikisi de Türk tezini doğrular ama işgaller sürer. Aşağıdaki kartlar her başlığı sınavda sorulduğu ayrıntıyla verir; altlarında havuzumuzun gerçek soruları bağlanır.
Sınavda sorulan kavramlar
Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.
1.Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)
I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda, Agamemnon zırhlısında imzalandı. Osmanlı heyetine Bahriye Nazırı Rauf (Orbay) Bey, İtilaf tarafına İngiliz Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Calthorpe başkanlık etti. Savaşı yürüten İttihatçı kadro çekildikten sonra kurulan Ahmet İzzet Paşa Hükûmeti döneminde imzalandı; Osmanlı için savaş fiilen bitti, işgal dönemi başladı.
Sınav ipucu: "Yer, kişi, gemi, hükûmet" dörtlüsü ayrı ayrı sorulur: Limni/Mondros – Rauf Bey ile Calthorpe – Agamemnon – Ahmet İzzet Paşa.
Soru 12Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması için Osmanlı Devleti bir heyet göndermiştir. Bu heyetin başkanlığını yapan Bahriye Nazırı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Damat Ferit Paşa
- B)Ahmet İzzet Paşa
- C)Rauf Bey (Orbay)
- D)Ali Fuat Paşa
- E)Salih Paşa
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Mondros'ta Osmanlı heyetine Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay) başkanlık etmiştir. Ahmet İzzet Paşa bu dönemde sadrazam olarak İstanbul'da bulunduğundan B, Damat Ferit Paşa ise daha sonra sadrazamlık yapıp Sevr'i imzalatan kişi olduğundan A doğru değildir.
Kolay · Test 1
Soru 2I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri ile bir ateşkes imzalamak zorunda kalmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalandığı yer aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Paris yakınlarındaki Sevr kasabası
- B)İsviçre'nin Lozan kenti
- C)Yunanistan'ın Selanik limanı
- D)İtalya'nın San Remo kenti
- E)Limni Adası'nın Mondros Limanı
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Mondros Ateşkes Antlaşması, Ege Denizi'ndeki Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında imzalanmıştır. Sevr 1920'de imzalanan barış antlaşmasının imzalandığı yer, San Remo ise 1920'de Sevr'in taslağının hazırlandığı konferansın toplandığı kent olduğundan A ve D doğru değildir.
Kolay · Test 1
Soru 8Mondros Ateşkes Antlaşması'nda İtilaf Devletleri'ni temsil eden kişi, İngiliz Akdeniz Filosu komutanıydı. Antlaşmayı İtilaf Devletleri adına imzalayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)General Harbord
- B)Amiral Calthorpe
- C)Amiral Bristol
- D)General Milne
- E)Mareşal Foch
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Mondros Ateşkes Antlaşması'nı İtilaf Devletleri adına İngiliz Amiral Calthorpe imzalamıştır. Amiral Bristol ve General Harbord, Anadolu'daki durumu incelemek üzere görevlendirilen ve raporlarıyla tanınan Amerikalı görevliler olduğundan C ve A doğru değildir.
Orta · Test 1
2.Boğazların açılması ve İtilaf donanması İstanbul'da (13 Kasım 1918)
Ateşkese göre Çanakkale ve İstanbul boğazları İtilaf Devletleri'ne açılacak, boğazlardaki istihkâmlar işgal edilecekti. Bu hükme dayanan İtilaf donanması 13 Kasım 1918'de İstanbul önlerine demirledi; başkent fiilî işgal altına girdi. Aynı gün İstanbul'a gelen Mustafa Kemal'in "Geldikleri gibi giderler" sözü bu tabloya tepkidir.
Sınav ipucu: 13 Kasım 1918, İstanbul'un "fiilî" işgalidir; "resmî" işgal 16 Mart 1920'dir. Soruda hangi tarih verilirse hangi olayın istendiğine dikkat et.
Soru 13Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından kısa süre sonra İtilaf Devletleri'ne ait savaş gemileri başkente gelmiştir. İtilaf donanmasının İstanbul önlerine demirlediği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)13 Kasım 1918
- B)30 Ekim 1918
- C)15 Mayıs 1919
- D)16 Mart 1920
- E)18 Ocak 1919
Çözümü göster
Doğru cevap: A. İtilaf Devletleri'ne ait donanma 13 Kasım 1918'de İstanbul önlerine demirlemiştir. 30 Ekim 1918 Mondros'un imza tarihi, 16 Mart 1920 ise İstanbul'un resmen işgal tarihi olduğundan B ve D doğru değildir.
Kolay · Test 1
Soru 14Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan çekilmesini sağlayan ateşkes 1918 sonbaharında imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imza tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)11 Kasım 1918
- B)13 Kasım 1918
- C)18 Ocak 1919
- D)30 Ekim 1918
- E)10 Ağustos 1920
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918'de imzalanmıştır. 13 Kasım 1918 İtilaf donanmasının İstanbul'a gelişi, 10 Ağustos 1920 ise Sevr Antlaşması'nın imza tarihi olduğundan B ve E doğru değildir.
Kolay · Test 1
Soru 15Aşağıda I. Dünya Savaşı'nın sonu ile Millî Mücadele'nin hazırlık dönemine ait bazı gelişmeler verilmiştir: I. Paris Barış Konferansı'nın toplanması II. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması III. İzmir'in işgal edilmesi IV. İtilaf donanmasının İstanbul'a gelmesi Bu gelişmelerin kronolojik sırası aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
- A)I - II - III - IV
- B)II - IV - I - III
- C)III - I - IV - II
- D)IV - III - II - I
- E)II - I - IV - III
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Mondros 30 Ekim 1918'de imzalanmış, İtilaf donanması 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelmiş, Paris Barış Konferansı 18 Ocak 1919'da toplanmış, İzmir ise 15 Mayıs 1919'da işgal edilmiştir. Paris Konferansı'nı başa alan A ile İzmir'in işgalini başa alan C bu nedenle yanlıştır.
Zor · Test 1
3.Ordunun terhisi ve silahlara el konulması
Osmanlı ordusu, sınır güvenliği ve iç asayiş için gerekli sayı dışında terhis edilecek; silah, cephane ve donanma İtilaf Devletleri'ne teslim edilecekti. Amaç, işgallere karşı direniş imkânını baştan yok etmekti. Doğrudan sonucu ülkenin savunmasız kalması ve halkın kendi olanaklarıyla Kuva-yı Milliye birliklerini kurmasıdır. Kâzım Karabekir Paşa Erzurum'daki 15. Kolordu'yu dağıtmayarak Doğu'da direnişin çekirdeğini korudu.
Sınav ipucu: "Ordunun terhisi" maddesi sorulursa aranan sonuç "Kuva-yı Milliye'nin doğuşu"dur; "15. Kolordu" ifadesi Kâzım Karabekir'i işaret eder.
Soru 19Mondros Ateşkes Antlaşması ordunun terhis edilmesini öngörmesine karşın bazı komutanlar birliklerini dağıtmamak için çaba göstermiştir. Doğu Anadolu'da bulunan 15. Kolordu'yu dağıtmayarak Millî Mücadele'ye önemli bir askerî güç kazandıran komutan aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ali Fuat Paşa
- B)Refet Bey
- C)Kâzım Karabekir
- D)Rauf Bey
- E)Fevzi Paşa
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Erzurum'daki 15. Kolordu'nun komutanı Kâzım Karabekir, birliklerini dağıtmayarak Millî Mücadele'nin doğudaki en önemli askerî dayanağını korumuştur. Ali Fuat Paşa Ankara'daki 20. Kolordu'nun komutanı olduğundan A, Rauf Bey ise asker olmakla birlikte bu dönemde siyasi görevler üstlendiğinden D doğru değildir.
Orta · Test 2
Soru 21Mondros Ateşkes Antlaşması'na göre Osmanlı ordusu, sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli sayı dışında terhis edilecek; silah ve cephanesi İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakılacaktı. Bu hükmün amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Osmanlı Devleti'nin işgallere karşı direnme gücünü ortadan kaldırmak
- B)Osmanlı ordusunun modern silahlarla donatılmasını sağlamak
- C)Osmanlı Devleti'nin iç güvenliğini güçlendirmek
- D)Osmanlı Devleti'ne yeni topraklar kazandırmak
- E)Boğazlar'ın Osmanlı denetiminde kalmasını sağlamak
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Ordunun terhis edilmesi ve silahlara el konulması, planlanan işgallere karşı silahlı direniş olasılığını ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Antlaşma Osmanlı ordusunu güçlendirmediğinden B ve C, Boğazlar İtilaf denetimine bırakıldığından E doğru değildir.
Orta · Test 2
Soru 41Mondros Ateşkes Antlaşması'yla Osmanlı ordusunun terhis edilmesi, işgaller karşısında ülkenin savunmasız kalmasına yol açmıştır. Bu durumun doğrudan sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Halkın kendi olanaklarıyla direniş birlikleri kurması
- B)İstanbul Hükûmeti'nin işgallere silahla karşı koyması
- C)İtilaf Devletleri'nin işgalleri durdurması
- D)Azınlık cemiyetlerinin dağılması
- E)Osmanlı Devleti'nin yeni ittifaklar kurması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Ordunun terhis edilmesi, işgallere karşı koyacak düzenli bir gücün kalmaması sonucunu doğurmuş ve halk Kuva-yı Milliye adı altında örgütlenmiştir. İstanbul Hükûmeti silahlı direnişe girişmediğinden B, işgaller sürdüğünden C doğru değildir.
Orta · Test 3
4.7. madde: güvenlik gerekçesiyle işgal hakkı
İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekti. "Tehdit" tanımı İtilaf Devletleri'ne bırakıldığı için madde, Anadolu'nun her yerinin işgaline hukuki kılıf oldu; İzmir'in Yunanistan tarafından işgali de bu maddeye dayandırıldı. Antlaşmanın en tehlikeli ve en çok sorulan hükmüdür.
Sınav ipucu: "İşgale gerekçe gösterilen hüküm" sorusu 7. maddeyi ister; 24. madde yalnız Doğu'daki altı ile ilgilidir, İzmir'le karıştırma.
Soru 3Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesinde, İtilaf Devletleri'nin güvenliklerini tehdit eden bir durumun ortaya çıkması hâlinde herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekleri belirtilmiştir. Bu madde Osmanlı Devleti'nin egemenliği bakımından aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
- A)Osmanlı Devleti'nin sınırlarının genişlediğini
- B)Osmanlı ordusunun denetim yetkisinin arttığını
- C)Boğazlar'ın Osmanlı yönetiminde kaldığını
- D)İşgallerin Osmanlı Hükûmeti'nin onayına bağlandığını
- E)Ülke topraklarının bütünlüğünün güvencesiz kaldığını
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Hangi noktanın tehdit sayılacağına İtilaf Devletleri karar vereceğinden ülkenin her yeri işgale açık hâle gelmiş, toprak bütünlüğü güvencesiz kalmıştır. İşgaller için Osmanlı Hükûmeti'nin onayı aranmadığından D, Boğazlar İtilaf denetimine bırakıldığından C doğru değildir.
Orta · Test 1
Soru 9İzmir'in Yunanistan tarafından işgali, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın belirli bir hükmüne dayandırılmıştır. İşgale gerekçe gösterilen hüküm aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Boğazlar'ın açılmasını düzenleyen madde
- B)Ordunun terhisini düzenleyen madde
- C)Haberleşmenin denetimini düzenleyen madde
- D)Vilayat-ı Sitte ile ilgili 24. madde
- E)Stratejik noktaların işgaline izin veren 7. madde
Çözümü göster
Doğru cevap: E. İzmir'in işgali, İtilaf Devletleri'nin güvenliklerini tehdit eden durumlarda herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerini öngören 7. maddeye dayandırılmıştır. 24. madde Doğu Anadolu'daki altı ille ilgili olduğundan D, ordunun terhisini düzenleyen hüküm ise işgal yetkisi vermediğinden B doğru değildir.
Orta · Test 1
Soru 16Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hükümleri ve uygulanma biçimi birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Osmanlı Devleti'nin savunmasız bırakıldığı
- B)İşgaller için hukuki gerekçe oluşturulduğu
- C)Osmanlı topraklarının bütünlüğünün güvence altına alındığı
- D)Ulaşım ve haberleşmenin denetim altına alındığı
- E)Boğazlar üzerindeki Osmanlı denetiminin sona erdiği
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Mondros, 7. ve 24. maddeleriyle ülkeyi işgale açtığından toprak bütünlüğünün güvence altına alındığı söylenemez. Ordunun terhisi devleti savunmasız bıraktığından A, telgraf ve demiryollarının denetime bırakılması nedeniyle D söylenebilir.
Zor · Test 2
5.24. madde: Vilayat-ı Sitte
Altı ilde (Erzurum, Van, Bitlis, Sivas, Diyarbakır, Elazığ) karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri buraları işgal edebilecekti. Antlaşmanın İngilizce metninde bu iller "Ermeni vilayetleri" olarak anıldığından madde, Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurma hazırlığı sayılır. Ermeni cemiyetlerinin Doğu'da olay çıkarma çabaları da bu maddeyle ilişkilidir; bölge halkı buna karşı Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni kurdu.
Sınav ipucu: "Hangisi Vilayat-ı Sitte içinde yer almaz?" sorusunda Trabzon, Kars ve Erzincan çeldiricidir; altılı Erzurum-Van-Bitlis-Sivas-Diyarbakır-Elazığ'dır.
Soru 30Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesinde Vilayat-ı Sitte olarak adlandırılan altı ilde karışıklık çıkması hâlinde buraların işgal edilebileceği belirtilmiştir. Vilayat-ı Sitte aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
- A)Adana, Mersin, Antep, Maraş, Urfa, Antakya
- B)Bursa, Balıkesir, Manisa, Aydın, İzmir, Denizli
- C)Trabzon, Samsun, Ordu, Giresun, Rize, Sinop
- D)Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Sivas
- E)Konya, Antalya, Isparta, Burdur, Muğla, Afyon
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Vilayat-ı Sitte; Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ ve Sivas illerinden oluşmaktadır. A seçeneğindeki iller Fransız işgal bölgesini, E seçeneğindekiler ise İtalyan nüfuz alanını andırdığından bu illerle ilgisi bulunmamaktadır.
Kolay · Test 2
Soru 102Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesinde adı geçen ve karışıklık çıkması durumunda işgal edilebileceği belirtilen Vilayat-ı Sitte içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A)Erzurum
- B)Trabzon
- C)Bitlis
- D)Sivas
- E)Diyarbakır
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Vilayat-ı Sitte, Ermeni nüfusun yoğun olduğu ileri sürülen altı doğu ilini anlatır: Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ (Mamuretülaziz) ve Sivas. Trabzon bu altı il arasında değildir; Trabzon çevresi Rumların Pontus hedefiyle ilişkilendirilen bölgedir ve orada Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti kurulmuştur. Sivas ve Diyarbakır listede yer aldığı için D ve E doğru şık olamaz. Bu maddenin amacı, Doğu Anadolu'da bir Ermeni devletine hukuki zemin hazırlamaktı. Cevap B.
Orta · Test 7
Soru 65Ermeni cemiyetleri Doğu Anadolu'da çeşitli olaylar çıkararak bölgede karışıklık yaratmaya çalışmıştır. Bu faaliyetlerin Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hangi hükmüyle ilişkilendirilmesi mümkündür?
- A)Boğazlar'ın açılmasını öngören hüküm
- B)Ordunun terhisini öngören hüküm
- C)Haberleşmenin denetimini öngören hüküm
- D)Altı ilde karışıklık çıkarsa işgale izin veren 24. madde
- E)Silah ve cephaneye el konulmasını öngören hüküm
Çözümü göster
Doğru cevap: D. 24. madde, altı doğu ilinde karışıklık çıkması hâlinde buraların işgal edilebileceğini öngördüğünden Ermeni cemiyetleri olay çıkararak bu maddenin uygulanmasına zemin hazırlamak istemiştir. Boğazlar ve ordunun terhisiyle ilgili hükümler bu faaliyetlerle doğrudan bağlantılı olmadığından A ve B doğru değildir.
Orta · Test 5
6.Ulaşım ve haberleşmenin denetim altına alınması
Telgraf ve telsiz hatları, demiryolları, limanlar ve tersaneler İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakıldı; Toros tünelleri işgal edilecekti. Bu hükümlerin amacı işgalleri kolaylaştırmak ve Anadolu'da olası bir direnişin haberleşme-ulaşım imkânını elinden almaktı. Bunun yanında Hicaz, Yemen, Suriye ve Irak'taki Osmanlı birliklerinin en yakın İtilaf komutanlığına teslim olması istendi.
Sınav ipucu: "Telgraf hatları ve demiryolları" maddesinde aranan amaç "direnişi önlemek ve işgalleri kolaylaştırmak"tır; ekonomik amaç çeldiricidir.
Soru 10Mondros Ateşkes Antlaşması ile telgraf hatları, demiryolları, limanlar ve tersaneler İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakılmıştır. Bu hükümle amaçlanan aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Osmanlı ekonomisinin canlandırılmasını sağlamak
- B)Anadolu'da ulaşım ağının geliştirilmesini sağlamak
- C)Osmanlı Devleti'ne dış kredi imkânı sunmak
- D)Ülke içindeki haberleşme ve asker sevkini denetim altına almak
- E)Osmanlı Devleti'nin ticaret gelirlerini artırmak
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Ulaşım ve haberleşme araçlarının denetim altına alınması, olası bir direnişin örgütlenmesini ve birliklerin sevkini engellemeyi amaçlamıştır. Antlaşma Osmanlı ekonomisini canlandırmayı değil ülkeyi denetim altına almayı hedeflediğinden A ve E doğru değildir.
Orta · Test 1
Soru 16Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hükümleri ve uygulanma biçimi birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Osmanlı Devleti'nin savunmasız bırakıldığı
- B)İşgaller için hukuki gerekçe oluşturulduğu
- C)Osmanlı topraklarının bütünlüğünün güvence altına alındığı
- D)Ulaşım ve haberleşmenin denetim altına alındığı
- E)Boğazlar üzerindeki Osmanlı denetiminin sona erdiği
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Mondros, 7. ve 24. maddeleriyle ülkeyi işgale açtığından toprak bütünlüğünün güvence altına alındığı söylenemez. Ordunun terhisi devleti savunmasız bıraktığından A, telgraf ve demiryollarının denetime bırakılması nedeniyle D söylenebilir.
Zor · Test 2
Soru 24Mondros Ateşkes Antlaşması'nın adı ateşkes olmasına karşın uygulamada bir teslim belgesi gibi işlev gördüğü değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme en çok aşağıdakilerden hangisine dayandırılabilir?
- A)Antlaşmanın bir ada limanında imzalanmış olmasına
- B)Antlaşmayı Osmanlı adına bir bahriye nazırının imzalamış olmasına
- C)Antlaşmanın savaş tazminatına yer vermemesine
- D)Antlaşmanın azınlıklara ilişkin hüküm içermemesine
- E)Ordunun terhisini ve stratejik noktaların işgalini öngörmesine
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Ordunun terhisi ve herhangi bir stratejik noktanın işgal edilebilmesi, devleti savunmasız bırakarak antlaşmayı fiilen teslim belgesine dönüştürmüştür. Antlaşmanın imzalandığı yer ya da imzalayan kişinin görevi bu nitelikle ilgili olmadığından A ve B bu değerlendirmenin dayanağı olamaz.
Zor · Test 2
7.Mondros'un niteliği ve sonuçları
Adı ateşkes olmakla birlikte hükümleri bakımından bir teslim belgesidir: ordu dağıtılmış, boğazlar açılmış, ulaşım-haberleşme teslim edilmiş, işgale kapı aralanmıştır. Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, Wilson İlkeleri'ne aykırı işgaller başlamış, İstanbul Hükûmeti işgallere yazılı protestoyla yetinmiştir. Buna karşılık halk cemiyetler kurmuş, Kuva-yı Milliye doğmuş ve Millî Mücadele'nin zemini oluşmuştur.
Sınav ipucu: "Söylenemez" sorusunda "Osmanlı toprak bütünlüğü korundu" ya da "savaş tazminatı ödendi" gibi ifadeler yanlıştır; Mondros'ta toprak devri ve tazminat maddesi yoktur, bunlar Sevr'in konusudur.
Soru 23Mondros Ateşkes Antlaşması, adı ateşkes olmakla birlikte içeriği bakımından farklı bir nitelik taşımaktadır. Bu antlaşmanın niteliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Osmanlı Devleti'ne savaş öncesi sınırlarını geri kazandırdığı
- B)Fiilen bir teslim belgesi niteliği taşıdığı
- C)Osmanlı Devleti'nin bağımsızlığını güvence altına aldığı
- D)Yalnızca askerî konuları düzenleyen sınırlı bir metin olduğu
- E)İtilaf Devletleri'nin isteklerini sınırlandırdığı
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Ordunun terhisi, stratejik noktaların işgaline izin verilmesi ve ulaşım-haberleşmenin denetime bırakılması nedeniyle Mondros fiilen bir teslim belgesi niteliğindedir. Antlaşma bağımsızlığı güvenceye almadığından C, İtilaf Devletleri'nin isteklerini sınırlandırmadığından E doğru değildir.
Kolay · Test 2
Soru 24Mondros Ateşkes Antlaşması'nın adı ateşkes olmasına karşın uygulamada bir teslim belgesi gibi işlev gördüğü değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme en çok aşağıdakilerden hangisine dayandırılabilir?
- A)Antlaşmanın bir ada limanında imzalanmış olmasına
- B)Antlaşmayı Osmanlı adına bir bahriye nazırının imzalamış olmasına
- C)Antlaşmanın savaş tazminatına yer vermemesine
- D)Antlaşmanın azınlıklara ilişkin hüküm içermemesine
- E)Ordunun terhisini ve stratejik noktaların işgalini öngörmesine
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Ordunun terhisi ve herhangi bir stratejik noktanın işgal edilebilmesi, devleti savunmasız bırakarak antlaşmayı fiilen teslim belgesine dönüştürmüştür. Antlaşmanın imzalandığı yer ya da imzalayan kişinin görevi bu nitelikle ilgili olmadığından A ve B bu değerlendirmenin dayanağı olamaz.
Zor · Test 2
Soru 93Mondros'tan sonra İstanbul Hükûmeti işgallere karşı yalnızca yazılı protestolarla yetinirken Anadolu'da halk silahlı direnişe yönelmiştir. Bu durumun sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İşgallerin kısa sürede sona ermesi
- B)Ülke yönetiminde iki başlı bir yapının ortaya çıkması
- C)Azınlık cemiyetlerinin dağılması
- D)Osmanlı ordusunun yeniden kurulması
- E)İtilaf Devletleri'nin Anadolu'dan çekilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. İstanbul'daki merkezî yönetim ile Anadolu'daki direniş hareketinin farklı yollar izlemesi, ülkede iki başlı bir yapının doğmasına yol açmıştır. İşgaller sona ermediğinden A ve E, ordu bu dönemde yeniden kurulmadığından D doğru değildir.
Orta · Test 7
8.Mondros sonrası işgaller: kim, nereyi?
İlk işgal İngiltere'nin Musul'u alması oldu (ateşkesten günler sonra). İngiltere ayrıca Urfa, Antep, Maraş, İskenderun, Samsun, Merzifon ve Batum'a girdi; 1919 sonbaharında Urfa-Antep-Maraş'ı Fransa'ya devretti. Fransa Adana ve çevresini (Çukurova, Mersin, Dörtyol), İtalya Antalya, Konya, Muğla, Fethiye, Marmaris ve Kuşadası'nı, Yunanistan 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etti. Doğu'da Ermeniler Kars yöresinde harekete geçti.
Sınav ipucu: Adana → Fransa, Antalya-Konya → İtalya, Musul-Samsun-Merzifon → İngiltere. Urfa-Antep-Maraş'ta "önce İngiliz sonra Fransız" sırası ayrıca sorulur.
Soru 6Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İtalya, kendisine vaat edilen bölgelerde işgale girişmiştir. İtalya'nın Anadolu'da işgal ettiği bölge aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Musul ve çevresi
- B)Antalya ve çevresi
- C)Adana ve çevresi
- D)İzmir ve çevresi
- E)Samsun ve çevresi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. İtalya, gizli antlaşmalarla kendisine vaat edilen Antalya ve çevresini işgal etmiştir. Musul'u İngiltere, Adana'yı Fransa, İzmir'i ise Yunanistan işgal ettiğinden A, C ve D doğru değildir.
Orta · Test 1
Soru 1Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İngiltere, Anadolu'nun kuzeyinde de bazı noktaları denetim altına almıştır. Aşağıdaki yerlerden hangisi Mondros'tan sonra İngiltere tarafından işgal edilmiştir?
- A)Antalya
- B)Adana
- C)Konya
- D)Samsun
- E)İzmir
Çözümü göster
Doğru cevap: D. İngiltere, Mondros'tan sonra Karadeniz kıyısındaki Samsun'u ve iç kesimde kalan Merzifon'u denetim altına almıştır. Antalya ve Konya İtalya'nın, Adana Fransa'nın, İzmir ise Yunanistan'ın işgal ettiği yerler olduğundan A, B, C ve E doğru değildir.
Kolay · Test 1
Soru 30Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesinde Vilayat-ı Sitte olarak adlandırılan altı ilde karışıklık çıkması hâlinde buraların işgal edilebileceği belirtilmiştir. Vilayat-ı Sitte aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
- A)Adana, Mersin, Antep, Maraş, Urfa, Antakya
- B)Bursa, Balıkesir, Manisa, Aydın, İzmir, Denizli
- C)Trabzon, Samsun, Ordu, Giresun, Rize, Sinop
- D)Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Sivas
- E)Konya, Antalya, Isparta, Burdur, Muğla, Afyon
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Vilayat-ı Sitte; Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ ve Sivas illerinden oluşmaktadır. A seçeneğindeki iller Fransız işgal bölgesini, E seçeneğindekiler ise İtalyan nüfuz alanını andırdığından bu illerle ilgisi bulunmamaktadır.
Kolay · Test 2
9.Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919)
Savaşın galipleri, yenilenlerle yapılacak barış antlaşmalarının esaslarını belirlemek için Paris'te toplandı. Konferansta manda sistemi ve Milletler Cemiyeti'nin kurulması kabul edildi. Gizli antlaşmalarla İtalya'ya vaat edilen İzmir ve çevresi, İngiltere'nin desteğiyle Yunanistan'a bırakıldı; İtalya buna tepki gösterip konferansı terk etti ve İtilaf bloğunda ilk çatlak oluştu. Osmanlı ile barış, Anadolu'nun paylaşımı konusunda anlaşılamadığı için ertelendi.
Sınav ipucu: Konferansın "amacı" sorusunda cevap "barış antlaşmalarının esaslarını belirlemek"tir; İzmir'in Yunanistan'a bırakılması ise "İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılığı"nın kanıtıdır.
Soru 418 Ocak 1919'da toplanan Paris Barış Konferansı'nda savaşın galipleri bir araya gelmiştir. Bu konferansın amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü güvence altına almak
- B)Milletler Cemiyeti'ni feshetmek
- C)Yenilen devletlerle yapılacak barışın esaslarını belirlemek
- D)Wilson İlkeleri'ni yürürlükten kaldırmak
- E)İtilaf Devletleri arasındaki savaşı sona erdirmek
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Paris Barış Konferansı, yenilen devletlerle imzalanacak barış antlaşmalarının esaslarını ve paylaşımı belirlemek amacıyla toplanmıştır. Konferansta Osmanlı toprakları paylaşıma konu edildiğinden A, İtilaf Devletleri kendi aralarında savaşmadığından E doğru değildir.
Orta · Test 1
Soru 106Paris Barış Konferansı'nda benimsenen manda yönetimi, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra bazı Osmanlı aydınları arasında da bir kurtuluş yolu olarak tartışılmıştır. Manda yönetimini sömürge yönetiminden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yönetilen toprakların doğrudan ilhak edilerek yönetilmesi
- B)Mandater devletin bölgede hiçbir askerî güç bulundurmaması
- C)Yönetimin Milletler Cemiyeti adına ve geçici olarak üstlenilmesi
- D)Manda yönetiminin yalnızca Avrupa kıtasında uygulanabilmesi
- E)Mandater devletin bölge halkının oyuyla seçilerek belirlenmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Manda sisteminde bir devlet, Milletler Cemiyeti adına ve o toprakların halkı kendini yönetebilecek düzeye gelene kadar geçici olarak yönetme görevini üstlendiğini ileri sürer; sömürgede ise toprak doğrudan ilhak edilir ve süresiz biçimde elde tutulur. Bu nedenle doğrudan ilhaktan söz eden A tam olarak sömürge yönetimini tanımlar. Manda altındaki bölgelerde mandater devletin askerî varlığı bulunduğundan B, sistem Ortadoğu ve Afrika'da uygulandığından D yanlıştır. Mandater devlet halkın oyuyla değil konferans kararıyla belirlendiği için E de doğru değildir. Cevap C.
Zor · Test 8
Soru 101Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra gerçekleştirilen işgallerle ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmiştir: I. Fransa, Çukurova bölgesini denetimi altına almıştır. II. İtalya, Antalya ve çevresine asker çıkarmıştır. III. Yunanistan İzmir'i, antlaşmanın Vilayat-ı Sitte'ye ilişkin 24. maddesine dayanarak işgal etmiştir. Bu bilgilerden hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve III
- D)I ve II
- E)II ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Fransa Adana ve çevresini, İtalya ise Antalya ve çevresini işgal etmiştir; bu nedenle I ve II doğrudur. İzmir'in işgali ise Vilayat-ı Sitte ile ilgili 24. maddeye değil, İtilaf Devletleri'ne herhangi bir stratejik noktayı işgal etme yetkisi tanıyan 7. maddeye ve Paris Barış Konferansı'nın kararına dayandırılmıştır; 24. madde yalnızca altı doğu ilini ilgilendirir. Dolayısıyla III yanlıştır ve III'ü içeren C ile E elenir. Yalnız I ya da yalnız II diyen seçenekler ise doğru öncüllerden birini gereksiz yere dışarıda bıraktığı için geçersizdir. Cevap D.
Zor · Test 7
10.İzmir'in işgali (15 Mayıs 1919)
Yunanistan, Paris'te aldığı onayla ve Mondros'un 7. maddesine dayanarak İzmir'i işgal etti; gazeteci Hasan Tahsin işgal kuvvetlerine ilk kurşunu attı. Sonuçları: Türk halkının en büyük tepkisi doğdu, işgallere karşı direniş bölgesel olmaktan çıkıp ulusal boyut kazandı, Kuva-yı Milliye birliklerinin ortaya çıkışı hızlandı, ülke genelinde protesto mitingleri düzenlendi ve Amiral Bristol raporu hazırlandı. Mustafa Kemal işgalin ertesi günü Samsun'a hareket etti.
Sınav ipucu: İzmir'in işgalinin dayanağı 7. madde, incelemesi Bristol raporu, doğurduğu cemiyet Redd-i İlhak'tır; üçü tek soruda karışık gelir.
Soru 20İzmir'in işgalinin sonuçlarıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Kuva-yı Milliye birliklerinin ortaya çıkışı hızlanmıştır. II. İşgallere karşı tepki ulusal bir nitelik kazanmıştır. III. İstanbul Hükûmeti işgalcilere karşı silahlı direniş başlatmıştır. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)II ve III
- D)I ve II
- E)I, II ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: D. İzmir'in işgali silahlı direniş gruplarının doğuşunu hızlandırmış ve tepkiyi ulusal bir dalgaya dönüştürmüştür; bu nedenle I ve II doğrudur. İstanbul Hükûmeti yalnızca yazılı protestolarla yetindiğinden III yanlıştır ve III'ü içeren B, C ile E elenir.
Zor · Test 2
Soru 90İzmir'in işgali yalnızca Batı Anadolu'da değil, ülkenin dört bir yanında protesto mitinglerine ve tepkilere yol açmıştır. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
- A)İşgalin İstanbul Hükûmeti'nce onaylandığının
- B)Tepkinin yalnızca işgal bölgesiyle sınırlı kaldığının
- C)İşgallere karşı tepkinin ulusal bir nitelik kazandığının
- D)Azınlıkların işgale karşı çıktığının
- E)İtilaf Devletleri'nin işgali durdurduğunun
Çözümü göster
Doğru cevap: C. İzmir'in işgalinin bütün yurtta tepkiyle karşılanması, direnişin bölgesel olmaktan çıkıp ulusal bir nitelik kazandığını göstermektedir. Tepki işgal bölgesiyle sınırlı kalmadığından B, işgaller sürdüğünden E doğru değildir.
Orta · Test 6
Soru 7Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra gerçekleştirilen işgaller içinde Türk halkında en büyük tepkiye yol açanı Batı Anadolu'da yaşanmıştır. İzmir'in işgal edildiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)15 Mayıs 1919
- B)19 Mayıs 1919
- C)23 Nisan 1920
- D)13 Kasım 1918
- E)22 Haziran 1919
Çözümü göster
Doğru cevap: A. İzmir 15 Mayıs 1919'da Yunan kuvvetlerince işgal edilmiştir. 19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkış tarihi, 23 Nisan 1920 ise TBMM'nin açılış tarihi olduğundan B ve C doğru değildir.
Kolay · Test 1
11.İstanbul mitingleri ve Sultanahmet
İzmir'in işgali İstanbul'da Fatih, Üsküdar, Kadıköy ve Sultanahmet'te on binlerin katıldığı mitinglerle protesto edildi; Sultanahmet Mitingi'nde Halide Edip'in konuşması dönemin simgesi oldu. Mitingler İstanbul Hükûmeti'nin değil halkın tepkisiydi ve işgale karşı tepkinin ülke ölçeğinde birleştiğini gösterdi. Anadolu'da da Denizli, Erzurum ve diğer illerde protesto toplantıları yapıldı.
Sınav ipucu: "Halide Edip'in konuştuğu miting" Sultanahmet'tir; ülkenin dört yanındaki mitingler ise "tepkinin ulusal nitelik kazandığının göstergesi" olarak sorulur.
Soru 89İzmir'in işgalinden sonra İstanbul'da, on binlerce kişinin katıldığı ve işgallerin protesto edildiği büyük bir miting düzenlenmiştir. Halide Edip Adıvar'ın da konuşma yaptığı bu miting aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Erzurum Mitingi
- B)Alaşehir Mitingi
- C)Balıkesir Mitingi
- D)Sultanahmet Mitingi
- E)Havza Mitingi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. İzmir'in işgalini protesto etmek amacıyla İstanbul'da düzenlenen Sultanahmet Mitingi, işgallere karşı en geniş katılımlı gösterilerden biri olmuştur. Soru kökünde mitingin İstanbul'da düzenlendiği ve Halide Edip Adıvar'ın konuştuğu belirtildiğinden Anadolu şehirlerini işaret eden A, B, C ve E seçenekleri söz konusu olamaz. İzmir'in işgali Anadolu'nun pek çok yerinde de mitinglerle protesto edilmiştir; ancak Balıkesir ve Alaşehir adları Millî Mücadele'de asıl olarak 1919'da toplanan bölgesel kongrelerle anılır.
Kolay · Test 6
Soru 100Millî Kongre Cemiyeti ile Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin ikisi de Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'da aydınların öncülüğünde kurulmuş ve çalışmalarını büyük ölçüde basın yayın yoluyla yürütmüştür. Bu iki cemiyet arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Birincisinin tam bağımsızlığı, ikincisinin ABD mandasını savunması
- B)Birincisinin Anadolu'da, ikincisinin İstanbul'da kurulmuş olması
- C)Birincisinin silahlı direnişi, ikincisinin mitingleri örgütlemesi
- D)Birincisinin Müslümanlar, ikincisinin azınlıklar tarafından kurulması
- E)Birincisinin saltanata, ikincisinin halifeliğe karşı çıkması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Dr. Esat Işık Paşa'nın öncülüğünde kurulan Millî Kongre Cemiyeti, Türk milletinin haklılığını anlatan broşürleri yabancı dillerde yayımlayarak bağımsızlık davasını savunmuş, bu yüzden millî varlığı koruyan cemiyetler arasında sayılmıştır. Wilson Prensipleri Cemiyeti ise kurtuluşun ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin mandası altında sağlanabileceğini ileri sürdüğü için zararlı cemiyetler arasında yer alır. Her iki cemiyet de İstanbul'da kurulduğundan B, ikisi de silahlı mücadele yürütmediğinden C yanlıştır. İkisi de Türk aydınlarınca kurulduğu için D de geçerli değildir. Cevap A.
Zor · Test 7
Soru 90İzmir'in işgali yalnızca Batı Anadolu'da değil, ülkenin dört bir yanında protesto mitinglerine ve tepkilere yol açmıştır. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
- A)İşgalin İstanbul Hükûmeti'nce onaylandığının
- B)Tepkinin yalnızca işgal bölgesiyle sınırlı kaldığının
- C)İşgallere karşı tepkinin ulusal bir nitelik kazandığının
- D)Azınlıkların işgale karşı çıktığının
- E)İtilaf Devletleri'nin işgali durdurduğunun
Çözümü göster
Doğru cevap: C. İzmir'in işgalinin bütün yurtta tepkiyle karşılanması, direnişin bölgesel olmaktan çıkıp ulusal bir nitelik kazandığını göstermektedir. Tepki işgal bölgesiyle sınırlı kalmadığından B, işgaller sürdüğünden E doğru değildir.
Orta · Test 6
12.Amiral Bristol Raporu
İzmir'in işgalinden sonra bölgedeki durumu incelemekle görevlendirilen Amerikalı Amiral Bristol başkanlığındaki komisyon, İzmir ve çevresinde Rumların değil Türklerin çoğunlukta olduğunu, işgalin haksız olduğunu ve olaylardan Yunanistan'ın sorumlu bulunduğunu bildirdi. Millî Mücadele'nin haklılığını kabul eden ilk uluslararası belge sayılır.
Sınav ipucu: Bristol = İzmir ve Yunan işgali; Harbord = Doğu Anadolu ve Ermeni iddiası. İkisi karıştırılırsa soru gider.
Soru 11İzmir'in işgalinden sonra bölgedeki durumu yerinde incelemek üzere görevlendirilen Amerikalı bir amiralin hazırladığı rapor, Yunan iddialarını çürütmüştür. Sözü edilen rapor aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Harbord Raporu
- B)Bristol Raporu
- C)Calthorpe Raporu
- D)Milne Raporu
- E)Wilson Raporu
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Amiral Bristol'ün hazırladığı rapor, İzmir ve çevresinde Türklerin çoğunlukta olduğunu ve işgalin haksızlığını ortaya koymuştur. Harbord Raporu Doğu Anadolu'daki durumla ilgili olduğundan A, Calthorpe ise Mondros'u imzalayan İngiliz amiral olduğundan C doğru değildir.
Orta · Test 1
Soru 25Amiral Bristol ve General Harbord raporları, Millî Mücadele'nin haklılığı bakımından benzer sonuçlar içermektedir. Bu iki raporun ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İncelenen bölgelerde Türklerin çoğunlukta olduğunu ortaya koymaları
- B)Osmanlı Devleti'nin savaş tazminatı ödemesini önermeleri
- C)Anadolu'nun İngiliz mandasına verilmesini savunmaları
- D)Boğazlar'ın Rusya'ya bırakılmasını istemeleri
- E)Osmanlı ordusunun yeniden kurulmasını önermeleri
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Her iki rapor da incelenen bölgelerde Türk nüfusunun çoğunlukta olduğunu ve azınlık iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymuştur. Raporlarda Boğazlar'ın Rusya'ya bırakılması ya da ordunun yeniden kurulması gibi öneriler yer almadığından D ve E doğru değildir.
Orta · Test 2
Soru 8Mondros Ateşkes Antlaşması'nda İtilaf Devletleri'ni temsil eden kişi, İngiliz Akdeniz Filosu komutanıydı. Antlaşmayı İtilaf Devletleri adına imzalayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)General Harbord
- B)Amiral Calthorpe
- C)Amiral Bristol
- D)General Milne
- E)Mareşal Foch
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Mondros Ateşkes Antlaşması'nı İtilaf Devletleri adına İngiliz Amiral Calthorpe imzalamıştır. Amiral Bristol ve General Harbord, Anadolu'daki durumu incelemek üzere görevlendirilen ve raporlarıyla tanınan Amerikalı görevliler olduğundan C ve A doğru değildir.
Orta · Test 1
13.General Harbord Raporu
ABD, Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulup kurulamayacağını ve Ermeni mandasını incelemek için General Harbord'u bölgeye gönderdi. Harbord, Sivas'ta Mustafa Kemal ile de görüştü; raporunda bölgede Türklerin ezici çoğunlukta olduğunu, Ermeni devletinin ancak zorla kurulabileceğini yazdı. Amerikan Kongresi manda üstlenmeyi reddetti. Bristol ve Harbord raporları Türk tezini desteklese de İtilaf Devletleri'nin uygulamaları değişmedi ve işgaller sürdü.
Sınav ipucu: İki raporun ortak yönü "Türklerin haklılığını ve bölgedeki Türk çoğunluğunu ortaya koymaları"dır; işgallerin sürmesi ise İtilaf'ın raporları dikkate almadığını gösterir.
Soru 5Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulup kurulamayacağını incelemek üzere bölgeye gönderilen Amerikalı generalin raporu, bölgede Türklerin çoğunlukta olduğunu ortaya koymuştur. Sözü edilen rapor aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bristol Raporu
- B)Calthorpe Raporu
- C)Wilson Raporu
- D)Harbord Raporu
- E)Milne Raporu
Çözümü göster
Doğru cevap: D. General Harbord başkanlığındaki heyet Doğu Anadolu'yu incelemiş ve bölgede Ermenilerin azınlıkta olduğunu, bir Ermeni devleti kurulmasının gerçekçi olmadığını raporunda belirtmiştir. Bristol Raporu İzmir ve Batı Anadolu ile ilgili olduğundan A, Calthorpe ise rapor hazırlayan bir heyet başkanı olmadığından B doğru değildir.
Zor · Test 1
Soru 25Amiral Bristol ve General Harbord raporları, Millî Mücadele'nin haklılığı bakımından benzer sonuçlar içermektedir. Bu iki raporun ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İncelenen bölgelerde Türklerin çoğunlukta olduğunu ortaya koymaları
- B)Osmanlı Devleti'nin savaş tazminatı ödemesini önermeleri
- C)Anadolu'nun İngiliz mandasına verilmesini savunmaları
- D)Boğazlar'ın Rusya'ya bırakılmasını istemeleri
- E)Osmanlı ordusunun yeniden kurulmasını önermeleri
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Her iki rapor da incelenen bölgelerde Türk nüfusunun çoğunlukta olduğunu ve azınlık iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymuştur. Raporlarda Boğazlar'ın Rusya'ya bırakılması ya da ordunun yeniden kurulması gibi öneriler yer almadığından D ve E doğru değildir.
Orta · Test 2
Soru 11İzmir'in işgalinden sonra bölgedeki durumu yerinde incelemek üzere görevlendirilen Amerikalı bir amiralin hazırladığı rapor, Yunan iddialarını çürütmüştür. Sözü edilen rapor aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Harbord Raporu
- B)Bristol Raporu
- C)Calthorpe Raporu
- D)Milne Raporu
- E)Wilson Raporu
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Amiral Bristol'ün hazırladığı rapor, İzmir ve çevresinde Türklerin çoğunlukta olduğunu ve işgalin haksızlığını ortaya koymuştur. Harbord Raporu Doğu Anadolu'daki durumla ilgili olduğundan A, Calthorpe ise Mondros'u imzalayan İngiliz amiral olduğundan C doğru değildir.
Orta · Test 1
14.Cemiyetlerin sınıflandırılması
Mondros'tan sonra kurulan cemiyetler amaçlarına göre ikiye ayrılır: millî varlığa yararlı (Müdafaa-i Hukuk) cemiyetler ile zararlı cemiyetler. Zararlılar kurucularına göre iki alt gruptur: azınlıkların kurdukları (Mavri Mira, Etnik-i Eterya, Pontus Rum, Hınçak, Taşnak, Alyans İsrailit, Makabi) ve Türklerin kurduğu millî varlığa düşman cemiyetler (İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri, Teali-i İslam, Sulh ve Selamet-i Osmaniye, Kürt Teali, Hürriyet ve İtilaf). Her iki zararlı grup da Millî Mücadele'nin karşısındadır; ayrıldıkları nokta amaçtır.
Sınav ipucu: "Azınlıklar tarafından kurulanlar arasında yer almaz" sorusunda İngiliz Muhipleri veya Wilson Prensipleri cevaptır; bunlar Türklerin kurduğu düşman cemiyetlerdir.
Soru 66Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Osmanlı ülkesinde kurulan zararlı cemiyetler, azınlıkların kurdukları ve millî varlığa düşman olanlar biçiminde iki grupta incelenmektedir. Aşağıdakilerden hangisi azınlıklar tarafından kurulan cemiyetlerden biridir?
- A)Teali-i İslam Cemiyeti
- B)Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası
- C)Kürt Teali Cemiyeti
- D)Etnik-i Eterya Cemiyeti
- E)İngiliz Muhipleri Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Etnik-i Eterya, Rumlar tarafından kurulan ve Yunanistan'ın yayılmacı emellerine hizmet eden bir cemiyettir. Teali-i İslam ve İngiliz Muhipleri cemiyetleri Türkler tarafından kurulmuş millî varlığa düşman cemiyetler olduğundan A ve E doğru değildir.
Kolay · Test 5
Soru 99Mondros'tan sonra kurulan millî cemiyetler ile zararlı cemiyetler amaçları bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Bu iki grup karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Millî cemiyetler bütünlüğü, zararlı cemiyetler bölünmeyi savunmuştur.
- B)Her iki grup da işgallere karşı silahlı direniş örgütlemiştir.
- C)Her iki grup da yalnızca İstanbul'da faaliyet göstermiştir.
- D)Millî cemiyetler azınlıklar tarafından kurulmuştur.
- E)Zararlı cemiyetler Sivas Kongresi'nde birleştirilmiştir.
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Millî cemiyetler vatanın bütünlüğünü korumayı, zararlı cemiyetler ise ya toprakların bölünmesini ya da manda yönetimini savunmuştur. Sivas Kongresi'nde birleştirilenler millî cemiyetler olduğundan E, millî cemiyetler Türkler tarafından kurulduğundan D doğru değildir.
Zor · Test 7
Soru 58Mondros'tan sonra kurulan zararlı cemiyetler, kurucularına göre iki ayrı grupta değerlendirilmektedir. Aşağıdaki cemiyetlerden hangisi azınlıklar tarafından kurulanlar arasında yer almaz?
- A)Mavri Mira Cemiyeti
- B)Hınçak Cemiyeti
- C)Teali-i İslam Cemiyeti
- D)Makabi Cemiyeti
- E)Pontus Rum Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Teali-i İslam Cemiyeti, Türkler tarafından kurulan ve millî varlığa düşman sayılan cemiyetlerdendir. Mavri Mira ve Pontus Rumların, Hınçak Ermenilerin, Makabi ise Musevilerin cemiyeti olduğundan A, B, D ve E azınlık cemiyetleridir.
Kolay · Test 4
15.Rum cemiyetleri: Mavri Mira, Etnik-i Eterya, Pontus
Mavri Mira, İstanbul Rum Patrikhanesi'nin desteğiyle Batı Anadolu ve Trakya'da Megali İdea (Bizans'ı diriltme) amacıyla çalıştı; Yunan Kızılhaçı, Rum okulları ve izci örgütleriyle çete faaliyetlerini örgütledi. Etnik-i Eterya, XIX. yüzyıl başında Yunan bağımsızlığı için kurulmuş, Mondros'tan sonra yeniden canlanmıştı. Pontus Rum Cemiyeti ise Karadeniz'de Trabzon merkezli bir Rum devleti kurmayı hedefledi; Merzifon Amerikan Koleji faaliyetlerinde üs olarak kullanıldı.
Sınav ipucu: Rum örgütlenmesini destekleyen dinî kurum "Fener Rum Patrikhanesi"dir; Pontus'a karşı kurulan millî cemiyet Trabzon Muhafaza-i Hukuk'tur.
Soru 103XIX. yüzyılın sonlarında kurulan ve Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra faaliyetlerini artırarak Doğu Anadolu ile Çukurova'da bağımsız bir Ermeni devleti kurmayı amaçlayan örgütler aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Mavri Mira Cemiyeti
- B)Etnik-i Eterya Cemiyeti
- C)Hınçak ve Taşnak komiteleri
- D)Alyans İsrailit Cemiyeti
- E)Pontus Rum Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Hınçak ve Taşnaksütyun, XIX. yüzyıl sonunda kurulan Ermeni ihtilal komiteleridir; Mondros'tan sonra işgal ortamından yararlanarak Doğu Anadolu ve Çukurova'da bağımsız bir Ermeni devleti kurma amacıyla silahlı faaliyetlerini yoğunlaştırmışlardır. Mavri Mira ile Etnik-i Eterya, Rumların Megali İdea doğrultusunda çalışan örgütleridir; Pontus Rum Cemiyeti ise Karadeniz kıyısında bir Rum devleti hedefler, dolayısıyla üçü de Ermenilerle ilgili değildir. Alyans İsrailit ise Musevilerin eğitim ve kültür alanında çalışan örgütüdür. Cevap C.
Kolay · Test 7
Soru 35Mondros'tan sonra Ermeniler, Doğu Anadolu ve Çukurova'da örgütlenerek işgalcilerle iş birliği yapmıştır. Aşağıdakilerden hangisi Ermeniler tarafından kurulan cemiyetlerden biridir?
- A)Mavri Mira Cemiyeti
- B)Hınçak Cemiyeti
- C)Etnik-i Eterya Cemiyeti
- D)Makabi Cemiyeti
- E)Pontus Rum Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Hınçak, Taşnaksutyun ile birlikte Ermenilerin kurduğu cemiyetlerdendir. Mavri Mira, Etnik-i Eterya ve Pontus Rumların, Makabi ise Musevilerin kurduğu cemiyetler olduğundan A, C, D ve E doğru değildir.
Kolay · Test 3
Soru 51Yunanistan'ın Mondros sonrasındaki isteklerinin temelinde, eski Bizans topraklarını kapsayan geniş bir devlet kurma düşüncesi bulunmaktadır. Bu düşünce aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktadır?
- A)Panslavizm
- B)Megali İdea
- C)Pancermenizm
- D)Panislamizm
- E)Turancılık
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Yunanlıların eski Bizans topraklarını içine alan büyük bir devlet kurma ülküsüne Megali İdea denir. Panslavizm Rusya'nın Slav birliği politikası olduğundan A, Turancılık ise Türk topluluklarını birleştirmeyi savunan düşünce olduğundan E doğru değildir.
Kolay · Test 4
16.Ermeni ve Musevi cemiyetleri: Hınçak, Taşnak, Alyans İsrailit
XIX. yüzyıl sonlarında kurulan Hınçak ve Taşnaksutyun cemiyetleri Mondros'tan sonra etkinliklerini artırarak Doğu Anadolu ve Çukurova'da bağımsız bir Ermeni devleti kurmayı amaçladı; Fransız işgalcilerle iş birliği yaptı, Doğu'da karışıklık çıkararak 24. maddenin işletilmesine zemin hazırlamaya çalıştı. Museviler ise Alyans İsrailit ve Makabi cemiyetleriyle İstanbul çevresinde örgütlendi; bunlar daha çok ekonomik ve kültürel çıkarları korumaya yönelikti.
Sınav ipucu: Azınlık cemiyetlerinin ortak amacı "Osmanlı'nın parçalanmasından yararlanıp kendi devletlerini kurmak ya da çıkarlarını korumak"tır; hepsinin ortak aracı okul, kilise, hastane ve hayır kurumlarıdır.
Soru 53Mondros'tan sonra Museviler de İstanbul ve çevresinde cemiyetler kurarak faaliyet göstermiştir. Aşağıdakilerden hangisi Museviler tarafından kurulan cemiyetlerden biridir?
- A)Pontus Rum Cemiyeti
- B)Taşnaksutyun Cemiyeti
- C)Makabi Cemiyeti
- D)Mavri Mira Cemiyeti
- E)Hınçak Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Makabi, Alyans İsrailit ile birlikte Museviler tarafından kurulan cemiyetlerdendir. Pontus ve Mavri Mira Rumların, Taşnaksutyun ve Hınçak ise Ermenilerin cemiyetleri olduğundan A, B, D ve E doğru değildir.
Kolay · Test 4
Soru 35Mondros'tan sonra Ermeniler, Doğu Anadolu ve Çukurova'da örgütlenerek işgalcilerle iş birliği yapmıştır. Aşağıdakilerden hangisi Ermeniler tarafından kurulan cemiyetlerden biridir?
- A)Mavri Mira Cemiyeti
- B)Hınçak Cemiyeti
- C)Etnik-i Eterya Cemiyeti
- D)Makabi Cemiyeti
- E)Pontus Rum Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Hınçak, Taşnaksutyun ile birlikte Ermenilerin kurduğu cemiyetlerdendir. Mavri Mira, Etnik-i Eterya ve Pontus Rumların, Makabi ise Musevilerin kurduğu cemiyetler olduğundan A, C, D ve E doğru değildir.
Kolay · Test 3
Soru 103XIX. yüzyılın sonlarında kurulan ve Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra faaliyetlerini artırarak Doğu Anadolu ile Çukurova'da bağımsız bir Ermeni devleti kurmayı amaçlayan örgütler aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Mavri Mira Cemiyeti
- B)Etnik-i Eterya Cemiyeti
- C)Hınçak ve Taşnak komiteleri
- D)Alyans İsrailit Cemiyeti
- E)Pontus Rum Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Hınçak ve Taşnaksütyun, XIX. yüzyıl sonunda kurulan Ermeni ihtilal komiteleridir; Mondros'tan sonra işgal ortamından yararlanarak Doğu Anadolu ve Çukurova'da bağımsız bir Ermeni devleti kurma amacıyla silahlı faaliyetlerini yoğunlaştırmışlardır. Mavri Mira ile Etnik-i Eterya, Rumların Megali İdea doğrultusunda çalışan örgütleridir; Pontus Rum Cemiyeti ise Karadeniz kıyısında bir Rum devleti hedefler, dolayısıyla üçü de Ermenilerle ilgili değildir. Alyans İsrailit ise Musevilerin eğitim ve kültür alanında çalışan örgütüdür. Cevap C.
Kolay · Test 7
17.İngiliz Muhipleri Cemiyeti
İstanbul'da kurulan cemiyet, Osmanlı'nın ancak İngiltere'nin koruyuculuğu (himayesi) altında ayakta kalabileceğini savundu. Sait Molla ve İngiliz Rahip Frew öne çıkan isimleridir; Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit'in de destek verdiği bilinir. Anadolu'da Millî Mücadele karşıtı ayaklanmaların kışkırtılmasında rol oynadı.
Sınav ipucu: "İngiltere'nin koruyuculuğu" ifadesi doğrudan bu cemiyeti işaret eder; Amerikan koruyuculuğu ise Wilson Prensipleri Cemiyeti'dir.
Soru 38İstanbul'da kurulan bir cemiyet, Osmanlı Devleti'nin ancak İngiltere'nin koruyuculuğunda ayakta kalabileceğini savunmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Wilson Prensipleri Cemiyeti
- B)Millî Kongre Cemiyeti
- C)Kilikyalılar Cemiyeti
- D)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- E)İngiliz Muhipleri Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: E. İngiliz Muhipleri Cemiyeti, ülkenin İngiliz mandasına girmesini savunmuştur. Wilson Prensipleri Cemiyeti Amerikan mandasını savunduğundan A, Millî Kongre Cemiyeti ise Türk davasını dünyaya duyurmayı amaçlayan millî bir örgüt olduğundan B doğru değildir.
Kolay · Test 3
Soru 31Millî Mücadele döneminde İrade-i Milliye ve Hakimiyet-i Milliye gazeteleri yayımlanmıştır. Bu gazetelerin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İstanbul Hükûmeti'nin kararlarını duyurmak
- B)İtilaf Devletleri'nin bildirilerini yayımlamak
- C)Azınlıkların isteklerini kamuoyuna aktarmak
- D)Millî Mücadele lehinde kamuoyu oluşturmak
- E)Manda ve himaye düşüncesini yaygınlaştırmak
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Her iki gazete de Millî Mücadele'nin haklılığını anlatmak ve halkın desteğini artırmak amacıyla yayımlanmıştır. Bu gazeteler İstanbul Hükûmeti'nin değil Millî Mücadele'nin yayın organı olduğundan A, manda düşüncesine karşı çıktıklarından E doğru değildir.
Orta · Test 3
Soru 33Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra kurulan zararlı cemiyetlerin genel özellikleri değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Faaliyetlerinde işgal ortamından yararlandıkları
- B)Millî Mücadele'nin karşısında yer aldıkları
- C)Tam bağımsızlık ilkesini savundukları
- D)Yayın ve propaganda araçlarını kullandıkları
- E)Bir bölümünün manda ve himayeyi savunduğu
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Zararlı cemiyetler ya azınlık devleti kurmayı ya da manda ve himayeyi savunduklarından tam bağımsızlık ilkesini benimsedikleri söylenemez; tam bağımsızlık Millî Mücadele'nin temel ilkesidir. İşgal ortamından yararlanmaları ve propaganda araçlarını kullanmaları bilinen özellikleri olduğundan A ve D söylenebilir.
Zor · Test 3
18.Wilson Prensipleri Cemiyeti ve manda tartışması
İstanbul'da aydınların (Halide Edip, Ahmet Emin Yalman, Refik Halit gibi) kurduğu cemiyet, ülkenin tek başına ayakta kalamayacağı varsayımıyla Amerikan mandasını savundu. Manda, Paris Barış Konferansı'nda benimsenen ve güçlü bir devletin başka bir ülkeyi yönetsel-mali denetim altına almasını öngören sistemdir. Amerikan mandası fikri Erzurum ve Sivas kongrelerinde de tartışıldı, Sivas'ta kesin olarak reddedildi.
Sınav ipucu: Manda yanlısı cemiyetlerin ortak varsayımı "ülkenin kendi gücüyle kurtulamayacağı"dır. Wilson Prensipleri Cemiyeti'ni aydınlar kurdu, üyelerinin bir kısmı sonradan Millî Mücadele'ye katıldı.
Soru 63Mondros'tan sonra bazı aydınlar, kurtuluşun ancak güçlü bir devletin koruyuculuğunu kabul etmekle mümkün olacağını savunmuştur. Amerikan mandasını savunan cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İngiliz Muhipleri Cemiyeti
- B)Teali-i İslam Cemiyeti
- C)Wilson Prensipleri Cemiyeti
- D)Kürt Teali Cemiyeti
- E)Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Wilson Prensipleri Cemiyeti, ülkenin Amerikan mandasına girmesini savunmuştur. İngiliz Muhipleri Cemiyeti İngiliz mandasını savunduğundan A, Teali-i İslam Cemiyeti ise kurtuluşu hilafet ve saltanata bağlılıkta gördüğünden B doğru değildir.
Kolay · Test 5
Soru 70Mondros'tan sonra bazı çevreler, ülkenin tek başına ayakta kalamayacağını ileri sürerek güçlü bir devletin yönetsel ve mali denetimi altına girilmesini savunmuştur. Bu görüşü ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kuva-yı Milliye
- B)Misakımillî
- C)Müdafaa-i Hukuk
- D)Meşrutiyet
- E)Manda ve himaye
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Bir devletin, kendi kendini yönetemeyeceği ileri sürülen bir ülkeyi denetimi altına almasına manda ve himaye denir. Kuva-yı Milliye işgallere karşı kurulan silahlı direniş birlikleri olduğundan A, Müdafaa-i Hukuk ise hakların savunulmasını amaçlayan millî cemiyetlerin adı olduğundan C doğru değildir.
Orta · Test 5
Soru 72Aşağıda Mondros sonrasında kurulan bazı cemiyetler ile amaçları eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- A)Mavri Mira Cemiyeti - Trakya ve Batı Anadolu'yu Yunanistan'a katmak
- B)Hınçak Cemiyeti - Karadeniz kıyılarında bir Rum devleti kurmak
- C)İngiliz Muhipleri Cemiyeti - Ülkeyi İngiliz mandasına sokmak
- D)Wilson Prensipleri Cemiyeti - Amerikan mandasını sağlamak
- E)Kürt Teali Cemiyeti - Doğu Anadolu'da ayrı bir devlet kurmak
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Hınçak bir Ermeni cemiyetidir ve Karadeniz'de Rum devleti kurmayı amaçlayan örgüt Pontus Rum Cemiyeti'dir; bu nedenle eşleştirme yanlıştır. Mavri Mira'nın ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin amaçları doğru verildiğinden A ve C eşleştirmelerinde hata yoktur.
Zor · Test 5
19.Teali-i İslam Cemiyeti
İstanbul'da medrese hocaları ve din adamlarının öncülüğünde kurulan cemiyet, kurtuluşu hilafete bağlılıkta gördü; yayımladığı bildirilerde Millî Mücadele'ye katılanların dine ve halifeye karşı geldiğini ileri sürerek halkı direnişten uzak tutmaya çalıştı. Anadolu'ya dağıtılan bu bildiriler, Millî Mücadele'nin propaganda alanında da yürütülmesini zorunlu kıldı.
Sınav ipucu: "Din adamlarının kurduğu, hilafete bağlılığı savunan" cemiyet Teali-i İslam'dır; "padişaha bağlılıkla kurtuluş" diyen Sulh ve Selamet-i Osmaniye ile karıştırma.
Soru 60İstanbul'da din adamlarının öncülüğünde kurulan bir cemiyet, hilafete bağlılığı savunmuş ve yayımladığı bildirilerle Millî Mücadele'ye katılımı engellemeye çalışmıştır. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Millî Kongre Cemiyeti
- B)Teali-i İslam Cemiyeti
- C)Redd-i İlhak Cemiyeti
- D)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
- E)İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Teali-i İslam Cemiyeti, hilafet ve saltanata bağlılığı savunarak Millî Mücadele karşıtı yayınlar yapmıştır. Millî Kongre Cemiyeti Türk davasını basın yoluyla dünyaya duyurmayı amaçladığından A, Redd-i İlhak ise İzmir'in işgaline karşı direnişi örgütlediğinden C doğru değildir.
Kolay · Test 4
Soru 54Teali-i İslam Cemiyeti'nin yayımladığı bildirilerde, Millî Mücadele'ye katılanların dine ve halifeye karşı geldiği ileri sürülmüştür. Bu tür yayınların amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Halkın Millî Mücadele'ye desteğini engellemek
- B)İşgal kuvvetlerinin Anadolu'dan çekilmesini sağlamak
- C)Kuva-yı Milliye birliklerine katılımı artırmak
- D)Osmanlı Mebusan Meclisi'nin toplanmasını sağlamak
- E)Azınlıkların isteklerine karşı çıkmak
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Dinî duygular kullanılarak yapılan bu yayınlar, halkın direnişe katılmasını engellemeyi ve Millî Mücadele'yi meşruiyetten yoksun göstermeyi amaçlamıştır. Cemiyet Millî Mücadele'ye karşı olduğundan C, işgallere karşı bir tutum almadığından B doğru değildir.
Zor · Test 4
Soru 34Millî cemiyetlerle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Çoğu bölgesel nitelikte kurulmuştur. II. Amaçları bölgelerinin ülkeden ayrılmasını önlemektir. III. Kuruluş bildirilerinde padişaha karşı bir tutum benimsemişlerdir. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)II ve III
- E)I, II ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Millî cemiyetlerin çoğu bölgesel olarak kurulmuş ve bölgelerinin ülkeden koparılmasını önlemeyi amaçlamıştır; bu nedenle I ve II doğrudur. Bu cemiyetler kuruluş bildirilerinde padişaha ve halifeye bağlılıklarını vurguladığından III yanlıştır ve III'ü içeren D ile E elenir.
Zor · Test 3
20.Sulh ve Selamet-i Osmaniye, Kürt Teali, Hürriyet ve İtilaf
Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası kurtuluşun padişah ve halifeye bağlı kalmakla sağlanacağını savundu, Millî Mücadele'yi bir isyan olarak niteledi. Kürt Teali Cemiyeti, Wilson İlkeleri'ne dayanarak Doğu Anadolu'da ayrı bir devlet kurmayı amaçladı ve İngiltere'den destek aradı. Hürriyet ve İtilaf Fırkası, II. Meşrutiyet Dönemi'nde İttihat ve Terakki'ye karşı kurulmuş bir partiydi; Mondros'tan sonra yeniden etkinlik kazanarak Damat Ferit hükûmetlerinin dayanağı oldu ve Millî Mücadele'ye karşı tutum aldı.
Sınav ipucu: "II. Meşrutiyet'te kurulan parti" ifadesi Hürriyet ve İtilaf'ı, "Wilson İlkeleri'ne dayanarak Doğu'da devlet" ifadesi Kürt Teali'yi işaret eder.
Soru 57Millî varlığa düşman cemiyetlerden biri, kurtuluşun padişaha ve halifeye bağlı kalmakla sağlanacağını savunmuş, Millî Mücadele'yi bir isyan olarak nitelemiştir. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası
- B)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- C)Kilikyalılar Cemiyeti
- D)Millî Kongre Cemiyeti
- E)Redd-i İlhak Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası, kurtuluşun padişahın ve halifenin buyruğuna uymakla gerçekleşeceğini savunmuştur. Trakya Paşaeli, Kilikyalılar ve Redd-i İlhak işgallere karşı direnen millî cemiyetler olduğundan B, C ve E doğru değildir.
Orta · Test 4
Soru 63Mondros'tan sonra bazı aydınlar, kurtuluşun ancak güçlü bir devletin koruyuculuğunu kabul etmekle mümkün olacağını savunmuştur. Amerikan mandasını savunan cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İngiliz Muhipleri Cemiyeti
- B)Teali-i İslam Cemiyeti
- C)Wilson Prensipleri Cemiyeti
- D)Kürt Teali Cemiyeti
- E)Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Wilson Prensipleri Cemiyeti, ülkenin Amerikan mandasına girmesini savunmuştur. İngiliz Muhipleri Cemiyeti İngiliz mandasını savunduğundan A, Teali-i İslam Cemiyeti ise kurtuluşu hilafet ve saltanata bağlılıkta gördüğünden B doğru değildir.
Kolay · Test 5
Soru 66Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Osmanlı ülkesinde kurulan zararlı cemiyetler, azınlıkların kurdukları ve millî varlığa düşman olanlar biçiminde iki grupta incelenmektedir. Aşağıdakilerden hangisi azınlıklar tarafından kurulan cemiyetlerden biridir?
- A)Teali-i İslam Cemiyeti
- B)Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası
- C)Kürt Teali Cemiyeti
- D)Etnik-i Eterya Cemiyeti
- E)İngiliz Muhipleri Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Etnik-i Eterya, Rumlar tarafından kurulan ve Yunanistan'ın yayılmacı emellerine hizmet eden bir cemiyettir. Teali-i İslam ve İngiliz Muhipleri cemiyetleri Türkler tarafından kurulmuş millî varlığa düşman cemiyetler olduğundan A ve E doğru değildir.
Kolay · Test 5
21.Zararlı cemiyetlerin ortak özellikleri ve başarısızlık nedeni
Büyük bölümü İstanbul'da kuruldu; çünkü İstanbul Hükûmeti'nin hoşgörüsü ve işgal kuvvetlerinin koruması buradaydı. İstanbul Hükûmeti onlara karşı önlem almadı, hatta bazı üyelerini yönetimde görevlendirdi. Gazete ve bildirilerle işgalleri meşru göstermeye, halkı Millî Mücadele'den koparmaya çalıştılar. Sayıca az olmamalarına karşın başarısız oldular; temel neden halk desteğinden yoksun olmaları ve Millî Mücadele'nin ulusal örgütlenmeyi sağlamasıdır.
Sınav ipucu: "Söylenemez" sorusunda "halkın geniş desteğini aldılar" ya da "ülke bütünlüğünü savundular" ifadeleri yanlıştır.
Soru 37Zararlı cemiyetler gazete ve bildirilerle halkı etkilemeye çalışmış, işgalleri meşru göstermeye yönelik yayınlar yapmıştır. Bu durum Millî Mücadele'nin hangi alanda da yürütülmesini zorunlu kılmıştır?
- A)Askerî örgütlenme alanında
- B)Dış politika alanında
- C)Eğitim ve öğretim alanında
- D)Basın ve propaganda alanında
- E)Ekonomi ve maliye alanında
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Karşı propagandayı etkisiz kılmak için Millî Mücadele'nin sesini duyuran gazeteler çıkarılmış, basın ve propaganda alanında da mücadele verilmiştir. Askerî örgütlenme ve dış politika ayrı alanlar olup bu yayınların doğrudan yanıtı olmadığından A ve B doğru değildir.
Orta · Test 3
Soru 69Millî varlığa düşman cemiyetler sayıca az olmamalarına ve İstanbul Hükûmeti'nin hoşgörüsünden yararlanmalarına karşın hedeflerine ulaşamamıştır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bu cemiyetlerin yayın organlarının bulunmaması
- B)Halkın büyük çoğunluğunun bu cemiyetleri desteklememesi
- C)İtilaf Devletleri'nin bu cemiyetlere karşı çıkması
- D)Bu cemiyetlerin yalnızca Anadolu'da örgütlenmesi
- E)Osmanlı ordusunun bu cemiyetleri dağıtması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. İşgalleri yaşayan halkın büyük çoğunluğu bu cemiyetlerin savunduğu manda ve teslimiyet düşüncesini benimsememiştir. Bu cemiyetlerin yayın organları bulunduğundan A, çoğunlukla İstanbul'da örgütlendiklerinden D doğru değildir.
Orta · Test 5
Soru 46Millî varlığa düşman cemiyetler, İstanbul ve Anadolu'da yayın ve propaganda yoluyla halkı Millî Mücadele'den uzaklaştırmaya çalışmıştır. Bu faaliyetlerin Millî Mücadele açısından sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İç cephenin zayıflaması ve ayaklanmaların artması
- B)Düzenli orduya geçişin hızlanması
- C)İtilaf Devletleri'nin Anadolu'dan çekilmesi
- D)Millî cemiyetlerin dağılması
- E)Kuva-yı Milliye'nin ortadan kalkması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Bu cemiyetlerin yayınları halk arasında kararsızlık yaratmış, iç cepheyi zayıflatmış ve Meclis'e karşı çıkan ayaklanmalara zemin hazırlamıştır. Millî cemiyetler bu faaliyetlere rağmen güçlenip birleştiğinden D, Kuva-yı Milliye direnişi sürdürdüğünden E doğru değildir.
Zor · Test 4
22.Millî cemiyetlerin ortak özellikleri
Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin tamamı Mondros'tan sonra, işgallere ve azınlık faaliyetlerine tepki olarak kuruldu; çoğu bölgesel nitelikliydi ve adını kurulduğu yöreden aldı. Amaçları bölgelerinin ülkeden koparılmasını önlemekti; bunun için önce miting, bildiri, kongre ve belgelerle (nüfus istatistikleri, tarihî haklar) Türklerin çoğunlukta olduğunu kanıtlamaya çalıştılar, Wilson İlkeleri'ni dayanak yaptılar, işgal genişleyince silahlı direnişe geçtiler. İstanbul Hükûmeti'nden çözüm beklemeden örgütlenmeleri, millî egemenlik bilincinin doğuşunu gösterir.
Sınav ipucu: "Tamamı Mondros'tan sonra kuruldu" ifadesinin nedeni "işgallerin ve azınlık faaliyetlerinin ateşkesten sonra başlaması"dır. Başlangıçta silahlı direniş yerine hak arama yolunu seçmelerinin nedeni Wilson İlkeleri'nden ve barış konferansından umut beslemeleridir.
Soru 68Millî cemiyetler kuruldukları ilk dönemde silahlı direniş yerine miting düzenleme, bildiri yayımlama ve belgelerle hak arama yolunu seçmiştir. Bu tercihin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Halkın işgallere tepki göstermemesi
- B)Ateşkes gereği ordunun terhis edilmiş olması
- C)İtilaf Devletleri'nin bu yolu önermesi
- D)Cemiyetlerin bölgesel nitelik taşımaması
- E)Padişahın silahlı direnişi desteklemesi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Ordunun terhis edilmiş, silah ve cephaneye el konulmuş olması, ilk aşamada silahlı direniş yerine hukuki ve siyasi yolların seçilmesine yol açmıştır. Halk işgallere büyük tepki gösterdiğinden A, padişah silahlı direnişi desteklemediğinden E doğru değildir.
Zor · Test 5
Soru 76Mondros'tan sonra Anadolu ve Trakya'nın çeşitli bölgelerinde kurulan millî cemiyetler, farklı adlar taşımakla birlikte benzer bir hedefe yönelmiştir. Bu cemiyetlerin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Saltanat yönetimine son vermek
- B)Yeni bir anayasa hazırlamak
- C)Bölgelerinin işgalini ve ülkeden ayrılmasını önlemek
- D)Manda yönetimi için uygun devleti belirlemek
- E)Azınlıklara siyasi haklar tanınmasını sağlamak
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Millî cemiyetlerin tümü, bulundukları bölgenin işgal edilmesini ve Osmanlı Devleti'nden koparılmasını önlemeyi amaçlamıştır. Saltanata son verme ve anayasa hazırlama bu dönemin cemiyet programlarında yer almadığından A ve B doğru değildir.
Orta · Test 6
Soru 95Millî cemiyetlerin kuruluşu, çalışma biçimi ve amaçları birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)İşgallere tepki olarak ortaya çıktıkları
- B)Büyük bölümünün bölgesel nitelik taşıdığı
- C)Halkın desteğine dayandıkları
- D)Kuruluşlarından itibaren tek merkezden yönetildikleri
- E)Zamanla ortak bir çatı altında birleştikleri
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Bu cemiyetler başlangıçta birbirinden bağımsız çalışmış, ancak Sivas Kongresi'nde tek çatı altında toplanmıştır; kuruluşlarından itibaren tek merkezden yönetildikleri söylenemez. İşgallere tepki olarak doğmaları ve halk desteğine dayanmaları bilinen özellikleri olduğundan A ve C söylenebilir.
Zor · Test 7
23.Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Mondros'tan kısa süre sonra Edirne'de kurulan ilk millî cemiyettir. Amacı Trakya'nın Yunanistan'a verilmesini ve Mavri Mira'nın bölgedeki faaliyetlerini önlemekti; Edirne'de kongreler topladı. Osmanlı Devleti'nin dağılması hâlinde Trakya'da bağımsız bir yönetim kurmayı da düşünen cemiyet, daha sonra Sivas Kongresi kararlarına katıldı.
Sınav ipucu: "İlk kurulan millî cemiyet" sorusunun cevabı Trakya-Paşaeli'dir; İzmir Müdafaa-i Hukuk çeldirici olarak verilir.
Soru 96Aşağıda millî cemiyetler ile faaliyet gösterdikleri bölgeler eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- A)Trakya Paşaeli Cemiyeti - Edirne ve çevresi
- B)Redd-i İlhak Cemiyeti - İzmir ve çevresi
- C)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti - Erzurum ve çevresi
- D)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti - Doğu Karadeniz
- E)Kilikyalılar Cemiyeti - Doğu Karadeniz
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kilikyalılar Cemiyeti Adana ve çevresinde, yani Çukurova bölgesinde faaliyet göstermiştir; Doğu Karadeniz'de çalışan cemiyet Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti'dir. Trakya Paşaeli'nin Edirne, Redd-i İlhak'ın İzmir ile eşleştirilmesi doğru olduğundan A ve B'de hata yoktur.
Zor · Test 7
Soru 42İzmir'in işgal edileceğinin duyulması üzerine kentte hızla bir cemiyet kurulmuş, bu cemiyet mitingler düzenleyerek halkı direnişe çağırmıştır. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- B)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
- C)Redd-i İlhak Cemiyeti
- D)Millî Kongre Cemiyeti
- E)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Redd-i İlhak Cemiyeti, İzmir'in Yunanistan'a katılmasını engellemek amacıyla kurulmuş ve işgale karşı direnişin öncüsü olmuştur. Trakya Paşaeli Cemiyeti Edirne'de, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti ise Karadeniz'de kurulduğundan A ve B doğru değildir.
Kolay · Test 3
Soru 64Karadeniz kıyılarında Rum faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgede, bir Rum devleti kurulmasını önlemek amacıyla millî bir cemiyet kurulmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kilikyalılar Cemiyeti
- B)Millî Kongre Cemiyeti
- C)İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
- D)Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti
- E)Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, Doğu Karadeniz'de Pontus Rum Devleti kurulmasını önlemek amacıyla kurulmuştur. Trakya Paşaeli Cemiyeti Edirne merkezli olduğundan E, Kilikyalılar Cemiyeti ise Çukurova'da faaliyet gösterdiğinden A doğru değildir.
Kolay · Test 5
24.İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye ve Redd-i İlhak
İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, kentin işgalinden önce kuruldu; İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesini önlemek için bölgede Türklerin çoğunlukta olduğunu gösteren nüfus çalışmaları yaptı ve kongre topladı. İşgalin bir gün önce duyulması üzerine kurulan Redd-i İlhak Cemiyeti ise ("katılmayı reddetme" anlamında) mitinglerle halkı direnişe çağırdı; Balıkesir ve Alaşehir kongrelerini toplayarak Batı Anadolu'da Kuva-yı Milliye direnişini örgütledi.
Sınav ipucu: "İşgalden ÖNCE kurulan, nüfus çalışması yapan" cemiyet İzmir Müdafaa-i Hukuk; "işgal haberi üzerine kurulan, miting yapan" cemiyet Redd-i İlhak'tır. Redd-i İlhak'ın kurulmasına yol açan gelişme İzmir'in işgal edileceğinin duyulmasıdır.
Soru 39Batı Anadolu'da, İzmir'in işgalinden önce kurulan bir cemiyet, bölgede Türklerin çoğunlukta olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
- B)Redd-i İlhak Cemiyeti
- C)Millî Kongre Cemiyeti
- D)Kilikyalılar Cemiyeti
- E)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: A. İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, İzmir'in işgalinden önce kurulmuş ve bölgenin Yunanistan'a verilmesini önlemeye çalışmıştır. Redd-i İlhak Cemiyeti işgalin duyulması üzerine kurulduğundan B, Millî Kongre Cemiyeti ise İstanbul merkezli ulusal bir örgüt olduğundan C doğru değildir.
Orta · Test 3
Soru 74Çukurova bölgesinde Fransız işgaline ve Ermeni faaliyetlerine karşı bölge halkının haklarını savunmak üzere bir cemiyet kurulmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- B)Redd-i İlhak Cemiyeti
- C)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
- D)İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
- E)Kilikyalılar Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kilikyalılar Cemiyeti, Adana ve çevresinde Fransız işgaline karşı direnişi örgütlemek amacıyla kurulmuştur. Redd-i İlhak Cemiyeti Batı Anadolu'da, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti ise Doğu Karadeniz'de faaliyet gösterdiğinden B ve C doğru değildir.
Orta · Test 5
Soru 80Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin girişimleriyle 1919 yazında bölgesel bir kongre toplanmıştır. Sözü edilen kongre aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Balıkesir Kongresi
- B)Alaşehir Kongresi
- C)Erzurum Kongresi
- D)Sivas Kongresi
- E)Edirne Kongresi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti'nin girişimleriyle 23 Temmuz 1919'da toplanmıştır. Balıkesir ve Alaşehir kongreleri Batı Anadolu'daki direnişi düzenlemek için toplandığından A ve B doğru değildir.
Kolay · Test 6
25.Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Doğu Anadolu'da Ermeni devleti kurulacağı endişesiyle İstanbul'da kuruldu, Erzurum şubesi en etkili merkezi oldu. Fransızca Le Pays ile Hadisat ve Albayrak gazeteleriyle Türk çoğunluğunu dünyaya anlatmaya çalıştı. Kararları: Doğu'dan göç edilmeyecek, bilim ve din yoluyla savunma yapılacak, ekonomik güç Ermenilere kaptırılmayacak, saldırı hâlinde silahla karşı konulacaktı. Trabzon Muhafaza-i Hukuk ile birlikte Erzurum Kongresi'ni topladı (Temmuz-Ağustos 1919).
Sınav ipucu: "Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk'un girişimiyle toplanan bölgesel kongre" Erzurum Kongresi'dir; "göç etmeme" kararı bu cemiyete özgüdür.
Soru 80Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin girişimleriyle 1919 yazında bölgesel bir kongre toplanmıştır. Sözü edilen kongre aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Balıkesir Kongresi
- B)Alaşehir Kongresi
- C)Erzurum Kongresi
- D)Sivas Kongresi
- E)Edirne Kongresi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti'nin girişimleriyle 23 Temmuz 1919'da toplanmıştır. Balıkesir ve Alaşehir kongreleri Batı Anadolu'daki direnişi düzenlemek için toplandığından A ve B doğru değildir.
Kolay · Test 6
Soru 36Mondros'tan sonra Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulacağı endişesiyle bölge halkı örgütlenmiş ve haklarını savunmak üzere bir cemiyet kurmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kilikyalılar Cemiyeti
- B)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
- C)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- D)Redd-i İlhak Cemiyeti
- E)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, bölgede Ermeni devleti kurulmasını önlemek ve Türk nüfusunun çoğunlukta olduğunu kanıtlamak amacıyla kurulmuştur. Kilikyalılar Cemiyeti Adana çevresinde Fransız işgaline karşı, Redd-i İlhak ise İzmir'in işgaline karşı kurulduğundan A ve D doğru değildir.
Kolay · Test 3
Soru 44Mondros'tan sonra kurulan cemiyetlerden biri, Wilson İlkeleri'ne dayanarak Doğu Anadolu'da ayrı bir devlet kurulmasını savunmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Millî Kongre Cemiyeti
- B)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- C)Kilikyalılar Cemiyeti
- D)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
- E)Kürt Teali Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kürt Teali Cemiyeti, Wilson İlkeleri'ndeki ulusların kendi geleceğini belirlemesi maddesine dayanarak ayrı bir devlet kurulmasını savunmuştur. Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ise bölgenin Osmanlı'dan ayrılmasını önlemek için kurulduğundan D, Kilikyalılar Cemiyeti Fransız işgaline karşı direndiğinden C doğru değildir.
Orta · Test 3
26.Trabzon Muhafaza-i Hukuk ve Kilikyalılar Cemiyeti
Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, Karadeniz'de Pontus Rum devleti kurulmasını önlemek için Trabzon'da kuruldu ve Erzurum Kongresi'nin toplanmasına katkı verdi. Kilikyalılar Cemiyeti ise İstanbul'da kurulup Adana ve çevresinde (Çukurova) Fransız işgaline ve Ermeni faaliyetlerine karşı bölge halkının haklarını savundu. Bunlara ek olarak Sivas'ta Melek Reşit Hanım öncülüğünde Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kuruldu.
Sınav ipucu: Cemiyet-bölge eşleştirmesinde "Kilikyalılar → Adana/Çukurova", "Trabzon Muhafaza-i Hukuk → Karadeniz/Pontus" sabittir; Kilikyalılar'ı Doğu Anadolu'ya yerleştiren şık yanlıştır.
Soru 64Karadeniz kıyılarında Rum faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgede, bir Rum devleti kurulmasını önlemek amacıyla millî bir cemiyet kurulmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kilikyalılar Cemiyeti
- B)Millî Kongre Cemiyeti
- C)İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
- D)Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti
- E)Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, Doğu Karadeniz'de Pontus Rum Devleti kurulmasını önlemek amacıyla kurulmuştur. Trakya Paşaeli Cemiyeti Edirne merkezli olduğundan E, Kilikyalılar Cemiyeti ise Çukurova'da faaliyet gösterdiğinden A doğru değildir.
Kolay · Test 5
Soru 74Çukurova bölgesinde Fransız işgaline ve Ermeni faaliyetlerine karşı bölge halkının haklarını savunmak üzere bir cemiyet kurulmuştur. Sözü edilen cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Trakya Paşaeli Cemiyeti
- B)Redd-i İlhak Cemiyeti
- C)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
- D)İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
- E)Kilikyalılar Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kilikyalılar Cemiyeti, Adana ve çevresinde Fransız işgaline karşı direnişi örgütlemek amacıyla kurulmuştur. Redd-i İlhak Cemiyeti Batı Anadolu'da, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti ise Doğu Karadeniz'de faaliyet gösterdiğinden B ve C doğru değildir.
Orta · Test 5
Soru 96Aşağıda millî cemiyetler ile faaliyet gösterdikleri bölgeler eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- A)Trakya Paşaeli Cemiyeti - Edirne ve çevresi
- B)Redd-i İlhak Cemiyeti - İzmir ve çevresi
- C)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti - Erzurum ve çevresi
- D)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti - Doğu Karadeniz
- E)Kilikyalılar Cemiyeti - Doğu Karadeniz
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kilikyalılar Cemiyeti Adana ve çevresinde, yani Çukurova bölgesinde faaliyet göstermiştir; Doğu Karadeniz'de çalışan cemiyet Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti'dir. Trakya Paşaeli'nin Edirne, Redd-i İlhak'ın İzmir ile eşleştirilmesi doğru olduğundan A ve B'de hata yoktur.
Zor · Test 7
27.Millî Kongre Cemiyeti
İstanbul'da göz hekimi Esat Paşa (Esat Işık) öncülüğünde kuruldu; diğer millî cemiyetlerden farkı bölgesel değil, ülkenin bütününü temsil etme amacı taşımasıdır. Silahlı direniş değil basın ve propaganda yolunu seçti; Türk milletinin haklılığını anlatan broşürleri yabancı dillerde yayımlayarak dünya kamuoyunu etkilemeye çalıştı. "Kuva-yı Milliye" deyimini ilk kullanan cemiyet olarak bilinir.
Sınav ipucu: "Bölgesel olmayan millî cemiyet" sorusunda Millî Kongre; "yabancı dilde broşür" ifadesi de aynı cemiyeti verir. Aydınların kurduğu ama zararlı olan Wilson Prensipleri ile karıştırma.
Soru 88Millî Kongre Cemiyeti, Türk milletinin haklılığını anlatan broşürleri yabancı dillerde yayımlayarak dünya kamuoyuna ulaştırmaya çalışmıştır. Bu faaliyetin amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Anadolu'da silahlı direnişi örgütlemek
- B)İstanbul Hükûmeti'ni desteklemek
- C)Azınlıkların isteklerini karşılamak
- D)Manda yönetimine geçişi kolaylaştırmak
- E)Uluslararası kamuoyunun desteğini kazanmak
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Yabancı dillerde yayın yapılması, Türk davasının dünya kamuoyunda tanınmasını ve azınlık propagandasının etkisiz kılınmasını amaçlamıştır. Cemiyet silahlı direniş örgütlemediğinden A, manda düşüncesini savunmadığından D doğru değildir.
Orta · Test 6
Soru 100Millî Kongre Cemiyeti ile Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin ikisi de Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'da aydınların öncülüğünde kurulmuş ve çalışmalarını büyük ölçüde basın yayın yoluyla yürütmüştür. Bu iki cemiyet arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Birincisinin tam bağımsızlığı, ikincisinin ABD mandasını savunması
- B)Birincisinin Anadolu'da, ikincisinin İstanbul'da kurulmuş olması
- C)Birincisinin silahlı direnişi, ikincisinin mitingleri örgütlemesi
- D)Birincisinin Müslümanlar, ikincisinin azınlıklar tarafından kurulması
- E)Birincisinin saltanata, ikincisinin halifeliğe karşı çıkması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Dr. Esat Işık Paşa'nın öncülüğünde kurulan Millî Kongre Cemiyeti, Türk milletinin haklılığını anlatan broşürleri yabancı dillerde yayımlayarak bağımsızlık davasını savunmuş, bu yüzden millî varlığı koruyan cemiyetler arasında sayılmıştır. Wilson Prensipleri Cemiyeti ise kurtuluşun ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin mandası altında sağlanabileceğini ileri sürdüğü için zararlı cemiyetler arasında yer alır. Her iki cemiyet de İstanbul'da kurulduğundan B, ikisi de silahlı mücadele yürütmediğinden C yanlıştır. İkisi de Türk aydınlarınca kurulduğu için D de geçerli değildir. Cevap A.
Zor · Test 7
Soru 45Mondros'tan sonra kurulan cemiyetler amaçlarına göre millî varlığı koruyanlar ve zararlı olanlar biçiminde ayrılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi millî varlığı koruyan cemiyetler arasında yer almaz?
- A)Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
- B)Kilikyalılar Cemiyeti
- C)Millî Kongre Cemiyeti
- D)Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
- E)Kürt Teali Cemiyeti
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kürt Teali Cemiyeti, ayrı bir devlet kurulmasını savunduğu için millî varlığa düşman cemiyetler arasında yer alır. Trakya Paşaeli, Kilikyalılar ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk cemiyetleri bölgelerinin ülkeden ayrılmasını önlemeyi amaçladığından A, B ve D millî cemiyetlerdir.
Kolay · Test 3
28.Millî cemiyetlerin birleştirilmesi (Sivas Kongresi, Eylül 1919)
Cemiyetlerin ayrı ayrı ve yalnız kendi bölgeleri için çalışması dağınıklık yaratıyordu. Sivas Kongresi'nde bütün millî cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısında birleştirildi; böylece direniş tek merkezden yönetilen ulusal bir harekete dönüştü ve bölgesel kurtuluş anlayışının yerini vatanın bütünlüğü esası aldı. Birleşmenin en önemli yararı, Millî Mücadele'nin tek elden, ortak bir programla yürütülmesidir.
Sınav ipucu: "Dağınıklığı gidermek için yapılan uygulama" sorusu Sivas'taki birleşmeyi ister; Erzurum Kongresi yalnız Doğu illerinin cemiyetlerini birleştirmiştir.
Soru 32Millî cemiyetlerin ayrı ayrı ve yalnızca kendi bölgeleri için çalışmasının yarattığı dağınıklık, 1919 sonbaharında giderilmiştir. Bu dağınıklığı gidermek için yapılan uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Cemiyetlerin İstanbul Hükûmeti'ne bağlanması
- B)Cemiyetlerin kapatılarak yerlerine partiler kurulması
- C)Cemiyetlerin yalnızca basın alanında çalışmaya yönlendirilmesi
- D)Cemiyetlerin İtilaf Devletleri'nin denetimine verilmesi
- E)Cemiyetlerin tek bir çatı altında birleştirilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Millî cemiyetler Sivas Kongresi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilerek tek merkezden yönetilir duruma getirilmiştir. Cemiyetler İstanbul Hükûmeti'ne bağlanmadığından A, kapatılmadıklarından B doğru değildir.
Orta · Test 3
Soru 104Millî cemiyetlerin büyük bölümü, adını kurulduğu yöreden alan ve öncelikle o yörenin işgalden kurtarılmasını hedefleyen örgütlerdi. Aşağıdakilerden hangisi bu cemiyetlerin başlangıçta bölgesel bir anlayışla hareket ettiğine kanıt olarak gösterilemez?
- A)Adlarında kuruldukları yöre ya da bölge adının yer alması
- B)Yalnız kendi bölgelerinin işgalden kurtulmasını hedeflemeleri
- C)Çalışmalarını kendi bölgelerindeki miting ve kongrelerle yürütmeleri
- D)Bölgelerindeki Türk nüfusunun çoğunluğunu belgelerle ortaya koymaları
- E)Sivas Kongresi'nde tek bir cemiyet çatısı altında birleştirilmeleri
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Cemiyetlerin Sivas Kongresi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmesi, bölgesel anlayışın aşılıp ulusal bir örgütlenmeye geçildiğini gösterir; yani bölgeselliğin kanıtı değil, terk edildiğinin göstergesidir. Adların yöre adı taşıması ve yalnızca kendi bölgesinin kurtuluşunu hedeflemek ise bölgeselliğin en açık işaretleridir, bu nedenle A ve B elenir. Kendi bölgesindeki nüfus üstünlüğünü belgelemek de cemiyetin savunduğu alanı kendi yöresiyle sınırladığını gösterdiği için bölgeselliği destekler. Cevap E.
Zor · Test 7
Soru 78Azınlıkların kurduğu cemiyetler, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra faaliyetlerini hızla artırmış ve açık biçimde yürütmeye başlamıştır. Bu durumun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Osmanlı ordusunun yeniden güçlendirilmesi
- B)Osmanlı Mebusan Meclisi'nin toplanması
- C)Millî cemiyetlerin birleştirilmesi
- D)Kuva-yı Milliye birliklerinin kurulması
- E)İşgal ortamının geniş bir serbestlik sağlaması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. İşgaller ve Osmanlı ordusunun terhis edilmesi, azınlık cemiyetlerinin İtilaf Devletleri'nin koruması altında serbestçe çalışmasına ortam hazırlamıştır. Ordu güçlendirilmediğinden A, millî cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleştirilmesi ise Mondros'tan çok sonra, Eylül 1919'daki Sivas Kongresi'nde gerçekleştiğinden C bu artışın nedeni olamaz.
Orta · Test 6
29.Kuva-yı Milliye'nin doğuşu ve özellikleri
"Millî kuvvetler" anlamına gelen Kuva-yı Milliye, ordunun terhis edilmesi, işgallerin başlaması, İstanbul Hükûmeti'nin işgaller karşısında çaresiz kalması ve azınlık çetelerinin saldırıları üzerine halkın kendi olanaklarıyla kurduğu silahlı birliklerdir; İzmir'in işgali ortaya çıkışını hızlandırdı. Bölgesel örgütlendiler, gönüllülük esasına dayandılar, tek merkezden yönetilmediler, ihtiyaçlarını halktan karşıladılar; ağır silahları olmadığından işgalcilere karşı vur-kaç (gerilla) yöntemi kullandılar.
Sınav ipucu: "Tek merkezden yönetilmiştir" ve "düzenli ordu niteliği taşır" yargıları Kuva-yı Milliye için YANLIŞTIR; en belirgin özelliği gönüllü ve bölgesel olmasıdır.
Soru 77Mondros'tan sonra düzenli ordu bulunmadığı için halk kendi olanaklarıyla silahlanarak direniş birlikleri oluşturmuştur. Kuva-yı Milliye birliklerinin ortaya çıkışını hızlandıran gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Musul'un işgal edilmesi
- B)İzmir ve çevresinin işgal edilmesi
- C)TBMM'nin açılması
- D)Sevr Antlaşması'nın imzalanması
- E)Mebusan Meclisi'nin kapatılması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. İzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgali ve işgalin çevre illere yayılması, Kuva-yı Milliye birliklerinin hızla ortaya çıkmasına yol açmıştır. TBMM 1920'de açıldığından C, Sevr aynı yıl imzalandığından D bu birliklerin doğuşunu hızlandıran gelişme olamaz.
Kolay · Test 6
Soru 81Kuva-yı Milliye birlikleri, Millî Mücadele'nin ilk döneminde işgalcilere karşı direnişi üstlenmiştir. Bu birliklerin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Gönüllü katılımla oluşan düzensiz birlikler olmaları
- B)İstanbul Hükûmeti tarafından kurulmuş olmaları
- C)Ağır silahlarla donatılmış olmaları
- D)Yalnızca subaylardan oluşmaları
- E)İtilaf Devletleri'nce tanınmış olmaları
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Kuva-yı Milliye, halkın gönüllü katılımıyla oluşan, düzenli ordu niteliği taşımayan bölgesel birliklerdir. İstanbul Hükûmeti bu birliklere karşı bir tutum aldığından B, birlikler ağır silahlardan yoksun olduğundan C doğru değildir.
Orta · Test 6
Soru 84Kuva-yı Milliye birlikleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Bölgesel olarak örgütlenmişlerdir. II. Gönüllülük esasına dayanmışlardır. III. Tek merkezden yönetilen bir komuta yapısına sahiptirler. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I ve III
- D)I, II ve III
- E)I ve II
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kuva-yı Milliye birlikleri bölgesel olarak kurulmuş ve gönüllülük esasına dayanmıştır; bu nedenle I ve II doğrudur. Bu birliklerin ortak bir komuta yapısı bulunmadığından ve her biri kendi bölgesinde bağımsız hareket ettiğinden III yanlıştır; III'ü içeren B, C ve D elenir.
Zor · Test 6
30.İlk direnişler: Dörtyol ve Ayvalık; efeler
Kuva-yı Milliye'nin ilk silahlı direnişi Güney'de Dörtyol'da Fransız işgaline karşı verildi (Aralık 1918). Batı'da ise İzmir'in işgalinin hemen ardından Ayvalık'ta Yarbay Ali Çetinkaya komutasındaki birlik Yunan ilerleyişine karşı ilk direnişi örgütledi. Ege'de Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe gibi efe-zeybek önderleri ile Çerkez Ethem'in kuvvetleri Kuva-yı Milliye'nin simge adları oldu. Bu birlikler daha sonra bölgesel komutanlıklar altında toplandı; düzenli ordu kurulunca Batı Cephesi'nde kaldırıldı.
Sınav ipucu: "Ayvalık'ta direnişi örgütleyen komutan" Ali Çetinkaya'dır; "ilk direniş" sorusunda Dörtyol (Fransızlara karşı) aranır.
Soru 71Yunan işgaline karşı Batı Anadolu'da ilk silahlı direnişlerden biri Ayvalık'ta örgütlenmiştir. Bu direnişi örgütleyen komutan aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kâzım Karabekir
- B)Ali Fuat Paşa
- C)Refet Bey
- D)Ali Çetinkaya
- E)Fevzi Paşa
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Ayvalık'ta Yunan birliklerine karşı ilk silahlı direnişi 172. Alay Komutanı Ali Çetinkaya örgütlemiştir. Kâzım Karabekir Erzurum'da 15. Kolordu'nun başında bulunduğundan A, Ali Fuat Paşa ise Ankara'daki 20. Kolordu'nun komutanı olduğundan B doğru değildir.
Orta · Test 5
Soru 97Batı Anadolu'da Yunan işgaline karşı direnişi örgütleyen efe ve zeybek önderleri, Kuva-yı Milliye'nin simge adları arasında yer almıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu önderlerden biridir?
- A)Rauf Bey
- B)Kâzım Karabekir
- C)Ali Fuat Paşa
- D)Refet Bey
- E)Yörük Ali Efe
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Yörük Ali Efe, Aydın ve çevresinde Yunan birliklerine karşı direnişi örgütleyen Kuva-yı Milliye önderlerindendir. Kâzım Karabekir ve Ali Fuat Paşa düzenli ordu kolordularının komutanları olduğundan B ve C doğru değildir.
Kolay · Test 7
Soru 43Ermenilerin kurduğu cemiyetler, işgal ortamından yararlanarak belirli bir siyasi hedefe ulaşmaya çalışmıştır. Taşnaksutyun Cemiyeti'nin amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Karadeniz kıyılarında bir Rum devleti kurmak
- B)Trakya'yı Yunanistan'a katmak
- C)Filistin'de bir Musevi yurdu oluşturmak
- D)Anadolu'yu İngiliz mandasına vermek
- E)Doğu Anadolu ve Çukurova'da Ermeni devleti kurmak
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Taşnaksutyun, Doğu Anadolu ve Çukurova'da bağımsız bir Ermeni devleti kurmayı amaçlamıştır. Karadeniz'de Rum devleti kurmayı Pontus Rum Cemiyeti amaçladığından A, Trakya'yı Yunanistan'a katma çabası Mavri Mira'ya ait olduğundan B doğru değildir.
Kolay · Test 3
31.Millî Mücadele basını: İrade-i Milliye ve Hakimiyet-i Milliye
Millî Mücadele'nin ilk yayın organı İrade-i Milliye, Sivas Kongresi'nden sonra Sivas'ta çıkarıldı. Temsil Heyeti Ankara'ya gelince Millî Mücadele'nin görüşlerini yansıtan Hakimiyet-i Milliye gazetesi yayımlandı (Ocak 1920); ardından Anadolu Ajansı kuruldu (Nisan 1920). Ortak amaçları Millî Mücadele'nin haklılığını halka ve dünyaya duyurmak, zararlı cemiyetlerin ve İstanbul basınının propagandasına karşı kamuoyu oluşturmaktı.
Sınav ipucu: Sivas → İrade-i Milliye, Ankara → Hakimiyet-i Milliye. Gazetelerin adı Erzurum-Sivas kongrelerindeki "millî irade/millî egemenlik" vurgusunu yansıtır.
Soru 49Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelmesinden sonra Millî Mücadele'nin görüşlerini yansıtan yeni bir gazete yayımlanmaya başlamıştır. Ankara'da çıkarılan bu gazete aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Tasvir-i Efkâr
- B)Tanin
- C)İrade-i Milliye
- D)Minber
- E)Hakimiyet-i Milliye
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Ankara'da 1920 başında yayımlanmaya başlayan Hakimiyet-i Milliye gazetesi, Millî Mücadele'nin yayın organı olmuştur. İrade-i Milliye Sivas'ta çıkarıldığından C, Minber ise Mustafa Kemal'in İstanbul'da çıkardığı gazete olduğundan D doğru değildir.
Kolay · Test 4
Soru 31Millî Mücadele döneminde İrade-i Milliye ve Hakimiyet-i Milliye gazeteleri yayımlanmıştır. Bu gazetelerin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İstanbul Hükûmeti'nin kararlarını duyurmak
- B)İtilaf Devletleri'nin bildirilerini yayımlamak
- C)Azınlıkların isteklerini kamuoyuna aktarmak
- D)Millî Mücadele lehinde kamuoyu oluşturmak
- E)Manda ve himaye düşüncesini yaygınlaştırmak
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Her iki gazete de Millî Mücadele'nin haklılığını anlatmak ve halkın desteğini artırmak amacıyla yayımlanmıştır. Bu gazeteler İstanbul Hükûmeti'nin değil Millî Mücadele'nin yayın organı olduğundan A, manda düşüncesine karşı çıktıklarından E doğru değildir.
Orta · Test 3
Soru 37Zararlı cemiyetler gazete ve bildirilerle halkı etkilemeye çalışmış, işgalleri meşru göstermeye yönelik yayınlar yapmıştır. Bu durum Millî Mücadele'nin hangi alanda da yürütülmesini zorunlu kılmıştır?
- A)Askerî örgütlenme alanında
- B)Dış politika alanında
- C)Eğitim ve öğretim alanında
- D)Basın ve propaganda alanında
- E)Ekonomi ve maliye alanında
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Karşı propagandayı etkisiz kılmak için Millî Mücadele'nin sesini duyuran gazeteler çıkarılmış, basın ve propaganda alanında da mücadele verilmiştir. Askerî örgütlenme ve dış politika ayrı alanlar olup bu yayınların doğrudan yanıtı olmadığından A ve B doğru değildir.
Orta · Test 3
Karıştırılan noktalar yan yana
| Cemiyet | Ayırt edici nokta (yer – amaç – kurucu) |
|---|---|
| Mavri Mira | Rum Patrikhanesi destekli; Batı Anadolu ve Trakya'da Megali İdea; Yunan Kızılhaçı ve izci örgütleri |
| Pontus Rum Cemiyeti | Karadeniz'de Trabzon merkezli Rum devleti; Merzifon Amerikan Koleji ile bağlantılı |
| Hınçak – Taşnak | Ermeni; Doğu Anadolu ve Çukurova'da Ermeni devleti; Fransız işgaliyle iş birliği |
| Alyans İsrailit – Makabi | Musevi; İstanbul çevresinde ekonomik-kültürel çıkarları koruma |
| İngiliz Muhipleri | İngiliz himayesi; Sait Molla, Rahip Frew; saray ve Damat Ferit desteği |
| Wilson Prensipleri | Amerikan mandası; İstanbul aydınları; Sivas'ta manda reddedildi |
| Teali-i İslam | Din adamları; hilafete bağlılık; bildirilerle Millî Mücadele'yi din dışı gösterme |
| Kürt Teali | Wilson İlkeleri'ne dayanarak Doğu'da ayrı devlet; İngiliz desteği arayışı |
| Hürriyet ve İtilaf | II. Meşrutiyet'te kurulan parti; İttihatçı düşmanlığı; Damat Ferit hükûmetlerinin dayanağı |
| Trakya-Paşaeli | Edirne; ilk millî cemiyet; Trakya'nın Yunanistan'a verilmesini önleme |
| İzmir Müdafaa-i Hukuk / Redd-i İlhak | İşgalden önce nüfus çalışması / işgal haberiyle miting ve Balıkesir-Alaşehir kongreleri |
| Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk | Ermeni devletine karşı; göç etmeme kararı; Erzurum Kongresi'ni topladı |
| Millî Kongre | İstanbul; bölgesel değil ulusal; yabancı dilde broşür; Kuva-yı Milliye deyimini ilk kullanan |
Sık düşülen tuzaklar
- 7. madde ile 24. madde karıştırılır: 7. madde "güvenlik gerekçesiyle herhangi bir stratejik noktayı" işgal hakkıdır ve İzmir dâhil tüm işgallerin dayanağıdır; 24. madde yalnız Vilayat-ı Sitte'yi (Doğu'daki altı il) kapsar.
- Mondros'ta toprak devri, savaş tazminatı ya da kapitülasyon maddesi yoktur; bunlar Sevr'e aittir. "Mondros ile Osmanlı toprakları paylaşıldı" ifadesi yanlıştır, paylaşım işgallerle fiilen yapılmıştır.
- İstanbul'un fiilî işgali (13 Kasım 1918, donanmanın gelişi) ile resmî işgali (16 Mart 1920) farklı olaylardır; ateşkes konusu sorusunda 13 Kasım aranır.
- Bristol Raporu İzmir'i ve Yunan işgalini, Harbord Raporu Doğu Anadolu'daki Ermeni iddiasını inceler; ikisinin ortak yönü Türk tezini doğrulamalarıdır ama işgalleri durdurmamıştır.
- İngiliz Muhipleri ve Wilson Prensipleri cemiyetleri azınlık cemiyeti DEĞİLDİR; Türklerin kurduğu millî varlığa düşman cemiyetlerdir. Azınlık cemiyetleri Mavri Mira, Etnik-i Eterya, Pontus, Hınçak, Taşnak, Alyans İsrailit ve Makabi'dir.
- Teali-i İslam (din adamları, hilafete bağlılık) ile Sulh ve Selamet-i Osmaniye (padişaha bağlılıkla kurtuluş, Millî Mücadele'yi isyan sayma) birbirine karıştırılır; ikisi de İstanbul merkezli ve saltanat yanlısıdır.
- İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye işgalden ÖNCE kurulup nüfus belgeleriyle çalışmış, Redd-i İlhak işgal haberi üzerine kurulup miting ve kongrelerle direnişi örgütlemiştir; ilk kurulan millî cemiyet ise ikisi de değil, Trakya-Paşaeli'dir.
- Kuva-yı Milliye "tek merkezden yönetilen düzenli ordu" değildir; bölgesel, gönüllü ve dağınıktır. Düzenli orduya geçilince Batı Cephesi'nde kaldırılması bu dağınıklığın sonucudur.
- Millî cemiyetler başlangıçta silahlı direnişi değil miting, bildiri ve belgeyle hak aramayı seçmiştir; nedeni Wilson İlkeleri'nden ve barış konferansından umut beslemeleridir, güçsüzlük değil.