KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Paragraf — Test 2

KPSS Türkçe dersinin Paragraf konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 120 soru kitap sırasına göre 8 teste bölünmüştür; bu sayfa 2. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

3 kolay7 orta5 zor

  1. Soru 1

    Kolay

    Kazı, bir yerleşmenin toprak altında kalan katmanlarını bilimsel yöntemlerle açığa çıkarma işidir. Bir sezon çalışması genellikle üç ay sürer ve alanda otuz kadar uzman görev alır. Çıkan buluntular türlerine göre ayrılır: pişmiş toprak kaplar, cam boncuklar, sikkeler ve kemik aletler bunların başlıcalarıdır. Kentin liman bölgesinde bulunan tabakalar, tepedeki konut alanından çıkanlara göre daha çok yabancı kökenli eşya içerir. Bu fark, limanın ticaretle, tepenin ise günlük yaşamla ilişkili olduğunu gösterir. Her buluntu, kaydedildiği koordinatla birlikte anlam kazanır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

    • A)Tanımlamaya
    • B)Örneklendirmeye
    • C)Benzetmeye
    • D)Sayısal verilerden yararlanmaya
    • E)Karşılaştırmaya
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Benzetmeye

    “Kazı, bir yerleşmenin toprak altında kalan katmanlarını… açığa çıkarma işidir.” cümlesi tanımlama, “pişmiş toprak kaplar, cam boncuklar, sikkeler ve kemik aletler” sıralaması örneklendirmedir. “üç ay”, “otuz kadar uzman” sayısal veriyi; liman tabakalarının konut alanıyla kıyaslanması karşılaştırmayı gösterir. Parçada hiçbir varlık başka bir varlığa benzetilmediği, “gibi, andırmak, sanki” türünden bir aktarma kullanılmadığı için benzetmeye yer verilmemiştir.

  2. Soru 2

    Orta

    Bir evde harcanan suyun en büyük bölümü banyoda ve mutfakta tükenir. Beş dakikalık bir duş yaklaşık altmış litre su gerektirirken küvette yapılan banyo iki yüz litreyi bulur. Musluğu açık bırakarak diş fırçalayan bir kişi her seferinde on beş litre suyu boşa akıtır; musluğu kapatan biri ise bir litreyle işini bitirir. Damlayan tek bir musluk, bir yılda dört ton suyu kaybettirir. Kentlerde kişi başına günlük tüketim yüz elli litre dolayındayken kırsal yerleşmelerde bu değer yetmiş litrenin altında kalır. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vardır?

    • A)Tanımlama - tanık gösterme
    • B)Örneklendirme - benzetme
    • C)Tanık gösterme - örneklendirme
    • D)Benzetme - tanımlama
    • E)Sayısal veri - karşılaştırma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Sayısal veri - karşılaştırma

    “Beş dakikalık bir duş yaklaşık altmış litre su gerektirirken küvette yapılan banyo iki yüz litreyi bulur.” cümlesi hem sayısal veriden yararlanmayı hem de iki durumun karşı karşıya getirilmesini, yani karşılaştırmayı örnekler. Aynı yapı, kentle kırsal yerleşmenin tüketiminin kıyaslandığı son cümlede de görülür. Parçada tırnak içinde aktarılmış bir söz bulunmadığından A ve C; bir kavram ayırıcı nitelikleriyle tanıtılmadığından D elenir.

  3. Soru 3

    Orta

    Düzenli koşunun yalnız bacakları değil, kalbi de güçlendirdiği artık tartışılmıyor. Haftada üç gün yarım saatlik tempolu koşu yapan bir yetişkinin dinlenme nabzı iki ay içinde ortalama sekiz atım düşüyor. Aynı kişinin akciğer kapasitesi altı ayda yüzde on iki artıyor. Kırk beş yaş üzerindeki koşucularda kalp damar hastalığı görülme oranı yüzde otuz beşe kadar geriliyor. Bu değerler, koşuyu bir alışkanlık hâline getirmenin niçin en ucuz koruyucu hekimlik sayıldığını yeterince açıklıyor. Bu parçada yazar, düşüncesini inandırıcı kılmak için aşağıdakilerin hangisinden yararlanmıştır?

    • A)Sayısal verilerden yararlanma
    • B)Tanık gösterme yoluna başvurma
    • C)Benzetmelerden yararlanma
    • D)Tanımlama yoluna başvurma
    • E)Örneklendirmeden yararlanma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sayısal verilerden yararlanma

    Yazar savını “iki ay içinde ortalama sekiz atım”, “altı ayda yüzde on iki”, “yüzde otuz beşe kadar” gibi ölçüm sonuçlarıyla desteklemiş; okuru bu rakamlarla ikna etmeye çalışmıştır. Bu yol, sayısal verilerden yararlanmadır. Parçada hiç kimsenin sözü tırnak içinde aktarılmadığı için B; bir kavram ayırıcı nitelikleriyle tanıtılmadığı için D doğru değildir.

  4. Soru 4

    Zor

    Hat, yazıyı estetik ölçüler içinde güzelleştirme sanatıdır. Bu sanatta harfler tek başına değil, birbirine yaslanarak anlam kazanır; bir satır, çölde dizilmiş bir kervan gibi ilerler. Sülüs, nesih, talik ve divani, ustaların en çok kullandığı yazı türleri arasındadır. Kalem kamıştan kesilir; ucunun eğimi harflerin karakterini belirler. Bir hattatın icazet alması çoğu zaman sekiz on yıllık meşke bağlıdır ve bu süre içinde binlerce sayfa karalanır. Hat öğrenmek, bu yüzden sabrın kendisini öğrenmektir. Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

    • A)Tanımlama
    • B)Karşılaştırma
    • C)Örneklendirme
    • D)Benzetme
    • E)Sayısal verilerden yararlanma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Karşılaştırma

    “Hat, yazıyı estetik ölçüler içinde güzelleştirme sanatıdır.” cümlesi tanımlama, “Sülüs, nesih, talik ve divani” sıralaması örneklendirmedir. “bir satır, çölde dizilmiş bir kervan gibi ilerler” ifadesi benzetmeyi, “sekiz on yıllık meşk” ve “binlerce sayfa” ifadeleri sayısal verilerden yararlanmayı gösterir. Buna karşılık iki varlık ya da durum benzer ve farklı yönleriyle karşı karşıya getirilmediği için karşılaştırmaya başvurulmamıştır.

  5. Soru 5

    Orta

    Atölyenin kapısından girer girmez insanı ılık bir talaş kokusu karşılar. Rendenin altından kıvrılarak çıkan ince şeritler, yerde bal rengi bir yığın oluşturmuştur. Ustanın elleri iridir; parmak uçlarındaki çizikler, tuttuğu her tahtanın bıraktığı imzalar gibidir. Duvarda asılı gönyeler, keskiler ve testereler sanki yıllardır aynı sırayı bozmadan bekliyor. Ahşap, insanın konuştuğu en sıcak malzemedir bence; çünkü kesildikten sonra bile nemiyle, kokusuyla, damarıyla yaşamayı sürdürür. Bu dükkânda her yüzey, dokunulmayı isteyen bir yumuşaklıkla parlar. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Olaylar oluş sırasıyla aktarılmıştır.
    • B)Karşıt görüşler tartışılmıştır.
    • C)Sayısal verilerden yararlanılmıştır.
    • D)Betimlemeler öznel bir dille yapılmıştır.
    • E)Başkasının sözüne yer verilmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Betimlemeler öznel bir dille yapılmıştır.

    “Rendenin altından kıvrılarak çıkan ince şeritler, yerde bal rengi bir yığın oluşturmuştur.” cümlesi duyulara seslenen betimleyici ögeleri, “Ahşap, insanın konuştuğu en sıcak malzemedir bence.” cümlesi ise kişiden kişiye değişebilecek bir yargıyı, yani öznelliği gösterir. Bu ikisi birlikte D'yi doğrular. Parçada birbirini izleyen olaylar zinciri bulunmadığı için A; hiçbir ölçüm ya da rakam verilmediği için C yanlıştır.

  6. Soru 6

    Kolay

    Ekşi maya, un ile suyun havadaki doğal mayalarla buluşup mayalanmasından elde edilen canlı bir başlatıcıdır. Bu karışım her gün taze unla beslendiğinde kabarır, ekşimsi bir koku yayar ve hamuru kaldıracak güce ulaşır. Fırıncılar, mayanın hazır olup olmadığını suya bıraktıkları küçük bir parçanın yüzüp yüzmediğine bakarak anlar. Ekşi mayayla yapılan ekmeğin kabuğu kalın, içi düzensiz gözeneklidir. Uzun mayalanma, tahılın içindeki bazı bileşenleri parçaladığı için ekmeği kolay sindirilir kılar. Doğru bakılan bir maya, kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşamayı sürdürebilir. Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

    • A)Benzetme
    • B)Tanık gösterme
    • C)Tanımlama
    • D)Karşılaştırma
    • E)Örneklendirme
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Tanımlama

    “Ekşi maya, un ile suyun havadaki doğal mayalarla buluşup mayalanmasından elde edilen canlı bir başlatıcıdır.” cümlesi, kavramı ayırıcı nitelikleriyle tanıttığı için tanımlamadır. D'deki karşılaştırma için iki ürünün benzer ve farklı yönlerinin birlikte ele alınması gerekirdi; parçada yalnız ekşi maya anlatılmaktadır. Somut örnekler sıralanmadığı için E, başkasına ait bir söz aktarılmadığı için B doğru değildir.

  7. Soru 7

    Orta

    Sahne ışığı sönünce salondaki uğultu kesildi. Perde açıldığında ortada tek bir sandalye ve arkasında yıpranmış bir bavul duruyordu. Oyuncu, sahnenin sol köşesinden ağır adımlarla girdi; bavulu açtı, içinden çıkardığı eski bir kaskı başına geçirdi. Seyirciler ilk yarım saat boyunca tek bir söz duymadı; her şey el, omuz ve yüz hareketleriyle anlatıldı. Işık kırmızıya döndüğünde oyuncu sandalyeye çöktü ve ilk cümlesini kurdu. O an salondaki nefesler tek bir noktada birleşti; perde kapanana kadar kimse yerinden kıpırdamadı. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)Olaylar oluş sırasına göre verilmiştir.
    • B)Öyküleyici anlatımdan yararlanılmıştır.
    • C)Betimleyici ögelere yer verilmiştir.
    • D)Zaman ve yer bildiren ifadeler kullanılmıştır.
    • E)Karşılaştırmalara başvurulmuştur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Karşılaştırmalara başvurulmuştur.

    Parçada olaylar “Perde açıldığında… Işık kırmızıya döndüğünde… perde kapanana kadar” gibi zaman bildiren ifadelerle sıralanmış, kişi eylem hâlinde verilmiştir; bu, A, B ve D'yi doğrular. “ortada tek bir sandalye ve arkasında yıpranmış bir bavul duruyordu” ifadesi betimleyici ögeye örnektir, dolayısıyla C de doğrudur. Ancak iki varlık ya da durum benzer ve farklı yönleriyle karşı karşıya getirilmediği için karşılaştırma yapıldığı söylenemez.

  8. Soru 8

    Zor

    Makine çevirisi, birkaç yıl içinde gündelik hayatın sıradan bir aracı hâline geldi. Bu yazılımlar, milyonlarca cümlelik eşleşmiş metin yığınından örüntü çıkararak çalışır. Kullanım alanları hızla genişlemiştir: kullanma kılavuzları, ürün açıklamaları, hava durumu bültenleri ve resmî duyurular bugün büyük ölçüde bu yolla çevrilmektedir. Yine de yazılımın başarısı metnin türüne göre değişir; kalıplaşmış dil kullanan metinlerde sonuç çoğu kez yeterli olur. Çünkü örüntü öğrenen bir sistem, daha önce karşılaşmadığı bir söyleyişin ardındaki niyeti kestiremez. Bu parçada ağır basan anlatım biçimi ile başvurulan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

    • A)Açıklayıcı anlatım - örneklendirme
    • B)Tartışmacı anlatım - tanık gösterme
    • C)Betimleyici anlatım - benzetme
    • D)Öyküleyici anlatım - karşılaştırma
    • E)Açıklayıcı anlatım - tanımlama
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Açıklayıcı anlatım - örneklendirme

    Parça, makine çevirisinin nasıl çalıştığını nesnel bir dille aktarıp okuru bilgilendirdiği için açıklayıcı anlatımla kurulmuştur. “kullanma kılavuzları, ürün açıklamaları, hava durumu bültenleri ve resmî duyurular” sıralaması ise düşünceyi somutlaştıran örneklendirmedir. E yanlıştır; çünkü parçada bir kavramın ayırıcı nitelikleriyle tanıtıldığı bir tanım cümlesi kurulmamış, yalnızca yazılımın yaygınlaştığı belirtilmiştir. Karşıt görüş çürütülmediği için B de elenir.

  9. Soru 9

    Kolay

    Sabah yürüyüşüne çıkan biri için orman yolu ile asfalt yol arasındaki fark ilk adımda belli olur. Asfalt, ayağın gücünü geri vermez; ormanın toprağı ise altında yay varmış gibi esner. Asfaltta yürüyen kişi kısa sürede dizlerinde yorgunluk duyarken toprak patikada aynı yol neredeyse fark edilmeden geçer. Ağaçların arasından süzülen ışık, yolun üstüne serpilmiş altın tozları gibi benekler bırakır. Kentin yolu insanı bir an önce varmaya, dağın yolu ise gitmenin kendisine çağırır. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vardır?

    • A)Tanımlama - örneklendirme
    • B)Karşılaştırma - benzetme
    • C)Tanık gösterme - benzetme
    • D)Sayısal veri - tanımlama
    • E)Örneklendirme - tanık gösterme
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Karşılaştırma - benzetme

    “Asfaltta yürüyen kişi kısa sürede dizlerinde yorgunluk duyarken toprak patikada aynı yol neredeyse fark edilmeden geçer.” cümlesi iki yolun farklı yönlerini karşı karşıya getirdiği için karşılaştırmadır. “ormanın toprağı ise altında yay varmış gibi esner” ve “altın tozları gibi benekler bırakır” ifadeleri ise benzetmedir. Parçada hiçbir rakam verilmediği için D; başkasına ait bir söz aktarılmadığı için C ve E doğru değildir.

  10. Soru 10

    Orta

    Bir tohumun yerel oluşu, yalnız nereden geldiğiyle değil, neye dayandığıyla ilgilidir. Yıllarca aynı toprakta yetişen çeşitler; o yörenin kuraklığına, rüzgârına, hastalığına alışır. Anadolu'da bunun sayısız örneği vardır: Tokat'ın sivri biberi, Kastamonu'nun siyah sarımsağı, Amasya'nın misket elması, Bafra'nın taş kavunu ve Mardin'in kırmızı mercimeği hep bu uzun alışmanın ürünüdür. Bu çeşitler kendi topraklarında az suyla ve az ilaçla ayakta kalır. Yerel tohumu korumak, bu yüzden bir nostalji işi değil, doğrudan gıda güvenliği işidir. Bu parçada yazar, düşüncesini inandırıcı kılmak için aşağıdakilerin hangisinden yararlanmıştır?

    • A)Tanımlama
    • B)Benzetme
    • C)Tanık gösterme
    • D)Örneklendirme
    • E)Sayısal verilerden yararlanma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Örneklendirme

    Yazar savını, “Tokat'ın sivri biberi, Kastamonu'nun siyah sarımsağı, Amasya'nın misket elması, Bafra'nın taş kavunu ve Mardin'in kırmızı mercimeği” gibi somut ürün adlarıyla desteklemiştir; düşünceyi elle tutulur hâle getiren bu yol örneklendirmedir. Parçada hiçbir rakam ya da ölçüm bulunmadığı için E; hiç kimsenin sözü tırnak içinde aktarılmadığı için C doğru değildir.

  11. Soru 11

    Zor

    Ekolojik onarım, bozulmuş bir doğal alanın kendi işleyişine dönmesi için yapılan planlı müdahaledir. Yangından sonra dikim yapılan alanlarla kendi hâline bırakılan alanlar aynı hızda toparlanmaz; ilk beş yılda dikim yapılan yamaçlar daha yeşil görünür, ancak onuncu yılda kendiliğinden yenilenen yamaçlarda tür sayısı yüzde kırk daha yüksek çıkar. Yörede yirmi yıldır çalışan bir orman mühendisi bunu şöyle anlatıyor: “Toprağın kendi hafızası vardır; acele eden biz oluruz.” Onarımda asıl ölçüt, bu nedenle dikilen fidan sayısı değil, alanın kendini besleyebilme yeteneğidir. Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

    • A)Tanımlama
    • B)Karşılaştırma
    • C)Örneklendirme
    • D)Tanık gösterme
    • E)Sayısal verilerden yararlanma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Örneklendirme

    “Ekolojik onarım, bozulmuş bir doğal alanın kendi işleyişine dönmesi için yapılan planlı müdahaledir.” cümlesi tanımlamadır. Dikim yapılan alanlarla kendi hâline bırakılan alanların karşı karşıya getirilmesi karşılaştırmayı, “beş yıl, onuncu yıl, yüzde kırk, yirmi yıl” ifadeleri sayısal verileri, mühendisin tırnak içindeki sözü ise tanık göstermeyi kanıtlar. Buna karşılık düşünceyi somutlaştıracak tek bir ağaç türü ya da alan adı sıralanmadığı için örneklendirmeye başvurulmamıştır.

  12. Soru 12

    Zor

    Yaz tatilleri, dedemin bahçe kapısını iterek başlardı. Kapının menteşesi her seferinde aynı çatlak sesi çıkarır, kiraz ağacının altındaki hasır sandalyeler bizi beklerdi. Çantamı bırakır bırakmaz kuyunun başına koşar, kovayı indirir, soğuk suyu yüzüme çarpardım. Öğleden sonraları dedem beni bağın öbür ucundaki incir ağacına götürürdü; yapraklar geniş, gölge serin, toprak ayağın altında pütür pütürdü. Akşamüstü dönerken elimizdeki sepet incirle dolu olurdu. Karanlık çökünce bahçeye kerevet kurulur, üstümüze yıldızlar dökülürdü. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Öyküleme ile betimleme iç içe kullanılmıştır.
    • B)Nesnel bir bilgi aktarımı amaçlanmıştır.
    • C)Karşıt düşünceler tartışılarak çürütülmüştür.
    • D)Tanık göstermeye ve sayısal veriye yer verilmiştir.
    • E)Bir kavram ayırıcı nitelikleriyle tanımlanmıştır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Öyküleme ile betimleme iç içe kullanılmıştır.

    “Çantamı bırakır bırakmaz kuyunun başına koşar, kovayı indirir, soğuk suyu yüzüme çarpardım.” cümlesi olayları oluş sırasına göre veren öyküleme; “yapraklar geniş, gölge serin, toprak ayağın altında pütür pütürdü” bölümü ise duyulara seslenen betimlemedir. İkisi iç içe kullanıldığı için doğru yargı A'dır. Anlatım kişisel anılara ve izlenimlere dayandığından B; hiçbir söz alıntılanmadığı ve rakam verilmediğinden D yanlıştır.

  13. Soru 13

    Orta

    Radyo dinleyicisiyle podcast dinleyicisi aynı işi yaptıklarını sanır; oysa ikisi çok ayrı biçimde dinler. Radyoda program saati dinleyiciyi bekler, dinleyici de programı; yayın akışı ortaktır, herkes aynı anda aynı sesi duyar. Podcast'te ise akışı dinleyici kurar; başlatır, durdurur, geri sarar. Radyo, dinleyiciye rastlantıyı armağan eder: hiç aramadığı bir şarkıyı orada bulur. Podcast, rastlantıyı ortadan kaldırıp seçimi öne çıkarır. Biri paylaşılan bir zamana, öteki yalnız kişinin kendi zamanına yaslanır. Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

    • A)Tanık gösterme
    • B)Karşılaştırma
    • C)Sayısal verilerden yararlanma
    • D)Örneklendirme
    • E)Tanımlama
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Karşılaştırma

    “Radyoda program saati dinleyiciyi bekler… Podcast'te ise akışı dinleyici kurar.” cümleleriyle iki dinleme biçimi, benzer ve farklı yönleri bakımından baştan sona karşı karşıya getirilmiştir; bu yol karşılaştırmadır. E yanlıştır; çünkü “Biri paylaşılan bir zamana, öteki yalnız kişinin kendi zamanına yaslanır.” cümlesi bir kavramı ayırıcı nitelikleriyle tanıtmaz, karşılaştırmayı sonuca bağlar. Parçada hiçbir rakam geçmediği için C de elenir.

  14. Soru 14

    Zor

    Çıplak gözle görülebilen yıldız sayısı, ideal koşullarda üç bin dolayındadır. Kent ışıkları bu sayıyı büyük ölçüde düşürür; büyük bir kentin merkezinde en parlak yüz yıldızı bile seçmek güçleşir. Gökyüzü, ışık kirliliği altında üstüne süt dökülmüş bir cam gibi bulanır. Işık kirliliğinin en az olduğu yerler yüksek ve kuru bölgelerdir; çöl kenarları, yayla düzlükleri ve dağ sırtları gözlem için en elverişli alanlar arasındadır. Gözlemevlerinin çoğunun neden şehirlerden uzağa kurulduğu böylece anlaşılır. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)Sayısal verilerden yararlanılmıştır.
    • B)Benzetmeye başvurulmuştur.
    • C)Örneklendirme yapılmıştır.
    • D)Tanık gösterilmiştir.
    • E)Açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Tanık gösterilmiştir.

    “üç bin dolayındadır” ve “en parlak yüz yıldız” ifadeleri sayısal verileri, “üstüne süt dökülmüş bir cam gibi bulanır” ifadesi benzetmeyi gösterir. “çöl kenarları, yayla düzlükleri ve dağ sırtları” sıralaması örneklendirmedir; parça baştan sona bilgi verme amacı taşıdığı için anlatım açıklayıcıdır. Ancak hiç kimsenin sözü aktarılmadığından tanık gösterildiği söylenemez.

  15. Soru 15

    Orta

    Gölge oyunu, deve derisinden kesilip boyanmış tasvirlerin ışıkla perdeye yansıtılmasıyla oynanan geleneksel bir seyirlik sanattır. Oyunu tek bir kişi yürütür; hayali denen bu usta, bütün karakterlerin sesini kendi kurar. Karagöz, Hacivat, Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir ve Çelebi, dağarcığın en tanınmış tipleridir. Bir tasvirin hazırlanması, deri işlemekte usta olan biri için bile iki üç günü bulur. Klasik oyunlarda konuşmaların ağırlığı yüksek, hareket azdır; sonradan yazılan oyunlarda ise hareket öne çıkmış, söz geri çekilmiştir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

    • A)Tanımlamaya
    • B)Örneklendirmeye
    • C)Sayısal verilerden yararlanmaya
    • D)Karşılaştırmaya
    • E)Tanık göstermeye
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Tanık göstermeye

    “Gölge oyunu, … oynanan geleneksel bir seyirlik sanattır.” cümlesi tanımlama, “Karagöz, Hacivat, Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir ve Çelebi” sıralaması örneklendirmedir. “iki üç günü bulur” ifadesi sayısal veriyi, klasik oyunlarla sonradan yazılan oyunların karşı karşıya getirildiği son cümle karşılaştırmayı gösterir. Buna karşılık parçada hiçbir kişinin sözü tırnak içinde aktarılmadığı için tanık göstermeye yer verilmemiştir.

Sponsorlu