KPSS Coğrafya · 5. konu · konu anlatımı
Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık
Sınavda sorulan 26 kavram · havuzdan 132 çözümlü soru · son güncelleme 20 Eylül 2026
Türkiye'de tarım ve hayvancılık, KPSS Coğrafya'nın iklim ve yer şekilleri bilgisini ürüne çeviren konusudur; sınav burada ezber değil ilişki sorar. Sorular üç kümede toplanır: tarımı etkileyen koşullar ve yöntemler (üretimin yıldan yıla dalgalanması, nadas, sulama, makineleşme, intansif-ekstansif tarım, nöbetleşe ekim), ürün-yetişme koşulu-yöre eşleşmeleri (buğday nerede, çay neden Rize'de, pamuk hasatta neden yağış istemez, şeker pancarı neden fabrika yakınında) ve hayvancılık türleri (büyükbaş-küçükbaş ayrımı, mera-besi farkı, kümes, arıcılık, ipek böcekçiliği, balıkçılık).
Puan kaybı en çok iki kalıpta yaşanır. Birincisi "neyin göstergesidir / kanıtıdır" soruları: sulamayla nadasın azalması, mercimekten pamuğa geçiş, tarımda çalışan nüfus azalırken üretimin artması gibi olayların hangi genel yargıyı kanıtladığını çıkarman istenir; ürün adını bilmek yetmez, iklim-toprak-sulama ilişkisini kurman gerekir. İkincisi "yanlış eşleştirme" soruları: kırmızı mercimek-Güneydoğu, yeşil mercimek-İç Anadolu, mısır-Karadeniz (doğal) ama Çukurova (sulamayla en çok), muz-Anamur gibi çiftleri karıştıran şıklar bilerek konur. Aşağıdaki kartlar her ürünü "koşul + yöre + sınav tuzağı" üçlüsüyle anlatır.
Sınavda sorulan kavramlar
Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.
1.Tarımı etkileyen doğal koşullar (iklim, bakı, yer şekilleri, toprak)
Üretimin yıldan yıla dalgalanmasının temel nedeni yağışa bağımlılık, ürün çeşidinin fazlalığının nedeni iklim çeşitliliğidir. Engebeli Doğu Karadeniz'de tarım alanları dar ve parçalı, İç Anadolu ve Trakya'da düz ve geniştir; delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba) alüvyal toprakları sayesinde en verimli alanlardır. Güneye bakan yamaçlarda ürün daha erken olgunlaşır ve tarımın üst sınırı daha yüksektir; bu üst sınır enleme bağlı olarak kuzeyden güneye doğru da yükselir.
Sınav ipucu: "Üretim yıldan yıla değişiyor" → yağış; yamaçlar arası fark → bakı; Akdeniz'de hasadın İç Anadolu'dan erken olması → enlem ve yükseltiye bağlı sıcaklık.
Soru 11Türkiye'de delta ovalarının tarım açısından çok verimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yıl boyunca sürekli kar örtüsüyle kaplı olması
- B)Bu alanlarda hiçbir zaman sulama gereksinimi duyulmaması
- C)Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla oluşan derin ve besince zengin toprakların bulunması
- D)Yükseltinin fazla olması nedeniyle sıcaklık ortalamalarının düşük kalması
- E)Toprakların yerinde ayrışan kayaçlardan oluşup taşınmamış olması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Delta ovalarındaki alüvyal topraklar akarsuların yukarı havzadan taşıdığı ince malzemenin birikmesiyle oluşur; derin ve besin maddesince zengin olduklarından yüksek verim sağlar. Bu topraklar yerinde ayrışmayla değil taşınmayla oluşmuştur; ayrıca yaz kuraklığı nedeniyle çoğu delta ovasında sulama yine de gereklidir.
Kolay · Test 1
Soru 16Türkiye'nin iç kesimlerinde güneye bakan yamaçlarda tarım ürünlerinin daha erken olgunlaşması ve tarımın üst sınırının daha yüksekte olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Güney yamaçlarda eğimin tümüyle ortadan kalkması
- B)Bakı koşullarının güneşlenme ve sıcaklığı artırması
- C)Güney yamaçlarda yağış miktarının çok fazla olması
- D)Güney yamaçlarda toprak kalınlığının daha az olması
- E)Kuzey yamaçlarda rüzgâr hızının düşük olması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Kuzey Yarım Küre'de güneye bakan yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla ve daha uzun süre aldığından daha sıcaktır; bu da ürünlerin erken olgunlaşmasına ve tarım sınırının yükselmesine yol açar. Bu fark yağış ya da toprak kalınlığından değil, doğrudan bakının sıcaklık üzerindeki etkisinden kaynaklanır.
Orta · Test 2
Soru 1Türkiye'de tarımsal üretim miktarının yıldan yıla önemli ölçüde değişmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yağış ve sıcaklık koşullarının yıllara göre değişkenlik göstermesi
- B)Tarım alanlarının her yıl düzenli olarak küçülmesi
- C)Ekilen tohum türlerinin her yıl tamamen değiştirilmesi
- D)Tarımda çalışan nüfus oranının sürekli olarak artması
- E)Tarım ürünlerinin iç pazarda hiç tüketilmemesi
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Türkiye'de tarım büyük ölçüde doğal koşullara bağlı olduğundan, yağışın az ya da fazla olduğu yıllarda üretim miktarı belirgin biçimde değişir. Tarım alanlarının her yıl düzenli küçülmesi ya da tohumun tümüyle değişmesi gibi durumlar gerçeği yansıtmaz; asıl dalgalanmayı iklim koşullarındaki yıllık değişkenlik yaratır.
Kolay · Test 1
2.Sulama ve sonuçları
Türkiye tarımının en önemli sorunu sulamadır; yaz kuraklığının en şiddetli, sulama gereksiniminin en fazla olduğu bölge Güneydoğu Anadolu'dur. Sulama yaygınlaşınca nadas daralır, yılda birden fazla ürün alınır (Çukurova'da ikinci ürün mısır), ürün çeşidi artar, üretimin iklime bağımlılığı ve yıllık dalgalanması azalır, ürün deseni değişir: GAP ile Şanlıurfa çevresinde kırmızı mercimek alanlarının pamuğa dönmesi bunun kanıtıdır.
Sınav ipucu: "Mercimekten pamuğa geçildi" → sulamanın ürün desenini değiştirdiğinin göstergesi. Ekim alanını genişletmeden üretimi artırmanın öncelikli yolu sulama ve verim artırıcı yöntemlerdir.
Soru 6Güneydoğu Anadolu'da sulama olanaklarının artmasıyla birlikte kırmızı mercimek ekilen bazı alanlarda pamuk tarımına geçilmiştir. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin kanıtıdır?
- A)Tarımda insan gücüne duyulan gereksinimin ortadan kalktığının
- B)Sulamanın yörede yetiştirilen ürün desenini değiştirdiğinin
- C)Yörede iklim tipinin tümüyle değiştiğinin
- D)Toprak türlerinin kısa sürede farklılaştığının
- E)Yörede tarım alanlarının daraldığının
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Pamuk yetişme döneminde bol su isteyen bir bitkidir; sulama olanakları arttığında kurağa dayanıklı ürünlerin yerini alabilir. Bu değişim iklimin ya da toprağın değişmesinden değil, insanın sulama yatırımlarıyla doğal sınırlamayı aşmasından kaynaklanır.
Orta · Test 1
Soru 12Aşağıdaki tabloda üç yörenin tarım alanları içindeki sulanan alan ve nadas alanı oranları verilmiştir. Yöre - Sulanan alan (%) - Nadas alanı (%) K - 10 - 35 L - 45 - 8 M - 25 - 20 Bu tabloya göre aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
- A)Sulanan alan oranı arttıkça nadasa ayrılan alan oranı azalmaktadır
- B)Üç yörede de tarım tümüyle yağışa bağlı olarak yapılmaktadır
- C)Nadas oranı en yüksek olan yörede tarım alanı en geniştir
- D)Sulama oranı yüksek olan yörede yükselti en fazladır
- E)Üç yörede de aynı tarım ürünleri yetiştirilmektedir
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Tabloda sulama oranı yükseldikçe nadas oranının düştüğü görülmektedir; çünkü sulama toprağın nem eksikliğini giderdiğinden araziyi bir yıl boş bırakma gereği ortadan kalkar. Tabloda alan büyüklüğü, yükselti ya da ürün çeşidine ilişkin hiçbir veri bulunmadığından bunlarla ilgili yargılara ulaşılamaz.
Zor · Test 1
Soru 34Çukurova'da mısırın ikinci ürün olarak yetiştirilebilmesi öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Yaz mevsiminin serin ve bol yağışlı geçmesi
- B)Yörede toprakların kireç bakımından çok zengin olması
- C)Kış aylarında uzun süreli don olaylarının görülmesi
- D)Arazinin engebeli ve yükseltisinin çok fazla olması
- E)Sulama olanaklarının bulunması ve yetişme döneminin uzun sürmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Mısır yetişme döneminde bol su ve yüksek sıcaklık ister; Çukurova'da sulama olanakları ve uzun sıcak dönem, ilk ürün hasat edildikten sonra aynı yıl içinde ikinci bir ürün alınmasına imkân verir. Yörede yaz serin ve yağışlı değil, sıcak ve kuraktır; bu nedenle üretimi mümkün kılan etken sulamadır.
Orta · Test 3
3.Nadas ve nöbetleşe ekim (münavebe)
Nadas, kurak ve yarı kurak yörelerde toprağın nem ve besin biriktirmesi için bir yıl ekilmeden dinlendirilmesidir; en yaygın olduğu bölge İç Anadolu'dur ve bitki örtüsüz kalan tarlada erozyon şiddetlenir. Nöbetleşe ekim aynı tarlaya her yıl farklı ürünün sırayla ekilmesidir; amacı toprağın besin dengesini koruyup nadası kaldırmaktır, baklagillerin havanın azotunu toprağa bağlaması buğday-baklagil dönüşümünü doğal gübre yapar. Nadası daraltan uygulamalar sulama, gübreleme, nöbetleşe ekim ve kuraklığa dayanıklı tohumdur; anız yakmak ise toprağın organik maddesini yok eder.
Sınav ipucu: Nadas toprağı boş bırakır, nöbetleşe ekim farklı ürünle dolu tutar. Tabloda sulanan alan oranı yüksek olan yörede nadas oranı düşüktür; ikisi ters orantılıdır.
Soru 2Kurak ve yarı kurak yörelerde toprağın nem ve besin maddesi biriktirmesi amacıyla bir yıl boyunca ekilmeden bırakılmasına ne ad verilir?
- A)Teraslama
- B)Nadas
- C)Nöbetleşe ekim
- D)Gübreleme
- E)Tohum ıslahı
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Toprağın bir üretim dönemi boyunca dinlendirilerek nem ve besin biriktirmesine nadas denir ve bu uygulama yağışın yetersiz olduğu karasal alanlarda yaygındır. Nöbetleşe ekimde toprak boş bırakılmaz, sırayla farklı ürünler ekilir; teraslama ise eğimli arazide erozyonu önlemeye yönelik bir önlemdir.
Kolay · Test 1
Soru 23Aynı tarlada her yıl farklı ürünlerin sırayla ekilmesi biçiminde uygulanan nöbetleşe ekimin amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Toprağı bir yıl boyunca ekilmeden tamamen boş bırakmak
- B)Tarım alanlarının yüzölçümünü kalıcı olarak genişletmek
- C)Ürünlerin pazara taşınma maliyetini düşürmek
- D)Tarımda makine kullanımını tümüyle sona erdirmek
- E)Toprağın besin maddelerinin dengeli kullanılmasını sağlamak
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Farklı bitkiler topraktan farklı besin maddelerini farklı oranlarda aldığından, ürünlerin sırayla ekilmesi toprağın tek yönlü yorulmasını önler ve hastalık ile zararlıların yerleşmesini güçleştirir. Toprağın boş bırakılması nöbetleşe ekim değil nadastır; nöbetleşe ekim tam da nadası azaltmak için kullanılır.
Orta · Test 2
Soru 3Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de nadasa ayrılan alanların daraltılmasına katkı sağlayan uygulamalardan biri değildir?
- A)Kurağa dayanıklı tohumların geliştirilmesi
- B)Verimli tarım alanlarının yerleşime açılması
- C)Sulama olanaklarının geliştirilmesi
- D)Gübre kullanımının yaygınlaştırılması
- E)Nöbetleşe ekim yönteminin uygulanması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Nadas, toprağın nem ve besin eksikliğinden kaynaklandığı için sulama, gübreleme, nöbetleşe ekim ve ıslah edilmiş tohum kullanımı nadas alanlarını daraltır. Tarım alanlarının yerleşime açılması ise nadası azaltmaz, tersine ekilebilir arazi varlığını doğrudan azaltan olumsuz bir gelişmedir.
Orta · Test 1
4.Makineleşme ve tarımsal nüfus yoğunluğu
Makine kullanımı düz ve geniş tarım alanlarında yaygındır (İç Anadolu, Trakya, Ege ovaları, Çukurova); Doğu Karadeniz'de engebeli arazi ve küçük parçalı tarlalar nedeniyle sınırlıdır. Makineleşme üretimi artırıp insan gücü gereksinimini azaltır; tarımda çalışan nüfus azalırken üretim artar, kırdan kente göç hızlanır. Tarımsal nüfus yoğunluğu tarımla uğraşan nüfusun ekili dikili alana bölünmesidir: alanı dar, tarımsal nüfusu kalabalık Doğu Karadeniz'de yüksek; alanı geniş, nüfusu az İç Anadolu ve Trakya'da düşüktür.
Sınav ipucu: "Tarımda çalışan nüfus azalırken üretim artıyor" → makineleşme ve verim artışı. Tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksekliği gelişmişlik değil, kişi başına tarım alanının azlığıdır.
Soru 26K yöresinde tarım alanları düz ve geniştir, yaz kuraklığı şiddetlidir ve sulama yaygın biçimde uygulanmaktadır. L yöresinde ise araziler engebeli ve küçük parçalıdır, yağış yıl içinde düzenli olarak dağılmıştır. Bu bilgilere göre iki yöreyle ilgili aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?
- A)L yöresinde tarımsal makine kullanımı K yöresine göre daha yaygındır
- B)K yöresinde tarım alanları L yöresine göre daha parçalıdır
- C)L yöresinde yaz kuraklığı K yöresine göre daha şiddetlidir
- D)Her iki yörede de tarım tümüyle yağışa bağlı olarak yapılmaktadır
- E)K yöresinde tarımsal üretimin sulamaya bağımlılığı L yöresine göre daha fazladır
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Yağışın yıl içine dengeli dağıldığı L yöresinde bitkilerin su gereksinimi doğal yolla karşılanırken, yaz kuraklığının şiddetli olduğu K yöresinde üretim büyük ölçüde sulamaya bağlıdır. Engebeli ve parçalı araziye sahip L'de makineleşme K'ye göre daha güçtür; parçalılık ve kuraklık bakımından da seçenekler metindeki bilgilerle çelişmektedir.
Zor · Test 2
Soru 132Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımla uğraşan nüfusun ekili dikili alana bölünmesiyle bulunur. K ve L yöreleriyle ilgili şu bilgiler verilmiştir: K yöresi: Ekili dikili alan geniştir, tarımda makine kullanımı yaygındır, tarımla uğraşan nüfus azdır. L yöresi: Ekili dikili alan dardır, araziler eğimli ve parçalıdır, nüfusun büyük bölümü tarımla geçinir. Buna göre, bu iki yöreyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)K yöresinde tarımsal nüfus yoğunluğu L yöresinden daha fazladır.
- B)L yöresinde kişi başına düşen tarım alanı K yöresinden azdır.
- C)K yöresinde tarımla uğraşan kişi başına gelir L yöresinden düşüktür.
- D)L yöresinde tarımın yöre ekonomisi içindeki payı çok düşüktür.
- E)K yöresinde gizli işsizlik L yöresine göre daha yaygın durumdadır.
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Tarımsal nüfus yoğunluğu tarımla uğraşan nüfusun ekili dikili alana bölünmesiyle bulunduğuna göre, L yöresinde pay (tarımla geçinen nüfus) büyük, payda (ekili dikili alan) küçüktür; yani tarımsal nüfus yoğunluğu L'de yüksek, kişi başına düşen tarım alanı ise azdır. Bu nedenle B söylenebilir; aynı gerekçeyle A yanlıştır. C yanlıştır: K'de geniş arazi ve makine kullanımı sayesinde çalışan kişi başına üretim ve gelir daha yüksek olur. E de yanlıştır; işgücünün üretime katkısının çok düşük olduğu gizli işsizlik, dar arazili ve kalabalık tarım nüfuslu L gibi yörelerin sorunudur. D verilenlerle çelişir, L'de nüfusun çoğu tarımla geçindiğine göre tarımın yöre ekonomisindeki payı yüksektir. Cevap B.
Zor · Test 9
Soru 4Türkiye'de tarımsal makine kullanımının en yaygın olduğu yörelerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Deniz seviyesine yakın kıyı kuşağında bulunması
- B)Ormanlarla kaplı alanların geniş yer tutması
- C)Tarım dışı nüfusun çok az olması
- D)Tarım alanlarının düz ve geniş olması
- E)Yıllık yağış miktarının çok yüksek olması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Traktör ve biçerdöver gibi makineler ancak düz, geniş ve parçalı olmayan tarlalarda ekonomik biçimde kullanılabilir; bu nedenle İç Anadolu, Trakya ve Çukurova gibi düzlüklerde makineleşme ileridir. Yağışın yüksek olması ya da kıyıda bulunmak makineleşmeyi belirlemez; nitekim yağışlı ama engebeli Doğu Karadeniz'de makine kullanımı sınırlıdır.
Kolay · Test 1
5.İntansif (entansif, yoğun) ve ekstansif (yaygın) tarım
İntansif tarım birim alandan en yüksek verimi hedefler; sulama, gübre, ıslah edilmiş tohum, sera ve makineye dayanır, az alandan çok ürün alır, doğal koşullara bağımlılığı azdır (Akdeniz seracılığı, Ege-Marmara sulu tarımı). Ekstansif tarım geniş alanlarda az sermaye ve emekle, doğaya bağlı yapılır; birim alandan verim düşük, üretim iklime göre değişkendir (İç ve Doğu Anadolu'nun kuru tarım alanları). Yeni tarım alanı açma olanağı sınırına ulaştığından Türkiye'de üretim artışı alanı değil verimi artırmakla sağlanır.
Sınav ipucu: "Geniş alan kullanmak" intansif tarımın özelliği değildir. Üretimi artırmak için "ekim alanlarını genişletmek" şıkkı yanlış yoldur; doğru şık sulama, gübre ve tohum ıslahıdır.
Soru 14Aşağıdakilerden hangisi entansif (yoğun) tarımın özelliklerinden biri değildir?
- A)Nadas uygulamasının yaygın olması
- B)Birim alandan alınan verimin yüksek olması
- C)Sulama ve gübre kullanımının fazla olması
- D)Makine ve iş gücü girdisinin yüksek olması
- E)Yetiştirilen ürün çeşidinin fazla olması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Entansif tarımda dar alandan yüksek verim almak için sulama, gübre, ıslah edilmiş tohum ve yoğun emek kullanılır. Nadas ise toprağın kendiliğinden nem ve besin biriktirmesini bekleyen ekstansif (kaba) tarımın özelliğidir ve entansif tarımın yaygınlaştığı yerlerde giderek terk edilir.
Zor · Test 1
Soru 9Ekim alanları genişletilmeden tarımsal üretimin artırılabilmesi için yapılması gereken öncelikli çalışma aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Orman alanlarının tarıma açılması
- B)Nadas alanlarının genişletilmesi
- C)Tarımda çalışan nüfusun artırılması
- D)Birim alandan elde edilen verimin yükseltilmesi
- E)Mera alanlarının tümüyle tarlaya dönüştürülmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Ekim alanı sabitken üretimi artırmanın yolu, sulama, gübreleme, ıslah edilmiş tohum ve modern yöntemlerle birim alandan alınan verimi yükseltmektir. Mera ve ormanların tarlaya dönüştürülmesi alan genişletme anlamına gelir ve hem hayvancılığa hem doğal dengeye zarar verir.
Orta · Test 1
Soru 127Sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu bir yörede son yıllarda soğuk hava deposu, ön soğutma ve tasnif-paketleme tesislerinin sayısı hızla artmıştır. Buna göre, bu yörede aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
- A)Üretilen sebze ve meyve çeşidinin belirgin biçimde azalması
- B)Ürünlerin yalnızca hasat mevsiminde pazara sunulabilmesi
- C)Tarım alanlarının yüz ölçüm olarak genişlemeye başlaması
- D)Hasat sonrasındaki ürün kayıplarının azalması
- E)Birim alandan elde edilen verimin doğrudan yükselmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Soğuk hava deposu, ön soğutma ve paketleme tesisleri hasattan sonra ürünün bozulmasını geciktiren yatırımlardır; bunlar yaygınlaştığında çürüme ve fire biçiminde ortaya çıkan hasat sonrası kayıplar azalır. Bu nedenle D beklenir. B tam tersidir: soğuk zincirin kurulması ürünün hasat dönemi dışında da pazara sunulmasını sağlar, satış süresini kısaltmaz. E yanlıştır; verim birim alandan alınan ürün miktarıdır ve tohum, gübre, sulama gibi üretim aşamasındaki uygulamalara bağlıdır, depolama üretilen miktarı değil korunan miktarı etkiler. C de yanlıştır, depolama tesisi kurmak ekili alanı genişletmez. A ise beklenenin tersidir; pazarlama kolaylaştıkça ürün çeşidi daralmaz. Cevap D.
Orta · Test 9
6.Devletin tarımı desteklemesi ve pazarlama
Devlet tarımı taban (destekleme) fiyatı, ürün alımı, ucuz kredi, tohum-gübre desteği, sulama yatırımı ve kooperatiflerle destekler. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tahıl ve haşhaşı taban fiyatla satın alıp depolayarak üreticiyi fiyat düşüşlerine karşı korur. Sözleşmeli üretimde fabrika ekilecek çeşidi ve alım fiyatını önceden belirler; üreticiye pazar güvencesi, sanayiye düzenli ham madde sağlar. Soğuk hava deposu, tasnif-paketleme ve ulaşım ağı ürünü bozulmadan pazara ulaştırır; sebze ve kesme çiçek gibi çabuk bozulan ürünler bu yüzden pazara yakın üretilir.
Sınav ipucu: "Devlet desteği arasında gösterilemez" sorusunda ithalatı artırmak ya da taban fiyatı düşürmek gibi üreticiyi zorlayan şık aranır; TMO'nun temel işlevi alım garantisi ve fiyat istikrarıdır.
Soru 20Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) tarımsal üretimi desteklemedeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Tahıl ürünlerini alım yaparak fiyat dengesini korumak
- B)Çiftçilere traktör üretip dağıtmak
- C)Tarım alanlarının mülkiyetini üstlenmek
- D)Sulama kanallarının yapımını yürütmek
- E)Tarım ürünlerinin dış satımını yasaklamak
Çözümü göster
Doğru cevap: A. TMO, başta buğday olmak üzere tahıl alımı yaparak ve stok tutarak üreticiyi fiyat dalgalanmalarına karşı korur, piyasada arz güvenliği sağlar. Sulama yatırımları farklı kurumların görevidir; ofisin arazi mülkiyeti üstlenmek ya da dış satımı yasaklamak gibi bir işlevi yoktur.
Kolay · Test 2
Soru 7Aşağıdakilerden hangisi bir yörede tarımsal üretimin doğal koşullara bağımlılığının azaldığının göstergelerinden biri değildir?
- A)Kimyasal gübre kullanımının yükselmesi
- B)Soğuk hava depolarının çoğalması
- C)Nadasa bırakılan alanların giderek genişlemesi
- D)Sulanabilen tarım alanlarının artması
- E)Seracılık faaliyetlerinin yaygınlaşması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Sulama, seracılık, gübreleme ve depolama insanın doğal koşulların olumsuz etkisini azaltmak için başvurduğu yöntemlerdir. Nadasın genişlemesi ise toprağın doğal nem ve besin birikimine hâlâ bağımlı olunduğunu gösterir; yani bağımlılığın azaldığının değil sürdüğünün işaretidir.
Zor · Test 1
Soru 8Aşağıdakilerden hangisi devletin tarımı desteklemek amacıyla yürüttüğü uygulamalar arasında gösterilemez?
- A)Çiftçilere düşük faizli kredi verilmesi
- B)Sertifikalı tohum kullanımının desteklenmesi
- C)Sulama ve baraj projelerinin yürütülmesi
- D)Tarımsal üretimden alınan vergilerin yükseltilmesi
- E)Bazı ürünler için taban fiyat açıklanması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Taban fiyat, ucuz kredi, tohum desteği ve sulama yatırımları üreticinin maliyetini düşürüp gelirini güvence altına alan destek uygulamalarıdır. Üretimden alınan vergilerin yükseltilmesi ise üreticinin maliyetini artıracağından destek değil, tarımı zorlaştıran bir uygulamadır.
Kolay · Test 1
7.Buğday, arpa, çavdar ve yulaf
Tahıllar ekili dikili alanların en geniş bölümünü kaplayan ürün grubudur; buğday tek başına en geniş alanı kaplar. Buğday filizlenme döneminde (ilkbahar) yağış, olgunlaşma ve hasat döneminde (yaz) kuraklık ister; ekim alanı en geniş bölge İç Anadolu'dur (Konya, Ankara), yaz yağışlı Karadeniz kıyısında yetişmez. Arpa daha kısa sürede olgunlaştığı ve soğuğa daha dayanıklı olduğu için buğdaydan daha yüksek ve serin yörelerde ekilebilir. Çavdar soğuğa ve verimsiz topraklara en dayanıklı tahıldır; yulaf serin-nemli iklim ister, çoğu hayvan yemidir.
Sınav ipucu: "Buğday için gerekli koşul sayılamaz" sorusunda "hasat döneminde bol yağış" yanlıştır. "Soğuğa ve verimsiz toprağa en dayanıklı" tanımı arpanın değil çavdarındır; arpa-yükselti ilişkisinin nedeni kısa yetişme süresidir.
Soru 32Arpanın buğdaya göre daha yüksek ve serin yörelerde yetiştirilebilmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yalnızca sulanabilen alanlarda yetiştirilebilmesi
- B)Yüksek sıcaklık isteğinin buğdaydan fazla olması
- C)Yalnızca alüvyal topraklarda yetişebilmesi
- D)Olgunlaşma süresinin kısa olması ve kuraklığa daha dayanıklı olması
- E)Yetişme döneminde buğdaydan çok daha fazla su istemesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Arpanın vejetasyon süresi buğdaydan kısa olduğu için yüksek ve serin yörelerin kısa yetişme mevsimine sığar; ayrıca kuraklığa ve verimsiz toprağa daha dayanıklıdır. Buğdaydan daha fazla su ya da daha yüksek sıcaklık istediği yönündeki seçenekler bu dayanıklılık özelliğiyle çelişir.
Orta · Test 3
Soru 55Üç bitkinin istekleri şöyledir: K: Soğuğa ve verimsiz topraklara dayanıklıdır, yüksek ve serin kesimlerde ekilebilir. L: Tarlanın su altında tutulmasını ve yüksek yaz sıcaklığını gerektirir. M: Yetişme döneminde bol su, olgunlaşma döneminde kurak ve güneşli hava ister; lifi için yetiştirilir. Buna göre K, L ve M bitkileri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A)K: Çeltik - L: Pamuk - M: Çavdar
- B)K: Pamuk - L: Çavdar - M: Çeltik
- C)K: Çavdar - L: Pamuk - M: Çeltik
- D)K: Çeltik - L: Çavdar - M: Pamuk
- E)K: Çavdar - L: Çeltik - M: Pamuk
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Soğuğa ve verimsiz toprağa dayanıklı olan tahıl çavdar, su altında tutulan tarlada yetiştirilen ürün çeltik, lifi için yetiştirilen ve hasat döneminde kuraklık isteyen bitki ise pamuktur. Diğer seçeneklerde bu üç bitkinin belirgin biçimde farklı olan su ve sıcaklık istekleri birbirine karıştırılmıştır.
Zor · Test 4
Soru 24Türkiye'de ekili dikili alanlar içinde en geniş yeri kaplayan ürün grubu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Baklagiller
- B)Lif bitkileri
- C)Tahıllar
- D)Turunçgiller
- E)Yağ bitkileri
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Buğday ve arpa başta olmak üzere tahıllar, kurak ve yarı kurak iç bölgelerde geniş alanlarda yetiştirilebildiğinden ekim alanı bakımından ilk sıradadır. Turunçgil ve lif bitkileri gibi ürünler ise yalnızca belirli iklim koşullarının bulunduğu dar kuşaklarda yetiştirilebilir.
Kolay · Test 2
8.Mısır, çeltik (pirinç) ve darı
Mısır yetişme döneminde (yaz) bol su ve sıcaklık ister; sulamasız, doğal koşullarla yaz yağışı alan Karadeniz kıyılarında yetişir, sulamayla üretimin en fazla olduğu yer ise Çukurova'dır, burada buğday hasadından sonra ikinci ürün olarak ekilir. Çeltik tarlanın su altında tutulmasını, yüksek yaz sıcaklığını ve düz arazi ister; Edirne (İpsala, Meriç boyu), Samsun (Bafra) ve Çorum (Osmancık) çevresinde yoğunlaşır, sivrisinek ürettiğinden ekimi devlet iznine bağlıdır. Darı (sorgum) yüksek sıcaklık ister; yerini buğday ve mısıra bıraktığından çok dar alanda ekilir.
Sınav ipucu: Mısırın "doğal yetişme alanı" Karadeniz, "en çok üretildiği yer" Çukurova. Çeltik için "engebeli arazi" ya da "az su" gerekli koşul değildir; "tarlanın su altında tutulması" ifadesi çeltiği tanımlar.
Soru 35Aşağıdakilerden hangisi çeltik (pirinç) tarımı için gerekli koşullardan biri değildir?
- A)Arazinin yüksek ve engebeli olması
- B)Yetişme döneminde bol su bulunması
- C)Yaz aylarında sıcaklığın yüksek olması
- D)Suyu tutabilen düz taban arazilerin bulunması
- E)Ekim alanlarının su kaynaklarına yakın olması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Çeltik, tarlanın su altında tutulmasını gerektirdiğinden düz, su tutan tabanlı ve akarsu boylarına yakın alanlarda yetiştirilir; ayrıca olgunlaşması için yüksek yaz sıcaklığı gerekir. Yüksek ve engebeli arazide su tutulamayacağı ve sıcaklık yetersiz kalacağı için çeltik tarımı yapılamaz.
Orta · Test 3
Soru 33Soğuğa ve verimsiz topraklara en dayanıklı tahıl ürünü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Mısır
- B)Susam
- C)Pamuk
- D)Çavdar
- E)Pirinç
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Çavdar, düşük sıcaklıklara ve besin maddesince yoksul topraklara dayanabildiğinden diğer tahılların yetişemediği yüksek ve serin kesimlerde ekilebilir. Pirinç ve mısır bol su ve yüksek sıcaklık isterken susam ve pamuk zaten tahıl değil, endüstri bitkisidir.
Kolay · Test 3
Soru 34Çukurova'da mısırın ikinci ürün olarak yetiştirilebilmesi öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Yaz mevsiminin serin ve bol yağışlı geçmesi
- B)Yörede toprakların kireç bakımından çok zengin olması
- C)Kış aylarında uzun süreli don olaylarının görülmesi
- D)Arazinin engebeli ve yükseltisinin çok fazla olması
- E)Sulama olanaklarının bulunması ve yetişme döneminin uzun sürmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Mısır yetişme döneminde bol su ve yüksek sıcaklık ister; Çukurova'da sulama olanakları ve uzun sıcak dönem, ilk ürün hasat edildikten sonra aynı yıl içinde ikinci bir ürün alınmasına imkân verir. Yörede yaz serin ve yağışlı değil, sıcak ve kuraktır; bu nedenle üretimi mümkün kılan etken sulamadır.
Orta · Test 3
9.Baklagiller: mercimek, nohut, fasulye
Kırmızı mercimek Güneydoğu Anadolu'da (Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin), yeşil mercimek İç Anadolu'da (Yozgat, Çorum) yoğunlaşır. Nohut ve mercimek kurağa dayanıklıdır; İç ve Güneydoğu Anadolu'nun kuru tarım alanlarında buğdayla nöbetleşe ekilir. Fasulye yetişme döneminde su istediği için sulanabilen alanlarda (Karadeniz, Marmara, Erzincan, Konya ovası) yoğunlaşır. Baklagiller köklerindeki bakterilerle havanın azotunu toprağa bağladığından nöbetleşe ekimde toprağı zenginleştirir, gübre ve nadas ihtiyacını azaltır.
Sınav ipucu: Kırmızı mercimek → Güneydoğu, yeşil mercimek → İç Anadolu; yanlış eşleştirme sorusunun favorisidir. "Kurağa dayanıklı baklagil" → nohut/mercimek, "sulanan alanda yoğunlaşan" → fasulye.
Soru 39Kurağa dayanıklı olması nedeniyle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da geniş alanlarda yetiştirilen baklagil aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Şeker pancarı
- B)Muz
- C)Nohut
- D)Çeltik
- E)Çay
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Nohut, su isteği düşük ve kuraklığa dayanıklı bir baklagil olduğu için yarı kurak karasal alanlarda yaygın biçimde ekilir. Çeltik ve şeker pancarı bol su ister, çay ve muz ise baklagil olmadıkları gibi tümüyle farklı iklim koşulları gerektirir.
Kolay · Test 3
Soru 40Fasulye tarımının sulanabilen alanlarda yoğunlaşmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bitkinin tuz oranı yüksek topraklarda daha iyi gelişmesi
- B)Bitkinin ancak deniz kıyısında yetişebilmesi
- C)Bitkinin yetişme dönemi boyunca sürekli neme gereksinim duyması
- D)Bitkinin uzun süren kuraklığa çok dayanıklı olması
- E)Bitkinin yalnızca kış aylarında yetiştirilebilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Fasulye kuraklığa dayanıklı bir baklagil değildir; gelişme dönemi boyunca düzenli su ister, bu nedenle sulanabilen ovalarda ve akarsu boylarında üretimi yoğunlaşır. Kuraklığa dayanıklılık nohut ve mercimeğin özelliğidir, fasulyenin değil.
Orta · Test 3
Soru 38Kırmızı mercimek üretiminin Güneydoğu Anadolu'da yoğunlaşması öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Bitkinin kurak ve yarı kurak koşullara uyum sağlayabilmesi
- B)Bitkinin her mevsim yağışlı iklim istemesi
- C)Yörede yükseltinin çok fazla olması
- D)Bitkinin ancak sera koşullarında yetişebilmesi
- E)Yörede kış sıcaklıklarının uzun süre sıfırın altında kalması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Kırmızı mercimek az su isteyen ve kuraklığa dayanıklı bir baklagil olduğundan, yaz kuraklığının şiddetli olduğu Güneydoğu Anadolu'nun sulama yapılamayan alanlarında da yetiştirilebilir. Her mevsim yağışlı iklim ya da sera koşulu gerektiren bir bitki değildir.
Orta · Test 3
10.Pamuk
Pamuk yetişme döneminde yüksek sıcaklık ve sulama, hasat döneminde kesinlikle kuraklık ister; hasatta yağış açılmış kozadaki lifleri ıslatıp kirleterek kalitesini düşürür. Alüvyal ovalarda yetişir: Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa çevresi, GAP sulamalarıyla ilk sıraya çıktı), Ege (Aydın-Büyük Menderes, Manisa-Gediz), Akdeniz (Adana-Çukurova, Hatay, Antalya); yaz yağışlı Karadeniz'de yetişmez. Hem lif hem yağ bitkisidir (çiğit); pamuk yörelerinde dokuma sanayisinin kurulması sanayinin ham maddeye yakın yer seçtiğinin kanıtıdır.
Sınav ipucu: "Sulama kanalları açılınca pamuk alanları genişledi" → pamuğun sulamaya bağımlılığının göstergesi. Yaz yağışı isteyen ürünlerle (mısır, fındık, çay) aynı yörede pamuk eşleşmesi yanlıştır.
Soru 42Türkiye'de pamuk üretiminin yoğunlaştığı yöreler aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?
- A)Çukurova, Şanlıurfa çevresi ve Menderes ovaları
- B)Rize, Trabzon ve Giresun çevresi
- C)Erzurum, Kars ve Ardahan çevresi
- D)Kastamonu, Sinop ve Bartın çevresi
- E)Bolu, Düzce ve Zonguldak çevresi
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Pamuk yetişme döneminde bol su ve yüksek sıcaklık, olgunlaşma döneminde ise kurak ve güneşli hava ister; Çukurova, Harran çevresi ve Ege'nin Menderes ovaları bu koşulları karşılar. Karadeniz ve Doğu Anadolu yöreleri hem sıcaklık hem de hasat dönemindeki yağış nedeniyle pamuk için elverişsizdir.
Kolay · Test 3
Soru 43Pamuğun hasat döneminde yağışlı hava istememesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Islanan koza ve liflerin kalitesinin düşmesi
- B)Bitkinin bu dönemde suya hiç gereksinim duymaması
- C)Yağışın bitkinin boyunu kısaltması
- D)Yağışın toprağın tuzluluğunu azaltması
- E)Yağışın bitkinin çiçek açmasını hızlandırması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Pamukta ürün olarak toplanan kısım kozadan çıkan liflerdir; hasat döneminde yağış lifleri ıslatıp lekelenmesine ve kalite kaybına yol açar. Bitki gelişme döneminde bol su ister, dolayısıyla suya hiç gereksinim duymadığı yönündeki açıklama yanlıştır.
Orta · Test 3
Soru 44Şanlıurfa çevresinde sulama kanallarının işletmeye açılmasının ardından pamuk ekim alanlarının hızla genişlemesi neyin göstergesidir?
- A)Yörede tarım alanlarının hızla daraldığının
- B)Pamuğun kuraklığa dayanıklı bir bitki olduğunun
- C)Yörede toprak türlerinin kısa sürede değiştiğinin
- D)Sulama yatırımlarının yörenin ürün desenini değiştirdiğinin
- E)Yörede iklim tipinin değişerek nemlileştiğinin
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Pamuk yetişme döneminde çok su isteyen bir bitkidir; sulama olanağı doğduğunda kurağa dayanıklı ürünlerin yerini alması, insanın doğal sınırlamayı teknoloji ile aştığını gösterir. Bu genişleme iklimin ya da toprağın değişmesinden kaynaklanmaz, çünkü sulama dışındaki koşullar aynı kalmıştır.
Zor · Test 3
11.Şeker pancarı
Serin-nemli yetişme dönemi ister, iç bölgelerin sulanabilen düz alanlarında ekilir: İç Anadolu (Konya, Eskişehir, Kayseri), Marmara'nın iç kesimi (Susurluk, Alpullu), Doğu Anadolu (Erzurum, Erzincan, Muş), Orta Karadeniz'in iç kesimi (Amasya, Tokat-Turhal). Söküldükten sonra çabuk bozulup şeker oranı düştüğü ve hacimli olduğu için fabrikaya yakın alanlarda üretilir; ekimi kota ile devlet denetimindedir. Küspesi ve yaprağı hayvan yemi olduğundan pancar yörelerinde besi hayvancılığı gelişmiştir; buğdayla nöbetleşe ekilerek nadası azaltır.
Sınav ipucu: "Pancarın fabrika yakınında ekilmesi" → çabuk bozulma ve taşıma maliyeti; "pancar yöresinde besicilik" → küspe. Akdeniz kıyı kuşağında pancar tarımı yapılmaz.
Soru 47Şeker pancarının şeker fabrikalarına yakın alanlarda üretilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ağır ve hacimli olması ile çabuk işlenmesi gerekliliği
- B)Bitkinin taşınma sırasında kolayca hafifleyip kuruması
- C)Bitkinin uzun yıllar boyunca bozulmadan saklanabilmesi
- D)Bitkinin yalnızca fabrikaların bahçelerinde yetişebilmesi
- E)Bitkinin sulamaya hiç gereksinim duymaması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Şeker pancarı hem ağır ve hacimli olduğu için taşıma maliyeti yüksektir hem de sökümden sonra bekledikçe şeker oranı düştüğünden hızla işlenmelidir. Bu nedenle fabrikalar üretim alanlarının içinde kurulur; ürünün uzun süre saklanabildiği yönündeki açıklama gerçeğe aykırıdır.
Orta · Test 4
Soru 48Şeker pancarı üretiminin yaygın olduğu yörelerde besi hayvancılığının da gelişmiş olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Pancarın yaprağı ve küspesinin hayvan yemi olarak kullanılması
- B)Pancar tarlalarında hayvanların serbestçe otlatılması
- C)Pancar üretiminin meraları genişletmesi
- D)Pancarın hayvan hastalıklarını önlemesi
- E)Pancar tarımının sulamayı gereksiz kılması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Şeker pancarının yaprağı ile fabrikada şeker çıkarıldıktan sonra kalan küspesi besi hayvanları için değerli bir yem kaynağıdır; bu da tarım ile hayvancılık arasındaki bağı güçlendirir. Hayvanlar pancar tarlalarında otlatılmaz; ilişki doğrudan yem sağlanması yoluyla kurulur.
Orta · Test 4
Soru 110Şeker fabrikalarının bulunduğu yörelerde besiciliğin de gelişmiş olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Pancar tarımının sulamayı gereksiz kılması
- B)Fabrikaların hayvan hastalıklarını önlemesi
- C)Pancar küspesinin hayvan yemi olarak değerlendirilmesi
- D)Fabrikaların çevredeki hayvanlara barınak sağlaması
- E)Şeker üretiminin meraları genişletmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Şeker üretiminden sonra geriye kalan küspe ile pancarın yaprakları besi hayvanları için besleyici bir yem kaynağıdır; bu da sanayi ile hayvancılık arasında doğrudan bir bağ kurar. Fabrikaların barınak sağlaması ya da mera genişletmesi gibi bir işlevi bulunmaz.
Orta · Test 8
12.Tütün, haşhaş ve kenevir (devlet denetimindeki bitkiler)
Tütün az su ve az gübre ister; fazla sulama ve gübre yaprağı kalınlaştırıp kalitesini bozduğundan kıraç yamaçlarda sulamasız yetiştirilir. En çok Ege'de (Manisa, İzmir, Denizli, Muğla), ayrıca Karadeniz (Samsun-Bafra, Tokat), Marmara (Bursa, Balıkesir) ve Güneydoğu'da (Adıyaman) üretilir; her yörenin tütününün farklı kalitede olması ürün niteliğinin iklim ve toprağa bağlı olduğunu gösterir. Haşhaş, kapsülünden elde edilen afyon (morfin ham maddesi) nedeniyle yalnız izinli illerde (Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Denizli, Burdur, Isparta, Amasya, Tokat) ve TMO denetiminde ekilir; kenevir de aynı gerekçeyle izinle Kastamonu (Taşköprü), Samsun ve Amasya çevresinde yetiştirilir.
Sınav ipucu: "Tütünde sulama ve gübrelemenin sınırlı tutulması" → kalitenin bozulması. "Belirli illerde devlet denetiminde" ifadesi haşhaş ya da keneviri işaret eder; nedeni iklim değil uyuşturucu ham maddesi olmasıdır.
Soru 45Tütün tarımında sulama ve gübrelemenin sınırlı tutulmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bitkinin kök sisteminin gübreyi hiç kullanamaması
- B)Sulamanın bitkiyi tümüyle kurutması
- C)Gübrenin bitkinin boyunu aşırı kısaltması
- D)Tütünün yalnızca kum üzerinde yetişebilmesi
- E)Aşırı su ve gübrenin yaprak kalitesini düşürmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Tütünde ürün yapraktır ve yaprağın aroması ile kalitesi, bitki fazla su ve gübre almadığında yükselir; bu nedenle verimsiz sayılan topraklarda ve az yağışlı koşullarda kaliteli tütün elde edilir. Aşırı sulama ve gübreleme verimi artırsa da kaliteyi düşürdüğünden tercih edilmez.
Orta · Test 3
Soru 46Türkiye'de tütün üretiminin yapıldığı yöreler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A)Yalnızca Akdeniz kıyısındaki delta ovaları
- B)Yalnızca İç Anadolu'nun kapalı havzaları
- C)Yalnızca Göller Yöresi çevresi
- D)Ege, Karadeniz ve Marmara bölgelerindeki uygun yöreler
- E)Yalnızca Doğu Anadolu'nun yüksek platoları
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Tütün İzmir ve Manisa çevresi, Samsun-Bafra yöresi ve Marmara'nın güneyi başta olmak üzere birbirinden farklı yörelerde yetiştirilir; her yörenin toprak ve iklim koşulu ürüne farklı bir kalite kazandırır. Üretimin tek bir bölgeyle sınırlı olduğunu belirten seçenekler bu yaygınlığa aykırıdır.
Kolay · Test 4
Soru 51Haşhaş üretiminin belirli illerde ve devlet denetiminde yapılmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bitkinin yalnızca dar bir kıyı kuşağında yetişebilmesi
- B)Bitkinin hiçbir sanayi kolunda hammadde olarak kullanılmaması
- C)Bitkinin yetişme süresinin diğer ürünlerden çok uzun olması
- D)Bitkinin ancak ısıtılan sera koşullarında yetiştirilebilmesi
- E)Elde edilen maddelerin kötüye kullanım riski taşıması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Haşhaş kapsülünden elde edilen alkaloitler ilaç sanayisinin hammaddesidir; aynı maddelerin kötüye kullanılabilmesi nedeniyle üretim izne bağlanmış ve Afyonkarahisar ile Denizli çevresi gibi belirli yörelerle sınırlandırılmıştır. Sınırlama bitkinin yetişme koşullarından değil bu denetim zorunluluğundan kaynaklanır.
Orta · Test 4
13.Çay tarımı
Çay bol ve düzenli yağış, yüksek nem, kışın don olmayan ılıman iklim ve yıkanmış asidik toprak ister; bu koşullar Türkiye'de yalnız Doğu Karadeniz kıyı kuşağında bir aradadır. Rize başta olmak üzere Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu'nun kıyı kesiminde, kıyıdan belirli bir yükseltiye kadar yetiştirilir; alımı ve işlenmesi büyük ölçüde devlet (ÇAYKUR) eliyle yürütülür. Çay ve fındığın aynı kuşakta yetişmesi ikisinin de nemli-ılıman iklim isteğinden ve soğuğa dayanıksızlığından kaynaklanır.
Sınav ipucu: Haritada çay yapılan il sorulursa Doğu Karadeniz kıyısındaki numarayı seç; Samsun ve batısında çay yoktur. Çayın yoğunlaşmasında en etkili koşul yağış ve nemdir.
Soru 30Türkiye'de çay tarımının yoğunlaştığı yöre aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Göller Yöresi
- B)Doğu Karadeniz kıyıları
- C)Konya çevresi
- D)Şanlıurfa çevresi
- E)Trakya
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Çay her mevsim yağışlı, kışları ılıman geçen ve asitli topraklara sahip alanlarda yetişir; Rize başta olmak üzere Doğu Karadeniz kıyıları bu koşulları karşılar. Konya ve Şanlıurfa çevresinde yaz kuraklığı çok şiddetli, Trakya'da ise yağış rejimi çayın istediği düzenlilikten uzaktır.
Kolay · Test 2
Soru 10Doğu Karadeniz kıyılarında çay tarımının yoğunlaşmasında aşağıdaki koşullardan hangisinin etkisi en fazladır?
- A)Toprakların kireç bakımından çok zengin olması
- B)Kış aylarında sıcaklığın uzun süre donma noktasının altında kalması
- C)Her mevsim yağışlı ve kışları ılıman geçen iklim koşulları
- D)Yaz mevsiminin uzun ve kurak geçmesi
- E)Tarım alanlarının düz ve geniş olması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Çay, yıl boyunca nem isteyen, kışın şiddetli soğuk ve dondan zarar gören bir bitkidir; Doğu Karadeniz kıyıları her mevsim yağışlı ve kışları ılıman olduğu için elverişlidir. Yaz kuraklığı ya da uzun süreli don çay için elverişsizdir; kireçli toprak da bu bitkinin istediği asitli toprak yapısına ters düşer.
Orta · Test 1
Soru 36Türkiye'de çeltik üretiminin yoğunlaştığı yöreler aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?
- A)Konya ve Karaman çevresindeki kapalı havzalar
- B)Erzurum ve Kars çevresindeki yüksek platolar
- C)Muğla ve Denizli çevresindeki dağlık alanlar
- D)Edirne çevresi ve Çorum (Osmancık) çevresi
- E)Rize ve Artvin çevresindeki kıyı kuşağı
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Meriç-Ergene havzasındaki Edirne çevresi ile Kızılırmak boyundaki Çorum-Osmancık çevresi, bol su ve düz taban arazi koşullarını bir arada sunduğu için çeltik üretiminin başlıca alanlarıdır. Erzurum-Kars yöresi yükselti ve soğuk nedeniyle, Konya çevresi ise su yetersizliği nedeniyle çeltiğe elverişli değildir.
Kolay · Test 3
14.Ayçiçeği ve diğer yağ bitkileri
Ayçiçeği yetişme döneminde nem, hasatta kuraklık ister; düz geniş alanlarda buğdayla nöbetleşe ekilir. Üretimin büyük bölümü Trakya'dadır (Edirne, Tekirdağ, Kırklareli); uygun iklim, geniş düz tarlalar ve yağ fabrikaları yoğunlaşmayı açıklar, sulamayla İç Anadolu'ya da yayılmıştır. Diğer yağ bitkileri: zeytin, pamuk çiğidi, soya (Çukurova'da ikinci ürün), yer fıstığı (Osmaniye, Adana; sıcak, sulanabilen kumlu topraklar), susam (yüksek sıcaklık ister; Akdeniz, Ege, Güneydoğu), haşhaş tohumu, kolza. Ayçiçeği yörelerinde yağ fabrikası kurulması sanayinin ham maddeye yönelmesinin kanıtıdır.
Sınav ipucu: "Yağ bitkisi değildir" sorusunda şeker pancarı, tütün ya da çay aranan şıktır. Susamın yalnız güneyde yetişmesi sıcaklık isteğinin yüksekliğindendir.
Soru 76Aşağıdakilerden hangisi bir yağ bitkisi değildir?
- A)Ayçiçeği
- B)Susam
- C)Soya
- D)Kolza
- E)Şeker pancarı
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Ayçiçeği, susam, soya ve kolza tohumlarından bitkisel yağ elde edilen ürünlerdir. Şeker pancarı ise kökünden şeker üretilen bir endüstri bitkisidir ve yağ bitkisi grubunda yer almaz.
Kolay · Test 6
Soru 50Ayçiçeği üretiminin Trakya'da yoğunlaşmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi en fazladır?
- A)Yörede sera alanlarının çok geniş yer tutması
- B)Yağış koşullarının uygunluğu ve tarlaların düz olması
- C)Kış aylarının çok soğuk ve yoğun karlı geçmesi
- D)Arazinin engebeli ve yüksek olması
- E)Tarım topraklarının tuz oranının yüksek olması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Ayçiçeği yetişme döneminde yeterli nem isteyen, olgunlaşma döneminde kuraklığa dayanabilen bir yağ bitkisidir; Trakya'nın yağış rejimi ve düz geniş tarlaları hem verimi hem de makineli tarımı destekler. Engebeli arazi ya da tuzlu toprak bu ürünün yayılışını açıklamaz.
Orta · Test 4
Soru 56Pamuk üretilen yörelerde dokuma, şeker pancarı üretilen yörelerde şeker, ayçiçeği üretilen yörelerde yağ fabrikalarının kurulmuş olması aşağıdakilerden hangisinin kanıtıdır?
- A)Sanayileşmenin tarımsal üretimi tümüyle sonlandırdığının
- B)Endüstri bitkilerinin yalnızca dış satım için üretildiğinin
- C)Tarımın sanayiye hammadde sağlayarak sanayinin dağılışını etkilediğinin
- D)Sanayi tesislerinin yer seçiminde iklimin belirleyici olduğunun
- E)Tarım ürünlerinin işlenmeden tüketildiğinin
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Hammaddesi ağır, hacimli ya da çabuk bozulan sanayi kolları üretim alanlarının yanında kurulur; bu nedenle endüstri bitkilerinin yetiştirildiği yörelerde ilgili fabrikalar yoğunlaşır. Bu durum sanayinin iklimle değil hammadde kaynağıyla konumlandığını gösterir ve ürünlerin işlenmeden tüketilmediğini kanıtlar.
Zor · Test 4
15.Zeytin
Akdeniz ikliminin ağacıdır: yaz kuraklığına dayanır ama kış soğuğundan (don) zarar gördüğü için kıyı kuşağıyla sınırlı kalır, kıyıya paralel dağların gerisine geçemez. En geniş alanı Ege'de kaplar (Aydın, İzmir, Balıkesir-Edremit Körfezi, Muğla); Marmara'da Bursa-Gemlik, Akdeniz'de Hatay, Mersin, Antalya, Güneydoğu'da Gaziantep-Kilis ile sürer. Ağaç bir yıl bol, ertesi yıl az ürün verir (var yılı-yok yılı); iklim ve ağaç sayısı değişmese de üretim yıldan yıla dalgalanır. Zeytinyağı sanayisi Ege'de yoğunlaşır.
Sınav ipucu: "Zeytin neden kıyıyla sınırlı" → kış soğuğuna dayanıksızlık. Grafikte iklim ve ağaç sayısı sabitken üretim bir yıl artıp bir yıl azalıyorsa cevap zeytinin periyodik verim özelliğidir.
Soru 60Zeytin tarımının Türkiye'de büyük ölçüde kıyı kuşağıyla sınırlı kalmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kıyı kesimlerde tarım topraklarının çok derin olması
- B)İç kesimlerde tarım alanlarının bulunmaması
- C)Kıyı kesimlerde yağışın her mevsime dağılması
- D)İç kesimlerdeki şiddetli kış donlarının bitkiye zarar vermesi
- E)İç kesimlerde yaz mevsiminin aşırı derecede kurak geçmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Zeytin ağacı uzun süreli düşük sıcaklıklara ve don olaylarına dayanamaz; iç bölgelerde kışların sert geçmesi bu tarımı olanaksız kılar. Yaz kuraklığı zeytin için sorun değildir, çünkü bitki kurak yaz koşullarına uyum sağlamıştır.
Orta · Test 4
Soru 124Türkiye'de bazı tarım ürünleri yalnızca belirli iklim ve toprak koşullarının bir arada görüldüğü dar alanlarda yetiştirilebilmektedir. Buna göre, aşağıdaki ürünlerden hangisinin ticari üretimi Türkiye'de yalnızca Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yapılmaktadır?
- A)Zeytin
- B)Çay
- C)Şeker pancarı
- D)Pamuk
- E)Antep fıstığı
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Çay; her mevsim yağışlı, kışı ılık geçen ve toprağı yıkanmış, kireçsiz (asitli) olan alanlarda yetişir. Türkiye'de bu üç koşulu bir arada yalnızca Rize, Trabzon, Artvin, Giresun ve Ordu'yu içine alan Doğu Karadeniz kıyı kuşağı sağladığı için ticari çay tarımı bu dar kuşakla sınırlı kalmıştır. Zeytin, kışı ılık geçen kıyı kuşağı ürünüdür ve Ege, Akdeniz ile Güney Marmara kıyılarında geniş alan kaplar. Şeker pancarı serin ve sulanabilen alanların ürünüdür, başta İç Anadolu olmak üzere ülkenin büyük bölümünde ekilir. Pamuk Çukurova, Güneydoğu Anadolu ve Ege ovalarında, Antep fıstığı ise Gaziantep-Şanlıurfa-Siirt çevresinde yetiştirilir. Cevap B.
Kolay · Test 9
Soru 18Aşağıdaki ürün - iklim isteği eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A)Pamuk - Yetişme döneminde bol su, olgunlaşma döneminde kuraklık
- B)Buğday - İlkbaharda yağışlı, yazları kurak yarı kurak iklim
- C)Turunçgil - Kış aylarında don olayının görülmediği ılıman iklim
- D)Fındık - Yazları çok sıcak ve kurak geçen iklim
- E)Çay - Her mevsim yağışlı, kışları ılıman iklim
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Fındık yıl boyunca nemli, kışları ılıman ve yazları serin geçen ortamlarda yetişir; bu nedenle Karadeniz kıyı kuşağında yoğunlaşır ve şiddetli yaz kuraklığından zarar görür. Diğer eşleştirmeler ürünlerin bilinen iklim istekleriyle uyumludur.
Orta · Test 2
16.Turunçgiller ve muz
Portakal, mandalina, limon ve greyfurt kışın ılık, dondan korunmuş kıyılarda yetişir; en yoğun olduğu yöre Akdeniz kıyılarıdır (Mersin, Adana, Antalya, Hatay), ardından Ege (İzmir, Muğla) ve Doğu Karadeniz'de Rize çevresinde mandalina gelir. Muz tropikal kökenli olduğundan Türkiye'de yalnız Toroslar'ın kuzeyden gelen soğuğu kestiği, kışın don görülmeyen Anamur ve Alanya çevresinde (Mersin, Antalya) açıkta yetişir; son yıllarda seralarda yayılmıştır.
Sınav ipucu: Rize'de turunçgil görünce şaşırma: ölçüt "don olmaması"dır, enlem değil. Haritada muz sorulursa Akdeniz kıyısındaki en güney numarayı (Anamur) işaretle.
Soru 62Muz tarımının Anamur ve Alanya çevresinde yoğunlaşmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi en fazladır?
- A)Dağların kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerini engellemesi
- B)Yörede yağışların her mevsime eşit biçimde dağılması
- C)Yörede yükseltinin çok fazla olması
- D)Yörede toprakların tuzlu ve killi bir yapıda olması
- E)Yörede kış aylarında kar yağışının etkili olması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Muz, sıcaklık isteği en yüksek olan ve don olayına hiç dayanamayan meyvedir; Toroslar'ın kıyıya paralel uzanışı kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerini engelleyerek bu kıyı şeridinde kışın ılık kalmasını sağlar. Kar yağışının etkili olduğu ya da yükseltinin fazla olduğu yerlerde muz yetiştirilemez.
Orta · Test 5
Soru 61Turunçgil tarımının en yoğun olduğu yöreler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A)Akdeniz kıyı ovaları ile Ege'nin güney kesimi
- B)İç Anadolu'nun kapalı havzaları
- C)Doğu Anadolu'nun yüksek platoları
- D)Trakya'nın iç kesimleri
- E)Batı Karadeniz'in dağlık alanları
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Turunçgiller kış aylarında don olayının görülmediği ılıman kıyı kuşaklarında yetişir; Mersin, Adana, Hatay ve Antalya çevresi ile Ege'nin güney kesimi bu koşulu sağlar. İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da kış donları, Trakya'nın iç kesimlerinde ise soğuk kış koşulları bu tarımı engeller.
Kolay · Test 5
Soru 85Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin tarımsal dış satımında önemli yer tutan ürünlerden biri değildir?
- A)Fındık
- B)Kuru incir
- C)Kuru üzüm
- D)Kuru kayısı
- E)Muz
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Fındık, kuru incir, kuru üzüm ve kuru kayısı Türkiye'nin dış satımında geleneksel olarak öne çıkan tarım ürünleridir. Muz ise yalnızca dar bir kıyı kuşağında yetiştirildiğinden üretim büyük ölçüde iç tüketime yöneliktir.
Kolay · Test 6
17.Fındık
Fındık nemli ve ılıman iklim ister; kışın don, yazın kuraklık istemez. Doğal yetişme alanı Karadeniz kıyı kuşağıdır: en çok Doğu Karadeniz'de (Ordu, Giresun, Trabzon, Samsun), ardından Batı Karadeniz'de (Sakarya, Düzce, Zonguldak) yetiştirilir. Eğimli yamaçlarda yetiştirilmesi toprağı tutarak erozyonu önler ama makine kullanımını sınırlar. Türkiye dünya fındık üretiminde ve dış satımında ilk sıradadır; fındık tarımsal dış satımın en önemli kalemlerindendir.
Sınav ipucu: "Fındığın yamaçlarda yetiştirilmesinin tarım dışı katkısı" → erozyonun önlenmesi. Çay Rize çevresine sıkışır, fındık Sakarya'ya kadar uzanır; ikisinin alanı aynı değildir.
Soru 64Fındık üretiminin Türkiye'de yoğunlaştığı yöreler aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?
- A)Edirne ve Tekirdağ çevresi
- B)Ordu ve Giresun çevresi
- C)Konya ve Karaman çevresi
- D)Gaziantep ve Şanlıurfa çevresi
- E)Malatya ve Elazığ çevresi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Fındık yıl boyunca nemli, kışları ılıman ve yazları serin geçen ortamlarda yetişir; Doğu Karadeniz'de Ordu ve Giresun bu tarımın merkezidir. Gaziantep ve Şanlıurfa çevresi antep fıstığı, Malatya çevresi ise kayısı üretimiyle öne çıkan kurak ve karasal alanlardır.
Kolay · Test 5
Soru 65Fındığın Doğu Karadeniz'de büyük ölçüde eğimli yamaçlarda yetiştirilmesi, tarımsal üretimin yanında aşağıdakilerden hangisine de katkı sağlamaktadır?
- A)Tarım topraklarının kireç oranının yükselmesine
- B)Yörede kış sıcaklıklarının yükselmesine
- C)Yamaçlarda erozyonun yavaşlatılmasına
- D)Yörede yıllık yağış miktarının artmasına
- E)Yörede tarım alanlarının düzleşmesine
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Fındık bahçeleri çok yıllık bir bitki örtüsü oluşturarak eğimli yamaçlarda toprağı kökleriyle tutar ve yüzeysel akışı yavaşlatır; böylece bol yağış alan bu kıyı kuşağında erozyon zararı azalır. Fındık dikimi yağış miktarını ya da sıcaklık koşullarını değiştirmez; etkisi doğrudan toprak korumayla ilgilidir.
Zor · Test 5
Soru 15Nadas uygulamasının yaygın olduğu alanlarda erozyonun şiddetlenmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Toprağın nem oranının aşırı derecede yükselmesi
- B)Arazinin tümüyle düz bir görünüm kazanması
- C)Toprakta kireç oranının azalması
- D)Yağışların tümüyle kar biçiminde düşmesi
- E)Toprağın bir yıl boyunca bitki örtüsünden yoksun kalması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Nadasa bırakılan tarlada toprağı örten ve kökleriyle tutan bir bitki örtüsü bulunmadığından yağmur damlaları ve yüzeysel akış toprağı kolayca taşır. Nadas nemi artırmak için yapılsa da çıplak kalan yüzey, özellikle eğimli arazide erozyonu hızlandırır.
Orta · Test 1
18.Üzüm, incir ve kayısı (kurutmalık meyveler)
Üzüm sıcaklık ve yağış isteği geniş olduğundan neredeyse her bölgede yetişir; en çok Ege'de (Manisa, Denizli, İzmir), ardından Güneydoğu (Gaziantep, Kilis) ve İç Anadolu'da (Nevşehir, Kırşehir) üretilir. Çekirdeksiz kuru üzüm Ege'de yoğunlaşır; nedeni yaz aylarının sıcak ve kurak geçmesiyle üzümün açıkta kurutulabilmesidir. Kuru incir Aydın'da (Büyük Menderes vadisi) toplanır; incir kışı ılık, yazı sıcak ve kurak ister. Kuru kayısı Malatya ile özdeştir; kayısı erken çiçek açtığından ilkbahar geç donlarında büyük ürün kaybı yaşar. Bu üç kuru meyve tarımsal dış satımın başında gelir.
Sınav ipucu: "Kuru incir-üzüm-kayısının dış satımda önemli yer tutması" → iklimin kurutmaya elverişli olduğunu gösterir. Haritada incirde ilk il Aydın, kuru kayısıda Malatya.
Soru 69Kuru kayısı üretimiyle öne çıkan yöre aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Rize çevresi
- B)Aydın çevresi
- C)Antalya çevresi
- D)Edirne çevresi
- E)Malatya çevresi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Malatya çevresi, kayısının olgunlaşması için gerekli sıcak ve kurak yaz koşullarına sahip olduğundan kuru kayısı üretiminin merkezidir. Rize çevresi çay, Aydın çevresi ise incir üretimiyle öne çıkan farklı iklim özelliklerine sahip yörelerdir.
Kolay · Test 5
Soru 86Kuru incir, kuru üzüm ve kuru kayısının dış satımda önemli yer tutması neyi gösterir?
- A)Bu ürünlerin üretiminde sulamanın gereksiz olduğunu
- B)Bu ürünlerin yalnızca tek bir ilde yetiştirildiğini
- C)Kurutmanın ürünü dayanıklı kılarak pazarlamayı kolaylaştırdığını
- D)Bu ürünlerin yalnızca kış mevsiminde üretilebildiğini
- E)Bu ürünlerin taze olarak hiçbir biçimde tüketilmediğini
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Kurutma işlemi ürünün su oranını düşürerek hacmini ve ağırlığını azaltır, bozulmasını geciktirir; böylece uzak pazarlara taşınması ve uzun süre saklanması mümkün olur. Bu ürünler taze olarak da tüketilir ve birden çok yörede yetiştirilir; belirleyici olan işleme yoluyla kazanılan dayanıklılıktır.
Zor · Test 6
Soru 85Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin tarımsal dış satımında önemli yer tutan ürünlerden biri değildir?
- A)Fındık
- B)Kuru incir
- C)Kuru üzüm
- D)Kuru kayısı
- E)Muz
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Fındık, kuru incir, kuru üzüm ve kuru kayısı Türkiye'nin dış satımında geleneksel olarak öne çıkan tarım ürünleridir. Muz ise yalnızca dar bir kıyı kuşağında yetiştirildiğinden üretim büyük ölçüde iç tüketime yöneliktir.
Kolay · Test 6
19.Antep fıstığı, elma, kiraz ve çilek
Antep fıstığı kurağa çok dayanıklıdır; sulanamayan, taşlı ve kireçli topraklarda bile yetişmesi toprak ve su isteğinin düşük olduğunu gösterir; Güneydoğu Anadolu'da (Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt, Adıyaman) yoğunlaşır. Elma kışın soğuklama isteyen ılıman kuşak meyvesidir; Isparta, Karaman, Niğde ve Amasya gibi yüksek ve serin yörelerde gelişmiştir. Kiraz kıyının sıcağını da yaylanın soğuğunu da sevmediğinden ılıman geçiş kuşaklarında (İzmir-Kemalpaşa, Manisa, Amasya, Isparta) yoğunlaşır. Çilek Silifke çevresinde kışın ılık geçmesi sayesinde erken (turfanda) pazara sunulur.
Sınav ipucu: Elma-Isparta sorusunda cevap serin iklim ve yükseltidir. Antep fıstığı sorularında "taşlı, kireçli, sulamasız" ifadesi kurağa dayanıklılığı kanıtlar.
Soru 68Antep fıstığının sulama yapılamayan, taşlı ve kireçli alanlarda da yetiştirilebilmesi neyin göstergesidir?
- A)Bitkinin yalnızca sera koşullarında yetiştiğinin
- B)Bitkinin soğuk iklim koşullarını sevdiğinin
- C)Bitkinin her yıl yeniden ekildiğinin
- D)Bitkinin kuraklığa ve verimsiz topraklara dayanıklı olduğunun
- E)Bitkinin bol su isteyen bir tür olduğunun
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Derin köklü olan antep fıstığı, sulama olanağı bulunmayan kurak alanlarda ve verimsiz sayılan taşlı topraklarda da ürün verebilir; bu, bitkinin kuraklığa uyum yeteneğini gösterir. Bol su isteyen ya da soğuk seven bir tür olsaydı Güneydoğu Anadolu'nun kurak ve çok sıcak koşullarında yaygınlaşamazdı.
Orta · Test 5
Soru 73Elma üretiminin Isparta, Karaman ve Niğde gibi yörelerde yoğunlaşmasında etkili olan koşul aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yörelerde yaz sıcaklığının çok yüksek olması
- B)Yörelerde don olayının hiç görülmemesi
- C)Yörelerde yağışın yaz aylarında toplanması
- D)Yörelerin serin ve ılıman koşullara sahip olması
- E)Yörelerin deniz seviyesinde bulunması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Elma, kışın belirli bir soğuklama süresine gereksinim duyan ve aşırı sıcaktan hoşlanmayan bir meyvedir; yükseltinin fazla olduğu serin ve ılıman yöreler bu isteği karşılar. Don olayının hiç görülmediği sıcak kıyı kuşakları elmanın soğuklama gereksinimini karşılayamaz.
Orta · Test 5
Soru 75Çilek üretiminin Silifke çevresinde erken dönemde pazara sunulabilmesi öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
- A)Yörede sulama yapılmasının olanaksız olması
- B)Kış ve ilkbahar sıcaklıklarının yüksek olması
- C)Yörede yükseltinin çok fazla olması
- D)Yörede kar örtüsünün uzun süre kalması
- E)Yörede yağışın yaz aylarında düşmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Akdeniz kıyısındaki Silifke çevresinde kış ve ilkbahar sıcaklıklarının yüksek olması, çileğin diğer yörelere göre daha erken olgunlaşmasını ve yüksek fiyatla pazara sunulmasını sağlar. Yükseltinin fazla olduğu ve kar örtüsünün uzun kaldığı yerlerde ise olgunlaşma gecikir.
Orta · Test 5
20.Sebzecilik ve seracılık
Sebze bol su istediği için sulanabilen ovalarda, çabuk bozulduğu için pazara (büyük kentlere) yakın alanlarda yetiştirilir; Akdeniz, Marmara ve Ege'de yoğundur. Seracılık Akdeniz kıyılarında, başta Antalya olmak üzere Mersin ve Muğla'da (Fethiye) yoğunlaşır; temel nedeni kışın ılık geçmesiyle ısıtma giderinin düşük, güneşlenme süresinin uzun olmasıdır. Seralar turfanda ürün verir, birim alandan yüksek verim sağlar; sebze ve meyvenin yıl boyu pazarda bulunması doğal koşullara bağımlılığın azaldığının göstergesidir. Büyük kent çevresindeki verimli ovaların yapılaşmaya açılması tarım alanı kaybına yol açar.
Sınav ipucu: "Seracılık için gerekli koşul değildir" sorusunda "kışların soğuk geçmesi" yanlış şıktır. Büyük kent çevresinde bahçecilik → pazara yakınlığın belirleyiciliğinin kanıtı.
Soru 78Türkiye'de seracılığın en yaygın olduğu yöre aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Erzurum ve Kars çevresi
- B)Konya ve Aksaray çevresi
- C)Sivas ve Yozgat çevresi
- D)Ardahan ve Ağrı çevresi
- E)Antalya ve Mersin kıyıları
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Seracılık, kış aylarının ılık geçtiği ve güneşlenmenin fazla olduğu Akdeniz kıyı kuşağında yoğunlaşmıştır; Antalya ve Mersin çevresi bu üretimin merkezidir. İç ve Doğu Anadolu'nun soğuk kışları ısıtma maliyetini çok yükselttiğinden seracılığı ekonomik olmaktan çıkarır.
Kolay · Test 6
Soru 13Sebze ve kesme çiçek gibi çabuk bozulabilen ürünlerin üretiminde pazara yakınlığın belirleyici olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bu ürünlerin yetişme döneminde sulamaya gereksinim duymaması
- B)Bu ürünlerin yalnızca kışın yetiştirilebilmesi
- C)Bu ürünlerin üretiminde hiçbir biçimde makine kullanılamaması
- D)Bu ürünlerin toprak isteğinin bulunmaması
- E)Bu ürünlerin kısa sürede tüketiciye ulaştırılması gerekliliği
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Sebze ve çiçek gibi dayanıksız ürünler hasattan sonra hızla değer kaybettiğinden üretim alanlarının tüketim merkezlerine ve ulaşım yollarına yakın olması gerekir. Bu ürünler sulamaya gereksinim duymadıkları ya da toprak isteği olmadığı için değil, dayanıksız oldukları için pazara yakın üretilir.
Orta · Test 1
Soru 37Darı (sorgum) tarımının Türkiye'de çok dar alanlarda yapılmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yetişebilmek için soğuk iklim koşullarına gereksinim duyması
- B)Yalnızca sera koşullarında yetiştirilebilmesi
- C)Ürüne duyulan tüketim ve pazar talebinin sınırlı olması
- D)Yalnızca deniz kıyısındaki dar bir kuşakta yetiştirilebilmesi
- E)Yetişme dönemi boyunca çok fazla su ve nem istemesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Darı sıcak ve kurak koşullara dayanıklı bir tahıldır, ancak Türkiye'de insan beslenmesinde ve yem sanayisinde yaygın kullanılmadığı için ekim alanı çok dardır. Bu ürün bol su ya da soğuk iklim istemez; sınırlayıcı etken doğal koşullar değil pazar talebidir.
Orta · Test 3
21.Organik tarım ve tarımsal dış satım
Organik tarım kimyasal gübre, ilaç ve hormon kullanmadan, doğal yöntemlerle yapılan tarımdır; verimi düşük, maliyeti yüksek olduğundan ürün pazarda daha pahalı satılır; yüksek verim ya da yoğun kimyasal kullanımı organik tarımın özelliği olamaz. Tarımsal dış satımda fındık, kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, turunçgil, tütün, zeytinyağı ve Antep fıstığı öne çıkar; buğday, mısır, pirinç ve yağlı tohumlarda iç tüketim üretimi aştığından dış alım yapılır.
Sınav ipucu: "Organik tarımın özelliği olamaz" sorusunda "birim alandan yüksek verim" aranan cevaptır. Dış satım sorusunda buğday ya da pirinç şıkkı "değildir" cevabıdır.
Soru 82Organik tarımın temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yalnızca tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi
- B)Üretimde hiç sulama yapılmaması
- C)Yalnızca büyük tarım işletmelerinde uygulanması
- D)Yapay gübre ve kimyasal ilaç kullanılmadan üretim yapılması
- E)Yalnızca sera içinde üretim yapılması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Organik tarım, doğal döngülere dayanan, yapay gübre ve kimyasal tarım ilacı kullanılmadan yapılan ve sertifikalandırılan üretim biçimidir. Sera zorunluluğu, ürün sınırlaması ya da sulamanın yasak olması gibi koşullar organik tarımın tanımında yer almaz.
Kolay · Test 6
Soru 83Organik tarım ürünlerinin pazarda daha yüksek fiyatla satılmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bu ürünlerin hiçbir denetime bağlı olmaması
- B)Verimin düşük, üretim maliyetinin yüksek olması
- C)Bu ürünlerin çok uzun süre bozulmadan saklanabilmesi
- D)Bu ürünlerin yalnızca kışın üretilebilmesi
- E)Bu ürünlerin uzak pazarlara taşınmasının kolay olması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Organik üretimde yapay girdi kullanılmadığından verim düşer, iş gücü gereksinimi ve sertifikasyon maliyeti artar; bu nedenle ürünler daha pahalıya sunulur. Bu ürünler denetimsiz değildir, tersine sertifika ve denetim süreçleri maliyeti yükselten etkenler arasındadır.
Orta · Test 6
Soru 84Aşağıdakilerden hangisi organik tarımın özelliklerinden biri olamaz?
- A)Toprak ve su kaynaklarının korunmasının gözetilmesi
- B)Ürünlerin katma değerinin yüksek olması
- C)Verimi artırmak amacıyla yapay gübre ve kimyasal ilaç kullanılması
- D)Üretimin sertifikalandırılarak denetlenmesi
- E)Doğal gübre ve biyolojik mücadele yöntemlerine başvurulması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Organik tarımın tanımı gereği yapay gübre ve kimyasal tarım ilacı kullanılmaz; verim artışı doğal gübre, ekim nöbeti ve biyolojik mücadele gibi yöntemlerle sağlanmaya çalışılır. Sertifikasyon, doğal kaynakların korunması ve yüksek katma değer ise bu üretim biçiminin tanımlayıcı nitelikleridir.
Zor · Test 6
22.Mera hayvancılığı, besi hayvancılığı ve hayvancılığın sorunları
Türkiye'de hayvancılık büyük ölçüde meraya dayanır: doğal otlak, iklime bağlılık, az masraf ama hayvan başına düşük verim; hayvan sayısı fazla olduğu hâlde et-süt üretiminin düşük kalması bunun göstergesidir. Nedenleri düşük verimli yerli ırklar, aşırı otlatılan meralar, yem bitkisi yetersizliği, erken kesim ve salgın hastalıklardır. Besi (ahır) hayvancılığı yem ve modern bakımla, doğal koşullardan bağımsız ve yüksek verimli yapılır; büyük kentlere yakın Marmara-Ege ile şeker fabrikalarının küspe sağladığı yörelerde gelişmiştir. Çözüm ırk ıslahı, yem bitkileri (yonca, korunga, fiğ) ekimi ve besiye geçiştir; hayvan sayısı azalırken et-süt üretiminin artması meradan besiye geçişin göstergesidir. Doğu Karadeniz'de yazın yaylaya çıkma taze otlak arayışıdır.
Sınav ipucu: "Besi hayvancılığının özelliği değildir" → "doğal koşullara bağlılık" ya da "geniş otlak gerektirmesi"; hayvancılığı olumsuz etkileyen etken olarak "otlakların genişliği" de yanlış şıktır.
Soru 118Aşağıdakilerden hangisi bir yörede mera hayvancılığından besi hayvancılığına geçildiğinin göstergesi değildir?
- A)Kültür ırklarının yaygınlaşması
- B)Hayvan başına süt veriminin yükselmesi
- C)Hayvanların yaz aylarında yaylalara çıkarılması
- D)Ahır ve ağıl sayısının artması
- E)Yem bitkisi ekim alanlarının genişlemesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Ahır sayısının artması, yem bitkisi ekiminin genişlemesi, kültür ırklarına geçilmesi ve verimin yükselmesi denetimli besiciliğe geçildiğini gösterir. Hayvanların yaz aylarında yaylalara çıkarılması ise doğal otlaklara dayalı geleneksel mera hayvancılığının sürdüğünün işaretidir.
Zor · Test 8
Soru 106Aşağıdakilerden hangisi besi (ahır) hayvancılığının özelliklerinden biri değildir?
- A)Yem bitkilerinin ve hazır yemin kullanılması
- B)Kültür ırklarının tercih edilmesi
- C)Hayvan başına verimin yüksek olması
- D)Hayvanların doğal otlaklarda serbestçe otlatılması
- E)Hayvanların kapalı yapılarda bakılması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Besi hayvancılığında hayvanlar denetimli koşullarda, yem bitkileri ve karma yemle beslenir; kültür ırklarının kullanılmasıyla hayvan başına et ve süt verimi yükselir. Doğal otlaklarda serbest otlatma ise verimi düşük olan mera hayvancılığının özelliğidir.
Orta · Test 8
Soru 109Yonca, korunga ve fiğ gibi bitkilerin ekim alanlarının genişlemesi öncelikle aşağıdakilerden hangisini destekler?
- A)Turunçgil üretiminin artmasını
- B)Deniz balıkçılığının gelişmesini
- C)Seracılığın yaygınlaşmasını
- D)Çay üretiminin artmasını
- E)Besi hayvancılığının gelişmesini
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Yonca, korunga ve fiğ hayvan beslenmesinde kullanılan yem bitkileridir; ekim alanlarının genişlemesi kaliteli yem arzını artırarak ahır ve besi hayvancılığını güçlendirir. Turunçgil, çay ve seracılık bitkisel üretim dallarıdır ve yem bitkisi üretiminden doğrudan etkilenmez.
Kolay · Test 8
23.Büyükbaş hayvancılık (sığır ve manda)
Sığır yetiştiriciliği gür ve uzun boylu çayırların bulunduğu yüksek ve yağışlı yörelerde yoğunlaşır: Erzurum, Kars ve Ardahan çevresi başta olmak üzere Doğu Anadolu ile nemli Karadeniz. Doğu Anadolu'da hayvancılığın başlıca geçim kaynağı olması, yükselti ve uzun kışın tarımı sınırlamasına karşılık geniş çayır ve otlakların bulunmasına bağlıdır; Erzurum-Kars'taki süt ürünleri sanayisi bunun kanıtıdır. Manda sulak, bataklık ve akarsu boylarında (Samsun, Sinop, Afyonkarahisar, Balıkesir çevresi) yetiştirilir; sıcaktan ve sinekten korunmak için suya girmesi gerekir.
Sınav ipucu: Büyükbaş → uzun boylu çayır (Doğu Anadolu, Karadeniz); küçükbaş → kısa boylu bozkır (İç Anadolu). "Erzurum-Kars-Ardahan" görünce büyükbaş, "Konya" görünce koyun de.
Soru 89Erzurum, Kars ve Ardahan çevresinde büyükbaş hayvancılığın gelişmiş olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Geniş çayır ve otlakların bulunması
- B)Yörede tarım alanlarının çok geniş yer tutması
- C)Yörede kışların çok ılık geçmesi
- D)Yörede yükseltinin çok az olması
- E)Yörede maki topluluklarının yaygın olması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Bu yörelerde yüksek platolar ilkbahar ve yaz yağışlarıyla gür çayırlarla kaplanır; bol ve sulu ot bulunması büyükbaş hayvancılık için elverişli ortam yaratır. Kışlar çok sert geçer ve yükselti fazladır; maki ise Akdeniz ikliminin bitki örtüsüdür, bu yörelerde bulunmaz.
Kolay · Test 6
Soru 111Erzurum ve Kars çevresinde süt ve süt ürünleri sanayisinin gelişmiş olması aşağıdakilerden hangisinin kanıtıdır?
- A)Hayvancılığın sanayiye hammadde sağladığının
- B)Sanayi tesislerinin yer seçiminde ulaşımın tek etken olduğunun
- C)Yörede tarımsal üretimin çok yüksek olduğunun
- D)Süt ürünlerinin uzun süre bozulmadan taşınabildiğinin
- E)Hayvancılık ile sanayi arasında ilişki bulunmadığının
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Süt çabuk bozulan bir hammadde olduğundan işleme tesisleri üretim alanlarının içinde kurulur; bu nedenle geniş otlaklara ve büyükbaş hayvan varlığına sahip Erzurum-Kars çevresinde süt ürünleri sanayisi gelişmiştir. Sütün uzun süre bozulmadan taşınabildiği yönündeki açıklama bu yer seçiminin nedeniyle çelişir.
Zor · Test 8
Soru 95Manda yetiştiriciliğinin sulak ve bataklık alanların çevresinde yoğunlaşmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Hayvanın engebeli yamaçlarda otlaması
- B)Hayvanın soğuk iklim koşullarına dayanamaması
- C)Hayvanın yalnızca ahırda beslenebilmesi
- D)Hayvanın serinlemek için suya ve çamura gereksinim duyması
- E)Hayvanın yalnızca kuru otlarla beslenmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Manda ısıyı iyi düzenleyemediğinden serinlemek için su birikintilerine ve çamura gereksinim duyar; bu nedenle sulak ovaların ve bataklık kenarlarının çevresinde yetiştirilir. Sulak alanların kurutulması ve tarımda makineleşme bu yetiştiriciliğin gerilemesine yol açmıştır.
Orta · Test 7
24.Küçükbaş hayvancılık (koyun ve keçi)
Koyun kısa boylu ot ve bozkırla beslenir; İç Anadolu (Konya, Ankara) ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun kurak-yarı kurak alanlarında yaygındır, küçükbaşın yaygın olduğu alanların ortak özelliği kurak iklim ve bozkırdır. Kıl keçisi engebeli, dağlık ve makilik alanlarda yetiştirilir (Akdeniz-Toroslar, Ege, Güneydoğu); fidan ve filizleri yediği için ormanlık alanlarda otlatılması sınırlandırılır. Tiftik (Ankara) keçisi tiftiği için İç Anadolu'da (Ankara çevresi) beslenir, sayısı azalmıştır; merinos koyunu yapağısı için Marmara'da (Bursa, Balıkesir) yetiştirilir.
Sınav ipucu: "Kıl keçisi-orman" ilişkisinin cevabı orman tahribidir. Tiftik keçisi → İç Anadolu; kıl keçisi → Akdeniz ve Ege birlikte; ikisinin yöreleri sık karıştırılır.
Soru 112Aşağıdaki hayvansal ürün - kaynak eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A)Bal - Arı
- B)İpek - İpek böceği
- C)Kıl - Kıl keçisi
- D)Tiftik - Koyun
- E)Yün - Koyun
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Tiftik, adını Ankara keçisinden alan ve yalnızca tiftik keçisinden elde edilen ince yapılı bir liftir; koyundan elde edilen ürün ise yündür. Diğer eşleştirmelerde ürün ile onu veren canlı doğru biçimde verilmiştir.
Kolay · Test 8
Soru 117Küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu alanların ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sürekli kar örtüsüyle kaplı alanlar olmaları
- B)Bozkır ve çalı örtüsünün yaygın olduğu alanlar olmaları
- C)Her mevsim bol yağış alan alanlar olmaları
- D)Gür çayırlarla kaplı alanlar olmaları
- E)Deniz seviyesindeki geniş delta ovaları olmaları
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Koyun ve keçi kuru ot ile çalı yapraklarıyla beslenebildiğinden, yağışın az olduğu bozkır ve makilik alanlarda yetiştirilir. Her mevsim yağışlı ve gür çayırlarla kaplı yerlerde ise beslenme olanağı daha zengin olduğundan büyükbaş hayvancılık öne çıkar.
Kolay · Test 8
Soru 91Koyun yetiştiriciliğinin İç Anadolu'da yaygın olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yörede sulama olanaklarının çok gelişmiş olması
- B)Bozkır bitki örtüsünün geniş alan kaplaması
- C)Yörede ormanların geniş alan kaplaması
- D)Yörede yağışın her mevsime dağılması
- E)Yörede yükseltinin çok az olması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Koyun, bozkırın kısa boylu ve kuru otlarıyla beslenebilen, karasal iklimin sıcaklık farklarına dayanıklı bir hayvandır; İç Anadolu'nun geniş bozkır alanları bu yetiştiriciliği destekler. Yağışın her mevsime dağıldığı ve gür çayırların bulunduğu alanlarda ise büyükbaş hayvancılık öne çıkar.
Kolay · Test 7
25.Kümes hayvancılığı, arıcılık ve ipek böcekçiliği
Tavukçuluk kapalı tesislerde yapıldığından doğal koşullardan en az etkilenen daldır; yer seçiminde pazar (büyük kentler), yem sanayisi ve ulaşım belirleyicidir: Marmara (Sakarya, İstanbul, Bursa) ve Batı Karadeniz (Bolu), Ege (Manisa, İzmir), Ankara çevresi. Arıcılık zengin ve çeşitli bitki örtüsüne dayanır; Muğla (çam balı), Ordu, Rize-Artvin (Anzer balı), Bingöl, Hakkâri öne çıkar, farklı yörelerde gelişmesi iklimden çok bitki örtüsü çeşitliliğine bağlı olduğunu gösterir; gezginci arıcılıkta kovanlar çiçeklenme dönemine göre yöreler arasında taşınır. İpek böcekçiliği dut yaprağına dayanır; geleneksel olarak Bursa (ipekli dokuma), Bilecik ve Diyarbakır çevresinde yapılır, yapay (sentetik) ipek nedeniyle gerilemiştir.
Sınav ipucu: "Kümes hayvancılığında etkili değildir" → geniş otlak ya da iklim. "Muğla, Ordu, Bingöl'de arıcılık" → bitki örtüsü çeşitliliği. İpek böcekçiliğinin gerilemesinde en etkili neden yapay ipektir.
Soru 100İpek böcekçiliğinin geleneksel olarak Bursa çevresinde gelişmiş olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yörede dut ağacı yetiştiriciliğinin yaygın olması
- B)Yörede çayır ve meraların geniş olması
- C)Yörede kışların çok sert geçmesi
- D)Yörede tahıl üretiminin fazla olması
- E)Yörede bal özü veren bitkilerin bulunması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. İpek böceği yalnızca dut yaprağıyla beslendiğinden bu üretim dut ağacının yetiştirildiği yörelerde yapılabilir; Bursa çevresi bu geleneğin merkezidir. Çayır ve mera varlığı büyükbaş hayvancılıkla, bal özü veren bitkiler ise arıcılıkla ilgilidir.
Kolay · Test 7
Soru 99Arıcılıkta kovanların yıl içinde farklı yörelere taşındığı gezginci arıcılığın yaygınlaşması aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
- A)Arıcılığın yalnızca kış aylarında yapılabilen bir iş olduğunun
- B)Arıcılığın tarım faaliyetleriyle hiç ilişkisi olmadığının
- C)Kovanların hiçbir biçimde taşınamayacağının
- D)Çiçeklenme dönemlerinin yöreler arasında farklılaşmasından yararlanıldığının
- E)Türkiye'de bal özü veren bitki türlerinin tümüyle yok olduğunun
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Yükselti, enlem ve iklim farkları nedeniyle bitkilerin çiçeklenme zamanı yöreler arasında değişir; kovanlar bu takvime göre taşınarak arıların yıl içinde daha uzun süre bal özü toplaması sağlanır. Bu uygulama bitki varlığının yok olduğunu değil, tersine çeşitliliğinden yararlanıldığını gösterir.
Zor · Test 7
Soru 96Kümes hayvancılığının Bolu, Sakarya, Manisa ve İzmir çevresinde yoğunlaşmasında etkili olan etken aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bu yörelerde yükseltinin çok fazla olması
- B)Bu yörelerde kışların çok sert geçmesi
- C)Bu yörelerde tarım yapılmaması
- D)Büyük tüketim merkezlerine ve ulaşım yollarına yakınlık
- E)Bu yörelerde çayır ve meraların çok geniş yer tutması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Kümes hayvancılığı kapalı yapılarda yapıldığından doğal otlak gereksinimi yoktur; asıl belirleyici olan yem kaynaklarına, işleme tesislerine ve büyük tüketim merkezlerine yakınlıktır. Ürünlerin çabuk bozulması nedeniyle ulaşım kolaylığı da yer seçiminde önemli rol oynar.
Orta · Test 7
26.Balıkçılık (deniz, iç su ve kültür balıkçılığı)
Deniz balıkçılığının en gelişmiş olduğu deniz Karadeniz'dir; avın büyük bölümü buradan ve en çok hamsiden gelir. Karadeniz'in verimi tuzluluğun az, suyun serin, akarsuların taşıdığı besinle plankton bakımından zengin ve balık göç yolu üzerinde olmasına bağlıdır; Akdeniz sıcak, tuzlu ve plankton bakımından fakir olduğundan kıyısı uzun olsa da balıkçılık azdır. Türkiye'de balıkçılık kıyı uzunluğuna göre az gelişmiştir: açık deniz balıkçılığı zayıf, aşırı avlanma ve kirlilik yaygındır. Baraj gölleri (Keban, Atatürk) iç su balıkçılığını geliştirmiş; kültür balıkçılığı (Ege'de çipura-levrek, iç sularda alabalık) hızla artarak toplam üretimde avcılığın payını geriletmiştir. Av yasağının amacı üreme dönemini korumaktır.
Sınav ipucu: "Karadeniz'de balık veriminin yüksekliğinde etkisi yoktur" sorusunda "tuzluluğun fazla olması" ya da "suyun sıcak olması" yanlış şıktır. Kültür balıkçılığındaki artış doğal koşullara bağımlılığın azalmasını gösterir.
Soru 129Türkiye'de su ürünleri üretiminde avcılığın payı yıllar içinde gerilerken yetiştiricilikten (kültür balıkçılığı) sağlanan üretim sürekli artmıştır. Bu üretimin önemli bir bölümü Ege kıyılarındaki deniz kafeslerinde levrek ve çipura, iç kesimlerdeki baraj gölleri ile akarsu havzalarında ise alabalık olarak elde edilmektedir. Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisine bu bilgilerden ulaşılamaz?
- A)Avlanan balık miktarının azalması deniz suyu sıcaklığının artmasındandır.
- B)Su ürünleri üretiminde doğal ortamdan avlanan miktarın payı azalmıştır.
- C)Yetiştiricilik yalnızca deniz kıyılarında yapılabilen bir etkinlik değildir.
- D)Alabalık üretiminde baraj gölleri ve akarsu havzaları önemli yer tutar.
- E)Yetiştiricilik, üretimin doğal koşullara bağımlılığını azaltan bir yoldur.
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Paragrafta avcılığın payının gerilediği, yetiştiriciliğin arttığı ve bu üretimin hem Ege'deki deniz kafeslerinden hem de iç sulardaki alabalık tesislerinden sağlandığı belirtilmektedir. Avcılıktaki gerilemenin nedeni metinde hiç açıklanmadığı için A'daki 'deniz suyu sıcaklığının artması' gerekçesine ulaşılamaz; aşırı avlanma, kirlilik ya da av yasakları gibi başka nedenler de söz konusu olabilir. B, avcılığın payının gerilediği bilgisinin doğrudan karşılığıdır. C ve D, üretimin baraj gölleri ile akarsu havzalarında da yapıldığı bilgisinden çıkarılır. E de çıkarılabilir: avcılık denizdeki doğal balık varlığına bağlıyken yetiştiricilik denetlenen kafes ve havuzlarda yapıldığı için üretim doğal koşullardan daha az etkilenir. Cevap A.
Zor · Test 9
Soru 105Türkiye'de iç su balıkçılığının gelişmesine aşağıdakilerden hangisi en fazla katkı sağlamıştır?
- A)Akarsuların tümüyle kurutulması
- B)Göllerin tuzluluk oranının artması
- C)Sulak alanların bataklık hâline getirilmesi
- D)Baraj göllerinin çoğalıp kültür balıkçılığının artması
- E)Denizlerde uygulanan av yasaklarının kaldırılması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Akarsular üzerinde kurulan baraj gölleri geniş yeni su alanları oluşturmuş, alabalık gibi türlerin yetiştirildiği kültür balıkçılığıyla birlikte iç su üretimi artmıştır. Göllerin tuzlanması ya da akarsuların kuruması iç su balıkçılığını geliştirmez, tersine olanaksız kılar.
Orta · Test 7
Soru 116Deniz balıkçılığında belirli dönemlerde av yasağı uygulanmasının amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kıta sahanlığını genişletmek
- B)İç su balıkçılığını sona erdirmek
- C)Balıkların üreme dönemini koruyarak stokları sürdürmek
- D)Balıkçılıkla uğraşan kişi sayısını kalıcı olarak azaltmak
- E)Deniz suyunun tuzluluğunu düşürmek
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Av yasakları balıkların üreme ve büyüme dönemlerine denk getirilerek nesillerin yenilenmesine olanak tanır; böylece uzun vadede av verimi korunur. Yasağın tuzluluk, kıta sahanlığı ya da iç su balıkçılığıyla bir ilgisi yoktur.
Orta · Test 8
Karıştırılan noktalar yan yana
| Ürün | İstediği koşul · yoğunlaştığı yöre |
|---|---|
| Buğday | İlkbaharda yağış, hasatta kuraklık · İç Anadolu (Konya) |
| Mısır | Yaz yağışı ya da sulama · doğal: Karadeniz; en çok: Çukurova (ikinci ürün) |
| Çeltik | Su altında tarla, sıcak yaz, düz arazi · Edirne (İpsala), Samsun (Bafra) |
| Pamuk | Sıcak, sulama, hasatta kuraklık · Şanlıurfa, Aydın, Adana |
| Şeker pancarı | Serin-nemli, fabrika yakını · Konya, Eskişehir, Erzurum |
| Tütün | Az su, az gübre, kıraç toprak · Ege (Manisa), Samsun |
| Çay | Bol yağış, nem, don yok, asidik toprak · Rize |
| Ayçiçeği | Nemli yetişme, kuru hasat · Trakya (Edirne, Tekirdağ) |
| Zeytin | Kışı ılık, don yok · Ege (Aydın, Balıkesir), Bursa-Gemlik |
| Fındık | Nemli-ılıman, eğimli yamaç · Ordu, Giresun, Sakarya |
| Muz / turunçgil | Kışın don yok · Anamur-Alanya / Mersin, Adana, Antalya |
| Kuru kayısı / kuru incir / kuru üzüm | Kurutmaya uygun sıcak-kurak yaz · Malatya / Aydın / Manisa |
Sık düşülen tuzaklar
- Nadas ile nöbetleşe ekim karıştırılır: nadasta tarla bir yıl boş kalır, nöbetleşe ekimde her yıl farklı ürünle dolu tutulur; nadası azaltan uygulama nöbetleşe ekimdir.
- "İntansif tarım geniş alanlarda yapılır" sanılır; tersine intansif tarımda alan küçük, birim alandan verim yüksektir; geniş alan-düşük verim ekstansif tarımdır.
- Mısırın doğal yetişme alanı Karadeniz, en çok üretildiği yer sulamayla Çukurova'dır; "yaz yağışı ister" bilgisi Karadeniz'i, "en çok üretim" sorusu Akdeniz'i işaret eder.
- Kırmızı mercimek Güneydoğu Anadolu'da, yeşil mercimek İç Anadolu'da yoğunlaşır; ikisini tek "mercimek → Güneydoğu" diye ezberlersen yanlış eşleştirme sorusunda kaybedersin.
- Tütün için "sulama ve gübre verimi artırır" mantığı yanlıştır; fazla su ve gübre yaprak kalitesini bozar, kaliteli tütün kıraç ve sulamasız alanlardan çıkar.
- Şeker pancarı kıyıda değil iç bölgelerde; zeytin, turunçgil ve muz ise dondan korunan kıyı kuşağında yetişir; "Antalya'da pancar" ya da "Konya'da zeytin" eşleşmesi yanlıştır.
- Büyükbaş hayvancılık uzun boylu çayırlı Erzurum-Kars yaylalarında, koyun kısa boylu bozkırlı İç Anadolu'da yoğunlaşır; "Konya'da büyükbaş, Kars'ta koyun" eşleşmesi tuzaktır.
- Balıkçılık kıyı uzunluğuna göre gelişmez: az tuzlu ve planktonca zengin Karadeniz ilk sıradadır, sıcak ve tuzlu Akdeniz kıyısı uzun olmasına karşın sonuncudur.