KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Yumuşama Dönemi — Test 9

KPSS Tarih dersinin Yumuşama Dönemi konusundan 9 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 129 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 9. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

Bu testteki sorular şu kavramları ölçüyor: Yumuşama (Détente) ve nedenleri (1962–1979), Kıbrıs Barış Harekâtı (20 Temmuz – 16 Ağustos 1974), Vietnam Savaşı (1964–1975), 1968: Prag Baharı, Brejnev Doktrini ve gençlik hareketleri, Çin–ABD yakınlaşması (1971–1972), SALT I (1972) ve SALT II (1979), Küba Füze Krizi (Ekim 1962), Helsinki Nihai Senedi (1 Ağustos 1975). Bu kavramların kartları konu anlatımında; her kartın altında bu ve benzeri sorular, karıştırılan noktalar ve sınav ipuçları var.

1 kolay4 orta4 zor

  1. Soru 1

    Kolay

    1975'te Avrupa devletlerinin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri ile Kanada'nın da katılımıyla imzalanan; var olan sınırların karşılıklı tanınması, iç işlere karışmama ve insan haklarına saygı ilkelerini benimseyen belge aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Helsinki Nihai Senedi
    • B)SALT-I Antlaşması
    • C)Paris Şartı
    • D)Roma Antlaşması
    • E)Maastricht Antlaşması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Helsinki Nihai Senedi

    1 Ağustos 1975'te Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı'nın (AGİK) sonunda imzalanan Helsinki Nihai Senedi; sınırların değişmezliği, iç işlere karışmama ve insan haklarına saygı ilkelerini benimseyerek yumuşama döneminin en kapsamlı belgesi olmuştur. SALT-I 1972'de yalnızca ABD ile Sovyetler Birliği arasında stratejik silahları sınırlandırmak üzere imzalandığı için katılımı da konusu da farklıdır. Paris Şartı 1990'da Soğuk Savaş'ın sona erdiğini ilan eden AGİK belgesidir; Roma Antlaşması (1957) Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu, Maastricht Antlaşması (1992) ise Avrupa Birliği'ni kurmuştur. Cevap A.

  2. Soru 2

    Orta

    Aşağıdakilerden hangisi 1962 Küba Füze Krizi'nin sonuçları arasında yer almaz?

    • A)Sovyetler Birliği'nin adaya yerleştirdiği füzeleri geri çekmesi
    • B)ABD'nin Küba'ya saldırmama güvencesi vermiş olması
    • C)Moskova ile Washington arasında doğrudan hat kurulması
    • D)Küba'daki yönetimin devrilerek yerine yenisinin gelmesi
    • E)İki süper güç arasında yumuşama sürecinin başlaması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Küba'daki yönetimin devrilerek yerine yenisinin gelmesi

    Ekim 1962'deki kriz, Sovyetler Birliği'nin Küba'ya yerleştirdiği füzeleri sökmesi ve ABD'nin de adaya saldırmama güvencesi vermesiyle çözülmüş; nükleer savaş eşiğine gelinmesi üzerine iki başkent arasında doğrudan iletişim hattı kurulmuş ve bu tarih yumuşama döneminin başlangıcı sayılmıştır. Küba'daki yönetim ise krizden sonra da yerinde kalmış, değişmemiştir; bu yüzden D bir sonuç olarak gösterilemez. A ile B krizi sona erdiren karşılıklı ödünler, C ise krizin doğurduğu doğrudan kurumsal sonuçtur. Cevap D.

  3. Soru 3

    Orta

    Amerika Birleşik Devletleri'nin Vietnam'daki askerî varlığını sona erdiren gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)1954 Cenevre Konferansı'nın toplanması
    • B)1964 Tonkin Körfezi Olayı'nın yaşanması
    • C)1973 Paris Antlaşması'nın imzalanması
    • D)1975'te Saygon'un düşmesi
    • E)1972'de Nixon'ın Çin'i ziyaret etmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — 1973 Paris Antlaşması'nın imzalanması

    Ocak 1973'te imzalanan Paris Antlaşması ateşkesi sağlamış ve ABD kuvvetlerinin Vietnam'dan çekilmesini düzenlemiştir. 1954 Cenevre Konferansı, Fransa'nın Çinhindi'nden çekilmesini ve Vietnam'ın 17. paralelden bölünmesini karara bağladığı için ABD'nin çekilmesiyle ilgili değildir. 1964 Tonkin Körfezi Olayı tam tersine ABD'nin savaşa doğrudan girmesine gerekçe yapılmıştır; 1975'te Saygon'un düşmesi ABD çekildikten sonra Güney Vietnam yönetiminin sona ermesidir, Nixon'ın Çin ziyareti ise yumuşamanın ayrı bir adımıdır. Cevap C.

  4. Soru 4

    Orta

    1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları'yla temelleri atılan ve 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin garantör devletleri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

    • A)Türkiye - Yunanistan - İtalya
    • B)Türkiye - Yunanistan - İngiltere
    • C)Türkiye - İngiltere - Fransa
    • D)Yunanistan - İngiltere - ABD
    • E)Türkiye - Yunanistan - Sovyetler Birliği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Türkiye - Yunanistan - İngiltere

    1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları'nın ardından 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ve anayasal düzenini güvence altına alan garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'dir. İngiltere adanın önceki egemeni olduğu, Türkiye ile Yunanistan ise adadaki iki toplumun anavatanları olduğu için garantörlük bu üç devlete tanınmıştır. İtalya ve Fransa'nın Kıbrıs'ın statüsüyle ilgili bir yükümlülüğü bulunmadığından A ve C yanlıştır; ABD ile Sovyetler Birliği de garantörlük sisteminin dışında kaldığı için D ve E elenir. Cevap B.

  5. Soru 5

    Orta

    1968'de Çekoslovakya'da başlayan reform hareketine Varşova Paktı güçlerinin müdahalesini, sosyalist ülkelerin egemenliğinin blokun bütünü karşısında sınırlı olduğu düşüncesiyle gerekçelendiren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Brejnev Doktrini
    • B)Truman Doktrini
    • C)Eisenhower Doktrini
    • D)Nixon Doktrini
    • E)Monroe Doktrini
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Brejnev Doktrini

    1968 müdahalesinin ardından ortaya konulan Brejnev Doktrini, sosyalist bir ülkede rejimin tehlikeye girmesi durumunda diğer sosyalist ülkelerin müdahale hakkı bulunduğunu savunarak "sınırlı egemenlik" anlayışını dile getirmiştir. Truman Doktrini 1947'de ABD'nin Yunanistan ile Türkiye'ye yardımını, Eisenhower Doktrini 1957'de ABD'nin Orta Doğu'ya yönelik güvence siyasetini anlatır; ikisi de Batı kaynaklıdır ve Doğu Bloku'nun iç düzeniyle ilgisi yoktur. Nixon Doktrini müttefiklerin kendi savunmalarında daha çok sorumluluk almasını öngörür; Monroe Doktrini ise 1823'te ABD'nin Amerika kıtasını Avrupa müdahalesine kapatma tutumudur. Cevap A.

  6. Soru 6

    Zor

    1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından Türkiye-ABD ilişkileriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. ABD, Türkiye'ye silah ambargosu uygulamıştır. II. Türkiye, ülkesindeki ortak savunma tesislerinin statüsünü yeniden ele almıştır. III. Türkiye, NATO'nun askerî kanadından çekilmiştir. Bu yargılardan hangileri doğrudur?

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız II
    • C)I ve III
    • D)I ve II
    • E)II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — I ve II

    Harekâtın ardından ABD Kongresi'nin kararıyla Şubat 1975'te Türkiye'ye silah ambargosu uygulanmaya başlamış, Türkiye de buna karşılık ülkesindeki ortak savunma tesislerinin faaliyetlerini durdurup bu tesislerin statüsünü yeniden ele almıştır; dolayısıyla I ve II doğrudur. 1974'te NATO'nun askerî kanadından çekilen ülke Yunanistan'dır; Türkiye NATO'nun askerî yapısı içinde kalmayı sürdürdüğü için III yanlıştır. Askerî kanattan çekilme, 1966'da Fransa ile Kıbrıs olaylarından sonra Yunanistan'ın başvurduğu bir yol olmuş, Türkiye için hiçbir dönemde geçerli olmamıştır. Cevap D.

  7. Soru 7

    Zor

    1956'da Macaristan'da ve 1968'de Çekoslovakya'da ortaya çıkan reform girişimleri Sovyet askerî gücünün müdahalesiyle bastırılmıştır. Bu gelişmeler aşağıdakilerden hangisine kanıt olarak gösterilemez?

    • A)Doğu Bloku içinde merkezden ayrılmaya izin verilmediğine
    • B)Sovyet denetiminin gerektiğinde askerî güçle sürdürüldüğüne
    • C)Yumuşamanın blok içi ilişkilere aynı ölçüde yansımadığına
    • D)Doğu Avrupa'da yönetimi değiştirme isteğinin var olduğuna
    • E)Doğu Avrupa ülkelerinin Varşova Paktı'ndan ayrılabildiğine
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Doğu Avrupa ülkelerinin Varşova Paktı'ndan ayrılabildiğine

    Her iki girişim de bastırıldığı ve iki ülke de Varşova Paktı içinde kaldığı için bu olaylardan Doğu Avrupa ülkelerinin pakttan ayrılabildiği sonucuna varılamaz; Macaristan'ın 1956'da açıkladığı ayrılma kararı da müdahaleyle geçersiz kılınmıştır. Girişimlerin varlığı halkın ve yöneticilerin yönetimi değiştirme isteğini gösterdiği için D metinden çıkarılır; müdahalelerin askerî güçle yapılması B'yi, 1968'in yumuşama yılları içinde yer alması ise C'yi destekler. Sonuçların ikisinde de bloktan uzaklaşma çabasının engellenmesi A'yı doğrular. Cevap E.

  8. Soru 8

    Zor

    1972'de imzalanan SALT-I ile 1979'da imzalanan SALT-II karşılaştırıldığında, SALT-II'yi SALT-I'den ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasını amaçlaması
    • B)ABD ile Sovyetler Birliği arasında imzalanmış olması
    • C)Afganistan'ın işgali nedeniyle onaylanmadan kalmış olması
    • D)Yumuşama dönemi içinde görüşülüp imzalanmış olması
    • E)İki taraf arasındaki nükleer güç dengesini esas alması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Afganistan'ın işgali nedeniyle onaylanmadan kalmış olması

    SALT-I 1972'de Moskova'da, SALT-II ise 1979'da Viyana'da imzalanmıştır; ikisi de ABD ile Sovyetler Birliği arasında, yumuşama dönemi içinde, güç dengesini koruyarak stratejik nükleer silahları sınırlandırmak amacıyla yapıldığından A, B, D ve E ortak yönlerdir. SALT-II'yi ayıran yan, Sovyetler Birliği'nin Aralık 1979'da Afganistan'ı işgal etmesinin ardından ABD Senatosu'nda onaylanmayarak yürürlüğe girememesidir. SALT-I ise onaylanıp uygulanmış, yanında Anti-Balistik Füze Antlaşması'nı da getirmiştir. Cevap C.

  9. Soru 9

    Zor

    1960'ların ortasından itibaren Türkiye'nin Sovyetler Birliği ile ekonomik ilişkilerini geliştirmesi, Orta Doğu ve İslam ülkeleriyle temaslarına ağırlık vermesi ve dış politikada yeni ortaklar aramaya yönelmesi, aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?

    • A)Batı ittifakından bütünüyle çıkılmış olmasının
    • B)Tek yönlü bağımlılığı azaltan bir siyasetin aranmasının
    • C)Tarafsızlığın anayasal güvenceye bağlanmış olmasının
    • D)Varşova Paktı'na üyelik yolunun açılmış olmasının
    • E)Bağlantısızlar Hareketi'ne üye olarak katılmasının
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Tek yönlü bağımlılığı azaltan bir siyasetin aranmasının

    Kıbrıs sorununda 1964'te yaşanan güven sarsılmasının ardından Türkiye, Batı ittifakı içinde kalmakla birlikte Sovyetler Birliği'yle ekonomik iş birliğine, Orta Doğu ve İslam ülkeleriyle temaslara yönelerek dış politikasını çok yönlü hâle getirmeye çalışmıştır; bu nedenle doğru yargı B'dir. Türkiye NATO üyeliğini ve Batı ittifakı içindeki yerini sürdürdüğü için A yanlıştır; aynı gerekçeyle Varşova Paktı'na üyelik hiçbir zaman gündeme gelmediğinden D de elenir. Türkiye Bağlantısızlar Hareketi'ne üye olmamış, tarafsızlık da anayasal bir ilke olarak benimsenmemiştir. Cevap B.

Sponsorlu