KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Cümlede Anlam — Test 6

KPSS Türkçe dersinin Cümlede Anlam konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 124 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 6. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

4 kolay8 orta3 zor

  1. Soru 1

    Kolay

    “---- bahçedeki bütün fidanları teker teker suladı.” cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümleye amaç anlamı katılır?

    • A)Sabahın erken saatlerinde
    • B)Kuraklıktan etkilenmesinler diye
    • C)Komşusu kendisinden rica ettiği için
    • D)Elindeki işi bitirdikten sonra
    • E)Yorgunluğuna aldırmadan
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Kuraklıktan etkilenmesinler diye

    Amaç, eylemin hangi sonuca ulaşmak için yapıldığını bildirir ve Türkçede çoğunlukla “diye, için, üzere” sözleriyle kurulur; B'deki “etkilenmesinler diye” sulama eyleminin hedefini gösterdiğinden cümleye amaç anlamı katar. C'de de “için” geçer, ancak “rica ettiği için” yapısı gerçekleşmiş bir gerekçeyi, yani sebebi bildirir; amacı sebepten ayıran ölçüt, amacın henüz gerçekleşmemiş bir sonuca yönelmesidir. A ve D zaman, E ise durum bildirir.

  2. Soru 2

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca “Sanatçı, yapıtını bitirdikten sonra onun üzerinde söz söyleme hakkını okura bırakmalıdır.” cümlesine en yakındır?

    • A)Sanatçı, yapıtını oluştururken okurun beklentilerini ve dönemin değişen eğilimlerini göz önünde bulundurmalıdır.
    • B)Okur, sanatçının yapıtı hakkındaki açıklamalarını dikkate almak zorundadır.
    • C)Sanatçı, yapıtını yayımlamadan önce okurdan görüş almalıdır.
    • D)Her yapıt, yazarının yaşamından izler taşır.
    • E)Bir yapıt bittikten sonra onu yorumlamak artık okurun işidir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Bir yapıt bittikten sonra onu yorumlamak artık okurun işidir.

    Verilen cümlenin yargısı, yapıt tamamlandıktan sonra yorum yetkisinin sanatçıdan okura geçmesidir; E aynı yargıyı “yorumlamak artık okurun işidir” sözleriyle yeniden söylediği için anlamca en yakın seçenektir. B, yorum hakkını okura değil sanatçının açıklamalarına bağladığından verilen yargının tersini savunur. C'de ise yapıtın tamamlanmasından önceki bir aşamadan söz edildiği için aynı yargı verilmiş olmaz.

  3. Soru 3

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca “Kimi kitaplar bir kez okunmak, kimileriyse ömür boyu yanında taşınmak için yazılmıştır.” cümlesine en yakındır?

    • A)Her kitabın okura kazandırdığı bir bilgi mutlaka vardır.
    • B)Kitapların değeri, sayfa sayısıyla değil, içerdiği düşüncenin derinliğiyle ölçülür.
    • C)Bütün kitaplar zamanla eskir ve yerini yenilerine bırakır.
    • D)Kitapların bir bölümü günü kurtarır, bir bölümü ise okurun ömrüne eşlik eder.
    • E)İyi bir okur, hangi kitabı ne zaman okuyacağını bilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Kitapların bir bölümü günü kurtarır, bir bölümü ise okurun ömrüne eşlik eder.

    Verilen cümle kitapları kalıcılık ölçütüne göre ikiye ayırır; D de aynı ayrımı “günü kurtaran” ve “ömre eşlik eden” kitaplar biçiminde yineleyerek aynı yargıyı farklı sözlerle verir. C ise bütün kitapların eskidiğini söyleyip ikili ayrımı ortadan kaldırdığından anlamca yakın değil, karşıttır. A ve B kitapların değeri üzerine başka bir yargı kurar; aynı konudan söz etmek anlamca yakınlık için yeterli değildir.

  4. Soru 4

    Orta

    I. Şair, herkesin gördüğü şeyi kimsenin söylemediği biçimde söyler. II. Şiir, ancak yalın bir dille yazıldığında kalıcı olur. III. Şairin işi, sıradan olanı alışılmadık bir söyleyişe dönüştürmektir. IV. Şiirde ölçü ve uyak, anlamın önüne geçmemelidir. V. Şairler, toplumun sorunlarına duyarsız kalamaz. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi ikisi anlamca birbirine en yakındır?

    • A)I ve II
    • B)I ve III
    • C)II ve IV
    • D)III ve V
    • E)IV ve V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — I ve III

    I. cümlede şairin herkesin gördüğünü özgün bir söyleyişle sunması, III. cümlede ise sıradan olanı alışılmadık bir söyleyişe dönüştürmesi anlatılır; iki cümle de aynı yargıyı yalnızca sözcükleri değiştirerek verir. II ve IV, şiirin dili ve biçimiyle ilgili birbirinden ayrı ölçütler ortaya koyar; ikisi de şiirden söz etse bile aynı yargıyı taşımadıkları için anlamca yakın sayılmaz. V ise şairin toplumsal sorumluluğuna değinerek büsbütün başka bir yargı kurar.

  5. Soru 5

    Zor

    Çeviri, bir metni bir dilden başka bir dile aktarmaktan ibaret sanılır. Oysa çevirmen, sözcükleri değiştirirken aslında iki farklı düşünme biçimini karşı karşıya getirir. Bir dilde tek sözcükle söylenen şey, başka bir dilde koca bir cümle gerektirebilir. Bu yüzden iyi çevirmen, kaynak metne sadık kalmakla okurun rahatça anlayacağı bir metin üretmek arasında sürekli seçim yapar. Onun ustalığı, sözlüğe ne kadar başvurduğunda değil, bu seçimleri ne kadar yerinde yaptığında ortaya çıkar. Bu parçada anlatılanlara anlamca en yakın yargı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Çevirmenin başarısı, iki dil arasında yaptığı yerinde tercihlerde saklıdır.
    • B)Çeviri yapabilmek için en az iki dili ana dili düzeyinde bilmek gerekir.
    • C)Sözlük kullanmayan bir çevirmenin başarılı olması mümkün değildir.
    • D)Kaynak metne bağlı kalmak, çevirinin tek amacı olmalıdır.
    • E)Her metin, yazıldığı dilde okunduğunda daha çok değer kazanır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Çevirmenin başarısı, iki dil arasında yaptığı yerinde tercihlerde saklıdır.

    Parçanın son cümlesi çevirmenin ustalığını sözlük kullanımına değil, kaynak metne bağlılık ile anlaşılırlık arasında yaptığı yerinde seçimlere bağlar; A bu yargıyı doğrudan yineler. C, parçada açıkça reddedilen bir ölçütü başarının koşulu saydığı için metinle örtüşmez. D ise iki uçtan yalnızca birini mutlaklaştırdığından, parçanın savunduğu denge düşüncesine aykırıdır.

  6. Soru 6

    Orta

    “İnsan, susmayı öğrendiği ölçüde dinlemeyi de öğrenir.” cümlesiyle anlamca en yakın olan aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Az konuşan insanlar günlük yaşamlarında genellikle daha az hata yapar.
    • B)Dinleme becerisi, kişinin kendi sesini geri çekebilmesiyle gelişir.
    • C)Konuşmak, insanın kendini ifade etmesinin tek yoludur.
    • D)Sessiz insanlar toplum içinde çoğu zaman fark edilmez.
    • E)İyi bir konuşmacı olmak, uzun bir eğitim gerektirir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Dinleme becerisi, kişinin kendi sesini geri çekebilmesiyle gelişir.

    Verilen cümlede susma ile dinleme arasında doğru orantılı bir bağ kurulur: kişi kendi konuşmasını geri çektiği ölçüde dinleyebilir. B, “kendi sesini geri çekebilme” sözüyle aynı orantıyı yeniden kurduğundan anlamca en yakın seçenektir. A'da ise susmanın sonucu dinleme değil, “daha az hata yapma” olarak gösterilir; konu ortak olsa da yargı değişmiştir.

  7. Soru 7

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisi “Bir işi severek yapan kişi, harcadığı emeği yük olarak görmez.” yargısıyla çelişmektedir?

    • A)Sevdiği işte çalışan insan, saatlerin nasıl geçtiğini çoğu zaman fark etmez.
    • B)İnsan, isteyerek yaptığı işten yorulsa da mutluluk duyar.
    • C)Kişi ne kadar isterse istesin, çok emek gerektiren her iş ona ağır gelir.
    • D)Emek, ancak gönüllü verildiğinde değer kazanır.
    • E)İşini benimseyen çalışanın verimi zamanla artar.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Kişi ne kadar isterse istesin, çok emek gerektiren her iş ona ağır gelir.

    Verilen yargı, sevginin emeği yük olmaktan çıkardığını söyler; C ise “ne kadar isterse istesin” diyerek sevginin bu etkisini yadsır ve emeğin her durumda ağır geleceğini savunur. Aynı konuda birbirinin tersini söylemek mantıksal çelişki doğurur. B, yorgunluğu kabul etmekle birlikte mutluluğun sürdüğünü belirttiği için verilen yargıyı destekler, onunla çelişmez.

  8. Soru 8

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisi “Bir toplumun geleceği, çocuklarına ne öğrettiğine değil, onlara nasıl bir örnek olduğuna bağlıdır.” yargısıyla çelişir?

    • A)Çocuklar, büyüklerin sözlerinden çok davranışlarını taklit eder.
    • B)Bir toplumda değerler, yaşanarak aktarıldığında kalıcı olur.
    • C)Öğüt vermek, hiçbir zaman örnek olmanın yerini tutmaz.
    • D)Doğru bilgiyi vermek, davranışla desteklenmese de yeterlidir.
    • E)Büyüklerin tutumu, çocuğun dünyaya bakışını biçimlendirir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Doğru bilgiyi vermek, davranışla desteklenmese de yeterlidir.

    Verilen yargı, öğretmeyi yani sözü, örnek olmanın yani davranışın gerisinde konumlandırır; D ise davranışla desteklenmese bile bilgi vermenin yeterli olduğunu söyleyerek bu öncelik sıralamasını tersine çevirir. A, B ve E davranışın söze üstünlüğünü değişik sözlerle yineleyen destekleyici yargılardır. C ise verilen cümlenin neredeyse eş anlamlısı olduğundan çelişki aranırken ilk elenmesi gereken seçenektir.

  9. Soru 9

    Orta

    I. Deneyim, insanın en güvenilir öğretmenidir. II. Kitaplar, boş zamanı değerlendirmenin en keyifli yoludur. III. İnsan, yalnızca kendi başından geçenlerden ders çıkarabilir. IV. Başkalarının yaşadığı yanlışlar da bize yol gösterebilir. V. Her deneyim, bir bedel ödenerek elde edilir. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi ikisi anlamca birbiriyle çelişmektedir?

    • A)I ve II
    • B)II ve V
    • C)III ve IV
    • D)I ve V
    • E)II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III ve IV

    III. cümledeki “yalnızca” sözcüğü ders çıkarmayı kişinin kendi yaşantısıyla sınırlandırır; IV. cümle ise başkalarının yanlışlarının da yol gösterebileceğini söyleyerek bu sınırlamayı geçersiz kılar, dolayısıyla iki yargı doğrudan çelişir. I ve V, deneyimin öğreticiliği ile bedeli üzerinedir; birbirini dışlamadıkları, aynı anda doğru olabildikleri için çelişmezler. Ayrı konulardan söz etmek de çelişki sayılmaz.

  10. Soru 10

    Zor

    Kentte yaşayan insanlar için zaman, hep yetişilmesi gereken bir şeydir. Sabah otobüse, öğlen toplantıya, akşam eve yetişilir. Oysa köyde zamanı ölçen şey saat değil, mevsimlerdir; ekim vakti gelir, hasat vakti gelir. Köylü, işini bitirmek için acele etmez; toprağın hazır olmasını bekler. Bu yüzden kentliye göre yavaş görünen bu yaşam, aslında kendi düzeni içinde son derece işlektir. Kentli, zamanın peşinden koşarken köylü zamanla birlikte yürür. Bu parçada anlatılanlarla aşağıdaki yargılardan hangisi çelişmektedir?

    • A)Köy yaşamında işlerin düzenini doğal döngüler belirler.
    • B)Kent yaşamı, insanı sürekli bir yetişme telaşı içinde tutar.
    • C)Köydeki yavaşlık, işlerin aksaması ve düzensizlik anlamına gelir.
    • D)Zamanı algılama biçimi, yaşanılan yere göre değişebilir.
    • E)Kentli ile köylünün zamanla kurduğu ilişki birbirinden farklıdır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Köydeki yavaşlık, işlerin aksaması ve düzensizlik anlamına gelir.

    Parçada köy yaşamının kentliye yavaş görünse de “kendi düzeni içinde son derece işlek” olduğu açıkça belirtilir; C ise bu yavaşlığı aksama ve düzensizlik olarak yorumlayarak metnin yargısının tersini söyler. A, B, D ve E parçada dile getirilen yargıların yeniden ifadesidir. Özellikle D, zamanı algılama biçiminin yere göre değiştiği savını doğrudan karşıladığından çelişki aranırken elenir.

  11. Soru 11

    Orta

    Bir yazarın çağdaşlarınca ne kadar okunduğu, onun yapıtlarının niteliği hakkında güvenilir bir ölçüt sayılamaz. Kimi dönemler, kendi beğenisine uymayan sesleri duymakta zorlanır; o ses ancak yıllar sonra karşılık bulur. Edebiyat tarihinde yaşarken adı bile anılmayan, ölümünden sonra bütün dünyada okunan yazarlar az değildir. Buna karşılık kendi çağında büyük ilgi gören pek çok kitap, aradan birkaç kuşak geçmeden unutulmuştur. Bu nedenle bir yapıtın değerini asıl belirleyen, satış rakamları değil, zamana direnebilme gücüdür. Bu parçada anlatılanlarla aşağıdaki yargılardan hangisi çelişir?

    • A)Bir yapıtın kalıcılığı, yazıldığı dönemdeki ilgiyle ölçülemez.
    • B)Kimi yazarlar hak ettikleri değeri ölümlerinden sonra görmüştür.
    • C)Çok satan kitapların bir bölümü kısa sürede unutulmuştur.
    • D)Bir kitabın niteliği, kendi çağında ulaştığı okur sayısıyla belirlenir.
    • E)Dönemler, kendi beğenisine uymayan alışılmadık sesleri kabul etmekte güçlük çekebilir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Bir kitabın niteliği, kendi çağında ulaştığı okur sayısıyla belirlenir.

    Parçada bir yapıtın değerini belirleyenin satış rakamları değil, zamana direnme gücü olduğu söylenir; D ise niteliği kendi çağındaki okur sayısına bağlayarak bu yargıyı tersine çevirir. A, parçanın ilk cümlesinin yeniden söylenişi olduğundan çelişki oluşturmaz. C de metindeki “kendi çağında ilgi gören kitapların unutulması” saptamasıyla örtüşür.

  12. Soru 12

    Kolay

    I. kokusu II. yağmurdan III. bahçeye IV. sonra V. yayıldı VI. toprağın Yukarıda numaralanmış sözcüklerle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulduğunda sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

    • A)II - IV - VI - I - III - V
    • B)VI - II - IV - I - III - V
    • C)III - V - I - VI - II - IV
    • D)I - VI - II - IV - III - V
    • E)II - VI - I - IV - III - V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — II - IV - VI - I - III - V

    Doğru sıralamada önce "yağmurdan sonra" edat öbeği, ardından tamlayan-tamlanan bütünlüğü bozulmadan "toprağın kokusu" ad tamlaması, sonra dolaylı tümleç ve yüklem gelir: "Yağmurdan sonra toprağın kokusu bahçeye yayıldı." B'de "toprağın" ile "kokusu" arasına sözcük girdiği için ad tamlaması bölünmüş, D'de ise tamlayan ile tamlanan yer değiştirmiştir. E'de ad tamlaması bütün kalsa da "yağmurdan" ile "sonra" arasına sözcük girerek edat öbeği parçalanmıştır. C'de ise yüklem sonda olmadığı için cümle kurallı değil, devriktir.

  13. Soru 13

    Orta

    I. Ancak bu ilgi, çoğu zaman birkaç haftadan fazla sürmez. II. Her yılbaşında insanların büyük bölümü kendine yeni hedefler belirler. III. Bu listelerin başında genellikle spor yapmak ve kitap okumak gelir. IV. Çünkü hedefler belirlenirken kişinin günlük yaşamı çoğu kez hesaba katılmaz. V. Oysa küçük ama sürdürülebilir adımlar, iddialı vaatlerden çok daha etkilidir. Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında sıralama nasıl olmalıdır?

    • A)III - II - I - V - IV
    • B)II - I - III - V - IV
    • C)I - II - III - IV - V
    • D)III - I - II - IV - V
    • E)II - III - I - IV - V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — II - III - I - IV - V

    Paragraf, genel saptamayı veren II ile açılmalı; “bu listelerin” sözüyle ona bağlanan III onu izlemelidir. “Ancak” bağlacını taşıyan I, kurulan beklentiyi kırdığı için bu iki cümleden sonra, “Çünkü” ile başlayan IV bu durumun gerekçesi olduğu için hemen I'in ardından, “Oysa” ile başlayan V ise çözümü sunduğu için sona gelir. C'de paragrafın “Ancak” bağlacıyla başlaması, D'de ise “Bu listelerin” sözünün gönderme yapacağı bir ögenin bulunmaması sıralamayı olanaksız kılar.

  14. Soru 14

    Orta

    I. anlamak II. gerekir III. için IV. önce V. bir yapıtı VI. yazıldığı dönemi VII. tanımak Yukarıda numaralanmış sözcük ve söz öbekleriyle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulduğunda sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

    • A)V - I - III - IV - VI - VII - II
    • B)IV - VI - VII - III - V - I - II
    • C)V - VI - I - III - IV - VII - II
    • D)III - V - I - IV - VI - VII - II
    • E)VI - VII - IV - V - I - III - II
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — V - I - III - IV - VI - VII - II

    “İçin” ilgeci kendinden önceki ögeyi tümleç yapar; bu nedenle “bir yapıtı anlamak için” öbeği bir bütün hâlinde başta yer almalı, ardından “önce yazıldığı dönemi tanımak” öbeği ve yüklem gelmelidir: “Bir yapıtı anlamak için önce yazıldığı dönemi tanımak gerekir.” D'de ilgeç, tamladığı ögeden önce geldiği için dil bilgisi kuralı çiğnenmiştir. C'de ise “bir yapıtı” ile “anlamak” arasına “yazıldığı dönemi” girerek nesne-eylem bağı koptuğundan cümle anlamsızlaşır.

  15. Soru 15

    Zor

    I. Bu nedenle bir dilin söz varlığı, o dili konuşan toplumun yaşam biçimiyle yakından ilgilidir. II. Diller, konuşurlarının gereksinim duyduğu kavramları karşılamak üzere gelişir. III. Örneğin denizle iç içe yaşayan toplumların dillerinde balık türlerini adlandıran onlarca sözcük bulunur. IV. Buna karşılık aynı toplumun kar ve buzla ilgili söz dağarcığı oldukça sınırlıdır. V. Kısacası her dil, kendi coğrafyasının izini taşır. Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında sıralama nasıl olmalıdır?

    • A)III - IV - II - I - V
    • B)II - I - III - IV - V
    • C)I - II - III - IV - V
    • D)III - II - IV - V - I
    • E)II - III - IV - I - V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — II - III - IV - I - V

    Paragraf, genel ilkeyi bildiren II ile açılmalı; “Örneğin” ile başlayan III bu ilkeyi örneklendirmeli, “Buna karşılık” ile başlayan IV aynı örneğin öbür yüzünü göstermelidir. “Bu nedenle” bağlacını taşıyan I, örneklerden çıkarılan sonucu verdiği için onlardan sonra; “Kısacası” ile başlayan V ise özetleyici yargı olduğu için en sona gelir. B'de sonuç bildiren I, dayanağı olan örneklerden önce yer aldığından mantıksal akış bozulur.

Sponsorlu