KPSS Pusulası — Ana Sayfa

KPSS Tarih · 8. konu · konu anlatımı

Osmanlı Kültür ve Medeniyeti

Sınavda sorulan 24 kavram · havuzdan 186 çözümlü soru · son güncelleme 19 Eylül 2026

Osmanlı Kültür ve Medeniyeti, KPSS Tarih'in en çok soru üreten konularından biridir ve soruların büyük bölümü tanım eşleştirmesidir: bir görevlinin ya da terimin tanımı verilir, adı istenir ("padişahın mührünü taşıyan görevli", "üç ayda bir ödenen maaş", "dükkân açma ruhsatı"). İkinci tip "hangi padişah döneminde" sorusudur: ilk medrese, Kanunname-i Âl-i Osman, ekber ve erşed usulü, pençik. Üçüncü tip yorum sorularıdır: tımar sisteminin devlete kazandırdıkları, kadıların merkezden atanmasının anlamı, rasathanenin yıktırılmasının gösterdiği, vakıfların sosyal hayattaki yeri. Dördüncü tip eser–yazar ve eser–sanatçı eşleştirmesidir.

Puan en çok birbirine benzeyen terim çiftlerinde kaybedilir: kazasker–şeyhülislam, nişancı–defterdar, yurtluk–ocaklık, haraç–cizye, iltizam–malikâne–esham, icazet–mülazemet, ulufe–cülus. Dirlik gelir sınırları (3.000 / 20.000 / 100.000 akçe) ve cebelü hesabı da doğrudan sorulur. Kartlar konuyu kitap sırasıyla verir: merkez teşkilatı, taşra, hukuk, toplum, ordu, toprak ve vergi, ekonomi, eğitim, bilim ve sanat. Her kartın ipucu satırı o kavramda en sık düşülen tuzağı, altındaki sorular ise havuzun o kavramı nasıl sorduğunu gösterir.

Sınavda sorulan kavramlar

Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.

  1. 1.Veraset usulü, kul hakkı ve müsadere

    Kuruluşta ülke hanedanın ortak malı sayıldığı için taht kavgaları yaşandı; Fatih Kanunnamesi nizam-ı âlem gerekçesiyle kardeş katline izin verdi. Şehzadeler lalalarıyla sancağa çıkarak yönetim tecrübesi kazanırdı; I. Ahmet sancağa çıkmayı kaldırıp kafes usulünü ve "ekber ve erşed" (hanedanın en yaşlı ve olgun üyesi) kuralını getirdi. Padişah kul hakkıyla görevlilerini yargısız cezalandırabilir, müsadereyle mallarına el koyabilirdi; müsadere II. Mahmut döneminde kaldırıldı.

    Sınav ipucu: "Kesin veraset kuralının olmaması" sorusunun cevabı taht kavgalarıdır; müsadere, özel mülkiyetin gelişmesini engelleyen uygulama olarak sorulur.

    Soru 57Osmanlı Devleti'nde tahta çıkacak kişinin hanedanın en yaşlı ve en olgun üyesi (akıl sağlığı yerinde olan) olmasını öngören, taht kavgalarını önlemek amacıyla getirilen veraset kuralı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kut İnancı
    2. B)Kafes Sistemi
    3. C)Ekber ve Erşed Sistemi
    4. D)Veraset Sistemi
    5. E)Sancak Sistemi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Ekber ve Erşed sistemi, I. Ahmed döneminde taht kavgalarını durdurmak ve hanedan içindeki en yaşlı, olgun üyenin tahta geçmesini kurala bağlamak amacıyla getirilmiştir.

    Orta · Test 4

    Soru 56Osmanlı Devleti'nde şehzadelerin sancaklarda tecrübe kazanması usulü olan 'Sancağa Çıkma Sistemi'ni kaldırarak sarayda kapalı kalmalarını öngören 'Kafes Sistemi'ni getiren padişah aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Fatih Sultan Mehmet
    2. B)I. Ahmed
    3. C)IV. Murad
    4. D)II. Selim
    5. E)III. Murad
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. I. Ahmed döneminde Ekber ve Erşed sistemiyle birlikte şehzadelerin sancağa çıkma usulü kaldırılmış ve Kafes Sistemi getirilmiştir. Bu durum şehzadelerin idari ve askeri tecrübeden yoksun kalmasına yol açmıştır. III. Mehmed sancağa çıkan son şehzadedir; kafes usulünü kurumsallaştıran ise I. Ahmed'dir.

    Zor · Test 4

    Soru 9Osmanlı Devleti'nde padişahın herhangi bir devlet görevlisini, yargılama yapmaksızın doğrudan cezalandırabilmesi veya öldürtebilmesi yetkisini ifade eden, devlet memurlarının hukuksal olarak padişahın 'kulu' kabul edilmesine dayanan hak aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Müsadere Sistemi
    2. B)Kulluk Hakkı
    3. C)Berat Sistemi
    4. D)Ferman Hakkı
    5. E)İltizam Sistemi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Kulluk Hakkı, padişahın devşirme kökenli devlet adamları üzerindeki mutlak otoritesini gösterir. Onları mülk edinme ve yaşam hakları yönünden cezalandırabilir. Müsadere ise ölen ya da azledilen devlet adamlarının mallarına el koyma usulüdür.

    Orta · Test 1

  2. 2.Saray teşkilatı: Birun, Enderun, Harem

    Fetihten sonra yaptırılan Topkapı Sarayı yaklaşık dört yüzyıl yönetim merkezi oldu ve üç bölümden oluşurdu. Birun (dış saray) idari ve askerî hizmetlerin görüldüğü bölümdür; kapıcıbaşı, mirahur, çaşnigirbaşı burada görev yapar. Enderun (iç saray) devşirme gençlerin odalar hâlinde eğitilip vezirliğe kadar yükselebildiği saray okuludur. Harem padişahın ailesinin yaşadığı, saray kadınlarının eğitildiği bölümdür. Divan toplantıları Kubbealtı'nda yapılırdı.

    Sınav ipucu: Fatih'ten itibaren üst yönetimin Enderun çıkışlılardan oluşması "Türk kökenli ailelerin yönetimden uzaklaşması" sonucuyla sorulur.

    Soru 87Osmanlı saray teşkilatında kapıcıbaşı, mirahur ve çaşnigirbaşı gibi görevlilerin bulunduğu, sarayın dış hizmetlerinin yürütüldüğü bölüm aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Enderun
    2. B)Birun
    3. C)Harem
    4. D)Kubbealtı
    5. E)Arz Odası
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Sarayın dış hizmetlerinin yürütüldüğü bölüm Birun'dur. Enderun devlet adamı yetiştirmek üzere oluşturulan iç saray okulu olduğundan A seçeneği görev alanı bakımından farklıdır. Harem ise padişahın ailesinin yaşadığı bölümdür; Kubbealtı divanın toplandığı yerin adıdır.

    Orta · Test 6

    Soru 6Osmanlı Devleti'nde saray teşkilatı üç ana bölümden oluşurdu. Padişahın özel hayatının geçtiği, eşleri ve çocuklarının bulunduğu, aynı zamanda kadınların eğitildiği iç saray bölümü aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Enderun
    2. B)Birun
    3. C)Harem
    4. D)Babüssade
    5. E)Kubbealtı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Harem, padişahın ailesiyle yaşadığı özel alandır ve kelime anlamı olarak 'yasaklanmış, korunan yer' demektir. Harem aynı zamanda kadınların saray adabı ve eğitimi aldığı bir okuldur. Enderun idari mektep, Birun ise dış saraydır.

    Orta · Test 1

    Soru 7Osmanlı Devleti'nde sarayın idari, askeri ve bürokratik işlerinin yürütüldüğü, dış saray olarak adlandırılan ve saray muhafızları ile çeşitli hizmet sınıflarının yer aldığı bölüm aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Enderun
    2. B)Harem
    3. C)Birun
    4. D)Arz Odası
    5. E)Hırka-i Şerif Dairesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Birun, sarayın dış bölümüdür. Burada saray doktorları, hocaları, terziler, ahır görevlileri, yeniçeriler ve diğer dış hizmet görevlileri bulunurdu.

    Kolay · Test 1

  3. 3.Divan-ı Hümayun

    Orhan Bey döneminde kurulan Divan, devlet işlerinin görüşüldüğü en yüksek yönetim organıdır. Fatih'e kadar padişah, sonra veziriazam başkanlık etti; padişah görüşmeleri kafes arkasından izledi. Görüşler padişaha sunulur, son kararı o verir; bu yüzden Divan bir danışma organıdır. Kadı kararına itiraz edenlerin ve din, dil, sınıf gözetmeksizin herkesin başvurabilmesi ona yüksek mahkeme niteliği kazandırır. II. Mahmut Divan'ı kaldırıp nezaretleri (bakanlıkları) kurdu.

    Sınav ipucu: "Son kararı padişah verir" → danışma organı; "kadı kararı Divan'a taşınır" → en yüksek mahkeme; farklı alanlardan üyeler → iş bölümü ve uzmanlaşma.

    Soru 105Fatih Sultan Mehmet Dönemi'ne kadar Divan-ı Hümayun toplantılarına bizzat başkanlık eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sadrazam
    2. B)Şeyhülislam
    3. C)Kazasker
    4. D)Padişah
    5. E)Nişancı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Fatih Sultan Mehmet'e kadar divan toplantılarına padişahlar bizzat başkanlık etmiş, bu dönemden sonra başkanlık sadrazama bırakılmıştır. Bu nedenle sadrazamı gösteren A seçeneği yalnızca Fatih sonrası için geçerlidir. Şeyhülislam divanın aslî üyesi bile olmadığından B seçeneği hiçbir dönem için doğru değildir.

    Kolay · Test 7

    Soru 59Osmanlı Devleti'nde saray bünyesinde yer alan, sadrazam başkanlığındaki devlet yönetim işlerinin yürütüldüğü, divan üyelerinin devlet kararları aldığı Divan toplantılarının yapıldığı fiziki bina aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Enderun Mektebi
    2. B)Kubbealtı
    3. C)Harem-i Hümayun
    4. D)Bab-ı Âli
    5. E)Babüssade
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Divan-ı Hümayun toplantıları saraydaki 'Kubbealtı' adı verilen salonda gerçekleştirilirdi. Bab-ı Ali ise ilerleyen dönemlerde sadrazam konağı/hükümet merkezi haline gelmiştir.

    Orta · Test 4

    Soru 63Osmanlı Devleti'nde din, dil ve sınıf farkı gözetilmeksizin herkes, haksızlığa uğradığı gerekçesiyle doğrudan Divan-ı Hümayun'a başvurabilirdi. Bu uygulama aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Toplumsal sınıf farklarının ortadan kalktığının
    2. B)Divanın yasama yetkisini elinde topladığının
    3. C)Padişahın yargı yetkisini tümüyle devrettiğinin
    4. D)Divan kararlarının onay gerektirmeden uygulandığının
    5. E)Halka açık bir hak arama yolunun bulunduğunun
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Herkesin divana başvurabilmesi, devletin adalet anlayışı gereği halka açık bir hak arama yolu bıraktığını gösterir. Osmanlı toplumunda reaya ile askerî sınıf ayrımı sürdüğünden A seçeneği yanlıştır. Divan kararları ancak padişahın onayıyla kesinleştiği için D seçeneği de divanın işleyişine aykırıdır.

    Zor · Test 5

  4. 4.Veziriazam (Sadrazam)

    Padişahın mutlak vekilidir; yetkisinin simgesi olan Mühr-ü Hümayun'u taşır. Fatih'ten itibaren Divan'a başkanlık eder, padişah sefere çıkmadığında Serdar-ı Ekrem unvanıyla orduya komuta eder. Padişah adına yayımladığı, fermana aykırı olamayan emirlere buyruldu denir. Divan'da ona yardımcı olan vezirler Kubbealtı vezirleridir. Seyfiye sınıfını temsil eder; görevden alınması mührün geri istenmesiyle olur.

    Sınav ipucu: Buyruldu sadrazamın, ferman padişahın, fetva şeyhülislamın belgesidir; üçü aynı sorunun şıkları olarak gelir.

    Soru 1Osmanlı Devleti'nde padişahın mutlak vekili olan, padişahın mührünü (Mühr-ü Hümayun) taşıyan ve padişah sefere katılmadığında 'Serdar-ı Ekrem' unvanıyla orduya komuta eden Divan-ı Hümayun üyesi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Defterdar
    2. B)Kazasker
    3. C)Sadrazam
    4. D)Nişancı
    5. E)Reisülküttab
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Sadrazam (Veziriazam), padişahın mutlak vekilidir. Padişah adına yürütme yetkisini kullanır ve padişah sefere gitmediğinde Serdar-ı Ekrem unvanıyla ordunun başına geçer. Defterdar mali işlerden, Kazasker adalet ve eğitimden, Nişancı ise bürokrasi ve tapu tahrirden sorumludur.

    Kolay · Test 1

    Soru 169Osmanlı Devleti'nde padişahın mührünü taşıyan ve onun mutlak vekili sayılan görevli aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sadrazam
    2. B)Nişancı
    3. C)Kazasker
    4. D)Defterdar
    5. E)Şeyhülislam
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Padişahın mührünü taşıyan ve onun mutlak vekili konumundaki görevli sadrazamdır. Nişancı belgelere tuğra çekmekle, defterdar maliyeyle görevlidir. Şeyhülislam ise fetva makamı olup yürütme yetkisi taşımaz.

    Kolay · Test 12

    Soru 51Osmanlı Devleti'nde sadrazamların ve vezirlerin padişah adına ülkeyi yönetirken yayınladıkları, padişahın fermanlarına aykırı olamayacak resmi emirlere ne ad verilir?
    1. A)Ferman
    2. B)Buyruldu
    3. C)Berat
    4. D)Layiha
    5. E)Hatt-ı Hümayun
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Buyruldu, sadrazamlar ve vezirler tarafından yazılan idari emir ve kararnamelerdir. Ferman ise doğrudan padişaha ait yasama belgesidir.

    Orta · Test 4

  5. 5.Kazasker ve Şeyhülislam (ilmiye)

    Kazasker Divan'ın aslî üyesidir; adalet ve eğitim işlerine bakar, Divan'a gelen davaları karara bağlar, kadı ve müderrislerin atama ve terfilerini yürütür; Fatih döneminde Rumeli ve Anadolu kazaskerliği olarak ikiye ayrıldı. Şeyhülislam (müftü) ulemanın reisidir; kararların dine uygunluğu hakkında fetva verir ama uygulamadan sorumlu değildir. Divan'ın aslî üyesi olmayıp gerektiğinde çağrılır; Fatih Kanunnamesi onu protokolde sadrazamla eşit tutmuştur.

    Sınav ipucu: "Kadı ve müderrisleri atayan" kazaskerdir, şeyhülislam değil. Kadı, müderris ve şeyhülislam üçü de ilmiye sınıfındandır.

    Soru 89Aşağıdakilerden hangisi Divan-ı Hümayun'un aslî üyeleri arasında yer almaz; yalnızca alınacak kararların dine uygunluğu konusunda görüş bildirmek üzere toplantıya çağrılır?
    1. A)Şeyhülislam
    2. B)Kazasker
    3. C)Defterdar
    4. D)Nişancı
    5. E)Sadrazam
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Şeyhülislam divanın sürekli üyesi değildir; gerektiğinde çağrılarak fetva yoluyla görüş bildirir. Kazasker yargı ve eğitim işlerinden, defterdar maliyeden, nişancı ise belgelerin düzenlenmesinden sorumlu aslî üyeler olduğundan B, C ve D seçenekleri doğru cevap olamaz. Sadrazam ise divanın başkanıdır.

    Kolay · Test 6

    Soru 160Osmanlı Devleti'nde şeyhülislam, devlet işlerinin dine uygunluğu konusunda fetva vererek görüş bildirir; ancak alınan kararların uygulanmasından sorumlu tutulmazdı. Bu bilgilere göre şeyhülislamlık makamı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Devletin en yüksek yürütme makamı olduğu
    2. B)Denetleyici ve görüş bildirici bir işlev taşıdığı
    3. C)Kadıların atanmasından sorumlu olduğu
    4. D)Maliye işlerini doğrudan yürüttüğü
    5. E)Ordunun başkomutanı sayıldığı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Fetva vermek ancak uygulamadan sorumlu olmamak, şeyhülislamlığın icra değil görüş bildirme ve dinî uygunluğu denetleme işlevi taşıdığını gösterir. Yürütmenin başı padişahın vekili olan sadrazamdır. Kadıların atanması ise kazaskerin görev alanına girdiği için o seçenek de yanlıştır.

    Zor · Test 11

    Soru 3Osmanlı Divan teşkilatında adalet ve eğitim işlerinden sorumlu olan, Divan'a gelen davaları karara bağlayan, kadı ve müderrislerin atama ile terfi işlemlerini yürüten görevli aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Şeyhülislam
    2. B)Nişancı
    3. C)Kazasker
    4. D)Sadrazam
    5. E)Defterdar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Kazasker (Kadıasker), Osmanlı Devleti'nde adalet (kadı) ve eğitim (müderris) sisteminin başındaki kişidir. Günümüz Milli Eğitim ve Adalet Bakanlarının görevlerini üstlenmiştir.

    Orta · Test 1

  6. 6.Defterdar ve Nişancı (kalemiye)

    Defterdar gelir-gider hesaplarını tutar, bütçeyi hazırlar; devlet hazinesi (dış hazine) ondan sorulur, yetmediğinde padişahın iç hazinesinden aktarma yapılırdı. Nişancı ferman ve beratlara padişahın imzası olan tuğrayı çeker, fethedilen toprakları Tapu Tahrir Defterleri'ne kaydeder, örfi hukuku bildiği için kanunname hazırlar. Nişancıya bağlı kâtiplerin reisi reisülküttap XVII. yüzyıldan itibaren dış ilişkileri yürüttü; II. Mahmut bu makamı Hariciye Nezareti'ne dönüştürdü.

    Sınav ipucu: Toprak kayıtları ve tuğra nişancının, hazine defterdarın işidir; "yazışmaları yürüten, nişancıya bağlı görevli" reisülküttaptır.

    Soru 142Osmanlı Devleti'nde hazinenin gelir ve giderlerini düzenleyen, maliye işlerinden sorumlu divan üyesi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Nişancı
    2. B)Defterdar
    3. C)Kazasker
    4. D)Yeniçeri ağası
    5. E)Reisülküttap
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Maliye işlerini yürüten, gelir ve gider hesaplarını tutan divan üyesi defterdardır. Nişancı belgelere tuğra çekmekle görevli olduğundan maliyeden sorumlu değildir. Reisülküttap ise divan yazışmalarını yürüten ve nişancıya bağlı çalışan görevlidir.

    Kolay · Test 10

    Soru 64Aşağıdakilerin hangisinde divan üyesi ile üstlendiği görev yanlış eşleştirilmiştir?
    1. A)Nişancı - Padişah adına yazılan belgelere tuğra çekmek
    2. B)Defterdar - Hazinenin gelir ve giderlerini düzenlemek
    3. C)Kazasker - Donanmanın sefer hazırlıklarını yürütmek
    4. D)Sadrazam - Padişahın mutlak vekili olarak devleti yönetmek
    5. E)Kaptan-ı derya - Denizcilikle ilgili işlerden sorumlu olmak
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Kazasker yargı ve eğitim işlerinden sorumludur; donanmayla ilgili görevler kaptan-ı deryaya aittir, bu nedenle eşleştirme yanlıştır. Nişancının tuğra çekmesi ve defterdarın maliyeyi yönetmesi doğru eşleştirmeler olduğundan A ve B seçenekleri elenir. Sadrazamın padişahın vekili olması da klasik dönemin bilinen düzenidir.

    Orta · Test 5

    Soru 2Osmanlı Devleti'nde padişahın ferman, berat ve diğer resmi belgelerine padişahın imzası olan 'tuğra'yı çekmekle görevli, aynı zamanda fethedilen toprakları 'Tapu Tahrir Defterleri'ne kaydeden Divan üyesi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kazasker
    2. B)Nişancı
    3. C)Reisülküttab
    4. D)Yeniçeri Ağası
    5. E)Şeyhülislam
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Nişancı, padişahın tuğrasını çekmekle görevlidir. Ayrıca iç ve dış yazışmaları yönetir, örfi hukukun Divan'daki temsilcisidir ve fethedilen toprakları Tapu Tahrir Defterleri'ne kaydeder.

    Orta · Test 1

  7. 7.Taşra teşkilatı ve eyalet türleri

    Birimler büyükten küçüğe eyalet–sancak–kaza–köy'dür. Eyaleti beylerbeyi yönetir ve sancakları denetler; sancakbeyi sancağı yönetip tımarlı sipahilerle sefere katılır; kazada kadı idari-adli amir, subaşı asayiş amiridir. İlk beylerbeylik I. Murat'ın kurduğu Rumeli Beylerbeyliği'dir. Tımarın uygulandığı eyaletler salyanesizdir; Mısır, Bağdat, Yemen gibi uzak eyaletler salyaneli (yıllıklı) olup vergileri iltizamla toplanır, görevlilere maaş ödenir. Kırım, Eflak, Boğdan ve Hicaz iç işlerinde serbest özel yönetimli bölgelerdir.

    Sınav ipucu: "Tımarın uygulanmadığı, memurlarına maaş ödenen eyalet" salyanelidir; Hicaz vergi ve asker vermeyen tek bölgedir.

    Soru 109Osmanlı taşra teşkilatında eyaletin yönetiminden sorumlu olan ve kendisine bağlı sancakları denetleyen görevli aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Beylerbeyi
    2. B)Sancakbeyi
    3. C)Kadı
    4. D)Subaşı
    5. E)Defterdar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Eyaletlerin yönetiminden beylerbeyi sorumludur; sancaklar ise ona bağlı olarak sancakbeyleri tarafından yönetilir. Kadı yargı ve belediye işlerini yürüttüğü için idari amir değildir. Subaşı kaza ve şehirlerde güvenlikten (asayişten) sorumlu görevlidir; defterdar ise mali işlere bakar.

    Orta · Test 8

    Soru 65Divan toplantılarına katılarak sadrazama yardımcı olan ve görüşleriyle karar sürecine katkı veren vezirlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Eyalet beylerbeyi
    2. B)Sancakbeyi
    3. C)Saray kapıcıbaşısı
    4. D)Kubbealtı vezirleri
    5. E)Sadaret kethüdası
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Divan toplantılarına katılan ve sadrazama yardımcı olan vezirlere kubbealtı vezirleri denir. Beylerbeyi eyalet, sancakbeyi ise sancak yönetiminden sorumlu taşra görevlileri olduğundan A ve B seçenekleri merkez teşkilatıyla ilgili değildir. Kapıcıbaşı sarayın dış hizmetlerinde görev alan bir Birun görevlisidir.

    Orta · Test 5

    Soru 76Osmanlı taşra teşkilatında sancağın yönetiminden sorumlu olan, bulunduğu bölgedeki tımarlı sipahilerle birlikte sefere katılan görevli aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kadı
    2. B)Subaşı
    3. C)Sancakbeyi
    4. D)Defterdar
    5. E)Muhtesip
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Sancağın yönetiminden sorumlu olan ve sefer sırasında bölgesindeki tımarlı sipahileri toplayarak orduya katılan görevli sancakbeyidir. Kadı yargı ve belediye işleriyle ilgilendiğinden ve askerî yetkisi bulunmadığından A seçeneği yanlıştır. Muhtesip ise çarşı ve pazar denetimiyle görevli bir memurdur.

    Orta · Test 6

  8. 8.Hukuk düzeni: şer'i–örfi hukuk ve kadı

    Şer'i hukuk dinî kaynaklara, örfi hukuk padişahın iradesine ve geleneklere dayanır; örfi kural şer'i hukuka aykırı olamaz. Örfi hukuk, dinin düzenlemediği idari, askerî ve mali alanların yasa gerektirmesinden doğdu; ilk yazılı kanunname Fatih'in Kanunname-i Âl-i Osman'ıdır. Kazayı yöneten kadı her iki hukuka göre yargılar, nikâh kıyar, vakıfları denetler, narhı gözetir, noterlik yapar; kararlarını Şer'iye Sicilleri'ne yazar. Merkezden atanır, kısa süre görev yapar, gelirini vergiden değil harçlardan alır; böylece yerel güçlerle bütünleşmesi önlenir.

    Sınav ipucu: Kadı kararında bağımsızdır ama kararına Divan'da itiraz edilebilir; "kadıların sık yer değiştirmesi" merkeziyetçiliğin kanıtıdır.

    Soru 24Osmanlı adalet sisteminde kazalarda hem idari amir hem de adli hakim olarak görev yapan, şer'i ve örfi hukuka göre davaları çözüme kavuşturan görevli aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kazasker
    2. B)Kadı
    3. C)Sancakbeyi
    4. D)Muhtesip
    5. E)Müderris
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Kadı, taşradaki kazalarda (ilçelerde) hem davalara bakan hakimdir hem de kazanın belediye ve idari işlerini yürüten mülki amirdir. Kazasker ise kadıları atayan en üst makamdır.

    Orta · Test 2

    Soru 25Osmanlı Devleti'nde kadıların verdikleri hükümleri, mahkeme kayıtlarını, ferman ve berat suretlerini, evlilik, miras ve ticari sözleşmeleri kaydettikleri resmi defterlere ne ad verilir?
    1. A)Tahrir Defteri
    2. B)Şer'iyye Sicilleri
    3. C)Mühimme Defteri
    4. D)Terekeler
    5. E)Sefaretname
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Şer'iyye Sicilleri, mahkeme kayıtlarının tutulduğu ana defterlerdir. Tahrir Defterleri arazi kayıtları, Mühimme Defterleri ise Divan kararlarını içerir. Terekeler ise ölen kişilerin mal paylaşım kayıtlarıdır.

    Orta · Test 2

    Soru 74Osmanlı Devleti'nde şer'i hukukun yanında padişahın iradesine dayanan örfi hukukun da bulunmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Şer'i hukukun uygulamadan kaldırılmış olması
    2. B)Şer'i hukukun düzenlemediği alanların bulunması
    3. C)Gayrimüslimlerin kendi mahkemelerini kurmuş olması
    4. D)Kadıların yargı yetkisinin kaldırılmış olması
    5. E)Divanın yargı görevini üstlenmemiş olması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Devlet yönetimi, vergi ve arazi düzeni gibi konularda şer'i hukukun doğrudan hüküm koymadığı alanlar, padişahın fermanlarıyla oluşan örfi hukukla düzenlenmiştir. Şer'i hukuk yürürlükte kaldığından A seçeneği yanlıştır. Kadılar hem şer'i hem örfi hukuku uyguladığı için D seçeneği de Osmanlı yargı düzeniyle bağdaşmaz.

    Zor · Test 5

  9. 9.Toplum yapısı ve millet sistemi

    Toplum yönetenler (askerî) ve yönetilenler (reaya) diye ikiye ayrılır; ayrım dine ya da kökene değil, devlet hizmetinde olup vergiden muaf olmaya dayanır. Askerî sınıf üç koldur: seyfiye (kılıç ehli: sadrazam, beylerbeyi, sipahi), ilmiye (şeyhülislam, kazasker, kadı, müderris), kalemiye (defterdar, nişancı, kâtipler). Reaya vergi veren üretici halktır. Millet sistemi gayrimüslimleri dine göre cemaatler hâlinde örgütler; her cemaat aile ve miras işlerinde kendi hukukuna tabidir, patrik ya da hahambaşı temsil eder. İstimalet fethedilen halkın gönlünü kazanan hoşgörü politikasıdır.

    Sınav ipucu: Kadı ve şeyhülislam da askerî sınıftandır. İskân politikasının amacı fethedilen yerleri Türkleştirmek ve konar-göçerleri yerleşik hayata geçirmektir.

    Soru 78Osmanlı Devleti'nde maliye ve yazışma işlerini yürüten memurlardan oluşan sınıf aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kalemiye
    2. B)Seyfiye
    3. C)İlmiye
    4. D)Reaya
    5. E)Lonca
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Defterdar ve reisülküttap gibi görevlilerin bulunduğu, maliye ve yazışma işlerini yürüten kesim kalemiye sınıfıdır. Seyfiye askerlik ve yönetim, ilmiye ise eğitim ve yargı alanında görev yaptığından B ve C seçenekleri tanıma uymaz. Reaya vergi veren üretici kesim olduğu için memur sınıfı sayılmaz.

    Orta · Test 6

    Soru 82Osmanlı toplumunda askerî sınıf; seyfiye, ilmiye ve kalemiye olmak üzere üç gruba ayrılırdı. Buna göre kadı, müderris ve şeyhülislam gibi görevliler hangi grupta yer alır?
    1. A)Seyfiye
    2. B)İlmiye
    3. C)Kalemiye
    4. D)Reaya
    5. E)Lonca
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Eğitim, yargı ve din hizmetlerini yürüten kadı, müderris ve şeyhülislam ilmiye sınıfındandır. Seyfiye yönetim ve askerlik görevlerini üstlenen kesim olduğundan A seçeneği görev alanı bakımından farklıdır. Reaya ise vergi veren üretici kesimi ifade ettiği için askerî sınıfın bir kolu olarak gösterilemez.

    Zor · Test 6

    Soru 58Osmanlı Devleti'nde din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin, devletin adaletli ve hoşgörülü bir yönetim sergileyerek halkı koruması politikasına ne ad verilir?
    1. A)İskân Politikası
    2. B)İstimalet Politikası
    3. C)Devşirme Sistemi
    4. D)Müsadere Sistemi
    5. E)Millet Sistemi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. İstimalet Politikası, özellikle Balkanlar'da fethedilen topraklardaki yerli Hristiyan halka yönelik uygulanan 'hoşgörü ve adalet' politikasıdır. Onların dil, din ve ibadet hakları güvenceye alınmıştır.

    Kolay · Test 4

  10. 10.Kapıkulu Ocakları ve devşirme sistemi

    Doğrudan padişaha bağlı maaşlı ordudur; temeli I. Murat döneminde savaş esirlerinin beşte birinin alındığı pençik usulüyle atıldı, sonra gayrimüslim ailelerin çocuklarının devşirilmesine geçildi. Devşirilen çocuk Türk ailelerin yanında dili ve gelenekleri öğrenir, Acemi Ocağı'nda eğitilir, sonra Yeniçeri Ocağı'na ya da Enderun'a alınır; ailenin tek oğlu, evliler ve yetimler devşirilmezdi. Piyade ocakları yeniçeri, cebeci (silah onarımı, cephane), topçu, top arabacıları, humbaracı ve lağımcı (kale altına tünel); süvariler sipah, silahtar, ulufeciler ve gariplerdir. Üç ayda bir ulufe, tahta çıkışta cülus bahşişi alırlar; evlenmeleri ve ticaret yapmaları yasaktı.

    Sınav ipucu: Evlenme yasağı ocağa bağlılık ve savaşa hazır olma amaçlıdır; XVII. yüzyılda devşirme kanununa uyulmaması disiplini bozup isyanlara yol açtı; ocak 1826'da kaldırıldı.

    Soru 107Devşirilen çocukların Türk ailelerin yanında geçirdikleri sürenin ardından askerî eğitim aldıkları ocak aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Cebeci Ocağı
    2. B)Topçu Ocağı
    3. C)Humbaracı Ocağı
    4. D)Lağımcı Ocağı
    5. E)Acemi Ocağı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Devşirilen çocuklar önce Türk ailelerin yanına verilir, sonra Acemi Ocağı'nda eğitilir ve buradan Yeniçeri Ocağı'na ya da diğer ocaklara alınırdı. Cebeci Ocağı ordunun silahlarının bakımıyla, topçular top döküm ve atışıyla ilgilendiğinden A ve B seçenekleri eğitim basamağını karşılamaz. Lağımcılar ise kale kuşatmalarında tünel kazma işini yürütürdü.

    Kolay · Test 8

    Soru 174Aşağıdakilerden hangisi Kapıkulu Ocakları arasında yer almaz?
    1. A)Yeniçeriler
    2. B)Cebeciler
    3. C)Topçular
    4. D)Lağımcılar
    5. E)Akıncılar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Akıncılar, sınır boylarında görev yapan eyalet askerlerindendir; kapıkulu sınıfına dâhil değildir. Yeniçeriler, cebeciler, topçular ve lağımcılar ise kapıkulu piyade ocakları arasında yer alır ve devletten ulufe alır.

    Kolay · Test 12

    Soru 75Aşağıdakilerden hangisi Kapıkulu süvarileri arasında yer alır?
    1. A)Cebeciler
    2. B)Silahtarlar
    3. C)Topçular
    4. D)Lağımcılar
    5. E)Humbaracılar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Kapıkulu süvarileri altı bölük hâlinde örgütlenmiştir ve silahtarlar bu bölüklerden biridir. Cebeciler, topçular, lağımcılar ve humbaracılar kapıkulu piyade ocaklarıdır; bu nedenle A, C ve D seçenekleri sınıf bakımından yanlıştır. Humbaracılar da yaya birlik olarak havan mermisi hazırlama ve kullanma işiyle görevlidir.

    Orta · Test 5

  11. 11.Eyalet askerleri ve yardımcı kuvvetler

    Ordunun en kalabalık bölümü tımarlı sipahilerdir: dirlik geliriyle geçinir, hazineden maaş almaz; gelirinin her 3.000 akçesi için (has ve zeamette 5.000) bir cebelü, yani tam teçhizatlı atlı asker yetiştirip sefere götürür. Yaya ve müsellemler Orhan Bey döneminde kurulan ilk düzenli birliklerdir, sonradan geri hizmete alındı. Akıncılar sınır boylarında keşif ve baskın yapıp orduya yol açar; azaplar bekâr Türk gençlerinden oluşan hafif piyadedir, düşmanın ilk hücumunu karşılar. Deliler cesaretleriyle ünlü hafif süvari, derbentçiler geçit ve köprüleri koruyan vergiden muaf sınıftır.

    Sınav ipucu: "Hazineden ödeme yapılmadan asker" ifadesi tımarlı sipahiyi işaret eder; kapıkulu ulufe alır, sipahi dirlik geliriyle geçinir.

    Soru 31Osmanlı eyalet askerlerinin yardımcı kuvvetleri arasında yer alan, bekar Türk gençlerinden oluşan, savaşta ordunun ön saflarında yer alıp düşmanın ilk hücumunu karşılayan hafif piyade birliği aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Deliler
    2. B)Azaplar
    3. C)Akıncılar
    4. D)Beşliler
    5. E)Yayalar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Azaplar, eyalet askerleri içinde bekar Türk gençlerinden oluşan, hafif piyade birliğidir. 'Azap' kelime anlamı olarak bekar demektir. Deliler ise cesur ve sıradışı kıyafetli sınır muhafızlarıdır.

    Orta · Test 3

    Soru 48Osmanlı donanmasında görev yapan, deniz savaşlarında savaşan bahriyeli askeri sınıfa ne ad verilir?
    1. A)Levent
    2. B)Azap
    3. C)Cebelü
    4. D)Akıncı
    5. E)Sipahi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Levent, Osmanlı donanmasının muharip denizci askerleridir. Genellikle kıyı bölgelerindeki güçlü ve genç Türk erkeklerinden seçilirlerdi.

    Kolay · Test 4

    Soru 177Osmanlı ordusunun en kalabalık bölümünü oluşturan, dirlik topraklarının gelirleriyle beslenen ve sefer zamanında yetiştirdiği askerlerle orduya katılan birlikler aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Yeniçeriler
    2. B)Cebeciler
    3. C)Azaplar
    4. D)Tımarlı sipahiler
    5. E)Humbaracılar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Dirlik topraklarının gelirinden geçinen ve sefer sırasında cebelularıyla orduya katılan eyalet askerleri tımarlı sipahilerdir; ordunun en kalabalık bölümünü oluştururlar. Yeniçeriler, cebeciler ve humbaracılar kapıkulu ocaklarına bağlı olup ulufe alırlar. Azaplar ise sayıca daha sınırlı yardımcı kuvvetlerdir.

    Orta · Test 12

  12. 12.Donanma ve Kaptan-ı Derya

    Donanmanın en üst komutanı Kaptan-ı Derya'dır (Kaptan Paşa); Kanuni döneminde Barbaros Hayreddin Paşa'nın bu göreve getirilmesiyle Divan üyeleri arasına girdi ve Cezayir-i Bahr-i Sefid eyaletinin beylerbeyi sayıldı. Deniz askerlerine levent, gemi kaptanlarına reis denir. Gemiler tersanede yapılır: ilk tersane Orhan Bey döneminde Karamürsel'de, büyük tersane Yıldırım Bayezid döneminde Gelibolu'da kuruldu; fetihten sonra Haliç Tersanesi merkez oldu. Vezir rütbeli yeniçeri ağası da Divan'a katılabilirdi.

    Sınav ipucu: Kaptan-ı Derya'nın Divan'a girmesi denizciliğe verilen önemin göstergesi olarak sorulur; "donanma askeri" levent, "ordunun başındaki sadrazam" serdar-ı ekremdir.

    Soru 176Osmanlı donanmasının başında bulunan kaptan-ı derya, Barbaros Hayreddin Paşa'nın bu göreve getirilmesinden sonra Divan-ı Hümayun üyeleri arasında yer almaya başlamıştır. Bu değişiklik aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
    1. A)Kara ordusunun tümüyle önemini yitirdiğinin
    2. B)Denizciliğin devlet yönetiminde ağırlık kazandığının
    3. C)Divanın yetkilerinin daraltıldığının
    4. D)Tersanelerin faaliyetlerinin durdurulduğunun
    5. E)Donanmanın kadıların denetimine verildiğinin
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Donanma komutanının en üst karar organına alınması, denizciliğin devlet politikaları içinde artan ağırlığını gösterir. Aynı dönemde Macaristan ve İran seferleri sürdüğünden kara ordusunun önemini yitirdiği söylenemez. Divana yeni bir üyenin katılması da yetkilerinin daraltıldığı iddiasıyla çelişir.

    Zor · Test 12

    Soru 47Osmanlı Devleti'nde donanma komutanlarına verilen en üst askeri unvan aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Kaptan-ı Derya
    2. B)Levent
    3. C)Reis
    4. D)Serasker
    5. E)Nişancı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Kaptan-ı Derya, Osmanlı bahriyesinin (deniz kuvvetlerinin) en üst komutanıdır. Kanuni döneminde Barbaros Hayreddin Paşa'nın atanmasıyla bu makam divan üyesi rütbesine yükselmiştir.

    Orta · Test 4

    Soru 84Osmanlı Devleti'nde savaş gemilerinin yapıldığı ve donanmanın barındığı kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Cebehane-i Âmire
    2. B)Tophane
    3. C)Baruthane
    4. D)Darphane
    5. E)Tersane-i Âmire
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Gemilerin yapıldığı ve donanmanın bağlı olduğu kuruluş Tersane-i Âmire'dir. Tophane top döküm işinin yapıldığı yer olduğundan B seçeneği farklı bir askerî tesisi anlatır. Darphane ise para basılan kuruluş olduğu için denizcilikle ilgisi bulunmamaktadır.

    Kolay · Test 6

  13. 13.Miri arazi ve dirlik sistemi

    Toprakların büyük bölümü mülkiyeti devlete ait miri arazidir; köylü işleme hakkına sahiptir ama satamaz, bağışlayamaz, izinsiz terk edemez. Miri toprağın en büyük bölümü dirliktir: vergi geliri hizmet karşılığı görevliye bırakılır. Yıllık geliri 100.000 akçenin üstündeki has padişah, vezir ve beylerbeyine; 20.000–100.000 akçe arası zeamet orta dereceli görevlilere; 3.000–20.000 akçe arası tımar savaşta yararlılık gösteren sipahilere verilir. Diğer miri türleri: ocaklık (kale muhafızları ve tersane giderleri), yurtluk (sınır boyundaki akıncılar), paşmaklık (padişah eşleri ve kızları), mukataa (geliri doğrudan hazineye), vakıf (dinî-sosyal kurumlara; alınıp satılamaz, miras bırakılamaz).

    Sınav ipucu: Yurtluk sınır–akıncı, ocaklık kale–tersane ile eşleşir; "alınıp satılamaz, devredilemez, miras bırakılamaz" ifadesi vakıf arazisini tarif eder.

    Soru 123Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasında olan dirlik türü aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Has
    2. B)Tımar
    3. C)Zeamet
    4. D)Vakıf
    5. E)Ocaklık
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Yıllık geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasında olan dirlik türü zeamettir. Has, yıllık geliri 100.000 akçenin üzerindeki dirlikleri; tımar ise yıllık geliri 20.000 akçenin altındaki dirlikleri ifade eder. Vakıf ve ocaklık ise dirlik değil, farklı amaçlara ayrılmış miri arazi türleridir. Doğru cevap C'dir.

    Kolay · Test 9

    Soru 68Osmanlı dirlik düzeninde yıllık geliri 100.000 akçenin üzerinde olan bölümlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Tımar
    2. B)Zeamet
    3. C)Has
    4. D)Ocaklık
    5. E)Malikâne
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Yıllık geliri 100.000 akçenin üzerindeki dirlikler has adını alır ve padişah, vezir, beylerbeyi gibi üst düzey görevlilere verilir. Tımar 20.000 akçeye kadar, zeamet ise 20.000-100.000 akçe arasındaki dirlikleri karşıladığından A ve B seçenekleri gelir sınırına uymaz. Malikâne ise sonraki yüzyıllarda ortaya çıkan bir vergilendirme usulüdür.

    Orta · Test 5

    Soru 12Miri toprakların dirlik (tımar) sistemindeki en küçük birimi olan ve yıllık geliri 3.000 ile 20.000 akçe arasında değişen, savaşlarda yararlılık gösteren sipahilere verilen toprağın ilk dilimine ne ad verilir?
    1. A)Has
    2. B)Zeamet
    3. C)Kılıç Tımarı
    4. D)Mukataa
    5. E)Malikâne
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Tımar topraklarının, sipahinin geçimi ve hizmetine ayrılan en temel, bölünemez çekirdek kısmına 'Kılıç' veya 'Kılıç Tımarı' denir. Bu miktarın üzerindeki her artış için cebelü (atlı asker) yetiştirilir.

    Zor · Test 1

  14. 14.Tımar sisteminin işleyişi ve bozulması

    Sistem devlete üç kazanç sağlar: hazineden ödeme yapılmadan büyük bir ordu beslenir, vergiler yerinde ve masrafsız toplanır, sipahi köyün güvenliğini sağlayarak taşrada devlet otoritesini kurar. Üretimin sürekliliği de denetlenir: toprağını mazeretsiz üst üste üç yıl boş bırakan köylüden çiftbozan vergisi alınır ve toprağı elinden alınabilir. Toprak sipahinin mülkü olmadığından Avrupa'daki gibi feodal beyler doğmaz. XVI. yüzyıl sonundan itibaren dirliklerin rüşvetle dağıtılması, ateşli silahların yayılması ve Celali isyanlarıyla sistem bozuldu; tımar gelirleri iltizama verildi, köylü toprağı terk etti, taşrada mültezim ve ayanlar güçlendi.

    Sınav ipucu: "Tımarın bozulmasının taşradaki sonucu" ayanların güçlenmesi ve merkezî otoritenin zayıflamasıdır; çiftbozan hem ceza hem vergidir.

    Soru 35Osmanlı Devleti'nde tımar sahibine haklı bir mazereti olmaksızın toprağını üst üste iki veya üç yıl boş bırakan köylüden (üretim sürekliliğini sağlamak ve cezalandırmak amacıyla) alınan vergi türü aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Öşür
    2. B)Haraç
    3. C)Çiftbozan
    4. D)Avarız
    5. E)İntikal
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Çiftbozan vergisi, toprağın sebepsiz yere boş bırakılmasını ve tarımsal üretimin aksamasını engellemek amacıyla uygulanan caydırıcı bir ceza vergisidir.

    Orta · Test 3

    Soru 161Osmanlı Devleti'nde toprakların büyük bölümü mülkiyeti devlete ait olan miri arazi statüsündeydi. Köylü bu toprağı işleme hakkına sahipti; ancak geçerli bir neden olmaksızın üç yıl üst üste ekmezse toprak elinden alınabilirdi. Bu düzenlemenin aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?
    1. A)Toprakların köylülere satılmasını
    2. B)Vergi toplanmasının durdurulmasını
    3. C)Köylünün topraktan tümüyle koparılmasını
    4. D)Üretimin sürekliliğinin sağlanmasını
    5. E)Tımar sisteminin yürürlükten kaldırılmasını
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Boş bırakılan toprağın geri alınabilmesi, arazinin sürekli işlenmesini ve üretimin kesintiye uğramamasını sağlamaya yöneliktir. Mülkiyet devlette kaldığı için toprakların köylüye satılması söz konusu değildir. Üretimin sürmesi vergi gelirlerinin de devamını sağladığından vergi toplamanın durdurulması amacı taşınamaz.

    Zor · Test 11

    Soru 93Tımar sisteminin bozulmasıyla birlikte iltizam ve malikâne uygulamaları yaygınlaşmıştır. Bu gelişmenin taşradaki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Köylünün toprak üzerindeki mülkiyet hakkını kazanması
    2. B)Vergi gelirlerinin tümüyle ortadan kalkması
    3. C)Vergi yükünün ağırlaşması ve ayanların güç kazanması
    4. D)Kapıkulu ordusunun tamamen dağılması
    5. E)Taşrada kadılık kurumunun kaldırılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Gelir kaynaklarını satın alan kişilerin kârlarını artırmak için köylüden fazla vergi almaları yükü ağırlaştırmış, zamanla bu kişiler ayan adıyla taşrada nüfuz sahibi olmuştur. Köylü toprağın mülkiyetini kazanmadığından A seçeneği miri arazi düzenine aykırıdır. Vergilerin toplanmaya devam etmesi nedeniyle B seçeneği de bilgiyle çelişir.

    Zor · Test 7

  15. 15.İltizam, mukataa, malikâne ve esham

    Mukataa geliri doğrudan hazineye ait vergi kaynağıdır; iltizam bu gelirin toplanma hakkının açık artırmayla, peşin para karşılığında mültezime devredilmesidir. Hazineye hızlı nakit sağlar ama mültezim kârını köylüden çıkardığı için üreticiyi ezer. XVII. yüzyıl sonunda (1695) mukataaların ömür boyu verilmesiyle malikâne sistemi doğdu; 1775'te I. Abdülhamit döneminde mukataa gelirleri paylara bölünüp satılarak esham adlı iç borçlanma senetleri çıkarıldı. İlk kâğıt para kaime 1840'ta Abdülmecid döneminde basıldı.

    Sınav ipucu: Tımar–iltizam karşılaştırmasında tımar asker, iltizam nakit sağlar; tımar süreli ve hizmet karşılığı, malikâne ömür boyu ve peşin paradır.

    Soru 79XVII. yüzyılın sonlarından itibaren bazı mukataaların, belirli bir peşin ödeme karşılığında kişilere ömür boyu verilmesi uygulamasına ne ad verilir?
    1. A)Ocaklık
    2. B)Yurtluk
    3. C)Esham
    4. D)İltizam
    5. E)Malikâne
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Mukataaların kayd-ı hayat şartıyla, yani ömür boyu kişilere verilmesi malikâne usulüdür. İltizamda vergi toplama hakkı belirli ve kısa bir süre için verildiğinden D seçeneği süre bakımından uymaz. Ocaklık ve yurtluk ise belirli hizmetlerin ya da sınır boylarındaki görevlilerin giderlerini karşılamak üzere ayrılan topraklardır.

    Orta · Test 6

    Soru 15Osmanlı Devleti'nde nakit para ihtiyacını karşılamak amacıyla vergilerin peşin olarak ihale edilmesi sistemine 'iltizam' denirdi. XVII. yüzyıldan itibaren bu ihalelerin ömür boyu verilmeye başlanmasıyla ortaya çıkan yeni mali sistem aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Gedik Sistemi
    2. B)Malikâne Sistemi
    3. C)Ayanlık Sistemi
    4. D)Esham Sistemi
    5. E)Müsadere Usulü
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Malikâne Sistemi, mukataa toprakların vergi toplama hakkının ömür boyu şahıslara verilmesidir. Bu durum taşrada güçlü yerel güçlerin (ayanların) ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

    Orta · Test 1

    Soru 81Bir mukataanın yıllık gelirinin paylara bölünerek bu payların kişilere satılması esasına dayanan uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Malikâne
    2. B)Mukataa
    3. C)İltizam
    4. D)Esham
    5. E)Kaime
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Gelirin paylara ayrılıp satılmasına dayanan iç borçlanma yöntemi eshamdır. Malikânede gelir paylara bölünmeden tek kişiye ömür boyu bırakıldığı için A seçeneği yöntem bakımından farklıdır. Kaime ise 1840'ta çıkarılan ilk kâğıt paranın adı olduğundan toprak gelirlerinin satışıyla ilgili değildir.

    Orta · Test 6

  16. 16.Vergiler: şer'i ve örfi

    Şer'i vergiler dine dayanır: öşür Müslüman çiftçinin ürün vergisi, haraç gayrimüslimin toprak ürününden alınan vergi, cizye gayrimüslim erkeklerden askerlik yapmamaları ve korunmaları karşılığı alınan baş vergisidir; kadın, çocuk, yaşlı, din adamı ve çalışamayanlar cizyeden muaftır. Örfi vergiler padişahın iradesiyle konur: avarız olağanüstü durumlarda toplanırken sonradan sürekli hâle geldi; ağnam küçükbaş hayvan başına, çift resmi toprak işleyen Müslüman reayadan, ispenç aynı vergi olarak gayrimüslimden, çiftbozan toprağını boş bırakandan alınır. Cizye Islahat Fermanı'yla kaldırıldı.

    Sınav ipucu: "Olağanüstü durumda toplanan, sonradan sürekli olan vergi" avarızdır ve örfidir; haraç toprakla, cizye kişiyle ilgilidir.

    Soru 33Osmanlı Devleti'nde gayrimüslim erkeklerin, devletin kendilerini koruması ve askerlik hizmetinden muaf tutulmaları karşılığında ödedikleri baş vergisi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Aşar (Öşür)
    2. B)Cizye
    3. C)Haraç
    4. D)Avarız
    5. E)Ağnam
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Cizye vergisi, gayrimüslim sağlıklı erkeklerden alınan güvenlik ve askerlik muafiyeti vergisidir. Kadınlar, çocuklar, din adamları ve engelliler bu vergiden muaftır.

    Kolay · Test 3

    Soru 175Osmanlı maliyesinde Müslümanlardan alınan öşür ile gayrimüslimlerden alınan haraç ve cizye şer'i vergiler; olağanüstü durumlarda toplanan avarız ise örfi vergiler arasında yer alırdı. Bu bilgilere göre Osmanlı vergi düzeni ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Tüm vergilerin herkesten eşit oranda alındığı
    2. B)Vergilerin yalnızca savaş dönemlerinde toplandığı
    3. C)Verginin kaynağına ve duruma göre çeşitlendirildiği
    4. D)Gayrimüslimlerden hiçbir vergi alınmadığı
    5. E)Vergilerin tamamının nakit olarak ödendiği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Metinde vergilerin hem yükümlüsüne hem de toplanma koşuluna göre farklı adlar aldığı görülmekte, bu da çeşitlendirilmiş bir vergi düzenine işaret etmektedir. Haraç ve cizyenin varlığı, gayrimüslimlerden vergi alınmadığı iddiasını çürütür. Avarız dışındaki vergiler olağan dönemlerde de toplandığından yalnızca savaş zamanına özgü oldukları söylenemez.

    Orta · Test 12

    Soru 69Aşağıdaki vergilerden hangisi örfi vergiler arasında yer alır?
    1. A)Öşür
    2. B)Cizye
    3. C)Haraç
    4. D)Çift resmi
    5. E)Zekât
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Çift resmi, Müslüman reayadan işlediği toprağa göre alınan ve padişahın iradesine dayanan örfi bir vergidir. Öşür, cizye ve haraç dinî kurallara dayandığından şer'i vergiler grubunda yer alır ve A, B, C seçenekleri bu nedenle yanlıştır. Zekât da dinî bir yükümlülük olduğu için örfi vergi sayılamaz.

    Orta · Test 5

  17. 17.Ahilik ve lonca teşkilatı

    Ahilik, Anadolu'da Ahi Evran öncülüğünde kurulan esnaf-zanaatkâr dayanışma teşkilatıdır ve Osmanlı lonca düzeninin temelidir. Lonca aynı mesleğin esnafını örgütler: hammadde temini, kalite, fiyat ve üretim miktarını belirler, çırak–kalfa–usta hiyerarşisiyle mesleki eğitim verir; kethüda ve yiğitbaşı yönetir, orta sandığı üyelere yardım eder. Gedik ustalığa geçen kişiye verilen dükkân açma ruhsatıdır. Narh, satılan malın fiyatına devletin (kadı ile esnaf temsilcileri) üst sınır koymasıdır. Muhtesip çarşı-pazarı, ölçü ve tartıları, narha uyulmasını denetleyen kadıya bağlı görevlidir.

    Sınav ipucu: Narh, gedik ve loncanın ortak amacı tüketiciyi korumak ve haksız rekabeti önlemektir; Sanayi Devrimi'nin ucuz malları XIX. yüzyılda loncayı çökertti.

    Soru 179Osmanlı şehirlerinde satılan malların fiyatlarına narh konulması, ustalığa geçen kişilere gedik verilmesi ve esnafın loncalar hâlinde örgütlenmesi uygulamalarının ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Şehirlerdeki vakıf gelirlerini artırmak
    2. B)Gayrimüslimlerin ticaretten çekilmesini sağlamak
    3. C)Üretimde kaliteyi ve piyasa düzenini korumak
    4. D)Ordunun asker ihtiyacını şehirlerden karşılamak
    5. E)Avrupa'dan gelen malların gümrüğünü yükseltmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Narh fiyatlara üst sınır koyarak tüketiciyi korur, gedik dükkân açma hakkını ustalık ölçütüne bağlayarak ehil olmayanların üretime girmesini engeller, lonca ise üretilen malın kalitesini ve esnaf arasındaki dayanışmayı denetler; üçünün de amacı kalite ve piyasa düzenidir. Osmanlı düzeninde gayrimüslimler de esnaf örgütleri içinde yer aldığından B yanlıştır. Loncalar askerî değil ekonomik ve mesleki kuruluşlardır, bu yüzden D de elenir. Cevap C.

    Orta · Test 12

    Soru 21Osmanlı esnaf teşkilatında (Loncada) üretilen malların tavan ve taban fiyatlarının devlet ile esnaf odası tarafından ortaklaşa belirlenmesi sistemine ne ad verilir?
    1. A)Gedik
    2. B)Narh Usulü
    3. C)Kapan
    4. D)Müsadere
    5. E)Cizye
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Narh Usulü, piyasada haksız rekabeti ve aşırı fiyat artışını önlemek amacıyla devletin temel tüketim maddelerine fiyat sınırlaması getirmesidir.

    Kolay · Test 2

    Soru 122Osmanlı esnaf düzeninde ustalık aşamasına gelen kişiye dükkân açma hakkı tanıyan izin aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Gedik
    2. B)İcazetname
    3. C)Berat
    4. D)Narh
    5. E)Ulufe
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Ustalık aşamasına ulaşan kişiye dükkân açma hakkı veren izne gedik denir. İcazetname medrese öğrenimini tamamlayanlara verildiğinden B seçeneği esnaf düzeniyle ilgili değildir. Narh ise mallara konulan resmî fiyat sınırı olduğu için dükkân açma iznini karşılamaz.

    Orta · Test 9

  18. 18.Ticaret mekânları ve ulaşım

    Kapan tek cins malın (un, yağ, bal) toptan getirilip tartılarak esnafa dağıtıldığı kapalı pazar yeridir. Bedesten kuyumcu ve kumaşçı gibi değerli mal satanların bulunduğu kalın duvarlı, kubbeli, geceleri kilitlenen güvenli çarşıdır; arasta aynı esnafın sıralandığı çarşı sokağıdır. Kervansaray ve hanlar ticaret yollarında konaklama sağlar. Menzil teşkilatı ulaklarla haberleşme ve posta iletimini yürütür; derbentçiler geçit ve köprülerin güvenliğini sağlar; mekkâri taifesi ücret karşılığı hayvanlarla yük ve yolcu taşıyan nakliye esnafıdır.

    Sınav ipucu: Kapan "tek cins toptan mal", bedesten "değerli mal ve güvenlik" ifadesiyle ayrılır; menzil haberleşme, derbent güvenlik, mekkâri taşımacılıktır.

    Soru 40Osmanlı Devleti'nde ticari yollarda taşımacılık yapan, yolcuların ve tüccarların mallarını ücret karşılığında hayvanlarla taşıyan nakliye loncası veya teşkilatına ne ad verilir?
    1. A)Menzil
    2. B)Mekkari Taifesi
    3. C)Derbentçi
    4. D)Kapan
    5. E)Bedesten
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Mekkari Taifesi, yük ve yolcu taşımacılığını meslek edinen, bugünkü lojistik ve kargo şirketlerinin işlevini gören gruptur.

    Orta · Test 3

    Soru 41Osmanlı Devleti'nde tek bir cins ticaret malının (un, ipek, yağ, tuz vb.) toptan getirildiği, depolandığı ve oradan perakendeci esnafa tartılarak dağıtıldığı kapalı pazar yerlerine ne ad verilir?
    1. A)Bedesten
    2. B)Kapan Hanı
    3. C)Arasta
    4. D)Kervansaray
    5. E)Ribat
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Kapan Hanları (veya Kapan), un kapanı, yağ kapanı gibi adlarla anılan ve şehre giren gıda veya hammaddelerin adaletli dağıtımının (kapan terazisiyle) yapıldığı toptancı halleridir.

    Orta · Test 3

    Soru 39Osmanlı ticaret yolları üzerinde haberleşmeyi, posta iletimini ve resmi yazışmaların en hızlı şekilde taşınmasını sağlayan ulak teşkilatı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Menzil Teşkilatı
    2. B)Mekkari Taifesi
    3. C)Derbentçiler
    4. D)Lonca Teşkilatı
    5. E)Cebeciler
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Menzil Teşkilatı, yollardaki haberleşme istasyonları zinciridir. Posta atlarının hazır bulundurulduğu bu sistemle en hızlı haberleşme sağlanırdı.

    Orta · Test 3

  19. 19.Eğitim: sıbyan mektebi ve medrese

    İlk basamak sıbyan mektebidir: okuma-yazma ve temel dinî bilgi verir. Orta ve yüksek öğretim medresededir; ilk Osmanlı medresesi Orhan Bey tarafından İznik'te açıldı, ilk müderrisi Davud-ı Kayseri'dir. Fatih İstanbul'da sekiz medreseden oluşan Sahn-ı Seman'ı kurdu; Kanuni'nin Süleymaniye medreseleri tıp ve matematik eğitimiyle en üst basamak oldu. Ders veren müderris, öğrenci danişmenddir; mezuna ders okutma yetkisi veren belge icazet, mezunların kadılık ya da müderrislik için sıra beklemesi mülazemettir. Saray okulu Enderun devlet adamı yetiştirir; Tanzimat'ta taşra memuru için Mekteb-i Mülkiye açıldı.

    Sınav ipucu: İcazet diploma, mülazemet atama sırasıdır. Matematik ve astronominin programdan çıkarılması medreselerin bozulup bilimde gerilemeye yol açtı.

    Soru 26Osmanlı eğitim sisteminde medreselerden mezun olan öğrencilerin, öğretmenlik (müderrislik) veya kadılık görevine atanabilmek için sıraya girmeleri ve bekleme usulüne ne ad verilir?
    1. A)İcazetname
    2. B)Mülazemet Sistemi
    3. C)Gedik Usulü
    4. D)Dirlik Sistemi
    5. E)İltizam Sistemi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Mülazemet, medrese mezunlarının stajyerlik yaptığı, atanmak için sıra beklediği bekleme sistemidir. Torpil ve rüşvetin önlenmesi amacıyla kurulmuştur.

    Zor · Test 2

    Soru 49Osmanlı Devleti'nde ilk medrese hangi padişah döneminde İznik'te açılmış ve ilk müderris olarak Davud-i Kayseri atanmıştır?
    1. A)Osman Bey
    2. B)Orhan Bey
    3. C)I. Murad
    4. D)Yıldırım Bayezid
    5. E)Fatih Sultan Mehmet
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Osmanlı Devleti'nin ilk medresesi Orhan Bey döneminde 1331 yılında İznik'te kurulan 'İznik Orhaniyesi'dir. Atanan ilk müderris Davud-i Kayseri'dir.

    Orta · Test 4

    Soru 50Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul'da açılan, Osmanlı Devleti'nin ilk yükseköğretim akademisi niteliğinde olan ve devlet adamı, kadı, müderris yetiştiren medrese aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Sahn-ı Seman Medresesi
    2. B)Süleymaniye Medresesi
    3. C)İznik Orhaniyesi
    4. D)Nizamiye Medresesi
    5. E)Darülfünun
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Sahn-ı Seman, Fatih Külliyesi bünyesinde kurulan 8 yüksek medresedir. Astronomi, tıp, ilahiyat ve hukuk dallarında eğitim verilmiştir.

    Zor · Test 4

  20. 20.Vakıf ve külliye

    Vakıf, kişinin malının gelirini cami, medrese, imaret, köprü, çeşme gibi hizmetlere sürekli bağışlamasıyla oluşan kurumdur; vakfiyeyle kurulur, mütevelli yönetir, kadı denetler. Eğitim, sağlık ve hayır kurumlarının çoğu devlet bütçesinden değil vakıflarla kurulup işletildi; sosyal hizmetler vakıflara dayanır. Külliye, cami çevresinde medrese, imaret, darüşşifa, kütüphane, hamam ve kervansarayın toplandığı yapı bütünüdür; şehirler külliye merkezli gelişti. İmaret yoksullara, öğrencilere ve yolculara ücretsiz yemek veren aşevi; darüşşifa hastaların tedavi edildiği ve hekim yetiştirilen kurumdur. II. Mahmut vakıfları Evkaf Nezareti'ne bağladı.

    Sınav ipucu: "Aşevi" imaret, "hastane" darüşşifa (şifahane, bimarhane); külliye sorusunda cami merkezdir, çevresi sosyal kurumlardır.

    Soru 44Osmanlı külliyeleri veya sosyal kurumları içinde yer alan, yoksullara, medrese öğrencilerine ve yolculara ücretsiz sıcak yemek dağıtan aşevi aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Darüşşifa
    2. B)İmarethane
    3. C)Bedesten
    4. D)Medrese
    5. E)Kapan
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. İmarethane (İmarat), Osmanlı Devleti'nde yoksul halkın ve öğrencilerin iaşe (yemek) ihtiyacını karşılayan hayır kurumudur.

    Kolay · Test 3

    Soru 43Osmanlı Devleti'nde cami çevresinde kurulan; medrese, şifahane, kütüphane, imarethane, hamam gibi dini ve sosyal yapıların bütününe ne ad verilir?
    1. A)Külliye
    2. B)Kapan
    3. C)Bedesten
    4. D)Darüşşifa
    5. E)Arasta
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. Külliye, merkezinde bir cami bulunan ve toplumun sosyal, dini, eğitimsel ihtiyaçlarını ücretsiz karşılayan devasa sosyal yardımlaşma yapıları topluluğudur.

    Orta · Test 3

    Soru 159Osmanlı şehirlerinde cami çevresinde kurulan külliyelerde medrese, imaret, darüşşifa, hamam ve kervansaray gibi yapılar bir arada bulunurdu. Bu yapılanmanın aşağıdakilerden hangisini gösterdiği savunulabilir?
    1. A)Şehirlerde yalnızca dinî yapıların bulunduğunu
    2. B)Ticaretin şehir dışına taşındığını
    3. C)Dinî, eğitsel ve sosyal hizmetlerin bütünleştirildiğini
    4. D)Vakıfların yalnızca askerî amaç taşıdığını
    5. E)Sağlık hizmetlerinin hiç düşünülmediğini
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Külliyede eğitim, sağlık, konaklama ve temizlik yapılarının cami çevresinde toplanması, farklı hizmetlerin tek bir merkezde bütünleştirildiğini gösterir. Medrese, hamam ve kervansarayın varlığı yalnızca dinî yapı bulunduğu iddiasını çürütür. Darüşşifanın külliye içinde yer alması ise sağlık hizmetlerinin göz ardı edilmediğini kanıtlar.

    Orta · Test 11

  21. 21.Bilim ve teknik: Ali Kuşçu'dan matbaaya

    Ali Kuşçu, Fatih'in davetiyle İstanbul'a gelen astronomi ve matematik bilginidir. Takiyüddin III. Murat döneminde İstanbul'da rasathane kurdu; gözlemler başladıktan kısa süre sonra rasathanenin yıktırılması bilime karşı taassubun göstergesidir. Piri Reis dünya haritasını ve Akdeniz kıyılarını anlatan Kitab-ı Bahriye'yi, Seydi Ali Reis Hint seferini anlattığı Mir'atü'l-Memalik'i yazdı. Sabuncuoğlu Şerefeddin Amasya'da resimli cerrahi kitabıyla, Hezarfen Ahmet Çelebi IV. Murat döneminde Galata Kulesi'nden uçuşuyla tanınır. İbrahim Müteferrika 1727'de Lale Devri'nde ilk Türk matbaasını kurdu; dinî kitap basılmaması hattatların işsiz kalmasını ve tepkileri önlemek içindi.

    Sınav ipucu: Padişah eşleştirmesi: Ali Kuşçu–Fatih, Takiyüddin–III. Murat, Hezarfen–IV. Murat, matbaa–III. Ahmet (Lale Devri).

    Soru 151III. Murat Dönemi'nde İstanbul'da bir rasathane kurarak gök cisimleri üzerine gözlemler yapan bilgin aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Takiyüddin
    2. B)Ali Kuşçu
    3. C)Akşemseddin
    4. D)Sabuncuoğlu Şerefeddin
    5. E)Hezarfen Ahmet Çelebi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A. İstanbul Rasathanesi'ni kuran ve astronomi gözlemleri yapan bilgin Takiyüddin'dir. Ali Kuşçu Fatih Dönemi'nde İstanbul'a gelerek matematik ve astronomi alanında çalıştığından B seçeneği dönem bakımından farklıdır. Sabuncuoğlu Şerefeddin ise tıp ve cerrahi alanında eser vermiş bir hekimdir.

    Orta · Test 11

    Soru 183Aşağıdaki eser – yazar eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
    1. A)Kitab-ı Bahriye — Piri Reis
    2. B)Mir'atü'l-Memalik — Seydi Ali Reis
    3. C)Cihannüma — Kâtip Çelebi
    4. D)Seyahatname — Evliya Çelebi
    5. E)Cerrahiyetü'l-Haniyye — Ali Kuşçu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Resimli bir cerrahi kitabı olan Cerrahiyetü'l-Haniyye, Amasya'da yetişen hekim Sabuncuoğlu Şerefeddin'in eseridir; Ali Kuşçu ise Fatih Sultan Mehmed'in daveti üzerine İstanbul'a gelen ve astronomi ile matematik alanında çalışan bilgindir, tıp alanında böyle bir eseri yoktur. Kitab-ı Bahriye, Akdeniz kıyılarını ve limanlarını anlatan denizcilik eseriyle Piri Reis'e; Mir'atü'l-Memalik ise Hint Deniz Seferleri sırasında yaşadıklarını anlatan Seydi Ali Reis'e aittir, bu yüzden A ve B doğru eşleştirmelerdir. Coğrafya kitabı Cihannüma da Kâtip Çelebi'nin eseridir. Cevap E.

    Zor · Test 13

    Soru 127Akdeniz kıyıları, limanlar ve deniz yolları hakkında ayrıntılı bilgi veren Kitab-ı Bahriye adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Seydi Ali Reis
    2. B)Katip Çelebi
    3. C)Evliya Çelebi
    4. D)Piri Reis
    5. E)Ali Kuşçu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Kitab-ı Bahriye, ünlü Osmanlı denizcisi Piri Reis'in kaleme aldığı denizcilik kılavuzudur. Katip Çelebi'nin coğrafya alanındaki eseri Cihannüma olduğundan B seçeneği yanlıştır. Evliya Çelebi ise gezi türündeki Seyahatname'nin yazarı olduğu için denizcilik kılavuzuyla ilişkilendirilemez.

    Kolay · Test 9

  22. 22.Edebiyat, seyahat ve tarih yazıcılığı

    Divan edebiyatı aruz ölçüsü ve ağır Arapça-Farsça diliyle saray çevresine hitap eder: Fuzuli (Leyla ile Mecnun), Baki, Nedim (Lale Devri'nin eğlence hayatı, şarkı türü). Halk edebiyatı hece ölçüsüyle, sade dille ve saz eşliğinde söylenir: Karacaoğlan, Köroğlu, Pir Sultan Abdal; tekke edebiyatının temsilcisi Yunus Emre'dir. Evliya Çelebi on ciltlik Seyahatname'siyle, Kâtip Çelebi coğrafya eseri Cihannüma ve kitapları tanıtan Keşfü'z-Zünun'la bilinir. Devletin resmî tarihçisi vakanüvistir; ilk vakanüvis Naima'dır. Elçilerin gözlemlerini saraya sunduğu raporlara sefaretname denir; Yirmisekiz Çelebi Mehmet'in Paris Sefaretnamesi Lale Devri yeniliklerine kaynaklık etti.

    Sınav ipucu: Divan–halk edebiyatı farkı ölçü ve dildir (aruz/ağır dil – hece/sade dil). Cihannüma ve Keşfü'z-Zünun Kâtip Çelebi'nin, Seyahatname Evliya Çelebi'nindir.

    Soru 183Aşağıdaki eser – yazar eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
    1. A)Kitab-ı Bahriye — Piri Reis
    2. B)Mir'atü'l-Memalik — Seydi Ali Reis
    3. C)Cihannüma — Kâtip Çelebi
    4. D)Seyahatname — Evliya Çelebi
    5. E)Cerrahiyetü'l-Haniyye — Ali Kuşçu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Resimli bir cerrahi kitabı olan Cerrahiyetü'l-Haniyye, Amasya'da yetişen hekim Sabuncuoğlu Şerefeddin'in eseridir; Ali Kuşçu ise Fatih Sultan Mehmed'in daveti üzerine İstanbul'a gelen ve astronomi ile matematik alanında çalışan bilgindir, tıp alanında böyle bir eseri yoktur. Kitab-ı Bahriye, Akdeniz kıyılarını ve limanlarını anlatan denizcilik eseriyle Piri Reis'e; Mir'atü'l-Memalik ise Hint Deniz Seferleri sırasında yaşadıklarını anlatan Seydi Ali Reis'e aittir, bu yüzden A ve B doğru eşleştirmelerdir. Coğrafya kitabı Cihannüma da Kâtip Çelebi'nin eseridir. Cevap E.

    Zor · Test 13

    Soru 111Kırk yılı aşkın bir süre Osmanlı ülkesini ve çevre ülkeleri gezerek gözlemlerini on ciltlik bir eserde toplayan Evliya Çelebi'nin bu eseri aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Cihannüma
    2. B)Kitab-ı Bahriye
    3. C)Keşfü'z-Zünun
    4. D)Mir'atü'l Memalik
    5. E)Seyahatname
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Evliya Çelebi'nin gezi gözlemlerini topladığı on ciltlik eser Seyahatname'dir. Cihannüma ve Keşfü'z-Zünun Katip Çelebi'ye ait olduğundan A ve C seçenekleri yazar bakımından yanlıştır. Kitab-ı Bahriye ise Piri Reis'in denizcilik eseridir.

    Kolay · Test 8

    Soru 137Coğrafya alanındaki Cihannüma ile kitapları tanıtan Keşfü'z-Zünun adlı eserleri kaleme alan Osmanlı bilgini aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Evliya Çelebi
    2. B)Katip Çelebi
    3. C)Matrakçı Nasuh
    4. D)Takiyüddin
    5. E)Piri Reis
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Cihannüma ve Keşfü'z-Zünun, XVII. yüzyılın çok yönlü bilgini Katip Çelebi'ye aittir. Evliya Çelebi gezi gözlemlerini Seyahatname'de topladığından A seçeneği eser bakımından uymaz. Takiyüddin ise astronomi çalışmalarıyla tanınan, rasathane kuran bilgindir.

    Orta · Test 10

  23. 23.Mimari: klasik dönem ve Batı etkisi

    Erken dönemin örnekleri Bursa Ulu Camii ve Edirne Üç Şerefeli Cami'dir. Klasik dönemin ustası Mimar Sinan, Şehzade Camii'ni çıraklık, Süleymaniye'yi kalfalık, Edirne'deki Selimiye'yi ustalık eseri sayar. I. Ahmet'in altı minareli Sultanahmet Camii'nin mimarı Sinan'ın öğrencisi Sedefkâr Mehmet Ağa'dır. XVIII. yüzyıldan itibaren Avrupa kaynaklı barok ve rokoko üslubu mimari ve süslemeye girdi (Nuruosmaniye Camii, III. Ahmet Çeşmesi); bu, Batılılaşmanın sanata yansımasıdır. XIX. yüzyılda Batı tarzında yapılan Dolmabahçe Sarayı Abdülmecid döneminde yönetim merkezi oldu.

    Sınav ipucu: Sultanahmet Camii Mimar Sinan'ın eseri değildir; "Sinan'ın eserleri arasında yer almaz" sorusunun tipik cevabıdır.

    Soru 113Aşağıdakilerden hangisi Mimar Sinan'ın eserleri arasında yer almaz?
    1. A)Süleymaniye Camii
    2. B)Sultanahmet Camii
    3. C)Şehzade Camii
    4. D)Selimiye Camii
    5. E)Büyükçekmece Köprüsü
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Sultanahmet Camii, Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından I. Ahmet Dönemi'nde yapılmıştır. Şehzade, Süleymaniye ve Selimiye camileri Mimar Sinan'ın sırasıyla çıraklık, kalfalık ve ustalık eserleri olduğundan A, C ve D seçenekleri doğru cevap olamaz. Büyükçekmece Köprüsü de yine Mimar Sinan'ın eserleri arasındadır.

    Zor · Test 8

    Soru 121I. Ahmet Dönemi'nde yapılan ve altı minaresiyle tanınan Sultanahmet Camii'nin mimarı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Mimar Sinan
    2. B)Mimar Hayrettin
    3. C)Mimar Kemalettin
    4. D)Sedefkâr Mehmet Ağa
    5. E)Garabet Balyan
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D. Sultanahmet Camii'nin mimarı, Mimar Sinan'ın yetiştirdiği ustalardan Sedefkâr Mehmet Ağa'dır. Mimar Sinan bu caminin yapımından çok önce vefat ettiğinden A seçeneği zaman bakımından yanlıştır. Garabet Balyan ise XIX. yüzyılda Dolmabahçe Sarayı'nın yapımında görev alan mimardır.

    Orta · Test 9

    Soru 165Mimar Sinan, İstanbul'daki Şehzade Camii'ni çıraklık, Süleymaniye Camii'ni kalfalık, Edirne'deki Selimiye Camii'ni ise ustalık eseri olarak nitelendirmiştir. Bu değerlendirmeye göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    1. A)Söz konusu üç yapının da aynı yıl içinde tamamlandığı
    2. B)Selimiye'nin mimarın ilk eseri olduğu
    3. C)Mimarın yalnızca cami türünde yapı inşa ettiği
    4. D)Yapıların tamamının İstanbul'da bulunduğu
    5. E)Mimarın mesleki gelişimini eserleri üzerinden anlattığı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E. Çıraklık, kalfalık ve ustalık nitelemeleri, Mimar Sinan'ın kendi mesleki gelişimini eserleri üzerinden aşamalı biçimde tanımladığını gösterir. Selimiye ustalık eseri olarak anıldığı için ilk eser sayılamaz. Selimiye Edirne'de bulunduğundan yapıların tamamının İstanbul'da olduğu da söylenemez.

    Zor · Test 11

  24. 24.Hat, tezhip, ebru, minyatür, çini ve müzik

    Hat harfleri estetik ölçülerle güzel yazma sanatıdır; II. Bayezid döneminde yaşayan Şeyh Hamdullah Osmanlı hattının kurucusu sayılır, Hafız Osman da büyük ustalardandır. Tezhip yazma eserlerin sayfa kenarlarının altın yaldız ve boyayla bezenmesi, ebru su yüzeyine dökülen boyalarla oluşan desenin kâğıda alınmasıdır. Minyatürde ışık-gölge ve perspektif yoktur, kişiler önem derecesine göre büyük ya da küçük çizilir: Matrakçı Nasuh Kanuni'nin seferlerindeki şehirleri, Levni Lale Devri'nin kıyafet ve eğlencesini resmetti. Çiniciliğin merkezleri İznik ve Kütahya'dır. Klasik Türk müziğinde Itri (Tekbir, Salât-ı Ümmiye) ve II. Mahmut döneminde yaşayan Hammamizade İsmail Dede Efendi öne çıkar.

    Sınav ipucu: Matrakçı Nasuh–Kanuni, Levni–Lale Devri, Şeyh Hamdullah–II. Bayezid, Dede Efendi–II. Mahmut eşleşmeleri padişah üzerinden sorulur.

    Soru 145Harfleri estetik ölçülere göre güzel biçimde yazma sanatına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Tezhip
    2. B)Hat
    3. C)Minyatür
    4. D)Ebru
    5. E)Çini
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B. Yazının güzel ve ölçülü biçimde yazılması sanatına hat denir. Tezhip yazma eserlerin altın ve boyalarla süslenmesi olduğundan A seçeneği farklı bir dalı anlatır. Minyatür ise olayları ve kişileri küçük boyutlu resimlerle anlatan sanat dalıdır.

    Kolay · Test 10

    Soru 133Kanuni Dönemi'nde katıldığı seferlerde gördüğü şehirleri minyatürlerle belgeleyen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Levni
    2. B)Nakkaş Osman
    3. C)Matrakçı Nasuh
    4. D)Şeyh Hamdullah
    5. E)Itri
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Sefer güzergâhındaki şehirleri minyatürlerle belgeleyen sanatçı Matrakçı Nasuh'tur. Levni Lale Devri'nin minyatür ustası olduğundan A seçeneği dönem bakımından uymaz. Şeyh Hamdullah hat, Itri ise musiki alanında eser verdiği için minyatürle ilişkilendirilemez.

    Orta · Test 9

    Soru 131Yazma eserlerin sayfa kenarlarının altın yaldız ve boyalarla bezenmesi sanatına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
    1. A)Ebru
    2. B)Hat
    3. C)Tezhip
    4. D)Oyma
    5. E)Minyatür
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C. Yazma eserlerin altın yaldızla süslenmesi sanatı tezhiptir. Ebru, su yüzeyine dökülen boyalarla desen oluşturup kâğıda geçirme sanatı olduğundan A seçeneği yöntem bakımından farklıdır. Hat ise süsleme değil yazı yazma sanatıdır.

    Orta · Test 9

Karıştırılan noktalar yan yana

Karıştırılan terimlerAyırt edici nokta
Kazasker – ŞeyhülislamAslî üye, kadı ve müderris atar – aslî üye değil, fetva verir
Nişancı – ReisülküttapTuğra ve tapu tahrir – kâtiplerin reisi, sonra dış işleri
Has – Zeamet – Tımar100.000 üstü – 20.000–100.000 – 3.000–20.000 akçe
Yurtluk – Ocaklık – PaşmaklıkAkıncı – kale muhafızı ve tersane – padişah eşi ve kızları
Öşür – Haraç – CizyeMüslüman ürün – gayrimüslim ürün – gayrimüslim erkek baş vergisi
Avarız – Ağnam – ÇiftbozanOlağanüstü, sonra sürekli – küçükbaş hayvan – toprağı boş bırakan
İltizam – Malikâne – EshamSüreli ihale – ömür boyu ihale (1695) – hisse senedi (1775)
Ulufe – Cülus bahşişiÜç aylık maaş – tahta çıkışta dağıtılan bahşiş
Gedik – NarhDükkân açma ruhsatı – fiyata üst sınır
Kapan – BedestenTek cins malın toptan pazarı – değerli malların güvenli çarşısı
İcazet – MülazemetDers okutma yetkisi (diploma) – atama için sıra bekleme
Salyaneli – Salyanesiz eyaletTımar yok, iltizam ve maaş – tımar var (Rumeli, Anadolu)
Buyruldu – Ferman – FetvaSadrazam – padişah – şeyhülislam belgesi

Sık düşülen tuzaklar

  • Şeyhülislam Divan-ı Hümayun'un aslî üyesi değildir; "kadı ve müderrisleri atayan divan üyesi" sorulduğunda cevap kazaskerdir, şeyhülislam şıkkı tuzaktır.
  • Toprak kayıtlarını (tapu tahrir) tutan görevli defterdar sanılır; defterdar maliyeden, nişancı tuğra ve tahrir defterlerinden sorumludur.
  • Yurtluk ile ocaklık karıştırılır: yurtluk sınır boylarındaki akıncılara, ocaklık kale muhafızları ve tersane giderlerine ayrılan miri topraktır.
  • Haraç ile cizye ikisi de gayrimüslimden alınır ama haraç toprak ürününden, cizye askerlik karşılığı erkeklerden alınan baş vergisidir; avarız ise şer'i değil örfi vergidir.
  • İltizam, malikâne ve esham aynı şey değildir: iltizam süreli ve peşin ihale, malikâne (1695) ömür boyu ihale, esham (1775) gelirin hisselere bölünüp satıldığı iç borçlanmadır.
  • "Yeniçeriler tımar geliriyle geçinirdi" yanlıştır; kapıkulu üç ayda bir ulufe alır, tımarlı sipahi dirlik geliriyle geçinir ve hazineden maaş almaz.
  • İcazet ile mülazemet karıştırılır: icazet medrese mezununa ders okutma yetkisi veren belge, mülazemet mezunun kadılık ya da müderrislik için sıra beklemesidir.
  • Sultanahmet Camii'ni Mimar Sinan yaptı sanılır; mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa'dır. Sinan'ın çıraklık–kalfalık–ustalık üçlüsü Şehzade–Süleymaniye–Selimiye'dir.
  • Kardeş katli ile ekber ve erşed aynı padişaha bağlanır; kardeş katlini Fatih Kanunnamesi meşrulaştırdı, ekber ve erşed ile kafes usulü I. Ahmet dönemine aittir.

Şimdi bu konunun testlerini çöz

186 çözümlü soru, 13 test; üyelik gerekmez.

Testlere geç →