KPSS Tarih · 15. konu · konu anlatımı
Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri
Sınavda sorulan 24 kavram · havuzdan 126 çözümlü soru · son güncelleme 20 Eylül 2026
Atatürk ilkeleri, KPSS Tarih'te İnkılaplar konusunun ikizidir: soruların büyük kısmı bir inkılabı ya da uygulamayı verip "öncelikle / doğrudan / en çok hangi ilkeyle" ilişkili olduğunu sorar. İkinci tip, bir ilkenin tanımını ya da Atatürkçülüğün bir niteliğini (millî, akılcı, dinamik, bütün, evrensel) tarif edip adını ister. Üçüncü tip, iki ilke arasındaki ilişkiyi yargı cümlesiyle verir ("egemenlik millete aitse ayrıcalık olamaz" → cumhuriyetçilik-halkçılık). Dördüncüsü, altı ilkenin 1927-1931-1937 çizgisindeki tarihlerini ve bütünleyici ilkelerin hangi temel ilkeyi açıkladığını sorar.
Puan en çok iki yerde kaybedilir. Birincisi, aynı inkılabın birden fazla ilkeye bağlanabilmesi: Medeni Kanun laiklik VE halkçılık, Tevhid-i Tedrisat laiklik VE milliyetçilik, Harf İnkılabı inkılapçılık VE halkçılıktır; soru "öncelikle" ya da "en çok" derken metindeki vurguya bakmak gerekir (kadın-erkek eşitliği vurgulanıyorsa halkçılık, Mecelle'nin kaldırılması vurgulanıyorsa laiklik). İkincisi devletçilik kronolojisidir: 1930 öncesi ekonomik adımlar (İzmir İktisat Kongresi, İş Bankası, Teşvik-i Sanayi, aşar, Kabotaj) devletçilik değildir.
Aşağıdaki kartlar önce Atatürkçülüğün niteliklerini, sonra altı temel ilkeyi tanım + bağlı inkılaplar olarak, ardından yedi bütünleyici ilkeyi verir; tablo "hangi inkılap hangi ilke" eşleştirmesine ayrılmıştır.
Sınavda sorulan kavramlar
Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.
1.Atatürkçülüğün nitelikleri
Atatürkçülük, Türk milletinin ihtiyaçlarından ve tarihî gerçeklerinden doğmuş özgün bir düşünce sistemidir; başka ülkelerden aktarılmış hazır bir kalıp değildir. Akla ve bilime dayanır, dogmatik değildir, değişen koşullara uyum sağlar (dinamiktir). İlkeleri bir bütündür, birbirinden ayrılamaz. Barışçı ve insancıl oluşuyla evrenseldir; sömürgeciliğe karşı mücadele eden milletlere örnek olmuştur. Nihai hedefi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmaktır.
Sınav ipucu: Soru "hangi niteliği" diye sorar: "aktarılmış değil" → millî ve özgün oluşu; "mazlum milletlere örnek" → evrenselliği; "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" → akılcı ve bilimsel oluşu; "koşullara uyum" → dinamik oluşu.
Soru 1Atatürkçülüğün genel nitelikleri düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu düşünce sistemi için söylenemez?
- A)Akla ve bilime dayalı bir çizgide gelişmesi
- B)Türk milletinin kendi ihtiyaçlarından doğduğu
- C)İlkelerinin birbirini tamamlayan bir bütün oluşturduğu
- D)Millî kültür değerlerine önem verdiği
- E)Değişmez kalıplardan oluşan durağan bir öğreti olduğu
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Atatürkçülük dogmatik ve durağan bir öğreti değildir; inkılapçılık ilkesi gereği çağın koşullarına göre gelişmeye açıktır. Akılcılık, millî kültüre verilen değer ve ilkelerin bütünlüğü Atatürkçü düşüncenin temel özellikleri olduğundan diğer yargılar doğrudur.
Kolay · Test 1
Soru 23Atatürk'ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözü, Atatürkçü düşünce sisteminin hangi niteliğini ortaya koyar?
- A)Ekonomide devlet öncülüğünü benimsemesi
- B)Toplumu sınıflara ayırması
- C)Yönetimi veraset esasına bağlaması
- D)Hukuku dinî kurallara dayandırması
- E)Akılcılık ve bilimselliği temel alması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Söz, sorunların çözümünde aklın ve bilimin rehber alınmasını öngördüğü için bütünleyici ilkelerden akılcılık ve bilimselliği yansıtır. Ekonomide devlet öncülüğü devletçiliğin, hukukun dinî kurallara dayandırılması ise laikliğe aykırı bir anlayışın konusudur.
Orta · Test 2
Soru 30Atatürkçü düşünce sisteminin, sömürgecilikten kurtulmak isteyen birçok millete örnek olması onun hangi özelliğiyle ilgilidir?
- A)Yalnızca Türkiye'nin ekonomik koşullarına göre hazırlanmış olması
- B)Millî bağımsızlık anlayışının evrensel nitelik taşıması
- C)Bütün kurallarının değişmez biçimde belirlenmiş olması
- D)Toplumu meslek gruplarına ayırmayı reddetmesi
- E)Askerî örgütlenmeyi öncelikli hedef sayması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Tam bağımsızlık ve millî egemenlik düşüncesi, benzer koşullardaki milletlere yol gösterdiği için Atatürkçülüğe evrensel bir nitelik kazandırmıştır. Kuralların değişmez sayılması ise inkılapçılık ilkesiyle çeliştiğinden bu özelliği açıklayamaz.
Zor · Test 2
2.Altı ilkenin gelişimi (1927 → 1931 → 1937)
Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık ve laiklik 1927'deki CHP kurultayında parti tüzüğüne girdi. 1931 kurultayında devletçilik ve inkılapçılık eklenerek altı ilke tamamlandı ve "altı ok" partinin amblemi oldu; ilkeler ilk kez burada bir arada yer aldı. 5 Şubat 1937'de 1924 Anayasası'nın 2. maddesinde yapılan değişiklikle altı ilke anayasaya girdi, böylece parti ilkesi olmaktan çıkıp devletin nitelikleri hâline geldi.
Sınav ipucu: "Anayasaya girmeden önce ilk kez nerede bir arada yer aldı?" sorusunun cevabı 1931 CHP programıdır; "anayasal güvence" sorusunun cevabı 1937 anayasa değişikliğidir.
Soru 123Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık ilkelerinin 1937'de anayasa metnine yazılmasının temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İlkelerin ilk kez bir arada belirlenmiş olması
- B)İlkelerin anayasal güvence altına alınmış olması
- C)Meclis hükûmeti sistemine yeniden dönülmüş olması
- D)Bütünleyici ilkelerin temel ilkelerin yerini alması
- E)Çok partili siyasal yaşama kalıcı olarak geçilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. 1937'de yapılan anayasa değişikliğiyle altı ilke devletin nitelikleri arasında sayılmış, böylece sıradan bir siyasi programın değil anayasanın güvencesi altına girmiştir. Bu ilkeler bir arada ilk kez 1931'de Cumhuriyet Halk Fırkası programında yer aldığından A yanlıştır. Bütünleyici ilkeler temel ilkeleri açıklayıp destekler, onların yerini almaz; bu nedenle D de doğru değildir. Cumhuriyet'in ilanıyla kabine sistemine geçilmiş olduğundan C gerçeğe aykırıdır. Cevap B.
Orta · Test 9
Soru 2Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık ilkeleri 1937 yılında hangi yolla anayasal güvenceye kavuşmuştur?
- A)1924 Anayasası'nda yapılan bir değişiklikle
- B)1921 Anayasası'na eklenen yeni bir maddeyle
- C)Cumhuriyet'in ilanına ilişkin kanunla
- D)Teşvik-i Sanayi Kanunu ile
- E)Takrir-i Sükûn Kanunu ile
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Altı temel ilke, 5 Şubat 1937'de 1924 Anayasası'nda yapılan değişiklikle anayasa metnine girmiş ve devletin nitelikleri arasında sayılmıştır. Teşvik-i Sanayi ve Takrir-i Sükûn kanunları ise sırasıyla ekonomik ve asayişle ilgili düzenlemeler olup ilkelerin anayasallaşmasıyla ilgisi yoktur.
Kolay · Test 1
Soru 125Atatürk ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Altı temel ilke, anayasa metnine 1937'de girmiştir. II. Bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin yerini almak üzere sonradan belirlenmiştir. III. İnkılapçılık, yapılan yeniliklerin korunmasını ve geliştirilmesini öngörür. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)II ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Altı temel ilke 1937'deki anayasa değişikliğiyle metne girmiş, inkılapçılık ise yapılan yeniliklerin korunup çağın gereklerine göre geliştirilmesini öngören ilke olarak tanımlanmıştır; bu nedenle I ve III doğrudur. Millî egemenlik, tam bağımsızlık, çağdaşlaşma gibi bütünleyici ilkeler temel ilkeleri açıklayan ve onlarla bir bütün oluşturan ilkelerdir; temel ilkelerin yerini almak üzere belirlenmemiştir, dolayısıyla II yanlıştır ve II'yi içeren B, C, E seçenekleri elenir. İlkelerin birbirini tamamlaması, birinin zayıflamasının diğerlerini de etkilemesi anlamına gelir. Cevap D.
Zor · Test 9
3.Cumhuriyetçilik
Egemenliğin bir kişi ya da hanedana değil millete ait olduğu, devlet başkanı ve yöneticilerin belirli süreler için seçimle iş başına geldiği yönetim biçimini benimser. Demokrasinin en gelişmiş uygulaması olarak görülür; vatandaşa sağladığı en temel kazanım seçme-seçilme hakkıyla yönetime katılmaktır. Bütünleyici ilkesi millî egemenliktir ve Atatürkçü sistemin devlet şeklini belirleyen ilkedir.
Sınav ipucu: "Egemenliğin kaynağı millet", "seçim", "veraset yok" ifadeleri cumhuriyetçiliği işaret eder; metinde sınıf ya da ayrıcalık geçiyorsa cevap halkçılığa kayar.
Soru 4Devlet başkanının ve yöneticilerin belirli süreler için seçimle iş başına geldiği, egemenliğin bir kişi ya da aileye değil millete ait olduğu yönetim biçimini benimseyen ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Cumhuriyetçilik
- B)Devletçilik
- C)Laiklik
- D)İnkılapçılık
- E)Halkçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Cumhuriyetçilik, egemenliğin millete ait olduğu ve yönetenlerin seçimle belirlendiği rejimi benimseyen ilkedir. Halkçılık kanun önünde eşitliği ve ayrıcalıksızlığı, devletçilik ise devletin ekonomideki rolünü düzenlediğinden tanımla örtüşmez.
Kolay · Test 1
Soru 51 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla hem hanedan egemenliğine dayalı yönetim sona ermiş hem de egemenliğin kaynağının millet olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Buna göre saltanatın kaldırılması, aşağıdaki ilke ikililerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
- A)Devletçilik – halkçılık
- B)Laiklik – devletçilik
- C)İnkılapçılık – devletçilik
- D)Milliyetçilik – devletçilik
- E)Cumhuriyetçilik – millî egemenlik
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Saltanatın kaldırılması, egemenliğin hanedandan alınıp millete verilmesi anlamına geldiği için cumhuriyetçilik ve bütünleyici ilkelerden millî egemenlikle doğrudan bağlantılıdır. Devletçilik ekonomiyle ilgili bir ilke olduğundan seçeneklerdeki ikililerle kurulan bağ geçersizdir.
Orta · Test 1
Soru 118Millî egemenlik ilkesi ile cumhuriyetçilik ilkesi arasındaki ilişki için aşağıdakilerden hangisi en doğru değerlendirmedir?
- A)Aralarında herhangi bir bağlantı bulunmadığı
- B)Millî egemenliğin cumhuriyeti engellediği
- C)Cumhuriyetçiliğin yalnızca ekonomiyi düzenlediği
- D)Cumhuriyetçiliğin millî egemenliğin somutlaşmış hâli olduğu
- E)Millî egemenliğin yalnızca dış politikayı ilgilendirdiği
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Cumhuriyet, egemenliğin millete ait olması ilkesinin bir yönetim biçimine dönüşmüş hâlidir; bu nedenle iki ilke birbirini tamamlar. Millî egemenlik öncelikle devletin iç yapısıyla ilgili olduğundan yalnızca dış politikayla sınırlı sayılamaz.
Zor · Test 8
4.Cumhuriyetçilik doğrultusundaki uygulamalar
TBMM'nin açılması (23 Nisan 1920), saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), Cumhuriyet'in ilanı (29 Ekim 1923), 1921 ve 1924 Anayasaları, ordunun siyasetten ayrılması (19 Aralık 1923), çok partili hayat denemeleri (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 1924, Serbest Cumhuriyet Fırkası 1930) ve kadınlara seçme-seçilme hakkının aşamalı tanınması (1930 belediye, 1933 muhtarlık, 1934 milletvekilliği) bu ilkeye bağlanır. Çok partili denemelerin ortak amacı hükûmetin denetlenmesi ve demokrasinin yerleşmesidir.
Sınav ipucu: Kadın hakları sorusu birden fazla ilkeye bağlanır: yönetime katılma → cumhuriyetçilik ve millî egemenlik; eşitlik → halkçılık.
Soru 71924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın, 1930'da ise Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurulmasına izin verilmiştir. Bu girişimlerin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Farklı görüşlerin temsiline imkân tanıyarak demokrasiyi geliştirmek
- B)Sanayi yatırımlarını hızlandırarak üretim kapasitesini artırmak
- C)Eğitim kurumlarını tek çatı altında toplayarak birliği sağlamak
- D)Dış politikada tam tarafsızlık siyasetini benimsemek
- E)Ülkedeki azınlıkların hukuki ayrıcalıklarını korumak
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Çok partili hayata geçiş denemeleri, halkın farklı görüşlerle yönetime katılmasını sağlamayı amaçladığı için cumhuriyetçilik ilkesinin demokratikleşme yönüyle ilgilidir. Sanayi yatırımları devletçilik, eğitimde birlik ise laiklik ve halkçılıkla ilgili konular olduğundan bu girişimlerin amacını açıklamaz.
Zor · Test 1
Soru 81924'te çıkarılan bir düzenlemeyle ordu mensuplarının milletvekilliği görevini sürdüremeyeceği kabul edilmiş, komutanların bir bölümü askerlik görevini tercih etmiştir. Bu düzenlemeyle ulaşılmak istenen sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ordunun teknik donanımının yenilenerek modernleştirilmesi
- B)Askerî harcamaların bütçeden çıkarılması
- C)Ordunun siyaset dışında tutularak tarafsızlığının korunması
- D)Askerlik süresinin kısaltılması
- E)Ordunun ekonomik yatırımlara yönlendirilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Askerlik ile siyasetin ayrılması, seçime dayalı yönetimin sağlıklı işlemesini amaçladığı için cumhuriyetçilik ilkesiyle bağlantılıdır. Ekonomik yatırım ve harcamalarla ilgili seçenekler devletçilik alanına girdiğinden düzenlemenin amacını yansıtmaz.
Orta · Test 1
Soru 6Aşağıdakilerden hangisi cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılan uygulamalardan biri değildir?
- A)Kabotaj Kanunu'nun çıkarılması
- B)1924 Anayasası'nın kabul edilmesi
- C)Cumhuriyet'in ilan edilmesi
- D)Saltanatın kaldırılması
- E)Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurulması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Kabotaj Kanunu, Türk kara sularında taşımacılık hakkını Türk gemilerine tanıyarak ekonomik bağımsızlığı güçlendirdiği için milliyetçilik ilkesiyle ilişkilidir. Diğer uygulamalar egemenliğin millete ait olmasını ve seçime dayalı yönetimi güçlendirdiğinden cumhuriyetçilik kapsamındadır.
Orta · Test 1
5.Atatürk milliyetçiliği
Irk, din ve mezhep ayrımı gözetmeyen; ortak tarih, dil, kültür ve kader birliğine dayanan birleştirici bir anlayıştır: "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." "Ne mutlu Türküm diyene" sözü de kan bağını değil aidiyet duygusunu, yani kültürel ve vatandaşlık bağını öne çıkarır. Yayılmacı değil barışçıdır; bu yüzden "yurtta sulh, cihanda sulh" ile çelişmez. Osmanlıcılık ve İslamcılık denemelerinin sonuç vermemesi üzerine Cumhuriyet'in temeline bu anlayış konmuştur.
Sınav ipucu: Şıklarda "ırka dayanır", "Turancıdır", "dine dayanır", "yayılmacıdır" ifadeleri Atatürk milliyetçiliğine ait DEĞİLDİR; "yer almaz" sorularında bunlar aranır.
Soru 12Atatürk milliyetçiliğini ırkçı milliyetçilik anlayışlarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ekonomide devletin öncülüğünü esas alması
- B)Din kurallarını hukukun kaynağı sayması
- C)Yöneticilerin veraset yoluyla belirlenmesini öngörmesi
- D)Ortak kültür ve ülkü birliğine dayanan birleştirici niteliği
- E)Sanayi yatırımlarını bütünüyle özel sektöre bırakması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Atatürk milliyetçiliği kan ve soy esasına değil, ortak kültür, tarih ve gelecek birliğine dayanır; bu yönüyle ayrımcı değil birleştiricidir. Ekonomide devletin öncülüğü devletçilik ilkesinin konusu olduğundan milliyetçilikle ırkçılık arasındaki farkı açıklamaz.
Orta · Test 1
Soru 18“Ne mutlu Türküm diyene!” sözünün, Atatürk milliyetçiliği açısından işaret ettiği anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yönetimin din kurallarına göre şekillendiği
- B)Türklüğün soya değil, aidiyet ve gönül bağına dayandığı
- C)Ekonominin devlet eliyle yürütüleceği
- D)Sınırların genişletilmesinin hedeflendiği
- E)Toplumun sınıflara ayrılmasının benimsendiği
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Söz, Türk milletine ait olmayı kökene değil, kendini o millete ait hissetmeye bağladığı için birleştirici milliyetçilik anlayışını yansıtır. Ekonominin devlet eliyle yürütülmesi devletçilik ilkesinin konusu olduğundan sözün anlamıyla ilgisi yoktur.
Kolay · Test 2
Soru 28Osmanlı Devleti'nde farklı toplulukları bir arada tutmak için önce Osmanlıcılık, ardından İslamcılık düşünceleri denenmiş; bu politikaların sonuç vermemesi üzerine Cumhuriyet Dönemi'nde farklı bir esas benimsenmiştir. Bu gelişmelerden aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
- A)Ekonomide karma modele geçildiği
- B)Eğitimde yabancı okulların yaygınlaştırıldığı
- C)Hukukun dinî esaslara dayandırıldığı
- D)Devletin, millî devlet anlayışı üzerine yapılandırıldığı
- E)Yönetimde veraset sisteminin sürdürüldüğü
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Çok uluslu yapıyı koruma politikalarının başarısızlığı, Cumhuriyet'in millî devlet ve millî birlik esasına dayandırılmasını beraberinde getirmiştir; bu da milliyetçilik ilkesinin somut karşılığıdır. Ekonomide karma model devletçilikle ilgili olduğundan verilen bilgilerden çıkarılamaz.
Zor · Test 2
6.Milliyetçilik doğrultusundaki uygulamalar
Millî kültür ve millî ekonomi hedefi bu ilkeyi somutlaştırır: Türk Tarih Kurumu (1931) ve Türk Dil Kurumu (1932); Tevhid-i Tedrisat sonrası yabancı okullarda Türkçe, tarih ve coğrafyanın Türk öğretmenlerce okutulup Türk müfettişlerce denetlenmesi; Kabotaj Kanunu (1926); Lozan'da kapitülasyonların kaldırılması ve yabancı şirketlerin millîleştirilmesi; İzmir İktisat Kongresi'nin millî ekonomi kararları (1923); Türk Parasını Koruma Kanunu ve Merkez Bankası (1930); Harf İnkılabı'nın dilde millîleşme boyutu.
Sınav ipucu: Kabotaj Kanunu'nu devletçiliğe bağlama: 1926 tarihi devletçilik döneminden öncedir, ilke milliyetçilik (ekonomik bağımsızlık).
Soru 21Aşağıdakilerden hangisi milliyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılan çalışmalardan biri değildir?
- A)Türk Tarih Kurumu'nun kurulması
- B)Kabotaj Kanunu'nun çıkarılması
- C)Türk Dil Kurumu'nun kurulması
- D)Kapitülasyonların kaldırılması
- E)Aşar vergisinin kaldırılması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Aşar vergisinin kaldırılması köylünün üzerindeki ağır yükü hafifletmeye yönelik olduğundan halkçılık ilkesiyle ilgilidir. Diğer uygulamalar millî kültürü ve ekonomik bağımsızlığı güçlendirdiği için milliyetçilik kapsamındadır.
Orta · Test 2
Soru 141931'de Türk Tarih Kurumu'nun, 1932'de Türk Dil Kurumu'nun kurulması öncelikle hangi ilke doğrultusunda atılmış adımlardır?
- A)Devletçilik
- B)Laiklik
- C)Milliyetçilik
- D)Cumhuriyetçilik
- E)Halkçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Millî tarih ve dil bilincini güçlendirmeyi amaçlayan bu kurumlar, millî kültürü koruyup geliştirmeyi öngören milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılmasıyla, devletçilik ise ekonomik yatırımlarla ilgili olduğundan bu kurumların kuruluş amacını açıklamaz.
Kolay · Test 1
Soru 16Lozan Antlaşması ile kapitülasyonların kaldırılması ve ilerleyen yıllarda yabancılara ait bazı işletmelerin satın alınarak millîleştirilmesi söz konusu olmuştur. Bu uygulamaların ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Eğitim kurumlarını tek çatı altında toplamak
- B)Ekonomik alanda tam bağımsızlığı güçlendirmek
- C)Yönetimde çok partili hayata geçmek
- D)Din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak
- E)Toplumsal unvan ve ayrıcalıkları kaldırmak
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Her iki uygulama da yabancı ayrıcalıklarını sona erdirip ekonomiyi millî temele oturtmayı amaçladığından milliyetçilik ve millî bağımsızlık ilkeleriyle ilgilidir. Unvanların kaldırılması halkçılık, din ve devlet işlerinin ayrılması ise laiklik kapsamında olduğu için bu amaçla örtüşmez.
Zor · Test 2
7.Halkçılık
Kanun önünde herkesin eşit olmasını, hiçbir kişi, aile, zümre ya da sınıfa ayrıcalık tanınmamasını öngörür; toplumu çatışan sınıflar değil, iş bölümüyle birbirine bağlı dayanışma içinde bir bütün olarak görür. Yönetim boyutu halkın kendi kendini yönetmesi (demokrasi), sosyal boyutu halkın refahı ve sosyal adalettir. Cumhuriyetçilik ve milliyetçiliğin doğal sonucudur: egemenlik millete aitse ve millet bir bütünse bireyler arasında ayrıcalık olamaz. Anayasal karşılığı kanun önünde eşitliktir.
Sınav ipucu: "Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi köylüdür" sözü ile "imtiyaz tanınamaz" ifadesi halkçılığın işaretidir.
Soru 42Halkçılık ilkesi, “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.” anlayışını benimser. Bu anlayışın anayasal karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Devletin sanayi yatırımlarını üstlenmesi
- B)Yargı yetkisinin hükûmete verilmesi
- C)Seçimlerin iki dereceli yapılması
- D)Kanun önünde eşitlik kuralının benimsenmesi
- E)Vergilerin bölgelere göre farklılaştırılması
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Halkçılığın hukuki yansıması, herkesin kanun önünde eşit sayılması ve imtiyazların kaldırılmasıdır. Devletin sanayi yatırımlarını üstlenmesi devletçilik ilkesinin konusudur; vergilerin ayrıcalık doğuracak biçimde farklılaştırılması ise eşitlik anlayışına aykırıdır.
Zor · Test 3
Soru 31Kanun önünde herkesin eşit olmasını, hiçbir kişiye, aileye ya da zümreye ayrıcalık tanınmamasını öngören Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Halkçılık
- B)Devletçilik
- C)Laiklik
- D)İnkılapçılık
- E)Milliyetçilik
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Halkçılık, toplumdaki bütün bireylerin kanun önünde eşit sayılmasını ve ayrıcalıkların kaldırılmasını esas alan ilkedir. Devletçilik ekonomide devletin rolünü, laiklik ise din ve devlet işlerinin ayrılmasını düzenlediğinden bu tanımı karşılamaz.
Kolay · Test 3
Soru 122Atatürk'ün "Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür." sözü aşağıdaki ilkelerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?
- A)Laiklik
- B)İnkılapçılık
- C)Halkçılık
- D)Devletçilik
- E)Cumhuriyetçilik
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Halkçılık, toplumu oluşturan bütün kesimleri eşit sayan, hiçbir kişi, aile ya da zümreye ayrıcalık tanımayan ve üreten kesimleri toplumun temeli kabul eden ilkedir; köylüyü ülkenin gerçek sahibi sayan bu söz doğrudan halkçılıkla ilgilidir. Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılmasını, devletçilik ise ekonomide devletin yatırımcı rolünü konu aldığı için A ve D yanlıştır. Cumhuriyetçilik yönetim biçimine, inkılapçılık ise yeniliklerin sürdürülmesine ilişkin ilkelerdir. Cevap C.
Kolay · Test 9
8.Halkçılık doğrultusundaki uygulamalar
Aşar vergisinin kaldırılması (1925) köylünün yükünü hafifletti; Medeni Kanun (1926) mirasta, tanıklıkta ve boşanmada kadın-erkek eşitliği getirdi; Soyadı Kanunu (1934) ile ağa, hacı, bey, paşa gibi lakap ve unvanların kaldırılması (1934) ayrıcalık izlenimi veren sıfatları sildi. Millet Mektepleri (1929), Halkevleri (1932), salgınlara karşı sağlık örgütlenmesi ve kadınlara siyasi haklar da bu ilkeye bağlanır. Ortak amaç eşitlik ve halkın yaşam düzeyini yükseltmektir.
Sınav ipucu: Aşar → halkçılık sorusunda şıklardaki devletçilik çeldiricidir; 1925'te devletçilik henüz uygulanmıyordu.
Soru 36Aşağıdakilerden hangisi halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılan uygulamalardan biri değildir?
- A)Aşar vergisinin kaldırılması
- B)Lakap ve unvanların kaldırılması
- C)Millet Mekteplerinin açılması
- D)Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesi
- E)Sümerbank'ın kurulması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Sümerbank, devletin sanayi yatırımlarını yürütmek üzere kurulduğundan devletçilik ilkesiyle ilgilidir. Diğer uygulamalar toplumsal eşitliği güçlendirmeye ve halkın eğitim düzeyini yükseltmeye yönelik olduğu için halkçılık kapsamındadır.
Kolay · Test 3
Soru 43Aşağıdakilerden hangisi halkçılık ilkesinin kapsamı içinde gösterilemez?
- A)Kadın ve erkeğin hukuk önünde eşit sayılması
- B)Aşar vergisinin kaldırılması
- C)Unvan ve lakapların kaldırılması
- D)Halkın okuryazarlığının artırılmaya çalışılması
- E)Kabotaj hakkının Türk gemilerine tanınması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kabotaj hakkının Türk gemilerine tanınması, ekonomik bağımsızlığı güçlendiren bir adım olduğundan milliyetçilik ilkesiyle ilgilidir. Diğer uygulamalar eşitlik ve sosyal adaleti amaçladığı için halkçılık kapsamındadır.
Orta · Test 3
Soru 341934'te çıkarılan bir kanunla ağa, hacı, hafız, bey, paşa gibi lakap ve unvanların resmî kullanımı kaldırılmıştır. Bu düzenleme hangi ilkeyle doğrudan ilgilidir?
- A)Devletçilik
- B)Milliyetçilik
- C)Cumhuriyetçilik
- D)Halkçılık
- E)İnkılapçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Unvan ve lakapların kaldırılması, toplumdaki ayrıcalıklı sınıf görüntüsünü ortadan kaldırıp eşitliği sağlamayı amaçladığından halkçılık ilkesinin doğrudan uygulamasıdır. Devletçilik ekonomik yatırımlarla, milliyetçilik millî kültürle ilgili olduğu için bu düzenlemenin gerekçesini oluşturmaz.
Orta · Test 3
9.Devletçilik ve doğuş nedenleri
Özel girişimin sermaye, teknik bilgi ve deneyim bakımından yetersiz kaldığı alanlarda devletin doğrudan yatırım yapmasını ve ekonomiyi planlamasını öngören ilkedir. İzmir İktisat Kongresi (1923) ve Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927) ile özel girişim desteklendi, ancak beklenen sanayileşme gerçekleşmedi; 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı devletçi politikaya geçişi hızlandırdı. 1931'de parti programına, 1937'de anayasaya girdi. Amaç hızlı kalkınma ve ekonomik bağımsızlıktır.
Sınav ipucu: "Devletçiliği hızlandıran dış gelişme" → 1929 bunalımı; "iç neden" → özel sermayenin yetersizliği. İş Bankası (1924) ve Teşvik-i Sanayi devletçilik uygulaması değildir.
Soru 46Özel girişimin sermaye ve teknik bakımdan yetersiz kaldığı alanlarda devletin doğrudan yatırım yapmasını öngören ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Halkçılık
- B)Devletçilik
- C)Laiklik
- D)Milliyetçilik
- E)İnkılapçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Devletçilik, özel sektörün gücünün yetmediği büyük yatırımların devlet eliyle gerçekleştirilmesini öngören ekonomik ilkedir. Halkçılık toplumsal eşitliği, milliyetçilik ise millî kültür ve bağımsızlığı konu aldığından bu tanımı karşılamaz.
Kolay · Test 4
Soru 511923 İzmir İktisat Kongresi'nde özel girişimin desteklenmesi kararlaştırılmış, 1927'de Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmış; ancak beklenen sanayileşme sağlanamamıştır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ülkede ham madde bulunmaması
- B)Ulaşım yollarının tümüyle yabancılara devredilmesi
- C)Özel sektörde sermaye ve teknik eleman yetersizliği
- D)Sanayi ürünlerine talep olmaması
- E)Yatırım yapmanın kanunla yasaklanması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Özel girişimin yeterli sermaye ve nitelikli iş gücüne sahip olmaması, devletin ekonomiye doğrudan girmesini yani devletçiliği zorunlu kılmıştır. Yatırımın yasaklanması gibi bir durum söz konusu değildir; aksine dönemin kanunları özel girişimi teşvik etmiştir.
Orta · Test 4
Soru 40Harf İnkılabı'nın ardından 1929'da Millet Mekteplerinin açılarak halka okuma yazma öğretilmesi hangi ilkeyle ilişkilidir?
- A)Devletçilik
- B)Laiklik
- C)Milliyetçilik
- D)Cumhuriyetçilik
- E)Halkçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Millet Mektepleri, yaş ayrımı gözetmeksizin halkın okuryazarlığını artırmayı amaçladığından halkçılık ilkesiyle ilişkilidir. Devletçilik ekonomik yatırımları, laiklik ise din ve devlet işlerinin ayrılmasını konu aldığı için bu uygulamanın amacını karşılamaz.
Kolay · Test 3
10.Devletçilik uygulamaları (1930'lu yıllar)
Merkez Bankası (1930), Sümerbank (1933), Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934-1938), Etibank ve MTA (1935), Kayseri ve Nazilli dokuma fabrikaları, kâğıt ve şeker fabrikaları ile Karabük Demir-Çelik tesisi (temeli 1937) bu dönemin eseridir. Türkiye'nin ilk planlı kalkınma denemesi olan Birinci Plan büyük ölçüde tamamlandı; İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı ise II. Dünya Savaşı'nın başlaması nedeniyle uygulanamadı.
Sınav ipucu: "Devletçilik doğrultusunda kurulan kuruluşlar arasında yer almaz" sorusunda 1930 öncesi tarihli (İş Bankası, Ziraat Bankası) ya da özel sermayeli kuruluş aranır.
Soru 491933'te Sümerbank'ın, 1935'te Etibank'ın kurulmasından aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
- A)Devletin sanayi ve madencilikte doğrudan yatırımcı olduğu
- B)Yabancı sermayenin ülkeden tümüyle çıkarıldığı
- C)Tarımsal üretimin bırakıldığı
- D)Özel mülkiyetin kaldırıldığı
- E)Dış ticaretin serbest bırakıldığı
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Bu bankaların kuruluşu, sanayi ve madencilik yatırımlarının devlet eliyle yürütüldüğünü gösterdiğinden devletçilik ilkesinin uygulamasıdır. Özel mülkiyetin kaldırılması devletçilikle bağdaşmaz; devletçilik özel girişimi yasaklamayan bir modeldir.
Orta · Test 4
Soru 52Aşağıdakilerden hangisi devletçilik ilkesi doğrultusunda yapılan uygulamalardan biri değildir?
- A)Sümerbank'ın kurulması
- B)Beş yıllık sanayi planlarının hazırlanması
- C)Tekke ve zaviyelerin kapatılması
- D)Etibank'ın kurulması
- E)Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nün açılması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Tekke ve zaviyelerin kapatılması din ve devlet işlerinin ayrılmasına yönelik olduğundan laiklik ilkesiyle ilgilidir. Diğer uygulamalar sanayi ve madencilik yatırımlarının devlet eliyle yürütülmesini sağladığı için devletçilik kapsamındadır.
Orta · Test 4
Soru 53Karabük Demir-Çelik Fabrikası gibi büyük sanayi tesislerinin devlet eliyle kurulması hangi ilkeyle doğrudan ilgilidir?
- A)Laiklik
- B)Halkçılık
- C)Cumhuriyetçilik
- D)Devletçilik
- E)Milliyetçilik
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Büyük sermaye gerektiren ağır sanayi yatırımlarının devlet tarafından üstlenilmesi devletçilik ilkesinin uygulamasıdır. Cumhuriyetçilik yönetim biçimini, laiklik ise din ve devlet işlerinin ayrılmasını konu aldığından bu yatırımların gerekçesi olamaz.
Kolay · Test 4
11.Türk devletçiliğinin ayırt edici özellikleri
Türkiye'de devletçilik özel mülkiyeti ve özel girişimi ortadan kaldırmadı; devlet ile özel sektörün birlikte çalıştığı karma ekonomi modeli benimsendi. Bu yönüyle Sovyetler Birliği'nin özel mülkiyeti yasaklayan modelinden ayrılır. Fabrikaların tek bölgeye değil Anadolu'nun farklı şehirlerine kurulması bölgeler arası dengeyi, fabrika çevrelerinde okul, lojman ve sağlık birimleri açılması ise sosyal devlet anlayışını gösterir; bu nedenle devletçilik halkçılıkla tamamlanır.
Sınav ipucu: "Sovyet modelinden ayıran özellik" sorusunun cevabı özel mülkiyet ve özel girişimin korunmasıdır; "fabrika çevresinde okul-lojman" ise halkçılığa ve sosyal devlete işaret eder.
Soru 50Türkiye'de uygulanan devletçilik, özel girişimi ortadan kaldırmamış; devlet ile özel sektörün birlikte faaliyet gösterdiği bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu durum aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
- A)Kapalı ekonomi
- B)Tarıma dayalı ekonomi
- C)Karma ekonomi
- D)Serbest ticaret bölgesi
- E)Kollektif tarım düzeni
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Devlet yatırımlarının özel girişimle birlikte yürütüldüğü bu modele karma ekonomi denir ve Türk devletçiliğinin ayırt edici yönüdür. Özel mülkiyeti ortadan kaldıran kollektif düzenler ise Atatürkçü devletçilik anlayışıyla bağdaşmaz.
Zor · Test 4
Soru 601930'lu yıllarda devletin dokuma, şeker, kâğıt ve demir-çelik gibi alanlarda fabrikalar kurması, bu alanlarda özel sektörün yatırım yapamamasıyla açıklanmaktadır. Bu durum devletçiliğin hangi niteliğini gösterir?
- A)Özel girişimi kalıcı biçimde ortadan kaldırdığını
- B)Yalnızca tarım alanında uygulandığını
- C)Dış yardımlarla yürütüldüğünü
- D)Tamamlayıcı bir ekonomi modeli olduğunu
- E)Yalnızca savaş dönemlerinde geçerli olduğunu
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Devletçilik, özel sektörün giremediği alanlarda devreye giren tamamlayıcı bir modeldir; bu yönüyle karma ekonominin temelini oluşturur. Özel girişimin kalıcı biçimde yasaklanması Türk devletçiliğinde hiçbir zaman söz konusu olmamıştır.
Orta · Test 4
Soru 54Devletçilik uygulamalarında fabrikaların yalnızca belirli bir bölgeye değil, ülkenin farklı şehirlerine kurulmasına özen gösterilmiştir. Bu tercihten aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
- A)Bölgeler arası gelişmişlik farkının azaltılmak istendiği
- B)Tarımsal üretimden vazgeçildiği
- C)Sanayide yabancı ortaklığın zorunlu tutulduğu
- D)Nüfusun kırsala yönlendirildiği
- E)Ham madde ithalatının yasaklandığı
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Yatırımların ülke geneline yayılması, kalkınmanın dengeli olmasını amaçladığından devletçiliğin sosyal boyutunu gösterir ve halkçılıkla da uyumludur. Tarımdan vazgeçilmesi ya da ithalatın yasaklanması dönemin ekonomi politikasında yer almayan yargılardır.
Zor · Test 4
12.Laiklik
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devletin bütün inançlar karşısında tarafsız kalması, din ve vicdan özgürlüğünün güvence altına alınması ve hukuk kurallarının dine değil akla ve bilime dayanması demektir. Din hizmetlerinin Diyanet İşleri eliyle devlet denetiminde yürütülmesi, dinin siyasete alet edilmesini önlemeyi amaçlayan Türkiye'ye özgü bir uygulamadır. Laiklik farklı inanç gruplarını aynı hukuk düzeninde eşit vatandaş sayarak halkçılıkla, aklı ölçüt alarak akılcılık-bilimsellik ve inkılapçılıkla ilişkilidir.
Sınav ipucu: Laiklik dinsizlik ya da din karşıtlığı değildir; "her vatandaşın inancını serbestçe yaşaması" ifadesi laikliğin doğrudan sonucudur.
Soru 61Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, devletin bütün inançlar karşısında tarafsız kalmasını öngören ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Halkçılık
- B)Laiklik
- C)Devletçilik
- D)Milliyetçilik
- E)Cumhuriyetçilik
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Laiklik, devlet düzeninin dinî kurallara değil akla ve bilime dayandırılmasını ve devletin inançlar karşısında tarafsız kalmasını ifade eder. Halkçılık toplumsal eşitliği, devletçilik ise ekonomik yatırımları düzenlediğinden bu tanımı karşılamaz.
Kolay · Test 5
Soru 70Laik devlet düzeninde her vatandaşın inancını serbestçe yaşayabilmesi güvence altına alınmıştır. Buna göre laiklik için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)İnançları ortadan kaldırmayı hedeflediği
- B)Yalnızca ekonomik hayatı düzenlediği
- C)Yönetimi veraset esasına bağladığı
- D)Din ve vicdan özgürlüğünü koruyan bir ilke olduğu
- E)Toplumsal sınıf farklarını artırdığı
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Laiklik dine karşıtlık değildir; devletin tarafsızlığı sayesinde herkesin inancını özgürce yaşamasını güvence altına alır. Ekonomik hayatın düzenlenmesi devletçiliğin, sınıf farklarının kaldırılması ise halkçılığın konusudur.
Orta · Test 5
Soru 75Laiklik ilkesinin toplumda yerleşmesi, farklı inanç gruplarının aynı hukuk düzeni içinde eşit vatandaş sayılmasını da beraberinde getirmiştir. Bu durum laikliğin hangi ilkeyle bütünleştiğini gösterir?
- A)Devletçilik
- B)İnkılapçılık
- C)Milliyetçilik
- D)Cumhuriyetçilik
- E)Halkçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Bütün vatandaşların inanç farkı gözetilmeksizin eşit sayılması, kanun önünde eşitliği öngören halkçılıkla laikliğin bütünleştiğini gösterir. Devletçilik ekonomik yatırımlarla ilgili olduğundan bu ilişkiyi açıklamaz.
Zor · Test 5
13.Laikleşme aşamaları (1922-1937)
Sıra sınavın klasiğidir: saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922) → halifeliğin, Şer'iye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat (3 Mart 1924) → şer'iye mahkemelerinin kapatılması (1924) → tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925) → Medeni Kanun ile Mecelle'nin yürürlükten kalkması (17 Şubat 1926) → anayasadan "devletin dini İslam'dır" hükmünün çıkarılması ve milletvekili yemininin değiştirilmesi (1928) → laikliğin anayasaya girmesi (1937).
Sınav ipucu: "Laikleşme sürecinde en erken" sorusunda saltanatın kaldırılması, "laiklik anayasaya hangi yıl girdi" sorusunda 1937 aranır; 1928 din maddesinin çıkarılmasıdır.
Soru 69Aşağıdakilerden hangisi laiklik ilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplardan biri değildir?
- A)Halifeliğin kaldırılması
- B)Tekke ve zaviyelerin kapatılması
- C)Aşar vergisinin kaldırılması
- D)Şer'iye mahkemelerinin kapatılması
- E)Şeriye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Aşar vergisinin kaldırılması köylünün yükünü hafifletmeye yönelik olduğundan halkçılık ilkesiyle ilgilidir. Diğer uygulamalar din ile devlet işlerinin ayrılmasını sağladığı için laiklik kapsamındadır.
Orta · Test 5
Soru 66Aşağıdaki gelişmelerden hangisi laikleşme sürecinde en erken gerçekleşmiştir?
- A)Halifeliğin kaldırılması
- B)Medeni Kanun'un kabul edilmesi
- C)Laikliğin anayasaya girmesi
- D)Anayasadan devletin dinine ilişkin ifadenin çıkarılması
- E)Saltanatın kaldırılması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Saltanat 1922'de kaldırılmış; halifelik 1924'te, Medeni Kanun 1926'da, anayasa değişikliği 1928'de, laikliğin anayasaya girmesi ise 1937'de gerçekleşmiştir. Bu nedenle sürecin ilk halkası saltanatın kaldırılmasıdır.
Orta · Test 5
Soru 721924'te şer'iye mahkemelerinin kapatılması, 1926'da ise Mecelle'nin yerini Türk Medeni Kanunu'nun alması sağlanmıştır. Bu gelişmelerin ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Hukukun dinî esaslardan arındırılması
- B)Ekonomide planlı döneme geçilmesi
- C)Eğitimde birliğin sağlanması
- D)Millî kültür kurumlarının açılması
- E)Yönetimde çok partili hayata geçilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Her iki gelişme de yargı ve hukuk alanının dinî kurallardan ayrılmasını sağladığından laiklik ilkesinin uygulamalarıdır. Eğitimde birlik Tevhid-i Tedrisat'la, millî kültür kurumları ise milliyetçilikle ilgili ayrı düzenlemelerdir.
Zor · Test 5
14.1928 yılı düzenlemeleri
Tek yılda üç önemli adım atıldı: 10 Nisan 1928'de anayasadan "Türkiye Devleti'nin dini İslam'dır" hükmü çıkarıldı ve milletvekili yemini dinî ifadelerden arındırıldı (laiklik); Mayıs 1928'de uluslararası rakamlar kabul edildi (çağdaşlaşma); 1 Kasım 1928'de Latin esaslı yeni Türk harfleri kabul edildi (inkılapçılık, halkçılık, milliyetçilik). Harf İnkılabı hem eski bir sistemin yerine çağdaşını koyar hem de halkın kolay okuryazar olmasını sağlar.
Sınav ipucu: "Hangi inkılap 1928'dedir" sorusunda şıklarda 1925 (şapka, tekke), 1926 (Medeni Kanun) ve 1934 (soyadı) çeldirici olarak verilir.
Soru 781928'de Latin alfabesine dayalı yeni Türk harflerinin kabul edilmesi hem eskiyen bir uygulamanın yerine çağdaş bir sistemin konulmasını hem de halkın kolay okuryazar olmasını sağlamıştır. Bu inkılap aşağıdaki ilke ikililerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
- A)Devletçilik – laiklik
- B)Devletçilik – milliyetçilik
- C)Cumhuriyetçilik – devletçilik
- D)İnkılapçılık – halkçılık
- E)Devletçilik – halkçılık
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Yeni harflerin kabulü, eskiyen yazı sisteminin yerine çağdaş bir sistemin konulması yönüyle inkılapçılık, okuryazarlığı yaygınlaştırması yönüyle halkçılıkla ilişkilidir. Devletçilik ekonomik yatırımlarla ilgili olduğundan bu inkılapla doğrudan bağlantısı yoktur.
Orta · Test 6
Soru 87Aşağıdaki inkılaplardan hangisi 1928 yılında gerçekleştirilmiştir?
- A)Yeni Türk harflerinin kabul edilmesi
- B)Şapka Kanunu'nun çıkarılması
- C)Medeni Kanun'un kabul edilmesi
- D)Halifeliğin kaldırılması
- E)Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Yeni Türk harfleri 1928'de kabul edilmiştir; Şapka Kanunu 1925, Medeni Kanun 1926, halifeliğin kaldırılması 1924, Soyadı Kanunu ise 1934 tarihlidir. Harf İnkılabı inkılapçılık ve halkçılıkla, halifeliğin kaldırılması ise laiklikle ilişkilidir.
Kolay · Test 6
Soru 65Laiklik ilkesinin anayasada yer aldığı yıl aşağıdakilerden hangisidir?
- A)1921
- B)1924
- C)1937
- D)1928
- E)1934
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Laiklik, diğer beş temel ilkeyle birlikte 1937'de anayasa metnine girmiştir. 1928 ise anayasadan devletin dinine ilişkin ifadenin çıkarıldığı, laikleşme sürecinin önemli bir aşamasının yaşandığı yıldır.
Orta · Test 5
15.İnkılapçılık
Çağın gerisinde kalmış kurumların kaldırılıp yerine çağdaşlarının konulmasını ve bu yenileşmenin sürekli olmasını öngörür. Atatürkçülüğün dinamik yönüdür: ilkelerin değişen koşullara uyum sağlamasını bu ilke mümkün kılar; yapılan inkılapların yeterli sayılması ya da değişime kapanma bu ilkeyle bağdaşmaz. Yenilikler yalnız kanunla değil, halka benimsetilerek kalıcı olur; gelecek kuşakların inkılapları koruyup geliştirmesi beklenir. Nihai hedef çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmaktır.
Sınav ipucu: "Kanunlar tek başına yeterli değildir" yargısı inkılapların halka benimsetilmesi gerektiğini anlatır; "koşullara uyum" ifadesi inkılapçılığın dinamikliğidir.
Soru 76Çağın gerisinde kalan kurumların kaldırılıp yerlerine çağdaş kurumların konulmasını ve bu yenileşmenin sürekli olmasını öngören ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Devletçilik
- B)İnkılapçılık
- C)Halkçılık
- D)Laiklik
- E)Milliyetçilik
Çözümü göster
Doğru cevap: B. İnkılapçılık, yeniliklerin korunmasını ve çağın koşullarına göre sürekli geliştirilmesini öngören ilkedir. Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılmasıyla, devletçilik ise ekonomik yatırımlarla ilgili olduğundan bu tanımı karşılamaz.
Kolay · Test 6
Soru 88Laiklik ile inkılapçılık arasındaki ilişki için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Laik düzenin yerleşmesinin sürekli yenileşmeyi kolaylaştırdığı
- B)İki ilkenin birbirinin uygulanmasını engellediği
- C)İnkılapçılığın yalnızca ekonomiyi kapsadığı
- D)Laikliğin yalnızca dış politikada geçerli olduğu
- E)Her iki ilkenin de veraset sistemini desteklediği
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Akla ve bilime dayalı laik düzen, yeniliklerin önündeki engelleri kaldırarak inkılapçılığı destekler; ilkeler birbirini tamamlar. İnkılapçılığın yalnızca ekonomiyle sınırlı olduğu yargısı ise devletçiliğin alanıyla karıştırmaktan kaynaklanır.
Orta · Test 6
Soru 83Atatürk'ün, yapılan yeniliklerin gelecek kuşaklarca korunup geliştirilmesi gerektiğini vurgulaması aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
- A)Ekonomide özel girişimin yasaklandığını
- B)Yönetimin tek partiye bırakıldığını
- C)Hukukun dinî esaslara dayandırıldığını
- D)İnkılapçılığın süreklilik gerektiren bir ilke olduğunu
- E)Dış politikada ittifak arayışına girildiğini
Çözümü göster
Doğru cevap: D. İnkılapçılık, yeniliklerin belirli bir noktada durmasını değil sürekli geliştirilmesini öngörür; bu vurgu ilkenin dinamik yönünü ortaya koyar. Hukukun dinî esaslara dayandırılması ise laiklikle çelişen bir anlayıştır.
Orta · Test 6
16.İnkılapçılık doğrultusundaki uygulamalar
Şapka Kanunu (1925) ve kılık kıyafet düzenlemeleri (1934), miladi takvim ve uluslararası saat (1925), Harf İnkılabı (1928), metre-kilogram esaslı ölçü birimleri (1931), Darülfünun'un kapatılıp İstanbul Üniversitesi'nin kurulması (1933), hafta tatilinin pazara alınması (1935) tipik örneklerdir. Takvim, saat ve ölçü değişiklikleri öncelikle uluslararası ilişki ve ticarette birlik sağlamaya yöneliktir. Aslında her inkılap bu ilkeye bağlanabilir; soru "en çok" ya da "doğrudan" derken bu grupları ister.
Sınav ipucu: Şapka ve kılık kıyafet sorusunda birlikte verilen iki ilke inkılapçılık ve laikliktir (dinî kisve yasağı).
Soru 79Miladi takvimin, uluslararası saat sisteminin ve metre esasına dayalı ölçü birimlerinin kabul edilmesi öncelikle hangi amaca yöneliktir?
- A)Devletin sanayi yatırımlarını artırmak
- B)Din hizmetlerini yeniden düzenlemek
- C)Toplumsal unvanları kaldırmak
- D)Millî sınırları yeniden belirlemek
- E)Çağdaş dünyayla uyumlu bir düzen kurmak
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Takvim, saat ve ölçülerdeki değişiklikler, ülkenin dünyayla ortak ölçütleri paylaşmasını sağladığından inkılapçılık ve çağdaşlaşma hedefiyle ilgilidir. Unvanların kaldırılması halkçılığın, sanayi yatırımları ise devletçiliğin konusudur.
Orta · Test 6
Soru 82Aşağıdakilerden hangisi inkılapçılık ilkesiyle doğrudan ilişkilendirilemez?
- A)Yeni Türk harflerinin kabul edilmesi
- B)Miladi takvime geçilmesi
- C)Kılık kıyafette değişiklik yapılması
- D)Darülfünun yerine üniversitenin kurulması
- E)Etibank'ın kurulması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Etibank madencilik yatırımlarını devlet eliyle yürütmek için kurulduğundan devletçilik ilkesiyle ilgilidir. Diğer uygulamalar eskiyen kurum ve düzenlerin yerine çağdaşlarının konulmasını sağladığı için inkılapçılık kapsamındadır.
Kolay · Test 6
Soru 841933'te Darülfünun kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuş, öğretim kadrosu yenilenmiştir. Bu gelişme aşağıdakilerden hangisine örnek gösterilir?
- A)Ekonomide devlet tekelinin kurulmasına
- B)Eskiyen kurumun yerine çağdaşının konulmasına
- C)Toplumsal ayrıcalıkların korunmasına
- D)Yönetimin veraset esasına bağlanmasına
- E)Dış politikada tarafsızlığın bırakılmasına
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Üniversite reformu, çağın gerisinde kalan bir kurumun yerine çağdaş bir kurumun kurulmasıdır; bu yönüyle inkılapçılığın ve bilimselliğin uygulamasıdır. Ekonomide devlet tekeli kurulması devletçilikle ilgili farklı bir konudur.
Orta · Test 6
17.Millî egemenlik (bütünleyici → cumhuriyetçilik)
Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması; devlet yönetiminde son sözü halkın seçtiği temsilcilerin söylemesidir. TBMM'nin açılması (1920), 1921 Anayasası'nın "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" maddesi, saltanatın kaldırılması, Cumhuriyet'in ilanı ve kadınlara siyasi hakların tanınması bu ilkenin adımlarıdır. Cumhuriyetçiliğin temelini oluşturur: cumhuriyet, millî egemenliğin devlet biçimi olarak örgütlenmiş hâlidir.
Sınav ipucu: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözü bütünleyici ilke olarak millî egemenliği, temel ilke olarak cumhuriyetçiliği işaret eder; soru hangisini istiyorsa ona göre işaretle.
Soru 100Egemenliğin millete ait olmadığı bir düzende, vatandaşların kanun önünde eşitliğinden söz edilmesi de güçtür. Bu yargı aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
- A)Devletçilik ilkesinin laikliği zorunlu kıldığını
- B)İnkılapçılığın milliyetçiliğin yerini aldığını
- C)Çağdaşlaşmanın bağımsızlıkla çeliştiğini
- D)Millî egemenlik ile halkçılığın birbirini tamamladığını
- E)Laikliğin devletçilik ilkesinin ön koşulu olduğunu
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Halkın yönetimde söz sahibi olmadığı bir düzende ayrıcalıkların sürmesi kaçınılmaz olduğundan millî egemenlik, halkçılığın gerçekleşmesinin dayanağıdır. Devletçilik ekonomik yatırımların yönetimiyle ilgili olduğu için laiklikle böyle bir öncelik ilişkisi kurulamaz.
Zor · Test 7
Soru 112Atatürk'ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözü, aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisini doğrudan yansıtır?
- A)Çağdaşlaşma
- B)İnsan ve insanlık sevgisi
- C)Yurtta sulh, cihanda sulh
- D)Millî egemenlik
- E)Akılcılık ve bilimsellik
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Söz, yönetme yetkisinin kaynağını millet olarak gösterdiğinden millî egemenlik ilkesinin en açık ifadesidir. Yurtta sulh cihanda sulh barış politikasıyla, çağdaşlaşma ise toplumun çağın gereklerine uydurulmasıyla ilgili olduğundan sözün içeriğini karşılamaz.
Kolay · Test 8
Soru 11523 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla ülkeyi yönetme yetkisi, halkın seçtiği temsilcilerden oluşan bir meclise geçmiştir. Bu gelişme öncelikle hangi bütünleyici ilkenin hayata geçirilmesidir?
- A)Millî egemenlik
- B)Çağdaşlaşma
- C)İnsan ve insanlık sevgisi
- D)Akılcılık ve bilimsellik
- E)Yurtta sulh, cihanda sulh
Çözümü göster
Doğru cevap: A. TBMM'nin açılması, yetkinin padişahtan alınıp milletin temsilcilerine verilmesi anlamına geldiğinden millî egemenliğin ilk somut adımıdır. Çağdaşlaşma ve akılcılık toplumsal ve bilimsel alanla ilgili ilkeler olduğundan bu siyasi dönüşümü açıklamaz.
Orta · Test 8
18.Millî bağımsızlık / tam bağımsızlık (→ milliyetçilik)
Bağımsızlık yalnız siyasi değildir; ekonomik, askerî, adli ve kültürel bütün alanlarda dış baskıdan kurtulmayı kapsar. "Ya istiklal ya ölüm" parolası, Misak-ı Millî'de siyasi, adli ve mali gelişmeyi engelleyecek kısıtlamaların reddi, Lozan'da kapitülasyonlardan ödün verilmemesi, Kabotaj Kanunu, yabancı işletmelerin satın alınması ve Merkez Bankası ile para basma yetkisinin millî kuruma verilmesi bu ilkenin uygulamalarıdır. Dış baskı altında olmayan devlet, halkın kendi geleceğini belirlemesinin ön koşuludur; bu yüzden millî egemenlikle iç içedir.
Sınav ipucu: Ekonomik içerikli olay (kapitülasyon, Kabotaj, millîleştirme) bütünleyici ilke olarak millî bağımsızlığa, temel ilke olarak milliyetçiliğe bağlanır.
Soru 113Millî Mücadele'nin “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla yürütülmesi, aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisini doğrudan yansıtır?
- A)Millî bağımsızlık
- B)Çağdaşlaşma
- C)Akılcılık ve bilimsellik
- D)İnsan ve insanlık sevgisi
- E)Millî egemenlik
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Parola, bağımsızlığın hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılmayacağını vurguladığından millî bağımsızlık ilkesinin ifadesidir. Millî egemenlik yönetme yetkisinin kaynağıyla ilgili olduğundan bağımsızlık vurgusunu tek başına karşılamaz.
Kolay · Test 8
Soru 121Türkiye'nin Lozan görüşmelerinde kapitülasyonların kaldırılması konusunda hiçbir ödün vermemesi, aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?
- A)Millî birlik ve beraberlik
- B)İnsan ve insanlık sevgisi
- C)Bilimsellik ve akılcılık
- D)Çağdaşlaşma ve yükselme
- E)Tam bağımsızlık
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Kapitülasyonlar, yabancı devletlere ekonomik, hukuki ve mali ayrıcalıklar tanıyarak devletin kendi ülkesindeki egemenlik yetkisini sınırlayan uygulamalardır; bunların kaldırılmasında ısrar edilmesi siyasi, ekonomik ve hukuki alanda tam bağımsızlık anlayışının gereğidir. Bilimsellik ve akılcılık, kararların akla ve bilime dayandırılmasıyla ilgilidir; bu nedenle C doğrudan bir açıklama sunmaz. Millî birlik ve beraberlik ise toplumun ortak değerler çevresinde bütünleşmesini anlatır ve kapitülasyon tartışmasının konusu değildir. Cevap E.
Orta · Test 9
Soru 17Misak-ı Millî kararlarında, sınırların millî ve ekonomik bütünlük gözetilerek belirlenmesi ve siyasi, adli, mali gelişmeyi engelleyecek kısıtlamaların kabul edilmemesi öngörülmüştür. Bu kararlar öncelikle hangi ilkenin yansımasıdır?
- A)Devletçilik
- B)Halkçılık
- C)İnkılapçılık
- D)Milliyetçilik
- E)Laiklik
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Misak-ı Millî, millî sınırlar içinde bölünmez bir vatan ve tam bağımsızlık hedefini ortaya koyduğu için milliyetçilik ilkesinin temel dayanaklarındandır. Devletçilik ekonomik yatırımların yönetimini düzenleyen bir ilke olduğundan bu kararların gerekçesini açıklamaz.
Orta · Test 2
19.Millî birlik ve beraberlik, ülke bütünlüğü (→ milliyetçilik)
Milletin ortak amaç etrafında bölünmeden bir arada yaşamasıdır. Millî Mücadele'de yararlı cemiyetlerin Sivas Kongresi'nde tek çatıda birleştirilmesi, Tevhid-i Tedrisat ile bütün okulların tek programa bağlanarak kültür birliğinin sağlanması, Türk Dil Kurumu'nun dil birliği çalışmaları ve yurdun bölgelerini birbirine bağlayan demir yolu yatırımları bu ilkeye örnektir. Millî egemenliğe dayalı devlet, ortak değerler etrafında birleşmiş bir milleti gerektirir.
Sınav ipucu: "Tek çatı", "birleştirme", "kültür birliği", "bölgeleri birbirine bağlama" ifadeleri millî birlik ve beraberliğe işaret eder.
Soru 90Millî Mücadele yıllarında farklı bölgelerde kurulan yararlı cemiyetlerin Sivas Kongresi'nde tek çatı altında birleştirilmesi, hangi bütünleyici ilkeyle açıklanır?
- A)Çağdaşlaşma
- B)Millî bağımsızlık
- C)Millî birlik ve beraberlik
- D)Akılcılık ve bilimsellik
- E)İnsan ve insanlık sevgisi
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Dağınık direniş örgütlerinin tek merkezde toplanması, toplumun ortak hedef etrafında kenetlenmesini sağladığı için millî birlik ve beraberlik ilkesinin uygulanmasıdır. Millî bağımsızlık dış güçlerin egemenliğine son verilmesiyle ilgili olduğundan bu örgütsel birleşmenin doğrudan gerekçesi sayılamaz.
Orta · Test 6
Soru 102Cumhuriyet'in ilk yıllarında yurdun farklı bölgelerini birbirine bağlayan demir yolu hatlarının yapımına büyük kaynak ayrılmıştır. Bu tercihin ekonomik amacının yanında hangi bütünleyici ilkeye hizmet ettiği söylenebilir?
- A)İnsan ve insanlık sevgisi
- B)Millî birlik ve beraberlik
- C)Akılcılık ve bilimsellik
- D)Yurtta sulh, cihanda sulh
- E)Millî egemenlik
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Bölgeler arası ulaşımın gelişmesi, ülkenin farklı yörelerini birbirine yaklaştırarak toplumsal kaynaşmayı ve millî bütünlüğü güçlendirmiştir. Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesi ülke içindeki huzurun ve dünya barışının korunmasıyla ilgili olduğundan bölgeleri birbirine bağlayan bu ulaşım politikasının doğrudan gerekçesi sayılamaz; bu nedenle D doğru değildir. Söz konusu politika millî bütünleşmeyi sağlayan millî birlik ve beraberlik ilkesine hizmet ettiğinden doğru cevap B'dir.
Orta · Test 7
Soru 92Aşağıdaki inkılap–ilke eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
- A)Kabotaj Kanunu – laiklik
- B)Tevhid-i Tedrisat Kanunu – millî birlik ve beraberlik
- C)Soyadı Kanunu – millî bağımsızlık
- D)Sümerbank'ın kurulması – yurtta sulh, cihanda sulh
- E)Şapka Kanunu – millî egemenlik
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Eğitimde birliğin sağlanması, ortak değerlerle yetişen bir toplum oluşturarak millî birlik ve beraberliği güçlendirdiğinden eşleştirme doğrudur. Kabotaj Kanunu ekonomik bağımsızlıkla, Sümerbank ise devletçilikle ilgili olduğundan verilen eşleştirmeler yanlıştır.
Orta · Test 7
20.Yurtta sulh, cihanda sulh (→ milliyetçilik)
İçte huzur ve düzeni, dışta uluslararası barışı esas alan ilkedir; komşularla sorunları görüşme ve antlaşma yoluyla çözmeyi öngörür. Milletler Cemiyeti'ne giriş (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) uygulamalarıdır. Barışçı politika, sınırlı kaynakların savaş hazırlığı yerine kalkınmaya ayrılmasını da sağlamıştır. Yayılmacılık, saldırganlık ve başka ülkelerin iç işlerine karışma bu ilkeyle bağdaşmaz; ancak ilke, ülkenin haklarını savunmaktan vazgeçmek anlamına gelmez.
Sınav ipucu: Barış ilkesi ile Atatürk milliyetçiliği çelişmez; çünkü bu milliyetçilik yayılmacı değildir. "İnsanları birbirine boğazlatmak..." sözü ise insan ve insanlık sevgisine bağlanır.
Soru 97Atatürk Dönemi'nde Türkiye'nin komşularıyla yaşadığı sorunları görüşme ve antlaşma yoluyla çözmeye çalışması, hangi bütünleyici ilkenin uygulaması sayılır?
- A)Yurtta sulh, cihanda sulh
- B)Devletçilik
- C)Millî egemenlik
- D)Akılcılık ve bilimsellik
- E)Çağdaşlaşma
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Sorunların barışçı yollarla çözülmesi, yurtta sulh cihanda sulh ilkesinin dış politikaya yansımasıdır. Devletçilik ekonomide devletin rolünü belirleyen bir temel ilkedir ve dış politikadaki tutumu açıklamaz.
Kolay · Test 7
Soru 108Aşağıdakilerden hangisi “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesiyle bağdaşmaz?
- A)Komşu ülkelerden toprak talep edilmesi
- B)Uluslararası kuruluşlara üye olunması
- C)Sorunların görüşme yoluyla çözülmesi
- D)Bölgesel iş birliklerine katılınması
- E)İmzalanan antlaşmalara bağlı kalınması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Toprak talebi yayılmacı bir tutum olduğundan barışı esas alan bu ilkeyle çelişir. Uluslararası kuruluşlara üyelik, görüşme yoluyla çözüm ve antlaşmalara bağlılık ise ilkenin dış politikadaki somut uygulamalarıdır.
Kolay · Test 8
Soru 20Atatürk milliyetçiliğinin, “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışıyla çelişmemesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Ekonomik kalkınmayı dış yardımlara bağlaması
- B)Devletin ekonomiye doğrudan girmesini öngörmesi
- C)Hukuk kurallarını dinî esaslara dayandırması
- D)Yönetimin tek kişi tarafından yürütülmesini savunması
- E)Başka milletlerin varlığına saygılı, barışçı bir nitelik taşıması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Atatürk milliyetçiliği saldırgan ve yayılmacı değildir; diğer milletlerin haklarına saygı gösterdiği için barış politikasıyla uyum içindedir. Devletin ekonomiye doğrudan girmesi devletçilik ilkesinin konusu olup barış anlayışıyla milliyetçilik arasındaki uyumu açıklamaz.
Zor · Test 2
21.Çağdaşlaşma ve Batılılaşma (→ inkılapçılık)
Batı'nın bilim, teknik ve yöntemlerini alarak toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarma hedefidir; Batı'yı olduğu gibi taklit etmek ya da millî kültürden vazgeçmek değildir. Avrupa'ya öğrenci gönderilmesi, eğitim ve ekonomi alanında yabancı uzmanlardan rapor alınması, takvim-saat-ölçü değişiklikleri, kıyafet düzenlemeleri ve üniversite reformu bu ilkeye bağlanır. İnkılapçılık araç, çağdaşlaşma hedef olarak birbirini tamamlar.
Sınav ipucu: "Atatürk'ün çağdaşlaşma anlayışı için söylenemez" sorusunda "Batı'yı her yönüyle taklit etmek" yanlış şıktır; taklit değil, millî ihtiyaçlara uyarlama esastır.
Soru 107Cumhuriyet'in ilk yıllarında çeşitli alanlarda öğrenim görmeleri için Avrupa'ya öğrenci gönderilmesi ve eğitim ile ekonomi alanında yabancı uzmanlardan rapor istenmesi, öncelikle hangi ilkeyle ilişkilidir?
- A)Millî egemenlik
- B)Yurtta sulh, cihanda sulh
- C)İnsan ve insanlık sevgisi
- D)Millî birlik ve beraberlik
- E)Çağdaşlaşma
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Bu uygulamalar, çağın bilgi ve yöntemlerini ülkeye kazandırmayı amaçladığından çağdaşlaşma ilkesiyle açıklanır. Millî egemenlik yönetim yetkisiyle, yurtta sulh ise dış ilişkilerdeki barış tutumuyla ilgili olduğundan bu eğitim politikasının gerekçesini oluşturmaz.
Orta · Test 8
Soru 86İnkılapçılık ilkesinin nihai hedefi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşıp onu aşmak
- B)Ekonomiyi tümüyle devlete bağlamak
- C)Toplumu sınıflara ayırmak
- D)Yönetimi hanedana bırakmak
- E)Hukuku dinî kurallara dayandırmak
Çözümü göster
Doğru cevap: A. İnkılapçılığın hedefi, sürekli yenilenerek çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak ve bu düzeyin üzerine çıkmaktır. Toplumu sınıflara ayırma anlayışı halkçılıkla, hukukun dinî kurallara dayandırılması ise laiklikle bağdaşmaz.
Kolay · Test 6
Soru 124Atatürk, yapılan inkılapların amacını "Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum durumuna ulaştırmak" biçiminde açıklamıştır. Bu açıklamadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A)İnkılapların belirli bir amaca yöneldiği
- B)Hedefin çağdaş uygarlık düzeyi olduğu
- C)Toplumsal bir dönüşümün amaçlandığı
- D)Değişimin zihniyeti de kapsaması gerektiği
- E)İnkılapların ekonomik alanla sınırlı tutulduğu
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Açıklamada toplumun bütün anlam ve biçimiyle uygar duruma ulaştırılmasından söz edilmektedir; bu ifade değişimin tek bir alanla, özellikle de yalnızca ekonomiyle sınırlı olmadığını gösterir, dolayısıyla E çıkarılamaz. İnkılapların bir amaca yöneldiği ve bu amacın çağdaş uygarlık düzeyi olduğu doğrudan söylenmiştir. "Bütün anlam ve biçimiyle" vurgusu da değişimin yalnızca dış görünüşte değil düşünce ve yaşam biçiminde de gerçekleşmesinin istendiğini ortaya koyar. Cevap E.
Zor · Test 9
22.Akılcılık ve bilimsellik (→ laiklik, inkılapçılık)
Toplum sorunlarının hurafe ve kalıplaşmış inanışlarla değil, akıl ve bilimsel yöntemle çözülmesini öngörür. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü bu ilkenin özetidir. Laiklik hukuku ve yönetimi dinî kurallardan ayırarak aklı ölçüt yapar; inkılapçılık bilimin bulgularına göre yenilenmeyi gerektirir. Tevhid-i Tedrisat, Darülfünun'un İstanbul Üniversitesi'ne dönüştürülmesi ve Türk Tarih-Dil Kurumlarının araştırmaları bu ilkenin uygulamalarıdır.
Sınav ipucu: "Bilimsel yöntemlerle çözüm" ve "hurafe" kelimeleri geçen bütünleyici ilke sorusunun cevabı akılcılık ve bilimselliktir.
Soru 96Bir toplumun karşılaştığı sorunların hurafeler ya da kalıplaşmış inanışlarla değil, bilimsel yöntemlerle çözülmesi gerektiğini savunan bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Millî birlik ve beraberlik
- B)Yurtta sulh, cihanda sulh
- C)Millî egemenlik
- D)Akılcılık ve bilimsellik
- E)İnsan ve insanlık sevgisi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Akılcılık ve bilimsellik, sorunların çözümünde aklı ve bilimi tek rehber sayan ilkedir. Millî egemenlik yönetimin kaynağıyla, millî birlik ise toplumsal bütünlükle ilgili olduğundan verilen tanımı karşılamaz.
Kolay · Test 7
Soru 991925'te kurulan Atatürk Orman Çiftliği'nde modern tarım yöntemlerinin denenmesi ve elde edilen sonuçların çiftçilere örnek gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu uygulama öncelikle hangi bütünleyici ilkeyle açıklanır?
- A)Millî egemenlik
- B)Yurtta sulh, cihanda sulh
- C)İnsan ve insanlık sevgisi
- D)Millî bağımsızlık
- E)Akılcılık ve bilimsellik
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Üretimde geleneksel alışkanlıklar yerine denenmiş bilimsel yöntemlerin yaygınlaştırılması, akılcılık ve bilimsellik ilkesinin uygulamasıdır. Millî egemenlik yönetim yetkisinin kaynağıyla ilgili olduğundan tarımsal bir örnek çiftlik girişimini açıklamaz.
Orta · Test 7
Soru 73Laiklik ilkesinin, bütünleyici ilkelerden akılcılık ve bilimsellikle ilişkisi aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- A)Devlet düzeninin akla ve bilime dayandırılmasını sağlaması
- B)Sanayi yatırımlarını devlete bırakması
- C)Sınırların genişletilmesini öngörmesi
- D)Yönetimi seçimle belirlemesi
- E)Toplumsal unvanları kaldırması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Laiklik, devlet ve toplum düzeninin dinî kurallar yerine akıl ve bilim ölçütlerine dayandırılmasını sağladığı için akılcılık ve bilimsellikle bütünleşir. Yönetimin seçimle belirlenmesi cumhuriyetçiliğin, unvanların kaldırılması ise halkçılığın konusudur.
Orta · Test 5
23.İnsan ve insanlık sevgisi (→ halkçılık, milliyetçilik)
Irk, din ve dil ayrımı gözetmeden insana değer verilmesini, bütün insanların barış ve güven içinde yaşamasını öngörür. Atatürk'ün "İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, insanlıktan uzak ve son derece üzücü bir sistemdir" sözü bu ilkeyi yansıtır. Halkçılığın eşitlik anlayışı ile milliyetçiliğin barışçı, ayrımcı olmayan karakteri bu ilkede birleşir; yurtta sulh cihanda sulh ile de doğrudan ilişkilidir.
Sınav ipucu: "İnsana değer", "insanlıktan uzak" kelimeleri geçiyorsa cevap insan ve insanlık sevgisidir; "komşularla antlaşma" geçiyorsa yurtta sulh cihanda sulh.
Soru 98Bütün insanların barış ve güven içinde yaşamasını, ırk ve din farkı gözetilmeden insana değer verilmesini öngören bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Millî egemenlik
- B)Millî bağımsızlık
- C)Akılcılık ve bilimsellik
- D)Çağdaşlaşma
- E)İnsan ve insanlık sevgisi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Tanım, insanı ayrım gözetmeden değerli sayan insan ve insanlık sevgisi ilkesine aittir. Millî bağımsızlık devletin dış baskılardan kurtulmasıyla ilgili olduğundan evrensel insan sevgisini karşılamaz.
Kolay · Test 7
Soru 106Atatürk'ün “İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, insanlıktan uzak ve son derece üzücü bir sistemdir.” sözü hangi bütünleyici ilkeyi yansıtır?
- A)Millî egemenlik
- B)Çağdaşlaşma
- C)İnsan ve insanlık sevgisi
- D)Akılcılık ve bilimsellik
- E)Millî bağımsızlık
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Söz, insan hayatını ve insanlığın huzurunu her türlü ideolojik hedefin üstünde tuttuğundan insan ve insanlık sevgisi ilkesini yansıtır. Millî bağımsızlık dış egemenliğe karşı çıkışla ilgili olduğundan bu evrensel insancıl vurguyu karşılamaz.
Orta · Test 8
Soru 941930'da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kurulmasıyla para basma yetkisi millî bir kuruma verilmiştir. Bu gelişme öncelikle hangi bütünleyici ilkeyle ilişkilendirilir?
- A)Millî bağımsızlık
- B)İnsan ve insanlık sevgisi
- C)Yurtta sulh, cihanda sulh
- D)Millî birlik ve beraberlik
- E)Akılcılık ve bilimsellik
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Para basma yetkisinin yabancı sermayeli kuruluşlardan alınıp millî bir bankaya verilmesi, ekonomik bağımsızlığın güçlenmesi anlamına geldiğinden millî bağımsızlıkla ilişkilidir. Millî birlik ve beraberlik toplumsal bütünlükle ilgili olduğundan bu mali düzenlemenin doğrudan gerekçesi değildir.
Orta · Test 7
24.İlkelerin bütünlüğü ve birbirini tamamlaması
Altı ilke bir bütündür; birinin zayıflaması diğerlerini de zayıflatır. Sınav bu bütünlüğü ilişki sorularıyla ölçer: cumhuriyetçilik → halkçılık (egemenlik millete aitse ayrıcalık olamaz), milliyetçilik → cumhuriyetçilik (millî devlet birleşmiş bir millet gerektirir), devletçilik → halkçılık (yatırımlar halkın refahı içindir), laiklik → inkılapçılık (akıl ölçüt olunca yenileşmenin önü açılır), laiklik → halkçılık (inanç farkı gözetmeden eşit vatandaşlık), millî bağımsızlık → millî egemenlik (dış baskı olmadan karar). Bütünleyici ilkeler temel ilkelerin yerini almaz; onları açıklar ve destekler.
Sınav ipucu: Yargı cümleli sorularda cümlenin başındaki koşulu ve sonundaki sonucu ayrı ayrı ilkeye çevir; ilişki hangi sırada verildiyse şıkta o sırayı ara.
Soru 3Atatürk ilkelerinden herhangi birinin zayıflamasının diğer ilkeleri de olumsuz etkileyeceği görüşü, ilkelerin hangi özelliğiyle açıklanır?
- A)Birbirini tamamlayan bir bütün oluşturmalarıyla
- B)Anayasa metninde sıralanmış olmalarıyla
- C)Ekonomik hedeflere öncelik vermeleriyle
- D)Yalnızca hukuk alanını düzenlemeleriyle
- E)Yabancı ülkelerden alınmış olmalarıyla
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Atatürk ilkeleri birbirinden bağımsız kurallar değil, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir bütündür; bu nedenle biri zayıfladığında diğerleri de etkilenir. İlkelerin anayasada yer alması hukuki bir sonuçtur, bütünlük özelliğinin gerekçesi değildir; ayrıca ilkeler taklit yoluyla alınmamış, Türk toplumunun ihtiyaçlarından doğmuştur.
Orta · Test 1
Soru 25Millî egemenliğe dayalı bir devletin varlığı, öncelikle ortak değerler etrafında birleşmiş bir milletin varlığını gerektirir. Bu yargı, aşağıdaki ilke ilişkilerinden hangisini açıklar?
- A)Devletçilik ile laikliğin aynı amaca hizmet ettiğini
- B)İnkılapçılığın devletçiliği zorunlu kıldığını
- C)Cumhuriyetçilik ile milliyetçiliğin birbirini tamamladığını
- D)Halkçılığın laikliğin ön koşulu olduğunu
- E)Devletçiliğin milliyetçiliğin yerini aldığını
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Egemenliğin millete ait olması, önce bir millet bilincinin oluşmasını gerektirdiğinden cumhuriyetçilik ile milliyetçilik birbirini tamamlar. Devletçilik ekonomik bir ilke olduğu için laiklikle ya da milliyetçilikle böyle bir öncelik-sonralık ilişkisi kurulamaz.
Zor · Test 2
Soru 125Atatürk ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Altı temel ilke, anayasa metnine 1937'de girmiştir. II. Bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin yerini almak üzere sonradan belirlenmiştir. III. İnkılapçılık, yapılan yeniliklerin korunmasını ve geliştirilmesini öngörür. Bu yargılardan hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)II ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Altı temel ilke 1937'deki anayasa değişikliğiyle metne girmiş, inkılapçılık ise yapılan yeniliklerin korunup çağın gereklerine göre geliştirilmesini öngören ilke olarak tanımlanmıştır; bu nedenle I ve III doğrudur. Millî egemenlik, tam bağımsızlık, çağdaşlaşma gibi bütünleyici ilkeler temel ilkeleri açıklayan ve onlarla bir bütün oluşturan ilkelerdir; temel ilkelerin yerini almak üzere belirlenmemiştir, dolayısıyla II yanlıştır ve II'yi içeren B, C, E seçenekleri elenir. İlkelerin birbirini tamamlaması, birinin zayıflamasının diğerlerini de etkilemesi anlamına gelir. Cevap D.
Zor · Test 9
Karıştırılan noktalar yan yana
| İnkılap / uygulama | Bağlı olduğu temel ilke (bütünleyici ilke) |
|---|---|
| TBMM'nin açılması (1920), saltanatın kaldırılması (1922), Cumhuriyet'in ilanı (1923), çok partili denemeler, kadınlara siyasi haklar (1930-1934) | Cumhuriyetçilik (millî egemenlik); kadın hakları eşitlik yönüyle halkçılık |
| Türk Tarih Kurumu (1931), Türk Dil Kurumu (1932), yabancı okulların denetimi | Milliyetçilik (millî birlik ve beraberlik) |
| Kapitülasyonların kaldırılması (1923), Kabotaj Kanunu (1926), yabancı şirketlerin millîleştirilmesi | Milliyetçilik (millî bağımsızlık) |
| Aşarın kaldırılması (1925), Soyadı Kanunu ve lakap-unvanların kaldırılması (1934) | Halkçılık |
| Millet Mektepleri (1929), Halkevleri (1932), sağlık örgütlenmesi | Halkçılık (inkılapçılık) |
| Sümerbank (1933), I. Beş Yıllık Sanayi Planı (1934), Etibank-MTA (1935), Karabük Demir-Çelik | Devletçilik |
| Halifeliğin ve Şer'iye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması (1924), şer'iye mahkemelerinin kapatılması (1924), tekke-zaviye-türbeler (1925) | Laiklik |
| Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924) | Laiklik + milliyetçilik; fırsat eşitliği yönüyle halkçılık |
| Türk Medeni Kanunu (1926) | Laiklik + halkçılık; hukuk birliği yönüyle milliyetçilik |
| Harf İnkılabı (1928), uluslararası rakamlar (1928) | İnkılapçılık (çağdaşlaşma); okuryazarlık yönüyle halkçılık, dil yönüyle milliyetçilik |
| Şapka (1925), takvim-saat (1925), ölçüler (1931), İstanbul Üniversitesi (1933), hafta tatili (1935) | İnkılapçılık (çağdaşlaşma ve Batılılaşma) |
| Milletler Cemiyeti'ne giriş (1932), Balkan Antantı (1934), Sadabat Paktı (1937) | Yurtta sulh, cihanda sulh (milliyetçilik) |
Sık düşülen tuzaklar
- "Altı ilke 1924 Anayasası'nın ilk metninde vardı" sanılır; yanlıştır: dört ilke 1927'de, altı ilke 1931'de parti programına, 1937'de anayasaya girmiştir.
- Devletçilik ile inkılapçılık 1927'deki dört ilke arasında yoktur; "1927'de altı ilke kabul edildi" ifadesi yanlıştır, altı ilke 1931'de tamamlanmıştır.
- Bütünleyici ilkeler temel ilkelerin yerini alan ya da onlardan bağımsız yeni ilkeler değildir; her biri bir temel ilkeyi açıklar (millî egemenlik → cumhuriyetçilik, çağdaşlaşma → inkılapçılık gibi).
- Atatürk milliyetçiliği ırk birliğine değil kültür, tarih ve kader birliğine dayanır; "Ne mutlu Türküm diyene" sözünü ırkçılık ya da Turancılıkla ilişkilendiren şık yanlıştır.
- Devletçilik özel sektörü yasaklamaz, karma ekonomidir; İş Bankası (1924) ve Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927) devletçilik değil, özel girişimi özendirme döneminin uygulamalarıdır.
- Kabotaj Kanunu (1926) ile aşarın kaldırılması (1925) devletçilik döneminden öncedir; Kabotaj milliyetçiliğe (ekonomik bağımsızlık), aşar halkçılığa bağlanır.
- Medeni Kanun kadınlara siyasi hak vermemiştir; kadın-erkek eşitliği yönü halkçılığa, laik hukuk yönü laikliğe, seçme-seçilme hakları (1930-1934) ise cumhuriyetçilik ve millî egemenliğe bağlanır.
- 1928'de anayasadan din maddesinin çıkarılması ile 1937'de laikliğin anayasaya girmesi karıştırılır; "laiklik anayasaya 1928'de girdi" yanlıştır.
- "Yurtta sulh, cihanda sulh" her koşulda savaştan kaçınmak değildir; Boğazlar ve Hatay gibi millî haklar barışçı yollarla ama kararlılıkla savunulmuştur, ilke yalnızca yayılmacılıkla bağdaşmaz.