KPSS Pusulası — Ana Sayfa

KPSS Coğrafya · 4. konu · konu anlatımı

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Sınavda sorulan 26 kavram · havuzdan 130 çözümlü soru · son güncelleme 20 Eylül 2026

Türkiye'de nüfus ve yerleşme, KPSS Coğrafya'nın en çok soru üreten konularından biridir ve hesaplama soruları da içeren nadir konulardandır. Sınav dört tip soru sorar: (1) nüfus sayımlarının tarihi ve ADNKS gibi doğrudan bilgi soruları, (2) aritmetik-fizyolojik-tarımsal yoğunluk, nüfus artış hızı, net göç hızı ve bağımlılık oranı gibi formül soruları, (3) nüfusun dağılışını etkileyen faktörlerin yorumlandığı, çoğu haritalı neden-sonuç soruları, (4) nüfus piramidi ve grafik yorumu.

Yerleşme tarafında köy altı yerleşmeleri (mezra, kom, oba, divan, yayla), toplu-dağınık doku, mesken yapı malzemesi ve kent fonksiyonları sorulur; bunlar ezberle değil doğal çevre ilişkisiyle çözülür: ahşap nerede varsa orman, kerpiç nerede varsa kuraklık vardır.

En çok puan kaybı üç noktada yaşanır: doğal artış ile gerçek (toplam) artışı karıştırmak, nüfus artış hızının düşmesini nüfusun azalması sanmak ve yoğunluk türlerinin bölenlerini (yüz ölçümü mü, tarım alanı mı) karıştırmak. Aşağıdaki kartlar bu ayrımlarla yazıldı; güncel rakam değil yön ve neden ezberlenmeli, çünkü sınav sayı değil ilişki sorar.

Sınavda sorulan kavramlar

Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.

  1. 1.Nüfus sayımlarının tarihi (1927, 1935-1990 beş yılda bir, 1997, 2000)

    Cumhuriyet döneminin ilk resmî nüfus sayımı 1927'de yapıldı. 1935'ten 1990'a kadar sayımlar sonu 0 ve 5 ile biten yıllarda, yani beş yılda bir tekrarlandı; 1997'de bir ara sayım (nüfus tespiti) yapıldı, 2000 yılındaki sayım ise sokağa çıkma yasağıyla herkesin bulunduğu yerde sayıldığı son klasik sayım oldu. Bulunulan yerde sayım, yaz-kış nüfusu değişen turizm ve tarım illerinde yanıltıcı sonuç veriyor ve çok pahalıya mal oluyordu.

    Sınav ipucu: "İlk sayım" sorusunun cevabı 1927, "beş yılda bir" kuralının geçerli olduğu aralık 1935-1990'dır; 1990'dan sonra bu düzen bozulur (1997 ve 2000).

    Soru 1Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk resmî nüfus sayımının yapıldığı yıl aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)1923
    2. B)1927
    3. C)1935
    4. D)1945
    5. E)2007
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Türkiye'de ilk resmî nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır; 1935'te ikinci sayım gerçekleştirilmiş ve bu tarihten sonra sayımlar belirli aralıklarla sürdürülmüştür. 1923 Cumhuriyet'in ilan edildiği yıldır, sayım yılı değildir; 2007 ise klasik sayım yılı değil, adrese dayalı kayıt sisteminin uygulanmaya başladığı yıldır.

    Kolay · Test 1

    Soru 7Türkiye'de 1935 ile 1990 yılları arasında nüfus sayımlarının hangi aralıkla yapıldığı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
    1. A)Beş yılda bir
    2. B)Her yıl
    3. C)İki yılda bir
    4. D)Üç yılda bir
    5. E)On yılda bir
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. 1935'ten 1990'a kadar nüfus sayımları beşer yıllık aralıklarla yapılmıştır. Her yıl yapılan güncelleme uygulaması ancak 2007'de ADNKS ile başlamıştır; bu nedenle 'her yıl' seçeneği bu döneme uymaz.

    Kolay · Test 1

    Soru 22Klasik nüfus sayımları ile ADNKS arasındaki en belirgin fark aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)ADNKS'de yalnızca kent nüfusunun sayılması
    2. B)Klasik sayımlarda yalnızca çalışan nüfusun sayılması
    3. C)ADNKS'de nüfusun yaş yapısının hesaplanamaması
    4. D)ADNKS'de verilerin adres kayıtlarından her yıl güncellenebilmesi
    5. E)Klasik sayımlarda kırsal nüfusun dışarıda bırakılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. ADNKS, adres kayıtlarına dayandığı için ülke genelinde sokağa çıkma yasağı gerektirmeden verileri yıllık olarak güncelleyebilir. ADNKS kır-kent ayrımı yapmadan tüm nüfusu kapsar ve yaş yapısı da bu kayıtlardan elde edilebilir; bu nedenle diğer seçenekler yanlıştır.

    Orta · Test 2

  2. 2.ADNKS (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2007) ve sayım verilerinin kullanımı

    2007'den itibaren klasik sayımların yerini ADNKS aldı: kişiler bulundukları yerde değil kayıtlı ikamet adreslerinde sayılır, veriler her yıl güncellenir; sokağa çıkma yasağı ve sayım memuru gerekmez. Klasik sayımla en belirgin fark budur: tek günlük sayım yerine sürekli kayıt, bulunulan yer yerine ikamet adresi. Nüfus verileri miktarı, artış hızını, yaş-cinsiyet yapısını, eğitim düzeyini, sektör dağılımını, kır-kent oranını ve göçleri verir; yatırım, okul-hastane planlaması ve milletvekili dağılımı bunlara dayanır. Yüz ölçümü, maden rezervi, iklim gibi doğal bilgiler sayımla elde edilmez.

    Sınav ipucu: "Sayım verilerinden elde edilemez" sorusunda doğal çevreye ait seçeneği (yüz ölçümü, yer altı kaynağı, toprak) ele; insana ait her bilgi sayımla öğrenilir.

    Soru 2Türkiye'de 2007 yılından itibaren nüfus bilgilerinin her yıl güncellenmesini sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Genel tarım ve hayvancılık sayımı uygulaması
    2. B)Seçmen kütüğü sayımı
    3. C)Sanayi ve işyerleri genel sayımı uygulaması
    4. D)Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)
    5. E)Bina ve konut sayımı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. 2007'den itibaren nüfus verileri, sokağa çıkma yasağı uygulanan klasik sayımlar yerine adres kayıtlarına dayalı ADNKS ile her yıl güncellenmektedir. Genel tarım sayımı işletme ve arazi verilerini derler; nüfusun yıllık takibini sağlamaz.

    Kolay · Test 1

    Soru 1Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk resmî nüfus sayımının yapıldığı yıl aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)1923
    2. B)1927
    3. C)1935
    4. D)1945
    5. E)2007
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Türkiye'de ilk resmî nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır; 1935'te ikinci sayım gerçekleştirilmiş ve bu tarihten sonra sayımlar belirli aralıklarla sürdürülmüştür. 1923 Cumhuriyet'in ilan edildiği yıldır, sayım yılı değildir; 2007 ise klasik sayım yılı değil, adrese dayalı kayıt sisteminin uygulanmaya başladığı yıldır.

    Kolay · Test 1

    Soru 17Nüfus sayımlarından elde edilen verilerin kullanım alanlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    1. A)Ülkenin yer altı kaynaklarının rezerv miktarı belirlenir
    2. B)Okul ve öğretmen ihtiyacı planlanır
    3. C)Askerlik çağındaki nüfus belirlenir
    4. D)İş gücü ve işsizlik durumu ortaya konur
    5. E)Kır ve kent nüfusu arasındaki değişim izlenir
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Nüfus sayımları insanlara ait demografik, eğitim ve iş gücü bilgilerini verir; maden rezervlerinin belirlenmesi ise jeolojik arama çalışmalarının konusudur. Okul ihtiyacının planlanması ya da askerlik çağındaki nüfusun saptanması ise doğrudan sayım verilerine dayanır.

    Orta · Test 2

  3. 3.Nüfus yoğunluğu türleri: aritmetik, fizyolojik, tarımsal

    Aritmetik yoğunluk toplam nüfusun toplam yüz ölçümüne (kişi/km²), fizyolojik yoğunluk toplam nüfusun tarım alanlarına, tarımsal yoğunluk yalnız tarımla geçinen nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle bulunur. Aritmetik yoğunluk dağ, göl ve bataklığı da alana kattığı için gerçek yaşam alanını yansıtmaz; Türkiye'de en yüksek olduğu bölge Marmara, en düşük olduğu bölge Doğu Anadolu, en yoğun il İstanbul, en seyrek il Tunceli'dir. Fizyolojik yoğunluk yüksekken tarımsal yoğunluğun düşük olması nüfusun tarım dışı sektörlerde çalıştığını (gelişmiş ülke), aritmetik yoğunluk düşükken tarımsal yoğunluğun yüksek olması tarım alanı dar, dağlık bir yöreyi gösterir.

    Sınav ipucu: Fizyolojik yoğunluk aritmetikten her zaman büyüktür, çünkü tarım alanı yüz ölçümünden küçüktür. Aritmetik yoğunlukları eşit iki ilden fizyolojik yoğunluğu yüksek olanın tarım alanı dardır; hesapta 3 600 000 / 24 000 = 150 gibi tam bölünen sayılar gelir.

    Soru 3Bir yerin toplam nüfusunun toplam yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunan değere ne ad verildiği aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
    1. A)Aritmetik nüfus yoğunluğu
    2. B)Fizyolojik nüfus yoğunluğu
    3. C)Tarımsal nüfus yoğunluğu
    4. D)Doğal nüfus artış hızı
    5. E)Nüfusun yıllık artış hızı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Aritmetik nüfus yoğunluğu, toplam nüfusun toplam yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunur ve kilometrekareye düşen kişi sayısını verir. Fizyolojik yoğunlukta payda toplam yüz ölçümü değil, yalnızca tarım alanı olduğu için farklı bir değer elde edilir.

    Kolay · Test 1

    Soru 4Bir ülkenin toplam nüfusunun tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğu türü aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Aritmetik nüfus yoğunluğu
    2. B)Tarımsal nüfus yoğunluğu
    3. C)Fizyolojik nüfus yoğunluğu
    4. D)Kentsel nüfus yoğunluğu
    5. E)Kaba nüfus artış oranı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Fizyolojik nüfus yoğunluğunda toplam nüfus tarım alanına bölünür ve tarım toprakları üzerindeki genel baskı ölçülür. Tarımsal nüfus yoğunluğunda ise payda yine tarım alanıdır ancak pay olarak yalnızca tarımla geçinen nüfus alınır; bu nedenle iki kavram aynı değildir.

    Kolay · Test 1

    Soru 28Bir yörede aritmetik nüfus yoğunluğu düşük olduğu hâlde tarımsal nüfus yoğunluğu yüksektir. Bu yöreyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Tarım alanları toplam yüz ölçümünün çok büyük bölümünü kaplamaktadır
    2. B)Nüfusun tamamı sanayide çalışmaktadır
    3. C)Geniş bir alana yayılmış az nüfus, dar tarım alanlarında yoğunlaşmıştır
    4. D)Yörede tarımsal üretim hiç yapılmamaktadır
    5. E)Toplam nüfus ülke ortalamasının çok üzerindedir
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Aritmetik yoğunluğun düşüklüğü alanın nüfusa göre geniş olduğunu, tarımsal yoğunluğun yüksekliği ise tarımla geçinenlerin dar tarım alanlarına sıkıştığını gösterir. Tarım alanlarının yüz ölçümünün büyük bölümünü kaplaması durumunda tarımsal yoğunluk düşük çıkardı.

    Zor · Test 2

  4. 4.Doğal nüfus artışı ve nüfus artış hızı (binde)

    Doğal nüfus artışı, bir yıldaki doğum sayısı ile ölüm sayısı arasındaki farktır; göçler buna dâhil değildir. Nüfus artış hızı, yıl içindeki artışın yıl başındaki nüfusa bölünüp 1000 ile çarpılmasıyla binde olarak bulunur: 2 000 000'dan 2 050 000'e çıkan nüfusta artış 50 000, hız binde 25'tir. Doğum ve ölüm oranları binde verilmişse doğal artış hızı doğrudan ikisinin farkıdır; binde 19 doğum ve binde 7 ölüm, binde 12 doğal artış demektir. Türkiye'de nüfus artışının temel nedeni, doğum oranı yüksekken sağlık hizmetleriyle ölüm oranının hızla düşmesidir; dış göçler ikinci etkendir.

    Sınav ipucu: Artış hızı pozitif kaldığı sürece nüfus artmaya devam eder; "artış hızı düştü" ifadesi nüfusun azaldığı anlamına gelmez. Hem doğum hem ölüm oranı düşerken nüfus artıyorsa doğumlar hâlâ ölümlerden fazladır.

    Soru 26Bir ilde yıllık doğum oranı binde 19, ölüm oranı binde 7'dir. Aynı yıl bu il binde 4 oranında net göç vermiştir. Buna göre ilin toplam nüfus artış hızı binde kaçtır?
    1. A)4
    2. B)12
    3. C)16
    4. D)30
    5. E)8
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Doğal artış = 19 - 7 = binde 12'dir. İl net göç verdiği için bu değerden 4 çıkarılır ve toplam artış hızı binde 8 bulunur. Binde 12 yanıtı yalnızca doğal artışı verir; göç etkisi hesaba katılmadığı için toplam artış hızını göstermez.

    Zor · Test 2

    Soru 77Türkiye'de göç alan illerde nüfus artış hızının ülke ortalamasının üzerinde olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bu illerde doğum oranının çok yüksek olması
    2. B)Bu illerde ölüm oranının sıfıra inmesi
    3. C)Doğal artışa ek olarak net göçün de nüfusu büyütmesi
    4. D)Bu illerde yüz ölçümünün genişlemesi
    5. E)Bu illerde tarım alanlarının artması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Bir ilin nüfus artışı doğal artış ile net göçün toplamıdır; göç alan illerde bu iki bileşen birlikte etki ettiği için artış hızı ortalamanın üzerine çıkar. Göç alan kentlerde doğum oranı genellikle ülke ortalamasının altındadır; bu nedenle artışın kaynağı yüksek doğurganlık değildir.

    Orta · Test 6

    Soru 83Nüfusu 1 000 000 olan X ili, bir yılda 90 000 kişi göç almış, 110 000 kişi göç vermiştir. Aynı yıl ilde doğal artış hızı binde 14'tür. Buna göre ilin toplam nüfus artış hızı binde kaçtır?
    1. A)-20
    2. B)-14
    3. C)-6
    4. D)6
    5. E)34
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Net göç = 90 000 - 110 000 = -20 000 kişidir; net göç hızı = (-20 000 / 1 000 000) x 1000 = binde -20 olur. Toplam artış hızı 14 + (-20) = binde -6 bulunur, yani il nüfus kaybetmiştir. Binde 6 seçeneği işaretin gözden kaçırılmasından doğan hatalı sonuçtur.

    Zor · Test 6

  5. 5.Gerçek (toplam) artış ve net göç hızı

    Gerçek artış, doğal artışa göçlerin eklenmesiyle bulunur: toplam artış hızı = doğal artış hızı + net göç hızı. Net göç, alınan göç ile verilen göçün farkıdır ve nüfusa bölünüp 1000 ile çarpılarak hıza çevrilir; il göç vermişse işaret eksidir. Nüfusu 1 000 000 olan, 90 000 göç alıp 110 000 göç veren ilde net göç hızı binde -20'dir; doğal artış hızı binde 14 ise toplam artış hızı binde -6 olur, il nüfus kaybeder. Ülke ölçeğinde iç göçler toplam nüfusu değiştirmez; yalnız dış göçler ülke nüfusuna girer.

    Sınav ipucu: Doğum oranı ülke ortalamasının altında olduğu hâlde nüfusu hızla artan il yoğun göç alıyordur. İşaretleri toplarken eksi göçü unutma; sonuç eksi çıkabilir.

    Soru 83Nüfusu 1 000 000 olan X ili, bir yılda 90 000 kişi göç almış, 110 000 kişi göç vermiştir. Aynı yıl ilde doğal artış hızı binde 14'tür. Buna göre ilin toplam nüfus artış hızı binde kaçtır?
    1. A)-20
    2. B)-14
    3. C)-6
    4. D)6
    5. E)34
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Net göç = 90 000 - 110 000 = -20 000 kişidir; net göç hızı = (-20 000 / 1 000 000) x 1000 = binde -20 olur. Toplam artış hızı 14 + (-20) = binde -6 bulunur, yani il nüfus kaybetmiştir. Binde 6 seçeneği işaretin gözden kaçırılmasından doğan hatalı sonuçtur.

    Zor · Test 6

    Soru 69Nüfusu 800 000 olan bir il, bir yıl içinde 60 000 kişi göç almış, 20 000 kişi göç vermiştir. Bu ilin net göç hızı binde kaçtır?
    1. A)25
    2. B)40
    3. C)75
    4. D)100
    5. E)50
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Net göç = 60 000 - 20 000 = 40 000 kişidir. Net göç hızı = (40 000 / 800 000) x 1000 = binde 50 bulunur. Binde 75 sonucu, göç verenler düşülmeden yalnızca gelenlerin kullanılmasından doğan hatalı bir değerdir.

    Orta · Test 5

    Soru 26Bir ilde yıllık doğum oranı binde 19, ölüm oranı binde 7'dir. Aynı yıl bu il binde 4 oranında net göç vermiştir. Buna göre ilin toplam nüfus artış hızı binde kaçtır?
    1. A)4
    2. B)12
    3. C)16
    4. D)30
    5. E)8
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Doğal artış = 19 - 7 = binde 12'dir. İl net göç verdiği için bu değerden 4 çıkarılır ve toplam artış hızı binde 8 bulunur. Binde 12 yanıtı yalnızca doğal artışı verir; göç etkisi hesaba katılmadığı için toplam artış hızını göstermez.

    Zor · Test 2

  6. 6.Türkiye'de nüfus artışının dönemleri

    1927-1945 arasında artış hızı düşüktü; Balkan, I. Dünya ve Kurtuluş savaşlarının kayıpları, salgın hastalıklar ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği etkiliydi. En düşük artış II. Dünya Savaşı yıllarında (1940-1945) yaşandı: seferberlikle erkek nüfus silah altındaydı, evlilikler ertelendi, kıtlık ve pahalılık vardı. 1945'ten sonra sağlık hizmetleri geliştikçe ölüm oranı hızla düştü, doğum oranı yüksek kaldı ve en yüksek artış hızı 1955-1960 döneminde görüldü. 1965'ten itibaren artış hızı yavaşlamaya başladı; 1990 sonrasında düşüş hızlandı, günümüzde artış hızı düşük ve nüfus yaşlanma eğilimindedir.

    Sınav ipucu: "Artış hızının en düşük olduğu dönem" II. Dünya Savaşı yılları, "en yüksek olduğu dönem" 1955-1960'tır; ikisini de ölüm oranıyla açıkla (savaş ve salgın ↔ sağlık hizmeti).

    Soru 38Bir ülkede eğitim düzeyinin yükselmesinin nüfus üzerindeki beklenen etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Doğum oranının hızla yükselmesi
    2. B)Doğum oranının ve nüfus artış hızının azalması
    3. C)Ortalama yaşam süresinin kısalması
    4. D)Bebek ölüm oranının artması
    5. E)Tarımda çalışan oranının yükselmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Eğitim düzeyi yükseldikçe evlenme yaşı ilerler, aile planlaması yaygınlaşır ve doğum oranı düşer. Bebek ölüm oranının artması beklenmez; eğitim ve sağlık bilincinin gelişmesi bu oranı azaltır.

    Kolay · Test 3

    Soru 45Aşağıdakilerden hangisi hızlı nüfus artışının olumsuz sonuçları arasında gösterilemez?
    1. A)İç pazarın genişlemesi ve mal talebinin artması
    2. B)Kişi başına düşen millî gelirin azalması
    3. C)İşsizlik oranının yükselmesi
    4. D)Kentlerde konut ve altyapı sorunlarının büyümesi
    5. E)Tasarruf ve yatırım olanaklarının daralması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İç pazarın genişlemesi ve talebin artması, hızlı nüfus artışının olumlu sayılan sonuçlarındandır. Kişi başına gelirin azalması, işsizliğin artması ve altyapı sorunları ise olumsuz sonuçlar arasında yer alır.

    Orta · Test 3

    Soru 51Türkiye'de 1965 sonrasında uygulanan nüfus politikasının benimsenmesinde etkili olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Nüfusun uzun süren savaşlar nedeniyle hızla azalmış olması
    2. B)Yaşlı nüfus oranının çok yükselmesi
    3. C)Hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınmayı zorlaştırması
    4. D)Kırsal nüfusun tümüyle yok olması
    5. E)Dışarıdan yoğun göç alınması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. 1960'lı yıllarda nüfusun hızla artması işsizlik, konut ve eğitim sorunlarını büyütmüş, bu da artışı yavaşlatıcı politikaya geçilmesini gerektirmiştir. Nüfusun savaşlarla azalması ise 1965 öncesindeki teşvik edici politikanın gerekçesidir.

    Orta · Test 4

  7. 7.Nüfus politikaları: artırıcı (1923-1960), azaltıcı (1965), yeniden artırıcı (2000'ler)

    Cumhuriyet'in ilk yıllarında savaşlarda yitirilen nüfusu yerine koymak, tarımda iş gücü ve askerî güç sağlamak için nüfusu artırıcı politika izlendi: çok çocuklu ailelere madalya ve ödül, evlenme yaşının düşürülmesi, doğum kontrolünün yasaklanması. Planlı kalkınma dönemiyle birlikte hızlı artışın kalkınmayı yavaşlattığı görülünce 1965'te Nüfus Planlaması Hakkında Kanun çıkarıldı, doğum kontrolü serbest bırakıldı; bu, artış hızını düşürmeye yönelik politikadır. 2000'li yıllardan sonra artış hızının çok düşmesi ve yaşlanma kaygısıyla doğumları özendiren politikalara dönüldü.

    Sınav ipucu: 1965 politikasının nedeni "hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilemesi", ilk dönemin nedeni ise savaş kayıpları ile iş gücü ve asker ihtiyacıdır.

    Soru 33Türkiye'de 1965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile benimsenen nüfus politikasının yönü hangisidir?
    1. A)Nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik
    2. B)Dış göçü tümüyle yasaklamaya yönelik
    3. C)Kent nüfusunu azaltmaya yönelik
    4. D)Tarımsal nüfusu artırmaya yönelik
    5. E)Nüfus artış hızını azaltmaya yönelik
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. 1965'teki düzenlemeyle aile planlaması serbest bırakılmış ve nüfus artış hızını düşürmeye yönelik politika benimsenmiştir. Nüfus artışını teşvik eden politikalar bu tarihten önceki döneme, özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarına aittir.

    Kolay · Test 3

    Soru 51Türkiye'de 1965 sonrasında uygulanan nüfus politikasının benimsenmesinde etkili olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Nüfusun uzun süren savaşlar nedeniyle hızla azalmış olması
    2. B)Yaşlı nüfus oranının çok yükselmesi
    3. C)Hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınmayı zorlaştırması
    4. D)Kırsal nüfusun tümüyle yok olması
    5. E)Dışarıdan yoğun göç alınması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. 1960'lı yıllarda nüfusun hızla artması işsizlik, konut ve eğitim sorunlarını büyütmüş, bu da artışı yavaşlatıcı politikaya geçilmesini gerektirmiştir. Nüfusun savaşlarla azalması ise 1965 öncesindeki teşvik edici politikanın gerekçesidir.

    Orta · Test 4

    Soru 34Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusu artırmaya yönelik politikalar izlenmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kentlerde işsizliğin çok yüksek olması
    2. B)Savaşlar nedeniyle nüfusun azalmış ve iş gücünün yetersiz kalmış olması
    3. C)Tarım alanlarının artan nüfus karşısında tümüyle yetersiz kalması
    4. D)Dışarıdan yoğun göç alınması
    5. E)Yaşlı nüfus oranının çok yüksek olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Uzun savaş yılları nüfusu azaltmış, üretim ve savunma için gerekli iş gücü yetersiz kalmıştır; bu nedenle doğumlar teşvik edilmiştir. Yoğun dış göç alınması durumunda nüfusu artırıcı politikalara gerek duyulmazdı.

    Kolay · Test 3

  8. 8.Hızlı nüfus artışının sonuçları

    Hızlı nüfus artışı işsizliği, konut ve altyapı açığını, eğitim-sağlık hizmetlerinin yükünü, kırdan kente göçü, çarpık kentleşmeyi, çevre kirliliğini ve tarım alanlarının yerleşmeye açılmasını artırır; kişi başına düşen millî gelir ve kalkınma hızı düşer, tüketim artıp ihracat azalır. Olumlu yönleri de vardır: iş gücü bol ve ucuzdur, genç nüfus dinamik bir tüketici pazarı ve askerî güç oluşturur, mal ve hizmetlere talep artar. Türkiye'de genç nüfus oranının yüksekliği tam bu olumlu yönüyle sorulur.

    Sınav ipucu: "Olumsuz sonuçlar arasında gösterilemez" sorusunda iş gücünün bollaşması ya da talebin artması gibi seçenek cevaptır; bunlar olumsuz değildir.

    Soru 45Aşağıdakilerden hangisi hızlı nüfus artışının olumsuz sonuçları arasında gösterilemez?
    1. A)İç pazarın genişlemesi ve mal talebinin artması
    2. B)Kişi başına düşen millî gelirin azalması
    3. C)İşsizlik oranının yükselmesi
    4. D)Kentlerde konut ve altyapı sorunlarının büyümesi
    5. E)Tasarruf ve yatırım olanaklarının daralması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İç pazarın genişlemesi ve talebin artması, hızlı nüfus artışının olumlu sayılan sonuçlarındandır. Kişi başına gelirin azalması, işsizliğin artması ve altyapı sorunları ise olumsuz sonuçlar arasında yer alır.

    Orta · Test 3

    Soru 51Türkiye'de 1965 sonrasında uygulanan nüfus politikasının benimsenmesinde etkili olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Nüfusun uzun süren savaşlar nedeniyle hızla azalmış olması
    2. B)Yaşlı nüfus oranının çok yükselmesi
    3. C)Hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınmayı zorlaştırması
    4. D)Kırsal nüfusun tümüyle yok olması
    5. E)Dışarıdan yoğun göç alınması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. 1960'lı yıllarda nüfusun hızla artması işsizlik, konut ve eğitim sorunlarını büyütmüş, bu da artışı yavaşlatıcı politikaya geçilmesini gerektirmiştir. Nüfusun savaşlarla azalması ise 1965 öncesindeki teşvik edici politikanın gerekçesidir.

    Orta · Test 4

    Soru 44Bir ülkenin nüfus piramidinin tabanının daralmaya başladığı, orta ve üst basamaklarının ise genişlediği görülmektedir. Bu ülke için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Doğum oranı hızla yükselmektedir
    2. B)Ortalama yaşam süresi kısalmaktadır
    3. C)Doğum oranı azalmakta ve nüfus yaşlanmaktadır
    4. D)Bağımlı genç nüfus oranı artmaktadır
    5. E)Nüfus artış hızı yükselmektedir
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Tabanın daralması doğumların azaldığını, üst basamakların genişlemesi ise yaşlı nüfusun arttığını gösterir; bu iki durum birlikte nüfusun yaşlandığına işaret eder. Doğum oranı yükselseydi piramidin tabanı genişlemeye devam ederdi.

    Orta · Test 3

  9. 9.Nüfus piramidi ve tipleri

    Nüfus piramidi nüfusun yaş gruplarına ve cinsiyete dağılışını gösterir; bir kanat erkek, diğeri kadın, alt basamaklar genç, üst basamaklar yaşlıdır. Tabanı geniş, tepesi dar üçgen piramit doğum ve ölüm oranı yüksek, hızla artan genç nüfusu (az gelişmiş ülke) gösterir. Kenarları içbükey ve yatık piramit doğumların yüksek ama ölümlerin de yüksek olduğunu; kenarları düzgün ve dik piramit doğum ve ölüm oranlarının uzun süredir düşük, ortalama ömrün uzun olduğu gelişmiş ülkeyi anlatır. Tabanı daralıp orta ve üst basamakları genişleyen piramit doğumların azalmaya başladığı, nüfusun olgunlaşıp yaşlanmaya yöneldiği ülkedir; Türkiye'nin piramidi bu yöne evrilmektedir.

    Sınav ipucu: Tabanı daralan piramitte "doğum oranı düşüyor, ortalama yaş yükseliyor, genç bağımlı nüfus azalıyor" çıkarımlarının hepsi doğrudur; "nüfus azalıyor" çıkarımı yapılamaz.

    Soru 120İki ülkeden birinde nüfus piramidinin kenarları dik, diğerinde ise belirgin biçimde içbükey ve yatık bir görünüm sunmaktadır. Buna göre kenarları dik olan ülke için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Doğum oranının daha yüksek olduğu
    2. B)Yüz ölçümünün daha büyük olduğu
    3. C)Genç nüfus oranının ülke ortalamasına göre daha düşük olduğu
    4. D)Yaş grupları arasındaki nüfus kaybının daha az olduğu
    5. E)Kentsel nüfus oranının daha az olduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Piramidin kenarları dikleştikçe bir yaş grubundan diğerine geçerken kaybedilen nüfus azalır; bu da ölüm oranlarının düşük, ortalama yaşam süresinin uzun olduğunu gösterir. İçbükey ve yatık kenar ise yaş grupları arasında hızlı nüfus kaybına işaret eder. Doğum oranı piramidin tabanının genişliğinden, kentsel nüfus oranı ise piramitten hiç okunamaz; yüz ölçümünün piramit biçimiyle ilgisi yoktur.

    Orta · Test 8

    Soru 50İki ülkeden birinde nüfus piramidinin kenarları düzgün ve dik, diğerinde ise içbükey ve yatık bir görünüm sunmaktadır. Kenarları dik olan ülke için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Doğum oranının daha yüksek olduğu
    2. B)Yüz ölçümünün daha büyük olduğu
    3. C)Ortalama yaşam süresinin daha kısa olduğu
    4. D)Yaş grupları arasındaki nüfus kaybının daha az olduğu
    5. E)Kentsel nüfus oranının daha az olduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Piramidin kenarları dikleştikçe bir yaş grubundan diğerine geçerken kaybedilen nüfus azalır; bu da ölüm oranlarının düşük, ortalama yaşam süresinin uzun olduğunu gösterir. Buna karşılık kenarları içbükey ve yatık olan piramitte yaş grupları arasındaki nüfus kaybı, dolayısıyla ölüm oranı fazladır. Yüz ölçümü ya da kentleşme oranı piramidin biçiminden doğrudan okunamaz; doğum oranı ise kenarların eğiminden değil tabanın genişliğinden okunur.

    Orta · Test 4

    Soru 31Bir ülkenin nüfus piramidinin tabanının geniş, tepesinin ise oldukça dar olması aşağıdakilerden hangisini gösterir?
    1. A)Ortalama yaşam süresinin çok uzun olduğunu
    2. B)Yaşlı nüfusun toplam içindeki payının yüksek olduğunu
    3. C)Doğum oranının yüksek, genç nüfusun fazla olduğunu
    4. D)Doğum oranının ölüm oranının altına düştüğünü
    5. E)Nüfusun tamamının çalışma çağında bulunduğunu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Piramidin tabanı 0-4 yaş grubunu gösterir; tabanın geniş olması doğumların çok olduğunu, tepenin dar olması ise yaşlı nüfusun az olduğunu ortaya koyar. Ortalama yaşam süresi uzun olsaydı piramidin tepesi genişler, tabanı ise daralırdı.

    Kolay · Test 3

  10. 10.Yaş yapısı: genç, aktif ve bağımlı nüfus

    Nüfus üç yaş grubuna ayrılır: 0-14 genç (çocuk), 15-64 aktif (çalışma çağı), 65 ve üzeri yaşlı nüfus. Genç ve yaşlı nüfusun toplamı bağımlı nüfustur; bağımlılık oranı bağımlı nüfusun aktif nüfusa bölünüp 100 ile çarpılmasıyla bulunur: 2 250 000 genç + 750 000 yaşlı = 3 000 000 bağımlı, 6 000 000 aktife oranı yüzde 50'dir. Genç nüfus oranı yüksek ülkede doğum oranı yüksek, ortalama yaş düşük, eğitim ve istihdam yükü fazladır; yaşlı nüfus oranı yükselen ülkede sosyal güvenlik yükü artar, doğumu özendiren ve emeklilik yaşını yükselten politikalar izlenir.

    Sınav ipucu: Aktif nüfusun payının artması iş gücünün bollaşmasına ve bağımlılık oranının düşmesine ortam hazırlar; ama aktif nüfus ile çalışan nüfusu karıştırma, aktif nüfusun tamamı çalışmaz (işsizler, öğrenciler).

    Soru 32Bir ülkede 0-14 yaş ile 65 yaş üzeri nüfusun oluşturduğu gruba verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bağımlı nüfus
    2. B)Aktif nüfus
    3. C)Çalışan nüfus
    4. D)Kentsel nüfus
    5. E)Tarımsal nüfus
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Üretime doğrudan katılmayan 0-14 ve 65 yaş üstü kesim bağımlı nüfus olarak adlandırılır. Aktif nüfus ise 15-64 yaş arasındaki çalışma çağındaki kesimdir; bu iki kavram birbirinin yerine kullanılamaz.

    Kolay · Test 3

    Soru 40Bir ülkede 0-14 yaş grubunda 2 250 000, 15-64 yaş grubunda 6 000 000, 65 yaş üzerinde 750 000 kişi bulunmaktadır. Bu ülkede bağımlı nüfusun aktif nüfusa oranı yüzde kaçtır?
    1. A)50
    2. B)25
    3. C)33
    4. D)60
    5. E)75
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Bağımlı nüfus = 2 250 000 + 750 000 = 3 000 000'dir. Oran = (3 000 000 / 6 000 000) x 100 = %50 bulunur. %33 sonucu, bağımlı nüfusun toplam nüfusa bölünmesinden doğar; oysa istenen orantı aktif nüfusa göredir.

    Orta · Test 3

    Soru 55Bir ülkede 0-14 yaş grubunun payı %38, 15-64 yaş grubunun payı %58, 65 yaş üstünün payı %4'tür. Bu verilere göre ülkeyle ilgili hangi çıkarım yapılamaz?
    1. A)Bağımlı nüfusun payı %42'dir
    2. B)Genç ve dinamik bir nüfus yapısı vardır
    3. C)Doğum oranı yüksektir
    4. D)Ortalama yaşam süresi gelişmiş ülkeler düzeyindedir
    5. E)Eğitim ve sağlık harcamalarına duyulan ihtiyaç fazladır
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Bağımlı nüfus %38 + %4 = %42 olarak hesaplanır ve geniş genç taban yüksek doğum oranına işaret eder. Ancak 65 yaş üstünün payının yalnızca %4 olması, ortalama yaşam süresinin uzun olmadığını gösterir; bu nedenle gelişmiş ülke düzeyinde bir yaşam süresi çıkarımı yapılamaz.

    Zor · Test 4

  11. 11.Cinsiyet yapısı ve eğitim durumu

    Cinsiyet oranı 100 kadına düşen erkek sayısıdır; erkek nüfus kadın nüfusa bölünüp 100 ile çarpılır: 5 200 000 / 5 000 000 × 100 = 104. Sanayi, maden ve liman kentlerinde ve askerî birliklerin bulunduğu yerlerde erkek oranı yüksektir, çünkü iş için göç edenlerin çoğu erkektir; göç veren kırsal illerde ise kadın oranı yüksek kalır. Eğitim düzeyi yükseldikçe evlenme yaşı yükselir, kadınların çalışma hayatına katılımı artar ve doğurganlık düşer; bu yüzden eğitim ve kentleşme nüfus artış hızını düşüren başlıca sosyal etkenlerdir. Ortalama yaşam süresinin uzaması ve bebek ölümlerinin azalması ise öncelikle sağlık hizmetleriyle açıklanır.

    Sınav ipucu: Kırsal ilde kadın oranı yüksekse il göç veriyordur, kentte erkek oranı yüksekse kent iş gücü çekiyordur; erkek fazlasının nedeni doğum değil göçtür. Eğitimin nüfusa etkisi sorulursa cevap doğum oranının düşmesidir.

    Soru 41Bir ilde erkek nüfus 5 200 000, kadın nüfus 5 000 000'dir. Bu ilde 100 kadına düşen erkek sayısı kaçtır?
    1. A)96
    2. B)100
    3. C)102
    4. D)104
    5. E)110
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Cinsiyet oranı = (erkek nüfus / kadın nüfus) x 100 = (5 200 000 / 5 000 000) x 100 = 104 bulunur. 96 değeri oranın ters kurulmasından, yani kadının erkeğe bölünmesinden doğan hatalı sonuçtur.

    Orta · Test 3

    Soru 39Türkiye'de sanayinin geliştiği kentlerde erkek nüfus oranının kadın nüfus oranından yüksek olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bu kentlerde doğum oranının çok düşük olması
    2. B)Bu kentlerde kadınların ortalama yaşam süresinin daha kısa olması
    3. C)Bu kentlerde tarımın çok gelişmiş olması
    4. D)Bu kentlerde yaşlı nüfusun fazla olması
    5. E)İş bulmak amacıyla gelen göçmenlerin çoğunlukla erkek olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Sanayi kentlerine iş amacıyla yönelen göç akımında erkeklerin payı daha yüksek olduğundan cinsiyet oranı erkekler lehine bozulur. Doğum oranının düşüklüğü cinsiyet dengesini bu yönde etkilemez, çünkü doğumlarda cinsiyet dağılımı hemen hemen eşittir.

    Kolay · Test 3

    Soru 48Türkiye'de kırsal kesimde kadın nüfus oranının erkek nüfus oranından yüksek olduğu illerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bu illerde sanayinin çok gelişmiş olması
    2. B)Bu illerde doğum oranının çok düşük olması
    3. C)Bu illerin göç veren iller olması
    4. D)Bu illerin yoğun göç alan iller olması
    5. E)Bu illerde kentsel nüfus oranının çok yüksek olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. İş amacıyla dışarıya göç edenlerin çoğunlukla erkek olması, göç veren illerde kadın nüfus oranını yükseltir. Yoğun göç alan illerde ise durum tersine döner ve erkek nüfus oranı artar; bu nedenle o seçenek verilen duruma uymaz.

    Orta · Test 4

  12. 12.Çalışan nüfusun sektörel dağılımı

    Çalışan nüfus tarım (birincil), sanayi (ikincil) ve hizmet (üçüncül) sektörlerine ayrılır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında çalışanların büyük çoğunluğu tarımdaydı; sanayileşme, tarımda makineleşme ve kentleşmeyle tarımın payı sürekli azaldı, sanayi ve özellikle hizmet sektörünün payı arttı. Günümüzde en büyük pay hizmet sektörünün, en küçük pay tarımındır. Hizmet ve sanayinin payının yüksek olması gelişmişliğin, tarımın payının yüksek olması az gelişmişliğin göstergesidir; hizmet payı yüksek ülkede kentleşme ve kişi başına gelir de yüksektir.

    Sınav ipucu: Tarımda makineleşme iş gücü ihtiyacını azaltıp tarım nüfusunu kente ve diğer sektörlere iter; "tarımda çalışanların payı düşüyor" grafiği sanayileşme ve kentleşmenin göstergesidir, tarım üretiminin düştüğü anlamına gelmez.

    Soru 53Türkiye'de tarımda makineleşmenin yaygınlaşmasının nüfusun sektörel dağılımı üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Tarımda çalışan nüfusun toplam içindeki oranını yükseltmesi
    2. B)Kırsal nüfus oranını sürekli artırması
    3. C)Hizmet sektörünün payını düşürmesi
    4. D)Toplam nüfusu azaltması
    5. E)Tarımda gereken iş gücünü azaltarak kentlere göçü hızlandırması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Makineleşme, aynı işi daha az insanla yapmayı sağladığından kırsalda açıkta kalan iş gücü kentlere yönelir ve tarımın payı azalır. Tarımda çalışan oranının yükselmesi, makineleşmenin doğasıyla çelişen bir sonuçtur.

    Orta · Test 4

    Soru 35Türkiye'de çalışan nüfusun sektörel dağılımında yıllar içinde görülen değişim aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
    1. A)Tarımın payı artmış, hizmetlerin payı azalmıştır
    2. B)Üç sektörün payı da değişmeden kalmıştır
    3. C)Sanayinin payı azalmış, tarımın payı artmıştır
    4. D)Tarımın payı azalmış, sanayi ve hizmetlerin payı artmıştır
    5. E)Hizmet sektörü tümüyle ortadan kalkmıştır
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte tarımda çalışanların oranı azalmış, sanayi ve özellikle hizmet sektörünün payı yükselmiştir. Tarımın payının artması, ekonomik gelişmenin genel yönüyle çelişen bir durumdur.

    Kolay · Test 3

    Soru 43Çalışan nüfusu 8 000 000 olan bir ülkede bu nüfusun %20'si tarımda, %30'u sanayide, geri kalanı hizmet sektöründe çalışmaktadır. Buna göre hizmet sektöründe çalışan kişi sayısı kaçtır?
    1. A)1 600 000
    2. B)2 400 000
    3. C)3 200 000
    4. D)4 800 000
    5. E)4 000 000
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Hizmet sektörünün payı 100 - (20 + 30) = %50'dir. 8 000 000 x 0,50 = 4 000 000 kişi bulunur. 2 400 000 değeri sanayide çalışanların sayısıdır; hizmet sektörüne ait değildir.

    Orta · Test 3

  13. 13.Nüfus dağılışını etkileyen doğal faktörler

    İklim (ılıman ve yağışlı yerler yoğun; aşırı soğuk, kurak yerler seyrek), yer şekilleri (ova ve kıyı yoğun; yüksek, engebeli, eğimli alanlar seyrek), su kaynakları, toprak verimliliği ve bitki örtüsü nüfusu yönlendirir. Aynı enlemde biri kıyıda, diğeri yüksek platoda olan iki merkezden kıyıdakinin kalabalık olması yükseltinin ve iklimin etkisidir. Ege'de dağların kıyıya dik uzanması deniz etkisini ve ulaşımı iç kesimlere taşıdığından Ege kıyı ovaları ve vadi tabanları yoğun nüfuslanmıştır; Karadeniz ve Akdeniz'de dağların kıyıya paralel uzanması nüfusu dar kıyı şeridine sıkıştırır.

    Sınav ipucu: "Doğal faktörlerden biri değildir" sorusunda sanayi, ulaşım, turizm ve madencilik gibi beşerî seçeneği ele; iklim, yükselti, su ve toprak doğaldır.

    Soru 6Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de nüfusun dağılışını etkileyen doğal faktörlerden biri değildir?
    1. A)İklim özellikleri
    2. B)Sanayi tesislerinin kuruluş yeri
    3. C)Yer şekilleri ve yükselti
    4. D)Su kaynaklarının varlığı
    5. E)Toprak verimliliği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. İklim, yer şekilleri, su kaynakları ve toprak verimliliği doğal faktörlerdir; sanayi tesislerinin kuruluşu ise insan eliyle oluşturulan beşerî bir faktördür. Yükselti ve engebe, tarım ile ulaşımı sınırlayarak nüfusun seyrelmesine yol açan tipik doğal etkenlerdendir.

    Kolay · Test 1

    Soru 19Ege Bölümü'nde kıyı ovalarının iç kesimlere göre daha yoğun nüfuslanmasında, dağların denize dik uzanmasının etkisi aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
    1. A)Yükseltinin kıyıdan iç kesimlere doğru düzenli olarak azalması
    2. B)Denizel etkilerin ve ulaşımın iç kesimlere kadar sokulabilmesi
    3. C)Kıyıda tarım alanlarının bulunmaması
    4. D)Akarsuların denize ulaşamaması
    5. E)Kıyı boyunca sürekli kar örtüsü görülmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Dağların denize dik uzanması, deniz etkisinin ve ulaşım yollarının çöküntü ovaları boyunca içeriye sokulmasını sağlar; böylece tarım ve yerleşme için elverişli geniş alanlar oluşur. Yükselti kıyıdan içeriye doğru azalmaz, aksine artar; bu nedenle o seçenek yanlıştır.

    Orta · Test 2

    Soru 16Zonguldak ve çevresinde nüfusun beklenenden yoğun olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Tarım alanlarının ülke genelinde çok geniş olması
    2. B)Kıyı turizminin ülke genelinde çok gelişmiş olması
    3. C)Taş kömürü çıkarımına bağlı iş olanaklarının bulunması
    4. D)Yer şekillerinin çok sade olması
    5. E)Kışların çok ılıman geçmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Zonguldak çevresinde taş kömürü işletmeciliği ve buna bağlı sanayi, çok sayıda çalışanı bölgeye çekerek nüfusu yoğunlaştırmıştır. Yörede yer şekilleri engebeli ve tarım alanları dardır; bu nedenle tarım ya da sade topoğrafya açıklaması geçerli değildir.

    Orta · Test 2

  14. 14.Nüfus dağılışını etkileyen beşerî faktörler

    Sanayi (İzmit Körfezi çevresi, Bursa, Gaziantep), ticaret ve ulaşım (yol kavşakları, limanlar), madencilik (Zonguldak-Ereğli taşkömürü havzası, Batman petrolü), turizm (Antalya ve Ege kıyılarında yazın şişen nüfus), sulamalı tarım (GAP ile Şanlıurfa-Harran Ovası) ve idari işlev (Ankara) doğal koşullar elverişsiz olsa bile nüfusu toplar. Zonguldak'ın engebeli, tarım alanı dar kıyısına rağmen yoğun olması madenciliğin; Ankara'nın karasal bozkırın ortasında büyümesi başkent olmasının; Şanlıurfa'da sulamayla birlikte nüfusun artması tarımsal gelişmenin sonucudur.

    Sınav ipucu: Sorudaki yer doğal olarak elverişsizken kalabalıksa cevap beşerîdir: Zonguldak → madencilik, Antalya'da yaz nüfusu → turizm, Şanlıurfa'da artış → sulama, İzmit → sanayi ve ulaşım.

    Soru 9Antalya kıyılarında yaz aylarında nüfusun belirgin biçimde artması, aşağıdaki beşerî faktörlerden hangisiyle açıklanır?
    1. A)Madencilik faaliyetleri
    2. B)Ağır sanayi yatırımları
    3. C)Turizm faaliyetleri
    4. D)Balıkçılığın gelişmesi
    5. E)Ormancılık faaliyetleri
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Akdeniz kıyısındaki uzun ve sıcak yaz mevsimi ile kıyı turizmi, mevsimlik olarak çok sayıda ziyaretçi ve çalışanı bölgeye çeker. Madencilik Zonguldak gibi yer altı kaynağı bulunan sahalarda etkilidir; Antalya'daki mevsimlik yığılmanın nedeni değildir.

    Kolay · Test 1

    Soru 95Aşağıdaki kent-fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
    1. A)Ankara — liman kenti
    2. B)Zonguldak — maden kenti
    3. C)Denizli — kış turizmi kenti
    4. D)Karabük — tarım kenti
    5. E)Antalya — demir çelik kenti
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Zonguldak, taş kömürü yataklarına bağlı olarak gelişmiş tipik bir maden kentidir. Ankara denize kıyısı bulunmayan idari bir merkezdir; Karabük ise demir çelik sanayisiyle, Antalya turizmle öne çıkar.

    Kolay · Test 7

    Soru 118Aşağıdaki kentlerden hangisinin ön plana çıkan işleviyle ilgili eşleştirmesi yanlıştır?
    1. A)Denizli — tekstil sanayisi kenti
    2. B)Antalya — turizm kenti
    3. C)Ankara — idari merkez
    4. D)Zonguldak — maden kenti
    5. E)Batman — kış turizmi kenti
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Batman'ın gelişmesinde belirleyici olan petrol çıkarımı ve rafineri faaliyetleridir; kentin kış turizmiyle öne çıkan bir işlevi yoktur. Diğer eşleştirmelerde ise kentin ekonomik yapısı ile öne çıkan işlevi doğru biçimde eşleşmektedir.

    Zor · Test 8

  15. 15.Yoğun nüfuslu alanlar

    Nüfus en çok Marmara'da Çatalca-Kocaeli Bölümü'nde (İstanbul-İzmit sanayi kuşağı), Ege'de kıyı ovalarında (İzmir, Gediz ve Menderes ovaları), Akdeniz'de Çukurova ve Amik Ovası'nda, Karadeniz kıyı şeridinde (özellikle Trabzon-Rize arasında) ve Ankara, Bursa, Gaziantep, Konya gibi büyük kentlerde toplanmıştır. Çukurova ve Amik'in yoğunluğu verimli alüvyal topraklar, sulamalı tarım ve ılıman iklim ile pamuğa dayalı sanayiden; Doğu Karadeniz kıyısının yoğunluğu ılıman, yağışlı iklimden kaynaklanır. Bölge sıralamasında Marmara en yoğun, Doğu Anadolu en seyrektir.

    Sınav ipucu: Çukurova ve Amik sorusunda "verimli tarım toprakları ve elverişli iklim", İzmit sorusunda "sanayi ve ulaşım" cevaptır; biri doğal, diğeri beşerî faktördür.

    Soru 15Çukurova ve Amik Ovası çevresinde nüfusun yoğunlaşmasında en etkili faktör aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Yükseltinin fazla olması
    2. B)Yer altı kaynakları bakımından oldukça zengin olması
    3. C)Kış turizminin gelişmiş olması
    4. D)Alüvyal toprakların tarımsal verimi yükseltmesi
    5. E)Orman örtüsünün gür olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla oluşan bu ovalarda toprak verimi yüksektir ve sulu tarım yapılabildiği için nüfus yoğunlaşmıştır. Yükseltinin fazla olması nüfusu artıran değil, aksine seyrelten bir etkendir; bu ovalar zaten alçak alanlardır.

    Orta · Test 1

    Soru 21Marmara Bölgesi'nde İzmit Körfezi çevresinin ülke ortalamasının çok üzerinde nüfus yoğunluğuna sahip olmasının başlıca nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Yaz turizminin ve konaklama tesislerinin çok gelişmiş olması
    2. B)Sanayi tesislerinin yoğunlaşması ve iş olanaklarının fazlalığı
    3. C)Tarım alanlarının ülke genelinde en geniş olması
    4. D)Yükseltinin çok fazla olması
    5. E)Yer altı sularının çok bol olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. İzmit Körfezi çevresi ulaşım kolaylığı ve pazara yakınlık sayesinde sanayinin toplandığı bir alandır; bu da göçle nüfusun hızla artmasına yol açmıştır. Bölgenin nüfus yığılmasında yaz turizmi belirleyici değildir, çünkü çekiciliği yıl boyu süren sanayi istihdamıdır.

    Orta · Test 2

    Soru 122Türkiye'de nüfus, coğrafi bölgeler arasında dengeli biçimde dağılmamıştır. Buna göre, aritmetik nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu coğrafi bölge aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Marmara Bölgesi
    2. B)Ege Bölgesi
    3. C)İç Anadolu Bölgesi
    4. D)Karadeniz Bölgesi
    5. E)Doğu Anadolu Bölgesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Aritmetik nüfus yoğunluğu, bir alanın toplam nüfusunun yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunur. Marmara Bölgesi yüz ölçümü bakımından Türkiye'nin en küçük bölgelerinden biri olmasına karşın sanayinin, ticaretin ve ulaşım olanaklarının yoğunlaşması nedeniyle ülke nüfusunun en büyük payını barındırır; bu yüzden aritmetik nüfus yoğunluğu en yüksek bölgedir. Doğu Anadolu ise yüz ölçümü en geniş bölge olduğu hâlde yükselti ve sert iklim koşulları nedeniyle en seyrek nüfuslu bölgedir. İç Anadolu ve Karadeniz'de yoğunluk ülke ortalamasının altında ya da ona yakın kalır. Cevap A.

    Kolay · Test 9

  16. 16.Seyrek nüfuslu alanlar

    Nüfusun en seyrek olduğu yerlerin ortak özelliği yüksek, engebeli, kurak ya da tarıma elverişsiz olmalarıdır: Tuz Gölü çevresi ve Konya Ovası'nın kurak kesimleri, Hakkâri ile Ağrı-Tendürek çevresi gibi Doğu Anadolu'nun yüksek dağlık alanları, Toroslar'daki karstik Taşeli ve Teke platoları, Menteşe Yöresi'nin dağlık iç kesimi, Yıldız (Istranca) Dağları ve Kuzey Anadolu Dağları'nın yüksek kesimleri. Bayburt ve Tunceli nüfusu en az iller arasındadır. Seyreklik yalnız doğal değildir; sanayinin ve ulaşımın gelişmemesi bu alanları sürekli göç verir hâle getirir ve seyrekliği pekiştirir.

    Sınav ipucu: Tuz Gölü çevresinin seyrek olmasının nedeni kuraklık ve tuzlu toprak, Hakkâri'nin seyrek olmasının nedeni yükselti ve engebedir; ikisi de doğal faktördür.

    Soru 8Türkiye'de nüfusun en seyrek olduğu alanların ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Verimli alüvyal ovalar olmaları
    2. B)Sanayinin yoğunlaştığı alanlar olmaları
    3. C)Ulaşım ağının en sık olduğu alanlar olmaları
    4. D)Turizm gelirinin en yüksek olduğu alanlar olmaları
    5. E)Yüksek, engebeli ve kışları sert geçen alanlar olmaları
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Doğu Anadolu'nun yüksek ve engebeli kesimleri gibi alanlarda kışın uzun ve sert geçmesi, tarım ile ulaşımı zorlaştırdığından nüfus seyrektir. Alüvyal ovalar ve sanayi alanları ise tam tersine nüfusu kendine çeken sahalardır.

    Kolay · Test 1

    Soru 30Türkiye'de nüfusun dağılışını etkileyen faktörlerle ilgili olarak aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
    1. A)Bursa çevresinde nüfusun yoğun olması — sanayi ve tarımın gelişmiş olması
    2. B)Batman'da nüfusun artması — petrol çıkarımı ve rafineri faaliyetleri
    3. C)Mersin çevresinde nüfusun yoğun olması — liman ve ticaret işlevi
    4. D)Hakkâri çevresinde nüfusun seyrek olması — sanayinin gelişmiş olması
    5. E)Konya Ovası'nda yerleşmelerin seyrek olması — su kaynaklarının sınırlı olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Hakkâri çevresinde nüfusun seyrek olmasının nedeni yüksek ve engebeli arazi ile sert kış koşullarıdır; sanayinin gelişmiş olması bir seyrelme nedeni olamaz, aksine nüfusu artırırdı. Diğer eşleştirmelerde ise ekonomik işlev ile nüfus yoğunluğu arasındaki ilişki doğru kurulmuştur.

    Zor · Test 2

    Soru 122Türkiye'de nüfus, coğrafi bölgeler arasında dengeli biçimde dağılmamıştır. Buna göre, aritmetik nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu coğrafi bölge aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Marmara Bölgesi
    2. B)Ege Bölgesi
    3. C)İç Anadolu Bölgesi
    4. D)Karadeniz Bölgesi
    5. E)Doğu Anadolu Bölgesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Aritmetik nüfus yoğunluğu, bir alanın toplam nüfusunun yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunur. Marmara Bölgesi yüz ölçümü bakımından Türkiye'nin en küçük bölgelerinden biri olmasına karşın sanayinin, ticaretin ve ulaşım olanaklarının yoğunlaşması nedeniyle ülke nüfusunun en büyük payını barındırır; bu yüzden aritmetik nüfus yoğunluğu en yüksek bölgedir. Doğu Anadolu ise yüz ölçümü en geniş bölge olduğu hâlde yükselti ve sert iklim koşulları nedeniyle en seyrek nüfuslu bölgedir. İç Anadolu ve Karadeniz'de yoğunluk ülke ortalamasının altında ya da ona yakın kalır. Cevap A.

    Kolay · Test 9

  17. 17.Göç kavramı ve türleri

    Göç, insanların ekonomik, sosyal, siyasi ya da doğal nedenlerle bulundukları yerden başka bir yere kalıcı ya da uzun süreli olarak yer değiştirmesidir. Ülke sınırları içinde kalıyorsa iç göç, sınırı aşıyorsa dış göç; kişinin isteğiyle oluyorsa gönüllü, savaş, doğal afet ya da baraj yapımı gibi zorlamayla oluyorsa zorunlu göç; yılın belli döneminde gidip dönülüyorsa mevsimlik göç adını alır. İç göçler yönüne göre kırdan kente, kentten kente, kentten kıra biçiminde de ayrılır; Türkiye'de ağırlık kırdan kente ve doğudan batıya doğrudur.

    Sınav ipucu: "Kalıcı olarak yerleşme" tanımı göçtür; "hasat sonunda geri dönme" mevsimlik, "baraj gölü altında kalan köyün taşınması" zorunlu göçtür.

    Soru 62Türkiye'de yaz aylarında Çukurova'ya pamuk toplamak için gidilip hasat sonunda geri dönülmesi hangi göç türüne örnektir?
    1. A)Sürekli iç göç
    2. B)Mevsimlik iç göç
    3. C)Beyin göçü
    4. D)İşçi göçü
    5. E)Nüfus mübadelesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Belirli bir mevsimde iş amacıyla gidilip iş bitince geri dönülen hareketler mevsimlik göçtür ve kalıcı bir yer değiştirme içermez. Sürekli iç göçte ise kişiler yerleştikleri yere temelli olarak taşınır; bu nedenle iki tür birbirinden ayrılır.

    Kolay · Test 5

    Soru 75Yaz mevsiminde yaylalara çıkılıp kış gelmeden köye dönülmesi biçiminde gerçekleşen nüfus hareketiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
    1. A)Kentlerde gecekondulaşmaya yol açar
    2. B)Göç edilen yerin nüfusunu kalıcı olarak artırır
    3. C)Beyin göçünün bir türüdür
    4. D)Kalıcı olmadığı için ülkenin toplam nüfusunu değiştirmez
    5. E)Ülkenin dış göç dengesini bozar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Yaylacılık mevsimlik ve geçici bir hareket olduğundan yerleşim yerlerinin nüfusunu kalıcı biçimde değiştirmez. Gecekondulaşma ise kentlere yönelen sürekli göçün sonucudur; yayla hareketiyle doğrudan ilgisi yoktur.

    Orta · Test 5

    Soru 23Bir ülkede nüfus artış hızı yıllar içinde azalmasına rağmen toplam nüfusun artmaya devam etmesi aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
    1. A)Artış hızı düşse de doğum sayısının ölüm sayısını aşmayı sürdürmesi
    2. B)Ölüm sayısının uzun süredir doğum sayısının üzerine çıkmış olması
    3. C)Ülkenin sürekli dış göç vermeye başlaması
    4. D)Nüfusun tamamının kentlerde toplanması
    5. E)Yüz ölçümünün yıllar içinde büyümesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Artış hızının azalması, artışın durduğu anlamına gelmez; doğumlar ölümleri aşmaya devam ettiği sürece toplam nüfus daha yavaş da olsa büyümeyi sürdürür. Ölümlerin doğumları geçmesi durumunda nüfus azalacağı için o seçenek verilen bilgiyle çelişir.

    Orta · Test 2

  18. 18.İç göçlerin nedenleri ve sonuçları

    En önemli neden ekonomiktir: kırda tarım alanlarının miras yoluyla parçalanması, makineleşmeyle iş gücü ihtiyacının azalması, işsizlik ve düşük gelir itici; kentteki iş olanakları, eğitim ve sağlık hizmetleri çekicidir. Doğu Anadolu'nun sürekli göç vermesi bu ekonomik nedenlere yükselti ve sert iklimin eklenmesiyle açıklanır; en çok göç alan iller sanayi, ticaret ve turizmin geliştiği illerdir. Göç veren yerde nüfus yaşlanır, kadın oranı artar, köyler boşalır ve tarım alanları terk edilir; göç alan kentte konut, altyapı, işsizlik, gecekondu ve çevre sorunları büyür. İç göç ülkenin toplam nüfusunu değiştirmez, yalnız nüfusun dağılışını değiştirir.

    Sınav ipucu: Göç alan ilde nüfus artış hızı ülke ortalamasının üzerindedir; nedeni doğum değil dışarıdan gelen nüfustur. Gelenler çoğunlukla genç ve çalışma çağında olduğundan göç alan yerde aktif nüfus oranı yükselir, göç verende düşer.

    Soru 85Bir bölgede göçle gelen nüfusun bölgenin yaş yapısı üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
    1. A)Her iki bölgede de yaşlı nüfus oranı aynı ölçüde yükselir
    2. B)Göç alan bölgede yaşlı nüfus oranı hızla yükselir
    3. C)Göç veren bölgede genç nüfus oranı yükselir
    4. D)Göçler yaş yapısı üzerinde hiçbir etki yaratmaz
    5. E)Göç alan bölgede aktif nüfusun payı artar, göç veren bölgede azalır
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Göç edenlerin büyük bölümü çalışma çağındaki nüfus olduğu için aktif nüfus göç alan bölgede çoğalır, göç veren bölgede azalır ve orada yaşlı oranı yükselir. Göç veren bölgede genç oranının yükselmesi, göçün seçici yapısıyla doğrudan çelişir.

    Zor · Test 6

    Soru 88Bir ilde nüfus artış hızı ülke ortalamasının çok üzerinde olduğu hâlde doğum oranı ülke ortalamasının altındadır. Bu ilin hangi özelliğe sahip olduğu söylenebilir?
    1. A)Yoğun biçimde göç veren bir il olduğu
    2. B)Ölüm oranının çok yüksek olduğu
    3. C)Yoğun biçimde göç alan bir il olduğu
    4. D)Yaşlı nüfus oranının çok yüksek olduğu
    5. E)Kırsal nüfus oranının çok yüksek olduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Doğum oranı düşük olmasına rağmen nüfusun hızla artması, artışın doğal yolla değil göçle sağlandığını gösterir; bu da ilin yoğun göç aldığı anlamına gelir. Göç veren bir ilde nüfus artış hızı ülke ortalamasının altında kalırdı.

    Zor · Test 6

    Soru 48Türkiye'de kırsal kesimde kadın nüfus oranının erkek nüfus oranından yüksek olduğu illerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Bu illerde sanayinin çok gelişmiş olması
    2. B)Bu illerde doğum oranının çok düşük olması
    3. C)Bu illerin göç veren iller olması
    4. D)Bu illerin yoğun göç alan iller olması
    5. E)Bu illerde kentsel nüfus oranının çok yüksek olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. İş amacıyla dışarıya göç edenlerin çoğunlukla erkek olması, göç veren illerde kadın nüfus oranını yükseltir. Yoğun göç alan illerde ise durum tersine döner ve erkek nüfus oranı artar; bu nedenle o seçenek verilen duruma uymaz.

    Orta · Test 4

  19. 19.Mevsimlik göçler

    Mevsimlik göçlerin en önemli nedeni tarımda iş gücü ihtiyacının belli aylarda yoğunlaşmasıdır: Çukurova'da pamuk, Karadeniz'de fındık ve çay, Ege'de zeytin ve üzüm hasadı için işçi göçü olur. Yazın Akdeniz ve Ege kıyılarına turizm çalışanları, büyük kentlere inşaat işçileri gider; Doğu Anadolu, Karadeniz ve Toroslar'da yaz aylarında hayvancılık için yaylalara çıkılıp kışın köye dönülür. Bu hareketler geçicidir, kalıcı yerleşme sayılmaz; nüfus dağılışını yalnız dönemsel olarak değiştirir.

    Sınav ipucu: Yaylaya çıkıp kışın dönme de mevsimlik göçtür; sorudaki "hasat sonunda geri dönülmesi" ifadesi mevsimlik göçün tanımıdır ve en etkili etken tarımsal iş gücü ihtiyacıdır.

    Soru 62Türkiye'de yaz aylarında Çukurova'ya pamuk toplamak için gidilip hasat sonunda geri dönülmesi hangi göç türüne örnektir?
    1. A)Sürekli iç göç
    2. B)Mevsimlik iç göç
    3. C)Beyin göçü
    4. D)İşçi göçü
    5. E)Nüfus mübadelesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Belirli bir mevsimde iş amacıyla gidilip iş bitince geri dönülen hareketler mevsimlik göçtür ve kalıcı bir yer değiştirme içermez. Sürekli iç göçte ise kişiler yerleştikleri yere temelli olarak taşınır; bu nedenle iki tür birbirinden ayrılır.

    Kolay · Test 5

    Soru 81Türkiye'de mevsimlik göçlerin ortaya çıkmasında en etkili etken aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kentlerde eğitim ve sağlık olanaklarının belirgin biçimde artması
    2. B)Tarım, turizm ve inşaat işlerinin belirli mevsimlerde yoğunlaşması
    3. C)Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması
    4. D)Ulaşım araçlarının pahalılaşması
    5. E)Yer altı kaynaklarının azalması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Hasat, turizm sezonu ve inşaat gibi işler belirli mevsimlerde yoğunlaştığından iş gücü de bu dönemlerde geçici olarak yer değiştirir. Eğitim olanaklarının artması sürekli göçle ilişkilendirilir; mevsimlik hareketin nedeni değildir.

    Orta · Test 6

    Soru 75Yaz mevsiminde yaylalara çıkılıp kış gelmeden köye dönülmesi biçiminde gerçekleşen nüfus hareketiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
    1. A)Kentlerde gecekondulaşmaya yol açar
    2. B)Göç edilen yerin nüfusunu kalıcı olarak artırır
    3. C)Beyin göçünün bir türüdür
    4. D)Kalıcı olmadığı için ülkenin toplam nüfusunu değiştirmez
    5. E)Ülkenin dış göç dengesini bozar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Yaylacılık mevsimlik ve geçici bir hareket olduğundan yerleşim yerlerinin nüfusunu kalıcı biçimde değiştirmez. Gecekondulaşma ise kentlere yönelen sürekli göçün sonucudur; yayla hareketiyle doğrudan ilgisi yoktur.

    Orta · Test 5

  20. 20.Dış göçler: mübadele, işçi göçü, beyin göçü ve Türkiye'ye gelen göçler

    Lozan görüşmeleri sırasında 1923'te Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan sözleşmeyle Anadolu'daki Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler karşılıklı yer değiştirdi; buna mübadele (nüfus değişimi) denir, İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri kapsam dışı tutuldu. 1961'de Almanya ile imzalanan anlaşmayla başlayan Avrupa'ya iş gücü göçü Türkiye'nin en büyük dış göç dalgasıdır; döviz girdisi sağlamış, işsizliği azaltmıştır. Nitelikli, eğitimli nüfusun daha iyi koşullar için yurt dışına gitmesi beyin göçüdür; göç veren ülke için en olumsuz sonucu, yetiştirmek için kaynak harcadığı nitelikli iş gücünü kaybetmesidir. Türkiye Balkanlardan (1989 Bulgaristan göçü), Irak'tan (Halepçe ve Körfez Savaşı sonrası) ve Suriye'den (2011 sonrası) yoğun göç almıştır; dışarıdan gelen göç ülke nüfusunu ve kültürel yapısını doğrudan değiştirir.

    Sınav ipucu: Mübadele karşılıklı ve antlaşmaya dayalı zorunlu göçtür; beyin göçü gönüllü ve seçicidir (nitelikli nüfus); işçi göçü ekonomik nedenli gönüllü dış göçtür.

    Soru 67Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye ile Yunanistan arasında karşılıklı olarak gerçekleştirilen nüfus değişimi aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
    1. A)Beyin göçü
    2. B)Mevsimlik göç
    3. C)Nüfus mübadelesi
    4. D)İşçi göçü
    5. E)Kentleşme
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Devletler arasında antlaşmayla yapılan karşılıklı ve zorunlu nüfus değişimi mübadeledir. İşçi göçü ise bireylerin ekonomik nedenlerle isteğe bağlı olarak gitmesi olduğundan zorunluluk içermez.

    Kolay · Test 5

    Soru 63Bir ülkede yetişmiş, nitelikli iş gücünün daha iyi koşullar için başka ülkelere gitmesine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Mevsimlik göç
    2. B)Mübadele
    3. C)Yayla göçü
    4. D)Gecekondulaşma
    5. E)Beyin göçü
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Yükseköğrenim görmüş ve nitelikli kişilerin başka ülkelere yerleşmesi beyin göçüdür ve göç veren ülke için ciddi bir kayıptır. Mübadele karşılıklı ve antlaşmaya dayalı bir nüfus değişimidir; nitelik ölçütüyle ilgisi yoktur.

    Kolay · Test 5

    Soru 5Bir ülkede doğum sayısı ile ölüm sayısı arasındaki farkın oluşturduğu nüfus değişimi aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
    1. A)Net göç hızı
    2. B)Fizyolojik yoğunluk
    3. C)Nüfus mübadelesi
    4. D)Bağımlı nüfus oranı
    5. E)Doğal nüfus artışı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Doğal nüfus artışı yalnızca doğum ve ölüm sayılarının farkından doğar; göçler bu hesaba dâhil edilmez. Net göç hızı ise göçle gelen ve giden nüfusun farkını gösterdiği için doğal artıştan bağımsız bir büyüklüktür.

    Kolay · Test 1

  21. 21.Kentleşme, çarpık kentleşme ve gecekondu

    Kent nüfusunun toplam nüfus içindeki payının artması kentleşmedir; Türkiye'de 1950'lerden sonra hızlanan kırdan kente göçle kent nüfusu 1980'li yıllarda kır nüfusunu geçti. Kentsel nüfus oranı kentte yaşayanların toplam nüfusa bölünmesiyle bulunur: 6 000 000 nüfuslu ilde 4 500 000 kentli yüzde 75'tir. Göçün sanayileşme hızını aşması, yani kentte iş ve konut üretilmeden nüfusun yığılması çarpık kentleşmedir; en görünür sonucu, çoğunlukla başkasına ait arazi üzerinde izinsiz ve plansız yapılan gecekondulardır. Buna işsizlik, altyapı ve ulaşım sorunları, kışın ısınmadan kaynaklanan hava kirliliği, tarım alanlarının yapılaşması ve kültürel uyum sorunları eşlik eder.

    Sınav ipucu: Kent nüfusu artarken işsizlik de artıyorsa kentleşme sanayileşmeye değil göçe dayanıyor demektir. Gecekondunun kalıcı çözümü yıkım değil, planlı ve ucuz konut üretimi ile kırda iş olanağı yaratmaktır.

    Soru 80Bir kentte nüfusun hızla artmasına karşın planlı konut üretiminin yetersiz kalması durumunda öncelikle hangi sorunun ortaya çıkması beklenir?
    1. A)Kent nüfusunun azalması
    2. B)Kent çevresindeki tarım alanlarının hızla genişlemesi
    3. C)İş gücünün azalması
    4. D)Plansız yapılaşmanın ve gecekondulaşmanın yaygınlaşması
    5. E)Doğal artışın durması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Konut arzı talebi karşılamadığında yeni gelen nüfus izinsiz ve plansız konutlara yönelir; sonuç gecekondulaşmadır. Kent nüfusunun azalması ya da doğal artışın durması bu durumla nedensel olarak bağlantılı değildir.

    Orta · Test 6

    Soru 65Kentlerde plansız ve izinsiz olarak, çoğunlukla başkasına ait arazi üzerinde yapılan konutlara verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Mezra
    2. B)Yayla evi
    3. C)Kom
    4. D)Gecekondu
    5. E)Divan
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Kentin çeperinde plansız biçimde ortaya çıkan izinsiz konutlar gecekondu olarak adlandırılır ve hızlı göçün doğrudan sonucudur. Mezra, kom ve yayla ise kırsal alanda görülen geçici ya da küçük yerleşme birimleridir.

    Kolay · Test 5

    Soru 68Çarpık kentleşmenin sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
    1. A)Trafik ve ulaşım sorunlarının artması
    2. B)Kentlerde yeşil alanların ve altyapının planlı biçimde gelişmesi
    3. C)Altyapı hizmetlerinin yetersiz kalması
    4. D)Çevre kirliliğinin artması
    5. E)Kent içinde güvenlik ve asayiş sorunlarının giderek büyümesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Çarpık kentleşme planlı gelişmenin tam tersidir; yeşil alan ve altyapının düzenli biçimde büyümesi ancak planlı kentleşmede görülür. Trafik, altyapı ve çevre sorunlarının büyümesi ise plansız büyümenin tipik sonuçlarıdır.

    Kolay · Test 5

  22. 22.Yerleşmenin doğuşu, yükselti sınırı ve kır-kent ayrımı

    İnsanların ilk kalıcı yerleşmeleri kurmasını sağlayan gelişme tarımın başlaması, yani yerleşik hayata geçiştir; Anadolu'da Konya Çatalhöyük gibi ilk yerleşmeler su kaynaklarına yakın verimli ovalarda kurulmuştur. Türkiye'de yerleşmeleri sınırlandıran başlıca etken yükseltidir: sıcaklık düşüp tarım süresi kısaldığından yerleşmeler belli bir yükseltinin üstüne çıkmaz; bu sınır sıcak güney kesimlerde ve platoları zaten yüksek olan Doğu Anadolu'da daha yukarıda, nemli Karadeniz yamaçlarında daha aşağıdadır. Kır yerleşmelerinde nüfus az, ekonomi tarım ve hayvancılığa dayalı, iş bölümü zayıftır; kentte nüfus kalabalık, ekonomi sanayi-ticaret-hizmete dayalı, iş bölümü belirgindir. Kent sayılmanın en güçlü ölçütü nüfus miktarı değil, geçimin tarım dışı faaliyetlere dayanmasıdır.

    Sınav ipucu: Yerleşmelerin yüksek yamaçlarda değil vadi tabanlarında toplanması yükselti-sıcaklık ilişkisinin sonucudur. Nüfusu kalabalık ama tarımla geçinen yerleşme köy niteliğini korur; nüfus artıp işlev değişmemişse kent büyümüş ama işlevi aynı kalmıştır.

    Soru 49Bir ülkede okuryazarlık oranının yükselmesinin nüfus yapısı üzerindeki etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
    1. A)Tarımda çalışan nüfusun oranı artar
    2. B)Doğum oranı belirgin biçimde yükselir ve nüfus artış hızı büyür
    3. C)Kırsal nüfus oranı hızla büyür
    4. D)Bağımlı yaşlı nüfusun oranı düşer
    5. E)Nitelikli iş gücü artar ve tarım dışı sektörlerde çalışan oranı yükselir
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Eğitim düzeyinin artması nitelikli iş gücünü çoğaltır ve çalışanların sanayi ile hizmet sektörlerine yönelmesini kolaylaştırır. Yaşlı bağımlı nüfusun oranı okuryazarlıkla değil, doğum oranı ve yaşam süresiyle belirlendiği için o seçenek geçersizdir.

    Orta · Test 4

    Soru 27Bir ülkede fizyolojik nüfus yoğunluğu çok yüksek olmasına karşın tarımsal nüfus yoğunluğu oldukça düşüktür. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Ülkede tarıma elverişli alanların çok geniş yer kapladığının
    2. B)Nüfusun büyük bölümünün tarım dışı sektörlerde çalıştığının
    3. C)Toplam nüfusun çok az olduğunun
    4. D)Tarımda verimin çok düşük olduğunun
    5. E)Ülkenin yüz ölçümünün çok büyük olduğunun
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Her iki oranın da paydası tarım alanıdır; fizyolojik yoğunluk yüksekken tarımsal yoğunluğun düşük kalması, toplam nüfusa göre tarımla geçinenlerin az olduğunu gösterir. Tarım alanının geniş olması durumunda fizyolojik yoğunluk da düşük çıkardı; bu nedenle o seçenek verilerle çelişir.

    Zor · Test 2

    Soru 37Türkiye'de kırsal alandan kentlere doğru gerçekleşen nüfus hareketinin sonucu olarak aşağıdakilerden hangisi beklenir?
    1. A)Kırsal nüfusun toplam nüfus içindeki payının sürekli yükselmesi
    2. B)Toplam nüfusun azalması
    3. C)Kent nüfusunun toplam nüfus içindeki payının artması
    4. D)Tarım alanlarının genişlemesi
    5. E)Kentlerde nüfus yoğunluğunun azalması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Kırdan kente göç, kent nüfus oranını yükseltirken kırsal nüfus oranını düşürür. Toplam nüfusun azalması beklenmez, çünkü iç göçte nüfus ülke içinde yer değiştirir; ülke nüfusuna eklenme ya da eksilme olmaz.

    Kolay · Test 3

  23. 23.Köy altı yerleşmeleri: mezra, kom, oba, divan, yayla ve diğerleri

    Köyden küçük, çoğu köye bağlı yerleşmelerdir. Mezra, köyden ayrılan birkaç ailenin tarım yapmak için köy arazisi içinde kurduğu birimdir; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygındır, zamanla köye dönüşebilir. Kom, Doğu Anadolu'da hayvancılık amacıyla kurulan birkaç yapılık yerleşmedir; oba, konargöçer toplulukların hayvancılık için kurduğu çadır yerleşmesidir. Divan, Batı Karadeniz'de dağınık evlerin ve mahallelerin birleşerek oluşturduğu yerleşme birliğidir. Yayla, yazın hayvan otlatmak ve serinlemek için çıkılan, kışın boşaltılan yüksek düzlüklerdeki geçici yerleşmedir; ulaşımın kolaylaşması ve yayla turizmiyle birçok yayla evi kalıcı konuta dönüşmektedir. Çiftlik tarım-hayvancılık işletmesi, ağıl hayvan barınağı, dam Ege-Akdeniz kırsalında geçici barınak, dalyan balıkçılık yerleşmesidir.

    Sınav ipucu: Amacı tarım olan mezra, hayvancılık olan kom-oba-yayla, balıkçılık olan dalyandır; yeri Batı Karadeniz olan divan, Doğu Anadolu olan komdur. Yaylanın kalıcılaşmasını hayvancılıkla değil turizm ve ulaşımla açıkla.

    Soru 106Batı Karadeniz'de dağınık yerleşmiş evlerin bir araya gelerek oluşturduğu yerleşme birliğine verilen ad hangisidir?
    1. A)Divan
    2. B)Oba
    3. C)Kom
    4. D)Dam
    5. E)Mezra
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Divan, Batı Karadeniz'de birbirinden ayrık evlerin oluşturduğu yerleşme birliğini adlandırır ve bölgenin dağınık dokusuyla doğrudan bağlantılıdır. Kom ise Doğu Anadolu'da hayvancılığa bağlı küçük bir yerleşme olduğundan farklı bir bölge ve işlevi anlatır.

    Orta · Test 8

    Soru 65Kentlerde plansız ve izinsiz olarak, çoğunlukla başkasına ait arazi üzerinde yapılan konutlara verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Mezra
    2. B)Yayla evi
    3. C)Kom
    4. D)Gecekondu
    5. E)Divan
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Kentin çeperinde plansız biçimde ortaya çıkan izinsiz konutlar gecekondu olarak adlandırılır ve hızlı göçün doğrudan sonucudur. Mezra, kom ve yayla ise kırsal alanda görülen geçici ya da küçük yerleşme birimleridir.

    Kolay · Test 5

    Soru 92Köyden ayrılan birkaç ailenin tarım yapmak amacıyla köy arazisi içinde kurduğu, köyden daha küçük yerleşme birimi hangisidir?
    1. A)Oba
    2. B)Divan
    3. C)Kasaba
    4. D)Mezra
    5. E)Bucak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Mezra, köy arazisi içinde tarım amacıyla kurulan ve köyden küçük olan bir yerleşme birimidir. Oba ise konargöçer toplulukların hayvancılık amacıyla kurduğu çadır yerleşmesi olduğundan tarım amacına dayanmaz.

    Kolay · Test 7

  24. 24.Toplu ve dağınık yerleşme dokusu

    Dokuyu belirleyen iki etken su ve yer şekilleridir. Suyun az, arazinin düz olduğu İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da evler su kaynağının çevresinde kümelenir; toplu doku görülür. Yağışın ve suyun her yerde bol, arazinin engebeli, tarım alanlarının küçük ve parçalı olduğu Doğu Karadeniz'de her aile kendi tarlasının yanına ev yapar; dağınık doku görülür. Doğu Karadeniz kıyıları nüfusça yoğun olduğu hâlde yerleşmelerin küçük ve birbirinden ayrık kalmasının nedeni budur. Dağınık yerleşmeye yol, elektrik, okul gibi hizmet götürmek zor ve pahalıdır.

    Sınav ipucu: Su ve tarım alanı her yere yayılmışsa dağınık, su kıtsa toplu doku. Toplu dokunun ana nedeni suyun azlığıdır, düz arazi ikinci nedendir; iki bölgeyi aynı anda açıklayan ortak cevap "su kaynaklarının dağılışı ve yer şekilleri"dir.

    Soru 96Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dağınık doku göstermesinde en etkili etken aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Arazinin düz ve geniş olması
    2. B)Su kaynaklarının çok sınırlı olması
    3. C)Tarım alanlarının geniş ve tek parça hâlinde olması
    4. D)Yer şekillerinin engebeli ve su kaynaklarının bol olması
    5. E)İklimin çok kurak olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Engebeli arazide düzlüklerin parçalı olması ve suyun her yerde bulunabilmesi, evlerin bir arada toplanma zorunluluğunu ortadan kaldırarak dağınık dokuyu doğurur. Su kaynaklarının sınırlı olduğu yerlerde ise evler su çevresinde toplandığı için toplu doku görülür.

    Kolay · Test 7

    Soru 102İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da köylerin toplu doku göstermesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Arazinin çok engebeli ve derin vadilerle parçalanmış olması
    2. B)Su kaynaklarının azlığı nedeniyle evlerin su çevresinde toplanması
    3. C)Yağışın çok fazla olması
    4. D)Orman örtüsünün çok gür olması
    5. E)Tarım alanlarının çok parçalı olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Yarı kurak bu alanlarda su her yerde bulunmadığından evler kuyu, çeşme ve pınar çevresinde toplanır ve toplu doku ortaya çıkar. Engebeli arazi ve parçalı tarım alanları ise dağınık dokunun nedenleridir; bu bölgelerin ovalık yapısına da uymaz.

    Orta · Test 7

    Soru 130Bir yörede kırsal yerleşmeler dağınık dokuludur; meskenlerde ahşap yaygın biçimde kullanılır, çatılar dik eğimli yapılır ve yaz aylarında yaylalara çıkılır. Buna göre, bu yöreyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
    1. A)Yörede yağış yıl içinde bol ve düzenli olarak düşmektedir.
    2. B)Yörenin doğal bitki örtüsünü ormanlar oluşturmaktadır.
    3. C)Yörede nüfus yoğunluğu ülke ortalamasının üzerindedir.
    4. D)Yörede eğimli ve engebeli arazi geniş yer kaplamaktadır.
    5. E)Yörede su kaynakları geniş bir alana yayılmış durumdadır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Meskenlerde ahşabın yaygın kullanılması yörede orman örtüsünün bulunduğunu, çatıların dik eğimli yapılması ise yağışın ve kar örtüsünün bol olduğunu gösterir; böylece A ve B'ye ulaşılır. Kırsal yerleşmelerin dağınık dokulu olması hem arazinin engebeli olmasıyla hem de su kaynaklarının geniş bir alana yayılmasıyla açıklandığından D ve E de çıkarılabilir. C'ye ise ulaşılamaz: verilen bilgiler yerleşme dokusu, mesken malzemesi ve ekonomik etkinlikle ilgilidir; yörenin nüfus yoğunluğuna ilişkin hiçbir veri bulunmamaktadır. Cevap C.

    Zor · Test 9

  25. 25.Mesken tipleri ve yapı malzemesi

    Kırsal meskenin yapı malzemesi doğal çevrenin sunduğu en yakın ve ucuz malzemedir. Ormanın bol olduğu Karadeniz'de ahşap kullanılır, çatılar bol yağış ve karı akıtmak için dik eğimli yapılır. Ormanın olmadığı, kurak İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da kerpiç (samanla karıştırılıp güneşte kurutulan kil-çamur) kullanılır; kerpiç az yağış ister, yağışlı iklimde dayanmaz. Akdeniz ve Ege'de kalker, Diyarbakır çevresinde bazalt, Kapadokya'da volkanik tüf, Mardin'de sarı kalker taş meskenleri ortaya çıkarır. Ulaşımın ve ekonominin gelişmesiyle her yerde betonarme yaygınlaşmış, doğal çevrenin mesken üzerindeki belirleyici etkisi zayıflamıştır.

    Sınav ipucu: Malzeme sorusu iklim ve bitki örtüsü sorusudur: ahşap → orman ve bol yağış, kerpiç → kuraklık ve ormansızlık, taş → kayaç yapısı. "Ahşap ev, dik çatı, yayla" üçlüsü Doğu Karadeniz'i işaret eder.

    Soru 99Bir yörede 1200 mesken bulunmakta; bunların %35'i kerpiç, %25'i taş, %15'i ahşap malzemeden yapılmıştır. Kalanı betonarme olduğuna göre betonarme mesken sayısı kaçtır?
    1. A)120
    2. B)180
    3. C)240
    4. D)420
    5. E)300
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Betonarmenin payı 100 - (35 + 25 + 15) = %25'tir. 1200 x 0,25 = 300 mesken bulunur. 420 değeri kerpiç meskenlerin sayısıdır; betonarme meskenlere ait değildir.

    Orta · Test 7

    Soru 116Meskenlerin yapı malzemesiyle doğal çevre arasındaki ilişkiye bakılarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
    1. A)Ahşap meskenlerin yaygın olduğu yerlerde orman varlığı fazladır
    2. B)Kerpiç meskenlerin yaygın olduğu yerlerde yağış azdır
    3. C)Taş mesken görülen her yörede yağış miktarı çok fazladır
    4. D)Ulaşımın gelişmesi yerel malzeme kullanımını azaltır
    5. E)Meskenler geleneksel olarak yakın çevredeki malzemeyle yapılır
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Taş mesken, taşın kolay bulunduğu her yerde görülebilir ve bu yörelerin hepsinin çok yağışlı olması gerekmez; taş hem kurak Doğu Anadolu'da hem de Akdeniz'in dağlık kesimlerinde kullanılır. Diğer çıkarımlar ise malzeme-çevre ilişkisinin doğrudan sonuçlarıdır.

    Zor · Test 8

    Soru 93Karadeniz kıyılarında meskenlerde ahşap malzemenin yaygın olarak kullanılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Orman varlığının fazla olması
    2. B)Yağışın çok az olması
    3. C)Yükseltinin çok az olması
    4. D)Taş ocaklarının çok yaygın olması
    5. E)Nüfus yoğunluğunun çok düşük olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Mesken yapımında çevrede kolay bulunan malzeme tercih edilir; bol yağış nedeniyle gür ormanlarla kaplı Karadeniz'de bu malzeme ahşaptır. Yağışın az olması ahşap değil, kerpiç kullanımını destekleyen bir koşuldur.

    Kolay · Test 7

  26. 26.Kent fonksiyonları (işlevleri)

    Kentler öne çıkan ekonomik işlevlerine göre sınıflanır: sanayi kentleri (Karabük ve İskenderun demir-çelik, Kocaeli, Bursa otomotiv-tekstil, Gaziantep, Batman petrol rafinerisi), liman ve ticaret kentleri (İzmir, Mersin, Samsun, Trabzon), turizm kentleri (Antalya, Alanya, Bodrum, Marmaris, Kuşadası), maden kentleri (Zonguldak taşkömürü, Soma linyit), tarım kentleri (Polatlı, Aksaray gibi tahıl ovalarının pazar merkezleri), idari kent (Ankara), üniversite kentleri (Eskişehir, Isparta) ve askerî kent (Gölcük). Büyük kentler birden fazla işlev taşır; sınav "öne çıkan" ya da "belirleyici" işlevi sorar. Kentin nüfusu artarken işlevi değişmeyebilir; büyüme ile işlev değişimi aynı şey değildir.

    Sınav ipucu: Ova ortasında tahıl alım-satımı, un-yem fabrikası ve tarım makineleri ticareti anlatılıyorsa tarım kenti; nüfus yazın birkaç katına çıkıp halk konaklama-rehberlik yapıyorsa turizm kentidir. Karabük-İskenderun ikilisi her zaman demir-çelik sanayisi, Mersin-İzmir ikilisi liman ticaretidir.

    Soru 103Mersin ve İzmir'in gelişmesinde belirleyici olan kent fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Liman ve ticaret işlevi
    2. B)Kış turizmi işlevi
    3. C)Maden çıkarım işlevi
    4. D)İdari merkez işlevi
    5. E)Ormancılık işlevi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Her iki kent de doğal liman olanaklarına ve geniş bir art bölgeye sahip olduğundan deniz ticaretine bağlı olarak büyümüştür. İdari merkez işlevi başkent Ankara için belirleyicidir; bu kentlerin büyümesinin temel nedeni değildir.

    Orta · Test 7

    Soru 107Karabük ve İskenderun'un gelişmesinde öne çıkan kent fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kış turizmi
    2. B)Tarımsal üretim
    3. C)Ormancılık
    4. D)Demir çelik sanayisi
    5. E)İdari yönetim
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Her iki kent de demir çelik tesislerine bağlı olarak büyümüş sanayi kentleridir. Tarımsal üretim bu kentlerin gelişmesinde belirleyici olmamıştır; nüfus artışını sağlayan asıl etken sanayi istihdamıdır.

    Orta · Test 8

    Soru 95Aşağıdaki kent-fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
    1. A)Ankara — liman kenti
    2. B)Zonguldak — maden kenti
    3. C)Denizli — kış turizmi kenti
    4. D)Karabük — tarım kenti
    5. E)Antalya — demir çelik kenti
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Zonguldak, taş kömürü yataklarına bağlı olarak gelişmiş tipik bir maden kentidir. Ankara denize kıyısı bulunmayan idari bir merkezdir; Karabük ise demir çelik sanayisiyle, Antalya turizmle öne çıkar.

    Kolay · Test 7

Karıştırılan noktalar yan yana

KavramAyırt edici nokta
Aritmetik yoğunlukToplam nüfus / toplam yüz ölçümü; en yoğun bölge Marmara, en seyrek Doğu Anadolu
Fizyolojik yoğunlukToplam nüfus / tarım alanı; aritmetik yoğunluktan her zaman büyük
Tarımsal yoğunlukTarımla geçinen nüfus / tarım alanı; yüksekse tarım alanı dar ya da tarım nüfusu kalabalık
Doğal artışDoğum − ölüm; göç hesaba girmez
Gerçek (toplam) artışDoğal artış + net göç; il düzeyinde iç göç de sayılır
Bağımlı nüfus0-14 ve 65 üzeri yaş; aktif nüfus 15-64
Klasik sayımBulunulan yerde, 5 yılda bir (1935-1990), sokağa çıkma yasağı; sonuncusu 2000
ADNKS (2007)İkamet adresine göre, her yıl güncel, sayım günü yok
MezraTarım amaçlı; köy arazisinde birkaç aile; Doğu-Güneydoğu Anadolu
KomHayvancılık amaçlı; Doğu Anadolu; birkaç yapı
DivanBatı Karadeniz; dağınık ev ve mahallelerin birliği
Ahşap / kerpiç / taş meskenKaradeniz (orman) / İç ve Güneydoğu Anadolu (kurak) / Akdeniz-Ege kalker, Diyarbakır bazalt, Kapadokya tüf

Sık düşülen tuzaklar

  • Nüfus artış hızının düşmesi nüfusun azaldığı sanılır; hız pozitif kaldığı sürece nüfus artmaya devam eder, yalnızca artış yavaşlar.
  • Doğal artış ile gerçek (toplam) artış karıştırılır; doğal artış yalnız doğum-ölüm farkıdır, göçler gerçek artışa girer; il sorularında net göç hesaba katılır, ülke sorularında iç göç katılmaz.
  • Fizyolojik ve tarımsal yoğunluğun bölenleri aynıdır (tarım alanı); fark bölünendedir: fizyolojikte toplam nüfus, tarımsalda tarımla geçinen nüfus; aritmetik yoğunlukta ise bölen yüz ölçümüdür.
  • Nüfus yoğunluğu yüksek her ülke gelişmiş sanılır; Bangladeş ve Hindistan yoğun ama az gelişmiş, Kanada ve Avustralya seyrek ama gelişmiştir; yoğunluk gelişmişlik ölçütü değildir.
  • 1965 Nüfus Planlaması Kanunu nüfusu artırıcı sanılır; tersine doğum kontrolünü serbest bırakan, artış hızını düşürmeye yönelik yasadır; artırıcı politika Cumhuriyet'in ilk dönemine aittir.
  • Kenarları dik piramit hızlı artış sanılır; dik kenar doğum ve ölümün uzun süredir düşük olduğu gelişmiş ülkeyi, içbükey-yatık kenar ise yüksek doğum ve yüksek ölümü gösterir.
  • Aktif nüfus ile çalışan nüfus aynı sanılır; aktif nüfus 15-64 yaş grubunun tamamıdır, çalışan nüfus bunun fiilen çalışan kısmıdır; işsizler ve öğrenciler aktif ama çalışmayan nüfustur.
  • Doğu Karadeniz nüfusça yoğun olduğu için yerleşmelerinin toplu olduğu sanılır; kıyı yoğun nüfusludur ama engebe ve bol su nedeniyle doku dağınıktır; toplu doku kurak İç Anadolu'ya aittir.

Şimdi bu konunun testlerini çöz

130 çözümlü soru, 9 test; üyelik gerekmez.

Testlere geç →