KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Cümlede Anlam — Test 7

KPSS Türkçe dersinin Cümlede Anlam konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 124 soru kitap sırasına göre 9 teste bölünmüştür; bu sayfa 7. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

5 kolay7 orta3 zor

  1. Soru 1

    Kolay

    I. sessizce II. kapıyı III. odadan IV. çıktı V. örterek Yukarıda numaralanmış sözcüklerle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulduğunda sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

    • A)II - I - V - III - IV
    • B)III - IV - II - I - V
    • C)I - II - V - IV - III
    • D)V - II - I - III - IV
    • E)IV - III - II - I - V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — II - I - V - III - IV

    Kurallı cümlede yüklem sonda bulunur ve nesne kendi eylemiyle birlikte anılır: “Kapıyı sessizce örterek odadan çıktı.” B, C ve E'de yüklem sona getirilmediği için cümle devrik olur, dolayısıyla kurallı sayılmaz. D'de ise “örterek” ulacı nesnesi olan “kapıyı” sözcüğünden önce geldiğinden söz dizimi bozulur.

  2. Soru 2

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisi iki yargıya bölünebilir?

    • A)Bahçedeki gülleri her sabah büyük bir özenle suluyordu.
    • B)Toplantıya katılan herkes görüşünü açıkça dile getirdi.
    • C)Kitabın son bölümünü okumak için sabırsızlanıyordu.
    • D)Sokakta oynayan çocukların sesi eve kadar geliyordu.
    • E)Yeni aldığı ayakkabılar hem rahat hem de şıktı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Yeni aldığı ayakkabılar hem rahat hem de şıktı.

    E'deki “hem ... hem de” bağlacı aynı özneye iki ayrı yüklem bağlar; cümle “Yeni aldığı ayakkabılar rahattı.” ve “Yeni aldığı ayakkabılar şıktı.” biçiminde iki bağımsız yargıya ayrılır. A, B, C ve D'de tek yüklem ve tek yargı vardır. Örneğin D'deki “sokakta oynayan” sözü bir sıfat-fiil öbeğidir; niteleme görevi görür, ayrı bir yargı oluşturmaz.

  3. Soru 3

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisi iki yargıya bölünemez?

    • A)Bu köyde hem hava temiz hem de insanlar güler yüzlü.
    • B)Romanı bir günde bitirdim ama aklımda pek bir şey kalmadı.
    • C)Masanın üzerindeki eski fotoğrafa uzun uzun baktı.
    • D)Yemek lezzetliydi fakat porsiyonlar oldukça küçüktü.
    • E)O, hem iyi bir yazar hem de titiz bir çevirmendir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Masanın üzerindeki eski fotoğrafa uzun uzun baktı.

    C'de tek bir yüklem, yani “baktı” bulunur ve tek bir yargı vardır; “masanın üzerindeki eski” sözleri fotoğrafı niteleyen sıfat öbeğidir, ayrı bir yargı değildir. A ve E'de “hem ... hem de”, B ve D'de ise “ama / fakat” bağlaçları iki ayrı yargıyı birleştirdiği için bu cümleler kolayca bölünebilir. Örneğin D, “Yemek lezzetliydi.” ve “Porsiyonlar oldukça küçüktü.” biçiminde ikiye ayrılır.

  4. Soru 4

    Zor

    (I) Dar sokakları ve ahşap evleriyle bu mahalle, geçmişi bugüne taşıyor. (II) Sokak aralarındaki küçük dükkânlarda hâlâ el işçiliğiyle üretim yapılıyor. (III) Burada ustalar sabırlı, çıraklarsa aceleci. (IV) Mahalle, bu görünümüyle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. (V) Buradan geçen herkes, zamanın burada yavaşladığını hissediyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi iki yargıya bölünebilir?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    III. cümlede iki ayrı özneye bağlı iki yüklem vardır; cümle "Burada ustalar sabırlıdır." ve "Burada çıraklar aceleci." biçiminde iki bağımsız yargıya ayrılır. "Çıraklarsa" sözündeki "ise" eki, bu iki yargıyı karşıtlık ilgisiyle birleştiren ögedir. I. cümledeki "dar sokakları ve ahşap evleriyle" sözü ise tek bir yükleme bağlanan vasıta tümlecidir; ikinci bir yüklem bulunmadığı için I bölünemez.

  5. Soru 5

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisi bir tanım cümlesidir?

    • A)Deneme, yazarın kişisel görüşlerini serbestçe anlattığı düzyazı türüdür.
    • B)Bu denemeyi okurken yazarın samimiyetine hayran kaldım.
    • C)Denemelerini geçen yıl bir araya getirip kitaplaştırdı.
    • D)Deneme yazmak, sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.
    • E)Montaigne'in yüzyıllar önce kaleme aldığı denemeleri bugün hâlâ ilgiyle okunuyor.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Deneme, yazarın kişisel görüşlerini serbestçe anlattığı düzyazı türüdür.

    Tanım cümlesi “nedir?” sorusuna karşılık verir, kavramın ayırıcı özelliklerini bildirir ve genellikle -dır ekiyle biter; A, “Deneme nedir?” sorusunu tam olarak yanıtladığından tanım cümlesidir. D de -dır ekiyle bitmesine karşın denemenin ne olduğunu değil, yazılmasının zorluğunu bildirdiği için tanım sayılmaz. B, C ve E belirli bir kişiye ya da olaya ilişkin bilgi veren yargılardır.

  6. Soru 6

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde örnekleme yapılmıştır?

    • A)Halk edebiyatı ürünleri genellikle sade ve anlaşılır bir dille söylenmiştir.
    • B)Karacaoğlan, Dadaloğlu gibi ozanlar bu geleneğin güçlü temsilcileridir.
    • C)Bu türde ölçü olarak hece ölçüsü kullanılır.
    • D)Şiirler çoğunlukla saz eşliğinde söylenir.
    • E)Halk şiiri, sözlü gelenek içinde biçimlenmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Karacaoğlan, Dadaloğlu gibi ozanlar bu geleneğin güçlü temsilcileridir.

    Örnekleme, bir genellemeyi somutlaştırmak için ondan bir ya da birkaç örnek göstermektir; B'de “gibi” edatıyla iki ozan adı verilerek gelenek somut örneklerle gösterilmiştir. E ise halk şiiri hakkında genel bir bilgi verir, herhangi bir örnek sunmaz. A, C ve D de türün özelliklerini sıralayan genel yargılar olduğundan örnekleme içermez.

  7. Soru 7

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisi bir tanım cümlesi değildir?

    • A)Anı, kişinin yaşadıklarını sonradan yazıya dökmesiyle oluşan türdür.
    • B)Fıkra, güncel bir konunun kısaca ele alındığı gazete yazısıdır.
    • C)Roman, geniş bir olay örgüsüne dayanan uzun soluklu anlatıdır.
    • D)Bu romanı okurken kendimi yüz yıl öncesinin İstanbul'unda buldum.
    • E)Eleştiri, bir yapıtın güçlü ve zayıf yönlerini değerlendiren yazı türüdür.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Bu romanı okurken kendimi yüz yıl öncesinin İstanbul'unda buldum.

    A, B, C ve E birer kavramın ayırıcı niteliklerini bildirip “nedir?” sorusunu yanıtladığı için tanım cümlesidir. D ise bir kavramı tanımlamaz; okurun kişisel izlenimini aktardığından tanım değil, öznel bir yargıdır. Tanımın ölçütü -dır ekinin bulunması değil, cümlenin kavramın kapsamını belirlemesidir.

  8. Soru 8

    Zor

    (I) Deyimler, en az iki sözcüğün kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan söz öbekleridir. (II) Bunların çoğu mecaz anlam taşır; bu yüzden sözcüklerin gerçek anlamlarından yola çıkılarak açıklanamazlar. (III) Sözgelimi etekleri zil çalmak deyimi, bir kimsenin çok sevindiğini anlatır. (IV) Deyimler, atasözlerinden farklı olarak öğüt vermez, ders çıkarmaya çağırmaz. (V) Onlar yalnızca bir durumu ya da davranışı çarpıcı biçimde adlandırır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)I. cümle bir tanım cümlesidir.
    • B)II. cümlede bir açıklama yapılmıştır.
    • C)III. cümlede örnekleme yapılmıştır.
    • D)IV. cümlede karşılaştırmaya başvurulmuştur.
    • E)V. cümlede bir varsayımda bulunulmuştur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — V. cümlede bir varsayımda bulunulmuştur.

    V. cümle deyimlerin işlevini doğrudan bildiren kesin bir yargıdır; varsayım ise gerçekleşmemiş bir durumu bir an için doğru saymayı gerektirir ve cümlede “tut ki, diyelim ki” türünden böyle bir ilgi yoktur. Buna karşılık I, “nedir?” sorusunu yanıtlayan bir tanım; III, “sözgelimi” sözüyle kurulan bir örnekleme; IV ise “atasözlerinden farklı olarak” sözüyle kurulan bir karşılaştırmadır. II. cümlede de deyimlerin neden gerçek anlamla açıklanamadığı belirtilerek açıklama yapılmıştır.

  9. Soru 9

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde örnekleme yapılmamıştır?

    • A)Yahya Kemal, Ahmet Haşim gibi şairler bu dönemin öncüleri sayılır.
    • B)Sözgelimi kâğıt, pusula ve barut Çin'de bulunmuştur.
    • C)Bu yörede kayısı, elma, ceviz gibi meyveler yetişir.
    • D)Sözcüklerin anlamı, kullanıldığı bağlama göre değişebilir.
    • E)Sait Faik'in Semaver adlı öyküsü buna güzel bir örnektir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Sözcüklerin anlamı, kullanıldığı bağlama göre değişebilir.

    Örnekleme, genel bir yargıyı somut bir üyeyle desteklemektir; A ve C'de "gibi" edatıyla, B'de "sözgelimi" sözüyle, E'de ise doğrudan "örnektir" sözcüğüyle somut örnekler verilmiştir. D'de yalnızca genel bir dil bilgisi kuralı bildirilmiş, bu kurala ilişkin herhangi bir sözcük ya da durum örneği gösterilmemiştir. Bu nedenle örnekleme yapılmayan cümle D'dir.

  10. Soru 10

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç–sonuç ilişkisi bulunmaktadır?

    • A)Kar bir gecede kalınlaştığı için köyün yolu tamamen kapandı.
    • B)Bu ceket, mağazadaki ötekinden daha kalın dokunmuş.
    • C)Rafları yeniden düzenleyebilmek için kitapları yere indirdi.
    • D)Bize erkenden haber verirsen sana da yer ayırırım.
    • E)Onun adımları da benimkiler kadar hızlı ve düzenliydi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Rafları yeniden düzenleyebilmek için kitapları yere indirdi.

    C'de kitapların indirilmesinin hangi istekle yapıldığı “-mek için” (düzenleyebilmek için) yapısıyla verilmiştir; düzenleme işi henüz gerçekleşmemiş bir hedeftir. A'daki “-dığı için” eki ise yolun kapanmasının gerçekleşmiş sebebini bildirdiği için amaç değil neden anlatır. D'de koşul, E'de eşitlik vardır.

  11. Soru 11

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde iki varlık arasında eşitlik ilişkisi kurulmuştur?

    • A)Bu tarla, dere kenarındakinden çok daha verimli sayılır.
    • B)Ambar bir an önce dolsun diye harmanı erkene aldılar.
    • C)Gece boyunca yağmur yağdığı için yolun kenarları çamurlandı.
    • D)Yeni evimizin salonu, eskisininki kadar aydınlık.
    • E)Rüzgâr biraz dinerse tekneyi denize indiririz.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Yeni evimizin salonu, eskisininki kadar aydınlık.

    D'de iki salonun aydınlığı “kadar” edatıyla aynı düzeyde gösterildiği için eşitlik ilişkisi vardır. A'da “-den çok daha” kalıbıyla biri diğerinden üstün tutulduğundan eşitlik değil üstünlük söz konusudur. B'deki “-sin diye” amaç, C'deki “-dığı için” neden, E'deki “-se” ise koşul bildirir.

  12. Soru 12

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden–sonuç ilişkisi bulunmamaktadır?

    • A)Kapı sürekli gıcırdadığı için menteşelere biraz yağ sürdü.
    • B)Yoğun sisten dolayı karşı kıyı sabaha kadar hiç görünmedi.
    • C)Not defterini masanın alt çekmecesine özenle kaldırdı.
    • D)Uzun süre okumaktan gözleri iyice yorulmuştu.
    • E)Gece fırtına çıkınca çadırın direkleri bir bir eğrildi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Not defterini masanın alt çekmecesine özenle kaldırdı.

    C'de yalnızca bir eylem aktarılmış, bu eylemin sebebi hiçbir sözle belirtilmemiştir. A'da “-dığı için”, B'de “-den dolayı”, D'de “-maktan”, E'de “-ınca” ekleri gerçekleşmiş birer sebebi sonuca bağlar. Örneğin E'de direklerin eğrilmesinin nedeni fırtınanın çıkmasıdır.

  13. Soru 13

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik bakımından diğerlerinden farklıdır?

    • A)Yazar, altı romanı ve iki öykü kitabıyla okurun karşısına çıktı.
    • B)Yazarın betimlemeleri, okuru anlatılan mekâna taşıyacak ustalıkta.
    • C)Yazarın ilk romanı 1998 yılında bir İstanbul yayınevince basıldı.
    • D)Yazarın kitapları bugüne kadar beş yabancı dile çevrildi.
    • E)Yazarın son yapıtı, geçen yıl bir yayınevinin ödülünü aldı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Yazarın betimlemeleri, okuru anlatılan mekâna taşıyacak ustalıkta.

    B'deki "okuru anlatılan mekâna taşıyacak ustalıkta" değerlendirmesi kişisel beğeniye dayanır ve sınanamaz; bu nedenle cümle kanıtlanabilirlik bakımından diğerlerinden farklıdır. A, C, D ve E'deki kitap sayısı, basım yılı, çeviri sayısı ve ödül bilgisi ise kaynaklara bakılarak doğrulanabilir.

  14. Soru 14

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi öznel bir yargı bildirir?

    • A)Köyün nüfusu son on yılda yarı yarıya azalmış durumda.
    • B)Yaylaya çıkan dar yol, geçen yaz baştan sona asfaltlandı.
    • C)Bölgede yılın yaklaşık beş ayında kar yağışı görülür.
    • D)Köy okulunda hâlen üç öğretmen görev yapıyor.
    • E)Bu yaylanın havası, insana yeniden doğmuş gibi hissettirir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Bu yaylanın havası, insana yeniden doğmuş gibi hissettirir.

    E'deki "insana yeniden doğmuş gibi hissettirir" sözü, kişiden kişiye değişen bir izlenimi anlatır; ölçülemeyeceği için yargı özneldir. A, B, C ve D'deki nüfus azalması, yol yapımı, kar yağışı ve öğretmen sayısı bilgileri ise gözlem ve kayıtlarla doğrulanabildiğinden nesneldir.

  15. Soru 15

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesinlik anlamı bulunmamaktadır?

    • A)Bu saatte yola çıkan, akşam yemeğine yetişir herhâlde.
    • B)Kurul, başvuruyla ilgili kararını oy birliğiyle aldı.
    • C)Yarışma, hiç kuşkusuz bu yıl da aynı salonda düzenlenecek.
    • D)Belediyenin açıkladığı verilere göre park sayısı yirmi ikiye yükseldi.
    • E)Sözleşmeyi imzalamayan herkes elbette listeden çıkarılacak.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bu saatte yola çıkan, akşam yemeğine yetişir herhâlde.

    A'daki "herhâlde" sözcüğü, konuşanın yargısını tahmine dayandırdığını gösterir; bu yüzden cümlede kesinlik yoktur. B'de oy birliğiyle alınmış bir karar, D'de açıklanmış veriler kesin olarak bildirilmiş; C'deki "hiç kuşkusuz" ve E'deki "elbette" sözleri de yargılara kesinlik katmıştır.

Sponsorlu