KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Ses Olayları — Test 10

KPSS Türkçe dersinin Ses Olayları konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 153 soru kitap sırasına göre 11 teste bölünmüştür; bu sayfa 10. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

1 kolay10 orta4 zor

  1. Soru 1

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz uyumuna aykırı bir yazım yer almaktadır?

    • A)Sepetteki meyveleri masaya boşalttık.
    • B)Çocuk, ayakkabılarını kapının önüne bıraktı.
    • C)Yarım saat bekledikden sonra yola çıktık.
    • D)Ağaçtan düşen elmaları teker teker topladık.
    • E)Sınıftaki herkes öğretmeni dikkatle dinledi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yarım saat bekledikden sonra yola çıktık.

    'bekledik' biçimi sert ünsüz 'k' ile bittiği için kendisine gelen '-den' eki sertleşmeli ve sözcük 'bekledikten' biçiminde yazılmalıdır; 'bekledikden' yazımı ünsüz uyumuna aykırıdır. Öteki cümlelerde kural doğru işletilmiştir: 'sepet' sözcüğü 't' ile bittiği için ek '-te', 'ağaç' sözcüğü 'ç' ile bittiği için ek '-tan' olmuştur.

  2. Soru 2

    Zor

    Kışın uzun gecelerinde ailece soba başında toplanırdık. Dedem, gençliğinde başından geçenleri anlatmaya başlayınca hepimiz susar, onun sesindeki o tuhaf tatlılığa kapılırdık. Anlattığı masalları (I) sessizce dinler, kimi yerde gülüşür, kimi yerde korkuyla birbirimize sokulurduk. Masal bitince ninem sıcak süt getirir, elimize (II) birer bardak tutuştururdu (III). Sonra hepimiz odalarımıza (IV) dağılır, yorganların altına girer, dışarıda lapa lapa kar yağarken (V) uyuyakalırdık. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisinde büyük ünlü uyumunu bozan bir ek kullanılmıştır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — V

    yağarken: a–a–e; ünlü uyumlarına girmeyen '-ken' eki, kalın ünlülü 'yağar' sözcüğüne ince ünlüyle eklendiği için büyük ünlü uyumu bozulmuştur. Numaralanmış öteki sözcüklerde uyum korunmuştur: 'tutuştururdu: u–u–u–u–u' baştan sona kalın, 'elimize: e–i–i–e' baştan sona ince ünlülüdür.

  3. Soru 3

    Orta

    Bulutlar (I) dağılır tepenin ardında, Küçük bir kuş (II) uçar dalından yavaşça, Deniz durgun (III), kıyıda tek bir ses yok, Gece çöker (IV) sessizce bahçelere, Yıldızlar parlar (V) gökyüzünün derinliğinde. Bu dizelerdeki numaralanmış sözcüklerin hangisinde kendisinden sonraki sözcüğe bağlanan bir ulama vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — II

    Ulama, ünsüzle biten bir sözcüğün ünlüyle başlayan sonraki sözcüğe bağlanarak okunmasıdır. II numaralı "kuş" ünsüzle biter, ardından gelen "uçar" ünlüyle başlar; bu nedenle burada ulama yapılır. I'deki "Bulutlar"dan sonra "dağılır", IV'teki "çöker"den sonra "sessizce", V'teki "parlar"dan sonra "gökyüzünün" geldiği ve bu sözcükler ünsüzle başladığı için ulama olmaz. III'teki "durgun" sözcüğünden sonra ise virgül bulunur; arada noktalama işareti varsa ulama yapılamaz.

  4. Soru 4

    Zor

    Sınıfa (I) girdiğinde herkes birden sustu. Öğretmen elindeki (II) kâğıdı masaya bıraktı, tahtaya doğru (III) döndü. Kimseye ne (IV) diyeceğini bilmez gibiydi; sesi (V) küçücük bir fısıltıya dönüşmüştü. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde birden çok ses olayı vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    “Diyeceğini” sözcüğünde hem ünlü daralması (de-ecek → diyecek) hem de ünsüz yumuşaması (-ecek-i → -eceği) görülür; yani iki ses olayı bir aradadır. “Girdiğinde” ve “kâğıdı” sözcüklerinde yalnızca ünsüz yumuşaması, “küçücük” sözcüğünde yalnızca ünsüz düşmesi vardır. “Döndü” sözcüğünde ise herhangi bir ses olayı bulunmaz.

  5. Soru 5

    Orta

    Yaz akşamlarında (I) bahçeye çıkar, uzun uzun konuşurduk. Babam (II) sandalyeleri dizer, annem (III) ağzımıza layık bir çay demlerdi. Biz de (IV) ellerimizde bardaklarla (V) yıldızları sayardık. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    “Ağzımıza” sözcüğü “ağız” kökünden gelir; ünlüyle başlayan iyelik eki alınca ikinci hecedeki ı ünlüsü düşmüştür. “Bahçeye”, “sandalyeleri”, “ellerimizde” ve “yıldızları” sözcüklerinde ise kök korunmuş, herhangi bir ünlü düşmesi yaşanmamıştır.

  6. Soru 6

    Orta

    Sabah (I) erkenden yola çıktık. Otobüs (II) durağında bizden başka kimse yoktu. Hava (III) soğuktu ama gökyüzü pırıl pırıldı. Şoför (IV) geldiğinde hepimiz sıraya girdik; yolculuk (V) boyunca kimse konuşmadı. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünsüz benzeşmesi vardır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    “Soğuktu” sözcüğünde kök sert ünsüz k ile bittiği için “-du” eki “-tu” biçimine girmiştir; bu ünsüz benzeşmesidir. “Erkenden” ve “boyunca” sözcüklerinde ekler yumuşak ünsüzden ya da ünlüden sonra geldiği için sertleşme olmamıştır. “Durağında” (durak-ı) ve “geldiğinde” (gel-dik-i) sözcüklerinde ise benzeşme değil, ünsüz yumuşaması görülür.

  7. Soru 7

    Zor

    Bahçenin (I) ucundaki incir ağacı her yıl bol ürün verirdi. Dedem sabahları (II) sepetleri alır, dallardan (III) topladığı meyveleri özenle dizerdi. Bize de (IV) küçücük tabaklarda ikram eder, sonra (V) yorulduğunu söyleyip gölgeye çekilirdi. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde herhangi bir ses olayı yoktur?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — II

    “Ucundaki” (uç-u-n-da-ki), “topladığı” (topla-dık-ı) ve “yorulduğunu” (yorul-duk-u-n-u) sözcüklerinin hepsinde sert ünsüz ünlüyle başlayan ek alarak yumuşamıştır. “Küçücük” sözcüğünde ise ünsüz düşmesi (küçük-cük) görülür. II numaralı “sepetleri” sözcüğünde ekler ünsüzle başladığı için ne yumuşama ne de başka bir ses olayı gerçekleşmiştir.

  8. Soru 8

    Orta

    Dedem, gençliğinde bu dağ yollarını yaya olarak aştığını anlatmayı çok severdi. Akşamüstü (I) sofranın başına geçtiğimizde sözü döner dolaşır, yine o eski günlere gelirdi. Biz de onu can kulağıyla (II) dinlerdik. Anlattıkça sesi yumuşar (III), gözleri uzaklara dalardı. Kimi zaman sözünü yarıda keser, pencereden (IV) dışarıyı uzun uzun süzerdi. O anlarda odaya derin bir sessizlik (V) çökerdi. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisi büyük ünlü uyumuna uymaz?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — I

    akşamüstü: a–a–ü–ü; sözcüğün ilk iki ünlüsü kalın, son iki ünlüsü ince olduğu için büyük ünlü uyumu bozulmuştur; birleşik sözcüklerde uyum aranmaz. Numaralanmış öteki sözcükler uyumludur: 'kulağıyla: u–a–ı–a' baştan sona kalın, 'pencereden: e–e–e–e' baştan sona ince ünlülüdür.

  9. Soru 9

    Orta

    Akşam serinliği çöktüğünde (I) bahçedeki ağacın (II) altına iki sandalye çektik. Babam gençliğinde okuduğu kitabını (III) getirmiş, sararmış sayfaları usulca çeviriyordu (IV). Sözleri bittiğinde yaprağın (V) hışırtısından başka ses kalmamıştı. Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisinde ünsüz yumuşaması (ünsüz değişimi) yoktur?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    “Çöktüğünde” (çök-dük-ü-n-de) sözcüğünde k ünsüzü ğ’ye, “ağacın” (ağaç-ın) sözcüğünde ç ünsüzü c’ye, “kitabını” (kitap-ı-n-ı) sözcüğünde p ünsüzü b’ye, “yaprağın” (yaprak-ın) sözcüğünde k ünsüzü ğ’ye dönüşmüştür. IV numaralı “çeviriyordu” sözcüğünde ise sert ünsüzle biten bir kök bulunmadığı için ünsüz yumuşaması görülmez.

  10. Soru 10

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde birbirinden farklı iki ses olayı bir arada bulunmaktadır?

    • A)Kâğıdı ikiye katlayıp cebine koyuyordu.
    • B)Sabahtan beri sınıfta oturuyorlardı.
    • C)Çocuğu kitapçıdan almaya gitti.
    • D)Minicik parmaklarıyla camdaki buğuyu siliyordu.
    • E)Ufacık bir odada yıllarca kalıyorlardı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Çocuğu kitapçıdan almaya gitti.

    C'de "çocuk + -u → çocuğu" ünsüz yumuşaması, "kitap + -cı → kitapçı" ise ünsüz benzeşmesidir; böylece iki farklı ses olayı bir arada bulunur. B'de "sabah + -dan → sabahtan" ve "sınıf + -da → sınıfta" örneklerinin ikisi de benzeşme olduğu için olay türü tektir. D ve E'de yalnızca ünsüz düşmesi vardır: "minik + -cik → minicik", "ufak + -cık → ufacık".

  11. Soru 11

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşaması bulunmaktadır?

    • A)Yaz tatilinde Zonguldak'a gitmeyi planlıyorlardı.
    • B)Bahçedeki dolabı boyamak için hafta sonunu ayırdı.
    • C)Sinop'u görmeden dönmek istemiyordu.
    • D)Ahmet'i kapıda bir saat beklediler.
    • E)Uşak'ın tarihi yapılarını merak etmişti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Bahçedeki dolabı boyamak için hafta sonunu ayırdı.

    B'de "dolap + -ı → dolabı" biçiminde sondaki "p" sesi ünlüyle başlayan ek aldığı için "b"ye dönüşmüş, ünsüz yumuşaması olmuştur. A, C, D ve E'deki "Zonguldak, Sinop, Ahmet, Uşak" sözcükleri ise özel addır; özel adlarda yumuşama yazımda gösterilmez, bu yüzden "Zonguldak'a, Sinop'u, Ahmet'i, Uşak'ın" biçiminde yazılır.

  12. Soru 12

    Kolay

    Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde kaynaştırma ünsüzü yer almaktadır?

    • A)gelen
    • B)yazar
    • C)kalemler
    • D)okuyan
    • E)sorular
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — okuyan

    D seçeneğindeki sözcük "oku- + -y- + -an" biçiminde çözümlenir; ünlüyle biten kök ile ünlüyle başlayan sıfat-fiil eki arasına "y" kaynaştırma ünsüzü girmiştir. A seçeneğindeki "gel- + -en" birleşiminde kök ünsüzle bittiği için kaynaştırmaya gerek kalmamıştır. E seçeneğindeki "soru + -lar" birleşiminde ise ek ünsüzle başladığından ünlü çatışması doğmamış, kaynaştırma ünsüzü kullanılmamıştır.

  13. Soru 13

    Orta

    Bir ışık (I) usulca süzülür camdan, Uzak (II) evlerin bacası tüter, Sokak (III) ortasında oynar çocuklar, Rüzgâr (IV) durur, akşam yavaşça iner, Ben (V) uzanırım kapının önünde. Bu şiirde numaralanmış sözcüklerin hangisinden sonra ulama yoktur?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    “Işık-usulca”, “Uzak-evlerin”, “Sokak-ortasında” ve “Ben-uzanırım” öbeklerinde birinci sözcük ünsüzle bittiği, ikinci sözcük ünlüyle başladığı için ulama yapılabilir. IV numaralı “Rüzgâr” sözcüğünden sonra gelen “durur” ise ünsüzle başladığından burada ulama yapılamaz.

  14. Soru 14

    Zor

    Köyün girişindeki (I) çınarın gölgesi, öğle sıcağında serin bir sığınak olurdu. Dedem her gün oraya iner, (II) ağacın altındaki taş sekiye oturur, elindeki (III) kitabı sayfa sayfa okurdu. Kimi zaman bize (IV) öğütler verir, kimi zaman uzun uzun susardı. Biz çocuklar da onun sesini duymak için çevresinde toplanırdık. Akşam olunca (V) yavaşça kalkar, bastonuna yaslanarak evin yolunu tutardı. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) vardır?

    • A)I. çınarın
    • B)II. ağacın
    • C)III. kitabı
    • D)IV. öğütler
    • E)V. yavaşça
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — V. yavaşça

    V'te "yavaş + -ca → yavaşça" değişimi vardır; sert ünsüzle biten sözcüğe "c" ile başlayan ek gelince bu ses "ç"ye dönüşmüş, ünsüz benzeşmesi gerçekleşmiştir. II'de "ağaç + -ın → ağacın" ve III'te "kitap + -ı → kitabı" örnekleri benzeşme değil, ünsüz yumuşamasıdır. IV'te "öğüt" sert ünsüzle bittiği hâlde aldığı "-ler" eki "c, d, g" ile başlamadığından benzeşme koşulu oluşmamıştır.

  15. Soru 15

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) bulunmamaktadır?

    • A)Denizin rengi akşamüstü koyulaşırdı.
    • B)Vapurdan inince kalabalığa karıştı.
    • C)Kuşlar ağaçtan havalanıp uzaklaştı.
    • D)Yorgunluktan gözleri kapanıyordu.
    • E)Sabahtan beri hiçbir şey yememişti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Denizin rengi akşamüstü koyulaşırdı.

    B'de "karış + -dı → karıştı", C'de "ağaç + -dan → ağaçtan" ve "uzaklaş + -dı → uzaklaştı", D'de "yorgunluk + -dan → yorgunluktan", E'de "sabah + -dan → sabahtan" biçiminde sertleşme vardır. A'da ise "renk + -i → rengi" ünsüz yumuşamasıdır ve "koyulaşırdı" sözcüğündeki "-dı" eki yumuşak "r" sesinden sonra geldiği için sertleşmemiştir. Bu nedenle benzeşmenin bulunmadığı cümle A'dır.

Sponsorlu